Etiket: muratpaşa

  • TİP Muratpaşa Adayı Güneşhan: Halkçı ve sosyal belediyeciliği inşa edeceğiz-VİDEO

    TİP Muratpaşa Adayı Güneşhan: Halkçı ve sosyal belediyeciliği inşa edeceğiz-VİDEO

    PİRHA-Türkiye İşçi Partisi Muratpaşa Belediye Başkan Adayı Ayfer Güneşhan, seçildiği taktirde rantçı değil halkçı ve sosyal belediyecilik anlayışı inşa edeceklerini vurguladı. Çocuklara, gençlere, kadınlara, yaşlılara yönelik birçok projeleri olduğunu belirten Güneşhan, “Hep birlikte özlemini duyduğumuz, hak ettiğimiz belediyeciliği yeniden yaratmak için beraber el ele çalışacağız” dedi.

    Türkiye İşçi Partisi (TİP) Muratpaşa Belediye Başkan Adayı Ayfer Güneşhan adaylığı açıklandığı günden beri Muratpaşa’da yoğun bir çalışma yürütüyor.

    Sosyalist bir parti olduklarını, rantçı değil, halkçı bir belediyecilik anlayışını savunduklarını belirten TİP Antalya Muratpaşa Belediye Başkan Adayı Ayfer Güneşhan, “Muratpaşa’da sosyal belediyecilik anlayışı inşa edip, aday çıkardığımız bütün bölgelerde bu bilinçle ve bu ideolojiyi temsilen belediyecilik anlayışımızı gerçekleştireceğiz” dedi.

    “MURATPAŞADA HALKIMIZIN BÜTÜN İHTİYAÇLARINI GİDERECEĞİZ”

    Muratpaşa sınırları içerisinde bütün yurttaşların ihtiyaçlarının giderilmesi için herkese eşit hizmet götüreceklerini belirten Güneşhan, “Temel sorunlarına baktığımız zaman aslında 2 bölge arası sınıf farklılığı bariz bir şekilde görülüyor. Aynı şekilde hizmetin de ona göre gittiğini görüyoruz ve bu durum Muratpaşa için ciddi bir rahatsızlık yaratmaktadır” diye konuştu.

    MUTATPAŞADA ALT YAPI YOK, TEMİZLİK YOK”

    Muratpaşa’da yeterli sayıda kreşlerin olmadığını, insanların sosyalleşebilecek alanlardan yoksun olduğunu vurgulayan Güneşhan, şöyle devam etti:

    “Sokaklarına baktığımızda temizlik yok, alt yapı yok. Muratpaşa Antalya’da en çok göç alan yerler arasında geliyor ve dolayısıyla buna hazırlıklı bir ilçe olmadığını düşünüyoruz. Mevcut yönetimin de bu anlamda gerekli hazırlıkları ya da gerekli yatırımları yapmadığını düşünüyoruz.

    “MURATPAŞADA MEVCUT BELEDİYECİLİK RANT ÜZERİNDEN YAPILIYOR”

    Muratpaşa’da belli bir kesimin zenginleşmesi ve rant için yapılan bir belediyecilik anlayışı hâkim. Bunun karşısında olmak adına kadınlar, çocuklar, gençler, dezavantajlı bireyler için de Muratpaşa’da yaşayan tüm halk için olabilecek, onların yaşam koşullarını iyileştirebilecek her türlü sosyal proje ve altyapı çalışmalarıyla bu sorunları çözebilmek adına hizmet için gelebileceğimizi söylüyoruz.

    “MURATPAŞA’DA HER MAHALEYE KREŞ AÇACAĞIZ” 

    Muratpaşa’ da kreş sayısı oldukça yetersiz. Çocuklarını güvenle bırakacağı alanların az olduğunu, olan yerlerin de neredeyse aldıkları maaşları kadar olduğunu söylüyorlar. Dolayısıyla biz bütün mahallelere, bütün kadınların çocuklarını güvenli bir şekilde bırakabilecekleri bir kreş açalım istiyoruz. Bu kreşin de sadece mesai saati içerisinde değil, akşam da aynı şekilde hizmet verip o kadının sosyalleşebilmesi için eşiyle, ailesiyle, sevdikleriyle beraber mesai bitiminden sonra çıkabileceği çocuğunu güvenle bırakabileceği bir ortamı yaratmak istiyoruz.”

