Etiket: müdür

  • Veli-Der Antalya Şubesi’nden öğrencileri tehdit eden Konyaaltı Lisesi müdürüne tepki!

    Veli-Der Antalya Şubesi’nden öğrencileri tehdit eden Konyaaltı Lisesi müdürüne tepki!

    PİRHA-Veli-Der Antalya Şubesi, Konyaaltı Anadolu Lisesi’nde öğrencilere ‘ahlaksızlık’ imasında bulunan okul müdürüne tepki göstererek, “Unutulmamalıdır ki; çocuklarımız, ne giyimleriyle ne de duruşlarıyla suç işlemiştir. Asıl sorun, onları baskı altına almayı görev bilen bu çağdışı ve otoriter zihniyettedir” dedi.

    Antalya’da Konyaaltı Anadolu Lisesinde mezuniyet fotoğrafı çektirmek isteyen kız öğrenciler, okul müdürü H.A.D.’nin sözlü tacizine ve tehdidine maruz kaldıklarını belirterek şikâyette bulundu. Veliler ve öğrenciler, müdür hakkında hakaret, tehdit ve hürriyeti tahdit suçlarından dava açılmasını talep etti.

    22 Nisan 2025 tarihinde okul yönetimi, mezuniyet fotoğrafı çekimi için kız öğrencilere etek ve gömlek giyilmesini bildirdi. Öğrenciler belirtilen kıyafetle okula gittiklerinde, girişte okul müdürü H.A.D. tarafından karşılandı. Dilekçede yer alan ifadelere göre Dinç, öğrencilerin kıyafetlerini beğenmeyerek, “Bu haliniz ne okula böyle mi gelinir? Örf adetlerimize ahlakımıza uygun değil. Ben size ahlak öğretirim. Adam gibi gelin. Böyle mini etekler benim lügatımda yok. Benim görev yaptığım okulda da aramaz. Öğrenci gibi gelip öğrenci gibi gideceksiniz” sözleriyle öğrencileri aşağıladı.

    “Çocuklarımızı susturamazsınız! Haklarını ve onurlarını savunmaya devam edeceğiz” başlığıyla yazılı açıklama yapan Öğrenci Veli Derneği (Veli-Der) Antalya Şubesi, sürecin takipçisi olacaklarını ifade ederek, hiç bir baskıya boyun eğmeyeceklerini belirtti.

    “ONUR KIRICI BİR OLAY”

    Öğrenci Veli Derneği Antalya Şubesi’nin açıklaması şöyle:

    “Çocuklarımızın hayatlarının en özel ve unutulmaz anlarından biri olan mezuniyet fotoğraf çekimi, ne yazık ki Konyaaltı Anadolu Lisesi’nde yaşanan onur kırıcı bir olayla gölgelenmiştir.

    22 Nisan 2025 tarihinde okul müdürü Hasan Ali Dinç’in, öğrencilerimize yönelik sergilediği tavırlar; yalnızca pedagojik ilkelere değil, aynı zamanda Anayasa, Türk Ceza Kanunu ve uluslararası insan hakları sözleşmelerine de açıkça aykırıdır.

    Velilerimizden aldığımız bilgiler doğrultusunda, öğrencilerimize yönelik kullanılan aşağılayıcı ifadeler, psikolojik baskılar, zorla kıyafet müdahalesi ve fiziksel sınırlamalar kabul edilemez. Öğrencilerimizin özgürlükleri ihlal edilmiş, insan onuruna aykırı biçimde topluluk önünde küçük düşürülmüş ve anayasal hakları zedelenmiştir.

    “SÜRECİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”

    Unutulmamalıdır ki; çocuklarımız, ne giyimleriyle ne de duruşlarıyla suç işlemiştir. Asıl sorun, onları baskı altına almayı görev bilen bu çağdışı ve otoriter zihniyettedir.

    Okul müdürü Hasan Ali Dinç’in fiilleri; TCK 125. madde (hakaret), 106. madde (tehdit) ve 109. madde (hürriyeti tahdit) kapsamında suç teşkil etmektedir. Bu nedenle velilerimiz tarafından ilgili şahıs hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmuştur.

    Bizler Veli-Der Antalya Şubesi olarak bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızı, hiçbir baskıya boyun eğmeyeceğimizi ve çocuklarımızın onurunu korumak adına mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuna ilan ediyoruz. Çocuklarımızı susturmaya, bastırmaya ve baskı altına almaya kimsenin gücü yetmeyecektir!”

