Etiket: munzur üniversitesi öğrencileri

  • Munzur Üniversitesi öğrencilerinden Gülistan Doku için adalet çağrısı- VİDEO

    Munzur Üniversitesi öğrencilerinden Gülistan Doku için adalet çağrısı- VİDEO

    PİRHA- Dersim’de Munzur Üniversitesi öğrencileri, 2020 yılında kaybolan Gülistan Doku’nun dosyasındaki adaletsizliklere dikkat çekmek için bir araya geldi. Öğrenciler, yaptıkları basın açıklamasında, altı yıldır süren belirsizlik ve cezasızlık politikasına karşı mücadeleyi sürdüreceklerini vurguladı.

     

    Gülistan Doku soruşturmasında delillerin karartılması, soruşturmanın sürüncemede bırakılmasının politik bir tercih olduğunu belirten Munzur Üniversitesi öğrencileri bu karanlığı kabul etmediklerini belirterek, “Gülistan Doku olayı bir adalet meselesi ve politik mücadeledir” dedi.

    Munzur Üniversitesi öğrencileri, 5 Ocak 2020’de kaybettirilen ve katledildiği ortaya çıkan Gülistan Doku için Adliye binası önünde açıklama gerçekleştirdi. Çok sayıda öğrencinin katıldığı açıklamada, Gülistan Doku ve şüpheli bir şekilde yaşamını yitiren Van Yüzüncüyıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş’in fotoğraflarının yer aldığı  pankart açıldı.
    Açıklamayı okuyan öğrencilerden Rojin İdacı, öğrenciler olarak bu açıklamayı yapmalarının nedenini hem Doku ailesine destek olmak hem de Gülistan Doku soruşturmasında yaşananlara dikkat çekmek için olduğunu söyledi. Gülistan Doku’nun kaybettirilme sürecini hatırlatan Rojin İdacı, “Sıra arkadaşımız Gülistan Doku’dan 2020 yılında kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra haber alınamadı. Yapılan araştırmalar sonucunda, Gülistan Doku’nun kaybolmadan kısa bir süre önce eski erkek arkadaşı Zainal Abakarov ile bir kafenin önünde tartıştığı, cep telefonunun en son Uzunçayır Baraj Gölü üzerindeki Sarısaltuk Viyadüğü’nde sinyal verdiği belirlendi. Sonrasında dönemin valisi Tuncay Sonel tarafından kesin bir dille Gülistan’ın intihar ettiği ve bedeninin bulunarak ailesine teslim edileceğine dair sözler verildi” dedi.

    “BİLİNÇLİ POLİTİK BİR TERCİH”

    “İlk günden beri soruyoruz her tarafı kameralarla izlenen dersimde nasıl olur da Gülistan bulunamaz? “ diyen Rojin İdacı,

    “Gülistan Doku’nun kayboluşuna ilişkin soruşturmada, 6 yılın ardından gerçekleştirilen gözaltı işlemleri, dosyada ilerleme sağlanması bakımından önemli bir gelişme olmakla beraber, soruşturma sürecinin bugüne kadar etkin ve özenli yürütülmediğine dair ciddi soru işaretlerini ortadan kaldırmamaktadır. Aradan geçen yıllara rağmen dosyanın sürüncemede bırakılması, delillerin karartılması, etkin bir soruşturmanın yürütülmemesi bir ihmalkarlık değil; bilinçli bir politik tercihtir. Bu tercih, kadınların yaşam hakkını korumayan, aksine onları güvencesiz bırakan bir düzenin sonucudur” şeklinde konuştu.

    “KADINLAR KOYBOLMUYOR, KAYBETTİRİLİYOR”

    Rojin İdacı, sözlerini şöyle sürdürdü: “ Bizler biliyoruz ki; Kadınlar kaybolmuyor, kaybettiriliyor. Failler korunuyor, adalet sistematik olarak geciktiriliyor ve her geçen gün bu cezasızlık politikası yeni suçların önünü açıyor. Üniversiteler, sokaklar, yaşam alanlarımız bizim için güvensiz hale getiriliyor. Bir genç kadın kayboluyor ve yıllardır hiçbir yetkili gerçek bir hesap vermiyor. Buradan soruyoruz; 6 yıldır “intihar” denilerek kamudaki gücünü suçluları saklamak için kullananlar emri kimden almıştır? Aradan geçen bunca zamanda delilleri karartanlar, etkili bir soruşturma sürecini engelleyerek adaletin gecikmesine neden olanlar emri kimden almıştır?”

    “BU KARANLIĞI KABUL ETMİYORUZ”

    Gülistan Doku olayının bir adalet meselesi ve politik mücadele olduğunu belirten Rojin İdacı. “Gülistan gibi akıbeti karanlıkta bırakılmaya çalışılan, başta Rojin olmak üzere tüm kadınlar için gerçek suçlular cezalandırılıp, örtbas edenler açığa çıkıncaya kadar mücadele etmeye devam edeceğiz. Buradan açıkça söylüyoruz: Gülistan Doku dosyasındaki karanlık, bu sistemin karanlığıdır. Bu karanlığı kabul etmiyoruz. Sorumlular yargılanana, gerçekler açığa çıkana kadar mücadeleyi büyüteceğiz. Bu dosyanın peşini bırakmayacağız. Çünkü bu sadece Gülistan’ın meselesi değil bu kadınların yaşam hakkı meselesidir” şeklinde konuştu.

    Açıklamanın ardından “Doku ailesi yalnız değildir”, “Gülistan Doku nerede?” , “Jin jiyan azadî”, “Rojin’e ses ol”sloganları atıldı ve adliye önünden üniversite yemekhanesine kadar sloganlarla yürüyüş gerçekleştirildi.

    PİRHA/DERSİM

  • Mezuniyetimize değil, mezarımızı aramaya gelmelerinden korkuyoruz-VİDEO

    Mezuniyetimize değil, mezarımızı aramaya gelmelerinden korkuyoruz-VİDEO

    PİRHA- Gülistan Doku’nun akıbeti için Adliye önünde bir araya gelen Munzur Üniversitesi öğrencileri 6 yıldır süren cezasızlığa ve cevapsız kalan sorulara tepki gösterdi. Adalet mekanizmasının merkezinde yetkililere seslenen kadın öğrenciler, kampüslerdeki güvenlik zafiyetine dikkat çekerek sarsıcı bir uyarıda bulundu: “Ailelerimizin bu üniversiteye mezuniyetimiz için değil, mezarımızı aramaya gelmelerinden korkuyoruz.”

    5 Ocak 2020’den bu yana kendisinden haber alınamayan Gülistan Doku için Adalet Sarayı önünde bir araya gelen üniversite öğrencileri, soruşturma sürecindeki ihmalleri ve yaşadıkları güvensizlik hissini dile getirdi. Her yerin kameralarla izlendiği bir kentte bir kadının iz bırakmadan kaybolmasını “hayret verici” olarak nitelendiren öğrenciler, adliye binası önünden Adalet Bakanlığı’na seslendi. Delillerin karartıldığı şüphesi ve failin korunması algısının öğrenciler üzerinde büyük bir güven sorunu yarattığını vurgulayan öğrenciler, cinayetlerin ve kayıpların normalleştirilmesine izin vermeyeceklerini belirterek, gerçek bir adalet tesis edilene kadar takipçi olacaklarını ilan ettiler.

    “KÜÇÜCÜK ŞEHİRDE EMNİYET NEREDEYDİ? 

    Edebiyat öğrencisi Elif Demir, Dersim gibi yoğun güvenlik önlemlerinin olduğu bir şehirde Gülistan Doku’nun bulunamamasının “hayret verici” olduğunu vurguladı. Demir, hissettiği güvensizliği şu sözlerle aktardı:

    “Gülüstan Doku davası neredeyse 7 yıla yaklaştı. Her yerde emniyet, her yerde MOBESE var. Küçücük bir yerde nasıl bulunmadı? Biz artık okula korkuyla gelip gidiyoruz. Adalet Bakanı’na sesleniyorum: Eğer hepimizi temsil ediyorsanız, güvenliğimizi almak zorundasınız. En çok da bu sessizliğe sinirliyiz.”

    “TEK İSTEĞİMİZ YARGI”

    Ebelik öğrencisi Rojin İdacı ise davanın sürüncemede bırakılmasının ve delillerin karartıldığına dair şüphelerin öğrenciler üzerinde büyük bir güven kırılması yarattığını belirtti:

    “Kadın öğrenciler olarak burada kesinlikle güvende hissetmiyoruz. 6 yıl boyunca hiçbir izin bulunmaması, bizde sistemin cinayeti örtbas etmek için devreye girdiği algısını oluşturuyor. Tek isteğimiz gerçek suçluların yargılanmasıdır.”

    “MEZUNİYETİM İÇİN DEĞİL, MEZARIM İÇİN GELECEKLER”

    Öğrencilerin en sarsıcı mesajı ise Hivda Çokluk’tan geldi. Ailenin yaşadığı acıya tanıklık etmenin ağırlığını anlatan Çokluk, kendi geleceği için duyduğu kaygıyı şu çarpıcı sözlerle ifade etti:

    “Az önce aileyi gördüm, içim parçalanıyor. Yarın öbür gün benim ailem de bunu yaşayabilir. Ailem mezuniyetim için bu üniversiteye geleceğine, mezarımı bulmak için buraya gelecek diye korkuyorum. Meğer katiller ellerini kollarını sallayarak içimizde dolaşıyormuş. Kadın cinayetleri normalleştirilmemeli.”

    ADALET BEKLEYİŞİ SÜRÜYOR

    Munzur Üniversitesi öğrencileri, Gülistan Doku davasının sadece kayıp bir şahsın değil, tüm kadın öğrencilerin yaşam hakkı mücadelesi olduğunu vurgulayarak; sorumluların bir an önce tutuklanması ve adaletin tesis edilmesi çağrısıyla açıklamalarını sonlandırdı.

    Nuray ATMACA-Cem EKİNCİ/DERSİM

  • Munzur Üniversitesi öğrencileri Gağan’ı kutladı: Serê Sal barış ve özgürlüğe vesile olsun!-VİDEO

    Munzur Üniversitesi öğrencileri Gağan’ı kutladı: Serê Sal barış ve özgürlüğe vesile olsun!-VİDEO

    PİRHA- Munzur Özgür Öğrenci Derneği(MÖDER), ‘Sersal’ etkinliği düzenledi. Munzur Üniversitesi öğrencileri, yeni yılın gelişini gağan etkinliğiyle kutladı.

    ‘Serê Salê’ veya ‘Gağan’ bayramı coğrafyamızda yeni yılın gelişini kutlamak amacıyla etkinlikleri düzenlenir. Aralık ortası başlayan kutlamalar, Ocak ortasına kadar sürer. Bu süreçte farklı farklı etkinliklerle yeni yıl kutlaması gerçekleştirilirken, toplumsal birlik sağlanır. Toplumun güttüğü amaç karanlıktan aydınlığa çıkmaktır.

    Munzur Özgür Öğrenci Derneği(MÖDER), her yıl olduğu gibi bu yılda Gağan bayramını kutlayarak yeni yılı karşıladı.
    MÖDER adına açılış konuşması yapan Baran Polat, dernek olarak yeni yılı kutlamak amacıyla böyle bir etkinlik gerçekleştirdiklerini söyleyerek, “Yeni yılı ‘Ser Sal’, etkinliğiyle kutluyoruz. Bu yılın barış ve özgürlüğe vesile olmasını diliyoruz. Bugün Rojava’da yürütülen saldırılar sadece Rojava’ya yönelik değildir. Bu saldırılar tüm Ortadoğu halklarına yapılan saldırılardır. Bu saldırıları kınıyoruz. Rojava daha önce nasıl kazandıysa, bu seferde öyle kazanacaktır. Yaşasın Rojava direnişi” dedi.

    Ardından söz alan Munzur Üniversitesi öğrencisi Nujin Yağcı, “Yeni yılın gelişini ‘Ser Sal’ ile kutluyoruz. Kürtler için önemli bir gelenektir. Burada yapacağımız etkinlikte şarkı, şiir ve hazırladığımız tiyatro oyunuyla yeni yılı karşılayacağız” dedi.

    Etkinlikte konuşan DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, “Herkesin yeni yılı kutlu olsun. Yeni yıla Demokratik Toplum inşasıyla girdik. Tüm dünyada önemli gelişmeler yaşanıyor. Bugün Rojava’da önemli gelişmeler yaşanıyor. Özellikle kadınların öncülüğünde büyük bir direniş örgütlendirildi. Rojava bizim kırmızı çizgimizdir. Suriye’de demokratik bir yönetimin inşa edilmesi gerektiğini sürekli söylüyoruz. Ama bugün Halep’te çeteler Kürtlere saldırıyor. Saldırılar başladığından beri her yerde tepkimizi ortaya koyduk. Türkiye’de yaşayan Kürtlere de büyük sorumluluk düşüyor. Bununda öncülüğünü yapacak siz gençler ve kadınlardır. Bunun içinde tek şart örgütlülüktür, örgütlenmektir. Bu etkinlikte bu amaçla olmalıdır. Hep birlikteyiz, hep birlikte yol alacağız. Bu yeni yılın eşitliğin ve özgürlüğün sağlandığı bir yıl olmasını” temenni ederek herkesin yeni yılını kutladı.

    Yapılan konuşmaların ardından stranlar söylendi, şiirler okundu, avare oyunu oynandı. Devamında ise öğrencilerin, komünal yaşam hazırladığı tiyatro oyunu sergilendi.

    Son olarak öğrencilerin oluşturduğu ‘Qal û Fatik’ ekibi Dersim çarşıda gezerek halkın ve esnafların yeni yıllarını kutladı. Gağan lokmalarını topladı.

    PİRHA/DERSİM

     

     

  • Dersim Kadın Platformu’dan Gülistan Doku çağrısı- VİDEO

    Dersim Kadın Platformu’dan Gülistan Doku çağrısı- VİDEO

    PİRHA- Dersim Kadın Platformu, Gülistan Doku’nun akıbetini sormak için 5 Ocak’ta gerçekleştirilecek eyleme katılım çağrısında bulundu.

    5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kayıp olan ve akıbeti bilinmeyen Gülistan Doku’nun durumu belirsizliğini koruyor.
    Gülistan’ın kaybedilişinin 6. yılında Dersim Kadın Platformu, “Unutmayacağız! Peşini Bırakmayacağız” diyerek davanın takipçisi olduklarını kaydetti.

    Platform adına açıklama yapan Munzur Üniversitesi Öğrencileri ve yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan, 5 Ocak’ta ypacakları eyleme katılım çağrısında bulundu.

    PİRHA/DERSİM

     

  • Dersim’de kız öğrenci yurdunda tahliyeye tepki geri adım attırdı-VİDEO

    Dersim’de kız öğrenci yurdunda tahliyeye tepki geri adım attırdı-VİDEO

    PİRHA- Dersim merkezde deprem nedeniyle yıkım kararı bulunan Ehlibeyt Kız Öğrenci Yurdu’nun tahliye edilmesi yönündeki karara tepki gösteren öğrencilerin oturma eylemi yapınca yetkililer geri adım attı. Taşınma işlemi, bayram sonrasına ertelendi. 

    Dersim merkezde yer alan ve deprem nedeniyle yıkım kararı bulunan Ehlibeyt Kız Öğrenci Yurdu’nda kalan yaklaşık 300 öğrencinin, yurdun acele tahliye edilip kentin çok uzağında yeni yapılan başka bir yurda nakledilmek istenmesi üzerine, kararı protesto eden öğrenciler oturma eylemine başladı.

    Yurtta kalan Munzur Üniversitesi öğrencileri, yurdun vize haftasında apar topar tahliye edilmesinin kendilerini mağdur edeceğini belirterek kararın geri alınmasını istediler. Deprem nedeniyle tahliye kararı alınan Ehlibeyt Kız Öğrenci Yurdu öğrencileri koşulları kötü olan başka bir yurda gitmek istemediklerini söyledi.

    Gönderildikleri yeni yurdun kötü bir yer olduğunu, ulaşım sıkıntısı bulunduğunu, ışıklandırma sistemi olmadığını, karanlıkta yabani hayvan ve taciz tehlikesi nedeniyle güvenlik sorunu yaşadıklarını, ana yola inmek için hendek üzerinden atlamak zorunda kaldıklarını belirten öğrenciler, tüm bu nedenlerle oraya gitmek istemediklerini ifade ettiler.

    Öğrenciler ayrıca yeni yurtta ödedikleri ücretin buranın iki katı olduğunu da eklediler.

    ÖĞRENCİLERİN TALEPLERİ KABUL EDİLİNCE EYLEM SON BULDU

    DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, İHD yöneticisi Gönül Sonbahar ve STK temsilcilerinin öğrenciler, yurt müdürleri ve emniyet yetkilileriyle yaptıkları görüşmelerin ardından, durum Vali Bülent Tekbıyıkoğlu’na iletildi.

