Etiket: mustafa sönmez

  • CHP’li belediyenin dergahın arazisini satması Alevi kurumlarını harekete geçirdi!-VİDEO

    CHP’li belediyenin dergahın arazisini satması Alevi kurumlarını harekete geçirdi!-VİDEO

    PİRHA – Hacıbektaş Belediyesi’nin sattığı dergah arazisi nedeniyle Alevi kurumları harekete geçti. ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, Belediye Başkanı Arif Yoldaş Altıok’un, halkı doğru bilgilendirmediğini belirterek “Satış konusunda Alevi kurumlarının bilgisi ve rızalığı yoktur. Davaya müdahil olacağız. Bu olayın peşini bırakmayacağız” dedi.

    Hacıbektaş Belediyesi, Hacıbektaş Veli Dergahı içerisindeki bir kısım araziyi (174 Ada 7 Parsel) Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne sattı. 4 Ağustos 2022 tarihinde verilen kararla birlikte 9 milyon 24 bin TL karşılığında söz konusu arazi Hacıbektaş Veli Tekke ve Cami Vakfı’na devredildi.

    Dergâh içerisinde yer alan araziye geçtiğimiz yıllarda şadırvan yapılmak istenmiş ancak, Alevi toplumunun tepkileri üzerine geri adım atılmıştı.

    Gazeteci Recai Aksu, belediyenin kararı ardından “Bu satış kabul edilemez. Burada kamu yararı yok” diyerek Kayseri 2. İdare Mahkemesi’ne dava açtı. Kayseri 2. İdare Mahkemesi ara kararında dava konusu işlemin sebep ve gerekçelerini belediyeye sordu. Mahkemenin ara kararında ayrıca, dava konusu taşınmazın satışının hangi mevzuata göre yapıldığının açıklanması da istendi.

    DERGAH İÇİNE ABDESTHANE Mİ YAPILACAK?

    Hacıbektaş Belediye Başkanı Arif Yoldaş Altıok’un girişimi ile satışa sunulan taşınmaz için sadece Belediye Meclis Üyeleri Mustafa İncesu ve Abidin Tunçbilek, karara karşı çıkarak ret oyu kullanmışlardı.

    Kamuoyundan yükselen tepkiler üzerine Belediye Başkanı Altıok, meclis toplantısında “Dergahın içindeki arsa ile ilgili Alevi kurum başkanlarını topladım, bir araya geldik, konuştum, bir şey demediler, karşı çıkmadılar” şeklinde açıklama yapmıştı. Ancak Gazeteci Recai Aksu, Altıok’un ifadesinin aksine, Alevi kurum başkanlarının, olaydan bihaber olduklarına işaret etti. Aksu ayrıca, Hacı Bektaş Veli Dergahının Alevilerin kutsal mekanı olduğunu vurgulayarak, satış işlemini “Serçeşmeye hançer saplamak” sözleriyle eleştirdi.

    ALEVİ KURUMLARI, SATIŞTAN 11 GÜN SONRA HABERDAR OLDU!

    Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan, PİRHA’ya yaptığı açıklamada da “Alevi kurumlarının bu işte rızalığı alındı” cümlesinin doğru olmadığını vurguladı. Aslan, Alevi kurumları olarak 15 Ağustos 2022’de Hacıbektaş’ta bir toplantı yaptıklarını ve bu konunun o gün gündeme getirildiğinin altını çizdi. Aslan, Belediye Başkanı Altıok’un yanlış bir karar verdiğini vurgulayarak şunları söyledi:

    “İster 1 m2 isterse 10 m2 olsun, oradaki araziyi devlete satmasını doğru bulmuyoruz. Bu tavır asla kabul edilebilecek gibi değil. Gerekçe ne olursa olsun, belediyenin bir paraya mı ihtiyacı var, bunu bir kenara bırakıp, Alevilerin serçeşmesi olan dergaha ait bir arazinin satışının bu kadar basit, sıradan bir şey olması söz konusu olamaz. “Dergahlarımızı geri istiyoruz” diye sloganlar atıyoruz. “Devletin el koyduğu dergahlarımızı gerçek sahiplerine verin” diye yıllardır mücadelemiz var.

    “DAVAYA MÜDAHİL OLACAĞIZ”

    Belediye başkanının ifadeleri siyasi ifadeler ve yapmış olduğu hatadan sıyrılmak adına Alevi kurumlarına haksızlık yapıyor. Alevi kurumlarının bu konudan bilgisi olmadığı, sonradan öğrendikleri bir gerçeklik var ortada. Bir grup arkadaşımız konuya dair dava açtı. 2 hafta önce federasyonun avukatına söyledik, davaya müdahil olacağız. Bu olayın peşini bırakmayacağız. Biz buna itiraz etmezsek belediyenin sahip olduğu diğer arazilerin de satılma ihtimali var.

    Kültür Bakanlığından, o tekke arazisinin tahsisi konusunda bir girişimde de bulunmak istiyoruz. Yani artık devletin işgal edip, el koyduğu dergahımızın arazisini gerçek sahiplerine verilmesi konusunda da bir girişimimiz olacak. Ama işin özeti şu ki belediye başkanı, topluma doğru bilgi vermiyor. Alevi kurumları, dergah içerisindeki arazinin satılmasını asla ve asla kabul etmez. İtirazımızı belediye başkanına da yaptık.