    “YÜKSEK KİRA FİYATLARINDAN DOLAYI ÖĞRENCİLERİMİZ OKULLARINA KAYITLARINI YAPTIRAMIYOR”

    Muratpaşa’nın en önemli sorunlarından bir diğerinin de barınma sorunu olduğunu belirten Güneşhan, “Özellikle öğrenci arkadaşlarımız artan kira fiyatlarından dolayı kayıtlarını dondurmak zorunda kaldılar. İlk defa üniversiteyi kazanmış ve Akdeniz Üniversitesi’ne gelme durumunda olan öğrenciler de maalesef buradaki kira fiyatlarının çok yüksek olmasından kaynaklı kayıtlarını yaptırmadılar” dedi.

    ANTALYA’DA YETERLİ SAYIDA ÖĞRENCİ YURDU YOK”

    TİP Antalya Muratpaşa Belediye Başkan Adayı Ayfer Güneşhan, belediyeyi kazandıklarında yapmayı planladıkları projeleri şöyle sıraladı:

    “Antalya’da öğrencilerimizin için yeterli sayıda yurt yok, yurtlar yapacağız. Diğer temel sıkıntılarımızdan bir tanesi de engelliler sorunu. Hem engelli olan dostlarımız için hem de aileleri için rehabilite merkezleri açacağız. Birlikte yan yana gelebilecekleri sosyalleşebilecekleri sosyal tesislerin sayısını çoğaltarak bunlara psikolojik destek sağlayacağız.

    “YAŞLI HASTALARIMIZIN TEDAVİLERİNİ EVLERİNDE YAPACAĞIZ”

    Yaşlı hasta bakımında ise direkt onların evine gideceğiz. Doktorlarımızla, hemşire arkadaşlarımızla birlikte, gerek temizlik olsun, gerek sağlık olsun eğer hastanede yatmak gibi bir durumu yoksa ayakta tedavi edilmesi için evlerine hizmet götürerek gerçekleştireceğiz.

    Türkiye işçi partisi olarak bugün aday olduğumuz Muratpaşa Belediyesi’nde de diğer ilçelerimizde de aynı şekilde taşıdığımız ideolojinin temsilcisi olarak sosyal belediyecilik anlayışıyla çıktığımız bu yolda hep birlikte özlemini duyduğumuz, hak ettiğimiz belediyeciliği yeniden oluşturmak için hep beraber el ele, Oylar TİP’e, oylar Ayfer Güneşhan’a diyorum.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • ‘Kaymakamlık aradı; ancak giderlerimizin Bakanlıkça karşılanmasını istemiyoruz’-VİDEO

    ‘Kaymakamlık aradı; ancak giderlerimizin Bakanlıkça karşılanmasını istemiyoruz’-VİDEO

    PİRHA- Antalya Anadolu Aleviliğini Yaşatma ve Güçlendirme Derneği Başkanı Fatma Hakikat, elektrik ve su gibi giderlerinin Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından karşılanacağına dair Muratpaşa Kaymakamlığı’ndan arandıklarını ancak bu teklifi reddettiklerini söyledi. Hakikat, “6 yıldır belediyenin yerinde hizmet veriyoruz. Bundan sonrada öyle yapmaya devam edeceğiz” dedi.

    Antalya Anadolu Aleviliğini Yaşatma ve Güçlendirme Derneği Başkanı Fatma Hakikat, Antalya Valiliğinin talimatıyla Muratpaşa Kaymakamlığı tarafından arandıklarını, elektrik ve su giderlerinin Kültür ve Turizm Bakanlığınca ödeneceğinin kendilerine bildirildiğini söyledi. Kaymakamlık, aboneliklerini belediyeden alıp üzerlerine mesken olarak geçirmelerini de istedi.

