5 Ocak 2020 tarihinden bu yana akıbeti bilinmeyen Gülistan Doku soruşturmasında yeni bilgiler gelmeye devam ediyor. Yaşanan olayların bilerek ve isteyerek örtbas edildiği yeni gelen bilgilerden anlaşılıyor. Kimilerinin Gülistan’a ait izleri ve delilleri organize bir şekilde yok etmeye çalıştığı ortaya çıktı.
Etiket: munzur üniveristesi
-

Gülistan Doku dosyasında KYK ve üniversite şüphesi: Yurda gitmediği aileden gizlendi!
PİRHA- Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelen bilgilere göre, Gülistan’ın kaldığı KYK yurduna gitmediği ve bu durumun aileye bildirilmediği açığa çıktı.Birçok kişi ve kurumun dahil olduğu bu olaylarda KYK yurdunun ve Munzur Üniversitesi’nin de dahil olduğu değerlendiriliyor. Gülistan’ın yurda gitmediği ve bu durumun aileye haber verilmediği ortaya çıkarken olayda yurdun ve üniversitenin de payı olduğu iddia ediliyor.Son gelen bilgilere göre, üniversite yurdunda kalan Gülistan Doku’nun uzun süre yurda gitmediği öğrenildi. KYK yurt yönetmeliğine göre devamsızlık halinde direk aileye bildirim yapılması gerekirken, Gülistan’ın uzun süre yurda gitmemesine rağmen Doku ailesine hiç bir bildirim yapılmamış. Bu durum ihmalden ziyade yurt ve üniversite yönetiminin de Gülistan’ın kaybedilişindeki rolünü ortaya koyar nitelikte bir gelişme olduğu iddia ediliyor.PİRHA/DERSİM -

Ayten Kordu’dan Meclis’e Munzur Üniversitesi sorusu: Kampüs neden adliyeye dönüştürüldü?
PİRHA- DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Munzur Üniversitesi’nde kütüphane ve fakülte alanlarının hükümet konağı ve adliye binasına tahsis edilmesine yönelik öğrenci protestolarına soruşturma açılmasını Meclis gündemine taşıdı.
DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Munzur Üniversitesi kampüsünde “deprem hazırlığı” gerekçesiyle kütüphane ve bazı fakülte alanlarının hükümet konağı ve adliye binası olarak kullanılmasına yönelik öğrencilerin protestolarına soruşturma açılmasına ilişkin yazılı soru önergesi verdi. Kordu, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunduğu önergesinde sorularının Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tarafından yanıtlanmasını istedi.
“ÖĞRENCİLERİN HAKLI PROTESTOLARI SORUŞTURMALARLA SUSTURULAMAZ”
Kordu, söz konusu kararın ardından kampüste barışçıl bir şekilde basın açıklaması yapmak ve yürüyüş düzenlemek isteyen öğrencilerin hem güvenlik güçlerinin müdahalesine maruz kaldığını hem de haklarında savcılık ve rektörlük tarafından disiplin soruşturmaları başlatıldığını belirtti. “Üniversiteler, yalnızca eğitim-öğretim mekânları değil; eleştirel düşüncenin geliştiği, ifade özgürlüğünün güvence altına alındığı ve demokratik tartışmaların sürdürülebildiği alanlar olmalıdır” diyen Kordu, üniversite alanlarının asli işlevinden uzaklaştırılmasının hem akademik özgürlükleri hem de öğrencilerin eğitim hakkını zedelediğine dikkat çekti.
Kordu’nun, Yusuf Tekin’in yanıtlaması istemiyle sorduğu sorular şöyle:
1. Munzur Üniversitesi kampüsü içerisinde kütüphane ve fakülte alanlarının hükümet konağı ve adliye binası olarak kullanılmasına yönelik karar hangi gerekçelere dayanmaktadır? Bu karar alınırken başta öğrenciler olmak üzere üniversite bileşenlerinden neden herhangi bir görüş alınmamıştır?
2. Barışçıl basın açıklaması ve yürüyüş yapmak isteyen öğrencilere yönelik güvenlik müdahalesinin hukuki dayanağı nedir?
3. Kampüs içerisinde silahlı kamu görevlilerinin bulunması ve öğrencilerle temas kurmasına ilişkin iddialar hakkında Bakanlığınızın bilgisi var mıdır? Bu konuda herhangi bir inceleme başlatılmış mıdır?
4. Söz konusu olay kapsamında sekiz öğrenci hakkında başlatılan disiplin soruşturmalarının gerekçeleri nelerdir? Bu soruşturmalar hangi mevzuata dayanılarak yürütülmektedir?
5. Öğrencilerin ifade özgürlüğü, toplantı ve gösteri hakkı gibi anayasal haklarının korunmasına yönelik Bakanlığınızın politikaları nelerdir? Bu tür olayların tekrar yaşanmaması adına herhangi bir düzenleme yapılması planlanmakta mıdır?
6. Üniversite kampüslerinin akademik faaliyetleri sürdüren öğretim elemanlarıyla bütünlüklü bir eğitim ortamı olduğu dikkate alındığında; adliye ve benzeri güvenlik ve yargı kurumlarının kampüs içerisine taşınmasının, akademik özgürlükler ve bilimsel üretim üzerindeki etkilerine dair herhangi bir inceleme yapılmış mıdır?Kordu, üniversite kampüslerinin güvenlik eksenli yapılara dönüştürülmesinin öğrenciler ve akademisyenler üzerinde baskı yarattığını vurgulayarak, bu uygulamaların demokratik toplum ve hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığını ifade etti.
PİRHA/ANKARA
-