    “ALEVİ KURUMLARININ BİR GÖRÜŞÜNÜ ALMADINIZ”

    Belediye Başkanı’na sizin aracılarınızla tekrar seslenmek istiyoruz, orada belediye ait ne varsa özenle, dikkatle korunma ihtiyacı var. Paraya ihtiyacınız varsa başka bir yerden kaynak bulmalısınız. Sayın başkandan ricamız şu, toplumu doğru bilgilendirin. Bu araziyi satmadan önce Alevi kurumlarının bir görüşünü almadınız. Alevi kurumlarının herhangi bir rızalığı yok. Meclis kararı ile araziyi sattıktan sonra Alevi kurumlarının bilgisi oldu. Kurumlarımızı, topluma karşı bu kadar itibarsızlaştırmanın sebebi olamazsınız. Umarım 31 Mart’ta yapılacak olan yerel seçimler sonrası o koltuğa hangi arkadaş oturursa otursun, bir an önce bu yanlışın düzeltilmesi için, meclis kararının iptali için bir adım atar. Zaten dava açılmış durumda, ABF de müdahil olacak.”

    “DEVLETİN BİR MÜDAHALESİNE İZİN VERMEYİZ”

    Mustafa Aslan, satışı yapılan araziye abdesthane yapılacağı söylentilerine karşılık şu cevabı verdi:

    “Herhangi bir yapı inşasına zaten izin vermeyiz. 2 yıl önce UNESCO Hacıbektaş Veli Yılı nedeniyle Nevşehir Müftülüğü, Diyanet İşleri Başkanlığı, dergahın içerisinde bir şeyler yapmaya çalıştılar, ona da tepkimizi koyduk. Dergahın herhangi bir yerine devletin bir müdahalesine izin vermeyiz. Gerekiyorsa o dergahın kapısında nöbet tutarız. Şunu da bilmeliyiz ki devlet, söz konusu Aleviler olunca hoyratça, kötü niyetle her türlü uygulamayı yapıyor. Buna da gücümüz oranında izin vermeyiz.”

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • TÜİK’in enflasyon açıklamasına tepkiler: Daha fazla hayat pahalılığı demek!

    TÜİK’in enflasyon açıklamasına tepkiler: Daha fazla hayat pahalılığı demek!

    PİRHA-Aylık ve yıllık enflasyon verilerini açıklayan TÜİK’e tepkiler sürüyor. CHP lideri Kılıçdaroğlu, “Bu daha az üretim, daha fazla hayat pahalılığı demek” şeklinde bir paylaşım yaparken; HDP Milletvekili Garo Paylan, “Halkın enflasyonu bu rakamların en az iki katı. Bu iktidarla geçen her gün yoksullaşıyoruz. Derhal seçim!” dedi.

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) enflasyon rakamlarını açıkladı. TÜİK verilerine göre tüketici fiyatları endeksi (TÜFE) Aralık 2021’de yüzde 13,58 artarken, yıllık bazda ise yüzde 36,08’i bularak, 2002 yılından beri en yüksek oran olarak kayıtlara geçti.

    Bağımsız sosyal bilimcilerin kurduğu Enflasyon Araştırma Grubu’na (ENAG) göre enflasyon aralık ayında yüzde 19,35 arttı. ENAG, enflasyondaki yıllık artışı da yüzde 82,81 olarak açıkladı.

    KILIÇDAROĞLU: DAHA AZ ÜRETİM, DAHA FAZLA HAYAT PAHALILIĞI DEMEK

    TÜİK’in enflasyon açıklamasına ise tepkiler gelmeye devam ediyor. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda ‘hayat pahalılığına’ dikkat çekerek, şu ifadeleri kullandı:

    “TÜİK yıllık tüketici enflasyonunu yüzde 36,08 seviyesinde ilan etti. Makyajladıkları rakamlarda bile üretici enflasyonu yüzde 80’e dayanmış. Bu daha az üretim, daha fazla hayat pahalılığı demek. Ey Saraydaki ekonomi dehası, dokunduğun her şeyi eline yüzüne bulaştırdın!

    Bu arada metal sanayicileri, emekçilere %17 zam teklif etmişsiniz. Bu TÜİK’ten bile beter teklifinizi not ettik. Köleniz değildir emekçiler, bu gayriciddi tavrınızdan hemen vazgeçin ve emekçilerin alın terlerinin karşılığını verin. Pazarlıkları yakından izliyoruz, bilginiz olsun.”

    PAYLAN: HALKIN ENFLASYONU TÜİK’İN EN AZ İKİ KATI

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Ekonomiden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan da gerçek enflasyonun TÜİK’in açıkladığı oradan daha fazla olduğunu söyledi.

