Etiket: mutlu yuva derneği

  • Milletvekili Kadıgil, tarikatlarla protokolü sordu: Bin çocuğa ulaştıkları iddiası doğru mu?

    Milletvekili Kadıgil, tarikatlarla protokolü sordu: Bin çocuğa ulaştıkları iddiası doğru mu?

    PİRHA-Türkiye İşçi Partisi (TİP) Sözcüsü Sera Kadıgil, çocuk istismarıyla gündeme gelen Nur Cemaati’ne bağlı Suffa Vakfı’yla ilişkisi bulunan Mutlu Yuva Derneği ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı arasında imzalanan protokolü TBMM gündemine taşıdı.

    Türkiye İşçi Partisi (TİP) Sözcüsü Sera Kadıgil, devlet koruması altında olan çocukların tarikat kamplarına gönderildiğine dikkat çekerek, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş tarafından yanıtlanması istemiyle soru önergesi verdi.

    “BAKANLIĞINIZ ÇOCUKLARIN ÜSTÜN YARARINI NEDEN GÖZETMEDİ?”

    TİP Sözcüsü Sera Kadıgil, Suffa Vakfı ve Mutlu Yuva Derneği’nin binden fazla çocuğa ulaştığı bilgisine yer verirken, “Mutlu Yuva Derneği, Bakanlık ile yaptığı protokol kapsamında bin çocuğa ulaştığı iddiası doğru mudur? Dernek protokol nedeniyle kaç çocukla temasa geçirilmiştir? Dernek, ulaştığı çocukların kendi himayesindeki yurt ve kamplara götürmüştür?” diye sordu.

    Kadıgil, soru önergesinde şu sorulara yer yerdi:

    “*2017 yılında, 2 erkek çocuğa cinsel istismar suçundan yurt idarecisi Mehmet Sıddık Çiçek’in yargılanarak ilk derece mahkemesi tarafından 26 yıl hapis cezası verildiği vakıf olan Nurcu Suffa Eğitim Vakfı’nın çocuklara yönelik tutum ve tavrı ilişkili olduğu Dernek ile protokol düzenlenmesi hususunda Bakanlığınız çocukların üstün yararını neden gözetmemiştir?

    *Mutlu Yuva Derneği, Bakanlık ile yaptığı protokol kapsamında bin çocuğa ulaştığı iddiası doğru mudur? Dernek protokol nedeniyle kaç çocukla temasa geçirilmiştir?

    *Protokolde yer alan “Çocuk evlerinde hizmetin devamlılığının sağlanması ve çocukların yüksek yararı göz önüne alınarak çocuk evleri koordinasyon merkezi, çocuk evi sorumlusu, demek koordinatörünün ortak alacakları idari kararlar uygulanır. Demek yöneticileri, üyeleri ve diğer gönüllüler ziyaretçisi olmayan veya psikolojik açıdan bir aile yanında kalması uygun görülen çocukları ilgili mevzuat çerçevesinde çocuk evlerinde görev yapan ilgili meslek elemanının da görüşü alınarak, gönüllü aile statüsünde evlerine misafir olarak alabilirler. Dernek yöneticileri, üyeleri ile gönüllüler, çocuk evleri koordinasyon merkezi ve derneğin ilgili elemanlarınca ortaklaşa belirlenen gün ve saatler çerçevesinde evlere misafir olarak kabul edilebilirler.” düzenlemesi kapsamında; dernek yöneticilerinin ve üyelerinin evlerine protokol kapsamında kaç çocuk gönderilmiştir? Dernek üyesi ve yöneticilerinin evlerine gönderilen çocuklardan istismara maruz bırakılan var mıdır?

    *Protokolde derneğe verilen “koruyucu aile” bulma hakkının hukuki gerekçesi nedir? Derneğin “koruyucu aile bulma hakkı” ne demektir? Bu protokol ile derneğe verilen bu haktan başka kaç dernek ve vakıf da yararlanmaktadır? Koruyucu aile şartları neden dernek için ayrıcalıklı bir şekilde genel usule aykırı olarak düzenlenmiştir?

    *Dernek protokol süresince kaç “koruyucu aile” bulmuştur? Bulunan bu ailelere, kaç çocuk teslim edilmiştir? Aileler tarikat üyesi midir? Ailelere teslim edilen çocukların yaş aralıklarına göre ve cinsiyetlerine göre dağılımı nedir? Koruyucu aile yanına verilen çocuklardan istismara uğradığı tespit edilen çocuk var mıdır?

    *Derneğin İstanbul’daki Tuzla Belediyesi’yle korunmaya muhtaç ve kimsesiz çocuklar için ‘yaşam merkezi’ açılması hakkında imzaladığı protokolle “Tuzla ilçe sınırlarındaki ailesini kaybetmiş, terk edilmiş, fiziki ya da manevi şiddete maruz kalmaktan ötürü devlet korumasına alınmış kimsesiz çocukların korunması, rehabilitasyonu, beceri ve yeteneklerinin geliştirilmesi, yetiştirilmesi eğitim ve mesleki olarak geleceklerinin desteklenmesi projesi” işletilmiştir. Bu projede görev alan kişiler kimlerdir? Mesleki formasyonları nedir? Dernek görevlisi ya da üyesi kaç kişi çocuklarla temasa geçmiştir? Proje kapsamında kaç çocuk, yaşam merkezlerine gönderilmiştir? Bu merkezlerde çocuklara dini eğitim verilmekte midir? Yaşam merkezlerinin adresleri nelerdir?

    *Mutlu Yuva Derneği’nin sorumluluğu altındaki çocuk evlerine yapılan denetimlerin tarihi nedir? Denetim bulguları nelerdir?

