Etiket: MKG

  • Diyarbakır’da 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü: Özgür basın susturulamaz-VİDEO

    Diyarbakır’da 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü: Özgür basın susturulamaz-VİDEO

    PİRHA- DFG, MKG ve DİSK Basın İş’in 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’ne ilişkin yaptığı açıklamada tutsak gazetecilerin özgürlüğü talep edildi. “Özgür basın susturulamaz” pankartının ve tutuklanan gazetecilerin fotoğraflarının taşındığı açıklamaya milletvekilleri, kurum ve kuruluş temsilcileri ve gazeteciler katıldı.

    Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG), Devrimci İşçi Sendikalar Konfederasyonu (DİSK) Türkiye Basın Yayın Matbaa Çalışanları Sendikası (Basın-İş) Diyarbakır Temsilciliği, DFG’nin Yenişehir ilçesinde bulunan Sanat Sokağı’ndaki şube binası önünde 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’ne ilişkin açıklama yaptı. “Özgür basın susturulamaz” pankartının ve tutuklanan gazetecilerin fotoğraflarının taşındığı açıklamaya milletvekilleri, kurum ve kuruluş temsilcileri ve gazeteciler katıldı.

    “BASKI ÇEMBERİ BÜYÜYOR”

    Açıklamada konuşan DFG Eşbaşkanı Selman Çiçek, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nü bir kez daha gazetecilere yönelik baskı ortamında karşıladıklarını söyledi. Çiçek, “Haber takibi sırasında karşılaşılan engellemelerden sansüre, haber yaptıkları için haklarında dava açılan gazetecilerden şafak vakti operasyonlarla tutuklanan gazetecilere kadar baskı çemberi büyüyor” dedi.

    Nisan ayının ilk günlerinde Van Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı olarak seçilen Abdullah Zeydan’ın memnu haklarının YSK eliyle iptali ile kentte başlayan halk eylemlerine yönelik polis şiddetinin olayı takip eden gazetecilere de uğradığını belirten Çiçek, “Meslektaşlarımıza gaz, plastik mermi ve tazyikli su ile saldırı düzenlendi. Meslektaşlarımızın görüntülerini ve fotoğraflarını silen polisler şiddeti görüntüleyen gazeteciyi de ölümle tehdit etti” diye konuştu. Benzer görüntülerin 1 Mayıs’ta da yaşandığını söyleyen Çiçek, “İstanbul’da 1 Mayıs kutlamaları için Taksim Meydanı’na yürüyen işçi ve emekçileri takip eden medya mensupları darp edildi, kelepçelenerek gözaltına alındı. İşçi ve emekçilere yönelik polis saldırısının yaşandığı alanlardan biri olan Saraçhane’de ise polis amirinin ‘Basını süpürün’ talimatıyla gazetecilere yönelik şiddet gerçekleşti. Bu saldırılarda meslektaşlarımız yaralandı, çalışmaları engellendi” diye konuştu.

    “GAZETECİNİN ANA GÖREVİ VAROLAN GERÇEKLİĞİ TOPLUMA AKTARMAKTIR”

    “Toplumsal eylemlere yönelik polis şiddeti nasıl ki anayasaya aykırı ise aynı şekilde yaşananları dünyaya duyurmaya çalışan gazetecilere yönelik her türlü baskı, engelleme ve şiddet de suçtur!” diye konuşmasını sürdüren Çiçek son olarak şunları söyledi:

    “Gazetecilere yönelik en büyük baskı ise tutuklamalar oldu. Gazetecileri susturmak, gerçeği açığa çıkartmalarını engellemek adına yapılan meslektaşlarımız tutuklanıyor ve dört duvar arasına konuluyor. 23 Nisan tarihinde Kürt Gazeteciler Günü’nün hemen akabinde İstanbul merkezli yapılan operasyonla 9 gazeteci gözaltına alındı. 4 gün gözaltında tutulan meslektaşlarımızdan Mezopotamya Ajansı muhabirleri Esra Solin Dal, Mehmet Aslan ile gazeteci Erdoğan Alayumat tutuklandı. Gazetecilere savcılık ve hakimlik sorgularında yaptıkları haberler soruldu.

    Buradan bir kez daha belirtiyoruz ki gazeteciler yaşadıkları ülkenin sorun ve sıkıntılarını görmemezlik edemez ya da bunu gündeme getirdiği için yargılanamaz. Gazetecinin ana görevi var olan gerçekliği topluma aktarmaktır. Haberler başta siyasi iktidar olmak üzere güç odaklarını rahatsız etse de bu gerçekliği toplumla paylaşmak suç değildir. Bu durum uluslararası sözleşmelerle de garanti altına alınmıştır.