    PİRHA/ANTALYA

     

  • 9 öğrenciye tacizde bulunan fail tutuklandı

    9 öğrenciye tacizde bulunan fail tutuklandı

    PİRHA- Elazığ’da bir lise müdürü G.C., önce 8 öğrenciye yönelik taciz suçundan gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı. Ancak bir öğrencinin daha şikayeti üzerine tekrar gözaltına alınan G.C., “çocuğun cinsel istismarı” suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi.

    Elazığ, 8 öğrenciye cinsel taciz suçlamasıyla tutuklanan ve mahkemeye çıkarıldıktan sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılan lise müdürü G.C., bir öğrencinin daha şikayeti üzerine tutuklandı. Lise öğrencisi, Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER), okul müdürü G.C. tarafından taciz edildiğini bildirdi. Bu şikayetin ardından, 7 öğrenci daha okul müdürü G.C.’nin tacizlerine maruz kaldıklarını ifade ettiler.

    Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma sonucunda fail G.C., 28 Mart’ta gözaltına alındı ve ertesi gün nöbetçi mahkeme tarafından adli kontrolle serbest bırakıldı.

    Elazığ İl Milli Eğitim Müdürlüğü, fail G.C. hakkında idari bir soruşturma başlattı ve müdürü zorunlu izne ayırdı.

    Daha sonra G.C. hakkında başka bir öğrenci tarafından şikayette bulunuldu. Çocuğun şikayeti üzerine Elazığ Cumhuriyet Savcılığı, G.C. hakkında yakalama kararı çıkardı. Avukatıyla birlikte adliyeye giden G.C., savcılık ifadesi alındıktan sonra tutuklanması talebiyle Elazığ 1. Sulh Ceza Mahkemesi’ne sevk edildi.

    Mahkeme, G.C.’yi “çocuğun cinsel istismarı” suçundan tutuklayarak cezaevine gönderdi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Okul müdüründen öğretmenin kıyafetine müdahale: Giyimin yöremize uygun değil

    Okul müdüründen öğretmenin kıyafetine müdahale: Giyimin yöremize uygun değil

    Erzurum’un Palandöken ilçesindeki Maksut Efendi İlkokulu’nda sınıf öğretmenliği yapan D.Y, giydiği kıyafet nedeniyle okul müdürü Muammer Bulut’tan uyarı aldı. Ayrıca okul müdürü D.Y.’nin eşine de hakaret etti. Hem D.Y. hem de eşi E.Y. müdür hakkında suç duyurusunda bulundu.

    BirGün’den Tolga Uğur’un haberine göre 25 Nisan 2022 tarihinde yaşanan olayda okul müdürü Muammer Bulut, öğretmen D.Y.’ye yaklaşarak, “Ben sizle çoktandır görüşecektim. Hatta kıştan beri görüşmek istiyordum fakat fırsat bulamadım. Sizin giyiminiz yöremize uygun değil. Bu şekilde eleştiri alırsın. Buradan çıktığında, yolda yürüdüğünde başına gelmedik kalmaz” diyerek öğretmeni uyardı.

    Öğretmen, eşi E.Y.’ye yaşananları anlattı. Ardından, E.Y., okul müdürü M.B’yi arayarak neden eşine mobbing uyguladığını sordu. E.Y, okula giderek müdüre “Benim eşimin kıyafetine karışamazsın” dediğinde ise müdür Bulut, “Eşin zaten iyi biri olsa bu kılıkta okula gelmezdi” şeklinde karşılık verdi. Sonrasında E.Y. ile Müdür Bulut arasında arbede yaşandı.

    ÖĞRETMEN MÜDÜR HAKKINDA ŞİKAYETÇİ OLDU

    Öğretmen D.Y., müdür Muammer Bulut’tan “tehdit, hakaret içeren sözler” ve “sürekli olarak mobbinge uğradığı” için şikayetçi oldu ve cezalandırılmasını istedi. Okul Müdürü Bulut’un da  şikayetçi olduğu belirtildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Özen’den MEB’e: Okul Müdürü Haydar Akın’a dair bir soruşturmanız olacak mıdır?’

    Özen’den MEB’e: Okul Müdürü Haydar Akın’a dair bir soruşturmanız olacak mıdır?’

    PİRHA- HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, Bursa Osmangazi Mithatpaşa Ortaokulu müdürünün, okuldaki kız öğrencilerle erkek öğrencilerin ayrı sıralara oturtulması için öğretmenlere gönderdiği yazıyı meclis gündemine taşıyarak, “Bursa Mithatpaşa Ortaokulu Müdürü Haydar Akın’ın herhangi bir dayanağı olmayan ve laiklik ilkesine aykırı resmi talimatlarına dair herhangi bir soruşturmanız olacak mıdır?” diye sordu.

