Etiket: musa-i kazım ocağı

  • Bir ömür yoldaydı; Pir Bektaş Piroğlu’nun Hakk’a yürümesinin 7. yılı-VİDEO

    Bir ömür yoldaydı; Pir Bektaş Piroğlu’nun Hakk’a yürümesinin 7. yılı-VİDEO

    PİRHA- Pir Bektaş Piroğlu’nun Hakk’a yürüyüşünün 7. yılı. Musa-i Kazım Ocağı evlatlarından olan Piroğlu, her yıl taliplerine ziyaretlerde bulunup, yol erkan yürüten sevilen bir dedeydi. 

    Talibinin eşiğinden ayağını ayırmayan, talibinin yüzünü güneşe, aya, iyiye, doğruya, güzele çeviren Pir Bektaş Piroğlu’nun Hakk’a yürüyüşünün 7 yılı.

    Musa-i Kazım Ocağı evlatlarından Bektaş Piroğlu, 7 yıl önce Manisa’nın Turgutlu İlçesi’ne bağlı Çepnidere köyünde aşure paylaşıldığı saatlerde konuşma yaparken kalp krizi geçirerek Hakk’a yürümüştü.

    Piroğlu, vasiyeti üzerine Manisa’nın Dilek köyünde deyiş ve semahlarla sırlanmıştı. Piroğlu, uzun yıllar taliplerine ziyarete giden, Yol, erkan yürüten ve herkes tarafından sevilen bir dedeydi.

    BEKTAŞ PİROĞLU KİMDİR?

    Bektaş Piroğlu Dede, Musa-i Kazım Ocağı evlatlarından. Çepni Alevilerinden olan Piroğlu 1938 yılında Antep’in Nizip İlçesi’ne bağlı Köseler köyünde doğdu. Babası ise Ali Piroğlu. Bektaş Piroğlu, 1960 yılından beri dedelik yapıyordu. Türkiye’de, Balkanlarda, Avrupa’da, Alevilerin bulunduğu her yerde inanca hizmet etti. Batı Anadolu olmak üzere bazı yörelerde yaşayan Türkmen, Çepni Alevilerin post dedesi ve Alevi Bektaşi İnanç Kurulu üyesi Piroğlu 79 yaşındaydı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Pir Hüseyin Keskin: İktidardakiler ayrıştırıcı ve ötekileştirici dilden uzak durmalı!-VİDEO

    Pir Hüseyin Keskin: İktidardakiler ayrıştırıcı ve ötekileştirici dilden uzak durmalı!-VİDEO

    PİRHA- İmam Musa Kazım Ocağı evlatlarından Pir Hüseyin Keskin, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un Yavuz Sultan Selim ve İdris-i Bitlisi ittifakını öven sözlerine tepki göstererek, “İktidardaki veya yönetimdeki insanların halkların arasına ayrıştırıcı, ötekileştirici söz söylememeli. Çünkü bu topraklar bizim de topraklarımız” dedi.

    Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, 19 Mayıs 2025’te Şırnak Üniversitesi Konferans Salonu’nda düzenlenen “Şırnak Sivil Toplum Buluşması” programında 1514 Çaldıran Savaşı öncesinde, İdris-i Bitlisi aracılığıyla Osmanlı Sultanı Yavuz Sultan Selim ve Kürt Beyleri arasında Safevîlere karşı kurulan ittifakı övmüştü.

    Kurtulmuş konuşmasında “Anadolu topraklarını baştan aşağı zulümle inleten Şah İsmail’e karşı, Yavuz Sultan Selim ile İdris-i Bitlisi’nin yapmış olduğu bir büyük ittifaktan söz ederek, “1514’te Çaldıran’da o ittifakımız, Anadolu’daki Müslüman toplulukların başının daha dik bir şekilde dolaşmasına, esenlik ve birlik içerisinde birlikte var olmasına neden olmuştur.” demişti.

    Numan Kurtulmuş’un yaptığı açıklama Alevi toplumunda ve kurumlarında büyük bir tepkiye neden oldu. Alevi kurumları Numan Kurtulmuş’un istifasını istedi.