    “GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR, ONU YARGILAMAK SUÇTUR”

    3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü gününde bir kez daha talebimizi yineliyoruz; tutuklanan 3 arkadaşımız başta olmak üzere tüm meslektaşlarımız tahliye edilmeli. Gazetecilik suç değildir asıl olarak onu yargılamak suçtur! Basın özgür olmadan özgür ve demokratik bir toplumdan söz edilemez.”

    Çiçek, konuşmasının ardından Nisan ayı hak ihlalleri raporunu da açıkladı. Rapora göre, 14 gazeteci saldırıya uğradı, 9 gazetecinin evine baskın yapıldı, 17 gazeteci gözaltına alındı, 11 gazeteci kötü muameleye maruz kalırken, 8 gazeteci tehdit, 22 gazeteci engellendi, 3 gazeteci tutuklandı 3’te cezaevinde ihlal yaşandı. Yine raporda 9 gazeteci hakkında soruşturma, 3 gazeteciye dava, 3 yıl bir ay ve 17 bin TL para cezası, yargılaması devam eden gazeteci sayısı 122, tutuklu gazeteci sayısı ise 43 olarak açıklandı.

    “GAZETECİLER MESLEĞİNİ ÖZGÜRCE YAPMALIDIR”

    MKG Başkanı Roza Metina, günün anlam ve önemine değindi. Gazetecilerin özgür ortamda olmadıklarını belirten Metina, bugün de birçok gazetecinin cezaevlerinde olduğunu söyledi. Cezaevlerinde bugünü karşılayan gazetecilerin olduğunu ifade eden Metina, “ Bütün bu baskı ve zorluklara karşı bugün buradayız onların sesiyiz. Bir kez daha diyoruz ki gazetecilik suç değildir” ifadelerinde bulundu. Metina, tutuklu MA muhabiri Esra Solin Dal’a “çıplak arama” yapılmasına da tepki gösterdi. Metina, “Gazeteciler haberin hakkını savunuyor. Bu nedenle gazeteciler özgür bir şekilde mesleğini uygulamalıdır. Bizler her zaman gazeteciği savunacağız, gazeteciliğin kalemini savunmayı sürdüreceğiz” dedi.

    DİSK Basın İş Amed Temsilcisi Hakkı Boltan ise yaptığı konuşmada, seçimlerde en önemli duruşun gazetecilerin duruşu olduğunu söyledi. Seçimlerde iktidarın, Saraçhane’de ise muhalefetin düştüğünü söyleyen Boltan, gazeteciliğin ise dik durduğunu söyledi. Boltan, “Gazeteciler gerçekliğin kendisidir. Bugün ekonomik, siyasi kriz varsa bunun bir nedeni de gazetecilerin tutuklu olmasıdır. Gazeteciler özgürleşmeden bu krizler çözülmez. Gazetecilere özgürlük istiyoruz” diye konuştu.

    “SELAM OLSUN CEZAEVLERİNDE DİRENEN GAZETECİLERE”

    TGS Temsilcisi Mahmut Oral ise AKP-MHP’nin büyük bir seçim yenilgisi almasının ardından, iktidarın bu baskı politikalarına son vereceğine dair algı geliştiğini söyledi. Oral, “AKP-MHP faşist saray rejimi baskı politikalarından asla geri adım atmıyor. Bu geri duracağımız anlamına gelmiyor. Karanlık dağılana kadar bu mücadele sürecek. Selam olsun cezaevinde direnen gazetecilere” ifadelerinde bulundu.

    DEM Parti Amed Milletvekili Sevilay Çelenk ise 22 Nisan Kürt Gazeteciler gününde MA’nın Ankara Bürosu’na yaptığı ziyarette tutuklanan Mehmet Aslan’ı gördüğünü söyleyen Çelenk, “Umarım gelecek yıl bu tutuklamaları konuşmayacağız. 126 yıldır Kürt basının tarihi var. Bu yüzyılda tutuklamalar, baskılar hiç bitmedi. Sadece 90’lı yıllarda 40 gazete çalışanı katledildi. Öldürülen, çalışan gazeteciler günü var. Keşke gazetecileri başka güzel şeylerle ansaydık. Bu mücadelenin bitmediğini en ağır koşullarda bile sürdüğünü söylüyorum. Bu mücadelenin yanındayız. Dünya Basın Özgürlüğü Günü tüm gazetecilere kutlu olsun” ifadelerinde bulundu.