    Bursa Osmangazi Mithatpaşa Ortaokulu Müdürü Haydar Akın’ın, okulda harem-selamlık uygulama başlatarak kız öğrencilerle erkek öğrencilerin ayrı sıralara oturtulması için öğretmenlere resmi yazı gönderdiği ortaya çıkmıştı.

    Okul Müdürü Akın’ın imzasını taşıyan resmi yazıda “Değerli öğretmen arkadaşlarımız, 22/03/2022 tarihi itibari ile tüm sınıflardaki oturma düzeninin değiştirilmesi ve erkek öğrenciler ile erkek, kız öğrenciler ile kız öğrencilerin denk geleceği şekilde bir düzen oluşturulması gerekmektedir. Gereğini arz ederiz” deniliyor.

    “İDARECİLER LAİKLİĞİN AKSİNE BİR ANLAYIŞI DAYATAMAZLAR”

    Konuyu Meclis gündemine taşıyan HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer’in cevaplaması için verdiği soru önergesinde Mithatpaşa Ortaokulu Müdürü Haydar Akın’ın gönderdiği mesajı hatırlatarak, “Bursa Osmangazi ilçesinin Mithatpaşa Ortaokulu Müdürü Haydar Akın, dün öğretmenlere bir mesajlaşma uygulaması üzerinden okullarında 10-13 yaş arasındaki kız ve erkek çocukların ayrı sıralara oturtulması gerektiğini içeren bir mesaj gönderdiği kamuoyuna yansıdı. Okul Müdürü Akın, resmi bir evrak da hazırlayarak, “Değerli öğretmen arkadaşlarımız 22.03.2022 tarihi itibari ile tüm sınıflardaki oturma düzeninin değiştirilmesi ve erkek öğrenciler ile erkek, kız öğrenciler ile kız öğrencilerin denk geleceği şekilde bir düzen oluşturulması gerekmektedir. Gereğini arz ederiz” yazısını öğretmenlere resmen tebliğ etti.

    Özen, “Anayasa’nın 2’nci maddesinde Türkiye Cumhuriyeti’nin laik bir devlet olduğu ifade edilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı bünyesindeki okullarda görev yapan idareciler de anayasanın temel ilkelerinden olan laikliğin aksine bir anlayışı dayatan talimatlarda bulunamazlar” ifadelerini kullandı.

    Özen, bu bağlamda yanıtlaması için Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer’e şu soruları yöneltti:

    1– Bursa Osmangazi ilçesinin Mithatpaşa Ortaokulu Müdürü Haydar Akın hangi kanuna dayanarak kız ve erkek çocukların ayrı oturması gerektiğini resmi bir evrakla tebliği etmiştir?

    2-Ortaokulda 5, 6, 7 ve 8. Sınıf öğrencileri olan 10 – 13 yaş arası çocukların birlikte oturmasının ne gibi bir mahsuru vardır?

    3-Çocuk yaşlardaki öğrencilerin cinsel kimlikleri esas alınarak bir oturma düzeninin öğretmenlere tebliğ edilmesi, anayasanın 2. maddesindeki laiklik ilkesi ile bağdaşmakta mıdır?

    4– Bursa Mithatpaşa Ortaokulu Müdürü Haydar Akın’ın herhangi bir dayanağı olmayan ve laiklik ilkesine aykırı resmi talimatlarına dair herhangi bir soruşturmanız olacak mıdır?

    PİRHA/ANKARA

  • Kızı imam hatipe zorlanan annenin isyanı-VİDEO

    Kızı imam hatipe zorlanan annenin isyanı-VİDEO

    PİRHA – Yeni yasal düzenlemeye göre liseye başlayan her öğrencinin bir imam hatip lisesi tercih etme zorunluluğuna tepkiler artıyor. İstanbul Esenyurt’ta bulunan AKD’ye bağlı Örnek Cemevi Kadın Kolları Başkanı Birgül Açar, “Benim çocuğum zorla imam hatibe gönderildi. Ancak ben çocuğumu oradan alıp özel okula gönderdim. Çocuğumu özel okulda okutacak kadar maddi durumum iyi değil ama gerekirse merdiven siler, çöp toplar yine okuturum” dedi.  

    Eğitim alanında yapılan yeni yasal düzenlemede yerel yerleştirme tercihi yapan bir öğrenci en fazla 3 tane anadolu lisesi tercihi yapabilecek, diğer 2 tercihini ya meslek lisesi ya da imam hatip lisesi noktasında kullanmak zorunda. Bu düzenleme özellikle Alevi toplumunda büyük tepkilere yol açtı. Okullar da yaşanan zorunlu din derslerine karşı gelen Aleviler, bu yasal düzenleme ile eğitimin iyice gericileştiğine dikkat çekiyorlar.