    Programda yaptığı açıklamaya tepki gösteren İmam Musa Kazım Ocağı evlatlarından Pir Hüseyin Keskin, Numan Kurtulmuş’un sarf ettiği sözler hakkında, “İktidarın özellikle ayrıştırıcı, ötekileştirici söylemden, dilden vazgeçmeleri gerekiyor. Hazır birtakım süreçler yaşanıyor, barış süreçleri falan gündeme gelmiş. Böyle bir ortamda biraz daha itinalı konuşulması gerekiyor. Biraz daha toparlayıcı olmak zorundalar” ifadesinde bulundu.

    “BU VATAN BİZİM DE VATANIMIZ”

    Toplumda farklı inanç ve kimlikten toplulukların olduğuna belirten Keskin, Numan Kurtulmuş’un sözlerine karşılık olarak şu ifadeleri kullandı:

    “Bu bir zihniyetin yansıması. Anadolu’da ortak yaşam alanı içerisinde bizler farklı inançlar, farklı diller konuşan halklar bir arada, birlikte yaşıyoruz. Buraya vatan diyen topluluklar içerisinde mutlaka Kürt’ü de var, Türk’ü de var, Alevi’si de var, Sünni’si de var. Burası ortak bir yaşam alanı. İktidardaki veya yönetimdeki insanların bu halkların arasına ayrıştırıcı, ötekileştirici söz söylememeleri gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bu topraklar bizim de topraklarımız. Bu vatan bizim de vatanımız tabii ki ortak yaşam alanımız.”

    ‘AYRIŞTIRICI DİLDEN VAZGEÇMELERİ GEREKİYOR’

    Alevilerin de ülkenin vatandaşı olduğunu ifade eden Keskin, iktidarın ayrıştırıcı dilden vazgeçmesi gerektiğinin altını çizerek şunları söyledi:

    “Biz Alevi toplumu bu ülkeye her noktasında emek veren bir halkız. Bu devlete biz de üzerimizde düşen görevleri yerine getiriyoruz. Bu devletten de Alevi toplumu kendi üzerine düşen her türlü desteği de alması gerekiyor. İktidarın özellikle ayrıştırıcı, ötekileştirici söylemden, dilden vazgeçmeleri gerekiyor. Hazır bir takım işte süreçler yaşanıyor. Barış süreçleri falan gündeme gelmiş. Böyle bir ortamda biraz daha itinalı konuşulması gerekiyor. Biraz daha toparlayıcı olmak zorundalar.”

    Kamber YILDIZ/MARAŞ

  • Pir Hüseyin Keskin: Bizim inancımız canlıdır, hiçbir kaba sığmaz-VİDEO

    Pir Hüseyin Keskin: Bizim inancımız canlıdır, hiçbir kaba sığmaz-VİDEO

    PİRHA-İmam Musa Kazım Ocağı evlatlarından Hüseyin Keskin, iktidar tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Alevi kurumlarının rızasının olmadığının altını çizerek, “Yüzyılların inancını tepip kendi düşüncesinde, kendi kaynaklarıyla kendine benzeyen dedeleri bulup inancı şekillendirmek, her şeyi değiştirip bize benzemeyen bir görüş, bir inanç yaratılmaya uğraşılıyor. Bizim inancımız canlıdır. Hiç bir kaba sığmaz. Sorunu kalıplaştırmak, şekle dökmek Aleviliğin özüne uymuyor. Bu yol aşk işidir, aşkın şekli, şeması yoktur” diye konuştu.

    AKP tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, Alevilik inancından uzak faaliyetleri sebebiyle toplumda tepki görüyor. Alevi inancının felsefesini, özünü anlamayanların kişilerin inançla bir alakası olmadığını, inançtan sapacağını ifade eden İmam Musa Kazım Ocağı evlatlarından Hüseyin Keskin, Alevi inancını kendi denetimine alıp, parçalamaya çalıştıklarını söyledi.

    Pir Keskin, Alevi dedelerinin maaşa bağlanmasıyla birlikte camideki imamdan bir farkı olmayacağını söyledi. Bu durumda inanç bir çıkar işine dönüşecek diye de uyarıda bulundu.

    ALEVİLER BU ÜLKENİN ÜVEY EVLATLARI KONUMUNDA

    Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın kurulurken Alevilerden herhangi bir iletişimin kurulmadığını, Alevilere sorulmadığını belirten Keskin, “Kurumun açılması bize samimi gelemez. Bizim örgütlerimize, bizim mürşitlerimize, bizim pirlerimize, inancın içinde yer alan hiç kimseden ne bir diyalog ne de bir fikir alışverişinde bulunulmamıştır. Bu yönetimin içerisinde onbir kişi var ve bu kişileri cumhurbaşkanı kendisi atıyor. Bizimle alakalı herhangi bir gerçeklik yok. Biz de bu ülkenin vatandaşıyız, bizim de bu ülkenin bütçesinden pay almamız gerektiğini düşünüyorum. Biz Aleviler bu ülkenin üvey evlat konumundayız” diye belirtti.