    Son olarak söz alan EMEP Milletvekili Sevda Karaca, “Bütün bu zorlu koşullara rağmen özgürlüğü elde etmek için verdiğimiz büyük mücadelenin hatırına bugünü kutlamak istiyorum. Son 22 yılda en az 894 gazeteci cezaevlerinde, basın özgür olmadığı için süründürüldü, süründürülmeye devam ediyor” dedi. Basın özgürlüğünün sadece basın emekçilerini ilgilendiren mesele olmadığını hatırlatan Karaca, “Cezaevinde tek bir arkadaşımız kalmadığı güne kadar mücadelemiz sürecek” diye konuştu.

    Açıklama atılan “Özgür basın susturulamaz” sloganlarıyla son buldu.

    PİRHA/DİYARBAKIR

  • DFG ve MKG: Gözaltındaki gazeteci arkadaşlarımız serbest bırakılsın

    DFG ve MKG: Gözaltındaki gazeteci arkadaşlarımız serbest bırakılsın

    PİRHA- Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) ve Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG) ortak yazılı bir açıklama yaparak, Van’da ve İstanbul’da haber takibi sırasında gözaltına alınan gazetecilerin derhal serbest bırakılmasını istedi.

    31 Mart Yerel Seçimlerinde Van Büyükşehir Belediye Eş Başkanlığını kazanan Abdullah Zeydan’a mazbatasının verilmemesi halk tarafından protesto edilirken, haber takibi yapan gazeteciler de polisin hedefinde oldu. Van’da ve İstanbul’da gazeteciler de gözaltına alındı.

    Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) ve Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG) ortak yazılı bir açıklama yaparak, Van’da ve İstanbul’da haber takibi sırasında gözaltına alınan gazetecilerin derhal serbest bırakılmasını istedi.

    Polis şiddetinin kınandığı açıklamada şu ifadeler yer aldı:

    “AKP-MHP baskıcı rejimi, yaşanan her toplumsal olayda şiddetini gazetecilere yöneltmeyi bir adet haline getirmiş durumda. Yaşanan gerçekleri tüm çabasına rağmen örtbas edemeyen iktidar, bunları kamuoyuna yansıtma konusunda kararlılık gösteren özgür basın çalışanlarına saldırmaktan geri durmuyor. Neredeyse her toplumsal olayda bunu tekrar ediyor. Sahada çalışan arkadaşlarımızı direk hedef haline getirip polisine vurduruyor.
    Son olarak Van’daki irade gaspı girişimi sonrası yaşanan protestoları takip eden gazeteciler de benzer bir saldırıyla karşı karşıya kaldı. Çok sayıda gazeteci arkadaşımız hedef gözetilerek polisin saldırısına maruz kaldı. Gaz bombaları ve plastik mermilerin hedefi oldular. Bazıları polis şiddetine maruz kaldı, zorla alıkonularak görüntüleri silindi. Yine Van’da ve İstanbul’da gazeteci arkadaşlarımız gözaltına alındı.

    Van’da ve İstanbul’da Van’a destek amaçlı yapılan gösteri sırasında yaşanan gelişmeleri yerinde takip eden gazeteciler polisin hedefi oldu. Van’da NuJinha muhabiri Medine Mamedoğlu gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

    İstanbul Esenyurt’ta Mezopotamya Ajansı muhabiri Ferhat Sezgin, Pir Haber Ajansı (PİRHA) muhabiri Dilan Şimşek, Yeni Yaşam Gazetesi muhabiri Sema Korkmaz, Artı Gerçek muhabiri Müzeyyen Yüce ile Kadıköy’de Van’a destek gösterisinde bulunan kadınların eylemini takip eden SiyasiHaber.Org muhabiri Zilan Azad ve Yeşim Dokur, polis tarafından yaka paça gözaltına alındılar. Azad ve Dokur daha sonra serbest bırakılırken, 4 gazeteci halen gözaltında ve bugün adliyeye çıkarılmaları bekleniyor.

    “GAZETECİ FERHAT SEZGİN’İN POLİS BURNUNU KIRDI”

    Gazetecilerin gözaltına alınma görüntüleri kamuoyunun gündemine yansıdı. Çok sayıda polis tarafından işkence edilerek yaka paça gözaltına alınan gazetecilerden Mezopotamya Ajansı muhabiri Ferhat Sezgin’in polis şiddeti sonucu burnu kırıldı. Yine diğer gazeteci arkadaşlarımızın da gözaltına alınma sırasında ciddi şekilde şiddete maruz kaldıklarını gördük.