    “KAYMAKAMLIK GİDERLERİMİZİ KÜLTÜR BAKANLIĞI’NIN ÖDEYECEĞİNİ SÖYLEDİ”

    Hakikat yaşadıkları durumu şöyle anlattı:

    “Antalya Muratpaşa ilçesi Zeytinköy Mahallesi’nde Antalya Anadolu Aleviliğini Yaşatma ve Güçlendirme Derneği Zeytinköy Derneği olarak bu sınırlar içerisinde hizmet vermekteyiz. Muratpaşa Belediyesi’ne ait bir kültür merkezini kullanıyoruz. 6 yıldır kendi inanç ve yolumuzu, kültürümüzü yaşatabilmek adına faaliyet yürütüyoruz. Bu binada elektrik ve su aboneliklerimiz Muratpaşa Belediyesi’ne ait olup tüm ödemeler belediyemiz tarafından karşılanmaktadır. Geçtiğimiz bir hafta süre içerisinde Kaymakamlık aracılığıyla arandık. Su ve elektrik abonelerinin derneğimizin üzerine alınmasını ve mesken olarak geçirilmesini, Kültür Bakanlığı’nın giderlerimizi karşılayacağını söylediler.

    “6 YILDIR BURADA HİZMET VERİYORUZ”

    Biz de elektrik ve su abonelimizi Muratpaşa Belediyesinin karşıladığını, 6 yıldır bu binada dernek olarak hizmet verdiğimizi kendilerine yazılı olarak ilettik. Bizim aboneliğimiz Muratpaşa Belediyesi üzerindedir diye de belirttik ve yazıyı bu hafta gönderdik. Herhangi bir cevap ya da bir iletişime geçilmedi henüz.”

    Muratpaşa sınırları içerisinde Konuksever Mahallesi’ndeki HBVAKV’nin de arandığını belirten Fatma Hakikat, “Nurettin Başkanla da görüştük. Aynı fikirleri paylaşıyoruz. Onların elektrik, su abonelikleri üzerlerinde. Onlar kendilerinin ödemeye devam edeceğine istinaden bir yazı gönderdiler. Bizim zaten üzerimizde değil, belediyemize ait. Biz belediyemiz üzerinden elektrik ve su giderlerini şu ana kadar kullanıyoruz. Herhangi bir işlem yapmadık, bir girişimde bulunmadık. Bunu da yazılı olarak kaymakamlığa gönderdik” dedi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Muratpaşa’da evde cem yapıldı: Ne talip dededen gıda alıyor, ne de dede talipten-VİDEO

    Muratpaşa’da evde cem yapıldı: Ne talip dededen gıda alıyor, ne de dede talipten-VİDEO

    PİRHA-Antalya Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Yönetim Kurulu üyesi Talip Çokbilir’in evinde cem yapıldı. Cemde konuşan Kızıldeli Ocağı yol hizmetkarı Mustafa Sazcı, “Bugün devasa büyüklükteki cemevlerinde birbirini daha önce hiç görmemiş kişiler ile ceme duruluyor. Dedeler veya analar tıpkı bir camii imamı gibi vaaz veriyor, iki güç gülbank birkaç tevhid ve mersiye ile cemi sırlıyorlar. Ne talip dededen gıda alıyor, ne de dede talipten gıdalanıyor” dedi.

    Antalya Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Yönetim Kurulu üyesi Talip Çokbilir’in evinde yapılan ceme Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi gençliğinden Kızıldeli Ocağı yol hizmetkârı Mustafa Sazcı, Zakir Naciye Çokbilir ve canlar katıldı. Yapılan muhabbetlerde deyişlerin, nefeslerin anlam ve içeriği ve günümüzde cemlerin nasıl yapılması gerektiği noktasında birçok konu başlığı üzerinde sohbetler yapıldı.

