Etiket: mülkiyeliler birliği

  • Yurttaş Birlikteliği’nden emekliler için ortak çağrı: Bütçeden payımızı istiyoruz!-VİDEO

    Yurttaş Birlikteliği’nden emekliler için ortak çağrı: Bütçeden payımızı istiyoruz!-VİDEO

    PİRHA- Yurttaş Birlikteliği kuruluşları yaptıkları açıklamayla “Emeklilerin Bütçe Hakkı Mitingi”ne katılım çağrısında bulundu. Yapılan açıklamada, 17 milyonu bulan emeklinin büyük kısmının yoksulluk sınırının altında yaşam mücadelesi verdiği vurgulanırken, bu durumun insan onuruna aykırı olduğu belirtildi.

    Ankara’da Yurttaş Birlikteliği kuruluşları olarak bir araya gelen 33 sendika, dernek ve federasyon, emeklilerin ekonomik ve sosyal haklarının korunması ve güçlendirilmesi amacıyla 29 Kasım’da Tandoğan Meydanı’nda yapılacak “Emeklilerin Bütçe Hakkı Mitingi” için ortak çağrıda bulundu. Basın açıklaması, Mülkiyeliler Birliği’nde gerçekleştirildi. Ortak açıklamayı ise Avukat Şenal Saruhan okudu.

    “TALEPLERİMİZ EMEĞİMİZİN HAKKIDIR” 

    Açıklamada, sayısı 17 milyonu bulan emeklilerin büyük kısmının yoksulluk sınırının altında yaşam mücadelesi verdiği vurgulanırken, bu durumun insan onuruna aykırı olduğu belirtildi. Avukat Şenal Saruhan tarafından okunan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Yıllarca topluma hizmet etmiş milyonlarca emekli, bugün açlık sınırının altında yaşamaya zorlanıyor. Maaşlarımız her geçen gün eriyor, sağlık hizmetlerine erişim zorlaşıyor, sosyal yaşamdan dışlanıyoruz. Bu nedenle bir kez daha sesimizi duyurmak, taleplerimizi haykırmak için 29 Kasım’da Tandoğan’da olacağız.”

    “EMEKLİLER 8 MADDELİK TALEP LİSTESİYLE MİTİNGE GİDİYOR” 

    Ortak açıklamada emeklilerin başlıca talepleri şöyle sıralandı:

    1. En düşük emekli maaşının, en düşük memur maaşıyla eşitlenmesi,

    2. Emeklilerden kesilen katkı paylarının kaldırılması ve ücretsiz sağlık hizmetlerine erişimin sağlanması,

    3. Bütçe kaynaklarının toplumun tüm kesimlerine adil şekilde dağıtılması,

    4. Bayram ikramiyelerinin bir maaş tutarına çıkarılması ve yılda dört kez ödenmesi,

    5. Banka promosyonlarının her yıl ve bir maaş tutarında verilmesi,

    6. Huzurevi kapasitesinin 50 bin yatağa çıkarılması,

    7. Emekli sendikalarının yasal statüye kavuşturulması, örgütlenme özgürlüğünün güvence altına alınması,

    8. Engellilerin erken emeklilik hakkını ortadan kaldıran 7538 sayılı yasanın iptal edilmesi.

    Saruhan açıklamasında, bu taleplerin sadece ekonomik değil, aynı zamanda anayasal ve evrensel haklar çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

    MİTİNG 29 KASIM’DA TANDOĞAN’DA 

    Yurttaş Birlikteliği bileşenleri, başta emekliler olmak üzere tüm yurttaşları 29 Kasım Çarşamba günü saat 13.00’te Tandoğan Meydanı’nda yapılacak mitinge katılmaya davet etti. Açıklamada, “Taleplerimiz emeğimizin hakkıdır. Halkımızı, sesimize güç vermeye çağırıyoruz. Sesimiz çığlığımızdır” denildi.

    YURTTAŞ BİRLİKTELİĞİ BİLEŞENLERİ (İMZACI KURULUŞLAR)

    1. 29 Ekim Kadınları Derneği

    2. 2021 Tüm Emekliler Sendikası

    3. Alevi-Bektaşi Federasyonu

    4. Anadolu Halk Ozanları Kültür ve Dayanışma Derneği

    5. Ankara Dayanışma Derneği

    6. Ankara Divriği Kültür Derneği

    7. Ankara Kadın Ressamlar Derneği

    8. Ayrımcılıkla Mücadele ve Eşitlik Derneği

    9. Bağımsız Emekliler Sendikası

    10. Birleşik Kamu-İş

    11. Çayyolu Güç Birliği

    12. Çiğdemim Derneği

    13. DİSK Devrimci Emekli Sendikası

    14. Eğitim-Der

    15. Eğitim-İş

    16. Eğitim-Sen

    17. Emekli Meclisleri Sendikası

    18. Emekli ve Emekçiler Dernekleri Federasyonu

    19. Hacı Bektaş Eğitim ve Kültür Derneği

    20. Halkevleri

    21. İstanbul Yüksek Ticaret ve Marmara Üniversitesi İ.İ.B.F. Mezunları Derneği

    22. Kahramanmaraş Dernekleri Federasyonu

    23. Kızılırmak Yerel Dernekler Federasyonu

    24. Köy Enstitüleri Çağdaş Eğitim Vakfı

    25. Ozan-Der

    26. Öğrenci Veli Derneği Ankara Şubesi (Veli-Der)