    Açıkçası bu durum bizleri ciddi anlamda endişelendirmekte ve öfkelendirmektedir. Direk arkadaşlarımızın can güvenlikleri tehlikeye atılmaktadır. Oysaki oradaki kolluk gücü öncelikli olarak gazetecinin can güvenliğini sağlaması gerekiyor. Ancak pervasız bir şekilde saldırıyor. Açık ki bu gücü iktidardan alıyor. Cezasızlık politikası, polisi tam anlamıyla işkence yapan unsurlar haline getirmiş durumda. Sokak ortasında öldüresiye insan dövüyorlar ve kimse de buna dur demiyor. Lakin bizler bunu kabul etmiyoruz. Bu yönelimler basın özgürlüğüne vurulan en büyük darbedir. İktidar ve emrindeki kolluk kuvvetleri bu saldırılarından bir önce vazgeçmelidir ve gazetecilerin can güvenliğini sağlamalıdır. Ayrıca herkes; halkın gözü, kulağı, sesi olan basın emekçilerine sahip çıkmalı. Onları bu işkencecilerin eline bırakmamalılar. Saldırıya uğrayan, gözaltına alınan, yaralanan tüm arkadaşlarımıza bir kez daha geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz ve derhal serbest bırakılmalarını talep ediyoruz.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • MKG’den Müftüoğlu ve Gürbüz’e destek: Gerçekleri yazmayı sürdüreceğiz -VİDEO

    MKG’den Müftüoğlu ve Gürbüz’e destek: Gerçekleri yazmayı sürdüreceğiz -VİDEO

    PİRHA – Tutuklu DFG Eş Başkanı ve MA Editörü Dicle Müftüoğlu ile ETHA Editörü Nadiye Gürbüz’ün yargılandığı duruşmalara katılım çağrısı yapıldı. Bir açıklama yapan Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği, “Arkadaşlarımızın gazeteciliğinin tanığıyız. Tüm demokratik kamuoyuna, meslek örgütlerine ve gazetecilere, gazeteciliği, ifade özgürlüğünü, halkın haber alma hakkını savunmaya ve mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz” dedi.

    Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG); tutuklu Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) Eş Başkanı ve Mezopotamya Ajansı (MA) Editörü Dicle Müftüoğlu ile Etkin Haber Ajansı (ETHA) Editörü Nadiye Gürbüz’ün görülecek olan duruşmalarına ilişkin İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şube binasında basın toplantısı gerçekleştirdi.

    Toplantının yapıldığı salona Kürtçe ve Türkçe, “Özgür Basın Susturulamaz” pankartı asıldı. Toplantıya özgür basın emekçilerinin yanı sıra DFG üyeleri, Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı Türkiye Basın, Yayın, Gazetecilik, Grafik-Tasarım, Baskı ve Ambalaj Sanayi İşçileri Sendikası (Basın-İş), Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) İstanbul Şubesi ve çok sayıda emek, meslek örgütü temsilcisi katıldı.

    “GAZETECİLER HEDEF ALINIYOR, KATLEDİLİYOR”

    Basın metnini, Gazeteci Nezahat Doğan okudu. DFG Eş Başkanı Dicle Müftüoğlu ile ETHA Editörü Nadiye Gürbüz’ün mesleki faaliyetlerinden dolayı yargılandığını söyleyen Doğan, “Basını tekeli altına almak isteyen AKP-MHP iktidarı, hakikatin sesi olan özgür basına dönük baskılarını tutuklama, yasak ve engellemelerle sürdürüyor. Kendinden olmayanlara tahammülsüzlük ve ötekileştirmeyle yaklaşan iktidar, toplumu tek tipleştirmek, korku iklimini derinleştirmek, suçlarını gizlemek ve gerçeklerin topluma ulaşmasının önünü kesmek için gazetecilere dönük yargı tacizlerine her geçen gün bir yenisini ekliyor. Gazeteciler, hedef alınıyor ve katlediliyor, hukuka aykırı bir şekilde yargılanıyor, tutuklanıyor. Gazetecilere yönelik soruşturmalar, açılan davalar ve verilen cezalar sürerken, gazeteciler yalnızca mesleklerini yaptıkları için baskı ve yasaklarla karşı karşıya kalıyor” dedi.

