Etiket: mobing

  • İzmir’de öğrenci ve öğretmenlere mobbing uygulayan okul müdürü protesto edildi!-VİDEO

    İzmir’de öğrenci ve öğretmenlere mobbing uygulayan okul müdürü protesto edildi!-VİDEO

    PİRHA- Eğitim Sen İzmir 5 Nolu  Şube, Buca’da bulunan Fatih Sultan Mehmet Anadolu Lisesi Müdürü Abdulvahap Gök’ün öğretmen ve öğrencilere mobbing uygulamasını kınayarak, bir an önce soruşturma başlatılması çağrısında bulundu.

    Eğitim Sen İzmir 5 Nolu Şube, Buca ilçesinde bulunan Fatih Sultan Mehmet Anadolu Lisesi Müdürü Abdulvahap Gök’ün öğretmen ve öğrencilere uyguladığı mobbinge karşı okul kapısı önünde basın açıklaması yaptı. Çok sayıda eğitim emekçisinin katıldığı açıklamada, “Öğretmeni baskı altına almaya çalışan anlayışı kabul etmiyoruz. Bu okulda öğretmene mobing var” pankartı açıldı.

    Açıklamayı yapan Eğitim Sen İzmir 5 Nolu Şube Başkanı Savaş Candemir, 2022 yılında okula müdür olarak atanan Abdulvahap Gök’ün göreve başladıktan bu yana okulda sıkıntı, problemlerin eksik olmadığını söyledi.

    Aydemir, Gök’ün 2024 -2025 Eğitim-Öğretim yılı başında “Tasarruf tedbirleri” kapsamında dört sınıfı kapatıp, bazı öğretmenlerin norm fazlası duruma düşmesine neden olduğunu belirterek, buna karşı öğretmenlerin yaptığı itirazların dikkate alınmadığını, sendika olarak iİçe Milli Eğitim Müdürüne yaptıkları taleplerin de kabul görmediğini aktardı.

    Savaş Aydemir, Buca ilçe Eğitim Müdürlüğü ve Buca Kaymakamlığı’na çağrıda bulunarak, konuyla ilgili verilen suç duyurusu dilekçesinin işleme konularak, görevini yapmayan okul müdürü Abdulvahap Gök hakkında gerekli soruşturmaların açılmasını istedi.

    HAKARET, KABA ÜSLUP, MOBBİNG

    Aydemir, ayrıca Gök’ün okulda uyguladığı mobbingi bazı başlıklar altında şu şekilde sıraladı:

    * Yönetmeliklere ve yasalara uygun okul aile birliği kurulu yapılmamış, yönetmeliklere uygun olmayan harcamalar yapılmış.

    * Müdür, yapmadığı DYK kursu nedeniyle ücret almış.

    * Müdür tarafından okula giriş saatlerinde öğrenciler kılık kıyafetleri nedeniyle rencide edilmiş hakarete uğramış ve derse alınmamışlardır. Öğrencilerden bazıları sinir krizi geçirmiş.

    * Okulda gereksiz yere öğrencilere nöbet tutturulduğu için, okulda her gün 12 öğrenci nöbet tutmakta, derslerinden alıkonulmaktadır.

    * Müdür öğretmenler kurulunda öğretmenlerin konuşmalarına izin vermeyip, yapılan tüm eleştirileri kendisine bir saldırı olarak görmekte, dikkate almamaktadır.

    * Okulda acil çıkış kapısı kilitlenmiş ayrıca güvenlik filesi, kaydırmaz bantlar gibi iş sağlığı ve güvenliği tedbirleri alınmamıştır.

    * Personele ve öğretmenlere kaba ve öğretmenlik mesleğine yakışmayacak üslup ve tarzda davranılmaktadır.

    PİRHA/İZMİR

  • DAM: Dersim’de kadın ve çocuk bedeni hedef alınıyor

    DAM: Dersim’de kadın ve çocuk bedeni hedef alınıyor

    PİRHA – Dersim Araştırmaları Merkezi, Dersim’de kadın ve çocuk bedeninin özel bir politikayla hedef alındığını belirterek, yaşananların kültürel soykırımın bir sonucu ve devamı olduğunu vurguladı. 