    27. Öğretmen Okullular ve Eğitimciler Derneği (Öğret-Der)

    28. Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Vakfı

    29. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği

    30. Sosyal Demokrat Avukatlar Derneği

    31. Sosyal Demokrasi Derneği

    32. Tüketici Hakları Derneği

    33. Tüm Emeklilerin Sendikası

    PİRHA/ANKARA


     

  • 18. İşçi Filmleri Festivali Ankara’da

    18. İşçi Filmleri Festivali Ankara’da

    PİRHA-18.İşçi Filmleri Festivali, 14-19 Ekim tarihleri arasında Ankara’da sinemaseverlerle buluşacak. Açılışta gazeteciler, işçiler, ev eksenli çalışan kadınlar ve öğretmenler direnişlerini anlatacak.

    18. İşçi Filmleri Festivali, 14-19 Ekim tarihleri arasında Ankara’da izleyiciyle buluşacak. 14 Ekim günü saat 18.30’da Kavaklıdere Sineması’nda oyuncu Gözde Duru’nun sunuculuğunu yapacağı açılışta Cem Kaya’nın “Aşk, Mark ve Ölüm” filmi gösterilecek.

    Grup Tersname’nin konser vereceği açılış töreninde ayrıca Sputnik’te greve çıkan gazeteciler, direnişteki FEDAŞ işçileri, ev eksenli üretim yapan kadınlar ve özel okul öğretmenleri mücadelelerini anlatacak. Festival kapsamında tamamı ücretsiz olan gösterimler, 3 yıllık aranın ardından Kavaklıdere Sineması ile Mülkiyeliler Birliği’nde gerçekleşecek.

    DİSK Basın-İş, Sine-Sen, Halkevleri ve Sendika.Org’un kurucusu olduğu İşçi Filmleri Festivali’nin Ankara programının destekleyicileri ise Ankara Tabip Odası, İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi, Jeoloji Mühendisleri Odası, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası, Kült Kavaklıdere ve Mülkiyeliler Birliği.

    FESTİVAL KAPSAMINDA GÖSTERİME GİRECEK FİLMLER

    Festival kapsamında Mülkiyeliler Birliğinde 15 Ekim Pazar günü “Aşk, Mark ve Ölüm”, “Dar Ayakkabıyla Yaşamak” ve “Yaramaz Çocuklar”, 16 Ekim Pazartesi günü “Zeytinliğin Ardı”, “Metamazon” ve “Fatma’dan Sonra 40 Yıl”, 17 Ekim Salı günü “Cehennem Boş, Tüm Şeytanlar Burada”, “Moloz’da Çekiç Sesleri” ve “Lacivert Gece”, 18 Ekim Çarşamba günü “Çöpün Dünyası”, “İşçilerin Haziranı” ve “Kızıl Şehir”, 19 Ekim Perşembe günü ise “Beyaz Motosiklet, Devrimin Beyaz Küheylanı”, “Örgütlendikçe Güçleniyoruz” ve “Carare’nin Yeniden Doğuşu” gösterilecek.

    Kavaklıdere Sineması’nda ise 16 Ekim Pazartesi günü “Beyaz Motosiklet, Devrimin Beyaz Küheylanı”, “İşçilerin Haziranı” ve “Moloz’da Çekiç Sesleri”, 17 Ekim Salı günü “Fatma’dan Sonra 40 Yıl”, “Dar Ayakkabıyla Yaşamak”, Örgütlendikçe Güçleniyoruz”, “Zeytinliğin Ardı”, “Çöpün Dünyası” ve “Metamazon”, 18 Ekim Çarşamba günü “Yaramaz Çocuklar”, “Metamazon” ve “Cehennem Boş, Tüm Şeytanlar Burada”, 19 Ekim Perşembe günü ise “Lacivert Gece” ve “Kızıl Şehir” yapımları gösterilecek.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • Tanıklar, 30. yılında Madımak’ta yaşananları anlatıyor!

    Tanıklar, 30. yılında Madımak’ta yaşananları anlatıyor!

    PİRHA – Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ile Mülkiyeliler Birliği, Sivas Katliamının 30. yılında ortak söyleşi programı düzenleyecek.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) tarafından Sivas’ta 2 Temmuz 1993 tarihinde organize edilen etkinlikler sırasında Madımak Oteli’nin yakılması ve çoğunluğu Alevi 33 yurttaş ile 2 otel çalışanının yaşamını yitirdi.