    “NADİYE GÜRBÜZ HAKKINDA 22,5 YILA KADAR CEZA İSTENİYOR”

    İktidarın özgür basını susturma operasyonlarının odağında ise kadın gazetecilerin bulunduğunu belirten Doğan, şöyle devam etti:

    “Devlet tüm politikalarıyla saldırırken, kadın gazeteciler mesleklerinin onurunu savunmaya, sahada her türlü şiddete karşın halkın haber alma hakkını korumaya devam ediyor. İktidarın antidemokratik uygulamalarının bir yansıması olarak kadın gazeteciler hedefe koyularak susturulmaya, davalar yoluyla bastırılmaya çalışılıyor. Bu politikaların en önemli kanıtı gazeteci arkadaşlarımızın davalarıdır” sözlerini kullandı. ETHA editörü Nadiye Gürbüz’ün yarın (27 Şubat)İstanbul Adliyesi 25’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde duruşmasının görüleceğini dile getiren Doğan, “Hakkında çalıştığı gazete ve yaptığı haberler gerekçe gösterilerek 22 buçuk yıla kadar ceza isteniyor. Savcılık Nadire’nin, arkadaş görüşçüsü olarak kabul edildiği tutsaklara para yatırmasını, Atılım gazetesinde çalışıyor olmasını, Suruç Katliamı ile ilgili yaptığı haberleri ‘örgüt üyeliğine’ gerekçe yaptı. İkinci duruşmaya günler kala hazırlanan mütalaa sonrası yarın görülecek duruşmada karar çıkması bekleniyor.”

    “DİCLE’NİN GAZETECİLİĞİNİN TANIĞIYIZ!”

    Bir diğer duruşmanın ise Mezopotamya Ajansı (MA) Editörü Dicle Müftüoğlu‘nun olduğunu ifade eden Doğan, “Gazetecilik faaliyetleri nedeniyle yargılanan ve içi boş iddialar ile ‘örgütsel kılıfa’ büründürülerek tutsaklığı sürdürülen gazeteci Dicle Müftüoğlu’nun üçüncü duruşması. Tutuklu olarak yargılanan arkadaşımız Dicle, önceki iki duruşmasında hazır kararlarla mahkeme tarafından hapiste tutulmaya çalışılmış, yalnızca savcılık kanaatlerince cezalandırılmak istenmiştir. Adeta bir intikam iddianamesi hazırlanarak hukuksuz bir şekilde tutuklu bulunan arkadaşımız Dicle’nin gazeteciliğinin tanığıyız. 29 Şubat’ta Diyarbakır 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek olan duruşmada, kadın gazeteciler olarak adil bir yargılamanın yapılmasını, gazeteci arkadaşımız Dicle’nin yeniden özgürlüğüne kavuşmasını talep ediyoruz” dedi.

    “MÜCADELEYI BÜYÜTMEYE ÇAĞIRIYORUZ”

    Doğan, “Buradan yeniden ifade etmek istiyoruz, gazetecilik faaliyetleri tutuklama gerekçesi yapılamaz. Gazetecileri yaptığı haberleri gerekçe göstererek yargılayamazsınız. Bu köklü geleneğin devamcıları olarak sözümüzü söylemeye, görülmeyeni göstermeye, yazılmayanı yazmaya devam edeceğiz. İktidarın piyonu medya gruplarının hedef göstermelerine boyun eğmeyeceğiz. Özgürlüğü yaratmaya yönelik mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği olarak, baskı altında mesleğini yapmaya çalışan özgür basın çalışanlarının yanında ve dayanışma içinde olduğumuzun altını çiziyoruz. İktidarın gazetecilere gözdağı vermek amacıyla özgürlüğünden alıkoyduğu arkadaşlarımızın serbest bırakılması talebimizi yineliyoruz. Gazetecilik dün de suç değildi bugün de suç değildir. Özgür basın emekçileri olarak gazetecilerin gözaltı ve tutuklamalarla yıldırılamayacağını buradan yeniden ifade etmek istiyoruz. Tüm demokratik kamuoyuna, meslek örgütlerine ve gazetecilere, gazeteciliği, ifade özgürlüğünü, halkın haber alma hakkını savunmaya ve mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz” ifadelerine yer verdi.

    “GERÇEKLERİ YAZMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    ETHA editörü Nadiye Gürbüz ise “Dicle ile ben Dünya Basın Özgürlüğü gününde tutuklandık. Haksız, hukuksuz tutukluluğum sona erdi ama Dicle hala tutsak ediliyor. İddianamelerimize baktığımızda gayet politik ve sınıfsal olduğunu söyleyebiliriz. Sistemin görünmez kılındığı kesimlerin sesini duyurmaya çalışan faaliyet elbette iktidarı rahatsız etti. Bizim gazeteci olduğumuzu dün de bugün de kabul etmediler. Ama gazeteciliği en hakiki biçimde bizler yapıyoruz. Halkın sesi olmaya, kadınların, emekçilerin, Kürt halkının, bu ülkede ezilen tüm kesimlerin sesi olmaya çalışıyoruz. İddianamemde de Atılım gazetesi ve ETHA’nın yasa dışı ilan edilmeye çalışıldığını söyleyebilirim. Atılım’da, ETHA’da çalışıyor olmak ile suç isnadıyla karşı karşıya bırakıldım. Sosyalist basına dönük tam bir saldırganlık olduğunu, çalışamaz hale getirmek, bu kurumları kapatmak ve tasfiye etmek üzerine bir iddianame. Bu saldırılar son değil, yarın da devam edecek. Biz dün olduğu gibi gazetecilik faaliyetlerimizi kendi bakış açımızla sürdürmeye devam edeceğiz. Bugünkü açıklama da oldukça kıymetli, değerli” diye konuştu.

    “HEDEF SUSTURMAK!”

    TGS İstanbul Şube yöneticisi ve TGS Kadın ve LGBTİ+ Komisyonu üyesi Evrim Kepenek de “Nadiye ve Dicle uzun zamandır çalışan gazeteciler. Biz onların gazeteciliğine tanığız. Ama emin olun ki onları yargılamak isteyenler de gazeteciliklerine tanıklar. Gazeteci arkadaşlarımızın gazeteciliğine en azından şu anda İHD’nin kapısında bulunan polislerin tanık olduğuna eminiz. Bu davaları açıp üzerlerine gidiyorlarsa hedef susturmak. Keşke kadın gazetecileri susturmayı hedef koymak yerine şiddet uygulayan erkekleri cezalandırıp susturmayı tercih etselerdi. Dicle Müftüoğlu serbest bırakılsın” sözleriyle seslendi.

    “KADIN GAZETECİLER OLARAK HABERLERİMİZİ YAPMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Yeniden söz alan Doğan, “Biz kadın gazeteciler hiçbir şekilde susturulamayız. Bunun için nasıl bir direnç olması gerekiyorsa burada olduğu gibi ortaklaşarak sürdürmeye devam edeceğiz. Sonuna kadar sesimizi duyurmaya, dayanışmaya ve bu mücadeleyi güçlendirmeyi, kadın gazeteciler olarak haberlerimizi yapmaya, sesi yükseltmeye devam edeceğiz. Gazeteci arkadaşlarımız serbest bırakılsın” dedi.

    DURUŞMALARA ÇAĞRI

    DİSK Basın-İş Disiplin Kurulu üyesi Diren Yurtsever de, gazetecilerin duruşmalarına katılma çağrısı yaparak “Yeri gelir arkadaşlarımızın sesi oluruz, yeri gelir arkadaşlarımızın kalemi oluruz. Ama zaten görüyoruz ki arkadaşlarımız cezaevinde de olsa yargı sopasıyla karşı karşıya da kalsa o kalemleri aslında hiçbir zaman yere bırakmadı, bırakmayacak”dedi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • MKG 2023 yılı raporu: Bir yıl içinde 168 gazeteci yargılandı, 10 gazeteci tutuklu-VİDEO

    MKG 2023 yılı raporu: Bir yıl içinde 168 gazeteci yargılandı, 10 gazeteci tutuklu-VİDEO

    PİRHA-Kadın gazetecilere yönelik 2023 yılı hak ihlalleri raporunu açıklayan Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği(MKG), en az 168 kadın gazetecinin yargılandığını, tutuklu olan kadın gazeteci sayısının da 10 olduğunu  kaydetti.

    Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği(MKG), İnsan Hakları Derneği(İHD) İstanbul Şubesi’nde kadın gazetecilere dönük 2023 yılı hak ihlali raporunu açıkladı. Raporun Türkçe metnini Gazeteci Saliha Aras, Kürtçe metnini ise Gazeteci Eyşan Arıcı okudu.

    “2023 MÜCADELE VE DİRENİŞ YILI OLDU”

    Basın açıklamasında konuşan MKG üyesi Diren Yurtsever, “2023 yılını geride bıraktık kadın gazeteciler açısından yargılanma tutuklanma, baskı mobbing, sansür ve en ağır da yargı sopasının kadın gazeteciler üstünde bir araç olarak kullanıldığını görüyoruz. Türkiye’deki mevcut atmosfere baktığımızda 2024 yılı da kadın gazeteciler açısından böyle geçecek. Kadın gazeteciler açısından geride bıraktığımız bu bir yılda baskılar artarken aynı zamanda mücadele dolu bir yıl oldu. Kadın gazeteciler, tutsak edilen arkadaşları için alanlardaydı ve her yerde basın özgürlüğünün kısıtlanmasına karşı sesini yükseltti, biat etmedi. Biz kadın gazeteciler olarak tüm baskılara rağmen onurlu bir gazeteciliği sürdürmenin sözünü bu basın toplantısıyla veriyoruz” dedi.

