Etiket: Mukaddes şamiloğlu

  • 616. F Oturması: Ağır hasta mahpus Abdulkadir Kuday serbest bırakılsın – VİDEO

    616. F Oturması: Ağır hasta mahpus Abdulkadir Kuday serbest bırakılsın – VİDEO

    PİRHA – İHD İstanbul Şubesi Hapishaneler Komisyonu, “F Oturumu” eyleminde Metris R Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan ağır hasta mahpus Abdulkadir Kuday’ın sağlık durumuna dikkat çekerek, serbest bırakılmasını istedi.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishaneler Komisyonu, hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek amacıyla her hafta düzenlediği “F Oturumu” eyleminin 616’ncısını gerçekleştirdi. Bu haftaki eylemde Metris R Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan ağır hasta mahpus Abdulkadir Kuday’ın sağlık durumu paylaşıldı.
    616. F oturması kapsamında ağır hasta mahpus Abdulkadir Kuday ve bütün ağır hasta mahpusların serbest bırakılarak, sağlık ve yaşam haklarının korunması için yetkililer göreve çağırıldı.

    Açıklamaya, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) MYK üyesi Musa Piroğlu ile çok sayıda insan hakları aktivisti katıldı. Açıklamayı Komisyon üyesi Mukaddes Şamiloğlu okudu.

    “ABDULKADİR KUDAY’IN VÜCUT AĞIRLIĞI 44 KİLOYA DÜŞTÜ”

    İleri derecede bel fıtığı ve ölümcül bir nörolojik hastalık olan ALS hastası Kuday’ın, bel fıtığı ameliyatı sonrasında bacak felci, ALS’ye bağlı olduğu düşünülen yüz felci, işitme kaybı, kulak çınlaması, görme kaybı, ayak ve ellerde güçsüzlük ve his kaybı, yutma güçlüğü, bel, sırt, boyun ve karında şiddetli ağrı, kusma, uyku apnesi, göğüste sıkışma ve yanma hissi, aşırı kilo kaybı, ağır mide ve sindirim sistemi sorunları yaşadığı belirtildi. Kuday’ın vücut ağırlığının 44 kiloya düştüğü de kaydedildi.

    Şamiloğlu, açıklamada Kuday’ın, yaşamını ancak başkalarının yardımı ile sürdürebildiğine dikkat çekti. 8 yıl önce tutuklanan Kuday’ın sağlık sorunları olmasına rağmen hastaneye sevk taleplerinin uzun süre ciddiye alınmadığı da belirtildi.

    “SAĞLIK RAPORUNA RAĞMEN ‘R TİPİ HAPİSHANEDE KALABİLİR’ RAPORU VERİLDİ”

    Şamiloğlu, Kuday için düzenlenen Tekirdağ Dr. İsmail Fehmi Cumalıoğlu Şehir Hastanesi’ne ait sağlık kurulu raporunda yer alan şu bilgileri paylaştı:
    “5275 Sayılı Kanun kapsamında ağır hasta olup engellik halinin olduğu, infazının 6 ay geri bırakılması gerektiği belirtilmiş ve bu süre içinde Kuday’ın R Tipi bir hapishaneye sevkini önermiştir. Adli Tıp Kurumu ise 24.12.2021 tarihli raporunda 3’er aylık sürelerle sağlık durumu hakkında rapor alınması koşulu ile Kuday’ın infazına devam edilebileceğini belirtmiştir. Adli Tıp Kurumu’nun raporu üzerine Metris R Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na sevki yapılan Kuday’a fizik tedavi uygulandığı ancak uygulanan tedavilerden olumlu bir sonuç alınamadığı da belirtildi. Şamiloğlu, Abdulkadir Kuday’ın ayakta ve ellerde güçsüzlük ve hissizlik, belde, sırtta, boyunda şiddetli ağrı, kusma, uyku apnesi, göğüste sıkışma ve yanma hissi, kilo kaybı, kulak çınlaması, işitme kaybı, görme yetisinde azalma, yutma güçlüğü gibi şikâyetlerinin de artarak devam ettiğini söyledi. Kuday’ın 28.11.2022 tarihinde Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı’na yeniden infaz erteleme talebinde bulunduğu ancak bu talebine Adli Tıp Kurumu tarafından yine olumsuz rapor düzenlendiğinin de altı çizildi.”