    Öğrencilerin mağdur olmaması için taşınma işlemi bayram tatili sonrasına ertelendi. Ayrıca Spor Müdürü, Ankara’dan deprem analiz raporu olumlu gelirse, öğrencilerin bu yurtta kalabilmelerinin söz konusu olabileceğini belirtti. Öğrencilerin tüm taleplerini yazılı olarak ilgili kurumlara ileteceği bildirildi.

    Bu kararların ardından öğrenciler eylemlerini sonlandırdı.

    PİRHA/DERSİM

     

     

     

  • Munzur Üniversitesi öğrencileri: Rojvelat’ın, Gülistan’ın çıkaramadığı ses olacağız -VİDEO

    Munzur Üniversitesi öğrencileri: Rojvelat’ın, Gülistan’ın çıkaramadığı ses olacağız -VİDEO

    PİRHA- Munzur Üniversitesi öğrencileri yaptıkları açıklamada, “Tüm kadınların 8 Mart Mücadele Günü’nü kutluyoruz. Biz hep vardık ve yaşamın her alanında hep var olacağız. Ulusal ve sınıfsal sömürüye karşı Yaşasın 8 Mart” dedi. Arkadaşları Gülistan Doku ve Rojvelat Kızmaz’ı sormaya devam edeceklerini belirten öğrenciler, “Rojvelat’ın, Gülistan’ın çıkaramadığı ses olmaya ve dayatmaya çalıştığınız ataerkil zihniyetinize karşı mücadele etmeye devam edeceğiz” dediler.

    Dersim’de Munzur Üniversitesi öğrencileri, Üniversiteli Genç Kadınlar (Xeta Jinê) çatısı altında 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutladı. Munzur Üniversitesi kampüsünde, ‘Jin Jiyan Azadi’, ‘Gülistan Doku Nerede’ sloganları, halaylar ve zılgıtlar eşliğinde yapılan kutlamada, yapılan açıklamayı öğrencilerden Seher Alkın okudu.

    “1857’DEN BERİ BU ATEŞ HİÇ SÖNMEDİ”

    8 Mart 1857’de tekstil işçisi kadınların 16 saatlik çalışma saatlerine, düşük ücretlere ve insanlık dışı çalışma koşullarına karşı greve çıkmalarının bir isyanın fitilini ateşlediğini belirten Seher Alkın, “Kadınlar artık kendilerini insanlıktan çıkaran çalışma düzenlerine razı gelmeyeceklerini söylediler. O gün, o tekstil fabrikasında çoğu kadın 129 tekstil işçisi önlerine kurulan barikatlardan ve kilitlenen kapılardan kaçamadıklarından dolayı çıkan yangın sonucu hayatlarını kaybettiler. 8 Mart o günden bu yana mücadele günü oldu” dedi.

    “JİN, JİYAN, AZADİ: ÖZGÜR KADINI GÜNEŞ GİBİ DOĞURACAĞIZ”

    O günden beri bu ateşin hiç sönmediğini, yer yer coşkulu yer yer durgun yanmaya devam ettiğini vurgulayan Algın, 8 Mart’ın önemine ilişkin şunları ifade etti:

    “Burjuva feodal düzen çeşitli yöntem ve saldırılarla kadınları zapturapt almaya çalışırken, erkek egemen sistemlerin tüm imkanlarıyla kadın kimliğine ve yaşam alanlarına yönelik saldırılara karşı, öfkeyle bilenmiş direniş ruhuyla karşılıyoruz 8 Mart’ın 167.yılını. Kadına, işçi, emekçi, başarılı kadın gözüyle bakmayı reddeden, kadını değersizleştiren ve metalaştıran zihniyetlere karşı eşitlik ve özgürlük mücadelemiz devam etmektedir. 8 Mart Birlik Dayanışma ve Mücadele Günü’nü, 129 tekstil işçisinden devraldığımız direniş ruhuyla karşılıyoruz. ‘Jin jiyan azadi’ (Kadın, yaşam, özgürlük) şiarıyla özgür kadını güneş gibi doğuracağız. Kadının biçimleştirilmediği, kadın üzerine olan çirkin terminolojilerinin ortadan kaldırıldığı yarınlar için mücadele edeceğiz. Tüm kadınların 8 Mart mücadele gününü kutluyoruz. Biz hep vardık ve yaşamın her alanında hep var olacağız. Ulusal ve sınıfsal sömürüye karşı Yaşasın 8 Mart.”

    “GÜLİSTAN DOKU NEREDE DİYE SORMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Sözü 5 Ocak 2020’de kaybolan ve kendisinden bir daha haber alınamayan, başına ne geldiği öğrenilemeyen Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’ya getiren Algın, “En başından beri ciddiyetsizlikle ilerleyen bu konuda Gülistan Doku’nun akıbeti sonuçlanana, fail veya failler cezalandırılana kadar, ‘Gülistan Doku nerede’ diye sormaya devam edeceğiz” dedi.

    ROJVELAT KIZMAZ’IN HİKAYESİ

    Munzur Üniversitesi öğrencilerinden Seher Alkın, Gülistan ile benzer bir akıbeti yaşayan yakın arkadaşı Rojvelat Kızmaz’ın hikayesi ile ilgili olarak da şunları aktardı:

    “Rojvelat’ın aramızdan ayrılmasında da yine ne kadar ciddiyetsizlikle hareket edildiğini bir kez daha gördük. Rojvelat Kızmaz, 9 Şubat’ta erken saatlerde Batman’da evinden çıktıktan sonra 3 gün boyunca kendisinden haber alınamadı ve 3 gün sonra Hasankeyf, Ilısu Barajı’nda ölü olarak bulundu. 3 gün içerisinde Rojvelat’ın ailesi, arkadaşları onu bulmak için ellerinden gelen tüm imkanları seferber ettiler. Defalarca gittikleri emniyet ve kolluk kuvvetleri, üstünde durulacağını söylenmesine rağmen hiçbir sonuca varılamadı. Her dakikası adım adım izlenen şehir merkezinde bir genç kadının nereye gittiği tespit edilemedi. Ne kadar intihar süsü verilmeye çalışılsa da biz bu durumun altında çok ciddi eksikliklerin bulunduğunu biliyoruz.

    “ROJVELAT’IN VE GÜLİSTAN’IN ÇIKARAMADIĞI SES OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Rojvelat’ın 12 Şubat’ta cansız bulunan bedeninde, otopsi raporlarından gördüğümüz gibi bir gün önce boğulma gerçekleşmiş. Yani kaybolduktan 2 gün sonra ve Rojvelat’ın Hasankeyf’te görüldüğünü bulan da yine ailesiydi. İstenilen anda, her dakika da kişinin yer tespitini yapan Mobese kameralarının ve güvenlik politikalarının biz kadınları bir kez daha nasıl görmezden geldiğini en acı bir şekilde gördük.

    Biz genç kadınlar olarak Rojvelat’ın, Gülistan’ın çıkaramadığı ses olmaya, katledilen, kaybettirilen, istismar edilen ve yaşamın her alanında ezilmeye, fiziksel, cinsel ve psikolojik olarak dayatmaya çalıştığınız ataerkil zihniyetinize karşı sonuna kadar mücadele etmeye devam edeceğiz. İşçi emekçi devrimci kadınlardan aldığımız bu direnişi dünyanın dört bir yanında kıvılcımlarla yangına dönüştüreceğiz ve varolduğumuz sürece bu mücadelemiz devam edecektir.”

    PİRHA/DERSİM

     

     

  • Kadınlar Dersim’den haykırdı: 4 yıldır Gülistan karanlıkta, adalet nerede? -VİDEO

    Kadınlar Dersim’den haykırdı: 4 yıldır Gülistan karanlıkta, adalet nerede? -VİDEO

    PİRHA- Gülistan Doku’nun kaybedilişinin 4. yıl dönümü dolayısıyla Seyit Rıza Meydanı’na yürüyen Munzur Üniversitesi öğrencileri ve Dersim Kadın Platformu, “Alınan yoğun güvenlik önlemleri biz kadınları korumuyor. Güvenlikçi politikalar suçları örtmenin aracı oluyor” dediler. DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu ise, “Özel güvenlik adı altında aldığınız tedbirler neden kadınlara uygulanmıyor” diye sordu.

    Gülistan Doku’nun 5 Ocak 2020’de kayboluşunun ya da kaybettirilişinin üzerinden dört yıl geçti. Ailesi hala Gülistan’ı arıyor, Gülistan için adalet arıyor. Sadece ailesi değil, avukatları, arkadaşları, Dersim halkı ve kamuoyu da Gülistan’ın akıbetini soruyor.