    “İKTİDAR GAZETECİLERİ YIL BOYUNCA HEDEF ALDI”

    Gazeteci Saliha Aras, Anayasa ile güvence altına alınan haber yapmak, yaymak, paylaşmak, bilgi edinmek, düşünce ve ifade özgürlüğü hakkının, son bir yılda da ağır bilançolarla ihlal edildiğini belirtti.

    Aras, “Özellikle Mayıs 2023 seçimleri sonrasında tekçi, cinsiyetçi, dinci, ideolojik milliyetçiliği iktidar nezdinde yeniden konsolide eden siyasal iktidar, bekasını sürdürmek adına toplumcu bir haber anlayışı ile hakikati açığa çıkarma sorumluluğunu yerine getiren gazetecileri yıl boyunca hedef aldı. Kadın gazeteciler tutuklandı, yargılandı, şiddete maruz kaldı, işinden edildi ve çeşitli engellemeler ile karşı karşıya kaldı” dedi.

    İKTİDARIN BİR ‘SOPA’ OLARAK KULLANDIĞI YARGI BASKISI

    Aras, “Türkiye ve Kürdistan’da kadın gazetecilerin en fazla maruz kaldığı ihlallerin başında, iktidarın bir “sopa” olarak kullandığı yargı baskısı oldu” diyerek yıl boyunca onlarca kadın gazetecinin yargılandığına, haklarında dava açıldığına, gözaltına alındığına, tutuklandığına ve ceza aldığına dikkat çekti.

    Aras, şöyle devam etti:

    “Kadın gazeteciler, ya devletin “kırmızı çizgisi” olan Kürt sorununa dokunduğu için ya da ucu bürokrasiye değinen taciz, tecavüz ve yolsuzlukları açığa çıkaran haberleri nedeniyle en fazla yargı baskısına maruz kaldı. Bu kapsamda Mayıs seçimlerinden hemen önce, iktidar şaibeli seçime giderken 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde yaptığı operasyonla aralarında Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) Eşbaşkanı Dicle Müftüoğlu’nunda olduğu iki gazeteciyi gözaltına alarak tutukladı. Yine seçimlerden hemen önce yaptığı operasyonlarda 5 gazeteciyi gözaltına alarak tutukladı.”

    “KADIN GAZETECİLER POLİSİN ŞİDDETİNE, TACİZİNE MARUZ KALDI”

    Aras, yine kadın gazetecilerin, erkek-devlet şiddetinin sokaktaki tezahürü olan polis şiddeti ve baskısına da sahada haber takibi sırasında maruz kaldıklarını ifade ederek “Kadın gazeteciler başta kadınların sesi olmak üzere hakikati açığa çıkarma mücadelesini verirken, kolluğun şiddetine, tacizine maruz kaldı. Bunlardan en güncel örneklerden biri, 25 Kasım Kadına Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma Günü’nde Şırnak’ta JINNEWS muhabiri Rozerin Gültekin’in haber takibi sırasında polis işkencesine maruz kalarak gözaltına alınması oldu. Polisler tarafından darp edilen Rozerin’in parmağında çatlak, vücudunun çeşitli yerlerinde ise darp izleri bulundu” dedi.

    Aras, şunları da ekledi:

    “Yine JINNEWS muhabiri Elfazi Toral, İstanbul’da basın açıklamasını takip ettiği sırada, polisin işkencesine maruz kalarak gözaltına alındı. Sağlık sorunları olmasına rağmen elleri kelepçeli bir şekilde kalbine yumrukla vurulan, tekmelenen Elfazi, vücudunun çeşitli yerlerine ağır darbeler aldı. Saatlerce kelepçeli bir şekilde gözaltında tutulan Elfazi, fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kaldı ve haber yapması engellendi.”

