Etiket: müzakereler

  • Rusya ve Ukrayna görüşmelerinin ilk günü sona erdi

    Rusya ve Ukrayna görüşmelerinin ilk günü sona erdi

    PİRHA- Rusya ve Ukrayna arasındaki müzakerelerden sonra açıklama yapan taraflardan Rusya Savunma Bakanlığı, Kiev ve Çernihiv’e yapılan operasyonların durdurulacağını söylerken, Ukrayna heyeti, BM Güvenlik Konseyi ülkelerinin garantör ülke olmasını istedi.

    Rusya ile Ukrayna arasındaki ateşkes müzakerelerinin ilk günü sona erdi. Dolmabahçe Sarayı’nda bir araya gelen iki ülke heyetlerinin toplantısı 4 saat sürdü.

    Toplantı sonrası açıklama yapan Ukrayna heyeti, Türkiye dahil birçok ülkeyi garantör olarak istediklerini belirtirken, Rusya ile anlaşmaların garantör ülkeler ile birlikte imzalanacağını aktardı. Rusya tarafı ise Ukrayna’nın önerilerinin Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e iletileceğini açıkladı.

    Rusya ve Ukrayna arasındaki görüşmelerde ele alınan başlıklar toprak bütünlüğü, tarafsızlık, Rusların hakları ve Ukrayna’nın Nazilerden arındırılması oldu.

    TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ KONUSU

    Donetsk ve Luhansk’tan oluşan Donbas bölgesindeki, Rusya destekli ayrılıkçılar iki yerde de bağımsız Cumhuriyet ilan etti, Rusya tanıdı. Moskova geçen hafta Donetsk’in yüzde 54’ünü, Luhansk’ın yüzde 93’ünü ele geçirdiğini ilan etti. Zelenski önceki gece Donbas’ta çözüm istediğini söyledi.

    UKRAYNA’NIN TARAFSIZ KALMASI KONUSU

    Ukrayna’nın tarafsızlığı, Rusya’nın taleplerinin başında geliyor. Moskova, savaş öncesi Ukrayna’nın hiçbir zaman NATO’ya üye olmayacağına dair yazılı güvence istiyordu. Rusya, saldırının amaçlarından birini de Ukrayna’nın silahsızlandırılması olarak ilan etti. Ukraynalı yetkililer, son bir ayda ülkenin NATO’ya üye olmayacağını dile getirdi. Zelenski de önceki gece tarafsızlık konusunda müzakereye hazır olduğunu ilan etti.

    UKRAYNA’DA YAŞAYAN RUSLARIN HAKLARI

    Rusya’nın doğusunda Rusça konuşan bir nüfus bulunuyor. Ukrayna 2019’da çıkardığı yasayla Ukrayna dilini zorunlu hale getirmişti. Memur, asker, doktor ve öğretmen olmak için Ukraynaca konuşmak gerekiyor. Ancak Rusça’nın statüsü Moskova’nın talepleri arasında bulunuyor.  Zelenski bu başlığın müzakerelerde konuşulduğunu açıkladı.

    AŞIRI SAĞCILARIN SİLAHSIZLANDIRILMASI

    Ruslar, ‘Azak Tugayı’ gibi aşırı sağcı grupların Rusça konuşan halka ‘soykırım’ yaptığını iddia ediyor. Ukrayna ise iddiaları kesin bir dille reddediyor. Rusların ‘Nazilerden arındırma’ şeklinde tanımladığı kavram kapsamında aşırı sağcıların silahsızlandırılması isteniyor. Rusya ayrıca Ukrayna’nın kendi ordusuna sahip olabileceğini ancak Batılı ülkelerin silahlarına ve üslerine ev sahipliği yapmamasını istiyor.

    “RUSYA İLE GÜVENLİK GARANTİLERİ KONUSUNDA ANLAŞMAK MÜMKÜN OLMADI”

    Ukraynalı müzakere heyeti görüşme sonrası yaptığı açıklamada şunları dile getirdi:

    “Türkiye dahil birçok ülkeyi garantör olarak istiyoruz. Rusya ile güvenlik garantileri konusunda anlaşmak mümkün olmadı. Tabi ki işin hukuki boyutunu başka bir arkadaşımız paylaşacak. Savaşı sona erdirmek için Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü ve geleceğini sağlamak için önemlidir. Bunlar Ukrayna’nın güvenliğini garanti edecek. Bunun NATO’nun 5. maddesine benzer olmasını istiyoruz.

