Etiket: mutabakat

  • İlham Ehmed: Mutabakatın amacı kıyı bölgesindeki saldırıları durdurmak

    İlham Ehmed: Mutabakatın amacı kıyı bölgesindeki saldırıları durdurmak

    PİRHA- Özerk Yönetim Dış İlişkiler Dairesi Eş Başkanı İlham Ehmed, yapılan mutabakatın amacının kıyı bölgesindeki saldırıları durdurmak olduğunu belirterek, tüm bileşenlerin sürece adil katılımının sağlanacağı dönüşümün hazırlanmasını umduklarını ifade etti. 

    Suriye Demokratik Meclisi (DSM) Özerk Yönetim Dış İlişkiler Dairesi Eş Başkanı İlham Ehmed, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Abdi ile Suriye Geçici Hükümeti Başkanı Ehmed El-Şera, arasında imzalanan 8 maddelik anlaşmaya dair açıklama yaptı. Konuya dair X hesabı üzerinden paylaşım yapan İlham Ehmed, “SDG güçlerimiz ile Suriye Geçiş yönetimi arasındaki anlaşma, halkımızın kıyı bölgesinde tanık olduğu acı olaylar çerçevesinde yapılmıştır ve bu adımın amacı bu olayları durdurmaktır” diye belirtti.

    TÜM BİLEŞENLER SÜRECE KATILACAK 

    İlham Ehmed’in paylaşımı şöyle:

    “SDG güçlerimiz ile Suriye Geçiş Yönetimi arasındaki anlaşma, halkımızın kıyıda tanık olduğu acı olaylar bağlamında gerçekleşiyor ve bunları durdurmayı amaçlayan bir adımdır. Aynı şekilde, bir diğer amaç da Suriye topraklarındaki tüm askeri operasyonların durdurulmasıdır. Bu anlaşmanın, kapsayıcı ulusal bir barışın önünü açmasını, Kürtlerin ve diğer tüm bileşenlerin siyasi sürece adil bir şekilde katılımını sağlayacak gerçek bir dönüşüm sürecine zemin hazırlamasını umut ediyoruz. Ayrıca, ülke içinde ve dışında bulunan göçmenlerin güvenli bir şekilde geri dönüşünü mümkün kılacak bir ortam oluşturulmasını hedefliyoruz. Suriye’nin gücü, onun çok renkli yapısında ve genç kadınları ile erkeklerinin mücadeleci ruhunda yatmaktadır.”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • SDG ile HTŞ anlaşmasında ‘Alevilere yönelik katliam durdurulsun’ şartı!

    SDG ile HTŞ anlaşmasında ‘Alevilere yönelik katliam durdurulsun’ şartı!

    PİRHA- SDG ile Suriye yönetimini ele geçiren HTŞ arasında anlaşma sağlandı. Kaynaklara göre SDG ve Özerk Yönetim, “Alevilere yönelik katliam durdurulsun ve sorumlular cezalandırılsın” şartını öne sürdü ve bu konuda mutabakat sağlandı.

    Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Suriye yönetimini ele geçiren HTŞ arasında aylar süren müzakerelerin ardından anlaşma sağlandı.

    Suriye devlet ajansı SANA’nın paylaştığı sekiz maddelik anlaşmaya göre SDG, siyasi ve siyasi kurumlarıyla yeni yönetime entegre olacak.

    Mezopotamya Ajansı’nın SDG kaynaklarından aktardığına göre, anlaşmadan önce SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi; Dürzi, Süryani, Ermeni, Nusayri, Aleviler ve diğer inanç gruplarıyla bir hafta önce görüştü. Görüşmelerde iletilen taleplerden bir çerçeve hazırlandı.

    ALEVİ KATLİAMININ DURDURULMASI ŞARTI

    Kaynaklara göre Abdi, Suriye Geçici Hükümeti Başkanı Ahmet Şara (Colani) ile sahil kentlerinde Alevilere yönelik katliamı da masaya koydu. Kaynaklar, Özerk Yönetim yetkililerinin ilk şartının Tartus, Lazkiye ve diğer sahil kentlerinde Alevilere yönelik katliamın durdurulmasını istediğini ve bu katliama neden olanların tespit edilmesini istediğini vurguladı.

    Mutabakata göre bu katliama neden olanlar tespit edilecek ve yargılanacak. Bu kişiler HTŞ’ye bağlı olsalar da cezalandırılacak. Şara’nın bu yönde yaptığı açıklamanın bunun bir sonucu olduğu belirtiliyor.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • TİP Başkanı Erkan Baş: Biz bu tuzağa düşmeyeceğiz

    TİP Başkanı Erkan Baş: Biz bu tuzağa düşmeyeceğiz

    PİRHA- Türkiye İşçi Partisi lideri Erkan Baş, AKP hükümetinin Suriye’nin kuzeyine yönelik kara harekatı mesajlarına yönelik, “Biz bu tuzağa düşmeyeceğiz” başlıklı bir açıklama yayınladı. TİP, 8 maddelik ‘Barış Mutabakatı’ önerdi.

    Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş, hükümetin sınır ötesi operasyon mesajlarına ilişkin “Biz bu tuzağa düşmeyeceğiz” başlıklı bir açıklama yayınladı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, 22 Kasım’da Artvin’de yaptığı açıklamada, Suriye’nin kuzeyine yönelik bir kara operasyonu için “En kısa sürede tankımızla, askerimizle birlikte hepsinin kökünü kazıyacağız” demişti. Erdoğan Kabine toplantısından sonra ise “Ülkemizin sınırlarını 30 kilometrelik koruma kalkanı altına alma kararlılığımız sürüyor. Vatan topraklarının ve insanlarımızın güvenliğini ilgilendiren adımları atarken kimseden izin almadığımız gibi kimseye de hesap vermeyiz” dedi.

    Erkan Baş dün yaptığı yazılı açıklamada “Yine savaştan bahsediliyor. Yine yoksul ailelerin sıvasız evlerinde büyüyen evlatlarımız, kardeşlerimiz ölüyor. “Erdoğan iktidarı kaybetmemek için gerekirse savaş çıkarabilir” diyenler, Erdoğan’ın ve onun savaş politikasının arkasına diziliveriyor. Biz bu tuzağa düşmeyeceğiz” dedi, 8 maddelik ‘Barış Mutabakatı’ önerdi.

    Erkan Baş açıklamasını şöyle sürdürdü:

    “Bu tuzağa düşmemeliyiz. Neden evlatlarımızın başka ülkelerde öldüğünü soracağız. Neden Türkiye’nin katliamlarla anılan bir ülke olmaktan kurtulamadığını, bundan kimlerin çıkar sağladığını, neden lüks makam araçlarıyla taziyeye gidilen evlerin hep sıvasız olduğunu sorgulayacağız.

    Bu ülkenin zenginliklerinin neden savaş için, AKP’nin başka ülkelerdeki maceraları için harcandığını düşüneceğiz. İktidarların neden çözümü değil de savaşı tercih ettiğini öğrenmek isteyeceğiz.

    Biz bu tuzağa düşmeyeceğiz.

    Bu ülkenin vicdan sahibi, alın teriyle geçinen tüm insanlarına bu sebeple bir BARIŞ MUTABAKATI öneriyorum.

    Gelin, bu mutabakatta birleşelim. Gerekeni yapalım, kan siyasetini bu ülkenin ve bölgemizin kaderi olmaktan çıkaralım.

    BARIŞ MUTABAKATI
    1. Silah, sorunların çözümünü sağlamaz. Silahla çözüm arayan anlayışın tam karşısındayız.

    2. Türkiye’deki yabancı asker varlığı ülkemiz ve bölgemiz için bir güvenlik sorunudur. Türkiye’nin yabancı topraklardaki askeri varlığı bugün itibariyle ülkemiz ve bölgemiz için bir güvenlik sorunudur. AKP’nin TSK’yı bir seçim kampanyası aracı gibi kullanmasına karşı çıkıyoruz.

    3. Türkiye’nin dış politikası, NATO veya Rusya gibi yayılmacı anlayış sahibi güçler örnek alınmadan yeniden yapılandırılmalı ve barışçıl dış politika yaklaşımına dönülmelidir.

    4. Kürt sorununun çözümü için muhatapların dahil olduğu bir diyalog sürecine ihtiyaç vardır. Ülkemiz, kendi sorununu kendi başına çözebilecek bir irade, yetenek ve güce sahiptir.

    5. Sığınmacılar ve göç kaynaklı tüm sorunların çözümü ile Suriye’de istikrarsızlığın sona ermesi için Suriye ile görüşmeler başlamalıdır.

    6. Türk-Kürt-Arap halklarını birbirlerine düşmanlaştıran her türlü söylemi ve eylemi reddediyoruz. Ayrımcı eylem ve söylemleri, terörist-hain gibi yaftalamaları kabul etmiyor, bu söylemler üzerinden yürütülecek herhangi bir tartışmanın parçası olmayacağımızı ilan ediyoruz.

    7. Sınırlarımızın içinden veya dışından düzenlenmiş her saldırıyı, her türlü sınır ötesi operasyonu, cihatçı örgütlere verilen açık/örtülü desteği ülkemize ve halkımıza karşı bir girişim olarak görüyoruz.

    Bu tür eylemlere, Meclis’te de sokakta da karşı duracağımızı duyuruyoruz.

    8: Emperyalistlerin yüz yılı aşkın süredir kışkırttığı bölgedeki paylaşım mücadeleleri ve yayılmacı bölgesel aktörler nedeniyle kan gölüne dönen Ortadoğu’nun ve ülkemizin kaderini ancak hep birlikte ve daha güçlü bir sesle BARIŞ diyerek değiştirebiliriz.

    AKP’nin tuzağına düşmeyelim. Ülkemizde eşitliği, özgürlüğü ve kardeşliği yaşatmak için Barış Mutabakatı’nda birleşelim.”

    (HABER MERKEZİ)