Etiket: mut

  • Mucit Celal Eşim: İnsanların hayatlarını kolaylaştırmayı seviyorum -VİDEO

    Mucit Celal Eşim: İnsanların hayatlarını kolaylaştırmayı seviyorum -VİDEO

    PİRHA- Mersin’in Mut ilçesinde yaşayan Mucit Celal Eşim, küçük yaşlardan itibaren başladığı mucitliği 50 yıldır sürdürüyor. Devamlı bir merak içinde olduğunu söyleyen Celal Eşim, “Hayatım boyunca bir çok şey icat ettim. Bir şey ortaya çıkarınca çok mutlu oluyorum. İnsanların hayatlarını kolaylaştırmayı seviyorum” dedi.

    Çocukluğundan itibaren içini saran merakla küçük aletler yapan, sonra da mucitliğe terfi eden Celal Eşim, yaşamının 50 yılını özellikle tarım alanında çeşitli araş ve gereçler üreterek geçirmiş.

    İlkokul yıllarında yaptığı bisiklet ile icatlarına başlayan Celal Eşim, her tahtacı gibi gözlerini ormanda açıyor. Doğuştan gelen merakı onu ağaç testerelerinin yapımına ve tamirine itiyor.

    Sonraki yıllarda kendi iş yerini açarak, çapa motorlarını yapmaya başlıyor. Orada durmayan Celal Eşim, çapa motorlarına şanzıman takarak otomobil haline getiriyor.

    Yaşamı boyunca yaptığı icatlardan dolayı çeşitli soruşturmalara da maruz kalan Celal Eşim, “Bunu yapamazsın diyenler daha sonra kendileri yapıp satmaya başladı” diyerek zamanın kendisini haklı çıkardığını söylemeyi ihmal etmiyor.

    Ev ve işyerlerinin ısınma maliyetlerinin artmasını dert edinen Celal Eşim, tasarruflu sobalar yapmaya da başlamış. Sobayı yapan Celal Eşim, şimdi de, sobanın yakıtını sağlayacak geri dönüşüm makinası üretiyor. Hem soba hem de sobanın yakıtının maliyetini düşürmeyi hedefleyen Celal Eşim, yurttaşların ihtiyaçlarını karşılamak adına çalışmalarına devam ediyor.

    Diren KESER/MERSİN

     

     

  • Mut’un Köprübaşı Köyü’nde tarihe ışık tutan müzede tarihe yolculuk!-VİDEO

    Mut’un Köprübaşı Köyü’nde tarihe ışık tutan müzede tarihe yolculuk!-VİDEO

    PİRHA-Mersin Mut’un Köprübaşı Köyü’nden Şair Hüseyin Cılız, köyün cemevinde kurduğu etnografya müzesinin hikayesini PİRHA’ya anlattı. Küçük yaşlarından itibaren geçmişe dair objeler topladığını ifade eden Cılız, “Zamanla çoğaldı ve müzeye dönüştü” dedi. 

    Mersin’in Mut Köprübaşı köyünde bulunan Köprübaşı Cemevi’nin bir odasında Etnografya Müzesi bulunuyor. Tahtacı Alevilerin yüzyıllardır kullandıkları ev ve iş aletleri Şair Hüseyin Cılız‘ın çabalarıyla bir araya getirilip mütavazı bir müzeye dönüşmüş.

    Geçmişte kullanılan testerelerden, Sanatçı Musa Eroğlu’nun annesinin kullandığı takı kutusuna, 80 yıl önce cemlerde kullanılan bağlamaya kadar bir çok objeye ev sahipliği yapan Köprübaşı Cemevi Etnografya Müzesi’ne dair Şair Hüseyin Cılız, PİRHA’ya konuştu.

    Çocukluğundan itibaren geçmişte kullanılan objelere merakının olduğunu aktaran Cılız, “1987 yılından itibaren toplamaya başladım. İlk önce üç beş parçaydı. Evde büfeye yerleştirdim. Daha sonra evin kenarına şark köşesi yaptım. Daha sonra sığmaz olunca da bu cemevimizin odasını müzeye çevirdik. Çevre köylerin desteğiyle de müze gelişti. O gün bugündür bütün tarihi malzemeleri topluyoruz. Köyümüze gelen insanlar müzeyi ilgiyle geziyor, tarihe yolculuk yapıyorlar” dedi.

    Şair Hüseyin Cılız, müzenin tarihçesini paylaştıktan sonra, özenle koruduğu objeleri kameramıza anlattı.