    Sivas Katliamının tanıklarından Zerrin Taşpınar, 2 Temmuz 1993’te Madımak Otelinde yaşananları anlatacak.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ile Mülkiyeliler Birliği’nin düzenlediği program, 28 Ocak Cumartesi saat 14:00’te Mülkiye Kültür Merkezinde yapılacak.

    PİRHA/ANKARA

  • Mimarlar Odası Ankara Şubesi hakkında, verdikleri ödül nedeniyle dava açıldı

    Mimarlar Odası Ankara Şubesi hakkında, verdikleri ödül nedeniyle dava açıldı

    PİRHA- Mimarlar Odası Ankara Şubesi yönetim kurulu üyeleri hakkında, 2021 yılı ‘Koruma Alanında Emre Madran Basın Ödülleri’ kapsamında Jin TV’ye verilen ödül gerekçe gösterilerek ‘Örgüt Propagandası yapmak’ iddiasıyla dava açıldı. Bu duruma tepki gösteren demokratik kitle örgütleri, “Toplumsal muhalefeti susturmaya yönelik tehditlerden vazgeçilmelidir” dedi.

    Mimarlar Odası Ankara Şubesi yönetim kurulu üyeleri hakkında, 2021 yılı ‘Koruma Alanında Emre Madran Basın Ödülleri’ kapsamında Jin TV’ye verilen ödül gerekçe gösterilerek ‘Örgüt Propagandası yapmak’ iddiasıyla dava açıldı.

    Ankara’da bulunan demokratik kitle örgütleri, haklarında dava açılan TMMOB Ankara Şubesi yönetim kurulu üyeleri ile dayanışmak için ortak basın toplantısı düzenledi. açıklamaya çok sayıda avukatın yanı sıra Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Filiz Kerestecioğlu da katıldı.

    Mülkiyeliler Birliği Genel Merkezi’nde düzenlenen toplantıda basın açıklamasını Mülkiyeliler Birliği Genel Başkanı İlker Akcasoy okudu.

    Akcasoy açıklamasında, açılan davanın hukuksuzluğuna vurgu yaparak ilk duruşmanın 23 Haziran’da görüleceği bilgisini verdi.

    “GAZETECİLERE VERİLEN ÖDÜLÜN ‘PROPANGA’ OLARAK NİTELENDİRİLMESİ KABUL EDİLEMEZ”

    Siyasi iktidarın çevreye, yeşil alanlara, doğal kaynaklara ve kamusal zenginliklere yönelik saldırganlığının her geçen gün daha da arttığını ifade ederek sözlerine başlayan Akcasoy; “Ülkemizin geleceğini tehdit eden bu yağmacı ve yok edici anlayışa karşı verdiği mücadele nedeniyle Mimarlar Odası Ankara Şubesi sıklıkla iktidarın hedefi olmakta, üye ve yöneticileri davalarla, sürgünlerle susturulmak istenmektedir. Doğal ve kültürel mirası korumaya yönelik kent ve mimarlık mücadelelerini haber yapan gazetecilere verilen, toplumdaki ekoloji ve koruma bilincini yükseltmeyi hedefleyen bir ödülü ‘terör propagandası’ olarak nitelendirmenin kabul edilir tarafı bulunmamaktadır” şeklinde konuştu.

    “TOPLUMSAL MUHALEFETİ SUSTURMAYA YÖNELİK TEHDİTLERDEN VAZGEÇİLMELİDİR”

    Siyasi iktidarın ve onun yönlendirmesiyle hareket eden adli makamların amacının açık biçimde, iktidarın doğayı hedef alan uygulamaları karşısında yükselen çevre mücadelelerini ve bu mücadelenin en önemli parçalarından biri olan mimarları korkutmak, sindirmek ve susturmak olduğunu vurgulayan Akcasoy son olarak şunları aktardı:

    “Bir kez daha belirtmek isteriz ki, doğayı korumak, ağaca-ormana-akarsuya sahip çıkmak suç değildir. Çevre mücadelelerini haber yapmak, toplumdaki ekolojik duyarlılığı geliştirmeye çalışmak suç değildir. Sermaye sahiplerinin doğal hayata ve çevreye karşı saldırganlığına karşı durmak suç değildir. İktidarın tüm saldırganlığına ve hedef göstermelerine karşın yıllardır kent ve çevre konularında yürüttükleri mücadele ile çocuklarımızın geleceğine sahip çıkan ve bu konudaki kararlı tutumlarıyla her kesimin destek ve takdirini kazanan Mimarlar Odası Ankara Şubesi Yönetim Kurulu üyelerinin yanındayız.  Şube yöneticilerine yönelik suçlamalar derhal kaldırılmalı, toplumsal muhalefeti susturmaya yönelik tehditlerden vaz geçilmelidir.”