    Dersim’de başta Gülistan Doku’nun kaybedilmesi ve Dersimli sanatçılara yönelik tutuklama furyası sivil toplumun gündeminde.

    Kente yönelik tarihsel ön yargının devrede olduğunu belirten Dersim’deki sivil toplum örgütleri, başta Dersimli siyasetçiler ve örgütler olmak üzere herkesi duyarlılığa davet etti. Dersim’de kadın ve çocuk bedeninin, özel bir politikayla hedeflendiğini belirten Dersim Araştırmaları Merkezi, yaşananların kültürel soykırımın bir sonucu ve devamı olduğuna vurgu yaptı.

    Dersim Araştırmaları Merkezi’nin daveti üzerine 9 Şubat 2020 tarihinde Dersim ile ilgili çalışma yürüten farklı kesimlerin katılımcılarıyla bir toplantı gerçekleştirildi. Çoğunlukla Dersimli olan sanatçı, yazar, kanat önderi, siyasetçi ve kurum temsilcilerinin katılımıyla “Dersim’de neler oluyor, ne yapmalıyız” başlığı altında görüş alışverişinde bulunuldu, ortak bir platform çatısı altında kısa ve orta vadede yapılacak çalışmalara ilişkin değerlendirmeler yapıldı.

    “Dersim’de yaşanan, her kesimi üzen ve rahatsız eden konular elbette ki Türkiye’nin mevcut siyasal ve ekonomik yapısından bağımsız değildir” tespiti yapan katılımcılar, Dersim özelinde geçmişten bugüne devam eden asimilasyon politikalarının benzer veya farklı argümanlarla sistematik olarak sürdürüldüğü konusunda hemfikir oldu. Bu bağlamda Dersim 1938’den sonra kültürel soykırıma dönüştürülen uygulamaların hızla devam ettirildiği tüm katılımcılar tarafından ifade edildi. ​Son aylarda Dersimli sanatçıların yargı ve polisiye baskılar ile karşı karşıya kalarak tutuklanmaları; sanatsal, kültürel üretim yapanların susturulmaya, toplum ile bağının koparılmaya çalışılması bu uygulamaların bir parçası olarak nitelendirildi.

    “KADIN BEDENİ HEDEF ALINMAKTADIR”

    Toplantıda yapılan tespitler şöyle:

    “Dersim’de dil ve kültürün yaşatılmaması ve yaygınlaştırılmaması şeklindeki kültürel soykırım tüm somutluğuyla kendini dayatırken, bir yandan da onlarca yıldır kadın ve çocuk bedeni üzerinden yürütülen toplum mühendisliği yine devreye girmiştir.

    Dersim’in tümüyle kriminalize edilerek tarihsel değerlerinin, kültürel mirasının, siyasal tavrının ve tüm varlığının yok edilmek istendiği açıkça görülmektedir. Bunun için kültürün en önemli taşıyıcısı, koruyucusu, aktarıcısı kadınların benlikleri ve bedenleri hedef alınmaktadır.

    ​Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’dan bugüne kadar hiçbir haber alınamaması, ailesi kadar tüm Dersimlileri dehşet içinde bırakmıştır. Dersim’in her karışını gözetleyen, takip eden, kaydeden karakol, kalekol, kulekol, gözetleme noktasının yanı sıra; şehrin her noktası mobese kameralar ile izlenip şehir hapishaneye dönüştürülmüştür. Bu kadar kontrol ve gözetim altında bir şehirde genç bir kadının akıbeti ortaya çıkarılmamaktadır. Bu durum kabul edilemez.  Soruşturmanın etkin yürütülerek sonuçlandırılması, sorumluların bulunması ve cezalandırılması acil talebimizdir.

    ​Munzur Üniversitesi’nde kadın öğrenciler, kadın öğretim görevlileri, kadın personele yönelik sistematik taciz ve her türlü mobbingin uygulandığı ve bu durumun üniversite kampüsü dışında da farklı şekillerde devam ettiği görülmesine rağmen; idari ve adli görevliler cezai ve idari sorumluluklarını yerine getirmiyor, hatta bu cezasızlık atmosferinde bazı idari görevlilerin de bunun birer parçası olduğuna dair bilgiler giderek normalmiş gibi yaygınlaştırılıyor.

    “DOKU’NUN BULUNMASI İÇİN ETKİN SORUŞTURMA YÜRÜTÜLMELİ”

    Adli makamlara somut olarak yansımayan fakat kamuoyunda dolaşıma sokulan taciz, tecavüz ve darp vakaları da sosyal yaşamdaki saldırı ve değersizleştirmenin, cezasızlık kültürünün bir parçası olarak kendini gösteriyor. Tüm bu yaşananlar dezenformasyon yöntemiyle doğal vakalarmış gibi gösteriliyor, kadınları hedef alan bu çirkin süreç normalleştirilmeye çalışılıyor. Böylelikle gerçeklik ve hakikat zedeleniyor. Burada amaçlanan, bu türden insanlık suçlarına karşı toplumsal refleksin ve denetimin tümden yok edilmesidir. Bu türden planlı ve somut vakalarda cezasızlığın yanı sıra, bazen de bilgi kirliliği ile tüm değer sisteminin adım adım yok edilmesi amaçlanmaktadır.

    ​Dersim’de, Munzur Üniversitesi’nde sistematik biçimde sürdürülen cinsel saldırı vakaları ve mobbingin sonlandırılması, faillerin tespiti için adli ve idari soruşturmaların etkin sürdürülmesi, Gülistan Doku’nun acil olarak bulunabilmesi için etkin soruşturmanın yürütülmesi, Munzur Üniversitesi öğrencilerinin demokratik taleplerine sahip çıkılması, tutuklu Dersimli sanatçıların özgürlüğüne kavuşup, çalışmalarını sürdürmeleri için dayanışma gösterilmelidir.”

    Dersim Araştırmaları Merkezi, kentte yaşanan sorunlarla ilgili başta yerel yöneticiler olmak üzere, tüm Dersim’deki kurumları ve parlamentodaki temsilcilerini ortak tavır almaya davet ettiklerini de duyurdu. PİRHA/İSTANBUL

  • Muratpaşa Belediyesi çalışanları istifaya zorlanıyor iddiası

    Muratpaşa Belediyesi çalışanları istifaya zorlanıyor iddiası

    PİRHA- CHP’li Muratpaşa Belediyesi’nin Alevi çalışanlarına mobing uyguladığı ve istifaya zorladığı iddia edildi.

    Antalya Muratpaşa Belediyesi, bünyesinde çalışan Alevi yurttaşlara mobing uygulandığı ve istifaya zorlandığı iddiaları ile gündeme geldi.

    Daha önce de 31 Mart yerel seçimlerinin ardından Muratpaşa Belediyesi, CHP’li meclis üyesi Cem Kotan’ın yeniden encümen gösterilmemesinin hemen ardından Engelsiz Kafe Müdürlüğü’nden işten çıkartılması ile gündeme gelmişti.

    ÇALIŞANLARA ‘İSTİFA ET’ BASKISI

    Muratpaşa Belediyesi kreşlerinde aşçı olarak çalışan ve yaptığı iş nedeniyle omuriliğe olan baskı sonucu boyun fıtığı olan Handan Şahin’in ‘istifa et’ baskısına maruz kaldığı iddia edildi. İşlerine son verilmek istenenlerin Alevi kimlikli ve özelde kadın  olması dikkat çekerken, özellikle personel yokluğu nedeniyle kreşlerde 4 kişilik işi tek kişinin yapmak zorunda bırakıldığı ortamlarda mesleki hastalığa yakalanıldığına vurgu yapıldı.

    Antalya Pir Sultan Abdal Kültür Derneği üyesi Handan Şahin elinde ‘1 yıl aynı işte çalışamaz’ raporu olmasına rağmen istifaya zorlandığının altını çizdi. Encümenler, kurum müdürleri ve belediye başkanı ile yapılan görüşmelerden bir sonuç çıkmamasının da kaygı verici olduğu dile getirildi. (HABER MERKEZİ)

  • Eğitim-Sen İzmir 6 Nolu Şube: Tehdit ediliyor, iftira ve mobinge maruz kalıyoruz

    Eğitim-Sen İzmir 6 Nolu Şube: Tehdit ediliyor, iftira ve mobinge maruz kalıyoruz

    PİRHA- Eğitim-Sen İzmir 6 Nolu Şube üyeleri bir basın toplantısı ile 2018-2019 eğitim öğretim yılı içerisinde yerelde yaşadıkları sorunları kamuoyuna açıkladı.