    “ALEVİ-BEKTAŞİ YOLUNUN EN TEMEL RİTÜELİ MUHABBETTİR”

    Zakir ve Yol hizmetkarı Mustafa Sazcı, günümüzde yapılan cem biçimlerini eleştirerek şunları söyledi:

    “Meluli Baba’nın nefesinde buyurduğu gibi cem içinde ve dışında eylem ve söylemleriyle birbirine yoldaş olan siz değerli canlarla bugün cem olduk. Hakk erenler defterine kaydeylesin, burada yapacağımız muhabbet eşikten dışarı yaşamımızda bizlere kılavuz olsun.

    Hepinizin bildiği üzere Alevi-Bektaşi yolunun en temel ritüeli muhabbettir. Yaptığımız tüm cem erkânlarının özü de zaten muhabbettir. Erenler buyuruyor ki “Muhabbetten Muhammed oldu hasıl, Muhammed’siz muhabbetten ne hasıl.” Burada Muhammed’den kasıt zahiri anlamda algıladığımız İslam dininin peygamberi Hz. Muhammed değil, yol diliyle İnsan-ı Kâmil olan Muhammet’tir.

    Bir insan ancak muhabbet meydanında özünü pişirerek, ehl-i tûrabların sohbetinden gıdalanarak insan-ı kamil mertebesine erişir. Bunu söylediğimize göre erenler, bugün Alevi-Bektaşi inancına mensup kişiler, “Niçin insan-ı kamiller, deliler, dolular, veliler, aşık-ı sadıkları var edemiyor?” sorusunun cevabını açık ve net bir şekilde görmüş oluruz.

    Hüdai Baba diyor ya: “Hüdayiyim hüdamız var, dost elinden bademiz var, muhabbetten gıdamız var, ölüm ölür biz ölmeyiz.”

    “NE TALİP DEDEDEN, NE DE DEDE TALİPTEN GIDA ALIYOR”

    Peki bugün ne yapılıyor? Devasa büyüklükteki cemevlerinde birbirini daha önce hiç görmemiş kişiler ile ceme duruluyor. Dedeler veya analar tıpkı bir camii imamı gibi vaaz veriyor, iki güç gülbank birkaç tevhid ve mersiye cemi sırlıyorlar. Ne talip dededen gıda alıyor, ne de dede talipten gıdalanıyor. Daha önce geleneksel cemlerimizi görmemiş canlarımızın bilgisi de ancak yapılan seyirlik cemlerden ibaret oluyor.

    Bu sorun sadece bunlarla da kalmıyor beraberinde birçok sorunu da getiriyor. Bugün Alevi toplumu içinde dönen “içi miyiz, dışı mıyız?” gibi kısır tartışmaların, ikrarın ve müsahiplik kavlinin unutulması gibi sorunların temel sebebi, Alevi yol-erkânının cemlerde işlenmemesi ve yerine İslami terminolojiyi kullanarak masallar anlatılmasıdır.”

    “GECEKONDULARDA YAPILAN CEMLERİ HATIRLIYORUM”

    Gecekonduda yaşadıkları dönemde cemlerin evde yapıldığını hatırlatan Mustafa Sazcı, “Cem başlamadan önce kapı komşu cümle talip ve muhip gelir ortaklaşa bir şekilde yapılırdı. Daha sonrasında ehli kamiller, rehber, pir ve mürşit cemhaneye girer muhabbete başlarlar, taliplerin sorunları, sıkıntıları konuşulur, Hakk yolu üstüne muhabbet edilir. Ardından rehberin çağırması ile talipler de gelirdi. Herkes geldiyse ilk önce müşkül varsa çözülür, ardından dede, talipten rızalık alır, ardından cümle gönüller birlenir ve cem başlardı. Cem başladıktan sonra sorular, cevaplar, fıkralar, rivayetler, nefesler ile yol-erkân anlatılır, herkes aktarılan bilgi ile zahiri tasını yani aklını, meydanda biriken aşk ile şevk ile batıni tasını yani o güzel donun içindeki gönlünü, doldurur. O aşkın ve şevkin taşmasıyla birlikte hiçliğe ermek için çırpınarak semah dönerdi. Nihayet cem lokmaların dağıtılması ve gülbangın verilmesi ile sonlanırdı” diye konuştu.