    “DEVLET BİZİM İNANCIMIZI TANIMIYOR”

    Çocuğunun zorla imam hatip lisesine gönderildiğini belirten İstanbul Esenyurt’ta bulunan AKD’ye bağlı Örnek Cemevi Kadın Kolları Başkanı Birgül Açar, bu uygulamaya sert tepki gösterdi. Devletin Alevi inancını tanımadığını belirten Acar, şunları söyledi:

    “Kadınlar olarak cemevlerimizde çok güzel faaliyetler yürütüyoruz ve aktifiz. Çalışıyoruz ve çalışmak zorundayız. Çünkü yolumuza sahip çıkmalıyız. Bizim en büyük sıkıntımız devletle ilgili. Çünkü devlet bizim inancımızı tanımıyor. Bir Alevi kadın olarak çocuklarımızın din dersi görmesini istemiyoruz. Ben yolumu biliyorum. Din dersi diye bir şey olmamalıdır. Ben Arap’ın dilini öğrenip ne edeceğim. Konuşmadığım anlamadığım dili ben ne yapayım. Ben çocuklarıma zaten kendi inancımı öğretiyorum ve anladığım dilden eğitimimi veriyorum.”

    “OKULDA DİN DERSİNE KARŞIYIZ”

    Birgül Acar, “Biz Kuran’sız değiliz. Bizim Kuran’ımızda Hak Muhammed-Ali vardır. Zaten Kuran’ın içeriği Hak Muhammed-Ali ve Ehli Beyittir. Ben tüm bunları çocuklarıma anlatıyorum. Ve çocuklarımız tüm bunları biliyor. Bu nedenle din derslerine karşıyım. Okullarda sen Alevisin diyerek çocuklarımızı dışlıyorlar. Çocuklarım Alevi diye sınıfta ilk yıllar yanına kimse oturmadı. Bizler bu çocuklara ve ailelerine giderek görüşüp konuştuk” dedi.

    “KIZIM ALEVİ OLDUĞUMUZ İÇİN OKULDA DIŞLANDI”

    Başında geçen bir olayı anlatan Açar şunları ifade etti:

    “Kızım Alevi olduğundan dolayı okulda arkadaşları tarafından dışlandı. Okula gidip okul müdürü ile görüştüm. Müdür bir kadındı ve bana kalkıp ‘Dini dışlayamazsın’ dedi. Ben de, inancımı zaten çocuğuma öğretiyorum, dedim. Müdür bana ‘Alevi dedeleri kalkıp Cumhurbaşkanı ile görüşüyor yemek yiyorsa sen bu dini kabullenmek zorundasın’ dedi. Ben de diyorum ki dedem rica ediyorum ya dedeliğini bırak ya da Tayip Erdoğan’ı bırak. Eğer dedeliğini bırakıyorsan git Tayip Erdoğan’ın yanında otur. Ama bırak Tayip Erdoğan’ı gel postunda otur biz seni seviyoruz, sen bizim ceddimizsin. Biz sana saygı duyuyoruz. Çünkü bizim dedelerimiz çok büyük zorluklarla bugüne kadar geldi. Samanlıklarda saklandık, otların arkasında saklandık. Dedelerimiz köylere 6 ayda bir gelirdi. Sakalı olan dedelerimiz kazak giyerlerdi ağzına kadar çekerlerdi ki sakalları görünmesin ve kesilmesin. Babalarımız ve dedelerimiz hep bunlara ağlarlardı. Lütfen dedeler 3-5 kuruş için ceplerini sevmesinler. Gelip yolunu sevsinler ve postunda otursunlar.”

    “MERDİVEN SİLER, ÇÖP TOPLAR YİNE ÇOCUĞUMU OKUTURUM”

    Benim çocuğum zorla imam hatibe gönderildi. Bu nedenle ben çocuğumu özel okula aldım. Çocuğumu özel okulda okutacak kadar maddi durumum iyi değil. Ama çocuğumu gerekirse merdiven siler, çöp toplar yine okuturum. Ben çocuğumu imam hatip lisesine göndermeyeceğim çünkü karşıyım” diyen Açar şunları kaydetti:

    “Benim iki oğlum var askerliğini yaptı. Ben vergimi veriyorum. Namuslu, dürüst ve kimseye yanlış gözle bakmıyoruz. Ancak neden bizi böyle ayrıştırıyorlar? Sünni komşularımızla da aramız çok iyi. Sayın Cumhurbaşkanı kendine gelsin bizi tanısın. Eğer bizi tanımazsa biz onu hiç tanımayacağız. Eğer oy aldıysa Alevilerden, dönek Alevilerden aldı.”

    PİRHA/İSTANBUL