    Paylan, “TÜİK bile, aylık enflasyonu %13,58 yıllık enflasyonu %36,08 olarak açıkladı. Halkın enflasyonu bu rakamların en az iki katı… Bu iktidarla geçen her gün yoksullaşıyoruz. Derhal seçim! Asgari ücret zammını daha işçinin cebine girmeden geri aldı bu vicdansızlar. Enflasyon en adaletsiz vergidir. “Kur garantili mevduata” parasını yatıranlar bir haftada %20 faiz kazandı. Maaşlar zamlarla eridi gitti. Zengini daha zengin, yoksulu daha yoksul yapan bu saçmalığa derhal son verin!” paylaşımını yaptı.

    BAŞ: ÇALDIKLARINI GERİ ALACAĞIZ!

    Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş‘ın tepkisi ise “Zamlar ve açıklanan enflasyon gösteriyor ki… Saray iktidarı emekliye, dar gelirliye, plazalarda çalışanlara, işçiye, memura savaş açmış durumda. Amaçları; servetlerini büyütmek ve iktidarda kalmak. Biz de çok netiz: 1-İktidardan indireceğiz. 2-Çaldıklarını geri alacağız” şeklinde oldu.

    SÖNMEZ: TAHMİNİMİZE YAKIN GELDİ

    TÜİK’in açıkladığı enflasyon oranının tahminlerine yakın olduğunu kaydeden iktisatçı Mustafa Sönmez de “Tahminimize yakın geldi: Aylık TÜFE %13,58 12 aylık TÜFE %36,08 Mayıs 2003’ten beri ilk kez 12 aylık TÜFE %30’u aştı. Rekor: 1995 Ocak %125,9 Nisan 2001’den beri ilk kez aylık TÜFE %10’u aştı. Rekor: Çiller dönemi 1994 Nisan %23,4” ifadelerini kullandı.

    YILDIRIM: GIDADA REKOR ENFLASYON!

    Tarım yazarı Ali Ekber Yıldırım ise gıdada rekor enflasyon olduğuna dikkat çekti. Şunları söyledi:

    “Gıdada rekor enflasyon – Üretimsizliğin, dışa bağımlılığın, beceriksizliğin faturası -TÜİK’in 2021 gıda enflasyonu %43,80 – Aralık ayı gıda enflasyonu % 15,99 – Yıllık enflasyon yüzde 36,08 – Üretici fiyat endeksi yıllık yüzde 79,89, aylık yüzde 19,08 arttı.”

    BÖKE: TEK ADAM REJİMİ SEBEP, ENFLASYON SONUÇ

    CHP Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Selin Sayek Böke de Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Faiz sebep, enflasyon sonuç” şeklindeki değerlendirmesine atıfta bulunarak, “Tek adam rejimi sebep, fırlayan enflasyon ve ekonomik yıkım sonuç!” paylaşımı yaptı.

    AĞBABA: TEK ADAM DÜZENİNİN SONUÇLARINI YAŞIYORUZ

    CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba da Böke’nin paylaşımına benzer bir paylaşım yaparak, “TÜİK’e göre son bir yılda margarin %114, un %87, tavuk %86, süt %80 artmış ama yıllık enflasyon yüzde 36! İnanırsan.. TÜİK’in makyajlı verileri bile bir çöküşü resmediyor. Akıl/bilim dışılığın, “faiz sebep enflasyon netice” cehaletinin, tek adam düzeninin sonuçlarını yaşıyoruz” ifadelerine yer verdi.

    DİSK: ASGARİ ÜCRET ELE GEÇMEDEN ERİDİ!

    Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) ise Twitter hesabından yaptığı paylaşımda “Asgari ücretin ele geçmeden eridiğini” söyledi. DİSK, “TÜİK’e göre göre gıda enflasyonu % 43,8.  TÜİK verileri baz alınarak DİSK-AR tarafından hesaplanan emeklilerin gıda enflasyonu % 55,8. En düşük gelirli %20’lik dilimin gıda enflasyonu % 64,6! Asgari ücret ele geçmeden eridi!” dedi.

    KESK: GEÇİNEMİYORUZ!

    Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) de “Geçinemiyoruz” mesajlı paylaşımında şu ifadelere yer verdi:

    Bağımsız iktisatçılardan oluşan ENAG enflasyon verisi, Aralık TÜFE %19.35, yıllık %82.81. TÜİK verisi Aralık TÜFE %13,58, yıllık %36,08 26 Temmuz tarihinde %43,5 artış yapılması yönündeki TİS teklifimizin bir kez daha ne kadar gerçekçi olduğu anlaşılmıştır. Geçinemiyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Sönmez: Sürdürülemez nitelikteki bu yuvarlanışa siyasi bir operasyon gerekir

    Sönmez: Sürdürülemez nitelikteki bu yuvarlanışa siyasi bir operasyon gerekir

    PİRHA-Dolar, Sterlin ve Euro kamuoyunun gündeminde. Oysa ₺ güvenli limanı temsil eden bir deniz çıpasıydı. TL’nin güvenirliği ve değerine dair İktisatçı Mustafa Sönmez, “TCMB yönetimi, özellikle Saray’dan, Erdoğan’dan aldığı direktifle, faizleri, yükselen enflasyonu dikkate almadan, üç aydır indiriyor. MB Başkanı’nın enflasyona karşı faizi artırma seçeneğini dışladı ve cari denge hedeflemesi gibi emsali ne teoride ne pratikte görülen bir yolu seçtiği sergilendi” dedi.

    Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan ekonomik krize dair konuştu. Konuşmasında Merkez Bankası’na ithafen “Faizi savunanlarla beraber olmam” dedi. Ardından dün (18 Kasım) MB faiz oranlarını açıkladı. 100 baz puan faizi düşüren MB, döviz artışlarına göz yumdu. Henüz kurlar kapanmasa da bugünün(19 Kasım) rakamları şöyle:

    1 ABD Doları -11,12 Türk Lirası
    1 Euro – 12,56 Türk Lirası
    1 İngiliz Sterlini – 14,93 Türk Lirası
    1 İsviçre Frangı – 11,99

    Artış o kadar hızlı ki sosyal medyada kur rakamları verilerek yapılan paylaşımlar saatler içinde ‘eski kur rakamları’ oluyor. Şimdilerde pazardan otobüs duraklarına, sitcomlardan sosyal medyaya tek soru var: “Dolar kaç oldu?”

    Konu ile ilgili İktisatçı Mustafa Sönmez de Al-Monitor de yayınlanan yazısını PİRHA ile paylaştı. Sönmez, ₺ güvenirliğini yitirdiği için vatandaşın döviz yatırımına ve de konuta yöneldiğini belirtiyor. Enflasyondan korunmak için gayrimenkule yönelim yaygın bir davranış ve ipotekli olmayan konut satışlarında bu yıl yüzde 18’lik bir artış olduğunun bilgisini paylaşıyor.

    Alenen halkın sohbetlerinde adı konmasa da en popüler sohbet konusu aslında enflasyon. Tüketici enflasyonu Ekim ayında %20’ye yaklaştı. Ancak %20, doların 10 ₺ olması gibi bir psikolojik eşik değil. Hem aynı biçimde rakamlar takip edilmiyor hem de verilere güven az.

    Sönmez, enflasyona karşı tüm devletlerin faiz arttırımına gittiğini belirtirken “Artık sır değil; TCMB yönetimi, özellikle Saray’dan, Erdoğan’dan aldığı direktifle, faizleri, yükselen enflasyonu dikkate almadan, üç aydır indiriyor. TCMB Başkanı’nın enflasyona karşı faizi artırma seçeneğini dışladığı ve cari denge hedeflemesi gibi emsali ne teoride ne pratikte görülen bir yolu seçtiği sergilendi” dedi.

    Sönmez, ayrıca bu indirimlerin özel sektörün ve konut sektörünün canlandırılması amacıyla yapıldığını fakat ters teptiğini kaydetti. Enflasyonun artışı, alım gücünün düşüklüğü ve döviz kurlarındaki memnuniyetsizliğin seçmen kaybettirdiğini belirtiyor. Son olarak erken seçim ihtiyacına da vurgu yapan Sönmez, “Sürdürülemez nitelikteki bu yuvarlanışa, ekonomik rota değişikliğinden çok bir siyasi operasyon gerekirken, bunun için de erken seçim artık daha sık telaffuz ediliyor” diye belirtti.

    Helin YILMAZ/ PİRHA

  • “Savaşın bütçesini değil barışın bütçesini yapalım”

    “Savaşın bütçesini değil barışın bütçesini yapalım”

    PİRHA- HDP, Mardin’de ‘Bütçe Buluşmaları’ adıyla toplantı düzenledi. Toplantıda konuşan HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar; ” Savaş politikaları ile ülkenin kaynaklarını saraya, yandaşa tahsis edecek düzeni inşa etti. Bunun acısını Türkiye hakları da en fazla zararı da bu bölge yaşıyor. O nedenle savaş yerine barışı konuşalım. Savaşın bütçesini değil barışın bütçesini yapalım. Bu vazgeçmememiz gereken hedefimiz olmalıdır” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP), Mardin’de ‘Bütçe Buluşmaları’ adıyla toplantı düzenledi. Toplantıya Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, HDP Sözcüsü Ebru Günay, parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Garo Paylan ve Milletvekilleri Necdet İpekyüz, Pero Dündar, ve Rıdvan Turan katıldı. Kentteki bir otelde düzenlenen toplantıya HDP’li başkan ve yöneticilerin yanı sıra ekonomist Mustafa Sönmez, Eğitim-Sen Eş Genel Başkanı Necla Kurul, Barış akademisyeni Sevilay Çelenk’in de aralarında bulunduğu çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı. Toplantı salonuna 5 dilde ‘Bütçe Buluşmaları Barışın Bütçesi’ yazılı pankart asıldı.