    Diren KESER/MERSİN

  • 200 yıllık postun hikayesi; ‘Muaviye zihniyetine karşı ocağımıza sahip çıkıyoruz’-VİDEO

    200 yıllık postun hikayesi; ‘Muaviye zihniyetine karşı ocağımıza sahip çıkıyoruz’-VİDEO

    PİRHA- Yanyatır Ocağı Dedesi Gürbüz Özcan, Yanyatır Ocağı postunun 200 yıllık geçmişi olduğunu belirterek, “Eline, beline, diline sahip ol anlamını taşır. Ardından posta oturan pir, posta niyaz olur. 1500 yıldır inancımızı yürütüyoruz, yürütmeyede devam edeceğiz. Her ne kadar Muaviye zihniyeti bizi bozmaya çalışsa da biz, ocağımıza, inancımıza, geleneğimize sahip çıkacağız” dedi.

    Tahtacı Aleviler, Batı Anadolu ve Akdeniz’in dağlık ve ormanlık alanlarında yüzyıllar boyunca yaşamlarını sürdürürken, günümüzde yoğunluklu olarak Adana, Mersin, Antalya, Antep, Aydın, Balıkesir, Isparta, Muğla, Denizli ve İzmir’de yaşıyorlar.

    Tahtacı Alevilerin bağlı olduğu iki ocak var. Bular, Yanyatır Ocağı ve Hacı Emirli Ocağı.

    Mersin’in Mut ilçesine bağlı Köprübaşı köyündeki cemevinde bulunan 200 yıllık posta, 2019 yılında yapılan erkan sonrası Yanyatır Ocağı Dedesi Gürbüz Özcan oturuyor.

    Meydan açan Gürbüz Özcan Dede, 200 yıllık Yanyatır Ocağı postunu PİRHA‘ya anlattı.

    Öncelikle Yanyatır Ocağı hakkında bilgi veren Gürbüz Özcan, ocağın merkezinin İzmir Narlıdere’de olduğunu aktardı.

    Yanyatır Ocağı’nın hikayesini anlatan Gürbüz Özcan Dede, erkan yürütülürken, meydan açılırken meydana serilen postun 200 yıldan bu yana cem erkanlarında meydanda olduğunu söyledi.

    Post serildikten sonra kementin bağlandığını dile getiren Gürbüz Özcan Dede, “Eline, beline, diline sahip ol anlamını taşır. Ardından posta oturan pir, posta niyaz olur. 1500 yıldır inancımızı yürütüyoruz, yürütmeye de devam edeceğiz. Her ne kadar Muaviye zihniyeti bizi bozmaya çalışsa da biz, ocağımıza, inancımıza, geleneğimize sahip çıkacağız” dedi.

    “MÜSAHİP ‘KARDEŞ’ DEMEKTİR”

    Yol’a ikrar verdiklerini vurgulayan Gürbüz Özcan Dede, “Ser verdik sır vermedik, Yol’umuzdan dönmedik” diye belirtti.

    İkrar ve müsahipliğin Tahtacı Alevilerdeki önemine dikkat çeken Gürbüz Özcan Dede, “Müsahip, kardeş demektir. Tahtacı Alevilerde müsahip olmak için üç kardeş bulması gerekiyor. Müsahip, Aşina, Peşina olarak üç aşaması vardır. Her aşamada kurban tığlanır. Dara durulur, ardından da ikrar verilir. Müsahip olanların evlilikleri olamaz” şeklinde konuştu.

    Diren KESER/MUT

     

  • Kadınlar hesap sordu: Kadınlar katledilirken güvenlik kuvvetleri neredeydi?-VİDEO

    Kadınlar hesap sordu: Kadınlar katledilirken güvenlik kuvvetleri neredeydi?-VİDEO

    PİRHA- Mersin’de boşanma aşamasında olduğu erkek tarafından katledilen Ayfer Kaya’nın ardından aynı hastanede çalıştığı erkek tarafından tüfekle vurulan intörn doktorun ağır yaralanması üzerine kadınlar sokağa çıktı. Mersin Kadın Platformu çağrısıyla toplanan kadınlar, “Bizler kadın mücadelesini büyütürken müdahale eden güvenlik kuvvetleri, fail silahla kampüse girip bir kadını vururken neredeydi?” diye hesap sordu.

    Mersin’de aynı gün içerisinde iki kadının erkek şiddetine maruz kalması tepkilere neden oldu. Ayfer Kaya, boşanma aşamasında olduğu erkek tarafından katledildi. Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde çalışan 6’ıncı sınıf öğrencisi N.N. ise aynı hastanede çalışan teknisyen E.K. tarafından tüfekle vuruldu.

    Ağır yaralanan kadının arkadaşları ve Mersin Kadın Platformu, üniversite önünde şiddeti protesto etti.

