Etiket: Munzur Çevre Derneği Yöneticisi Özkan Arslan

  • Munzur Çevre Derneği Dersim Temsilciliği’nin açılışı yapıldı-VİDEO

    Munzur Çevre Derneği Dersim Temsilciliği’nin açılışı yapıldı-VİDEO

    PİRHA-Munzur Çevre Derneği Dersim Temsilciliği’nin açılışı yapıldı. Açılışta konuşan Munzur Çevre Derneği Yöneticisi Hatun Esen, “Coğrafyamız geçmişten bu yana zulüm altında, doğamız yok edilirse bizim burada yaşama şansımız olmaz. Geçmişte barajlar, köy boşaltmaları ve yayla yasaklarıyla mücadele eden ilimiz şimdi de maden projeleriyle tehdit altında. Mücadelemizi ortaklaştırarak büyütmemiz lazım” dedi.

    Munzur Çevre Derneği Dersim Temsilciliği’nin açılışı yapıldı. Açılışa Dersim’deki siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ile çok sayıda yurttaş katıldı.

    “MÜCADELEMİZİ ORTAKLAŞTIRARAK BÜYÜTMEMİZ LAZIM”

    Munzur Çevre Derneği’nin kurulduğu günden itibaren baskılarla karşı karşıya olduğunu belirten Munzur Çevre Derneği Yöneticisi Hatun Esen, “Bu sistemde doğasını koruyan, mücadele eden, haksızlığa karşı çıkanlar gözaltına alınıp tutuklanıyor. Hep birlikte bu zulme karşı ses çıkarırsak, bu sessizliği yırtabiliriz. Haksızlığa karşı sesimizi yükseltmemiz gerekiyor. Coğrafyamız geçmişten bu yana zulüm altında, doğamız yok edilirse bizim burada yaşama şansımız olmaz. Geçmişte barajlar, köy boşaltmaları ve yayla yasaklarıyla mücadele eden ilimiz şimdi de maden projeleriyle tehdit altında. Mücadelemizi ortaklaştırarak büyütmemiz lazım. Bizim başka Munzur’umuz, Düzgün Baba’mız yok hep birlikte kutsallarımıza sahip çıkmamız gerekiyor. Nerede mücadele varsa orada olma zorundayız” dedi.

    “DERSİM HALKI BİRLİKTE MÜCADELE ETMELİ”

    Munzur Çevre Derneği Yöneticisi Özkan Arslan ise, “Dersim halkı birlikte mücadele etmeli, birlikte direnmeli ve coğrafyasına da birlikte sahip çıkmalı” diye konuştu.

    “DÜNYA DÖNDÜKÇE DERSİM’İ SAVUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Munzur Çevre Derneği Dersim Temsilciliği’nin önemli çalışmalara imza atacağını ifade eden Avukat Barış Yıldırım, “Munzur Çevre Derneği; Munzur’da, Mercan’da, Pülümür’de, Peri’de yürüttüğümüz çevre mücadelesinde her zaman yanımızda oldu, birlikte mücadele ettik. Dersim’i savunma mücadelesi dünya döndükçe devam edecek” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından Hüsnü Güngör türküler seslendirirken, Mehmet Tüzün de şiir okudu.

    PİRHA/DERSİM

  • Arslan, Pembelik Barajı’na karşı çıktığı için ceza almıştı: Topraklarımızı koruyacağız -VİDEO

    Arslan, Pembelik Barajı’na karşı çıktığı için ceza almıştı: Topraklarımızı koruyacağız -VİDEO

    PİRHA-Barajların 90’lı yıllardan itibaren Dersim’in nehirleri üzerinde yapılmak istenen çevre saldırılarından biri olduğunu belirten Munzur Çevre Derneği Yöneticisi Özkan Arslan, “Haklı olmamıza rağmen mağdur edildik. Peri Vadisi’nde aldığımız cezalar bizi yıldırmayacak ve topraklarımız için mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.

    Dersim’de Peri Vadisi’nde yapılan HES ve baraj projelerinin sahibi olan Limak, çevre ve ekoloji mücadelesi yürüten yaşam savunucularına yönelik dava açtırmıştı. Karakoçan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame ve sonrasında açılan dava yaklaşık 11 yıl sürdü. Mahkeme, 17 Temmuz tarihinde kararını açıkladı. Munzur Çevre Derneği üyesi Özkan Arslan‘ın da yer aldığı 11 kişi hapis cezası aldı.

    Özkan Arslan, Z.A., M.A., M.A., M.A., D.G., Z.Ç., ve T.D.’ye 2 yıl 6 ay hapis cezası verildi. M.A. 1 yıl 8 ay hapis cezası aldı, cezası 2 yıl ertelendi. C.B., H.Ö.’ye ise 1 yıl 3 ay hapis verildi, ceza ertelendi. Z.Y., P.A., ve Ü.G.’nin ise 8 yıllık zamanaşımı nedeniyle davadan düşürülmelerine karar verildi.

    Munzur Çevre Derneği Yöneticisi Özkan Arslan, doğalarını korudukları için aldıkları cezayı PİRHA‘ya değerlendirdi.

    “HAKLI OLMAMIZA RAĞMEN MAĞDUR EDİLDİK”

    O dönem baraja izin vermemek için köylüler ile birlikte Peri Özgür Köylü Hareketi adında bir oluşum oluşturduklarını söyleyen Özkan Arslan, “Direnişimiz hem demokratik alanda hem de hukuksal anlamda devam etti. Hukuksal anlamda hem Danıştay’ın hem de Elazığ İdare Mahkemesi’nin baraj yapımını durdurmaya yönelik kararı olmasına rağmen verilen karar uygulanmadı. Biz de meşru direnme hakkımızı kullandık. Limak ve diğer şirketlerin yaptığı baraj tamamen devletin bölgeye asker dökerek ve mahkemelerini kullanarak köylüleri yıldırma projesine başladılar. Bundan dolayı defalarca tutuklandık, köylerimize girişimiz yasaklandı.
    Haklı olmamıza rağmen mağdur edildik, eğitim hakkımız elimizden alındı, siyasal hakkımız engellendi ve bütün arazilerimiz hazineye çevrildi. Tamamen köylüleri yıpratmak için ellerinden gelen her şey yapıldı. Ama daha sonra devlet bütün gücünü kullanarak hepimizi cezaevine attı ve suyun önünü tutarak kaçak olarak Peri Vadisi’nde bulunan Pembelik Barajı’nı yaptı” dedi.

    “KÖYLÜLERE VERİLEN CEZA ASLINDA DERSİM HALKINA VERİLMİŞTİR”

    Aynı dava üzerinden kendilerine onlarca dava açıldığını ifade eden Arslan, şunları dile getirdi:

    “Biz sürekli cezalar alıp hapishaneleri gezdik ve o günden bugüne mağdur durumdayız. 58 kişinin yargılandığı toplu bir davamız vardı ve dava sonucunda 11 köylüye hapis cezası verildi. Haksızlığa uğrayan biz, toprakları sular altında kalan yine biz ama şirketin devlet eliyle cezalandırdığı yine köylüler oldu.

    “BARAJLAR ÇEVRE SALDIRISIDIR, TOPRAKALRIMIZ İÇİN MÜCADELEYİ SÜRDÜRECEĞİZ”

    Barajlar 90’lı yıllardan itibaren Dersim’in nehirleri üzerinde yapılmak istenen çevre saldırılarından biri. Köylülere verilen bu ceza aslında tüm Dersim halkına verilmiş cezadır. Maalesef 21. Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nde köylülere verilen bu ceza bile işlenmedi, bu durum aslında Dersim’de ki kurumların kendi doğasından ve insanlarından ne kadar uzaklaştığını gösteriyor. Peri Vadisi’nde aldığımız cezalar bizi yıldırmayacak ve topraklarımız için mücadele etmeye devam edeceğiz.”

    Cihan BERK/DERSİM

  • Arslan: İliç’te altın madeninin tamamen kapatılmasını istiyoruz-VİDEO

    Arslan: İliç’te altın madeninin tamamen kapatılmasını istiyoruz-VİDEO

    PİRHA-Erzincan’ın İliç İlçesi Çöpler Köyü’nde Anagold Madencilik’e ait altın madeninin kapatılmasını istediklerini belirten Munzur Çevre Derneği Yöneticisi Özkan Arslan, “Siyanür borularından birinin patlayıp Fırat’a karıştıktan sonra insanlar tehlikenin farkına vardı. Bunun sonucunda Fırat’ın geçtiği tüm alanlarda hayvanlardan insanlara kadar herkes bundan etkilenecek” dedi.

    21 Haziran Salı günü saat 02.45’te Erzincan İliç İlçesi Çöpler Mevkii’nde uluslararası bir şirket tarafından işletilen altın madenine siyanür taşıyan boru hattında meydana gelen patlama sonrasında, yaklaşık 20 ton siyanür solüsyon Fırat Nehri ve Keban Baraj havzasına, siyanürlü su da Fırat Nehri üzerinde kurulan İliç Barajına da ulaştı.

    Munzur Çevre Derneği Yöneticisi Özkan Arslan, İliç’te Anagold Madencilik’e ait altın madeninin siyanür borularının patlamasının vereceği zararlara ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “KÖYLÜLER VE ÇEVRECİLER UZUN YILLARDIR İLİÇ’TE MÜCADELE VERİYOR”

    Türkiye’de son 15-20 yıldır çevre saldırılarının sistematik hale geldiğini vurgulayan Özkan Arslan, “Anagold Madencilik tarafından sürdürülen çalışmaya karşı köylüler ve çevre örgütleri uzun yıllardır mücadele veriyor ama bakanlıklar, yerel seçilmişler, muhtarlar, mahkemeler ve kolluk güçleri maden şirketlerinin yanında hareket ediyor” dedi.

    “HERKES TOPRAĞINA SAHİP ÇIKSIN”

    “Siyanür borularından biri patladı ve Fırat’a karışıp renk değiştirdikten sonra insanlar tehlikenin farkına vardı” diyen Arslan şöyle devam etti:

    “Bunun sonucunda Fırat’ın geçtiği tüm alanlarda hayvanlardan insanlara kadar herkes bundan etkilenecek. Bizler İliç halkıyla dayanışma içerisinde olmaya devam edeceğiz. Gelen yoğun tepkiler üzerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı kısa süreliğine çalışmanın durdurulduğunu açıkladı ama biz tamamen kapatılmasını istiyoruz. Tüm halkımıza sesleniyorum kimse kendi arazisini satmamalıdır. Dağlara, yaylalara yeniden yerleşip üretimi yeniden güçlendirmeliyiz. Çünkü bizim boşalttığımız yerlere açgözlü maden şirketleri dadanıyor o yüzden herkesi kendi toprağına sahip çıkmaya çağırıyoruz” dedi.

    Cihan BERK/DERSİM

  • ‘Batıda çıkan yangınların söndürülüp, Dersim’de söndürülmemesi politik bir tutum’-VİDEO

    ‘Batıda çıkan yangınların söndürülüp, Dersim’de söndürülmemesi politik bir tutum’-VİDEO

    PİRHA-Munzur Çevre Derneği Yöneticisi Özkan Arslan ve Doğa aktivisti Haydar Çetinkaya Dersim’de askeri operasyonlar nedeniyle meydana gelen orman yangınlarına tepki gösterdi. Arslan, devletin batıda çıkan yangınları söndürüp burada çıkan yangınları söndürmemesinin politik bir tutum olduğunu vurgularken, Çetinkaya ise, “Nedeni ne olursa olsun askeri bir operasyon bile olsa orman yangınlarının söndürülmesi ve tedbirlerin bir an önce alınması gerekiyor” dedi.

    Dersim’in Hozat ilçesine bağlı Amutka, Koçeri ve Dereköy mevkiinde 9 Mayıs’ta, Kırmızı Kom bölgesinde ise 20 Mayıs’ta yapılan askeri operasyonla birlikte orman yangınları meydana gelmişti.

    Munzur Çevre Derneği Yöneticisi Özkan Arslan ve Doğa aktivisti Haydar Çetinkaya Dersim’de askeri operasyonlar nedeniyle meydana gelen orman yangınlarına tepki gösterdi.

    “HALKIMIZI ORMAN YANGINLARINA KARŞI DUYARLI OLMAYA ÇAĞIRIYORUZ”

    90’larda ki sistematik orman yangınlarından sonra özellikle 2018 yılından beri hemen hemen birçok alanda orman yangınlarının devam ettiğini belirten Munzur Çevre Derneği Yöneticisi Özkan Arslan, “Bu yıl da askeri operasyonlarla birlikte birçok alanda orman yangınlarının çıktığı söyleniyor, köylülerin ve derneklerin orman yangınlarına yönelik açıklamalarına rağmen Tunceli Valiliği ve Orman Genel Müdürlüğü tarafından orman yangınlarının asılsız olduğu söyleniyor. Bundan sonraki süreçte de mutlaka sıcakların da başlamasıyla beraber orman yangınları devam edecektir. Halkımızı orman yangınlarına karşı duyarlı olmaya çağırıyoruz çünkü burada devletin kendisi yakıyor ormanları. Devlet yetkililerinin orman yangınlarını söndürmesi için bir kamuoyunun oluşması gerekiyor ve tüm halkımızın desteği gerekiyor. Devletin batıda çıkan yangınları söndürüp burada çıkan yangınları söndürmemesi politik bir tutumdur. Tüm halkımızı çevre saldırılarına karşı mücadele etmeye ve duyarlı olmaya çağırıyoruz” dedi.

    “NEDENİ ASKERİ OPERASYON BİLE OLSA ORMAN YANGINLARININ SÖNDÜRÜLMESİ GEREKİYOR”

    Maalesef her yıl Dersim’de devam eden orman yangınlarına karşı mücadele ettiklerini söyleyen Doğa aktivisti Haydar Çetinkaya da, Orman yangınları artık her yıl geleneksel bir hale geldi, biz tabi ki orman yangınlarının meydana gelme nedenini biliyoruz. Ama nedeni ne olursa olsun askeri bir operasyon bile olsa orman yangınlarının söndürülmesi ve tedbirlerin bir an önce alınması gerekiyor. Birçok bölgeye güvenlik gerekçesiyle Orman Müdürlüğü tarafından yangının söndürülmesi için müdahale edilmiyor ve ne yazık ki ormanlar kendiliğinden sönüyor ama bazen günlerce hatta haftalarca süren orman yangınlarına tanık olduk. Mutlaka bu yangınlara müdahale edilmesi gerekiyor, kamuoyunun da bu konuya dikkat çekmesi gerekiyor. Batıda orman yangınlarına devlet tarafından nasıl seferber olunuyorsa bütün araçlarıyla, yangın söndürme uçaklarıyla burada da müdahale edilmesi gerekiyor” diye konuştu.

    Cihan BERK/DERSİM