    “NATO’YA GİRMEYECEĞİZ AMA AB’YE GİRMEMİZ ENGELLENEMEZ”

    Öncelikli olarak bir referandum gerçekleştirilmesi gerekecek. Vatandaşlar önce sesini duyuracak. Sonra garantör ülkelerin parlamentoda onaylanması gerekecek. Müzakereler sürerken askeri güç kullanılmaması konusunda da ayrı bir müzakere gerekecektir. Tabii ki burada tıkanık konular büyük ölçüde çözülmemiş görünüyor. Manipülasyonlara izin verilmemesi lazım. Sosyal medyada dezenformasyon görüyoruz. Bunun geçerli bir doküman olabilmesi için öncelikle anlaşmaya varılması gerekiyor. Çünkü Viyana Sözleşmesi’ne hepimiz tarafımız. Bunun gerçekleştirilebilmesi için de çeşitli mekanizmaların harekete geçirilmesi gerekecek. Olası bir anlaşma olursa, Rusya’ya bunu ileteceğiz. Anlaşma olursa garantör ülkeler tarafından imzalanacak.

    Garantör ülkeler bunu imzalayacak olursa Rusya ile yapılacak olan anlaşmada taraf olacaklar demektir. Bu durum işgal altındaki bölgelerde askeri güç kullanılmasını içermeyecek. NATO’ya girmeyeceğiz ama AB’ye girmemiz engellenemez.”

    “KİEV VE ÇERNİHİV’DE OPERASYON DURACAK”

    Rus heyeti tarafından yapılan açıklamada ise şunlar dile getirildi:

    “Dışişleri bakanları anlaşırsa liderler görüşebilir, dışişleri bakanları onaylanabilir. Ukrayna heyetinin taleplerini Putin’e ileteceğiz. Kiev ve Çernihiv’de operasyon duracak.”

    Müzakerelerde ilk gün tamamlanırken, görüşmelerin yarın devam etmesi bekleniyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • Gabriel: Erdoğan iç politikadaki çatışmalarının üstünü örtmek için bir düşman arıyor

    Gabriel: Erdoğan iç politikadaki çatışmalarının üstünü örtmek için bir düşman arıyor

    Yabancılaşmadan Erdoğan sorumlu diyen Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel, Türkiye’nin AB’ye üyelik müzakerelerinin ‘büyük ölçüde saçmalık’ olduğunu söyledi.

    Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel, Türkiye’de iki Alman vatandaşının daha gözaltına alınmasının ardından AB üyesi diğer ülkeleri Ankara üzerinde baskıyı artırmak için harekete geçirmek istediği mesajını verdi.

    Deutsche Welle Türkçe’nin haberine göre Türkiye’nin AB’ye üyelik müzakerelerini ‘büyük ölçüde saçmalık’ olarak niteleyen Gabriel, ancak Türkiye’yle müzakerelerin sona erdirilmesi taleplerine de katılmadığını belirtti.

    Gabriel, pazar günü Goslar kentinde yaptığı açıklamada Almanya’nın Türkiye’yle ilgili seyahat uyarılarını sertleştirdiğini ve mali yardımları azalttığını hatırlattı. Gabriel, “Diğer Avrupalı ülkelerin de aynısını yapmaları için onlarla konuşacağız” dedi.

    “YABANCILAŞMADAN ERDOĞAN SORUMLU”

    Gabriel, Türkiye ile Almanya arasında yaşanan yabancılaşmadan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı sorumlu tuttu.

    Erdoğan’la ilgili olarak Gabriel, “Türk vatandaşlarına Alman ve Avrupalıların kendilerini Türkiye’den uzaklaştırdığı izlenimini vermeye çalışıyor, ancak hakikatte Türkiye kendini Avrupa’dan korkunç bir hızda uzaklaştırıyor” dedi.

    Bakan Gabriel, “Erdoğan iç politikadaki çatışmalarının üstünü örtmek için dışarıda bir düşman arıyor. Nitekim bu düşman da biziz: Avrupa, özellikle de Almanlar” şeklinde konuştu.

  • AP, ‘Türkiye askıya alınsın’ raporunu kabul etti

    AP, ‘Türkiye askıya alınsın’ raporunu kabul etti

    Avrupa Parlamentosu, Türkiye’yle üyelik müzakerelerinin askıya alınması çağrısı yapan raporu kabul etti. Kararda, ’16 Nisan anayasa değişikliğinin mevcut haliyle yürürlüğe girmesi halinde’ müzakerelerinin ‘derhal ve resmen askıya alınması’ çağrısı yer alıyor.

    Avrupa Parlamentosu, Türkiye’yle AB arasındaki üyelik müzakerelerinin askıya alınması çağrısı yapan karar tasarısını kabul etti. AP’nin Türkiye raportörü Kati Piri tarafından hazırlanan karar tasarısı niteliğindeki rapor, 477 evet oyuyla kabul edildi.

    Raporda, ’16 Nisan anayasa değişikliği paketinin mevcut haliyle yürürlüğe girmesi halinde’Türkiye’yle üyelik müzakerelerinin ‘derhal ve resmen askıya alınması’ için AB’ye üye devletler ve Avrupa Komisyonu’na çağrıda bulunuluyor.

    NE ANLAMA GELİYOR?

    Parlamentonun kararı, üyelik müzakarelerini yürüten Brüksel açısından bağlayıcı değil. Yani üyelik müzakereleri şu an için askıya alınmayacak. Ancak Avrupa Parlamentosu’nun tavsiye niteliğindeki bu tür kararları, AB’ye üye devletlerin politikaları üzerinde etkili olabiliyor. Müzakerelerin askıya alınması için 28 üyenin oybirliği gerekiyor.

    AP Kasım 2016’da aldığı bir diğer kararda da üyelik müzakerelerinin ‘dondurulması’ çağrısında bulunmuştu.

    KARARIN İÇERİĞİNDE NELER VAR?

    -Kararda 15 Temmuz darbe girişimi ve Türkiye’de gerçekleşen terör eylemleri kınanmakla birlikte, hükümetin sorumluları hukuk devleti ve adil yargı hakkı çerçevesinde yargılama hak ve sorumluluğu olduğu vurgulanıyor.

    ‘TEMEL ÖZGÜRLÜKLER’ VURGUSU

    -Darbe girişimi sonrası ilan edilen OHAL kapsamında alınan önlemlerin temel özgürlüklerin korunması ve birçok vatandaş üzerinde “büyük çaplı, uzun vadeli, orantısız ve olumsuz etki yarattığı” görüşü not ediliyor.

    -Kararda, Türk vatandaşları için Schengen alanında vize serbestisinin Türkiye terörle mücadele yasalarında temel hak ve özgürlükleri güvence altına alıcı revizyona gitmediği sürece mümkün olamayacağını belirtiliyor.

    ‘NAZİ’ ELEŞTİRİSİ

    -Metinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bazı Avrupalı liderlere yönelik “Nazi” suçlamalarına da yer veriliyor. “Meşru olmayan bu tür ifadelerin devamının Türkiye’nin siyasi ortak olarak saygınlığını baltaladığı” ifade ediliyor. Türkiye’nin iç sorunlarının ihracının “önemli sayıda Türk kökenlinin yaşadığı AB üyesi toplumlar içindeki barışçıl birlikte yaşamı tehdit ettiği” dile getiriliyor.

    -Türk hükümetinden “kendi ihtiyaçları için AB ülkelerindeki Türk diasporasını sistematik biçimde seferber etmekten kaçınması da isteniyor.

    ‘ÇİFTE VATANDAŞLARA TAKİP’ KINANIYOR

    -Türk makamlarının “Türk diasporasına baskı yaptığına dair iddiaların” kaygıyla izlendiği belirtilip, “yurt dışında yaşayan çifte vatandaşların Türk makamları tarafından takibe alınması” kınanıyor. Kimi AB ülkelerinin OHAL sonrası sığınma talebinde bulunan Türk uyrukluların iltica dosyalarını hızlandırması “memnuniyet verici” olarak tanımlanıyor.

    -Raporda, AB terör örgütleri listesinde olduğu hatırlatılan PKK’nin “yeniden şiddete başvurması” kınanıyor. PKK’ye “silah bırakma” ve “taleplerini barışçıl ve yasal yollardan dile getirme” çağrısında bulunuluyor. Avrupa devletlerinin AB terör örgütleri listesindeki örgütlerin sembol ve işaretlerini yasaklayan yasal mevzuatı uygulamaları isteniyor. Buna karşılık, Kürt sorununa barışçıl çözümün “Türkiye’nin demokratik geleceği için gerekli” olduğu vurgulanıyor.