    *’Çocuk Koruma Hizmetleri Planlama ve Çocuk Bakım Kuruluşlarının Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğinin 35. Maddesi’nin 1. fıkrasında yer alan ‘Sosyal hizmetlere ilişkin faaliyetler devletin denetim ve gözetiminde sivil toplum kuruluşları ile halkın gönüllü katkı ve katılımı da sağlanarak bir bütünlük içinde yürütülür’ ifadelerine dayanarak Menzilciler ve Nurcular başta olmak üzere kaç tarikata teslim etmiştir? Söz konusu tarikatlarla ilişkili kaç kamu görevlisi bulunmaktadır? Tarikatların dernek ve vakıflarının yönetim kurullarında bulunan veya yönetici olan isimlerden kaçı AKP ile ilişkilidir?

    *Bakanlığın söz konusu yönetmeliğin 35. Maddesi’ne dayanarak protokol imzaladığı tarikat ve cemaatlere bağlı olmayan herhangi bir dernek vakıf ya da sivil toplum kuruluşu var mıdır?”

    PİRHA/ANKARA

     

  • CHP’li Karabıyık’tan çocukların tarikat kampına götürülmesine tepki

    CHP’li Karabıyık’tan çocukların tarikat kampına götürülmesine tepki

    PİRHA – Bursa Milletvekili Lale Karabıyık, İstanbul Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü sorumluluğundaki çocukların, Mutlu Yuva Derneği tarafından kampa götürülmesi konusunu gündeme getirdi. Karabıyık, “Bu yapıların devlete sızmadığı, devlet adına, devlete sızdırıldığı açıktır” diye belirtti. 

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Lale Karabıyık, İstanbul Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü sorumluluğundaki çocukların, başkanlığını AKP’li Muzaffer Gülyurt’un yaptığı Mutlu Yuva Derneği öncülüğünde tarikat kampına götürülmesini eleştirdi.

    Konuya dair yazılı basın açıklaması yapan Karabıyık, “Anayasamızın 41. Maddesi çocukların korunması ve bunun için gerekli tedbirleri alma görevini devlete vermektedir. 61. maddesi ise “korunmaya muhtaç çocukların topluma kazandırılması için” devletin her türlü tedbiri alacağını hüküm altına alır. 2828 Sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu’nun 4. Maddesi “Bu Kanun kapsamına giren sosyal hizmetlere ilişkin faaliyetler, Devletin denetim ve gözetiminde, sivil toplum kuruluşları ile halkın gönüllü katkı ve katılımı da sağlanarak bir bütünlük içinde yürütülür” demektedir” diye belirtti.

    “BU KURULUŞLARA NE KADAR KAMU KAYNAĞI AKTARILDI?”

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Karabıyık’ın yazılı basın açıklaması şöyle:

    “Görüldüğü üzere başta Anayasa ve kanunlar açısından çocukların korunmasında asli görev devlete aittir. Devlet, iş birliği yapacağı kuruluşlar için “kamu yararına” çalışıp çalışmadıklarını, tarikat, terör örgütü vb yapılarla ilişkili olup olmadıklarını özel olarak gözetir. Her dernek, vakıf vb oluşumlar sivil toplum kuruluşu kapsamında değerlendirilerek, devletin asli görevlerinin paydaşı yapılamaz.

    Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum (ÇEDES)” projesi kapsamında Milli Eğitim Bakanlığında gördüğümüz durumun aynısı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığında da görülmektedir. Bakanlık çeşitli protokollerle kendi görevlerini sözde sivil toplum kuruluşu denilen yapılara bırakmaktadır. Bunun en son örneği İstanbul Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü sorumluluğundaki çocukların, Mutlu Yuva Derneği’nin düzenlediği kampa götürülmesidir.

    Kamuoyuna yansıyan bilgilerden anlaşıldığı üzere, Mutlu Yuva Derneği’nin 3-11 Ağustos arasındaki organizasyonla ilgili programı sonlandırarak çocukları ailelerine teslim ettiği anlaşılmıştır. Ancak usulsüz gerçekleştirilen bu faaliyet için ilgili Bakanlığın bir soruşturma başlattığı ya da başlatacağı henüz kamuoyuna yansımamıştır.

    Son olay Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın anayasa ve yasaların kendisine verdiği ve devredilemez nitelikte asli görevlerini devleti zaaflı hale getirecek biçimde “paralel yapılara” bıraktığı gerçeğini bir kez daha ortaya koymaktadır. Bu kuruluşların hiçbirinin sonradan belirlenmiş gündemlerinin olmadığını, her birinin toplumsal yaşamın her alanına ilişkin gündemlerini teolojik ve kültürel programlarına uygun biçimde gerçekleştirdiklerinin iyi bilinmesi gerekir. Bu tür kuruluşların faaliyetlerini esas olarak devletin etrafından dolanma stratejisine uygun biçimde gerçekleştirdikleri, kriz durumlarında ise rüzgâra göre eğilme taktiğini uyguladıkları ülkemizden ve dünyadaki örneklerinden iyi bilinmektedir.

    Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının konuyla ilgili 02 Ağustos 2023 Çarşamba günü yaptığı yazılı açıklama yukarıda anlattıklarımızın tam olarak bir itirafıdır. Bu yapıların devlete sızmadığı, devlet adına, devlete sızdırıldığı açıktır.

    Bakanlığı, işbirliği protokolleri imzaladığı kuruluşları tek tek ve imzalanan protokollerle birlikte bu kuruluşlara ne kadar kamu kaynağı aktardığını, kamu imkânlarını kullandırdığını açıklamaya davet ediyorum.”

    PİRHA/ANKARA