    Dersim Yeraltı Çarşısı üstünde toplanan kadınlar, buradan ‘4 yıldır Gülistan karanlıkta, adalet nerede’ pankartıyla Seyit Rıza Meydanı’na yürüdü ve burada bir basın açıklaması yaptılar. Dersim Kadın Platformu adına yapılan açıklamayı Munzur Üniversitesi öğrencisi Eylül Yantemur okudu.

    “ÖNCE GÜLİSTAN İNTİHAR ETTİ DEDİLER”

    Gülistan Doku’dan, 2020 yılında kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra haber alınamadığını hatırlatarak sözlerine başlayan Eylül Yantemuz, Diyarbakır’da yaşayan ailesinin, Gülistan’ın kaybolduğu gün Dersim’e gelerek güvenlik güçlerine ihbarda bulunduğunu ve bu ihbar üzerine arama çalışmalarının başlatıldığını belirterek şunları söyledi:

    “Yapılan araştırmalar sonunda, Gülistan Doku’nun kaybolmadan kısa bir süre önce eski erkek arkadaşı Zainal Abakarov ile bir kafenin önünde tartıştığı, cep telefonunun, en son Uzunçayır Baraj Gölü üzerindeki Sarısaltuk Viyadüğü’nde sinyal verdiği belirlendi. Sonrasında dönemin valisi tarafından kesin bir dille Gülistan’ın intihar ettiği ve bedeninin bulunarak ailesine teslim edileceğine dair söz verildi. Uzunçayır baraj gölünde aylarca su altı arama çalışması yapıldı.”

    “ALINAN YOĞUN GÜVENLİK ÖNLEMLERİ BİZ KADINLARI KORUMUYOR”

    Tüm bu süreçte, soruşturmanın baş şüphelisi olarak görülen Zainal Abakarov ve polis memuru olan üvey babası Engin Yüceer hakkındaki şaibelerin aydınlatılmadığını vurgulayan Yantemur, “Hatta öyle ki Engin Yüceer’in şikayeti üzerine abla Aygül Doku yargılanmış ve ceza almıştır. Bu süreç bize bölge illerinde taciz, tecavüz, istismar gibi suçların arkasında hiçte azımsanmayacak oranda güvenlik güçlerinin çıkmasını anımsatıyor. İşlenen bu suçlar cezasızlık politikasıyla ya üzeri örtülüyor ya da dokunulamıyor. Bölge illerinde alınan yoğun güvenlik önlemleri biz kadınları korumuyor. Güvenlikçi politikalar suçları örtmenin aracı olarak kullanılıyor” dedi.

    “GÜLİSTAN AKİBETİ KARANLIKTA KALAN KADINLARIN SEMBOLÜ OLDU”

    Dört bir tarafı güvenlik kameralarıyla çevrili, içinde yaşayanlara adeta bir açık cezaevi duygusu yaşatan Dersim’de Gülistan Doku’nun akıbetine ışık tutacak tek bir kamera görüntüsünün bulunamadığını hatırlatan Yantemur, “Böylece Türkiye’de, Gülistan kaybolduktan sonra akıbeti karanlıkta kalan kadınların sembolü oldu” diye konuştu.

    Munzur Üniversitesi öğrencisi Eylül Yantemur son olarak şunları not düştü:

    “Bu süreçte iktidar, kadınlar için hayati öneme sahip İstanbul Sözleşmesi’nden imzayı çekti. Yeni yasama dönemi başladığından beridir ise meclisin en öncelikli gündemlerinden birisi kadınların medeni haklarını yönelik saldırılar. Türkiye gündüz gözüyle kadınların kaybedildiği, kıyılarına kadın cesedi vuran ve kadınların barbarca cinayetlere kurban gittiği bir ülke durumuna gelmişken TBMM’de üç eşli biri milletvekili olarak koltuk işgal ediyor.”

    “ALDIĞINIZ TEDBİRLER NEDEN KADINLARA UYGULANMIYOR”

    Basın açıklamasının ardından söz alan DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Gülistan’ın kaybedildiğinin altını çizerek, “Kaybedildi diyoruz çünkü aradan 4 yıl geçmesine rağmen Gülistan Doku ile ilgili tek bir etkin soruşturma yürütülmedi” dedi.

    “4 OCAK’TA ÇALIŞAN KAMERALAR 5 OCAK’TA NEDEN ÇALIŞMIYOR”

    Kordu, “Özel güvenlik adı altında aldığınız tedbirler neden halkın kadınlarına uygulanmıyor” diye sorarak şunları belirtti:

    “Özel güvenlik diye girişlere koyduğunuz barikatlar, aranmadan geçmeyen araçlar, her gün insanları MOBESE’lerden tespit edip gözaltına aldığınız kameralar, Munzur Üniversite’sinde hak talebinde bulunan öğrencilere ilişkin ailelerini arayarak baskı uyguladığınız, üniversite öğrencilerine ajanlık teklif ettiğiniz politikalarınız, öğrencileri eğitimden ettiğiniz politikalarınızla, bir kentte bir kadın kayboluyor ve siz 4 Ocak’ta çalışan kameralara 5 Ocak’ta çalışmıyor diyorsunuz. Avukatlar tespit isterken DNA incelemesinde bulunmuyorsunuz. Araç başka bir araziden yol alıyor, aracın güzergahını ortaya çıkarmıyorsunuz. Buradan soruyoruz; bu ülkenin, bu kentin hakimlerine, savcılarına soruyoruz; Sizde vicdan var mı?”

    NEYİ SAKLIYORSUNUZ, NEYİ ÖRTBAS EDİYORSUNUZ”

    “Sizin bu konuda cesaretli, yürekli bir çıkışınız olacak mı?” diye soran Kordu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Olmayacak biliyoruz. Eğer bu çocuk sermayedarların çocuğu olsaydı, soruşturmayla 2-3 günde açığa çıkarmıştınız ama halkın yoksul kadınlarına, yoksul çocuklarına uygulamanız bu; kaybetmek, yok etmek, kentte kadınlara ve insanlara ilişkin umutsuzluk ve korku yaymaktır. Politikalarınız bunun üzerine kuruludur. Yoksa 4 yıldır bu kentte Gülistan Doku’ya ilişkin etkin bir soruşturma sürdürürdünüz. Bununla yetinmediniz. Bu hak arama mücadelesinde aileye idari para cezaları uyguladınız. Kentlerde ‘Gülistan Doku nerede’ diyen kadınlara gözaltı yaptınız, soruşturma uyguladınız. Burdan soruyoruz. Neyi saklıyorsunuz, neyi örtbas ediyorsunuz, neyi kamufle etmek istiyorsunuz? Çok açık ki kamuoyunun da bizim de kafamızda pek çok soru var. Kamuoyunu aydınlatmak zorundasınız.”

    “40 YIL GEÇSE DE GÜLİSTAN’I ARAMAKTAN VAZGEÇMEYECEĞİZ”

    Seyit Rıza meydanındaki etkinlikte son sözü alan abla Aygül Doku ise, ‘Gülistan Doku nerede’ sorusunun ülkenin sınırların aştığını ama adaletin parmaklarına takılıp kaldığını belirterek şunları söyledi:

    “4 yıldır Gülistan yok diyoruz.  Başta Abarakov ve bu olayın arkasındaki tüm failler şunu iyi bilsin ki biz 4 yıldır hala buradaysak bu olayın üzerinden 40 yıl geçse de Gülistan’ı aramaktan vazgeçmeyeceğiz. Biz bu süreçte 3 vali, emniyet müdürleri, savcılar değiştirdik.  Hangi olay olursa olsun hakikat en son varacağı yeri çok iyi bilir. Hakikat yanılmaz.  Bana verilen cezalar bir yana bana burada milyon tane kurşun sıkılsa bile Gülistan’ı bulmadan, bunu yaşatanları adalet önüne getirmeden ben ve ailem bu davadan vazgeçmeyeceğiz.”

    PİRHA/DERSİM

  • Munzur Üniversitesi öğrencileri: Polis ajanlık dayatıyor, kabul etmeyenler tehdit ediliyor-VİDEO

    Munzur Üniversitesi öğrencileri: Polis ajanlık dayatıyor, kabul etmeyenler tehdit ediliyor-VİDEO

    PİRHA-Munzur Üniversitesi öğrencileri, polis tarafından kendilerine ajanlık dayatılmasına ilişkin İHD Dersim Şubesi’nde basın toplantısı yaptı. Öğrenciler yaptıkları açıklamada, “Bir süredir arkadaşlarımızın aileleri aranıyor, özel hayatlarına dair bilgiler ailelere aktarılıyor, gençlere arkadaşlık adı altında ajanlık dayatılıyor. Kabul etmeyen arkadaşlarımız tehdit ediliyor, zorbalığa maruz kalıyor” dedi.