    “BU DAVA İFADE VE DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜNE SALDIRIDIR”

    Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Başkanı Can Güleryüzlü de, davanın bir habercilik faaliyeti sonrası gündeme geldiğini belirterek, “Biz gazetecilerin susturulması, hapse atılmasıyla karşı karşıyayız ama bu dava artık farklı bir noktaya ulaştı. Bu dava faşizmin en net örneği. Mimarlar Odası içinden geçtiğimiz süreçte hukuksuzluğa, ranta karşı duran bir örgüt. Bu dava başlı başına ifade ve düşünce özgürlüğüne saldırıdır. Sonunda biz kazanacağız” ifadelerini kullandı.

    “BUNCA KURUMUN BİR ARAYA GELMESİ ÇOK ÖNEMLİ”

    Daha sonra söz alan HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu ise, ülkede iktidar eliyle ranta açılan yerlerin haberlerinin yapılması gerektiğini söyleyerek, “Jin TV’nin kadın haberleri, çevre haberlerini yapan yegane bir kuruluş olduğunun önemine işaret etti. Kerestecioğlu, “Bunca kurumun bir araya gelmesi çok önemli iktidarın ‘terörize’ ettiği insanların artık değişebildiğini ve bu oyuna gelmediğini gösteriyor. Jin TV ve Mimarlar Odası ile dayanışma içerisinde olacağız” dedi.

    “HABERİMİZİ YAPANLARI ÖDÜLLENDİRMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

    Haklarında dava açılan Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş da konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Her zaman alanlarda bir aradaydık. Bugün bu masada haklı olmanın gururunu yaşıyorum. Bu uğurda verdiğimiz mücadele sürecinde haberimizi yapanları ödüllendirmeye devam edeceğiz. Yaşam alanımıza dair haberleri yapanları onurlandıracağız. Biz bir istihbarat örgütü değil kamu yararına çalışan örgütüz. Ankara şubemiz uzun zamandır büyük bir saldırı altında. Üyelerimiz işten atılıyor, soruşturma açılıyor. Kamuoyu önünde konuşan herkese iktidar parmak sallıyor. Hakkımızda yazılan bu iddianame asılsız ve hukuksuz.  Bugün bize yarın hepimize. 23 Haziran’da ilk duruşmamız olacak. Umarım birlikte oluruz. Suç olmayan bir suç üzerinden yargılanmayız.”

    Açıklamada imzası olan demokratik kurumların isimleri şöyle;

    Mülkiyeliler Birliği Genel Merkezi

    Çağdaş Gazeteciler Derneği

    Gazeteciler Cemiyeti

    Türkiye Gazeteciler Sendikası Ankara Şube

    Ankara Tabip Odası

    Medya Araştırmaları ve Mesleki Gelişim Derneği

    TMMOB Ankara İl Koordinasyon Kurulu

    KESK Ankara Şubeler Platformu

    Sosyal Demokrat Avukatlar Derneği

    Ankara Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası

    ODTÜ Mezunları Derneği

    Bilim Sanat Derneği

    Disk İç Anadolu Bölge Temsilciliği

    İnsan Hakları Derneği

    Türkiye İnsan Hakları Vakfı

    Özgür Hukukçular Derneği

    İnsan Hakları Derneği Ankara Şube

    Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı

    Ana Fatma Cemevi Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Ankara Şubesi

    Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Kültür ve Eğitim Vakfı

    Karantina TV

    Devrimci 78’liler Federasyonu

    Ankara Dayanışma Derneği

    Tiyatro Oyuncuları Meslek Birliği

    Tüketici Hakları Derneği

    Ankara Cumhuriyet Okurları

    2021 Tüm Emekli Sen

    AnTiYap- Ankara Tiyatro Yapımcıları Derneği

    Çekül Vakfı Ankara Temsilciliği

    AFSAD

    Ankara VARTO-DER

    Batıkent İlkyerleşim Mahalle Meclisi

    PİRHA/ANKARA

  • İnsan hakları ve hukuk örgütlerinden AKP hükümetine çağrı: Yargı bağımsızlığına saygı duy

    İnsan hakları ve hukuk örgütlerinden AKP hükümetine çağrı: Yargı bağımsızlığına saygı duy

    PİRHA- İHD ve ulusal ve uluslararası insan hakları ve hukuk örgütleri, HDP’nin kapatılması istemiyle açılan davaya ilişkin yaptıkları ortak açıklamada, “Türk hükümetini, mahkemenin kararını doğrudan veya dolaylı olarak etkilemekten kaçınarak, yargının bağımsızlığına ve tarafsızlığına saygı duymaya çağırıyoruz” dedi.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) ve ulusal ve uluslararası insan hakları ve hukuk örgütleri, Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) kapatılması istemiyle açılan davaya ilişkin ortak basın toplantısı yaptı.

    Mülkiyeliler Birliği Genel Merkezi’nde yapılan açıklamaya uluslararası insan hakları ve hukuk örgütlerinin temsilcileri çevrimiçi olarak katıldı.