    “SAVAŞIN BÜTÇESİNİ DEĞİL BARIŞIN BÜTÇESİNİ YAPALIM”

    Buluşmanın açılış konuşmasını yapan HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar şunları dile getirdi:

    “Bizler halkın bütçesi için yola çıktık, halkın hizmetinde olmak için varız, halkların ortak iradesini ülkenin her alanında en güçlü temsilde etmek için varız. Hedefimiz halkın bütçesini çıkarmaktır. Bunu masa başında değil meydanlarda, tarlalarda, sokaklarda buluşmalar gerçekleştirerek ancak yapabileceğimiz biliyoruz. İktidarın önümüze koyduğu bütçe savaşın bütçesi. Savaşa ayrılan kaynaklara baktığımızda ülkenin bu kaynaklarla daha güzel günler yaşayabileceğini ve müreffeh bir düzen kurabileceğini görebilirsiniz. 2021 yılı için güvenlik harcamalarına ayrılan pay 240 milyar liradır, bu miktar 6 yıl önce bu miktar 50 milyar liraydı. Neden? Çünkü o zaman barış arayışı vardı, çözüm süreci vardı. Silahlar susmuştu, halkın kaynaklarının halka aktarılması için yollar da açıktı. Maalesef o yılları mevcut iktidar tıkadı ve savaş politikalarına döndü. Savaş politikaları ile ülkenin kaynaklarını saraya, yandaşa tahsis edecek düzeni inşa etti. Bunun acısını Türkiye hakları da en fazla zararı da bu bölge yaşıyor. O nedenle savaş yerine barışı konuşalım. Savaşın bütçesini değil barışın bütçesini yapalım. Bu vazgeçmememiz gereken hedefimiz olmalıdır.”

     “SAVAŞ LORDLARININ KAYNAKLARINI KURUTACAĞIZ”

    Barışın ve demokratik siyasetin her alanda etkili olması için çalışacaklarını ifade eden Sancar sözlerine şu şekilde devam etti:

    “Acının intikam duygusuna, yıkıcı öfkeye değil kurucu inşa edici siyaset gücüne dönüşmesinin örneklerini veriyor Kürt halkı. Bütün acılara rağmen intikam peşinde değil eşit ve ortak yaşımı birlikte kurma amacına yönlendiriyor. İşte bu bizim beslendiğimiz en büyük kaynaktır. Acıyı bal eyleyeceğiz, bunu barış ile demokratik siyasetin her alanda etkili olması ile yapacağız. Bunu toplumun her kesimi ile müzakere ederek yapacağız. Barışın bütçesini bu çerçevede konuşacak ve barışı böyle inşa edeceğiz. Yolumuz uzun ve zorludur, ama bizden önce bu yolda yürüyenlerin ödediği bedellerle geldiğimiz noktanın hiç de önemsiz olmadığın mutlaka görelim. Karamsarlığa ve umutsuzluğa, kötümserliğe kapılmak için bir neden yok.

    O şarkıda söylendiği gibi boşuna ödenmiyor bedeller. Bunun ne demek olduğunu, bedellerin neden boşuna ödenmediğin hep birlikte ortaya koyacağız. Buna inancımızı kaybetmeyelim. Bu ülkeye barış, demokrasi, adaleti getirmenin çok zor olduğunu elbette biliyoruz. Yüz yıllık inkar imha ve savaş politikalarını hangi iktidar anlayışlarını ayakta tuttuğunu, savaş politikalarının, savaş lordlarını beslediğinin de farkındayız. Biz o kaynakları kurutmak için de barış istiyoruz.”

    “SAVAŞTAN YANA MI YOKSA İNSANI YAŞATMAKTAN YANI MI OLACAK BU BÜTÇE?”

    Sancar’ın ardından ilk olarak Eğitim – Sen Genel Başkanı Necla Kurul söz aldı. Barışın bütçesini konuşmak demenin önümüzdeki dönem ayrılacak bütçeyle bizleri nasıl bir hayatın beklediğini konuşmak olduğunu ifade eden Kurul şunları dile getirdi:

    “Savaştan yana mı yoksa insanı yaşatmaktan yanı mı olacak bu bütçe. Bunu konuşuyoruz. Kadınlardan yana mı olacak yoksa kadını güçlendirmekten vazgeçen bir siyasi anlayışla mı yaşayacağız. Bunu konuşacağız.”

    “DEMOKRATİK BÜTÇENİN YOLU DA YEREL EKONOMİ İLE MÜMKÜNDÜR”

    Ekonomist Mustafa Sönmez de bütçenin toplum ile alakalı olduğunu belirterek; “Toplanan verginin nereye nasıl harcandığını bilmenin toplumun hakkıdır. İktidar yolsuzluklarla dolu bir icraat içine girdi. Buna karşı çıkmanın yolu demokratik bütçedir. Demokratik bütçenin yolu da yerel ekonomi ile mümkündür. Enflasyon hükümetin kontrolünden çıktı. Haksızlıklara, hukuksuzluklara dur demenin yolu birlikte mücadele ile mümkündür” dedi.

    “SAVAŞ ANLATISI KURANLARA KARŞI BARIŞ ANLATISI HAKİM KILINMALI”

    Gazeteci ve Barış Akademisyeni Sevilay Çelenk ise toplumların savaşmaya olduğu kadar barışmaya da ikna edilebildiklerini ifade ederek bunun için mücadele etmek gerektiğini söyledi. Bütçenin eğitim, kültür, sanat ve toplum mutluluğuna harcanması durumunda sorunların ortadan kalkacağını kaydeden Çelenk, sürekli bir savaş anlatısı kuranlara karşı barış anlatısının hakim kılınması gerektiğini söyledi.

    Program gazeteci İrfan Aktan ve HDP’li Ebru Günay’ın konuşmaları ile sona erdi.

    PİRHA/MARDİN

  • Türkiye’de pandeminin etkisiyle işsiz sayısı 16 milyonu buldu

    Türkiye’de pandeminin etkisiyle işsiz sayısı 16 milyonu buldu

    İktisatçı Mustafa Sönmez’in katkısıyla hazırlanan ‘Sanayinin Sorunları’ bültenine göre Covid-19’un etkisiyle Türkiye’de işsiz sayısı 16 milyonu buldu. Bültene göre sanayide de büyük gerileme yaşandı. 

    TMMOB Makina Mühendisleri Odası tarafından yayımlanan ‘Sanayinin Sorunları’ bültenine göre Covid-19’un etkisiyle Türkiye’de işsiz sayısı 16 milyonu buldu. Salgınla beraber büyüyen ekonomik tahribat, bütçe ve ödemeler dengesinde artan açık, hizmetler ile sanayide büyük düşüş getirdi.

    IMF, OECD, TÜİK, Merkez Bankası, Hazine ve Maliye Bakanlığı, DHMİ, Kültür ve Turizm Bakanlığı verileri kullanılarak İktisatçı-Yazar Mustafa Sönmez’in katkısıyla yapılan analizde, 2020’nin ilk çeyrek verileri kullanılarak krizin ilk elde ortaya çıkardığı tahribat sergilendi ve eğilimler belirlendi. Raporda, hizmetlerde sert bir daralmayı getiren krizin sanayi alanına da sıçrayarak büyüdüğü, bunun en ürkütücü sonucunun ise sayıları 16 milyona ulaşan işsizler ordusu olduğu belirtildi. Analizde Merkez Bankası rezervlerindeki erimeye ve kamu borçlanmasındaki tırmanışa da dikkat çekildi.

    MMO analizinde öne çıkan başlıklar şunlar:

    • Hükümet, salgının kontrol altına alınmaya başlandığı iddiasıyla 11 Mayıs’ta başlatılan bir “yeni normal” takvimi açıkladı. Konuyla ilgili çoğu bilim çevreleri, açıklanan takvimin erken olduğunu belirtirken, iktidar yanlıları “ekonomi”nin daha fazla bekleyemeyeceği argümanını öne çıkardılar. Hem dünyanın birçok ülkesinde hem Türkiye’de pusuda yatan pandeminin ikinci dalga riski içermesi, yeniden kısmi karantinaları gerektirebilir ve bunun ekonomiye yükü daha da ağır olabilir.
    • Pandemiye karşı, bilinen en etkili yöntem olarak “sosyal mesafeleşme” yani eve kapanma, toplu üretimden, tüketimden ve bunların gerçekleştiği mekanlardan uzaklaşma önlemleri, yeniden ve yeniden uygulanıyor. Bu da hem üretimin hem tüketimin azalması, firmaların ayakta kalmalarının zorlaşması, hükümetlerin yeni destek paketleri açıklamaya mecbur kalmaları demek aynı zamanda. Ancak bu destekler ülkelerin mali gücüne göre belirlenirken Türkiye gibi ülkelerde destekler yetersiz düzeydedir. Ekonomiyi sadece 2020’de değil, 2021’de de aşağı çekecek sektör hizmetler olacak. Türkiye, GSYH’sinin yüzde 54’ünü oluşturan hizmetler sektörü, ağır darbeler alan perakende ticaret sektörü ile turizmdeki kayıplardan çok etkileniyor.
    • SANAYİDE DE BÜYÜK GERİLEME YAŞANDI

      • Hizmetlerin yanında imalat sanayiinde de hızlı gerilemeler başladı. Sanayi üretimi, pandeminin başladığı martta, şubata göre yüzde 7 azaldı. İmalatta ortalama düşüş yüzde 7.5 iken, bazı alt dallarda daha derin düşüşler görüldü. Örneğin ihracatın birincisi otomotivde yüzde 23, bilgisayar-elektronikte yüzde 23, ihracatın ikincisi giyimde yüzde 20 aylık daralmalar görüldü. Tekstildeki daralma yüzde 14’e yaklaşırken, makine üretiminde de ona yakın daralma yaşandı. Dayanıklı tüketim mallarından mobilyada, elektrikli cihaz üretiminde yüzde 8-9 arası aylık düşüşler yaşandı.

      16 MİLYON İŞSİZ, MİLYONLAR GÜVENCESİZ

      • Ekonomik daralmanın ürkütücü boyutları, sonuçlarını artan işsizlik ve iş kayıplarına da yansıtıyor. Kısa çalışma, işsizlik ve ücretsiz izin ödeneklerine başvuranlar ile istihdamda olup sokağa çıkması yasaklanan 65+ ile 15-17 yaş çalışanlar, kendi hesabına çalışanlar ile kentsel kayıt dışı istihdamdan işsiz kalanlar dikkate alındığında, işsiz sayısının 16 milyonu bulduğu söylenebilir. Bu işsiz kitlenin ancak dörtte birine asgari ücret dolayında ve 3 aylık destek sağlanabiliyor, geri kalan dörtte üçlük kesim herhangi bir sosyal korumadan yoksun durumda.

      BORÇ ARTACAK

      • Henüz kontrol altına alınamayan pandemiye ve beraberinde büyüttüğü krize karşı AKP hükümetinin müdahaleleri yetersiz kalırken, bütçe açıkları da her ay biraz daha büyüyor. Merkezi yönetim bütçe açığı 2020 yılının ilk çeyreğinde 29.6 milyar TL’yi buldu. Bütçe açığı ilk 3 ayda net dış borçlanmanın yanı sıra, büyük ölçüde iç borçlanmayla finanse edildi. 2020 ilk çeyreğinde gerçekleştirilen kamu borçlanmaları ile merkezi bütçenin borç stoku mart sonunda 1 trilyon 462 milyar TL’ye ulaştı. Borç stokunda iç borçlar yüzde 55’lik pay alırken dış borçlar yüzde 45’e ulaştı. Borç stokunun önümüzdeki çeyrek yıllarda daha da hızlı artması beklenmelidir.
      • Pandeminin başladığı martta ihracat, turizm ve öteki hizmetlerden gelen döviz girişinin azalmasıyla, ilk 3 ayın cari açığı 7.7 milyar doları buldu. Cari açığa ek olarak ilk çeyrekte yabancılar, 6 milyar dolar da sermaye çıkardılar. Ayrıca ilk çeyreğin net hata noksanı da 3 milyar dolar yük oluşturdu. Böylece toplamda 16.5 milyar dolar finansman gerekti ve TCMB rezervleri bu miktarda azalarak iyice zayıfladı. (İstanbul/EVRENSEL)
  • Sönmez: Koronavirüs vakası büyürse dolar ve altında artış devam eder

    Sönmez: Koronavirüs vakası büyürse dolar ve altında artış devam eder

    PİRHA – Altın yeni haftayı yüzde 2’lik değer artışıyla açtı. Gram altın 328 liraya yükseldi. Dolar 6,14 seviyesinden el değiştiriyor. İktisatçı Mustafa Sözmez bu yükselişin Koronavirüsü ile bağlantılı olduğunu belirterek, Türkiye’de bir iyileşmenin söz konusu olmadığına işaret etti. Sönmez, Koronavirüs vakasının büyümesi halinde artışın devam edeceğine işaret etti.   

    Dolar/TL, haftanın ilk işlem günün yükselişle başlamasının ardından 6,14’den alıcı buluyor. Geçen hafta en düşük 6,03, en yüksek 6,12 seviyelerini gören dolar/TL, cuma gününü önceki kapanışa göre yüzde 0,3 artışla 6,11’den tamamladı.

    Dolar/TL, yeni güne yükselişle başlamasının ardından saat 10.0 itibarıyla önceki kapanışın yaklaşık yüzde 0,44 üzerinde 6,14’den alıcı buluyor. Aynı dakikalarda Euro önceki kapanışa göre yüzde 0,43 değer kazancıyla 6,64’den, sterlin 7,97’den satılıyor.

    Altın fiyatları da yeni haftayı hareketli açtı. Gram altın 328 TL, Cumhuriyet altını 2166 TL, Ons altın 1665 dolardan satılıyor.

    Suriye’ye ilişkin gelişmeler gündemin odağındaki yerini korurken, koronavirüsü salgını da küresel piyasalar üzerinde etkisini sürdürüyor. Dünya’da giderek artan Dolar ve Altın fiyatlarını değerlendiren İktisatçı Mustafa Sönmez, bu artışın içeride ve dışarıda olanlarla ilgisi olduğunu belirterek özellikle Koronavirüsü’nün etkisinin olduğunu söyledi.

    “ENDEK GÜÇLÜ OLANA YÖNELİR”

    Sönmez, dolar ve altın yükselişinin içeri ve dışarıyla bir ilgisinin olduğunu belirterek, “Dünya’da dolar ve altında yükselişi görüyoruz. Bunun korona vakasıyla ilgisi var. Böylesi zamanlarda güçlü olan ne varsa endeks oraya yönelir. O nedenle dolar ve altındaki yükseliş koronayla yakın ilgisi var” dedi.

    Türkiye’nin de bu süreçten ciddi bir şekilde etkilendiğini belirten Sönmez, “Yani birçok iç nedenlerin yanı sıra içeride de çok ciddi şeyler var. Yani dünyada dolar yükselirken burada Merkez Bankası dolara baskı yapıyor. Ondan sonra faizler düşürülüyor. Haliyle birikim sahipleri dolara yönelme eğilimlerini sürdürüyorlar” dedi. Sözmez, bir iyileşmenin söz konusu olmadığınına dikkat çekerek, zorlama faiz indirimleriyle dövizin canlandırılmaya çalışıldığını belirtti.

    “TEHLİKE BÜYÜRSE ARTIŞ DEVAM EDER”

    Türkiye’de Libya meselesinin de ekonomiyi etkilediğine işaret eden Mustafa Sönmez, “Dünya’da korona meselesinin nereye varacağını beklemek lazım. Burada tehlike büyürse veya yaygınlaşırsa eğilim dünyada devam eder” dedi.  (HABER MERKEZİ)

  • İktisatçı yazar Mustafa Sönmez serbest bırakıldı

    İktisatçı yazar Mustafa Sönmez serbest bırakıldı

    Sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek “cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla gözaltına alınan İktisatçı Mustafa Sönmez serbest bırakıldı.

    İktisatçı-Yazar Mustafa Sönmez “cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla gözaltına alındı. İfadesinin ardından Kartal Adliye’sine getirilen Sönmez, serbest bırakıldı.

    “MAÇ ATMOSFERİNİ PAYLAŞMAK ÜZERE ATILMIŞ BİR TWEET”

    Sönmez, sosyal medya hesabından serbest bırakıldığını “Sabahın 3 lerinde benim de kapım çalındı, nezarette ağırlandım, ifade sonrası serbestim. Arayan, ilgilenen herkese teşekkürler. Bu su hiç durmaz” ifadeleriyle duyurdu.

    Serbest bırakıldıktan sonra konuşan Sönmez, “Cumhurbaşkanına hakaret” ve “Halkı kin ve düşmanlığa sevk etmek” suçlamasıyla gözaltına alındığını belirtti ve “Maç atmosferini paylaşmak üzere atılmış bir tweetti. Beşiktaş-Başakşehir maçının tansiyonu yüksekti ve o videoyu görünce ben de tweetledim. Ben de bir Beşiktaş fanatiği olduğum için paylaştım” dedi.

    Gazeteci Ayşenur Arslan, Mustafa Sönmez’in saat 3.50’de gözaltına alındığını ve sebebinin sosyal medya paylaşımları olduğunu hesabından “Mustafa Sönmez Türkiye uyurken bu sabaha karşı 3.50’de gözaltına alındı. Vatan Emniyet’e götürüldü. Gerekçe “sosyal paylaşımlar”!” ifadeleriyle duyurmuştu.

    Gazeteci Barış Yarkadaş da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımıyla Sönmez’in dün Beşiktaş Çarşı’da çektiği videoda yer alan sloganlar nedeniyle “cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla gözaltına alındığını ve ifadesinin alındığını belirtti. Kartal Adliyesi’nde getirilen Sönmez’in seçim öncesi ve sonrası yayınladığı tweetlerinin de dosyada yer aldığını belirten Yarkadaş, “İsnatlar arasında Cumhurbaşkanına hakaretin yanı sıra, halkı kin ve nefrete sevk etmek de var. Sönmez’in onlarca twiti dosyada..” dedi.

    SÖNMEZ’İN GÖZALTINA ALINMASINA TEPKİ

    Sönmez’in gözaltına alınması haberi büyük tepkiyle karşılandı.

    Mustafa Sönmez Nokta dergisi, Cumhuriyet, Yurt , Sözcü ve BirGün gazetelerinde köşe yazarlığı yaptı. Hürriyet Daily News’de haftada 1 gün ekonomi yorumları yazan Sönmez, Merkezi Washington’da olan  Al-Monitor haber sitesine haftalık yazı katkısı ise Ekim 2016’da başladı. Artı TVde her hafta Salı günleri saat 18’de yayımlanan Ekonomi Politik programı ise Ekim 2017’de başladı.

    Çeşitli TV kanallarında ve radyolarda yorumculuk faaliyetinin yanında araştırma üretimini ve kitap yayınlarını sürdürmektedir. TMMOB Makina Mühendisleri Odası danışmanıdır ve Oda için sanayi araştırmaları yapmaktadır. Sönmez Türkiye ekonomisi üzerine 30’a yakın kitap yayımladı.

  • İktisatçı yazar Mustafa Sönmez gözaltına alındı

    İktisatçı yazar Mustafa Sönmez gözaltına alındı

    İktisatçı yazar Mustafa Sönmez sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek gözaltına alındı.

    İktisatçı-yazar Mustafa Sönmez’in gözaltına alındığı öğrenildi. Mustafa Sönmez’in İstanbul’da bulunan Vatan Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldüğü belirtildi. Gazeteci Ayşenur Arslan Sönmez’in gözaltına alınma sebebinin sosyal medya paylaşımları olduğunu duyurdu.

    Arslan’ın sosyal medya hesabında paylaştığı mesajı şöyle: “Mustafa Sönmez Türkiye uyurken bu sabaha karşı 3.50’de gözaltına alındı. Vatan Emniyet’e götürüldü. Gerekçe “sosyal paylaşımlar”!

    Mustafa Sönmez Nokta dergisi, Cumhuriyet, Yurt , Sözcü ve BirGün gazetelerinde köşe yazarlığı yaptı. Hürriyet Daily News’de haftada 1 gün ekonomi yorumları yazan Sönmez, Merkezi Washington’da olan Al-Monitor haber sitesine haftalık yazı katkısı ise Ekim 2016’da başladı. Artı TV’de her hafta Salı günleri saat 18’de yayımlanan Ekonomi Politik programı ise Ekim 2017’de başladı.

    Çeşitli TV kanallarında ve radyolarda yorumculuk faaliyetinin yanında araştırma üretimini ve kitap yayınlarını sürdürmektedir. TMMOB Makina Mühendisleri Odası danışmanıdır ve Oda için sanayi araştırmaları yapmaktadır. Sönmez Türkiye ekonomisi üzerine 30’a yakın kitap yayımladı.