    ‘Katledilen kadınlar isyanımızdır’ yazılı pankartın açıldığı eylemde ‘Kadın cinayetleri politiktir’, ‘Erkek vuruyor devlet koruyor’ sloganları atılırken, HEDEP Mersin Milletvekili Perihan Koca da eyleme destek verdi.

    “ARKADAŞIMIZ VURULURKEN GÜVENLİK NEREDEYDİ?”

    Mersin Kadın Platformu adına açıklama yapan İrem Serin, üniversite yönetimine seslenerek, “Dün Mersin Üniversitesi’nde bir üniversiteli kadın arkadaşımız, bir erkek tarafından 6 el ateş edilerek vuruldu. Mersin Üniversitesi’ne sormak istiyoruz? Kuş uçsa güvenlik güçleri ile müdahaleye hazır olan üniversite, bir kadın güpegündüz vurulurken neredeydi? Arkadaşımızın vurulmasının tesadüf olmadığını biliyoruz. Erkek şiddeti bu gücünü, cezasızlık politikaları ile cesaretlendiren erk iktidarlardan, her erkek şiddetinden sonra sırtlarının sıvazlanmasından, İstanbul Sözleşmesi’nden bir gecede vazgeçilmesinden, Kadın üniversitelerini kuracağız diyenlerden, Kadın herkesin içinde kahkaha atmayacak diyenlerden alıyor.” dedi.

    CEZASIZLIK POLİTİKALARINA DİKKAT ÇEKİLDİ

    Mut’ta boşanma aşamasında olduğu erkek tarafından katledilen Ayfer hemşire gibi birçok kadının erkekler tarafından katledildiğine ve faillerin az ceza almalarına dikkat çekildi.

    İrem Serin, “Faillerin sürekli aklandığı, cezasızlık politikasıyla adeta ödüllendirildiği, tahrik ve iyi hal indirimlerinin havada uçuştuğu bu kirli düzenin yeni failler yarattığını, hepsine sen yap erkek adalet seni kurtarır telkinini verdiğini biliyoruz.” sözlerini kullandı.

    “Fail erkek elini kolunu sallayarak silahla kampüse girerken üniversite güvenliği ve polis ne yapıyordu” diye soran Serin, şunları söyledi:

    “Bizler üniversite de kadın mücadelesini büyütürken müdahale eden güvenlik kuvvetleri, bir kadın vurulurken neredeydi?

    Ahlak bekçisi yurtlarda giriş çıkış saatinden, nasıl giyindiğimize kadar müdahale eden yurt müdürleri önceki gece yurt binasında çıkan yangında ihmallerini nasıl açıklıyor?

    Bizleri kontrol altına almaya çalışırken yangın alarmlarını, yangın merdivenlerinin işlevli olup olmadığını neden teyit etmiyor?

    Erkekler namus derken, boşanmak istedi öldürdüm derken, o da öyle giyinmeseymiş derken adalet kelimesini ağzınıza almaya nasıl utanmıyorsanız öyle hesap vereceksiniz.

    Bizler bugün burada bu alanda yarın kentin başka bir sokağında, 25 Kasım’da ise her yerde olacağız. Ama en çok olacağımız yer hesap soracağımız, haklarımızı alacağımız yer olan yakalarınız olacak. Gerçek adalet sağlanana dek buradayız! İsyanımızla, dayanışmamızla karşınızdayız.”

    PİRHA/ MERSİN

  • Musa Eroğlu’nun eşi Fatma Eroğlu toprağa sırlandı-VİDEO

    Musa Eroğlu’nun eşi Fatma Eroğlu toprağa sırlandı-VİDEO

    PİRHA- Sanatçı Musa Eroğlu’nun eşi Fatma Eroğlu Mersin’in Mut ilçesinde toprağa sırlandı.

    Halk müziği sanatçısı Musa Eroğlu’nun eşi Fatma Eroğlu, İstanbul’da, yaşlılığa bağlı hastalıkları nedeniyle bir süredir tedavi gördüğü hastanede dün Hakk’a yürüdü.

    72 yaşındaki Fatma Eroğlu’nun Hakk’a uğurlama erkanı, Mersin’in Mut ilçesinde yürütüldü. Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) İnanç Kurulu ve Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz ve Erdoğan Sevin dede tarafından yürütülen Hakk’a uğurlama erkanında Musa Eroğlu’yu sanatçı Erdal Erzincan ve sevenleri yalnız bırakmadı.

    Hakk’a uğurlama erkanı sonrası Fatma Eroğlu Yaz Alanı Mezarlığı’nda toprağa sırlandı.

    PİRHA/MERSİN