    Açıklamayı okuyan Eğitim-Sen 6 Nolu Şube Başkanı İsmet Süzer, Balçova İlçe Milli Eğitim Müdürü’nün hiçbir hukuki süreç işletilmeksizin ihraç edilen üyelerine ve sendikal çalışmaların engellemesine dönük tutum takındığına vurgu yaptı.

    Aynı şekilde İlçe Milli Eğitim Müdürü tarafından üyelerinin tehdit edildiğine, iftiralara maruz kaldığına ve mobing uygulandığına dikkat çeken Süzer, “Siyasi iktidarın eğitim alanında, uzun süredir kendi siyasal- ideolojik hedefleri doğrultusunda attığı adımlar ve eğitim alanında  hayata geçirilen “piyasacı” ve “dini eğitim” merkezli uygulamalar ; yetki alanımızdaki okullarımızda da başta öğrencilerimiz  olmak üzere, öğretmenler ,  eğitim emekçileri ve velileri derinden etkilemiştir” dedi.

    Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:

    “SİYASİ İKTİDAR UZANTILARI PİYASALAŞIYOR”

    Siyasi iktidarın eğitim alanında, uzun süredir kendi siyasal- ideolojik hedefleri doğrultusunda attığı adımlar ve eğitim alanında  hayata geçirilen “piyasacı” ve “dini eğitim” merkezli uygulamalar ; yetki alanımızdaki okullarımızda da başta öğrencilerimiz  olmak üzere, öğretmenler ,  eğitim emekçileri ve velileri derinden etkilemiştir. Türkiye’de eğitim sistemi uzun süredir ciddi sorunlarla karşı karşıya bırakılırken liyakat gözetilerek atanmayan siyasi iktidarın uzantısı yöneticiler ve fiili uygulamaları ile okullarımız her geçen gün daha da piyasalaştırılmıştır. Eğitimde yaşanan tüm sorunların yansıması olarak veli ve öğrenciler de daha iyi okul arayışına gitmiş ve sürekli nakiller ile  o  okuldan bu okula, nafile bir çaba ile memnuniyetsizlik çok görünür bir duruma gelmiştir.

    “İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ YASA TANIMAMAKTA”

    Özellikle yetkimiz alanındaki Balçova İlçe Milli Eğitime bağlı  okullarımızda da bahsettiğimiz nedenlerle liyakat gözetilmeden atanan yöneticiler keyfi uygulamaları ile 2018-2019 eğitim- öğretim yılı planlamasını yürütememiştir. Yıkım ve güçlendirme çalışması yapılmasına karar verilen Sacide Ayaz İmam Hatip Lisesi, Balçova Anadolu Lisesi B bloğuna taşınmış, bundan dolayı Balçova Anadolu Lisesinin  fiziki şartları ciddi daralmış ve eğitim öğretimi engelleyen bir yıl geçirilmiştir. Aynı durum ilçemizin Vali Kutlu Aktaş ve Asil Nadir Ortaokulları için de geçerlidir. Her iki okulun öğrencileri Vali Kutlu Aktaş binasını kullanmak durumunda kalmıştır ve bu eğitim öğretim yılını ikili eğitim yaparak ancak tamamlayabilmişlerdir. “Mecburuz başka çare yok” açıklamaları havanda su dövme basiretsizliğinden başka bir şey değildir. Çünkü ülkemizde sınav sistemi düşünüldüğünde hedefleri olan,  geleceklerini kurma çabasında ki pırıl pırıl çocuklarımızın bırakın kaybedecek bir yılı  , bir saati bile değersiz değildir. Yani mecburen taşıdık yer yok demek çocuklarımızın eğitim hakkının gaspıdır. Çocuklarımızın eğitim öğretim hakları gasp edilirken, Balçova İlçe Milli Eğitim Müdürü yasa ve yönetmelik tanımamakta ve kadrosundaki öğretmenlere eşit ve adil davranmamaktadır. Norm fazlası eşine kadro açmak için önce onunun Salih Dede Anadolu Lisesine müdür yardımcısı olarak atanmasını sağlamıştır.Müdür Yardımcısı  kadrosunda olmasına rağmen eşi Nurcan ATİLLA müdür yardımcılığı yapmamış,o bu okulda öğretmen olarak çalışırken kadrosunu işgal ettiği müdür yardımcılığını  sendikasından istifa etmesi koşulu ile bir başka öğretmen görevlendirme yöntemi ile yürütmüştür. Burada çok açık bir kadro işgali söz konusudur.

