Etiket: mülteci çocuklar

  • Odağında çocukların olduğu festival 1 Haziran’da başlıyor-VİDEO

    Odağında çocukların olduğu festival 1 Haziran’da başlıyor-VİDEO

    PİRHA – 7. Uluslararası Çocuk Diyarı Film Festivali 1-7 Haziran günleri arasında Ankara’da yapılacak. Zer’an Sanat Okulu öncülüğünde yapılan festivalde çocuklar, sanat dünyasında kendilerini keşfetme fırsatına ulaşacak. Festivalin detaylarına anlatan Şebnem Aktolga, festivalin ücretsiz olduğunu söyledi. 

    Uluslararası Çocuk Diyarı Film Festivali, bu yıl 7. organizasyon için perdelerini açacak. Ülkedeki ilk çocuk odaklı sinema programı olan Uluslararası Çocuk Diyarı Film Festivali’nin detaylarına dair Şebnem Aktolga ile konuştuk.

    Radyo-TV-Sinema eğitiminin yanı sıra çocuk gelişimi alanında da uzmanlığı olan Şebnem Aktolga, uzun bir süredir sinema ve çocuklara yönelik çalışmalarda yer aldı. 2017 yılında ilki düzenlenen Uluslararası Çocuk Diyarı Film Festivalini organize eden Aktolga, halen festivalin direktörlüğünü yürütüyor.

    “SANATLA KENDİNİ İFADE EDEN ÇOCUKLAR HAYAL ETTİK”

    Şebnem Aktolga, 7 yıl önce çıktıkları festival yolculuğunun amaçları başta olmak üzere çalışma detaylarına dair şunları söyledi:

    “Türkiye’de düşünen, sorgulayan, kendi ritmini kaybetmeyen, potansiyelini kullanabilen, sinemayla, sanatla şekillenen, o sanatla kendini ifade eden çocuklar hayal ettik. Onun da yolunu bu tip etkinliklerle karşı karşıya getirerek her çocuğun ulaşımını sağlamak için de ücretsiz olmasını sağlayarak bir proje olarak 7 yıl önce yola çıktık. Ana hattımız sinemaydı. Çocuklara film gösterimleri düzenliyorduk ve uluslararası olmuş olması da bizim için çok önemliydi. Neredeyse o yıl içerisinde bile 20’ye yakın ülkenin olduğu konjonktürlerini geniş hissetmelerini sağladığımız bir film sayısı ile girmiştik. 45 ile 65 kadar uluslararası filmlerle birlikte…

    Tabii ki odağımızda sadece sinema yoktu. Çocuklarla birlikte başka sanat atölyelerimiz de vardı. Sinema mutfağı vardı; çocuklara bir hafta boyunca atölyeleri açıp filmler çektirdik. Oyuncuları, yönetmenleri ve kurgu aşamalarında kendileri oldular. Daha sonra da bu filmleri birlikte izledik. Tabii ki film öğreten arkadaşlar sanatçılardı; ilk yıl için Almanya’dan bir yönetmen gelmişti ve bu bizim için iyi bir başlangıç olmuştu.

    Heykel resim sanat satranç cinsiyet eşitliği ekolojik değerler üzerine kurulmuş atölyeler; 20’ye yakın atölye ile başlangıç olarak girmiş olduk. Tabii ki her sene birbirinden önemli konu başlıklarıyla sanatçılar, eğitimciler de davet ederek paneller düzenledik.”

    “BİR FESTİVALİN İÇİNDE NEDEN ÇOCUK YOK?”

    Festivaller kapsamında yaklaşık 65.000 çocuğa erişildiği bilgisi ise bu oluşumun özgünlüğünü ortaya koyan bir diğer özellik oldu. Şebnem Aktolga, Uluslararası Çocuk Diyarı Film Festivali ile dezavantajlı çocuk gruplarına da öncelik verildiğinin altını çizerek şöyle devam etti:

    “Programımızda çocukların özgün tasarım ve yaratım becerilerini ortaya çıkaran atölyeler ve bu kapsamda çocukların sorunlarının ele alındığı hak temelli, eşitlikçi paneller, çocuklar ve ebeveynler için film gösterimleri düzenliyoruz.
    ‘Farkınız nedir?’ diye düşünüyorsanız, Türkiye’deki en büyük çocuk festivaliyiz ama dünyada bir farkımız var mı; aslında biraz bunu Türkiye’nin dışına çıktığımda, Hollanda’ya gittiğimizde fark ettim. Birçok festivali ‘neler yapıyorlar’ diye dolaştık ve gözlemledik. Odaklarında, içlerinde çocuk yoktu. Bu durum bana biraz garip gelmişti. Bir festivalin içinde neden çocuk yok? Çocuğun duygusu rengi hissettikleri… Çünkü büyüdükçe siz kendi ritminizi, çocukluğunuzu, hislerinizi bitirmek değil de uzaklaşıyorsunuz. Bizler, bir çocuk komitesi kurduk, belki farkımız bu olabilir. Bir de dünyada bizimki gibi ücretsiz bir festival yok. Çünkü bu masrafları ve filmleri düşünürsek, pahalı organizasyonlar diyebiliriz. Bir farkımız da bu olabilir. Ötekileştirmemek adına sosyal, ekonomik anlamda dezavantajlaştırılmış grupların da festivali olmak istedik.

    SİNEMANIN MUTFAĞINDA OLAN ÇOCUKLAR!

    Bu yıl için hazırladıkları film seçkisine dair de bilgi veren Şebnem Aktolga, şunları paylaştı:

    “Dublajlı filmler, iyi animasyon filmleri seçiyoruz. 40’a yakın hem uzun hem de kısa metrajlı filmlerimiz var. Okul öncesi gruplar ve okul çağındaki çocuklar için de filmlerimiz var. Ayrıca gençlik filmlerimiz de var. Bunun yanı sıra ebeveynler, yetişkinler için sürpriz bir film de yer alacak. 1 ile 7 Haziran arasında gösterimlerimiz olacak.

    Bunların yanı sıra atölyelerimiz de var. Her yıl olduğu gibi bir takım farkında olduğumuz, hiç vazgeçmediğimiz değerler üzerine kurulduğumuz iki konuyu mutlaka her yıl yerleştiriyoruz. ‘Toplumsal cinsiyet eşitliği’ olgusu üzerine her yıl mutlaka bir atölye yapıyoruz. Bir diğer konu ise ekolojik değerler, doğa ile kurdukları ilişkiye farkındalık yaratmak adına mutlaka ekolojiye dair bir atölye yerleştiriyoruz. Onun dışında bu yıl çocukları sinemanın mutfağında kurgu atölyesi bekliyor.

    Bu yıl Türkiye’den filmimiz yok. 7 Yıl içerisinde bu bizim dertlerimizden bir tanesi oldu. Türkiye’de maalesef çocuk filmi; gişe filmlerini dahil etmiyorum, çok iyi filmler yok. Bu bizim için bir dert diye altını çiziyorum. Zaten amaçlarımızdan bir tanesi de çocuklara bunun altyapısını kurmak. Ben halen yönetmen, animasyon üreticisi arkadaşlarla bunun zeminini hazırlamak için görüşüyorum.”

    “SANAT, FARKINDALIK OLUŞTURMAYI KAZANDIRIYOR”

    Festivale katılım konusunda ailelere katılım çağrısı da yapan Şebnem Aktolga, sözlerini şu cümlelerle sonlandırdı:

    “Tabii ki sanatla iç içe olunması mutlaka çocuklara çok yönlü kazanımlar sağlıyor. Onların düşünmelerine, sorgulamalarına, belki içlerindeki farkındalıkları yakalamalarına olanak sağlıyor. Sanat zaten içi dışa dökümdür. Sanat, çocukların iç dünyalarını dışarıya yöneltmelerini, dünyalarıyla tanışmalarına dair bir farkındalık oluşturmayı mutlaka kazandırıyor. Ücretsiz bir etkinlik, dolayısıyla dezavantajlaştırılmış çocukların böyle bir festival içerisine girmesini bekliyoruz.

    “1 HAZİRAN’DA ÇOCUK ŞÖLENİ VAR”

    1 Haziran’da Çankaya Belediyesi Yılmaz Güney Sahnesinde saat 19:00’da bir çocuk şölenimiz var. Oradan türlü türlü aktiviteler çocukları bekliyor. Dans gösterisi, sihirbazlık ve çocuk konseri gibi… Sonrasında aynı salonun haricinde Alper Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde de film gösterimlerimiz devam edecek. Kapanışta da ‘Küçük Prens’ adlı bir tiyatro çocukları bekliyor.”

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • Avrupa’da 18 binin üzerinde mülteci çocuk kayıp

    Avrupa’da 18 binin üzerinde mülteci çocuk kayıp

    Yanında ebeveyni ya da herhangi bir yetişkin olmadan Avrupa ülkelerine gelen 18 binden fazla mülteci çocuk kayıp.

    Avrupa’da resmi rakamlara göre 2018-2020 yılları arasında ‘devlet koruması’ altında olan 18 bin 292 mülteci çocuk kayboldu.

    Bu sayı, farklı ülkelerden gazetecilerin içinde yer aldığı Lost in Europe adlı data analiz grubu tarafından kamuoyuyla paylaşıldı.

    Avrupa ülkelerinde kaybolan mülteci çocukların büyük çoğunluğunun Fas, Cezayir ve Eritreli olduğu belirtildi.

    Lost in Europe’un aktardığı verilere göre, İtalya’da 5 bin 775, Belçika’da 2 bin 642, Yunanistan’da 2 bin 118, İspanya’da bin 889, İsviçre’de 944 kayıp mülteci çocuk bulunuyor.

    DW Türkçe’nin haberine göre Almanya’da, 2018-2020 yılları arasında bir yetişkinin refakatinde olmayan 7 bin 806 çocuk kayıp olarak bildirildi.

    Kayıp olarak bildirilen çocukların çoğu Afganistan, Fas ve Cezayirli. Bu çocuklardan 7 bin 82’sinin bulunduğu ancak 724’ünün hala arandığı öğrenildi.

    Fransa, Danimarka ve Romanya’da refakatçisi bulunmayan mülteci çocuklara ilişkin herhangi bir kayıt tutulmazken, Bulgaristan’da ise refakatçisi olan ve olmayan çocukların sayısı ayrı olarak kaydedilmiyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • 3 milyon 400 bin mülteci çocuk okula gidemiyor

    3 milyon 400 bin mülteci çocuk okula gidemiyor

    Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliğinin hazırladığı rapora göre, dünya genelindeki 7 milyon 100 bin mülteci çocuğun yalnızca 3 milyon 700 bini eğitim alabiliyor.

    Dünyadaki mülteci çocuklardan yarısından fazlası okula gidemiyor. BM raporunda, Türkiye gibi çok sayıda mülteciye ev sahipliği yapan ülkelere mülteci çocukların eğitimi için mali desteğin artırılması çağrısında bulunuldu.

    Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) “Mültecilerin Eğitim Krizi” başlıklı raporunu kamuoyuna açıkladı. Raporda, dünya genelindeki 7 milyon 100 bin mülteci çocuğun ancak 3 milyon 700 bininin eğitim alabildiğine dikkat çekildi.

    DW’nin haberine göre BM Mülteciler Yüksek Komiseri Filippo Grandi, rapora ilişkin Cenevre’de yaptığı açıklamada, çocukların eğitimi için yatırım yapılmaması durumunda gelecekte bedelinin ödeneceğini söyledi. Grandi, “Gelecek hayatlarında ayakları üstünde duramayacak, iş bulamayacak ve yaşadıkları toplumu zenginleştiremeyecek bir nesil olur” diye konuştu.

    Raporda, dünya genelinde ilkokul çağındaki çocukların yüzde 91’inin okula gittiği ancak bu oranın mülteci çocuklar arasında sadece yüzde 63 olduğu belirtildi.

    Çocuk mültecilerin eğitimine yönelik durum, ilkokul sonrası daha da kötüleşiyor. Dünya genelinde ilkokul sonrası eğitimlerine devam eden çocukların oranı yüzde 84 iken mülteci çocuklar arasında bu oran yüzde 24’te kalıyor. Yine yüksek okul ya da üniversite öğreniminde de dünya genelinde oran yüzde 37 iken, mülteci çocukların ancak yüzde üçü bu düzeyde eğitim görebiliyor.

    TÜRKİYE’DE BİR MİLYON OKUL ÇAĞINDA MÜLTECİ

    BM raporunda, okula gitme sıkıntısı olan mültecilerin Uganda, Sudan, Türkiye, Pakistan ve Lübnan’da yaşadıklarına yer verildi. Ancak raporda bu konuda olumlu aşamalar da kaydedildiğine ve Uganda, Çad, Kenya, Etiyopya, Pakistan, İran ve Meksika’da mülteci çocukların okul sistemine entegre edilmelerine yönelik yoğun çabaların olduğuna dikkat çekildi. Yaklaşık 3 milyon 700 bin mülteci içinde bir milyon okul çağındaki çocuğun bulunduğu Türkiye’de, Türkçe dil programı başlatıldığı, bu kapsamda eğitim araçlarının hazırlandığı ve ek öğretmenlerin göreve alındığı bilgisine yer verildi.

    BM, eğitim raporunda sunduğu veriler ışığında çocuk mültecilerin bulundukları ülkelerin eğitim sistemine dahil edilmeleri ve okul diplomalarının tanınması konusunda çağrı yapıyor.

    MİDİLLİ ADASI’NA BİR GÜNDE 500’DEN FAZLA MÜLTECİ

    Öte yandan mültecilerin Avrupa’ya ilerleyişi sürüyor. Yunanistan’ın Midilli Adası’nın Skala Sikaminias bölgesine, bir günde 13 sandalla 500’den fazla mültecinin geldiği bildirildi.

    Yunanistan yerel medyasında yer alan haberlerde, gelen 550’ye yakın mültecinin, son yıllarda Türkiye’den Midilli’ye gelen en kalabalık mülteci grubu olduğu ve mültecilerin, Moria Mülteci Kampı’na yerleştirildiği belirtildi. Ayrıca içinde barındırdığı 10 bin mülteciyle kapasitesinin üstünde hizmet vermeye çalışan Moria Kampı çalışanları, tıbbi muayenelerin yapılamadığını, tercümanların yetersizliğinden dolayı mültecilerle iletişimin olanaksız olduğunu vurguladılar ve bu duruma bir çözüm bulunmadığı takdirde protesto için greve girmeyi düşündüklerini açıkladılar.