    “R TİPİ HAPİSHANE ABDULKADİR’İ ÖLÜME TERK EDİYOR”

    Kuday’ın, son durumuna dair bilgi veren ağabeyi ise şunları söyledi:
    “Şu anda akciğerleri hastalıklara bağlı olarak nefes alamaz hale geldi. Bu nedenle oksijen tüpüne bağlanarak nefes alabiliyor. Mide ise içtiği çok sayıda yan tesiri olan ilaçlar nedeniyle tahriş olmuş durumda ve yemek yeme, beslenme zorluğu çekiyor. Mama ile besleniyor. Halen 44 kiloya düşmüş durumda. Yoğun kas ve eklem ağrıları çekiyor. Bu konuda Adli Tıp Kurumu’na (ATK) gönderilen üç hastane raporu da hapiste kalamayacağını belirtiyor, fakat ATK tahliye edilmesi yerine “R” tipi hapishanede tedavi edilebilir ve yaşayabilir diyerek Abdulkadir’i ölüme terk ediyor.”

    Devrim FINDIK-Dilan ŞİMŞEK/İSTANBUL

  • F Oturumu’nun 324’üncü haftasında Fatma Erez’in tahliye edilmesi istendi-VİDEO

    F Oturumu’nun 324’üncü haftasında Fatma Erez’in tahliye edilmesi istendi-VİDEO

    PİRHA-F Oturumu’nun 324’üncü haftasında omurgasında iki adet platin bulunan ve birisi kırılan hasta tutuklu Fatma Erez’in serbest bırakılması istendi. 

    İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu tarafından hasta tutukluların durumuna dikkat çekmek amacıyla Galatasaray Meydanı’nda her hafta yapılan F Oturumu eyleminin 324’üncüsü yapıldı. “Hasta mahpuslar serbest bırakılsın”, “Tecrit öldürür dayanışma yaşatır”, “Tedavi haktır engellenemez” pankartlarının açıldığı eylemde “Hasta mahpuslar serbest bırakılsın”, “Fatma Erez serbest bırakılsın”, “OHAL işkencesine son”, “Tek tip elbiseye hayır” sloganları atıldı.

    “İDARENİN KEYFİ TUTUMLARI MAHPUSLARIN YAŞAMINI OLUMSUZ ETKİLİYOR”

    Bu haftaki eylemde omurgasında 2 adet platin bulunan ve biri kırılan hasta tutuklu Fatma Erez’in durumuna dikkat çekildi. Basın açıklamasını okuyan İHD MYK Üyesi Mukaddes Şamiloğlu, “Evrensel bir hak olan yaşam hakkının yok sayıldığı bu karanlık günlerde, OHAL ile birlikte hak ihlalleri daha da arttı, hapishanelerde ise durum iyice katlanılamaz hale geldi” diyen Şamiloğlu, “Türkiye genelinde 240 binden fazla mahpus hapishanelerde balık istifi bir durumda yaşam mücadelesi veriyor. 3 kişilik hücrelerde 4-5 kişinin, 10-12 kişilik yerlerde 20’den fazla kişinin kaldığı hapishaneler var. Gerek hapishane koşullarının kötü olması gerekse idarenin keyfi tutumları mahpusların yaşamını olumsuz yönde etkileyerek onların hasta olma koşullarını hızlandırıyor” şeklinde konuştu.

    “HAPİSHANE KOŞULLARINDA TEDAVİ OLABİLME İMKANI YOK”

    Fatma Erez’in 1992 doğumlu Süleyman Demirel Üniversitesi’nde öğrenciyken, 4 Mayıs 2016 tarihinde “örgüt üyeliği” gerekçesiyle gözaltına alındığını söyleyen Şamiloğlu, Erez’in 5 arkadaşıyla tutuklandığını kaydetti. Erez’in davasının hala temyiz aşamasında olduğunu ekleyen Şamiloğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Fatma Erez, 2 yılı aşkın bir süredir Isparta E Tipi Kapalı Hapishanesinde tutuklu olarak bulunmaktadır. Fatma Erez tutuklanmadan önce omurgasına takılan 2 adet platinden birinin kırılması üzerine hali hazırda tedavi görmekteydi. Kırılan platin yüzünden omurgasında kayma meydana gelmiş ve hareket kabiliyeti son derece kısıtlanmıştı. Tutuklandıktan sonra ise hapishanedeki olumsuz koşullar nedeniyle durumu daha da ağırlaşmıştır. Tedavi için götürüldüğü Isparta’daki Üniversite Hastanesi doktoru, ameliyat olması gerektiğini, bu ameliyatın çok az sayıdaki hastanede yapılabildiğini ve bu konuda az sayıda uzman hekimin olduğunu belirtmiş, Fatma Erez’in hapishane koşullarında tedavi olabilme imkanının bulunmadığını bildirmiştir.”