    “10’UN ÜZERİNDE KADIN GAZETECİ İŞİNDEN EDİLDİ”

    Savaş politikaları nedeniyle halkları yoksulluğa maruz bırakan siyasal iktidarın derinleştirdiği ekonomik krizden kadın gazetecilerin de nasibini aldığını söyleyen Aras, “Yıl boyunca ekonomik krizi gerekçe gösteren çeşitli mecraların işten ilk çıkardığı kesim, kadın gazeteciler oldu. Kadın gazeteciler ya “makul” kadın olmadıkları ya da geleneksel erkek egemen zihniyet bakış açısı ile gözden en rahat çıkarılan kesim oldu. 2023 yılında da 10’un üzerinde kadın gazeteci işinden edildi. Kadın gazeteciler ayrıca çalıştıkları yerlerde maruz kaldığı mobbing nedeniyle istifaya zorlanırken, yine yaptıkları programlar nedeniyle sanal medya üzerinden hedef gösterilen kadınlar da oldu.”

    “HAKİKAT MÜCADELESİNİN KAZANACAĞINA OLAN İNANCIMIZI YİNELİYORUZ”

    21 yıllık iktidarı boyunca baskı iklimini sürekli diri tutan mevcut siyasal iktidarın özellikle son 10 yılda, ülkeyi istibdat rejimi ile yönettiğini ifade eden Aras, “Kendi “bekasını” tahkim etmek adına, başta gazeteciler olmak üzere tüm toplumu, muhalefeti sindirmeye çalışıyor. Gazetecilerin hakikati çıkarmak adına haber yapmasını engellerken, aynı zamanda toplumu habersiz bırakmayı hedefliyor. Bizler biliyoruz ki; gazeteciler susturulduğunda, tüm toplum susturulur. Ve bizler biliyoruz ki gazeteciler soluksuz bırakıldığında, tüm toplum nefessiz kalacaktır” denilerek kadın gazetecilerin, 2023 yılında da baskılar karşısında geri adım atmadıklarına dikkat çekti.

    Aras, “Baskılarla dolu bir yılı geride bırakırken, Gurbetelli Ersöz başta olmak üzere yitirdiğimiz kadın gazetecilerin direnci ve iradesi ile onurlu bir gazeteciliğin yolu olan hakikat mücadelesinin kazanacağına olan inancımızı yineliyoruz” diye konuştu.

    EKİM-KASIM-ARALIK’TA 72 GAZETECİ YARGILANDI

    Rapora göre, 2023 yılının son üç ayı olan Ekim, Kasım ve Aralık ayında, 72 kadın gazeteci yargılandı, 11 kadın gazeteci gözaltına alındı, 5 kadın gazeteci haber takibi sırasında polis şiddetine maruz kaldı, 5 gazeteci hakkında soruşturma açıldı, 4 gazeteci hakkında dava açıldı, 5 kadın gazeteci ifade verdi, 3 kadın gazeteci tutuklandı, biri para cezası, 2’si hapis cezası olmak üzere 3 gazeteci ceza aldı, bir kadın gazetecinin haber takibi sırasında polislerce kamerası kırıldı, 1 kadın gazeteci mesleğini icra ettiği için sanal medyadan tehdit edildi, 1 kadın gazeteci hakkında mesleğini icra ettiği için suç duyurusunda bulunuldu, 1 kadın gazeteci işten çıkarıldı, haber takibi yapan gazeteciler 4 kez polislerce engellendi, bir tv kanalına para cezası ve 5 kez kapatma cezası verildi.

    2023 yılı kadın gazetecilere yönelik hak ihlalleri verileri şöyle:

    *Yargılanan gazeteci sayısı: 168
    *Mesleki faaliyetlerinden dolayı hakkında soruşturma başlatılan gazeteci sayısı: 32
    *Hakkında dava açılan gazeteci sayısı: 13
    *Gözaltına alınan gazeteci sayısı: 37
    *Tutuklu kadın gazeteci sayısı: 10
    *Gözaltında polis şiddeti ve kötü muameleye maruz kalan gazeteci sayısı: 33
    *Yıl içerisinde tutuklanan gazeteci sayısı: 5
    *Yıl içerisinde yargılamalar sonucu ceza alan gazeteci sayısı: 8
    *İfadeye çağırılan gazeteci sayısı: 11
    *Mesleki faaliyetlerinden dolayı sanal medyada hedef gösterilen gazeteci sayısı: 2
    *Mesleğini icra ederken tehdit edilen gazeteci sayısı: 2
    *Mesleğini icra ettiği için hakkında suç duyurusu bulunan gazeteci sayısı: 1
    *Sahada haber takibi polis tarafından engellenen gazeteci sayısı: 10
    *İşten çıkarılan gazeteci sayısı: 9
    *Mobbing nedeniyle istifa eden gazeteci sayısı: 1

    PİRHA/İSTANBUL