    Munzur Üniversitesi öğrencileri, polis tarafından kendilerine ajanlık dayatılmasına ilişkin İHD Dersim Şubesi’nde basın toplantısı yaptı. Öğrenciler adına açıklamayı Okan Yılmış okudu.

    “ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNE YÖNELİK BASKI ARTIYOR”

    Munzur Üniversitesi öğrencilerine yönelik baskıların arttığını belirten İHD Dersim Şube Başkanı Gürbüz Solmaz, “Yetkililere çağrı yapıyoruz, öğrencilerin tedirgin edilmemesi gerekiyor” diye belirtti.

    Avukat Kenan Çetin ise, “Anayasa’nın en temel maddesi olan özgürlük ve güvenlik maddesi ortadan kaldırılıyor. İnsanların telefonla aranıp, huzurunun bozulması da bir işkencedir” dedi.

    “AJANLIĞI KABUL ETMEYEN ARKADAŞLARIMIZ TEHDİT EDİLİYOR”

    Haklarını arayan öğrencilerin üzerinde baskı kurulmaya çalışılmasını ve ailelerinin aranmasını kabul etmediklerini söyleyen Okan Yılmış, “Birçok üniversite öğrencisinin ve gencin aileleri haklı taleplerini savunduğu için kendilerini polis olarak tanıtan kişilerce aranıyor, ajanlık dayatılıyor, arkadaşlarımız korkutulmaya çalışılıyor. Bu durumun açıkça suç olduğunu belirtiyoruz. Bir süredir arkadaşlarımızın aileleri aranıyor, özel hayatlarına dair bilgiler ailelere aktarılıyor, gençlere arkadaşlık adı altında ajanlık dayatılıyor. Kabul etmeyen arkadaşlarımız tehdit ediliyor, zorbalığa maruz kalıyor” dedi.

    “BÜTÜN GENÇLERİ ÖRGÜTLÜ OLMAYA ÇAĞIRIYORUZ”

    Ajanlık dayatmasına karşı suç duyurusunda bulunacaklarını ifade eden Yılmış, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bizi içine sıkıştırmak istedikleri cendereye karşı örgütlü mücadelemizle cevap verelim. Başta Munzur Üniversitesi öğrencileri olmak üzere Dersim’deki bütün gençleri beraber mücadele etmeye ve örgütlü olmaya çağırıyoruz ve bu politikalara karşı geri adım atmayacağımızı belirtiyoruz.”

    PİRHA/DERSİM

  • Munzur Üniversitesi öğrencileri: Bizi öldüren sistemin sorumlularından hesap soracağız-VİDEO

    Munzur Üniversitesi öğrencileri: Bizi öldüren sistemin sorumlularından hesap soracağız-VİDEO

    PİRHA-Munzur Üniversitesi öğrencileri, Aydın Efeler ilçesindeki Güzelhisar Kız Öğrenci Yurdu’nda asansörün düşmesi sonucu yaşamını yitiren Zeren Ertaş için basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “Yurt öğrencilerinin defalarca kez şikâyet ettiği, tamir edilmesini talep ettiği yurt asansörünün düşmesi nedeniyle arkadaşımız yaşamını yitirdi. Öğrenci düşmanı sistem kurumlarının hiçbiri bu ihmalin sorumluluğunu almadı” denildi.

    Aydın’ın Efeler ilçesindeki KYK Güzelhisar Kız Öğrenci Yurdu’nda bir süredir arızalı olan ve şikayetlere rağmen onarılmayan asansörün düşmesi sonucu 22 yaşındaki Zeren Ertaş isimli öğrenci hayatını kaybetti. Ertaş’ın hayatını kaybetmesi büyük bir protesto dalgası yarattı. Türkiye’nin dört bir yanında yaşananlara tepki yükseliyor.

    Munzur Üniversitesi öğrencileri, Aydın Efeler ilçesindeki Güzelhisar Kız Öğrenci Yurdu’nda asansörün düşmesi sonucu yaşamını yitiren Zeren Ertaş için Seyit Rıza Meydanı’nda basın açıklaması yaptı.

    Açıklamayı öğrenciler adına Eylül Yantemur okudu. Açıklamada, ‘Kaza değil cinayet, sorumlular hesap versin’ pankartı açıldı. Açıklamaya Dersim’deki siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri de destek verdi.

    “YAŞANAN KAZA DEĞİL”

    2 gün önce KYK’ya bağlı Aydın Güzelhisar Kız Öğrenci Yurdu’nda cinayet işlendiğini söyleyen Eylül Yantemur, “Yurt öğrencilerinin defalarca kez şikâyet ettiği, tamir edilmesini talep ettiği yurt asansörünün düşmesi nedeniyle arkadaşımız yaşamını yitirdi. Öğrenci düşmanı sistem kurumlarının hiçbiri bu ihmalin sorumluluğunu almadı. Öğrencilerin uyarılarını dikkate almayan, verdikleri yurtları ve yemekleri dahi bir lütuf olarak gören insanca yaşayabilmemiz için gerekli sorumluluğu almayanlar bu facianın sorumlusudur. Yaşananların kaza olmadığını biliyor, ihmallerin önüne geçmek yerine cinayetin üstünün kapatıldığını görebiliyoruz” diye belirtti.

    “ÖĞRENCİLERİN YAŞAMLARINI KAYBETMESİ TESADÜF DEĞİL”

    Son bir haftada farklı nedenlerle öğrencilerin yaşamlarını kaybetmesinin tesadüf olmadığını ifade eden Yantemur, şunları ifade etti:

    “Öğrencilerin barınma, beslenme gibi en temel ihtiyaçları gasp ediliyor, talep eden öğrenciler psikolojik desteğe ulaşamıyor. Zaten bilimsel olmayan Üniversitelerde eğitim almak temel bir hak olmaktan uzaklaşıyor. Öğrencilerin ihtiyaçları için ayrılmayan bütçe, tarikatlara, sermaye çetelerine ve savaşa ayrılıyor. Öğrencilerin yaşamlarından çalınanlar, saray giderlerine, iktidarın kendi mega projelerine veriliyor. Öğrenci ölümlerinin sorumluları her türlü temel hakkımızı gasp edenlerdir. Munzur Üniversitesi öğrencileri olarak gücümüzü birbirimizden, kol kola verdiğimizde değiştirebildiklerimizden alıyoruz. Bugün ülkenin dört bir yanında üniversite öğrencileri birbirlerinden aldıkları bu güçle buluşuyor, direngen ruhuyla öldürülen arkadaşlarının hesaplarını soruyorlar. Tüm üniversite gençliğini, gücünü gücümüze katmaya çağırıyoruz. Bizleri öldüren bu sistemin sorumlularından hesap soracağız.”

    Açıklamanın ardından oturma eylemi yapıldı.

    PİRHA/DERSİM

  • Munzur Üniversitesi öğrencileri, Roboski Katliamı’nda yaşamını yitirenleri andı-VİDEO

    Munzur Üniversitesi öğrencileri, Roboski Katliamı’nda yaşamını yitirenleri andı-VİDEO

    PİRHA-Munzur Üniversitesi öğrencileri, Roboski Katliamı’nın 11. yıldönümünde üniversitenin yemekhanesinde açıklama yaptı. Açıklamada, katliamın üzerinden 11  yıl geçmesine rağmen, katliam emrini veren ve uygulayanlarla ilgili herhangi bir işlem yapılmamasına tepki gösterildi. 

    Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Roboski köyünde 28 Aralık 2011 gecesi saat 21.39 ile 22.24 arasında Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) tarafından Irak sınırından geçen köylülere 4 bomba atıldı. Aralarında çocukların da olduğu 38 köylü ve en az 50 katır bulunuyordu. Bombardıman sonucu 34 kişi hayatını kaybetti.

    Munzur Üniversitesi öğrencileri, Roboski Katliamı’nın 11. yıldönümünde üniversitenin yemekhanesinde açıklama yaptı.

    “ROBOSKİ KATLİAMI’NI ÜNİVERSİTE GENÇLİĞİ OLARAK LANETLİYORUZ”

    Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Roboski köyünde, 28 Aralık 2011 gecesi yaşanan bombardımanda çoğu çocuk 34 kişinin hayatını kaybettiği belirtilen açıklamada, “Türkiye devletinin göz göre göre gerçekleştirdiği Roboski Katliamı’nın üzerinden 11 yıl geçmesine rağmen, katliam emrini veren ve uygulayanlarla ilgili herhangi bir işlem yapılmayarak, açılan soruşturmaların üstünün örtülerek faili meçhuller dosyasına yeni bir dosya daha eklendiği görülmektedir” denildi.

    Açıklamaya şöyle devam edildi:

    “Roboski Katliamı, Kürdistan’da gerçekleştirilen Halepçe, Dersim, Zilan ve 33 Kurşun katliamları niteliğindedir. Bu katliamlar arasında hiçbir fark yok ve bütün bu uygulamaların bir devlet politikası olarak, Kürt halkına boyun eğdirmek, sindirmek, asimile, tasfiye ve yok etme amaçlı olduğu aşikardır. Ancak dünya tarihinde hiçbir halk bu uygulamalar sonucu yok edilebilmiş değildir. Bu katliamı üniversite gençliği olarak bir kez daha lanetliyoruz.”

    PİRHA/DERSİM

     

  • ‘Sistematik şekilde ajanlaştırma adı altında polis tarafından tehdit ediliyoruz’-VİDEO

    ‘Sistematik şekilde ajanlaştırma adı altında polis tarafından tehdit ediliyoruz’-VİDEO

    PİRHA-Sistematik bir şekilde ajanlaştırma adı polis tarafından tehdit edildiklerini ifade eden Munzur Üniversitesi öğrencisi Bestar Güneşli, “Bazı arkadaşlarımız ‘İfadeniz var, imza eksikliğiniz var emniyete gelin’ denilerek hukuksuz bir şekilde çağrılıyor. Arama noktalarında kimlikleri bahane edilerek özel araçlara zorla bindirilip merkeze getirilmeye çalışılıyorlar. Ama merkeze getirilene kadar ajanlık ve ailelerle tehdit etme gibi hukuksuz teklifler yapıyorlar” dedi.

    Türkiye ve bölge kentlerinde özel savaş politikaları kapsamında hak ihlalleri politikaları ve baskı uygulamaları sürüyor. Her geçen gün artarak devam eden ajanlaştırma politikasıyla gençler tehdit edilip baskı altına alınmaya çalışılıyor.

    Munzur Üniversitesi öğrencileri, polis tarafından kendilerine ajanlık dayatıldığını belirterek 12 Aralık’ta İnsan Hakları Derneği (İHD) Dersim Şubesi’nde basın toplantısı yapmıştı.

    Munzur Üniversitesi öğrencisi Bestar Güneşli,  yaşadıkları ajanlaştırma, baskı ve tehditleri PİRHA‘ya anlattı.

    “AJANLIK VE AİLELERLE TEHDİT EDİLİYORUZ”

    Sistematik bir şekilde ajanlaştırma adı altında kolluk kuvvetleri tarafından tehdit edildiklerini söyleyen Munzur Üniversitesi öğrencisi Bestar Güneşli, “Bazı arkadaşlarımız ‘İfadeniz var, imza eksikliğiniz var emniyete gelin’ denilerek hukuksuz bir şekilde çağrılıyor. Arama noktalarında kimlikleri bahane edilerek özel araçlara zorla bindirilip merkeze getirilmeye çalışılıyor, ama merkeze getirilene kadar ajanlık ve ailelerle tehdit etme gibi hukuksuz teklifler yapıyorlar. İl genelinde Demokratik Öğrenci Meclisi çalıştayı yaptık, arkadaşlarımız çalıştaydan çıktıktan sonra bir anda çarşıda 6-7 tane polis tarafından kimlik sorgusuna maruz kalıyor ve arkadaşlarımız kimliklerini gösterirken zorla telefon numaralarını alıyorlar. Telefon numaralarını aldıktan sonra düzenli bir şekilde aramaya başlıyorlar, arkadaşlarımız onlarla iletişime geçmek istemediklerini belirtmelerine rağmen okulda kafelerde, kantinlerde arkadaşlarımızı durdurup ‘Sen niye telefonlarımızı açmıyorsun’ diyorlar” diye belirtti.

    “ARKADAŞLARIMIZA AJANLIK DAYATILIYOR”

    Bir arkadaşının burs için valilikten arandığını, arkadaşının bursa ihtiyacı olmadığını söylemesinin ardından bir gün yurttan çıktıktan sonra zorla bir araca bindirildiğini ifade eden Güneşli, “Araçta arkadaşımıza ‘Sana ayda 5 bin TL maaş veririz, ev ayarlarız, ekstra burs ayarlarız’ gibi tekliflerde bulunuyorlar. Bazı arkadaşlarımız ise emniyete ifadeye çağrıldığında ‘Abicim gel seninle sohbet edelim’ adı altında özel sohbetler alınmaya çalışılıyor ve o özel görüşmelerde de arkadaşlarımıza ajanlık dayatılıyor. Bu kadar hukuksuzca yönelimin olduğu tek yer Munzur Üniversitesi değil ve aynı zamanda sadece Dersim’deki Demokratik Öğrenci Meclisi üyeleri de değil, Türkiye ve Kürdistan’daki tüm Demokratik Öğrenci Meclisi üyeleri yaşıyor. Mücadelemizi devraldığımız yerden daha da büyütüyoruz, öncüleşiyoruz ve mücadeleyi asla bırakmıyoruz” dedi.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de üniversite öğrencilerine ajanlık dayatması-VİDEO

    Dersim’de üniversite öğrencilerine ajanlık dayatması-VİDEO

    PİRHA-Munzur Üniversitesi öğrencileri, polisler tarafından kendilerine ajanlık dayatılmasına ilişkin İHD’nin Dersim şubesinde basın toplantısı düzenledi. Öğrenciler yaptıkları açıklamada, “Son zamanlarda Munzur Üniversitesi öğrencilerine yönelik taciz ve görüşme talepleri var. Bu görüşmelerin reddedilmesi üzerine tehdit ve baskıyla bir tedirginlik oluşturulmaya çalışılıyor” dedi.

    Munzur Üniversitesi öğrencileri, polisler tarafından kendilerine ajanlık dayatıldığını belirterek konuya ilişkin İnsan Hakları Derneği (İHD) Dersim şubesinde basın toplantısı düzenledi.

    Öğrencilerin açıklamasından önce kısa bir konuşma yapan İHD Dersim Şubesi Eş Başkanı Gürbüz Solmaz, “Son zamanlarda Dersim’de ajanlık dayatmaları yaygınlaşmaya başladı. Devlet ne yazık ki bunu Dersim’de bir politika haline dönüştürmüş. Bu tür aşağılayıcı, onur kırıcı davranışlardan vazgeçilmesini talep ediyoruz” diye belirtti.

    “AJANLIK DAYATMALARI VE TEHDİTLERİ TEŞHİR EDİYORUZ”

    Üniversite öğrencilerine karşı yaratılan kaos ve anti-demokratik politikaların derinleşerek yaşamın her alanına yayıldığını dile getiren Munzur Üniversitesi öğrencileri şunları ifade etti:

    “Demokratik mücadeleyi geliştiren yurtsever öğrencilere baskı, tehdit, taciz ve ajanlaştırmayla kampüslerden, alanlardan alıkoymaya çalışılıyor. Arkadaşlarımıza yönelik yapılmış olan ajanlık dayatmasını ve tehditleri teşhir ediyoruz. Son zamanlarda Munzur Üniversitesi öğrencilerine yönelik taciz ve görüşme talepleri var. Bu görüşmelerin reddedilmesi üzerine tehdit ve baskıyla bir tedirginlik oluşturulmaya çalışılıyor. Yok, oluşunun farkında olan saray rejimi bizlerin örgütlü mücadelesi karşısında kaba gücünü kullanmaktan, ajanlık dayatmalarından, asimilasyon politikalarından medet umuyor ve saldırılarıyla bizleri yıldıracağını sanıyor. Girmiş olduğunuz çaba boşunadır, bütün baskı ve sindirme politikalarınıza karşılık tarihimizden aldığımız güçle karşınızda durmaya devam edeceğiz.”

    PİRHA/DERSİM

  • Munzur Üniversitesi öğrencileri: Ulaşım en temel sorunumuz-VİDEO

    Munzur Üniversitesi öğrencileri: Ulaşım en temel sorunumuz-VİDEO

    PİRHA- Eğitim için geldikleri Dersim’de ulaşım başta olmak üzere birçok sıkıntı yaşadıklarını dile getiren Munzur Üniversitesi öğrencileri, “Minibüs ücretleri gidiş dönüş 12 TL olduğu için karşılayamıyoruz. Belediye otobüsleri de saat başı geldiği için derslerimize yetişemiyoruz” diye belirttiler.

    Dersim’de Munzur Üniversitesi öğrencileri kentte hayat pahalılığı, barınma ve ulaşım sorunları yaşıyor. Öğrenciler sorunlarını yetkililere iletmelerine rağmen şu ana kadar herhangi bir çözüm bulunmadı.

    “OTOBÜS SEFERLERİ YETERSİZ”

    Otobüs seferlerinin yetersiz olduğunu belirten öğrenciler, “Sabah saatlerinde yetersiz araç sayısından dolayı izdiham yaşanıyor. Öğrencilerin geneli minibüsü kullanamıyor, gidiş dönüş günlük 12 TL olduğu için bunu karşılayamıyoruz. Otobüsler de saat başı geliyor. Bu yüzden derslerimize yetişemiyoruz, hocalar da derse almıyorlar. Bu durumu gidip belediyeye bildiriyoruz ama sorunlarımız ciddiye almıyorlar. Otobüs ücretleri ucuz ama saatleri uygun değil dersimiz 17.00’de bitiyor ama yurda 18.30-19.00 gibi gidiyoruz” dedi.

    “DERSİM ÇOK PAHALI BİR ŞEHİR”

    Dersim’de barınma ve ulaşım sıkıntısı yaşadıklarını söyleyen öğrenciler, “Esnaf öğrencilere indirim yapmıyor, Dersim çok pahalı bir şehir. Dersim üniversite şehri değil. Üniversiteden gelen servisler yurtlara gitmiyor, yolun çoğunu yürüyerek gitmek zorunda kalıyoruz” diye belirttiler.

    PİRHA/DERSİM

  • Munzur Üniversitesi Öğrencileri: Gözaltılar, tehditler ve baskılar bizleri yıldıramaz-VİDEO

    Munzur Üniversitesi Öğrencileri: Gözaltılar, tehditler ve baskılar bizleri yıldıramaz-VİDEO

    PİRHA-11 üniversite öğrencisinin “Halay çektikleri” gerekçesiyle gözaltına alınmasına tepki gösteren Munzur Üniversitesi öğrencileri, Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada, “Bugün, Munzur Üniversitesi öğrencilerine yapılan faşist saldırı özerk, demokratik ve özgür üniversiteler mücadelemizi engelleyemeyecektir. AKP’yi ve türevleri olan Gençlik Merkezleri, Genç Ofis ve TÜGVA’yı Munzur Üniversitesi’nde istemiyoruz” denildi. 

    Dün Munzur Üniversitesi’nde okuyan öğrenciler, AKP’nin Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA), Genç Ofis ve Gençlik Merkezi gibi isimlerle üniversitede faaliyet göstermesine karşı yürüyüş düzenlemişti. Bugün 11 üniversite öğrencisi “Halay çektikleri” gerekçesiyle gözaltına alındı.

    Munzur Üniversitesi öğrencileri, arkadaşlarının gözaltına alınmasına tepki göstermek için Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamada, ‘Baskı, tehdit ve gözaltılarla haklı mücadelemizi engelleyemeyeceksiniz’ pankartı açıldı. Munzur Üniversitesi öğrencileri adına basın açıklamasını üniversite öğrencisi Yusuf Akın okudu.

    “ARKADAŞLARIMIZ İŞKENCE İLE GÖZALTINA ALINDI”

    Gözaltına alınan öğrencilerin yerlerde sürüklendikten sonra konuldukları araçlar içerisinde de polisin sözlü ve fiziki işkencesine maruz kaldığını vurgulayan Akın, “Arkadaşlarımız işkence ile gözaltına alınırken telefonları ile görüntü alan öğrencilere polisler tarafından ‘Sizi de tutuklarız, ailelerinize haber vereceğiz’ diye tehditler savrulmuştur. Özerk, demokratik ve özgür üniversite çağrılarımıza baskı, tehdit ve gözaltılarla bastırmaya çalışanlar, üniversite içerisinde adları skandallarla anılan vakıf, kurum ve kuruluşların başını çektiği faaliyetlere ise göz yumarak taraflarını her zamanki gibi belli etmişlerdir. Munzur Üniversitesi’nde 2021-2022 eğitim-öğretim yılı başlar başlamaz faaliyetlerini ‘Gençlik Merkezleri’ ve ‘Genç Ofis’ adı altında devam ettiren AKP, kullandığı bu araçlar üzerinden yarattığı geleceksizliği görünmez kılmaya çalışmıştır. Bahsini ettiğimiz kuruluşlarda ücretsiz sosyal etkinlikler ve ücretsiz çaylar dağıtarak, kendi yarattığı ekonomik kriz içerisinde öğrencilerin maddi yokluğunu fırsat bilmiş, buralar üzerinden adı skandallarla bilinen “TÜGVA” gibi kuruluşlara örgütlenme yapmaya çalışmıştır. Bu kuruluşlar üzerinden özelde Kürt gençliği üzerinden gençliğe yönelik asimilasyon ve inkar politikalarını devam ettirmiştir. Ücretsiz etkinliklerle AKP’nin şenlik ve mitinglerine bu kuruluşlar üzerinden yaptığı çağrılarla öğrencileri oralara taşımış ve öğrencilerin tepkisiyle de karşılaşmıştır. Bugün, Munzur Üniversitesi öğrencilerine yapılan faşist saldırı özerk, demokratik ve özgür üniversiteler mücadelemizi engelleyemeyecektir. AKP’yi ve türevleri olan Gençlik Merkezleri, Genç Ofis ve TÜGVA’yı Munzur Üniversitesi’nde istemiyoruz” dedi.

    Yapılan basın açıklamasının ardından öğrenciler halay çekerek gözaltıları protesto etti.

    PİRHA/DERSİM

  • Munzur Üniversitesi’nde çok sayıda öğrenci gözaltına alındı-VİDEO

    Munzur Üniversitesi’nde çok sayıda öğrenci gözaltına alındı-VİDEO

    PİRHA-Dün Munzur Üniversitesi’nde okuyan öğrenciler, AKP’nin Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA), Genç Ofis ve Gençlik Merkezi gibi isimlerle üniversitede faaliyet göstermesine karşı yürüyüş düzenlemişti. Bugün çok sayıda üniversite öğrenci “Halay çektikleri” gerekçesiyle gözaltına alındı.

    Dün Munzur Üniversitesi’nde okuyan öğrenciler, AKP’nin Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA), Genç Ofis ve Gençlik Merkezi gibi isimlerle üniversitede faaliyet göstermesine karşı yürüyüş düzenlemişti.

    Türkiye Gençlik Vakfı’nın (TÜGVA) “Genç Ofis” ve “Gençlik Merkezi” gibi isimlerle üniversitede faaliyet göstermesine karşı dün Munzur Üniversitesi öğrencileri tarafından yapılan yürüyüşün ardından bugün sabah saatlerinde polisler üniversiteyi TOMA ve zırhlı araçlarla ablukaya aldı. Polisler, kampüs içinde halay çeken öğrencileri, “Halay çekmeyin. Sizler halay çekerek eylem yapıyorsunuz” sözleriyle dağılmalarını istedi. Polise tepki gösteren öğrenciler, darp edilerek gözaltına alındı.

    Müdahale sonrası 11 öğrencinin gözaltına alındığı ve Tunceli İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldükleri öğrenildi.

    PİRHA/DERSİM

  • Munzur Üniversitesi öğrencileri, TÜGVA’yı protesto etti-VİDEO

    Munzur Üniversitesi öğrencileri, TÜGVA’yı protesto etti-VİDEO

    PİRHA-Munzur Üniversitesi’nde okuyan öğrenciler, TÜGVA’nın üniversitedeki varlığını protesto etti.

    Munzur Üniversitesi’nde okuyan öğrenciler, AKP’nin Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA), Genç Ofis ve Gençlik Merkezi gibi isimlerle üniversitede faaliyet göstermesine karşı ‘özerk, demokratik ve özgür üniversite istiyoruz’ sloganıyla yürüyüş düzenledi.

    Üniversite kampüsünde yürüyüş yapan öğrenciler, sık sık  “Üniversiteler bizimdir bizimle özgürleşecek” ve “Genç Ofis defol”  sloganları attı.

    Yürüyüşün ardından üniversite yemekhanesine giden öğrenciler, tüm kesimleri özgür, özerk ve demokratik üniversiteler için mücadele etmeye çağırdı.

    PİRHA/DERSİM

  • Munzur Üniversitesi öğrencilerinden, Halepçe anması-VİDEO

    Munzur Üniversitesi öğrencilerinden, Halepçe anması-VİDEO

    PİRHA-Munzur Üniversitesi Öğrencileri, Halepçe Katliamı’nın yıl dönümünde üniversite kampüsünde tiyatro gösterimi yaptı.

    34 yıl önce, Irak’ta insanlık tarihine kara bir leke daha düştü; bir insanlık suçu işlendi. 16 Mart 1988’de Irak’ta Baas iktidarı ve Saddam Hüseyin, kimyasal ve biyolojik silahlar kullanarak kadın, çocuk, yaşlı, genç 5 bini aşkın Halepçeli Kürt’ü katletti, on binlercesini de sakat bıraktı.

    Munzur Üniversitesi Öğrencileri Halepçe Katliamı’nın yıl dönümü dolayısıyla üniversite kampüsünde tiyatro gösterimi yaptı.

    PİRHA/DERSİM

  • Munzur Üniversitesi öğrencilerinden, Roboski anması-VİDEO

    Munzur Üniversitesi öğrencilerinden, Roboski anması-VİDEO

    PİRHA-Munzur Üniversitesi Öğrencileri Roboski Katliamı’nın yıl dönümünde üniversite kampüsünde tiyatro gösterimi yaptı.

    Şırnak’ın Uludere ilçesi Roboski köyünde sınır ticareti yapan çoğu çocuk 34 köylünün katledilmesinin üzerinden 10 yıl geçti. TSK tarafından 4 bomba atılarak, yaşları 13 ile 35 arasında değişen 19’u çocuk 34 sivil insan öldürüldü.

    Munzur Üniversitesi Öğrencileri  Roboski Katliamı’nın yıl dönümü dolayısıyla üniversite kampüsünde tiyatro gösterimi yaptı. Katledilenlerin anısına Kürt şair Renas Jîyan tarafından yazılan “34 Gulle” şiiri ile katledilenlerin isimleri okundu.

    PİRHA/DERSİM

  • Munzur Üniversitesi öğrencileri rektörlüğe yürüdü-VİDEO

    Munzur Üniversitesi öğrencileri rektörlüğe yürüdü-VİDEO

    PİRHA-Munzur Üniversitesi öğrencileri, yaşadıkları barınma sorununa dikkat çekmek amacıyla üniversite yemekhanesi önünde bir araya gelerek, basın açıklaması yaptıktan sonra rektörlük binasına yürüdü.

    Munzur Üniversitesi öğrencileri, yaşadıkları barınma sorununa dikkat çekmek amacıyla üniversite yemekhanesi önünde bir araya gelerek basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “Boyun eğme haklarına sahip çık”, “Susma sustukça sıra sana gelecek” sloganları atıldı.

    Öğrenciler adına açıklama yapan Damla Çınar, Türkiye’de olduğu gibi Munzur Üniversitesi öğrencilerinin de barınma sorunu yaşadığını belirterek, yurtlarda yer olmaması nedeniyle yedek öğrencilerin apar topar yurtlardan çıkarıldığını söyledi.

    “DERSİM HALKINI ÖĞRENCİLERE DESTEK OLMAYA VE SAHİP ÇIKMAYA ÇAĞIRIYORUZ”

    Üniversitede açılan ek kontenjanlarla birlikte barınma sorunun daha da artacağını belirten Çınar, “Bu sorun özünde Munzur Üniversitesi rektörünün plansız bir biçimde kentin gerçeklerinden habersizmiş gibi sürekli olarak kontenjan arttırmaya büyüme ve gelişme olarak gören anlayışından kaynaklı bir yönetim krizidir. Yaşanan barınma krizine karşı kampüste yapılan konutların öğrencilere tahsis edilmeli. Rektörlüğün öğrencilerin en temel hakkı olan eğitim için harekete geçmesi ve Dersim halkını öğrencilere destek olmaya ve sahip çıkmaya çağırıyoruz” diye konuştu.

    “REKTÖR UBEYDE İPEK İLE GÖRÜŞMEDEN BURADAN AYRILMAYACAĞIZ”

    Yapılan basın açıklamasının ardından öğrenciler, slogan ve alkışlarla rektörlük binasına doğru yürüyüşe geçti. Rektörlük binasına gelen öğrenciler, “rektör dışarı, öğrenciler burada” sloganı attı.

    Rektörlük önünde bir süre oturma eylemi gerçekleştiren öğrenciler, rektörün kendileri ile görüşmemesi üzerine rektörlük kapısına yöneldi. Polis ve özel güvenlikçiler tarafından önleri kapatılan öğrenciler, Rektör Ubeyde İpek ile görüşmeden bina önünden ayrılmayacakları belirtti. Birkaç öğrenci ile makam odasında görüşmek isteyen rektörlüğün talebini kabul etmeyen öğrenciler, “Ya hep beraber ya hiç birimiz” sloganı attı.

    Ardından öğrencilerle görüşmeyi kabul eden rektör İpek, aşağı indi. Öğrencilerin barınma soruna dair çözüm sunmak yerine üniversitenin peyzajı hakkında konuşan ve en güzel kampüse sahip olduklarını ifade eden rektör İpek’e öğrenciler, “Bunlar bizim sorunumuz değil, propaganda yapmayın” diyerek tepki gösterdi. Öğrencilerin barınma sorununa ilişkin herhangi bir çözüm önerisi sunamayan Rektör İpek, öğrencilerce yuhalanınca konuşmasını kesip makamına çıktı. Rektörün gitmesine tepki gösteren öğrenciler, alkışlar eşliğinde “rektör istifa” sloganı atarak rektörlük binasından ayrıldı.

    PİRHA/DERSİM

  • Yurtlardan atılan Munzur Üniversitesi öğrencileri: Barınma ihtiyacımız karşılansın-VİDEO

    Yurtlardan atılan Munzur Üniversitesi öğrencileri: Barınma ihtiyacımız karşılansın-VİDEO

    PİRHA- Munzur Üniversitesi’nde dersler 13 Eylül’de başladı ancak yurtlarda misafir olarak kalan öğrenciler yurtlardan atıldı. Munzur Üniversite’si öğrencileri yurtlardan atılmalarını Seyit Rıza Meydanı’nda yaptıkları açıklama ile protesto ettiler. Öğrenciler barınma ihtiyaçlarının karşılanmasını istediler. 

    Dersim’de bulunan Munzur Üniversitesi’nde dersler 13 Eylül’de başladı ancak Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü’ne (KYK) ait yurtlardan çıkarılan öğrenciler Seyit Rıza Meydanı’nda yaptıkları açıklama ile durumu protesto ettiler.

    “Okumak için kalacak yer istiyoruz” ve “Dersim’de sokakta kaldık” dövizlerinin taşındığı açıklamaya, Halkların Demokratik Partisi (HDP) İl Eşbaşkanı İbrahim Kasun ve Emek Partisi İl Başkanı Ergin Tekin de destek verdi.

    “BARINMA SORUNUMUZ ÇÖZÜLSÜN”

    Öğrenciler yaptıkları açıklamada, “Yaklaşık 1500 öğrenci KYK yurtlarında bekletilmekte, yurtlarda misafir olarak kalan öğrenciler asıl öğrencilerin gelmesiyle beraber apar topar yurtlardan çıkartıldı. Bu durum nedeniyle birçok öğrenci memleketlerine geri döndü. Bu sorun üzerine Tunceli Valiliği önünde yapılan açıklama dikkate alınmadı. Ev fiyatlarının da yüksek olması sebebiyle yurtlarda kalmaktan başka bir şansı olmayan biz öğrenciler barınma sorununun bir an önce çözülmesini istiyoruz” dedi.

    “KİMSE SORUNUMUZA ÇÖZÜM BULMUYOR”

    Yurtta misafir olarak kaldığını ama sonuçlar açıklandıktan sonra görevlilerin eşyalarınızı toplayıp çıkın dediğini söyleyen üniversite öğrencisi Osman Serhat Dolaş, “Dışarda kimsesiz, evsiz bir şekilde gezdik. Ev arıyoruz ama kiralar çok pahalı, yurtlar da yetersiz şu an 1500-2000 öğrenci dışarıda ama kimse bu soruna bir çözüm bulmuyor. Bu soruna bir çözüm bulunmazsa üniversiteyi bırakıp memleketime döneceğim” dedi.

    Valiliğe hakkımızı aramaya gittik ama sorunlarımızı kimse dikkate almadı Valinin ben emlakçı mıyım dediğini dile getiren üniversite öğrencisi Ayten Kurt da,“Ben kendi adıma korkuyorum, herkesi yerleştireceğiz diyorlar. Ben 700. sıradayım. Ben nasıl yerleşeceğim. Siyasi bir şey yapmayın diyorlar ama biz sadece hakkımızı arıyoruz, dışarıda kalmak istemiyoruz. Ben buraya okumaya geldim ama ilk yılımda okuldan soğuttular derslerime mi odaklanayım ev mi bakayım” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM