Etiket: mustafa taşkale

  • Dersim’de kayyımın 1. yılı: Halkın iradesi gasp edilemez!-VİDEO

    Dersim’de kayyımın 1. yılı: Halkın iradesi gasp edilemez!-VİDEO

    PİRHA-Dersim Belediyesi’ne atanan kayyımın 1. yılında Dersim Emek ve Demokrasi Platformu Yeraltı Çarşısı üstünde basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada, “Demokratikleşme adı altında yürütülen müzakere görüşmelerinde eğer somut adımlar atılacaksa; başta Kürt halkının demokratik talepleri güvence altına alınmalı, buna bağlı olarak kayyumlar derhal geri çekilerek halkın iradesi teslim edilmelidir” denildi.

    22 Kasım 2024 tarihinde Dersim Belediye Eş Başkanları Cevdet Konak ve Birsen Orhan’ın yerine kayyım atanmıştı. Dersim Belediyesi’ne atanan kayyımın 1. yılında Dersim Emek ve Demokrasi Platformu Yeraltı Çarşısı üstünde basın açıklaması yaptı. Açıklamayı platform adına yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak okudu.

    ‘Kayyumlar gidecek halk kalacak, halkın iradesi gasp edilemez’ pankartının açıldığı açıklamaya DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Karakoçan Belediyesi Eş Başkanı Cafer Oğur, yerlerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanları Cevdet Konak ve Birsen Orhan ile Dersim’deki siyasi parti ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri katıldı.

    “HALKIMIZIN SEÇME VE SEÇİLME HAKKI ELİNDEN ALINMIŞTIR”

    Açıklamada ilk sözü alan yerine kayyım atanan Dersim Belediyesi Başkan Yardımcısı Mustafa Taşkale, konuşmasında şunları ifade etti:

    “Tam bir yıl önce 22 Kasım’da güvenlik güçleri tarafından belediye işgal edildi ve halkın iradesi gasp edildi. Kayyım bir yıldır halkımızın iradesini gasp etmiş ve halkımızın en demokratik hakkı olan seçme ve seçilme hakkı, özgürlük hakkı elinden alınmıştır.”

    “HALKIN İRADESİ TESLİM EDİLMELİDİR”

    Tek adam iktidarının sandıkta kazanamadığı belediyeleri kayyım atayarak ele geçirme tutumunu artık bir yönetme tarzı haline getirildiğini belirten yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak, “İktidar, devlet baskısıyla halkın iradesine, seçme ve seçilme hakkına ipotek koymuş ve bu uygulamadaki ısrarına da devam etmektedir. Hukuki olmayan gerekçelerle halkın iradesinin gasp edilmesi dayanağı bugün artık boşa çıkmıştır. Bir hukuksuzluktan bahsedilecekse bu hukuksuzluk halk iradesinin gasp edilmesinin ta kendisidir. Dersim’den bir kez daha sesleniyoruz; Demokratikleşme adı altında yürütülen müzakere görüşmelerinde eğer somut adımlar atılacaksa; başta Kürt halkının demokratik talepleri güvence altına alınmalı, buna bağlı olarak kayyumlar derhal geri çekilerek halkın iradesi teslim edilmelidir” dedi.

    “KAYYIMLAR HALKIN İRADESİNİN GASP EDİLMESİDİR”

    Halkın yönetime ortak olmasını tehdit olarak gören anlayış nedeniyle belediyelere kayyım atandığını vurgulayan Dersim Belediyesi Meclis Üyesi Mehmet Yüksel, “Halkın içinde olmadığı, halkın iradesinin olmadığı bir anlayışı kabul etmiyoruz. Kayyımlar, halkın iradesinin gasp edilmesidir. Biz kayyımların bir an önce geri çekilerek halkın iradesi ile seçilen kişilerin yine demokrasi gereği sandıkla gitmesini savunuyoruz” diye belirtti.

    “KAYYIM DÜZENİ TÜRKİYE’NİN DEMOKRATİK İTİBARINI ZEDELEYEN BİR UYGULAMADIR”

    Halkın iradesini gasp eden her uygulamanın karşısında olduklarını ifade eden CHP Dersim İl Başkanı Berkay Gündoğan, “Kayyım atamaları demokratik bir ülkenin kabul edilebileceği bir durum değildir. Halkın seçtiği belediye başkanlarını görevden almak demek demokratik yönetimi yok saymak, yerel yönetim hakkına müdahale etmek ve hukukun üstünlüğünü zedelemektir. Halkın iradesi asla gasp edilemez. Kayyım düzeni Türkiye’nin demokratik itibarını zedeleyen bir uygulamadır. Dersim halkının iradesi hiçbir zaman sahipsiz kalmamıştır, bundan sonra da kalmayacaktır. Atanan kayyumlar halkın seçme ve seçilme hakkını yok saymakta, yerel demokrasiyi boğmaktadır” şeklinde konuştu.

    “KAYYIM SİYASETİ GÜVENSİZLİĞİ ÖREN BİR SİYASET BİÇİMİDİR”

    Kayyım politikalarının ülkenin demokrasisine yapılmış bir darbe olduğunu söyleyen DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu ise konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Dersim coğrafyası sol ve sosyalist bir coğrafya olduğu için bugüne kadar çok bedeller ödemiştir. Bu yüzden de Dersim’e yönelik daha özel politikalar uygulanmaktadır. Belediyeye kayyım atanması da bu politikaların bir parçasıdır. Bu süreçte bu topraklarda barışın ve demokrasinin inşa edilmesi için çalışma yürütmemiz gerekiyor. İşte o zaman bu topraklarda kayyım siyaseti son bulacak. Kayyım siyaseti çözümü ören değil, güvensizliği ören bir siyaset biçimidir.”

    PİRHA/DERSİM

  • Baz istasyonunun kurulmak istenmesine yurttaşların tepkisi sürüyor: İzin vermeyeceğiz-VİDEO

    Baz istasyonunun kurulmak istenmesine yurttaşların tepkisi sürüyor: İzin vermeyeceğiz-VİDEO

    PİRHA- Dersim’in Siğenk (Atatürk) Mahallesi’nde bir GSM operatörüne ait baz istasyonunun kurulmak istenmesine mahalle sakinleri tepki göstermeye devam ediyor. Basın açıklamasında konuşan yurttaşlar, “Yaşam alanlarımızın içerisine baz istasyonunun yapılması doğru bir şey değil. Okullara bu kadar yakın olmasından dolayı baz istasyonunu istemiyoruz ve kesinlikle izin vermeyeceğiz” dedi.

    Dersim’de Sihenk (Atatürk) Mahallesi’nde bir GSM operatörüne ait baz istasyonun mahalle içinde hem okul alanına hem de pazar alanına yakın olması nedeniyle yurttaşlar tepki gösteriyor.

    Mahalle halkı, baz istasyonu yapılmasına karşı basın açıklaması yaparak tepkisini sürdürmeye devam etti. Açıklamaya Dersim Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri ile DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu da destek verdi.

    “BAZ İSTASYONUNU İSTEMİYORUZ”

    Basın açıklamasında konuşan Atatürk Mahallesi sakinleri, “Halkın yaşam alanının içerisine baz istasyonunun yapılması doğru bir şey değil. Okullara bu kadar yakın olmasından dolayı baz istasyonunu istemiyoruz ve kesinlikle izin vermeyeceğiz” dedi.

    “HALKIN İRADESİ GERİ GELECEK VE BAZ İSTASYONUNU KALDIRACAĞIZ”

    Baz istasyonunun kaldırılmasını talep ettiklerini vurgulayan  Emek Partisi Merkez Disiplin ve Denetleme Kurulu üyesi Mustafa Taşkale, “Daha iyi bir hizmet vermek istiyorlarsa GSM operatörleri masrafları göze alarak daha uygun yerlere baz istasyonu yapsınlar. Buna izin veren bugünkü kayyımdır. Bir gün kayyım ve halkın iradesi yeniden belediyeye gelecek ve ne gerekiyorsa yapıp bu baz istasyonunu buradan kaldıracağız” diye belirtti.

    “YAŞAM ALANLARININ DIŞINDA YAPILMASI GEREKİYOR”

    DEM Parti Dersim Milletvekilli Ayten Kordu, ise konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Baz istasyonunu okulların, çocuk parkının ve halk pazarının olduğu yere yapılmaması gerekiyor. Yetkililerin görevi en az zararın olacağı yere yapılmasıdır. İnsanların yoğun olarak yaşadığı yerlerin dışında bir yere yapılması gerekiyor. Biz buradan ilgili yetkililere sesleniyoruz, burada halk baz istasyonunu yaşam alanlarına yakın yere istemiyor” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de yapılmak istenen baz istasyonuna öğrenci velilerinden tepki: Asla izin vermeyeceğiz-VİDEO

    Dersim’de yapılmak istenen baz istasyonuna öğrenci velilerinden tepki: Asla izin vermeyeceğiz-VİDEO

    PİRHA-Dersim’de Sihenk (Atatürk) Mahallesi’nde bir GSM operatörüne ait baz istasyonu yapılmasına Elif Güntaş İlkokulu öğrencilerinin velileri, basın açıklaması yaparak tepki gösterdi. Veliler “Baz istasyonuna asla izin vermeyeceğiz” dedi.

    Dersim’de Sihenk (Atatürk) Mahallesi’nde bir GSM operatörüne ait baz istasyonun mahalle içinde hem okul alanına hem de pazar alanına yakın olması nedeniyle yurttaşlar tepki gösteriyor.

    Baz istasyonu yapılmak istenen yerin 50 metre yakınında bulunan Elif Güntaş İlkokulu öğrencilerinin velileri, basın açıklaması yaptı. Veliler adına açıklamayı Songül Karaboğa okudu. Açıklamada Dersim’deki siyasi parti ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri de katıldı.

    “HİÇBİR ŞEY MAHALLE HALKININ ONAYI OLMADAN GERÇEKLEŞTİRİLEMEZ”

    Basın açıklamasından önce kısa bir konuşma yapan Emek Partisi Merkez Disiplin ve Denetleme Kurulu üyesi Mustafa Taşkale, ise şunları dile getirdi:

    “Tahsis edilen yer derhal kaldırılmalıdır, eğer kaldırılmazsa halkın iradesi geri geldiğinde sözleşmenin sonuçları ne olursa olsun baz istasyonunu buradan söküp atacağız. Hiçbir şey mahalle halkımızın onayı olmadan asla burada gerçekleştirilemez.”

    “YAŞAM ALANLARIMIZIN TAM ORTASINA YAPILAN BAZ İSTASYONUNU KABUL EDEMEYİZ”

    Güvenle yaşadığımız mahalleler elektromanyetik risk alanına dönüştüğünü belirten Songül Karaboğa, “Bizler iletişim teknolojisine karşı değiliz. Hepimiz konuşalım, haberleşelim istiyoruz. Ama yaşamın değeri, yaşamak ve geleceğe güvenle ulaşmak, sinyal gücünden çok daha yüksektir. Bilim insanları yıllardır uyarıyor. Uzun süreli elektromanyetik dalgaya maruz kalmak, baş ağrısı, uykusuzluk, kalp ritim bozuklukları ve bazı kanser türleri gibi ciddi sağlık sorunlarıyla ilişkilendiriliyor. Böylesi sağlık sorunlarına neden olan bir şeyin mahallemizin, yaşam alanımızın tam ortasına yapılmasını kabul edemeyiz. Bu istasyonlar neden okulların, apartmanların, sağlık merkezlerinin, kısacası yaşadığımız çevrenin yanı başına kuruluyor. Kimin izniyle, kimin için? Burada kurulmak istenilen baz istasyonunun çevresinde 1000’in üzerinde öğrenci eğitim-öğretim görmektedir. Bu nedenle, yerleşim alanlarına, okulların, parkların ve hastanelerin yakınına kurulması planlanan baz istasyonları derhal iptal edilsin. Bu mahalle bizim, bu yaşam bizim, bu mücadele hepimizindir. Baz istasyonuna asla izin vermeyeceğiz” dedi.

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -Dersim’de mahallelinin tepkisi: Baz istasyonunu burnumuzun dibine kurmayın!-VİDEO

  • 10 Ekim Katliamı’nda yaşamını yitiren Mesut Mak ve Adil Gür Dersim’de anıldı-VİDEO

    10 Ekim Katliamı’nda yaşamını yitiren Mesut Mak ve Adil Gür Dersim’de anıldı-VİDEO

    PİRHA-10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nda yaşamını yitiren Mesut Mak ve Adil Gür Dersim’de mezarları başında anıldı. Katliamın arkasındaki güçleri ortaya çıkarana kadar mücadele edeceklerini ifade eden Emek Partisi Merkez Disiplin ve Denetleme Kurulu üyesi Mustafa Taşkale, “10 yıl önce katledilen canlarımız barışın hayata geçmesi için o gün oradaydılar. Bizler barış mücadelesini taçlandırıcağımıza dair Mesut ve Adil’e söz veriyoruz” dedi.

    10 Ekim 2015 tarihinde Ankara Tren Garı önünde KESK, DİSK, TMMOB ve TTB’nin düzenlediği Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi’nde IŞİD’li iki canlı bombanın saldırısı ile 104 kişi yaşamını yitirmişti ve 400’ü aşkın kişi yaralanmıştı.

    10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nda hayatını kaybeden Mesut Mak ve Adil Gür, Dersim’de Atatürk Mahallesi’nde bulunan mezarları başında anıldı. Anmaya Mak ve Gür’ün yakınlarının yanı sıra DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, yerine kayyım atanan Dersim Belediyesi Eş Başkanı Cevdet Konak, Dersim’deki siyasi parti ve demokratik kitle örgütleri temsilcileri katıldı.

    “10 YIL ÖNCE KATLEDİLEN CANLAR, BARIŞIN HAYATA GEÇMESİ İÇİN ORADAYDILAR”

    Katliamın arkasındaki güçleri ortaya çıkarana kadar mücadele edeceklerini ifade eden Emek Partisi Merkez Disiplin ve Denetleme Kurulu üyesi Mustafa Taşkale, “Barış için verilen mücadele demokrasi mücadelesinin en temel mücadele dinamiğidir. Barış elbette ki kavram olarak eşitlik, özgürlük, insanların birlikte yaşaması, kardeşçe yaşamasıdır. Ama bu kardeşçe yaşamı istemeyenler barışı çok ağır bir şekilde halkımıza ödetiyorlar. Nerede, hangi koşullarda barış isteniyorsa, egemen sınıflar katliama ve zulme başvurmuşlardır. Bunun tarihi 1938’den bu yana, bunun tarihi Maraş’tan, Madımak’tan, Çorum’dan bu yana devam etmiştir. Bir barış süreci konuşuluyor. Ama bir yılı dolduran bu süreçte atılmış somut bir adımla karşı karşıya değiliz. 10 yıl önce katledilen canlarımız barışın hayata geçmesi için o gün oradaydılar. Bizler barış mücadelesini taçlandırıcağımıza dair Mesut ve Adil’e söz veriyoruz. Bizler onların canlarını verdikleri barış mücadelesinin takipçisi olacağız” dedi.

    “MUTLAKA BARIŞI SAĞLAYACAĞIZ”

    ‘Barış ve demokrasi için bu topraklarda çok büyük bedeller ödendi’ diyerek sözlerine başlayan DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, “Çünkü Türkiye’de gerçekten bir barışın ve demokrasinin inşa edilmesi için yüzlerce can gitti. Tabii Ankara Gar Katliamı ve Suruç’taki katliam da her zaman ifade ettiğimiz gibi IŞİD zihniyetinin kendisi tarafından gerçekleşti. Türkiye’nin bu konudaki kendi rolünü iyi görmesi gerekiyor. Hakkaniyetli bir gelişimin sağlanması için hukukun icra edilmesi gerekiyordu. Ama maalesef bu 10 yıllık süreçte bunların hiçbirisi gerçekleşmedi. Bugün de geldiğimiz aşamada yine barışı ve demokratik toplumu inşa etmenin sorumluluğuyla karşı karşıyayken burada mezarı başında bir kez daha arkadaşlarımıza söz veriyoruz. Bu topraklarda biz mutlaka barışı sağlayacağız” diye konuştu.

    Yapılan konuşmaların ardından 10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nda hayatını kaybeden Mesut Mak ve Adil Gür’ün mezarlarına karanfiller bırakıldı.

    PİRHA/DERSİM

  • 23. Munzur Kültür ve Doğa Festivali sona erdi: Bir an önce kayyımlar Dersim’i terk etmeli-VİDEO

    23. Munzur Kültür ve Doğa Festivali sona erdi: Bir an önce kayyımlar Dersim’i terk etmeli-VİDEO

    PİRHA-“Dersim Yaşamdır; Doğama, İrademe, Dilime, İnancıma Dokunma” şiarıyla düzenlenen 23. Munzur Kültür ve Doğa Festivali 4. gününde düzenlenen konserle sona erdi. 

    Bu yıl “Dersim Yaşamdır; Doğama, İrademe, Dilime, İnancıma Dokunma” şiarıyla düzenlenen 23. Munzur Kültür ve Doğa Festivali 4. gününde düzenlenen konserle sona erdi. Konsere, yerine kayyım atanan Dersim Belediyesi Eş Başkanları Cevdet Konak ile Birsen Orhan, EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, sivil toplum örgütü ve siyasi parti temsilcilerinin yanı sıra binlerce yurttaş katıldı.

    Konserde, sanatçılar Kadir Demir, Işık Berfin, Semih Kavramak, Gölge, Ciwan Adar ve Zaza Women Music Project sahne aldı.

    “EMPERYALİSTLERİN GÜCÜ, BİZİM ÖRGÜTSÜZLÜĞÜMÜZDEN KAYNAKLANIYOR”

    Emperyalistlerin dünya halklarına karşı çok yönlü saldırıları olduğunu belirten Partizan Temsilcisi Kazım Tosun, “Emperyalistler tarafından Ortadoğu kan gölüne çevrilmiş durumda. Bize dayatılan bireysellik karşısında halkımızın bir araya gelerek örgütlenmesinin ve emperyalistlerin baskı ve sömürüsüne karşı ortak mücadelesini bir kez daha vurgulamak gerekiyor. Eğer örgütsüz bir duruş sergilersek emperyalistlerin bizi ezmesi ve sömürüsü daha da kolaylaştıracaktır. Emperyalistlerin gücü bizim örgütsüzlüğümüzden kaynaklanıyor” diye belirtti.

    “İKTİDAR LAFTA BARIL İSTİYORUZ DİYOR AMA ADIM ATMIYOR”

    Kürt ve Türk halkının eşit bir şekilde yaşaması için mücadele ettiklerini belirten Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, “Ama görüyoruz ki Kürt halkının attığı adımlar karşısında saray rejimi adım atmakta tereddütler ediyor. Bizler barıştan ve eşitlikten yanayız ama iktidar lafta barış istiyoruz diyorlar ama adım atmıyorlar” dedi.

    “KAYYIM, AKP İKTİDARI TARAFINDAN BİR SİSTEM HALİNE GETİRİLDİ”

    Yerine kayyım atanan Dersim Belediyesi Başkan Yardımcısı Mustafa Taşkale, ise konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Kayyım atandıktan sonra onlarca işçi arkadaşımız zorunlu olarak emekli edildi ve işçiler işten atıldılar. Aynı zamanda borcu ödemek için belediyemizin gayri menkullerini satışa çıkardılar. Kayyım, AKP iktidarı tarafından bir sistem haline getirilmiştir ama bunun da sonu gelecektir. Bir an önce kayyımlar Dersim’i terk etmeli ve halkın iradesi geri verilmelidir.”

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim Emek ve Demokrasi Platformu: Gerici faşist rejim hevesleriniz sökmeyecek-VİDEO

    Dersim Emek ve Demokrasi Platformu: Gerici faşist rejim hevesleriniz sökmeyecek-VİDEO

    PİRHA- Dersim Emek ve Demokrasi Platformu’nun yaptığı açıklamada, “Ne DDK yasaları ile aldığınız özel yetkiler ne basına uyguladığınız ambargo ve gözaltılar, ne grev yasaklarınız ne kayyum politikalarınız ne siyasetçilere kurduğunuz kumpaslarınız ne seçim, sandık oyunlarınız ne de gerici faşist rejim hevesleriniz sökmeyecek. Asla başaramayacaksınız” denildi.

    Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, “Halk iradesi gasp edilemez, grev yasakları kabul edilemez. Direnen işçilerin ve Van halkının yanındayız” diyerek basın açıklaması yaptı. Açıklamayı platform adına Mustafa Taşkale okudu.

    “BİRÇOK ŞEHİRDE İŞÇİLER BU SEFALETE KARŞI SESİNİ YÜKSELTİYOR, EYLEMLER YAPIYOR, GREVE ÇIKIYOR”

    “Olağan sayılmayacak bir dönemden geçiyoruz. Son dönemde yaşanan ekonomik ve siyasal gelişmeler de bunu gösteriyor” diyen Taşkale şunları ekledi:

    “Ne DDK yasaları ile aldığınız özel yetkiler ne basına uyguladığınız ambargo ve gözaltılar, ne grev yasaklarınız ne kayyum politikalarınız ne siyasetçilere kurduğunuz kumpaslarınız ne seçim, sandık oyunlarınız ne de gerici faşist rejim hevesleriniz sökmeyecek. Asla başaramayacaksınız.
    Gaziantep Başpınar OSB’de işçilerin düşük ücret dayatmasına karşı verdikleri mücadele giderek yayılıyor. Birçok fabrikada sayısı binleri bulan işçiler, patronların yüzde 30 zam dayatması karşısında direnişlerini birleştireceği günün gecesinde Gaziantep Valiliği tarafından özellikle işçilerin yapabileceği her türlü eylem ve etkinliğe yasak kararı getirildi. Bizler bu yasaklamalara yabancı değiliz! Saraydaki tek adam iktidarı, 21 grev yasağı ile grev yasağı şampiyonu olarak tarihe geçmiş bir iktidardır. Antep Valisi de onun yolunda yürüyor. En son 2 bin metal işçisinin grevini yasakladı. Ama 2.000 metal işçisi bu emperyalist tekellere hizmet eden grev yasağını tanımadı ve fiilen grevlerini sürdürdüler.
    Tek adam iktidarı izlediği ekonomi programı ile ülke adeta ekonominin ağır yükünü işçilerin, emekçilerin, emeklilerin, üretici köylünün sırtına yüklendiği; patronlara da daha çok teşvikler verildiği, onların ihya edildiği bir hale getirildi.  Bugün Gebze’den İzmir’e, İstanbul’dan Ankara’ya, Batman’dan Bursa’ya birçok şehirde işçiler bu sefalete karşı sesini yükseltiyor, eylemler yapıyor, greve çıkıyor.”

    “SEÇİM SONUÇLARINI TANIMAYAN BİR İKTİDARIN DEMOKRATİK MEŞRUİYETİ OLAMAZ”

    Van Büyükşehir Belediye Başkanı Abdullah Zeydan’a verilen 3 yıl 9 ay hapis cezasının, AKP’nin kayyum atama sürecini işletmek için attığı bir adım olduğunu söyleyen Taşkale, “İktidar, önce cezai süreçleri kullanarak seçilmiş yerel yöneticileri hedef almakta, ardından bu cezaları gerekçe göstererek kayyum atamaktadır. Böylece seçim sonuçları işlevsiz hale getirilmektedir. Halkın iradesini yok sayan bu müdahaleler, seçimlerin yalnızca bir meşruiyet aracı olarak kullanıldığını, ancak sonuçlarının iktidarın çıkarlarına göre şekillendirildiğini gösteren otoriter bir yönetim anlayışını ortaya koymaktadır. Bu süreçte yargı tamamen araçsallaştırılarak merkezi otoritenin güçlendirilmesi sağlanmakta, yerel yönetimler ise sistematik şekilde zayıflatılmaktadır. Kayyum atamalarını halkın iradesine yönelik açık bir saldırı olarak görüyor ve reddediyoruz. Bu uygulamalar, seçme ve seçilme hakkını ortadan kaldırarak demokrasiyi fiilen işlevsiz hale getirmekte, yerel yönetimlerin özgünlüğünü yok etmektedir. Seçim sonuçlarını tanımayan bir iktidarın demokratik meşruiyeti olamaz” dedi.

    PİRHA/DERSİM

     

  • Dersim halkı, meclis toplantısına davet edildi: Kayyımın yıkımını tartışacağız-VİDEO

    Dersim halkı, meclis toplantısına davet edildi: Kayyımın yıkımını tartışacağız-VİDEO

    PİRHA-Dersim Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri, esnaf ziyareti yaparak yurttaşları yarın gerçekleştirilecek Aralık ayı belediye meclis toplantısına davet etti. Kayyımın rant ve talan olduğunu ifade eden yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak, “Biz Dersim halkı olarak, irade gaspına karşı mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.

    İçişleri Bakanlığı kararıyla 22 Kasım’da DEM Partili Dersim ve CHP’li Ovacık belediyelerine kayyım atanmıştı. Dersim’de kayyıma karşı başlatılan eylemler sürüyor. Şimdiye kadar kayyım protestolarına katıldığı için aralarında Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan’ın olduğu 10 kişi tutuklandı.

    Aralarında Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Dersim Milletvekili Ayten Kordu, yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak ile Dersim Emek ve Demokrasi Platformu bileşenlerinin olduğu heyet, Moğultay Mahallesi’nde esnaf ziyareti gerçekleştirerek 3 Aralık’ta yapılacak belediye meclis toplantısına yurttaşları davet etti.

    “İRADE GASPINA KARŞI MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”

    Kayyımın rant ve talan olduğunu ifade eden yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak, “Kayyım atayarak sadece belediye binamızı işgal etmediler. Aynı zamanda Dersim halkının inancı, kimliği ve siyasal değerlerini de yok etmek istiyorlar. Kayyım, Dersim’i insansızlaştırma ve madencilik faaliyetlerinin önünü açmaktır. Biz Dersim halkı olarak irade gaspına karşı mücadelemizi sürdüreceğiz. Aralık ayı belediye meclis toplantısı yarın saat 10.00’da gerçekleştireceğiz. Belediye meclis üyeleri ve halkımızla birlikte belediye meclisi toplantı salonuna gideceğiz. Halkımızın görüş ve önerilerini tartışacağız. İzin verilmediği takdirde de Yeraltı Çarşısı üstünde toplantımızı gerçekleştireceğiz. Kayyımın yıkımını ve birlikte mücadeleyi halkımızla birlikte tartışacağız” dedi.

    “HALKIMIZI KENDİ İRADELERİNE SAHİP ÇIKMAYA ÇAĞIRIYORUZ

    Seçme ve seçilme hakkının hiçe sayılarak iradelerinin gasp edildiğini belirten yerine kayyım atanan Dersim Belediye Başkan Yardımcısı Mustafa Taşkale, “Yarın Yeraltı Çarşısı üstünde toplanarak kendi yasal hakkımızı kullanmak üzere belediye meclis salonuna giderek meclis toplantımızı gerçekleştireceğiz. Halkımızın kendi iradesine sahip çıkmak üzere yanımızda olmaya çağırıyoruz” diye belirtti.

    “KAYYIMLAR HALKIN İRADESİNE DARBEDİR”

    DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, ise konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Kayyımlar bir ülkenin demokrasisine ve halkın iradesine darbedir. İktidarın kayyım politikası giderek genişliyor. Dersim halkı, seçilen belediye başkanlarına görev vermiştir fakat iktidar Kürtlerin, Alevilerin ve ülkede demokrasi isteyenlerin iradesini tanımıyor. Yarın güçlü bir şekilde halkımızla birlikte belediye meclis toplantısını yapacağız, irademize sahip çıkalım.”

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -Dersim’de yurttaşlar, 3 Aralık’ta yapılacak belediye meclis toplantısına davet edildi-VİDEO

  • Dersim’de yurttaşlar, 3 Aralık’ta yapılacak belediye meclis toplantısına davet edildi-VİDEO

    Dersim’de yurttaşlar, 3 Aralık’ta yapılacak belediye meclis toplantısına davet edildi-VİDEO

    PİRHA-Dersim Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri, esnaf ziyareti yaparak yurttaşları 3 Aralık’ta gerçekleştirilecek aralık ayı belediye meclis toplantısına davet etti. 

    İçişleri Bakanlığı kararıyla 22 Kasım’da DEM Partili Dersim ve CHP’li Ovacık belediyelerine kayyım atanmıştı. Dersim’de kayyıma karşı başlatılan eylemler sürüyor. Şimdiye kadar kayyım protestolarına katıldığı için aralarında Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan’ın olduğu 10 kişi tutuklandı.

    Aralarında Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Dersim Milletvekili Ayten Kordu, yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak ile Dersim Emek ve Demokrasi Platformu bileşenlerinin olduğu heyet, Atatürk Mahallesi ve Cumhuriyet Mahallesi’nde esnaf ziyareti gerçekleştirerek 3 Aralık’ta yapılacak belediye meclis toplantısına yurttaşları davet etti.

    “MECLİS TOPLANTISINDA BİZE DESTEK OLMANIZI İSTİYORUZ”

    Kayyımın halkın kendi iradesiyle yaratmış olduğu kazanımları işgal etmek olduğunu vurgulayan yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak, “Kayyımın hizmet etme şekli mantığı belediyeyi halktan kopararak asimilasyon politikalarını daha da yoğunlaştırmaktır. Belediyemizi geri alacağız ancak kendi iradesine sahip çıktığı için Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan ile birlikte toplamda 10 kişi tutuklandı. 3 Aralık’ta saat 10.00’da meclis toplantısı var, bizler belediyeye gideceğiz sizden de bize destek olmanızı istiyoruz. Dersim’in sorunlarını meclis toplantısında tartışacağız” dedi.

    “BİAT ETMEYECEĞİZ”

    Halkın iradesine sahip çıktığı için Dersim’de tutuklama furyasını başladığını ifade eden DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, “Tutuklamalarla birlikte halkımızı korkutmak istiyorlar. Dik duruşumuzu tarihsel geçmişimizden alıyoruz. Ne tutuklamalar ne de gözaltılar karşısında biat etmeyeceğiz. Mücadelemizi sürdüreceğiz, gaspçı kayyım politikasına karşı belediyeler halkındır diyoruz. 3 Aralık’ta yapılacak belediye meclis toplantısına halkımızı davet ediyoruz” diye belirtti.

    “HALKIN SEÇME VE SEÇİLME HAKKI YOK SAYILDI”

    yerine kayyım atanan Dersim Belediye Başkan Yardımcısı Mustafa Taşkale ise, konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Halkın iradesi ayaklar altına alındı. Halkın seçme ve seçilme hakkı yok sayıldı. İktidar, halkın iradesine kayyım atayarak bu durumu sistematik hale getirdi. 3 Aralık’ta belediye meclisi olarak yasal hakkımızı kullanacağız, belediyeye giderek meclis toplantımızı gerçekleştireceğiz. Halkımızdan isteğimiz kendi iradesine sahip çıkarak yanımızda olmaya davet ediyoruz.”

    PİRHA/DERSİM

  • 22. Munzur Kültür ve Doğa Festivali sona erdi-VİDEO

    22. Munzur Kültür ve Doğa Festivali sona erdi-VİDEO

    PİRHA-“Doğamızın ve irademizin gaspına izin vermeyeceğiz” şiarıyla düzenlenen 22. Munzur Kültür ve Doğa Festivali, 4’üncü gününde düzenlenen konserle sona erdi. 

    “Doğamızın ve irademizin gaspına izin vermeyeceğiz” şiarıyla düzenlenen 22. Munzur Kültür ve Doğa Festivali, 4. gününde Mameki Parkı’nda düzenlenen konserle sona erdi. Konsere, Dersim Belediyesi Eş Başkanları Cevdet Konak ile Birsen Orhan, EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, sivil toplum örgütü ve siyasi parti temsilcilerinin yanı sıra binlerce yurttaş katıldı.

    Konserde, sanatçılar Pınar Aydınlar, Ahu Dem, Grup Vardiya, Hasan Ali Sezer, Grup Munzur ve Suavi sahne aldı.

    “YAŞAM ALANLARIMIZA SAHİP ÇIKACAĞIZ”

    Dersim’in isyan ve baş eğmemenin simgesi olduğunu belirten EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, “Dersim padişahlara, generallere ve tek adamlara asla boyun eğmedi bundan sonra da boyun eğmeyecek. Yeraltı ve yerüstündeki zenginliklerimizi emperyalist tekellere peşkeş çekilmesine kabul etmeyeceğiz. Dersim’in doğasının katledilmesine izin vermeyeceğiz, yaşam alanlarımıza sahip çıkacağız” dedi.

    “22 YILDIR BÜYÜK BİR DUYARLILIK GELİŞTİRDİK”

    Dersim Belediyesi Başkan Yardımcısı Mustafa Taşkale, ise konuşmasında şunları dile getirdi:

    “22. Munzur Kültür ve Doğa Festivali’ni bugünlere getiren arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz. 22 yıldır büyük bir duyarlılık geliştirdik, doğamıza saldıran talancılara karşı önemli direnişler sergiledik.”

    PİRHA/DERSİM

  • ‘Hakkari’nin sahibi hiçbir zaman kayyımlar olmadı, bundan sonra da olmayacak’-VİDEO

    ‘Hakkari’nin sahibi hiçbir zaman kayyımlar olmadı, bundan sonra da olmayacak’-VİDEO

    PİRHA-Dersim Belediyesi Eş Başkanları, Dersim İttifakı bileşenleri ve DEM Parti yöneticileri Hakkari Belediyesi’ne atanan kayyımla ilgili gazetecilerle bir araya geldi. Yerel yönetimlerin %70’ini kaybeden AKP-MHP iktidarının Kürt halkının kazanımlarına saldırdığını belirten Dersim Belediyesi Eş Başkanı Cevdet Konak, “Hiçbir zaman Hakkari’nin sahibi kayyımlar olmadı bundan sonra da olmayacak. Hakkari halkı, kayyımın yarattığı yıkımın bilincinde ve farkındadır” dedi.

    Hakkâri Belediye Eş Başkanı Mehmet Sıdık Akış’ın gözaltına alınarak tutuklanması ve belediyeye kayyım atanmasına tepkiler devam ediyor.

    Dersim Belediyesi Eş Başkanları Cevdet Konak ve Birsen Orhan, Dersim İttifakı bileşenleri ve DEM Parti Dersim il yöneticileri ile PM üyeleri, Hakkari Belediyesi’ne atanan kayyımla ilgili gazetecilerle bir araya geldi.

    “GÜÇLERİMİZİ BİRLEŞTİRMEMİZ GEREKİYOR”

    İktidarın Van ile başlayan kayyım siyasetini Hakkari’de devam ettirmeye çalıştığını belirten Dersim Belediyesi Başkan Yardımcısı Mustafa Taşkale, “Halkın direnişiyle birlikte iktidar Van’da büyük bir yenilgiye uğradı. Kayyım geleneğini devam ettirmek isteyen siyasal iktidara karşı güçlerimizi birleştirmemiz gerekiyor.

    “HAKKARİ HALKI, KAYYIMIN YARATTIĞI YIKIMIN FARKINDA”

    Kürt halkının kazanımları söz konusu olduğunda yasalara dayalı hiçbir süreç işletilmeden belediyelere kayyım atandığını ifade eden Dersim Belediyesi Eş Başkanı Cevdet Konak, “Yerel yönetimlerin %70’ini kaybeden AKP-MHP iktidarı siyasal saldırılarını Kürt halkının kazanımlarına dönük gasplarıyla başlatmıştır. Hiçbir zaman Hakkari’nin sahibi kayyımlar olmadı bundan sonra da olmayacak. Hakkari halkı, kayyımın yarattığı yıkımın bilincinde ve farkındadır” diye konuştu.

    Toplantı, soru-cevap bölümüyle sona erdi.

     PİRHA/DERSİM

  • Dersim İttifakı’nın Belediye Eş Başkan Adayları: Dersim’i Dersim yapacağız -VİDEO

    Dersim İttifakı’nın Belediye Eş Başkan Adayları: Dersim’i Dersim yapacağız -VİDEO

    PİRHA- Dersim İttifakı’nın, Gazik halk toplantısında konuşan belediye eş başkan adaylarından Birsen Orhan, “Tunceli manipülasyonlarına karşı bizler Dersim’i Dersim yapacağız” dedi. Cevdet Konak ise “Göreve geleceğiz ve belediyeyi birlikte yöneteceğiz” mesajını verdi. 

    Dersim Seçim İttifakı, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar’ın da katılımıyla Gazik (Cumhuriyet) Mahallesi’nde halk toplantısı gerçekleştirdi.

    DEM Parti seçim irtibat bürosunda gerçekleşen toplantıya çoğunluğu kadınların oluşturduğu çok sayıda yurttaş katıldı. Toplantıya, belediye eş başkan adayları Birsen Orhan ve Cevdet Konak’ın yanı sıra Emek Partisi (EMEP) temsilcisi Mustafa Taşkale de katıldı.

    “SEÇİMİ KAZANMAK ZORUNDAYIZ”

    Toplantıda ilk sözü alan Dersim Belediyesi Eş Başkan Adayı Birsen Orhan, 8 Mart’ın coşkusu ve Newroz’un ruhuyla seçimlere hazırlandıklarını belirtirken, “Dersim’in kadın eş başkan adayı olmak onur ve gurur verici. Sorumluluğumun ağır olduğunun bilincindeyiz. Dersim üzerinde çok oyun oynandığının bilincindeyiz. O yüzden bir oy çok oyunu bozar. Kent dışında bulunan yakınlarımızı tek tek arayalım. Hepimiz bedenimizi taşın altına koyalım. Bu seçimi kazanmak zorundayız. Bizim Dersim’e karşı sorumluluklarımız ve zorunluluklarımız var” dedi.

    “Dersim’i Dersim yapacağız” diyen Orhan, “Tunceli manipülasyonlarına karşı bizler, Dersim İttifakı olarak buradayız. Bir tarafta devrimciler, sosyalistler, hayvanseverler, yurtseverler, bir tarafta düzenin partileri” ifadelerini kullandı.

    “BELEDİYECİLİĞİ KENDİ DEĞERLERİMİZLE SÜRDÜRMEK İSTİYORUZ”

    Ardından söz alan Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, 100 yıllık devlet aklının ve baskı politikalarının karşısında ‘direngen’ bir duruş sergilediklerini vurguladı.

    Atacakları her adımın sadece günümüzü değil herkesin geleceğini de belirleyen tarzda olacağını kaydeden Uçar, “100 yıllık direnişin karşısında devletin tüm şiddet mekanizmaları kadınlara, Kürtlere, Alevilere yönelmiş durumda. Dilimizi, Kültürümüzü, direnişimi geliştireceğimiz bir mücadele hattından bahsediyoruz. Belediye yerel hizmetlerini yapar ama belediyede kendi değerlerimizle belediyeciliğimizi sürdürmek esas olarak önümüze koyduğumuz hedeflerden bir tanesidir” diye belirtti.

    “BİZ MEŞE AĞAÇLARININ YAPRAKLARINA SÖZ VERMİŞİZ”

    Dersim Belediyesi Eş Başkan Adayı Cevdet Konak ise “Biz meşe ağaçlarının yapraklarına söz vermişiz” diyerek başladığı konuşmasında yurttaşlardan gelen soruları yanıtladı.

    Göreve geleceklerini ve belediyeyi birlikte yöneteceklerini ifade eden Konak, “Yan yana duracağız. Birbirimizi eleştireceğiz ama Dersim İttifakı’yla kentin tüm sorunlarına çözüm olacağız” dedi.

    Bir engelli yurttaşın, “Engellilere dönük politikalarınız neler olacak” sorusunu da yanıtlayan Konak, halk meclislerinin içerisinde oluşturulacak engelli komisyonları ve eş sözcüleriyle engellilerin kendi sorunlarına dair halk meclislerinde karar vereceğini dile getirdi. Konak, “Eş başkanlar da başkan yardımcıları da engelli komisyonlarının verdiği kararları imzalayacaklar” şeklinde konuştu.

    EMEP temsilcisi Mustafa Taşkale de ortak mücadele vurgusu yaparak, halkçı belediyecilik anlayışının pratiğe geçirileceğini ifade etti.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim İttifakı, Ovacık’ta seçim bürosu açtı: Devrimci yönetimi esas alacağız-VİDEO

    Dersim İttifakı, Ovacık’ta seçim bürosu açtı: Devrimci yönetimi esas alacağız-VİDEO

    PİRHA-Dersim İttifakı, Ovacık’ta seçim bürosu açılışı gerçekleştirdi. Bu topraklarda çok bedel ödediklerini ve günümüzde de bedel ödemeye devam ettiklerini vurgulayan DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, “Bu kadar güzel bir coğrafyada halklara yaşatılan zulüm bitmiyor. Devletin kendi anayasasını bile çiğnediği bir hukuksuzlukla karşı karşıyayız” dedi.

    Dersim İttifakı, Ovacık’ta seçim bürosu açılışı gerçekleştirdi. Açılışa Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Dersim İttifakı bileşenleri ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    “TÜRKİYE ZOR BİR SÜREÇTEN GEÇİYOR”

    Türkiye’nin zor bir süreçten geçtiğini ifade eden Türkiye İşçi Partisi Dersim İl Başkanı Ali Avcı, “İttifaklar olarak Ovacık’ta daha güçlü yerel yönetim anlayışını geliştirmeliyiz” dedi.

    31 MART’TA HALKIMIZA MÜJDE VERECEĞİZ”

    31 Mart’ta halklara umudu yaşatacaklarını belirten Emek Partisi Dersim İl Yöneticisi Mustafa Taşkale, “Faşizme karşı mücadelemizi daha da büyüterek devam edeceğiz ve halkımıza 31 Mart’ta müjdeyi vereceğiz. Munzur’a sahip çıkmamız için yerel seçimleri kazanmamız lazım. Halkın iktidarını kurmak için mücadele birliğini oluşturduk. Bundan sonra da birlikte mücadele edeceğiz” diye belirtti.

    “FAŞİZME KARŞI GÜÇLERİMİZİ BİRLEŞTİRMEK ZORUNDAYIZ”

    Sosyalist Meclisler Federasyonu Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Mahir Gürz ise konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Ovacık halkı örgütlü bir halk. Tarihsel bir süreçten geçiyoruz. AKP-MHP faşist iktidarıyla karşı karşıyayız. Bizler faşizme karşı güçlerimizi birleştirmek zorundayız. Bizim birlikte mücadele etmemiz tarihsel bir sorumluluktur. Ovacık halkının geleceğine sahip çıkması için Ovacık İttifakı’na sahip çıkmasını bekliyoruz. Ovacık’ta devrimcilerin izi var o yüzden devrimci yönetimi Ovacık’ta yeniden esas alacağız.”

    Dersim İttifakı Ovacık Belediye Başkan adayı Hüseyin Tekinoğlu ise “Güçlüyüz haklıyız, 31 Mart’ta Ovacık halkı kazanacak” dedi.

    “HALKLARA YAŞATILAN ZULÜM BİTMİYOR”

    Bu topraklarda çok bedel ödediklerini ve günümüzde de bedel ödemeye devam ettiklerini vurgulayan DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu da “Bu kadar güzel bir coğrafyada halklara yaşatılan zulüm bitmiyor. Savaş politikalarıyla halkları karşı karşıya getiriyorlar. Devletin kendi anayasasını bile çiğnediği bir hukuksuzlukla karşı karşıyayız. Bu topraklarda göçün, savaşın bilinçli örgütlendiği bir coğrafyada yaşıyoruz. Devlet gençlerimizi bu topraklardan gitmesi için politika üretiyor. Bütün devrimci dinamiklerle beraber bir ittifak oluşturduk. Yerel yönetimlerde faşizmi geriletip yerel yönetimleri halkımızla beraber yönetmemiz lazım. 31 Mart’ta Dersim’de her yerde önemli kazanımlarımız olacak. Özgürlük mücadelemize devam edeceğiz” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından halaylar çekildi.

    PİRHA/DERSİM

  • Belediye Eş Başkan adayları: Geleneğin ve geleceğin Dersimini inşa edeceğiz -VİDEO

    Belediye Eş Başkan adayları: Geleneğin ve geleceğin Dersimini inşa edeceğiz -VİDEO

    PİRHA- Dersim İttifakı’nın Dersim Belediye Eş Başkan adayları Birsen Orhan ve Cevdet Konak, basın emekçileriyle bir araya geldi. Burada konuşan Birsen Orhan, Dersim’in temel sorunlarının deprem ve göç olduğunu belirtirken, Cevdet Konak, “Geleneğin ve geleceğin Dersim’ini inşa edeceğiz” dedi.  

    Dersim İttifakı’nın Dersim Belediye Eş Başkan adayları Birsen Orhan ve Cevdet Konak, basın emekçileriyle kahvaltılı toplantıda bir araya geldiler.

    “DERSİM’İN EN BÜYÜK İKİ SORUNU DEPREM VE GÖÇ”

    Ekolojik, kadın özgürlükçü paradigmayı esas alan 25 yıllık bir yerel yönetim tecrübesine sahip olduklarını belirten Dersim Belediyesi Eş Başkan Adayı Birsen Orhan, “Yerel demokrasi ve özgür kentler; şiarıyla yola çıkıyoruz. Çok sorunu var Dersim’in. Çok derdi var. Bunu daha önce de ifade etmiştik. Hani Dersim dört dağ içinde ama daha çok dert içerisinde. Ancak öncelikle, eş başkanımız da ifade etti. Deprem ve göç bunların içerisinde temel sorunlar. Çünkü insanımızın yani öznenin olmadığı bir yerde yapacağınız diğer çalışmaların çok da anlam ifade etmediğini bilmek gerekiyor” dedi.

    Orhan, deprem ve göçle ilgili şunları ifade etti:

    “Depremle ilgili mevcut Afet Müdürlüğünü geliştirmek, deprem alanları oluşturmak, bununla ilgili metruk, zayıf, yıkılma kararı alınan binaları ekiplerimizle harekete geçip yıkmak. Bunu yaparken işin uzmanlarıyla görüşüp bir an önce buna çözüm üretmek istiyoruz. Bu ciddi anlamda bir problem. Bilim insanlarının aylardır bas bas bağırdığı ve yakın zamanda da yine tekrarladığı söylemleri kulak ardı edemeyiz. Hemen ilk koyduğumuz hedeflerden biri bu.

    “GÖÇÜN SEBEBİ SADECE EKONOMİK KAYGILAR DEĞİL”

    Bir diğeri göç. 1923’ten beri Dersim üzerinde yürütülen sistematik bir göç var. Evet bu genel anlamda şu an Türkiye’nin bütün kentlerine yayılmış olsa da Dersim’de yıllardır devam edip bugün sadece format değiştirmiş bir şekilde bizim karşımızda göç. Dersim’deki göçü sadece ekonomik kaygılar üzerinde şekillendiremeyiz. Siyasi baskılar, gelecek kaygısı ve kolluğun yaratmış olduğu baskıdan kaynaklı insanlarımız buradan göç ediyor. Bu kısmı, devlet aklının olduğu bir alanda mücadele ve direnişle, halkımızın örgütlülüğüyle aşabiliriz. Peki belediyecilik bunun neresinde derseniz, belediyecilikte işin ekonomik kısmını hafifletecek çözüm önerilerimiz olacak.

    Özel savaş politikalarının, yoğun hissedildiği kentlerden biri Dersim’dir, göç de bunun bir parçası. Dolayısıyla üretim alanları açarak, gençlerimizi özellikle bu alanlarda tutmak istiyoruz.

    “GÖÇ EDENLER, KENTİNİZE GERİ DÖNÜN”

    Biz buradan sizin aracılığınızla seslenmek istiyoruz. Avrupa’da, yurt dışında, diğer ülkelerde olan tüm halkımıza çağrımızdır. Kentinize geri dönün. Biz biliyoruz ki onların gözü, kulağı şu an burada. Hepsi bizi izliyorlar. Bizleri takip ediyorlar, desteklerini de sunuyorlar. Bu bizler için çok kıymetli. Onlara buradan sevgi ve saygıyla selamlıyoruz. Kentlerine geri dönsünler. Burada Dersimli iş insanlarımızla birlikte bizler işin uzmanlarıyla birlikte bu göç sorununa ciddi anlamda çözüm arayışları içindeyiz. Ve tabii ki şunu kabul etmek gerekiyor. Belediyecilik anlamında kentin içinde bulunmuş olduğu ekonomik durumu da gözeterek bu çalışmalarımızı yürüteceğiz.”

    “BELEDİYENİN EKONOMİK DURUMUNDAN DOLAYI HER ŞEYİ BİR ANDA YAPAMAYIZ”

    Kendilerini 31 Mart’ta görevde olacak şekilde planladıklarını belirten Dersim Belediye Eş Başkan adayı Cevdet Konak, “Birincisi olası deprem öncesi yapacağımız hazırlıklardır. Belediyemiz muhakkak bu konuda belirli çalışmalar yapmıştır ancak biz göreve geldiğimiz takdirde bu sürecin başından beri nasıl yürütüldüğüne dair bilgi sahibi olacağız. Belediyenin dışında burada ilgili kurumların da deprem öncesi yapmış olduğu hazırlıklar var. Ve bu çalışmalarımızı 1 Nisan’dan sonra bu konuda uzman olan, bu konuda deneyim sahibi olan 6 Şubat ve öncesi yaşanan depremlerde birikimi, deneyimi olan kadrolarla Dersim’de ilk toplantılarımızı, ilk çalıştaylarımızı yapacağız” şeklinde anlattı.

    Belediyenin mevcut ekonomik durumunu bildiklerinin altını çizen Konak, “Yani bir anda kentin bütününe müdahale edebilecek durumda değiliz ama bunları kısa, orta vade diyerek planlayacağız. Birincisi depremdir öncelikle programımızda yer alan, ikincisi Dersim’de yaşanan göçtür. Göçü tersine nasıl çevirebiliriz? Nasıl dengeleyebiliriz? Bunun üzerinde yoğunlaşıyoruz. 1 Nisan’dan sonra üzerinde daha yoğun çalışmalar yürüteceğiz” dedi.

    GELENEĞİN VE GELECEĞİN DERSİM’İNİ İNŞA EDECEĞİZ”

    İstihdamı nasıl arttıracakları ve üretimi nasıl teşvik edecekleri üzerine çalışmalar yapacaklarını söyleyen Konak, “Geleneğin ve geleceğin Dersim’ini inşa edeceğiz. Bunu ifade etmiştik. Bu bizim Dersim’de yeni şiarımız olacak. Alevi Kürt halkının en yoğun yaşadığı bölgelerden biridir Dersim. Kırmançki ve Kırdaski dillerinin kreş ve eğitim alanlarında daha da güçlendirilmesi için çalışmalar yapacağız. Bir Dersim Alevi Bellek Müzesi ve Alevi Bellek Haftası oluşturacağız. Bunlar bizim temel hedefimiz. Bunu da hem dijital ortamlarda hem de ülkede ve dünyada da bu tarihi anlatmaya çalışacağız. Ayrıca Dersim soykırımların, katliamların, zulümlerin yaşandığı bir coğrafyadır. Elli yıldır bu bölgede devrimcilerin, sosyalistlerin, yurtseverlerin ödediği bedeller var. Toplumsal ve siyasal yaşam hafızasını oluşturacağız” değerlendirmesinde bulundu.

    “HALKÇI BİR BELEDİYECİLİK OLUŞTURACAĞIZ”

    Emeğin Partisi (EMEP) adına konuşan Mustafa Taşkale ise “Halkın hamgi sorunları olduğunu biliyoruz ve o sorunlara çözüm üreteceğiz. Halkın iradesinin direkt belediyeye yansıdığı halkçı bir belediyeciliği oluşturmamız gerekiyor” dedi.

    PİRHA/DERSİM

  • Emek Partisi Dersim İli 10. Olağan Kongresi yapıldı

    Emek Partisi Dersim İli 10. Olağan Kongresi yapıldı

    PİRHA- Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Örgütü’nün 10. Olağan Kongresi yoğun bir katılımla yapıldı. Kongrede konuşan Dersim il başkanı Ergin Tekin, Tunceli Cemevi başkanı Ali Ekber Yurt’un AKP’den aday olmasını hatırlatarak, “İçimizden çürük meyveler çıkabilir. Asıl olan bu çürük meyveleri içimizden çıkarıp bahçemizi temizlemektir” dedi. HEDEP Dersim Milletvekili Ayten Kordu ise Dersim’deki göç sorununa değinerek, “Demografik yapımızı değiştirmeye çalışıyorlar” dedi.

    Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Örgütü’nün 10. Olağan Kongresi Grand Şaroğlu Otel’inde yapıldı. “Barbarlık yenilecek, işçi sınıfı kazanacak” sloganıyla yapılan kongre divan seçimiyle başladı. Divanın ve gündemin oylanmasından sonra konuşmalara geçildi.

    Yoğun bir katılımın olduğu kongreye, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (HEDEP) Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Emek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Levent Tüzel, Dersim eski belediye başkanı Mehmet Ali Bul, KESK Dersim şube başkanları ve yönetim kurulu üyeleri, Dersim Sanayi ve Ticaret Odası yönetim kurulu üyeleri, Esnaf Sanatkarlar Odası, DİSK Genel-İş Sendikası, İHD, Dersim Barosu, TMMOB, TİP, HEDEP Dersim İl Örgütü, SMF temsilcileri, Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) başkanı Özkan Tacar, Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül ile çok sayıda sivil toplum örgütü katıldı.

    “DERSİM’DE OMUZ OMUZA MÜCADELE ETTİK”

    Toplantıda divan başkanı olarak ilk sözü alan merkezi disiplin ve denetleme kurulu üyesi Mustafa Taşkale, 10. kongrenin barbarlık yenilecek iddiası olduğunu belirterek, “Evet barbarlığı mutlaka yeneceğiz. On yıllardır Dersim’de, Dersim’in meydanlarında, Dersim’in bütün platformlarında yanyana geldiğimiz, birlikte mücadele ettiğimiz çok değerli emek ve demokrasi güçleri, değerli yoldaşlar, değerli Dersim halkı bir direngen mücadelenin sahipleri, umudu büyütmek üzere hep birlikte bugüne kadar alanlarda omuz omuza mücadele ettik. Düşenlerimiz oldu, aylarını tutuklukla geçirenler oldu ama yenilmedik, direndik” dedi.

    Divan başkanının ardından EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin konuştu. Savaş politikalarının giderek tırmandırıldığı, halkın seçme iradesinin yok sayıldığı, başta Kürt sorunu olmak üzere en temel demokratik haklarına saldıran bir iktidarla karşı karşıya olduklarını ifade eden Tekin, Tunceli Cemevi başkanı Ali Ekber Yurt’un AKP’den aday olmasını hatırlatarak şunların altını çizdi:

    “CEMEVİ BAŞKANI NEDEN AKP’DEN ADAY OLUYOR”

    “Alevilerin, Alevi inancında olan vatandaşlarımızın Türk-İslam senteziyle asimile edilmeye çalışıldığı yok sayıldığı bir süreç yaşadık. Cemevlerini Kültür Bakanlığı’na bağlamaya çalışan, dedelere maaş bağlamaya çalışan bir iktidarla karşı karşıyayız. Yakın zamanda bir yerel seçim var. Burada Alevi halkımızın taleplerini dikkate alması gerekirken, tam tersi bir cemevi başkanının gidip AKP’den yerel yönetim adayı olduğunu görüyoruz. Bu iktidar değil miydi muhalefet partisinin genel başkanını Alevi diye mitinglerde yuhalatan, bu iktidar değil miydi Sivas’ta canlarımızı diri diri yakanların sonunda adalet buldu deyip çıkartılmasını sağlayan. Ama şimdi cemevi başkanı bunların diliyle buraya gidiyor. Bunun nedeni ne? Tabii ki değerli bireysel çıkarlar. Bu cemevi başkanı buraya Diyanet İşleri Başkanı’nı da getirdi, Milliyetçi Hareket Partisi’nin ırkçı, faşist lideri Bahçeli’ye Hazreti Ali’nin kılıcını da verdi. Peki neden yapıyor bunları? Aleviler inançlarına daha sahip olsun diye mi? Tam tersine kendi çıkarlarını büyütmek için. Olabilir, içimizden böyle çürük meyveler çıkabilir. Asıl olan biz bu çürük meyveleri içimizden çıkarıp artık bahçemizi temiz bir aydınlığa çıkarmamızdır.”

    “KENDİLERİ İÇİN TEHLİKE OLARAK GÖRDÜKLERİ GENÇLERİN KAFASINI YIKIYORLAR”

    İktidarın eşit haklar mücadelesini yok saydığını, inkar ettiğini vurgulayan Emek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Levent Tüzel, “Yaşadığımız topraklarda yeniliyor, sınır ötesinde, Suriye’de, Irak’ta, Rojova’da oradaki Kürt oluşumlarının varlığına tahammül göstermiyor. Ve bugünün devlet yöneticileri oraları yakıp yıkacağız, geçeceğiz diye sözler edebiliyorlar” dedi.

    İktidarın halkı bölerek yönetmekten ve inançları istismar etmekten hiçbir şekilde geri durmadığını belirten Tüzel, şunları söyledi:

    “En son bunlardan bir tanesi de ÇEDES adı altında öğretim kurumlarımızda, din insanlarının, din adamlarının gençlerin kafasını işlemesi ve iktidarın istediği doğrultuda siyasal İslamcı bir kültürle, bir bilinçle yetiştirilmeleridir. Böyle bir Eğitim sistemi elbette laik olduğunu, anayasasında laik olduğu yazan bir ülkede kabul edilemez. Ama bu yeni değil. Gençleri, özellikle kendileri için tehlike ve tehdit unsuru olarak, iş isteyen, ana dilinde eğitim isteyen, parasız nitelikli eğitim isteyen, gelecekte meslek sahibi olmak isteyen, sağlıklı yaşamak isteyen gençliğe bunları veremedikleri için tehlike olarak görüyorlar ve kafalarını yıkamak için ellerinden geleni yapıyorlar”

    “DERSİM’İN DEMOGRAFİK YAPISINI GÖÇLE DEĞİŞTİRMEYE ÇALIŞIYORLAR”

    Daha sonra kürsüye gelen Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (HEDEP) Dersim Milletvekili Ayten Kordu ise, “21 yılda çok ciddi kurumsallaşan bir faşizm var karşımızda” diyerek başladığı konuşmasında Dersim’in göç sorununa vurgu yaparak şunları ifade etti:

    “Bu kentte çok ciddi bir göç var. Bizim demografik yapımız değiştirilmeye çalışılıyor. Bu yeni bir politika değil. Dersim’de uzun zamandır uygulanan bir politika. Kaçırt, güvenlik sorunu yarat, aç bırak, politik olarak mahrum bırak, baskı yap, gözaltı yap, manipüle et, yurt dışına kapıları aç, gençliği gönder. Buraya dışarıdan nüfus taşı ve demografik yapıyı değiştir. Aslında bunu yaparken inancı değiştiriyor. Bunu yaparken Kürt kimliğimize, Alevi kimliğimize dönük bir değiştirme politikası yürütüyor. Bizim, Emek Partisi dahil olmak üzere tüm siyasal partilerimiz, kentimizde bulunan STK’lar, çok ciddi bir şekilde Dersim’de yaşanan bu politikalar üzerine gerçekten daha ciddi çözüm önerileriyle ortaklaşmamız ve buna ilişkin bir planlamayı önümüze koymamız gerekiyor. Çünkü bizim artık sözün dışına çıkmamız gerekiyor”

    EMEP DERSİM YENİ YÖNETİMİ

    Kongrenin bitiminde yapılan oylama sonucunda Ergin Tekin tekrar Dersim İl Başkanı seçilirken, yönetim ve disiplin kurulu üyeleri belirlendi. Seçilen yeni yönetim kurulu şu isimlerden oluşuyor: Elif Özer, Çağla Yolaşan Kurul, Fatma Argın Taşkale, Kenan Çetin, Yaşar Çiçek, Aydın Keser, Orhan Kurul.

    Disiplin kurulu üyeleri Serpil Argın, Çetin Yılmaz ve Veli Söylemez olurken, Ergin Tekin ve Çağla Yolaşan Kurul ise üst kurul delegeleri oldular.

    PİRHA/DERSİM

  • ‘Dersim Devrimci Güç Birliği; kayyuma, AKP-MHP faşizmine karşı politik bir oluşumdur’-VİDEO

    ‘Dersim Devrimci Güç Birliği; kayyuma, AKP-MHP faşizmine karşı politik bir oluşumdur’-VİDEO

    PİRHA – Dersim Devrimci Güç Birliği’nde yer alan ittifak güçleri, birliğin oluşumuna ve Dersim halkı için önemine dair PİRHA’ya konuştu. Kurum temsilcileri, “Dersim Devrimci Güç Birliği, kayyuma karşı, AKP-MHP faşizmine karşı politik bir güç birliği, politik bir tavırdır” ifadelerini kullandılar. 

    Dersim’de HDP, Partizan, ESP ve EMEP tarafından oluşturulan Dersim Devrimci Güç Birliği’ne ilişkin kurum temsilcilerine mikrofon uzattık. Kayyum tarafından gasp edilen iradenin geri alınması noktasında birlik oluşturulmasının gerekliliğiyle bu oluşumun sağlandığına değinen kurum temsilcileri oluşturulan birliğe halkın destek verdiğini ifade ettiler.

    HDP Temsilcisi Ferhat Yıldız, “Dersim halkının iradesinin gasp edilmesi Dersimliler için hali hazırda ödenmesi gereken bir borçtur. Onun için ne pahasına olursa olsun ilk hedeflenen şey, makam olarak belediyeyi değil, gasp edilen iradeyi geri almaktır. Dersim çok farklı bir coğrafya, farklı kültürel sosyolojik bir yapısı var. Farklı siyasi partiler, değişik fikirler vardır ondan demokrasinin ta kendisidir. Herkes fikrini çok kolaylıkla dile getirebilir, kendini ifade edip kendine yer bulabilir. 31 Mart yerel seçimlerine yönelik olarak da HDP’nin doğal olarak bileşenleri vardır ayrıca Dersim genelinde HDP ile ittifak yapan kurumlar vardır” dedi.

    “GÜÇ BİRLİĞİ, AKP-MHP FAŞİZMİNE KARŞI POLİTİK TAVIRDIR”

    Güç Birliği’ndeki esas amacın kayyumdan belediyeyi geri almak olduğunu ifade eden Yıldız, şunları kaydetti:

    “Dersim halkı politik bir halktır. Birliğin stratejik bir yanı vardır ama çoğu zaman politiktir. HDP’nin batıdaki stratejisi farklıdır buradaki politik bir tavırdır. O da kayyuma karşı, AKP-MHP faşizmine karşı politik bir güç birliği, politik bir tavırdır. Bir sistem partileri vardır bir de o sistemi değiştirme dönüştürme çabasında olan Halkların Demokratik Partisi ve Devrimci Güç Birliği vardır. Onun için Dersim halkı 31 Mart’ta Devrimci Güç Birliği’ne destek verecektir ve belediyeyi geri alacaktır, irademizi geri alacaktır.”

    “DERSİM TARİHİ BİR GELENEĞE, DİRENİŞE SAHİPTİR”

    DBP’li Mehmet Ali Yazır ise şunları söyledi:

    “Güç birliği ilkeler düzeyinde yapılmıştır. Halkın iradesine ipotek koyulduğundan dolayı Dersim’i tekrar Devrimci Güç Birliği olarak almakta kararlıyız. Dersim, tarihi bir geleneğe, direnişe sahiptir. Bu halkın iradesi gasp edilmiştir, zorla el konulmuştur. Hem Türkiye hem dünya kamuoyunun gözü Dersim’dedir. 31 Mart’ta yapılacak olan yerel seçimlerde halk üzerine düşeni yapacaktır. Eksiklikleri de söyleseler Dersim halkı vicdanlıdır.

    HDP’nin gençlere, kadınlara yönelik projeleri var. Halkçı belediyecilik anlayışı ile hareket etmiştir, edecektir de. İki dönem kadın belediye başkanı, üçüncü dönemde ise eş başkanlık sistemi olmuştur. Bu noktada da güç birliği ile birlikte halkçı belediyecilik savunulduğundan dolayı eş başkanlık sisteminin tutacağını söylemek istiyorum. Halk da bunu kanıtlayacaktır.”

    “HALK, BASKIYA KARŞI MÜCADELE ETMEK İÇİN GÜÇ BİRLİĞİNE OY VERMELİ”

    Partizan Temsilcisi Yusuf Topçu, “Yıllardan beri özellikle Dersim’de hem inancımıza hem kültürümüze hem doğamıza karşı korkunç bir tahribat korkunç bir asimilasyon politikası süregeliyor bugüne kadar. Özellikle de son dönemde kayyumla tamamen ayyuka çıkmış olan bu baskı asimilasyon politikası zirve yapmış, böyle bir süreçte Partizan neden güç birliğinde yer aldı” diyerek şu açıklamalarda bulundu:

    “Hem ülke genelindeki siyasi konjonktüre bakarak hem de Kürt illerinde kayyum eliyle zorla elde edilen bu belediyelerin Kürt halkı için çok önemli bir yerde durduğunu dolayısıyla bizim de 45 yıllık tarihimizde bizler her zaman mazlumların, ötekilerin yanında, ezilmişlerin, ezilen ulusların yanında yer aldık. Bundan dolayıdır ki burada güç birliğine ihtiyaç duyulduğunu bilerek bu güç birliğinde yer aldık.

    Egemenler tarafından Dersim’e gelindiği zaman inancımızla alay edildi, dağları ormanları yakıldı. Biz bunların hepsinin tanığıyız. Doğaldır ki biz bütün bunları görerek analiz ederek HDP ile bir güç birliğine vardık. Bunun içerisinde ESP, EMEP, DBP de var. Dolayısıyla bizler bu asimilasyona dur diyebilmek için seçim politikamızla güç birliği içerisinde yer aldık. Aynı zamanda kayyumla zorla alınan belediyeyi geri almak için halkın iradesini almak için halkın iradesini halka teslim etme yönünde bir politikadayız.”

    Topçu, “Benim inancım horlanıyor diye oy vermeli. Benim kültürüm yok sayılıyor diye vermeli dört bir tarafı kulelerle çevrilmiş bir coğrafyada bunun kalkması için oy vermeli, belediye karakola dönüştürüldüğü için oy vermeli, baskı orman yangınları sürüyor diye oy vermeli. Saldırıya karşı mücadele etmek için oy vermeli” diyerek sözlerini tamamladı.

    “DERSİM HALKI GÜÇ BİRLİĞİNİN YANINDA, OMUZ VERİYOR”

    ESP Temsilcisi Ekber Kaya, “Devrimci Güç Birliği, sadece Dersim halkı açısından değil tüm halklar için önemli bir oluşumdur. Bütün ezilenlerin, yoksulların, işçi sınıfının, köylünün, ezilen inançların ortak bir mücadele etrafında örgütlendiğini düşünüyoruz. ESP olarak mücadelemiz hep bu yönde. Bu cepheyi oluşturma adına her alanda bu gayreti sarf ediyoruz. Dersim de bunun bir parçası. Alevi halkımızın önemli merkezlerinden bir tanesi. Halkımızın kendi inancını, geleneklerini özgürce yaşaması gerektiğini düşünüyoruz. Bütün inançlar, kültürler büyük baskı altında. İşçi sınıfı sendikasız, güvenliksiz çalışıyor. Yoksulluğun hesabının sorulması gerekiyor. bütün bunlar da ezilenler cephesinde birleşmeyi zorunlu hale getiriyor. Ülkenin demokratikleşmesi için örgütlenme, hak arama mücadelelerinin önündeki engelleri yıkmak için ortak mücadele gerekiyor” dedi.

    “Dersim’de de 31 Mart yerel seçimlerinde AKP karşısında HDP’nin önemli sonuçlar alması için gayret sarf ediyoruz. Dersim’de de bunu sağladık” diye konuşan Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Ülkenin genelinde özellikle Kürt illerinde iki cephe oluşmuş durumda. CHP-İyi Parti ve AKP-MHP bazı bölgelerde HDP’ye karşı birleşiyorlar. Biz de ezilenlerin ortak mücadelesinde bir aradayız, bütün çabamız bu yönde. Bu seçimden zaferle çıkacağımızı biliyoruz. 31 Mart sonrasında da esasen birlikte birleşmek, birlikte mücadele etmek, birlikte hak arayışını sürdürüp bunu ileriye taşımanın gereği olduğunu düşünüyoruz. Halklarımızı, inançlarımızı lehine doğru sonuçlar alarak ileriki süreçte daha fazla büyütmeyi tasarlıyoruz.

    Dersim, yüz yıllardır zalimlere karşı durmasını bilmiş bir bölge. Bu geleneğini sürdürecektir. Kutsal değerlerini, kutsallarını, düşünsel değerlerini korumuş. Bu halk güç birliğinin kendisini temsil ettiğini biliyor. Dersim halkı güç birliğinin yanında, omuz veriyor.”

    “GÜÇ BİRLİĞİNİN TEMELLERİ 2004’TE ATILMIŞTIR”

    EMEP’li Mustafa Taşkale de Devrimci Güç Birliği’nin temellerinin 2004’te atıldığını belirterek şunları söyledi:

    “Devrimci Güç Birliği 2016 yılına kadar sürdü. Geçmişten gelen bir birliktelik vardı ama sürecin ortaya çıkardığı görevlere bakarsak oluşan birikim ve değerler konusunda siyasal karşılığını da düşünürsek güç birliği bileşenleri ortaya çıkan durumu görerek halkın elinden alınan belediyenin geri alınması üzerine elzem oldu.

    Geçmişten gelen bir şekilleniş vardır. Burası da kayyumla zorla alınan bir bölgedir. Taktik bir ittifak olarak buna bakarsak yerine oturacaktır.

    Burada gerçekten emek vermiş kurumun bir araya gelmesi söz konusu. Ortaya çıkan bir birikim, değer vardır. Hizmet alanında baktığımızda 2004’ten bu yana belediyecilik var. Dersim’in birçok temel sorunu çözüme kavuşturuldu. belediyenin kurumsal kimlik kazanması 2004’te başlamıştır. Enkazdan çıkmış bir belediye kendi kimliğini yakalamış ve ciddi hizmetler sunmuştur. Halkımız bu hizmetleri görerek oyunu vermiştir.”

    PİRHA/DERSİM