    “SENDİKAL FAALİYETLERİMİZ ENGELLENMEKTE”

    Yine Balçova İlçe Milli Eğitim müdürü Erhan ATİLLA sendika çalışmalarımızı engellemeye dönük tutum takınmış, hiçbir hukuki süreç  işletilmeden ihraç edilen şube başkanımız İsmet SÜZER’in Balçova’da sendikal faaliyet yürütmesini engellemek için okul müdürlerine talimat vermiştir. Hiçbir yasal dayanağı olmayan bu talimat ile Vali Kutlu Aktaş ve Asil Nadir Ortaokulu müdürleri 5 şube yürütme kurulu üyesinin katılımı ile yapılacak işyeri gezisini okula polis çağırarak engellemişlerdir. Polis tarafından kimliklerimiz alınarak 4 saat okulda alıkonduk. Yaşananlardan sonra İlçe Milli Eğitim müdürü ve okul müdürleri ile ilgili savcılığa suç duyurusunda bulunduk. Kaymakamın soruşturma izni vermemesinden dolayı savcılıktan başvurumuza ret gelmiştir.

    TEHDİT, İFTİRA VE MOBİNG UYGULANIYOR

    Balçova İlçe Milli Eğitim Müdürünün hukuksuzluklarından referansla Balçova Anadolu Lisesi müdürü Fehmi YIMAZ, şube sekreterimiz Tuna ATLI UYSAL’a mobing uyguluyor. İftiralarla okul yönetmeye çalışıyor. Buna karşı çıkan öğretmenlerimizi odasına çağırıp tehdit ediyor. Balçova 80. Yıl Orhangazi Ortaokulu Müdüresi üyemizi çağırıp “Bu Terörist sendikada neden duruyorsun” diye istifa etmesini söyleyebiliyor. Halk Eğitim’de müdür yardımcısı olan üyemiz Münevver ÖZMEN’ e resmen mobing uygulanıyor. Arkadaşımız şikayet ettiğinde ise soruşturma sonucu görev yeri değiştiriliyor. Öğretmen olarak Narlıdere’ye atanıyor. Sacide Ayaz İmam Hatip Lisesinde de üyemize mobing uygulanıyor. Arkadaşımızın verdiği dilekçelerin işleme konulmaması için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar. Açıkça ders programı değişikliği ile tehdit ediliyor.

    “SORUŞTURMA EVRAKLARI VERİLMİYOR”

    Ertuğrul Gazi Ortaokulu üyelerimize mobing uyguluyor.Arkadaşlarımıza öğrencileri örgütleyerek soruşturma açılmasını sağlıyor. Açtığı soruşturmaya bilinçli olarak kendisi muhakkik atanıyor. Arkadaşlarımız suçlama nedenlerini görmek istediğinde ise soruşturma evrakları verilmiyor. İl Milli Eğitim Hukuk Bürosu’na rağmen soruşturma dosyaları arkadaşlarımıza verilmiyor. Sadece bir kısmını koyduğumuz bu yaşananlar da gösteriyor ki Balçova İlçe Milli Eğitim “başarısız” sözcüğünün bile yetmeyeceği bir karne ile eğitim öğretim yılını tamamlamıştır. Liyakatsiz atamalarla yönetilen bir kurumun sergilediği bu tablo şaşırtıcı değil ancak çok üzücüdür.

    PİRHA/İZMİR