Dersim’de öğrencilerin evlerine polis baskını!
PİRHA- Munzur Üniversitesi’nde okuyan öğrencilerin evlerine baskın düzenleyen polis evde kalan öğrencileri gözaltına aldı.
Bu sabah saatlerinde Dersim’in Moğultay mahallesinde oturan kadın öğrencilerin evlerine polis baskın düzenledi.
İki ayrı eve yapılan baskında öğrenciler gözaltına alındı. Gözaltına alınanların zırhlı araçlarla İl Emniyet Müdürlüğün’ne götürüldüğü belirtildi.
PİRHA/DERSİM
-

Özcan’dan ‘Tunceli Sempozyumu’na tepki: İktidarın Alevilere yönelik politikasının devamı-VİDEO
PİRHA- Araştırmacı-Yazar Mesut Özcan, 16-17 Ekim’de Munzur Üniversitesi’nde yapılacak olan “Anadolu’nun Horasan’ı Tunceli” sempozyumuna tepki gösterdi. Özcan, “Dersim’de böyle bir çalışmanın yapılması Dersim’in Alevi inancı için bir kale olmasından dolayı. Dersim Aleviler için çok önemli bir coğrafya. Munzur Üniversitesi bu tavrıyla geçmişten beri eleştirilen Tunceli Cemevi’nin mirasını devralacak gibi görünüyor” dedi.
AKP hükümetinin Dersim’deki asimilasyon faaliyetleri çeşitli yöntemlerle sürüyor. Tunceli Valiliği’nin koordinasyonuyla, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ve Munzur Üniversitesi işbirliğiyle, 16-17 Ekim 2024 tarihlerinde Munzur Üniversitesi’nde “Anadolu’nun Horasan’ı Tunceli Sempozyumu” gerçekleşecek.
Araştırmacı-Yazar Mesut Özcan, yapılacak sempozyumun amacını PİRHA‘ya değerlendirdi.
“MUNZUR ÜNİVERSİTESİ, TUNCELİ CEMEVİ’NİN MİRASINI DEVRALACAK GİBİ GÖRÜNÜYOR”
Yapılacak sempozyumun Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın inisiyatifinde olan bir çalışma olmadığını belirten Mesut Özcan, “İktidarın Alevilere yönelik bir politikası. Dersim’de böyle bir çalışmanın yapılması Dersim’in Alevi inancı için bir kale olmasından dolayı” dedi.
Geçmişten beri devletin Alevilere ilgi duyduğu zaman ilk uğradığı yerin Dersim olduğuna dikkat çeken Özcan, “Devletin inançlardan elini çekmesi gerekiyor, toplum kendi inancını kendi istediği gibi yaşamalı. Dersim sadece Dersim değildir. Dersim Aleviler için çok önemli bir coğrafya. Bu çalışmanın Munzur Üniversitesi üzerinden yapılması da aslında çok ilginç bir şey değil. Munzur Üniversitesi bu tavrıyla geçmişten beri eleştirilen Tunceli Cemevi’nin mirasını devralacak gibi görünüyor. Munzur Üniversitesi Dersim’in inancı, kültürü ve dili için bilimsel çalışmalar yapmalı” şeklinde konuştu.
“Horasan’dan geldik” denilerek Aleviliğin Türklüğe bağlanmaya çalışıldığını vurgulayan Özcan, “Biraz daha geriye giderek İslamiyet’le bağdaştırması bilime uymayan bir durum. Yapılacak sempozyumda üniversitedeki salonların isimlerine Dersim’de kutsal mekânların adının verilmesi ve bunun bildiride de belirtilmesi bir politikanın amacı. Ana Fatma, Munzur Baba salonu gibi isimlerin verilmesi Alevilere şirin gözükme ve Alevilere değer verdiğini gösterme çabası. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı üzerinden Munzur Üniversitesi’nin çabası beklenen bir şey ve gelecekte bu durum daha da artacaktır” ifadelerini kullandı.
“ALEVİ KURUMLARININ BİR ENSTİTÜ GİBİ ÇALIŞMASI GEREKİYOR, ALEVİ İNANCI İLE İLGİLİ KURSLAR VERİLMELİ”
Alevi kurumlarının sadece adlarıyla var olduklarını ve pratikte yaptıkları kayda değer bir şey olmadığını dile getiren Araştırmacı-Yazar Mesut Özcan, şöyle devam etti:
“Alevi kurumları bir enstitü gibi çalışması gerekiyor çünkü geçmişlerine dair bir arşivleri, müzeleri ve referans gösterecekleri kayıtları yok. Biz Alevilerin en büyük kusuru sadece konuşuyoruz ve düşüncelerimizi aktarıyoruz. Ancak şu anda Alevilerin karşısında olan kurumlar ciddi bir arşiv oluşturuyor ve bunun üzerine düşüncelerini oturtuyorlar. Alevi kurumlarının bir an önce bir enstitüye dönüşmeleri ve arşiv oluşturmaları gerekiyor. Cemevlerinde sadece bağlama ve semah kurslarının verilmesi yetersiz yeni kuşaklara Alevi inancı ile ilgili kurslar verilmeli. Milyonlarca Aleviden söz ediyoruz ancak Alevilerin akademik bir dergisi yok. Alternatif bir şey yaratmamız lazım. Aleviler sürekli konuşup, eleştiriyor ama yerine ne koyacağız.”
Cihan BERK/DERSİM
-

Dersim’de öğrenciler, KYK yurdundaki koşulları protesto etti-VİDEO
PİRHA-Dersim’de KYK Yurdu’nda kalan öğrenciler, yaşadıkları kötü koşulları balkonlarda alkışlarla protesto etti.
Dersim’de Munzur Üniversitesi Atatürk Mahallesi Erkek KYK Yurdu’nda kalan öğrenciler, yemeklerin yenilemeyecek kadar kötü olması, sağlıklı yaşamak için gereken hijyen koşullarının sağlanmaması, temizlik malzemelerinin yurtta yer almaması nedeniyle ses çıkarma eylemi yaptı.
Öğrenciler kötü koşulları yemek yemeyerek balkonlardan alkışlarla protesto etti.
PİRHA/DERSİM