    Örgütlerin ortak hazırladıkları basın metnini İHD Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan okudu. Türkdoğan’ın ardından çevrimiçi olarak açıklamaya katılan uluslararası insan hakları ve hukuk örgütlerinin temsilcileri kısa kısa söz alarak söz konusu davaya ilişkin görüşlerini dile getirdi.

    “ANAYASA MAHKEMESİ, HDP İLE İLGİLİ KARARINI ÖNÜMÜZDEKİ AYLARDA AÇIKLAYACAK”

    Demokrasi ve insan haklarının korunması ve geliştirilmesi alanında faaliyet gösteren kuruluşlar olarak, muhalefet partisi HDP’nin kapatılmasıyla ilgili olarak Türkiye’de Anayasa Mahkemesi’nde devam eden davadan derin endişe duyduklarını belirterek sözlerine başlayan Türkdoğan, “HDP, 15 Ekim 2012’de kuruldu ve o zamandan beri Türkiye’deki siyasi yaşamın hayati bir parçası oldu. Örgütlerimiz, yetkilileri Türkiye’de siyasi temsil hakkını desteklemeye ve siyasi partiler ve temsilcilerine karşı yürütülen her türlü yargılamanın, yasal olarak tanınan mahkemenin bağımsız ve tarafsızlığı ve savunma hakları dahil olmak üzere, adil yargılanma hakkı standartlarına uygun bir şekilde yürütülmesini sağlamaya davet etmektedir. HDP’nin son yazılı ve sözlü savunmalarının ardından Anayasa Mahkemesi’nin kararını önümüzdeki aylarda açıklaması bekleniyor. Anayasa Mahkemesi, Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebini uygun bulup, HDP’nin süresiz olarak veya bir süreliğine kapatılması veya hazine yardımından tamamen yoksun bırakılması talebini kabul ederse, HDP ortadan kalkacak. Cumhuriyet Başsavcılığına göre partinin kapatılmasını gerektirecek olaylardan sorumlu olduğu ileri sürülen temsilcileri de 5 yıl süreyle siyasi faaliyetten men edilecek” şeklinde konuştu.

    “SAVCILIK, HDP’NİN SUNDUĞU SAVUNMAYI DİKKATE ALMAMIŞ GÖRÜNÜYOR”

    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, iddianameyi 7 Haziran 2021 de Anayasa Mahkemesi’ne gönderdiğini anımsatan Türkdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

    “İddianamede HDP’nin kapatılması ve aralarında HDP Eş Genel Başkanları Mithat Sancar ve Pervin Buldan’ın da bulunduğu 451 parti üyesinin 5 yıl boyunca siyasetten yasaklanması istendi. 69 partilinin söz ve eylemlerinin siyasi partinin kapatılma talebine dayanak teşkil ettiği belirtiliyor. İddianamede kurum olarak HDP’ye atfedilebilecek somut veya güvenilir hiçbir delil sunulmamıştır ve son seçimlere katılan seçmenlerin %10’undan fazlasının siyasi temsil hakkını ihlal edecek olan parti kapatma talebine dair bir gerekçe belirtilmemiştir. HDP’nin Kasım 2021 ‘de sunduğu ön savunmanın ardından Cumhuriyet Başsavcılığı esas hakkındaki görüşlerini Anayasa Mahkemesi’ne sundu ve mütalaa 20 Ocak 2022’de HDP’ye tebliğ edildi. Esas hakkındaki görüşler, savcılığın HDP’nin sunduğu ayrıntılı savunmayı dikkate aldığına dair herhangi bir belirti olmaksızın iddianamede yer alan iddia ve talepleri tekrarlıyor.”

    “TÜRK HÜKÜMETİ HİÇBİR ULUSLARARASI SÖZLEŞMEYE UYMUYOR”

    Söz konusu yargılamanın, Türkiye’de demokrasi ve hukukun üstünlüğünün ciddi ölçüde gerilediği bir zeminde gerçekleştiğini vurgulayan Türkdoğan, “2000’li yıllarda Avrupa Birliği’ne katılım sürecinin bir parçası olarak getirilen ve 1990’larda yaygın olan parti kapatmalarını zorlaştıran anayasa değişikliklerine rağmen, Anayasa Mahkemesi 2009’da HDP’nin öncüllerinden olan siyasi parti Demokratik Toplum Partisi’ni (DTP) kapattı. Türkiye, son yıllarda insan Hakları Avrupa Mahkemesi tarafından sözleşmeyi ihlal ettiği için defalarca kınandı. Buna DTP’nin kapatılması, HDP ve üyelerine ilişkin olan ve mahkemenin başvurucular aleyhine başlatılan prosedürlerin başvurucuların sözleşme kapsamındaki haklarını ihlal ettiğine dair kararlar verdiği davalar da dahildir. Türk hükümeti, İHAM kararlarına sürekli olarak uymadı ve bunun sonucu olarak 2 Şubat 2022’de Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tarafından Türkiye aleyhine bir ihlal prosedürü başlatıldı” dedi.