    EREZ’E TEK TİP DAYATMASI

    Erez’e tek tip kıyafet uygulamasının dayatıldığını vurgulayan Şamiloğlu, “Ailesi Fatma Erez’in tek tip elbise giymeyi reddettiği için idare tarafından açılan dava ile 2 ay disiplin cezası aldığını ve yaklaşık bir aydır kendisinden haber alamadıklarını söylüyor. Aile ayrıca ‘Fatma bize içeriden ne mektup gönderebiliyor, ne de telefon açabiliyor, idarenin keyfi tutumu nedeniyle Fatma ile 1 ay daha görüşemeyeceğiz’ diyor” dedi. Şamiloğlu, başta Erez olmak üzere bütün hasta tutukluların serbest bırakılmasını talep etti. (HABER MERKEZİ)

     

     

  • ‘Hasta tutuklu Mehmet Yamaç serbest bırakılsın’-VİDEO

    ‘Hasta tutuklu Mehmet Yamaç serbest bırakılsın’-VİDEO

    PİRHA – İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu’nun düzenlediği 285. F oturumunda hasta tutuklu Mehmet Yamaç’ın serbest bırakılması talep edildi.

    HABERİN VİDEOSU

    İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu’nun hasta tutukluların durumuna dikkat çekmek amacıyla her Cumartesi düzenlediği oturma eylemi 285. haftasında. Eylemde bu hafta hasta tutuklu Mehmet Yamaç’ın serbest bırakılması talep edildi.

    “Hasta mahpuslar serbest bırakılsın”, “Mehmet Yamaç serbest bırakılsın”, “Tecrit öldürür dayanışma yaşatır” pankartlarının açıldığı eylemde “Hasta mahpuslar serbest bırakılsın”, “Mehmet Yamaç serbest bırakılsın”, “Tecrit öldürür dayanışma yaşatır”, “İnsan haklarıyla insandır”, “Onursuz arama işkencesine son” sloganları atıldı.

    “HASTA MAHPUSLARI KATLETMEYE YÖNELİK SALDIRILARA KARŞI SESİMİZİ YÜKSELTECEĞİZ”

    Basın metnini insan hakları savunucuları adına Mukaddes Şamiloğlu okudu. Şamiloğlu “Hasta mahpusların serbest bırakılması bir yana, tedavilerinin, hatta muayenelerinin bile yapılmadığına tanık oluyoruz. Hasta mahpusların hastane sevkleri günlerce, haftalarca sonar ortaya çıkıyor. Sevk çıktığında ise onursuz arama dayatılıyor. Mahpusların hastaneye gitmesi engelleniyor. Ola ki hastaneye gitmeyi başarmış bir mahpus muayeneye kelepçeyle sokuluyor. Kelepçeli muayeneyi kabul etmeyen mahpus muayene edilmeden hapishaneye geri götürülüyor.
    Biz insan hakları savunucuları olarak, hasta mahpusları katletmeye yönelik bu saldırılara karşı burada ve her yerde sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

    “YAMAÇ TEDAVİSİ TAMAMLANMADAN HASTANEDEN ÇIKARILMIŞTIR”

    21 Yıldır hapiste olan müebbet hükümlüsü Mehmet Yamaç’ın 2000 yılında hapishanelere yapılan katliamlar sırasında Adana Ceyhan hapishanesinde yaralanarak göğüs kafesinin kırıldığını söyleyen Şamiloğlu, şunları belirtti:

    “Tedavisi yapılmayan Yamaç’ın atılan bombalarla ve kimyasal gazlar nedeniyle akciğerinin bir bölümü yanar. Adana Ceyhan Hapishanesi’nden sürgün sevkle Erzurum H Tipi hapishanesine gönderilir. Burada da tedavisi yapılmayan Yamaç 2013 yılında Erzurum H Tipi Hapishanesi’nden hasta olduğu halde Tekirdağ 1 Nolu F tipi Hapishanesi’ne sürgün edilir. Sürgün sevk sırasında kalp krizi geçirir. Yaşadığı ciddi sağlık sorunlarından dolayı ailesinin yanına, Van’a sevkini istemiştir. Sevk talebine karşılık bu kez Edirne F Tipi Hapishanesi’ne götürülür. 28 Nisan 2016 tarihinde Hapishanede yaşadığı sorunlar ve Kürdistan’da  yaşanan katliamlara karşı bedenini ateşe verir. Çorlu Devlet Hastahanesi yanık ünitesine kaldırılarak tedavi altına alınır. Belden aşağısı yanık halde, 14 Mayıs 2016 tarihinde Edirne Tıp Fakültesi Hastahanesi’ne götürülür. Mehmet Yamaç tedavisi tamamlanmadan hastahaneden çıkartılmış ve tekrar hapishaneye götürülmüştür.”

    “TEDAVİ EDİLMEME MEHMET YAMAÇ İÇİN DE GEÇERLİ”

    Mehmet Yamaç’ın  avukatıyla  iki hafta önce yaptığı görüşmede, ameliyat sonrası bacağına takılan tel zımbaların çıkarılması için hastaneye götürülmediğini, hapishanedeki mahpus arkadaşının zımbaları tırnak makasıyla çıkardığını aktardığını söyleyen Şamiloğlu, “Tedavi edilmeme Mehmet Yamaç içinde geçerli. Biz insan hakları savunucuları olarak bugün gündeme getirdiğimiz Mehmet Yamaç şahsında bütün hasta mahpusların serbest bırakılmasını, öncelikle tedavi haklarının engellenmemesini istiyoruz” dedi. (HABER MERKEZİ)

  • Cumartesi Anneleri’nden Vicdan ve Adalet Nöbeti’ne destek-VİDEO

    Cumartesi Anneleri’nden Vicdan ve Adalet Nöbeti’ne destek-VİDEO

    PİRHA – Cumartesi Anneleri oturma eylemlerinin 654. haftasında HDP’nin başlattığı Vicdan ve Adalet Nöbeti’ne katılım çağrısı yaptı. 

    Haberin Videosu

    Cumartesi Anneleri eylemi 654. haftasında Galatasaray meydanında devam etti. Bu hafta 13 yıl önce Kırklareli’nin İğneada İlçesi’ne tatile giden ve kendisinden bir daha haber alınamayan Tolga Baykal Ceylan’ın akıbeti soruldu. Eylemde bugün Türkiye’nin en çok ihtiyaç duyduğu şeyin hukuk, adalet ve vicdan olduğu belirtilerek, HDP’nin Kadıköy’de Yoğurtçu Parkı’nda devam eden Vicdan ve Adalet Nöbeti’ne destek çağrısı yapıldı.

    “BİR ANNENİN EVLADINI BULAMAMASI NEDENDİR?”

    Eylemde ilk konuşan Tolga Baykal Ceylan’ın annesi Kadriye Ceylan, oğlunun 9 Ağustos 2004 yılında İğneada’ya tuzakla çekilerek kaybedildiğini belirtti. Anne Kadriye Ceylan şunları söyledi:

    Her yerde oğlumu aradım. Herkese oğlumu sordum ama bulamadım. Sorarım çığlık çığlığa biricik yavrusunu arayan bir annenin yıllar yılı evladını bulamamış olması nedendir? Eğer bir yerde analar evlatlarını bulamıyorsa bilinsin ki o annenin evladı vicdani zayıf zorbalığı çok güçlü birileri tarafından katledilmiş, kaybedilmiştir…

    Tolga’nın kaybedilmesinin kasıtlı ve planlı olduğunu kaydeden Anne Kadriye Ceylan Tolga’nın ve tüm kayıpların akıbetini gün yüzüne çıkarılmasını talep etti.

    Eylemde Nuriye ve Semih için adalet ve vicdan çağrısı da yapıldı.

    HUKUKİ GİRİŞİMLER SONUÇSUZ KALDI

    Haftanın basın metnini Cumartesi insanlarından  Mukaddes Şamiloğlu okudu.

    645. haftada 13 yıl önce Kırklareli’nin İğneada ilçesine tatile giden ve kendisinden bir daha haber alınamayan Tolga Baykal Ceylan’ın akıbetini sormak için buluştuklarını belirten Şamiloğlu, Tolga Baykal Ceylan’ın aynı gün annesini arayarak İğneada’ya ulaştığını söylediğini kaydetti. Annesi ile haberleşmelerinin 10 Ağustos 2004 tarihinde kesildiğini ve o tarihten itibaren kendisinden bir daha haber alınamadığını söyleyen Şamiloğlu, anne Kadriye Ceylan’ın tüm hukuki girişimlerinin sonuçsuz kaldığını vurguladı. (HABER MERKEZİ)