    “BİR ARAYA GELMEMİZİN BİLİNÇLENME GİBİ BİR SEBEBİ OLMALI”

    Daha sonra söz alan Murat Çağlayanoğlu ise şunları söyledi:

    “Pir Sultan Abdal, köylülerin orada bir başkaldırısının kendisine sahip çıkmasının büyük bir katliam olacağını düşünerek kendi canını tehlikeye atıyor. Halkı sakin olmaya çağırıyor ve ben gideceğim kendimi savunurum diyor. Pir Sultanın söylediği bir sürü başka şeyler var. Bunların birçoğu ona ait olmayabilir. Değerli Alevi aşıklarından söylenmiş olan deyişler de yabana atılmamalı. Bunların hepsi Alevi toplumunun uyanmasına içinde yaşadıkları bozuk düzene karşı örgütlenmelerine bir çağrı gibidir.

    Bence dedelerimiz 68 kuşağından daha önce Mustafa Suphi’lerin katliamlarına da değinip onları da gün ışığına çıkarmak için doğru bilgiler edinip bence böyle sohbetlerde anlatmaları iyi olur.

    Bizim bir araya gelmemizin bir sebebi olmalı, bilinçlenme sebebi olmalı ve Hacı Bektaş talebelerini Romanya’ya kadar gönderiyor çünkü oralardaki bütün bizim Alevi dediklerimiz öyle bir kelime yok. Bektaşi derler. Arnavutluk’tan Yunanistan’ın Girit adasında Bektaşiler vardır. Bunlar oralara Bektaşi talebelerinin götürdüğü şeylerdir. Onlar Bektaşi olarak gitmişlerdir. Hacı Bektaş’tan aldıkları dersleri oralarda yaymışlardır, insanları bilinçlendirmişlerdir.

    “ÇOCUKLARIMIZ CEMLERDEN UZAK KALDI”

    Yani tabii ki mutlaka bu gelecektir. Ahlak terbiye kültür bence iyi işlenmeli ve bugün terbiye diye toplumda bir şey kalmamıştır maalesef. Bizim çocuklarımız da kapitalist düzenin içinde maalesef pisliğe bulaşmışlardır.

    Uyuşturucudan, fuhuştan her türlü kültür yaşam biçimine bulaşmışlardır. Bunları aileler önlemiyorlar çünkü aileler de bu konuda yetişmemişlerdi. Çocuklarıyla nasıl ilgileneceklerini biraz sert terbiye etme yöntemi ile ele aldıkları için çocuklar anneden babadan da uzaklaştı. Halbuki onlara çok iyi annelik babalık yapabilseydik genel toplumu kastediyorum, sporuyla, yüzmesi ile müziği ile kültür faaliyetleri ile ilgilenseydik; çocuklarımız şimdi biz yine beraber cemde olurdu. Maalesef biz bu konuda sınıfta kaldık. Bu sınıfta kalmayı tekrar düzeltmek bizlerin boyun borcu olmalı.”

    “KADINLAR NEDEN ZAKİRLİK YAPMADI?”

    Zakir Naciye Çokbilir de zakirlikle ilgili konuştu. Çokbilir, “Kadınlarımız neden zakirlik yapmadı? Çünkü kadınlarımız, erkeklerin eşiti diye vurguluyoruz. Her yerde canız, yoldaşız her şeyi birlikte göğüslüyoruz ama kadınlar çalıyor, söylüyor ama zakirliğe gelince niye zakirlik yapılmıyor? Ne zamandan beri yapılmıyor? Ya da yapıldı mı zamanında? Bunlar değişti mi? Hep merak etmişimdir” dedi.

    “ALEVİ YOL ERKANI İÇERİSİNDE GENÇLER DE VAR”

    Yol hizmetkarı Mustafa Sazcı son olarak şöyle konuştu:

    “Bugün Alevi kadınlarının, zakirin elinden sazını alıp, o erkanı yürütmesi gerekiyor. Dedeyi posttan kaldırıp kendisi ana olarak o yol erkanını yürütmesi gerekiyor. Bizim dedelerin de, zakir olan erkek canlarımızın da görevi devretmek gibi bir dertleri yok. Bugün yapılması gereken taliplerin ve kadınların aynı zamanda kadınların işi derken gençlerin de işi diye düşünüyorum. Bugün Alevi yol erkanı içerisinde gençler de var. Dedelerimiz gençlerin söz sahibi olmamaları taraftarı.

    Çünkü yeni fikirlerin ortaya çıkması dedelerdin artık o dogmatik fikirlerini ortadan kaldıracağı için bugünün diliyle gençler konuştuğu için dedelerin otoritesini zayıflatacak. İki, üç tane Kerbela mersiyesi söylemekle, iki, üç tane tevhit okumakla Alevi yol erkanı yürütülmeyeceğini gençler dillendirdikleri için dedeler de bunun üzerinden egemenlik sağladıkları için bugün Alevi gençlerine de Alevi kadınlarına da izin vermiyorlar. Bence en büyük görev onlara değil bize düşüyor.

    Geçmişte yol-erkân yürütmüş olan pirlerimizi takiye yaptıkları için yargılayamayız. Ancak bu kabullenme bu dönemde hizmet yürüten kişiler için değildir. Bugün geçmişte yapılmış olan takiyeyi sürdürmek, üzerimize giydiğimiz veya giydirilmiş olan kıyafetleri yırtıp hakikati söylememek, asimilasyona hizmet etmekten öteye gitmez.

    “HAKİKAT GÜNEŞİ BALÇIKLA SIVANAMAZ AMA ONU GÖRECEK GÖZLER BALÇIKLA SIVANIR”

    “… Mansur’un kelamı haktı (gerçekti), çünkü özü Hakk’tan idi; o Hakk’ı bildi, Hakk’ı söyledi. Ve bu sebepten dâra çekildi. İş odur ki dervişliğe soyunan kimse; Hakk’ı, Hakikat’i söyleye. Bunu söylerken de gönlünde güman (şüphe) ve havf (korku) olmuya. Mansur gibi dâra çekilse de Hakikat’ten ayrılmaya, gönlüne güman düşürmeye. Boynumdaki bu ipte Hakikat’i söylemekten ihtirâz etmeyen (çekinmeyen) dervişlerin nişanesidir.”

    Vakit yazdığımız dizelerin kafiye uyumu için Mansur’u, Fazlı’yı, Nesimi’yi kullanma vakti değil, onların felsefesini alenen dillendirme vaktidir. Hakikat güneşi elbette balçıkla sıvanamaz ama hakikati görecek olan gözler balçıkla sıvanabilir. Peki göz görmedikten sonra hakikat güneşinin ne ehemmiyeti kalır?

    Son olarak canlar “Ustası kim olursa olsun, tek taş ile duvar örülmez.” Ancak o duvarın tamamlanması için o tek taşa ihtiyaç her zaman vardır. Sevgili yol hizmetkarları ve cümle ehil canlar, buradan çağrımızdır. Geçmişte geleneksel olarak yaptığımız cemlerimizi sürdürelim. Taliplerimizi yalnız bırakmayalım, hakikati bulunduğumuz her ortamda dillendirelim. Bizleri evine, gönlüne mihman eden cümle canlara aşk-ı niyazlarımızla.”

    Çerağların uyandırılmasıyla başlayan muhabbet ceminde 12 hizmetlerin ardından lokma gülbengi ile cem tamamlandı.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA