PİRHA-Partizan, Yeni Demokrasi ve Munzur Çevre Derneği’ni kapsayan operasyonda dün sabah saatlerinde gözaltına alınan Ali Yıldız tutuklandı.
Dersim’de dün sabah evinden gözaltına alınan Munzur Çevre Derneği (MÇD) üyesi Ali Yıldız, gözaltındayken yaşadığı rahatsızlıklar nedeniyle savcılığa çıkarıldı.
“Örgüt üyeliği” ve “örgüte finans sağlamak” iddialarıyla savcılıkta ifadesi alınan Yıldız, tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Mahkeme, Yıldız hakkında tutuklama kararı verdi.
Gözaltına alınan diğer 6 kişinin savcılık ifadelerinin ifadelerinin alınması bekleniyor.
PİRHA-Dersim’in Hozat ilçesine bağlı Şamoşi ve Zogar köyleri kırsalında geçen yıl ‘operasyon’ gerekçesiyle yakılan ormanlar bu sene de ‘yeniden yeşertme’ bahanesiyle 4 aydır kesiliyor. Devlet eliyle doğa talanının yaşandığını vurgulayan Hozat Belediye Başkanı Seyfi Geyik, “Güvenlik nedeniyle ağaçların kesildiği söyleniyor ancak bölgede herhangi bir güvenlik sorunu yok. Kişilere rant sağlanarak orman kesiminin önü açılıyor” dedi.
AKP-MHP iktidarının ağaç katliamı hız kesmeden devam ediyor. Dersim’in Hozat ilçesine bağlı 1994 yılında boşaltılan Ali Boğazı ve Yılan Dağı bölgesindeki Şamoşi ve Zogar köyleri kırsalında 2021 yılında ‘operasyon’ gerekçesiyle yakılan ormanlar, bu sene de ‘yeniden yeşertme’ bahanesiyle kesiliyor.
İhalede 30 hektarlık alanın verildiği biliniyor ancak bir sonraki aşamada kesilecek alanın 400 hektara kadar ulaşacağı belirtiliyor.
“DEVLET ELİYLE DOĞA TALANI YAŞANIYOR”
Ağaç kesiminin yapıldığı bölgenin geçmişten beri orman yangınlarının yoğun yaşandığı bir yer olduğunu belirten Hozat Belediye Başkanı Seyfi Geyik, “Şu anda devlet eliyle bir doğa talanı yaşanıyor. Güvenlik nedeniyle ağaçların kesildiği söyleniyor ancak bölgede herhangi bir güvenlik sorunu yok. Özel güvenlik bölgesinden kaldırılmasına rağmen köylüler, güvenlik bahanesiyle köylerine geri dönemiyor. Bir taraftan güvenlik sorunu bahane edilirken bir taraftan da kişilere rant sağlanarak orman kesiminin önü açılıyor” diye belirtti.
“BU POLİTİKALARIN TEK SEBEBİ İNSANLARI GÖÇE ZORLAMAKTIR”
Çevre talanına itiraz eden bir diğer isim Munzur Çevre Derneği Yöneticisi Ali Yıldız ise “1978 yıllarından itibaren siyasal iktidarların Dersim’in doğasına yönelik saldırılarıyla karşı karşıyayız. Her yıl düzenli olarak ormanlarımız yakılıyor ve biz anladık ki orman yangınlarıyla maden şirketlerini bölgeye sokmak istiyorlar. Ormanları gençleştirmek için kesiyoruz sözleri yalandan ibarettir. Ormanlarımızı yakıyorlar sonra da birilerine peşkeş çekiyorlar. Bu politikaların tek sebebi insanları göçe zorlamaktır” dedi.
PİRHA-Erzincan’ın İliç İlçesi Çöpler Köyü’nde Anagold Madencilik’e ait altın madeninin kapatılmasını istediklerini belirten Munzur Çevre Derneği Yöneticisi Ali Yıldız, “Ülkenin dört bir tarafında talan ve yağma politikaları sürüyor. Erzincan İliç ilçesi en acımasız bir şekilde bedelini ödüyor” dedi. Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi Dersim İl Eş Başkanı Balaban Turgut da, “Doğamıza verilen zararlar karşısında sessiz kalamayız” diye belirtti.
21 Haziran Salı günü saat 02.45’te Erzincan İliç İlçesi Çöpler Mevkii’nde uluslararası bir şirket tarafından işletilen altın madenine siyanür taşıyan boru hattında meydana gelen patlama sonrasında, yaklaşık 20 ton siyanür solüsyon Fırat Nehri ve Keban Baraj havzasına, siyanürlü su da Fırat Nehri üzerinde kurulan İliç Barajına da ulaştı.
Munzur Çevre Derneği Yöneticisi Ali Yıldız ve Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi Dersim İl Eş Başkanı Balaban Turgut, İliç’te Anagold Madencilik’e ait altın madeninin siyanür borularının patlaması sonucu meydana gelen zararlara ilişkin PİRHA’ya konuştular.
“MÜCADELEYİ BÜYÜTMEMİZ GEREKİYOR”
Egemen güçlerin ekonomik ve siyasi krizlerini atlatabilmek için Türkiye gibi ülkelerde talan ve yağma politikalarını sürdürdüğünü belirten Munzur Çevre Derneği Yöneticisi Ali Yıldız, “Erzincan’ın İliç ilçesi bundan en acımasız bir şekilde bedelini ödüyor. O bölgede yaşayan canlıların yaşamı tehlike altında. Siyanür toprağa bırakıldığı zaman yüzyıllar boyunca hiçbir canlının yaşamını sürdürmesi mümkün değil. Yaşamı yok eden bu politikalara karşı çok güçlü bir mücadeleyi büyütmemiz gerekiyor” dedi.
Erzincan’daki altın madeninde kullanılan siyanür sızıntısının Fırat Nehri’ne akmasının Çernobil felaketine eş değer olduğunu vurgulayan Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi Dersim İl Eş Başkanı Balaban Turgut, “İnsanlara, hayvanlara, çevreye ve içme suyuna büyük tahribat yaratmıştır, zararları yıllarca sürecektir. ABD ve Kanada şirketleri milyonlarca dolar kazanıp ülkemizi sömürürken, doğamıza büyük tahribatlar vermektedirler. Yeşiller Gelecek Sol Parti olarak doğamıza verilen zararlar karşısında sessiz kalamayız” diye konuştu.
PİRHA-Madenciliğe karşı çevreciler ‘Yaşam alanlarımız için buluşuyoruz’ şiarıyla Dersim’in Geyiksuyu köyünde madencilik projelerine ilişkin köylülerle buluştu.
Dersim’de çevre örgütleri, maden, baraj, avcılık ve HES’lerle yapılmaya çalışılan çevre talanına karşı Geyiksuyu köyünde halka duyarlılık çağrısında bulundu.
Dersim’de Munzur Çevre Derneği’nin de aralarında bulunduğu çok sayıda çevre örgütü ile avukat Barış Yıldırım, CHP Dersim Milletvekili Polat Şaroğlu, CHP Dersim İl Başkanı Ali Mustafa Çelik, Hozat Belediye Başkanı Seyfi Geyik ve Sanatçı Metin Kahraman Geyiksuyu köyüne giderek madenciliğe ilişkin köylüleri bilgilendirdi.
“YAŞAMI YOK EDECEK SALDIRILARLA KARŞI KARŞIYAYIZ”
Egemen sınıfların içine düştüğü krizi atlatabilmek için ülkede ve Dersim coğrafyasında doğayı talan etmeye başladıklarını belirten Munzur Çevre Derneği Yöneticisi Ali Yıldız, “145 tane maden şirketine Dersim’de ruhsat verilmiş, yaşamı yok edecek bir saldırıyla karşı karşıyayız” dedi.
Madencilik projesinin yürütülmesi halinde Munzur havzasının yeraltı sularının, yüzey sularının ve toprağın kimyasallarla geri dönüşümü olmayacak şekilde zarara uğrayacağını ifade eden Avukat Barış Yıldırım, “Bu ülkenin en büyük servetlerinden biri durumundaki Munzur havzasının korunup gelecek kuşaklara aktarılmasının kamu yararı açısından daha önemli. Mevzuat hükümlerine göre ekolojik öneme sahip bütün sahalarda maden ruhsatları var” dedi.
Yıllarca bu toprakların acı çektiğini söyleyen CHP Dersim Milletvekili Polat Şaroğlu, “Yaşama ve doğaya değer vermeyen çıkar grupları gözlerini Dersim’e dikmiş durumda ama Tunceli halkının sonuna kadar direneceğini bilmiyorlar. Kolay kolay gelip bizim topraklarımızı teslim alamayacaklar, maden sahalarının burada açılmaması için gerek hukuki gerekse de siyasi çalışmalarla hep birlikte omuz omuza vereceğiz” dedi.
“BİRLİKTE MÜCADELEYİ GELİŞTİRMEMİZ LAZIM”
Geçmişten beri travmalardan geçtiklerini ifade eden Hozat Belediye Başkanı Seyfi Geyik, “Hiçbir zaman mücadeleden vazgeçmedik, bizler Dersim coğrafyasının hangi noktasında olursa olsun madencilik faaliyetlerine karşı çıkmalıyız” dedi.
Madenlerin çıkartılmasında çok ağır kimyasallar kullanıldığını belirten CHP Dersim İl Başkanı Ali Mustafa Çelik, “Bu kadar doğamızı tahrip ediyoruz da ülke bundan ne kazanıyor. Bu bir ölüm kalım savaşı suları hayvanlar, insanlar içecek ve yıllar sonra çok büyük hastalıklarla karşılaşarak öleceğiz. AKP hükümeti Türkiye’nin bütün kaynaklarını talan ettiği gibi şimdi de doğamıza göz dikti” diye belirtti.
Dersim’de madenlere, barajlara karşı en etkili mücadele köye dönüş olduğunu vurgulayan Sanatçı Metin Kahraman, “Köylere geri dönüp tekrar yaşamı canlandırabilirsek o zaman madencilikten kurtulabiliriz. Sorunlarımız çok ama bizde birlikte mücadeleyi geliştirmemiz lazım” diye konuştu.
Konuşmaların ardından Sanatçı Metin Kahraman’ın müzik dinletisinin ardından Geyiksuyu’nda yapılan program sona erdi.