    “TÜRK HÜKÜMETİNİ, YARGININ BAĞIMSIZLIĞINA VE TARAFSIZLIĞINA SAYGI DUYMAYA ÇAĞIRIYORUZ”

    Söz konusu davada, adil ve şeffaf bir yargılama yapılmadığını ifade eden Türkdoğan, son olarak şunları aktardı:

    “Örgütlerimiz, Anayasa Mahkemesi kararının yargılananların hakları ve Türkiye’deki siyasi demokrasi üzerindeki etkisinden derin endişe duymaktadır. Anayasa Mahkemesi’ne, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı ilkesi ve savunma hakları dahil olmak üzere yargı sürecinin ulusal ve uluslararası adil yargılanma standartlarına tam olarak uygun olarak yürütülmesini sağlama çağrısında bulunuyoruz. Ayrıca Türk hükümetini, mahkemenin kararını doğrudan veya dolaylı olarak etkilemekten kaçınarak yargının bağımsızlığına ve tarafsızlığına saygı duymaya ve Türkiye’de demokrasiye saygının, hukukun üstünlüğü ve insan haklarının ön koşulu olan siyasi temsil ve demokratik katılım haklarını korumaya çağırıyoruz.”

    Ortak basın metninde imzası bulunan kurumlar şunlar:

    -Afgan Kadınlara Destek İtalya Koordinasyonu (CISDA)

    -Asya ve Pasifik Avukatları Konfederasyonu (COLAP)

    -Amerikan Hukukçular Birliği (AAM)

    -Avrupa Demokrasi ve Dünya İnsan Hakları İçin Hukukçular Derneği (ELDH)

    -Avrupalı Demokratik Avukatlar (AED

    -Bangladeş Demokratik Avukatlar Derneği (DLAB)

    -Cumhuriyetçi Avukatlar Derneği, Almanya

    -Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD)

    -Demokratik Avukatlar Derneği, Almanya (VDJ)

    -Demokratik Avukatlar Sendikası, Belçika (le SAD)

    -Demokratik Avukatların Ulusal Derneği, (NADEL), Güney Afrika

    -Demokrasi ve Uluslararası Hukuk Derneği (MAF-DAD)

    -Demokrasi Üzerine Araştırma ve Detaylandırma Merkezi / Uluslararası Hukuki

    Müdahale Grubu (CRED/GIGI)

    -Eskubideak, Bask Ülkesi

    -Eşit Haklar için izleme Derneği (ESHİD)

    -Fransa Avukatlar Sendikası (SAF)

    -Fırıncılar, Gıda ve Müttefik İşçiler Sendikası (BFAWU) Hak İnisiyatifi Derneği

    -Haldane Sosyalist Hukukçular Derneği (UK)

    -Halkın Hukuk Bürosu

    -Halkların Avukatlarının Ulusal Birliği, Filipinler (NUPL)

    -Hindistan Avukatlar Derneği

    -Hukuk Ekibi, İtalya

    -İnsan Hakları Gündemi Derneği

    -İnsan Hakları Derneği (İHD)

    -İsviçreli Demokrat Avukatlar Derneği (DJS)

    -İtalyan Demokratik Avukatlar  Kadın Ağı, İtalya (Jin Net)

    -Katalan İnsan Haklarını Savunma Demeği (ACDDH) — Katalonya

    -Kültür Forum Türkiye Almanya Derneği

    -Özgürlükçü Avukatlar Derneği, (ALA), Madrid

    -Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD)

    -Rosa Kadın Derneği

    -Sendikalar Genel Federasyonu (UK)

    -Sivil Alan Araştırmaları Derneği

    -Sosyal Hukuki Yardım Derneği,

    -Sosyal Politika, Cinsiyet Kimliğe Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği (SPOD)

    -Toplulukların Kriminalize Edilmesine karşı Kampanya Grubu(CAMPACC)

    -Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV)

    -Ukrayna Demokratik Avukatlar Derneği

    -Ulaştırma Alanında Ücretli Çalışanlar Derneği

    -Ulusal Hukukçular Birliği (ABD)

    -Uluslararası Barolar Birliği İnsan Hakları Enstitüsü (IBAHRI)

    -Uluslararası Demokratik Avukatlar Derneği (IADL)

    -Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu (FIDH)

    -Yaşam, Bellek, Özgürlük Derneği

    PİRHA/ANKARA              

     

  • Pusula Sahaf, Ankara’da kültür sanat etkinliklerine başlıyor!

    Pusula Sahaf, Ankara’da kültür sanat etkinliklerine başlıyor!

    PİRHA-Pusula Sahaf, pandemi nedeniyle ara verdiği etkinliklere tekrar başlayacak.

    Kültür ve edebiyata ilişkin etkinlikleri gündemine alarak 21 Aralık 2018’de açılan Pusula Sahaf, pandemi sebebiyle ara verdiği etkinliklerine Ankara’da devam edecek.

    Kısıtlamaların ortadan kalkması ardından etkinlik takvimini paylaşan Pusula Sahaf, 16 Haziran’da işçi sınıfı ve feminist edebiyat üzerine çalışmalarıyla bilinen Yazar Onur Bütün’ü ağırlayacak.

    Yazar Bütün, “Feminist okumalar: Cumhuriyet’ten günümüze edebiyatta cinsellik ve erotizm” üzerine sohbete katılacak. Mülkiyeliler Birliği bahçesinde saat 15:00’te yapılacak programda Yazar Onur Bütün, sevenlerine kitaplarını da imzalayacak.

    PİRHA/ANKARA

  • Düşünceye Özgürlük Girişimi’nden Grup Yorum’a destek: Talepleri taleplerimizdir-VİDEO

    Düşünceye Özgürlük Girişimi’nden Grup Yorum’a destek: Talepleri taleplerimizdir-VİDEO

    PİRHA – Baskı ve yasakların kaldırılması için 8 aydır ölüm orucu direnişi yapan Grup Yorum üyelerine ve ÇHD’li ve HHB’li avukatlara destek amacıyla Ankara Düşünceye Özgürlük Girişimi bir basın toplantısı yaptı. Yapılan açıklama ve konuşmalarda iktidarın baskılara son vermesi ve Grup Yorum’un şarkılarını özgürce söylemesi gerektiği vurgulandı. 

    Konserlerinin yasaklanmasının ve baskıların kaldırılması için aylardır ölüm orucu eylemi yapan Grup Yorum üyeleri Helin Bölek ve İbrahim Gökçek ile ÇHD’li avukatların sürdürdüğü açlık grevindeki temel taleplerinin kabul edilmesi için bugün Ankara Düşünceye Özgürlük Girişimi bir basın toplantısı yaptı.

    Ankara Mülkiyeliler Birliği’nde yapılan toplantıya Prof. Dr. Fikret Başkaya, Baskın Oran, HDP Milletvekilleri Gülistan Koçyiğit, Kemal Peköz, demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri katıldı.

    Basın Metnini Ankara Düşünceye Özgürlük Girişimi adına Baskın Oran tarafından okundu.

    Baskın Oran yaptığı açıklamada, “Grup Yorum üyeleri yaşadıkları baskılara karşı yaklaşık 8 aydır açlık grevi – ölüm orucu yapıyorlar. Bir gizli tanığın yalan olduğu kanıtlanmış ifadeleri bahane edilerek ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan Mustafa Koçak ölüm orucuyla sesini duyurmaya çalışıyor. Helin Bölek, İbrahim Gökçek ve Mustafa Koçak’ın sağlık durumları ölümün eşiğine dayanmış bulunmaktadır. Tutuklu bulunan ÇHD’li, HHB’li avukatları da hem Grup Yorumu desteklemek hem de haksız tutuklanmalarını protesto için açlık grevi yapıyorlar. Halk için adaleti sağlamayan yargı kararlarının tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasını talep ediyorlar, bu amaçla bedenlerini açlığa yatırıyorlar” dedi.

    “İŞKENCELER 12 EYLÜL’Ü ARATACAK BİÇİMDE ARTMAKTADIR”

    Oran, şöyle devam etti:

    “Bugün Türkiye’de soruşturma, gözaltı, tutuklama,  yargılama, gibi hukuksal kavramlar, sahte deliller, gizli – karanlık tanıklar, itirafçılar, iftiracılar kullanılarak insanlar tutsak edilmekte ve kirli siyasal hesaplar için rehin alınmaktadır. İktidarın siyasal muhalifi olan ya da Cumhurbaşkanının bizzat söylediği gibi yargıya talimatlar vererek hedef gösterdiği toplum kesimlerinden binlerce insan çeşitli gayrı meşru yöntemlerle hapishanelere kapatılmış bulunmaktadır. Hapishanelerde, gözaltı mekanlarında, sokaklarda yapılan işkenceler 12 Eylül’ü hatırlatacak biçimde giderek artmaktadır.”

    “MEŞRU VE HAKLI OLAN TALEPLERİ TALEPLERİMİZDİR”

    “Grup Yorum üyelerinin aylar önce başlattıkları açlık grevini ölüm orucuna dönüştürmeleri işte bu ortama karşı yükselen sanatçı tepkisidir. Grup Yorum’un hedef alınması, sanatın anlatım gücünden duyulan korkunun ifadesidir. Sanat yaşamın insanileştirilmesidir, insanca yaşam talebinin estetik anlatımıdır” denilen açıklamaya şöyle devam edildi:

    “Meşru ve haklı olan talepleri taleplerimizdir.

    Konserleri dahi engellenen Grup Yorum üzerindeki keyfi baskılara son verilmeli,

    Ölümün eşiğine gelen Mustafa Koçak ‘ ın yeniden ve adil yargılanma talebi kabul edilmeli ve haksız tutukluluğuna son verilmeli,

    “Avukatlık faaliyetinin yargılama konusu edilemeyeceği ” gerekçesiyle tahliye edildikleri gün yasa dışı ve gayrı meşru bir biçimde yeniden tutuklanan ÇHD’li  HHB’li avukatlar serbest bırakılmalı, bu tahliye gerekçeleri beraat gerekçesi yapılmalıdır.”

    Baskın Oran’ın ardından konuşan Prof.Dr. Fikret Başkaya ise, “Bu devlet her seferinde iki kere suç işliyor. Birincisi insanların yapmaları gereken normal işleri yaptıkları için cezalandırıyor, ikincisi de kendi yasalarına uymuyor. Dolayısıyla iki kere suç işliyor. Ve bu devlet bunu hep yapıyor ve başka türlü de yapması mümkün değildir. Çünkü devlet işte böyle bir şeydir ve devletin iyisi olmaz bu devlet var oldukça bu kepazelik devam edecektir” dedi.

    “GRUP YORUM ÜYELERİNİN YAŞAM HAKKI HİÇE SAYILIYOR”

    HDP Milletvekili Gülistan Koçyiğit de, “Sabahın çok erken saatlerinde Grup Yorum üyelerinin kaldıkları evin basıldığını ve gözaltına alındıklarını öğrendik. Şu anda edindiğimiz son bilgi Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde olduklarına dair. İstanbul milletvekillerimiz aile ile görüştüler, gelişmeleri takip ediyoruz” dedi.

    Koçyiğit şunları kaydetti:

    “Bu uygulamanın kendisi bile aslında Türkiye‘de yaşam hakkının nasıl hiçe sayıldığını, açık ve net bir şekilde gözler önüne koyuyor. Çünkü Grup Yorum üyeleri 260’ncı gününü geride bırakmış ölüm orucu eylemcilerinin polis müdahalesi ile gözaltına alınmalarının kendisi aslında onların yaşam hakkının hiçe sayıldığını, bir kez daha yaşamlarını riske atıldığının devlet eli ile kolluk gücü ile riske atıldığının açık göstergesidir.”

    “GRUP YORUM ÖZGÜRLÜĞE SUSAMIŞ İNSANALRIN ŞARKILARINI SÖYLÜYORLAR”

    HDP Milletvekili Kemal Peköz ise, “Geleceğini dışarıda savaşa, içeride çatışmalı ve baskıya dayandırmış bir yönetimle karşı karşıyayız. Gün geçmiyor ki hukuksuzluk yaşanmasın, gün geçmiyor ki beklemediğimiz bu kadar da olmaz dediğimiz olayla karşılaşmayalım. Grup yorum üyeleri özgürce şarkılarını söylemek istiyorlar, çünkü onlar ezilen kesimin şarkılarını dile getiriyorlar, gençlerin şarkılarını söylüyorlar, kadınların şarkılarını söylüyorlar, özgürlüğe susamış insanların şarkılarını söylüyorlar. Böylece bir baskıcı yönetimin de bunun karşısında tavır alması bu sonuçları doğurdu” diye konuştu.

    PİRHA/ANKARA

     

     

     

  • ‘Leylan’ romanı 21 Şubat’ta Ankara Mülkiyeliler Kültür Merkezi’nde imzalanacak

    ‘Leylan’ romanı 21 Şubat’ta Ankara Mülkiyeliler Kültür Merkezi’nde imzalanacak

    PİRHA – Dipnot’dan çıkan Selahattin Demirtaş’ın ‘Leylan’ romanı 21 Şubat’ta  Ankara Mülkiyeliler Birliği Kültür Merkezi’nde imzalanacak. Yapılacak dayanışma imzasına HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu ve Ağrı Milletvekili Diren Dirayet Taştekin katılarak kitabı imzalayacak.

    4 Kasım 2016 tarihinden beri Edirne’de tutuklu bulunan Selahattin Demirtaş’ın cezaevinde kaleme aldığı ‘Leylan’ isimli romanı 22 Ocak’ta okurlarıyla buluşmuştu. Daha önce ‘Seher’ ve ‘Devran’ adlı iki öykü kitabı yayımlanan Demirtaş, okurun karşısına bu kez ‘Leylan’ romanıyla çıktı. Demirtaş’ın 300 sayfadan oluşan romanı Leylan’ı Başak Demirtaş ve çocuklarına ithaf etti.

    Dipnot’dan çıkan Demirtaş’ın ‘Leylan’ romanı 21 Şubat’ta  17.00-20.00 saatleri arasında Ankara Mülkiyeliler Birliği Kültür Merkezi’nde imzalanacak. Yapılacak dayanışma imzasına HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu ve Ağrı Milletvekili Diren Dirayet Taştekin katılarak kitabı imzalayacak.  PİRHA/ANKARA