    “BİZE BENZEYEN BİR ŞEY YOK”

    Cemevi Başkanlığı’nın cemevleri ve dedelerle yaptığı diyalogları değerlendiren Keskin, “Yüzyılların inancını tepip kendi düşüncesinde, kendi kaynaklarıyla kendine benzeyen dedeleri bulup inancı şekillendirmek, her şeyi değiştirip bize benzemeyen bir görüş, bir inanç yaratılmaya uğraşılıyor. Bizim inancımız canlıdır. Hiç bir kaba sığmaz. Sorunu kalıplaştırmak, şekle dökmek Aleviliğin özüne uymuyor. Bu yol aşk işidir, aşkın şekli, şeması yoktur”” diye konuştu.

    DEDELER MAAŞ ALDIĞI ZAMAN DEVLET KONTROLÜNE GİRER

    Keskin, dedelerin, imamlar gibi maaş almasıyla birlikte devletin kontrolüne gireceğinin altını çizerek şunları belirtti:

    “Dedelerin bir beklentisi var. Çoğu kişi imamlara siz maaş alıyorsunuz, millet arkanızda namaz kılıyor, siz dünyanın menfaati için halka ibadet ettiriyorsunuz. Bir dönem Alevilerin imamlar için söylediği bir söylemdi. Şimdi de aynısını dedelerimiz yapacak, bir çıkar söz konusu olacak. Bizim şu anda inancımızı savunan bir sürü derneğimiz, vakfımız, ocaklarımız, pirlerimiz var. Alevilik bitmiş bir inanç değil, canlı bir şekilde duruyor. Kendi inancını yaşıyor. Sen bunların hiçbirine merhaba demeden kendi kurumunu oluşturuyorsun. Bunun bizimle ne kadar alakası olabilir ki… Tabi ki inancın felsefesini anlamamış, özünü anlamamış, idrak edemeyen insanlar mutlaka olacak.”

    Kamber YILDIZ/ANTEP

  • Bektaş Piroğlu Dedenin Hakk’a yürüyüşünün 5. yılı-VİDEO

    Bektaş Piroğlu Dedenin Hakk’a yürüyüşünün 5. yılı-VİDEO

    PİRHA- Bektaş Piroğlu Dede’nin Hakka yürüyüşünün 5’inci yılı. Musa-i Kazım Ocağı evlatlarından olan Piroğlu, her yıl taliplerine ziyaretlerde bulunup Yol erkan yürüten sevilen bir dedeydi. 

    5 yıl önce Manisa’nın Turgutlu İlçesi’ne bağlı Çepnidere Köyü’nde aşure paylaşıldığı saatlerde konuşma yaparken kalp krizi geçirerek Hakk’a yürüyen Bektaş Piroğlu Dede:nin aramızdan ayrılışının 5’inci yılı.

    Piroğlu, vasiyeti üzerine Manisa’nın Dilek Köyü’nde deyiş ve semahlarla sırlanmıştı. Piroğlu, uzun yıllar taliplerine ziyarete giden, Yol, erkan yürüten ve herkes tarafından sevilen bir dedeydi.

    BEKTAŞ PİROĞLU KİMDİR?

    Bektaş Piroğlu Dede, Musa-i Kazım Ocağı evlatlarından. Çepni Alevilerinden olan Piroğlu 1938 yılında Antep’in Nizip İlçesi’ne bağlı Köseler Köyü’nde doğdu. Babası ise Ali Piroğlu Dede olan Piroğlu, 1960 yılından beri dedelik yapıyordu. Türkiye’de, Balkanlarda, Avrupa’da, Alevilerin bulunduğu her yerde inanca hizmet etti. Batı Anadolu olmak üzere bazı yörelerde yaşayan Türkmen, Çepni Alevilerin post dedesi ve Alevi Bektaşi İnanç Kurulu üyesi Piroğlu 79 yaşındaydı.

    Piroğlu’nun Hakk’a yürümeden önce yaptığı son konuşması şöyleydi: