Etiket: molla rejimi

  • FEDA ve DAKB’den çağrı: İran’da halklara yönelik katliamlara sessiz kalmayın!

    FEDA ve DAKB’den çağrı: İran’da halklara yönelik katliamlara sessiz kalmayın!

    PİRHA – FEDA ve DAKB, İran’da devam eden halk ayaklanmaları karşısında Molla rejiminin uyguladığı şiddete dikkat çekti. Yapılan açıklamada, “Uluslararası alanda tüm demokratik çevreleri, İran’da yaşanan katliamlara karşı harekete geçmeye; halkların meşru taleplerini desteklemeye çağırıyoruz” denildi.

    Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) ile Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB), İran’da devam eden eylemlere dair açıklama yaptı.

    “Demokrasi, Barış ve Özgürlük İçin İran’daki Halk Direnişini Selamlıyoruz” başlıklı yazılı açıklamada, İran rejimi tarafından yapılan saldırılara da dikkat çekildi.

    “YENİLMEYE MAHKÛMDUR”

    Molla rejimin baskıcı politikalarına dikkat çekilen yazıda şu ifadelere yer verildi:

    “Yıllardır baskı, şiddet ve katliam üzerine kurulu olan İran molla rejiminin, son günlerde İran genelinde ve Rojhilat Kürdistan’da gelişen protesto yürüyüşlerine karşı sürdürdüğü baskıcı ve katliamcı politikaları protesto ediyoruz.

    Kadim halkların haklı ve meşru talepleri karşısında demokratikleşme yoluna girmek, halkın taleplerini karşılamak yerine; zulmü bir yönetim biçimi haline getiren molla rejimi, tıpkı Jin, Jîyan, Azadî isyanında olduğu gibi halkların haklı taleplerini şiddetle bastırmayı tercih etmektedir.

    Özellikle Rojhilat Kürdistan’da protestoların öncü gücü olan Kürt halkına yönelik idam, katliam ve sistematik şiddeti pervasızca uygulayan İran devlet rejimi, bilinçlenen ve örgütlenen halklar karşısında yenilmeye mahkûmdur.

    Sürekli ‘dış güçler’ söylemiyle kendi halklarının demokrasi ve özgürlük taleplerini bastırmaya çalışan molla rejiminin bu katliamlarını en güçlü şekilde kınıyoruz.

    Uluslararası alanda tüm demokratik çevreleri ve halkları, başta Rojhilat Kürdistan olmak üzere İran’da yaşanan katliamlara karşı harekete geçmeye; halkların meşru taleplerini demokrasi, barış ve özgürlük mücadelesi doğrultusunda desteklemeye çağırıyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • İran devlet medyası: Ahlak polisinin kaldırıldığı henüz teyit edilmedi

    İran devlet medyası: Ahlak polisinin kaldırıldığı henüz teyit edilmedi

    İran devlet medyası, ‘ahlak polisi’nin kaldırıldığına dair haberleri yalanladı. Al Alam televizyonu, Başsavcı Muhammad Cafer Muntazeri’nin sözlerinin ‘yabancı medyada’ bu şekilde yorumlandığını ama hiçbir yetkiliden teyit gelmediğini bildirdi. 

    İran’da 22 yaşındaki Mahsa Amini’nin ölümüne yol açan ve iki ayı aşkın süredir protestoların hedefinde olan ‘ahlak polisi’nin (İrşad Devriyeleri) kaldırılıp kaldırılmadığı konuşuluyor.

    İran devlet medyası, Başsavcı Muhammad Cafer Muntazeri’nin bu şekilde yorumlanan ve dünya medyasında “geri adım” olarak manşetlere çekilen sözlerini yalanladı. Eylemciler ise açıklamanın yanlış yorumlandığını ve ‘ahlak polisi’nin kaldırılmadığını söylüyor; bu hafta planlanan grev ve eylemler öncesinde dikkatlerin dağılmaması çağrısında bulunuyor.

    İran Başsavcı Muhammad Cafer Muntazeri, cumartesi günü Şiilerin kutsal kenti Kum’daki bir toplantıda yaptığı konuşmada, İran’da kadınlara dayatılan başörtüsü takma zorunluluğunun gözden geçirilmekte olduğunu söyleyerek, bu girişimlerin sonuçlarının bir-iki hafta içinde açıklanacağını belirtti.

  • İran’da kadın direnişinin 23. günü: Onları şenlik ateşlerine gönderirken sevinçle dans etmek için

    İran’da kadın direnişinin 23. günü: Onları şenlik ateşlerine gönderirken sevinçle dans etmek için

    PİRHA- İran’da kadınların sokaklara çıkarak Molla rejimini protesto etmelerinin 23 günü geride kaldı. İran devlet televizyonunda “Ali’nin Adaleti” isimli hacker grup tarafından sanal işgal yaşandı. 

    İran devlet televizyonunda “Ali’nin Adaleti” adlı hacker grubu tarafından siber saldırı gerçekleşmesinin ardından birkaç saniye boyunca ekranda “Kadın, yaşam, özgürlük” sloganı atılırken, İran Dini Lideri Hamaney’in yüzünün hedef alındığı ve alevler içinde yanan fotoğrafı ve “Yalancı Çoban” yazılı olan görüntüler izletildi. Ekranda “Gençliğimizin kanı sizin elinizden damlıyor” yazılı sloganın altında Mahsa Amini ve protestolarda öldürülen üç genç kızın fotoğrafları görüldü.

    Tahran’da ise kadın öğrenciler, İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’yi üniversitelerini ziyareti sırasında protesto ederek “kaybol” sloganları attı. Kürt asıllı İranlı Mahsa Amini’nin ahlak polisi tarafından gözaltına alındıktan sonra hayatını kaybetmesiyle patlak veren protestolar dördüncü haftasında da devam etti.

    Ülkenin çeşitli yerlerinde toplanan göstericiler hükümet ve rejim karşıtı sloganlar attı. İranlı insan hakları örgütü HENGAW, cumartesi günkü gösterilerde İran polisinin Kürtlerin ağırlıkta olduğu Sanandaj ve Sakız şehirlerinde protestoculara ateş açtığını duyurdu.

    Sanandaj şehrinde ana cadde üzerinde seyreden bir sürücünün yol kenarındaki polislere korna çalmasının ardından vurularak öldürüldüğü belirtildi. Korna çalmak göstericiler tarafından sivil itaatsizlik göstergesi olarak sıkça kullanılan bir yöntem haline gelmişti. Sosyal medyada dolaşan görüntülerde sürücünün direksiyona yığıldığı ve etraftakilerin yardım çağrısında bulunduğu görülüyor.

    Devrim muhafızlarına yakın yarı resmi Fars haber ajansı ise Kurdistan bölgesi Emniyet Müdürünün göstericiler üzerinde gerçek mermi kullanıldığı iddialarını yalanladığını aktardı.

    Belçika’daki İranlı kadınlar ise Mahsa Amini ile başlayan direniş ile dayanışmalarını imza kampanyası ile gösterdi. Yüzden fazla imzası bulunan feminist kadınlar, “Feminist ve insan hakları örgütleri olarak, Mahsa (Jina) Amini’nin gözaltında öldürülmesini barışçıl bir şekilde protesto etmek ve bedensel haklarını talep etmek için sokaklara çıkan İran’daki cesur kadınlarla dayanışma içindeyiz.Tüm feministleri ve kadın insan hakları savunucularını ve farklı ülkelerdeki ve özellikle MENA bölgesindeki örgütlerini, İranlı kadınlarla dayanışma içinde olmaya ve mümkün olan her şekilde seslerini yükseltmeye çağırıyoruz.” dedi.

    The Guardian’a yazan Kamin Mohammadi ise eylemlere ilişkin analizlerini paylaştı. Mohammadi, Kürt Jina’nın isminin bile Mahsa olarak kaydedilmesinin ayrımcılığın ne kadar derin olduğunu gösterdiğini belirtti. Yazar, “Kürtler, Kürdistan’da uzun süredir ayrımcılığa maruz kalıyor. Mahsa’nın gerçek adı – Jhina – Kürtçedir ve bu nedenle sadece Farsça ve bazı İslami isimler yasal olduğu için doğum belgesine kaydedilemez. Kürtçenin okullarda öğretilmesine karşı yasalar da var. Babamın memleketi Jhina Amini’nin geldiği şehir olduğu için Kürdistan’daki protestoları duyduğumda ailemin güvende olması için dua ettim” dedi.

    Mohammadi, 1979 devriminden bu yana ülke çapında gördüğü en büyük protestolara dönüşen Kürt özgürlük çığlığı “Kadın Yaşam Özgürlüğü” baskın sloganı olduğunu söylüyor. Yapılan protestolarda özellikle Z kuşağı kadınlarının nasıl öne çıktığını vurgulayan Mohammadi, “Onları (mollaları) şenlik ateşlerine gönderirken sevinçle dans etmek için kadınların öncülük ettiğini görüyoruz” ifadelerine yer verdi.

    (HABER MERKEZİ)