PİRHA-OHAL KHK’leriyle ihraç edilen emekçilerin yaşadığı sorunlar 9 yıl sonra hâlâ çözülmedi. 2016’da Silvan Belediyesi’nde müzik eğitmeni olarak görev yaparken ihraç edilen Serdar Baysal da bu mağduriyetleri yaşayan yüz binlerce insandan biri. Yaşadığı her şeyin ülkedeki savaş politikalarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Baysal, “Zaman zaman siyasal iktidar söylemlerini her ne kadar yumuşatsa da geçmişe dönük yapmış olduğu tahribatları telafi etme noktasında bir adım dahi atmıyor” diyerek tepki dile getirdi.
15 Temmuz darbe girişimi sonrası yürütülen çalışmalar kapsamında yüz bini aşkın kamu çalışanı ihraç edildi. Çalıştığı Silvan belediyesine kayyum atanması ile birlikte işine son verilen Müzisyen Koro Şefi Serdar Baysal, ‘Biz işimizden atıldık, belediye başkanlarımız ise cezaevine atıldı’ dedi.”
Tüm maaş bordrolarına ve imza sirkülerine rağmen belediyede çalışmadığına dair sahte raporlar hazırlandığını söyleyen Baysal,
“Bizim o belediyelerde çalışmadığımıza dair belgeler sundular ve tabii ki buna inanmak isteyen hâkimler, savcılar da buna onay verdiler.”
Baysal, sürecin yıllardır sürdüğünü belirterek şöyle devam ediyor:
“Bu süre içerisinde tazminatlarımız olmak üzere hiçbir hakkımız verilmedi. Yani düşünün hem mağdursun hem karşında seni yargılayacak adil bir sistem yok. Yani sen diyorsun bakın ben burada çalışmışım, maaş bordrolarım var ama çalışmadın gibi gösteriyorlar ve mahkeme sonuçları bizim aleyhimize işliyor.”
ÜLKEDE YAŞANAN TÜM OLUMSUZLUKLARIN NEDENİ SAVAŞ”
Baysal, tüm bu tabloyu ülkenin savaş politikalarına bağlıyor:
“Bizim gibi 180 bine yakın arkadaşın, yoldaşın bu konuda mağduriyetini biliyoruz. Şimdi zaman zaman iktidar söylemlerini yumuşatsa bile geçmişe dönük yapmış olduğu tahribatları telafi etme konusunda bir adım atmışlığı yoktur.”
Baysal, kendilerini sürekli açıklama yapmaya zorlayan bir sisteme tepki gösteriyor:
“Bizim bir suçumuz yok. Zaten olmuş olsaydı biz muhtemelen şu an ya cezaevinde ya da belki de yurt dışına kaçmış olurduk.”
İhraç sonrası gittiği Antalya’da da baskıların devam ettiğini söyleyen Baysal, yaşadığı olayı şöyle anlatıyor,
“Konyaaltında Kürtçe şarkı okuduğum için CİMER’e ihbar etmişler. CİMER’den valiliğe, valilikten belediyelere talimat verildiğini öğrendim. Sanki bir düşmanı pusuda beklermiş gibi yüzlerce zabıta, polis dahil olmak üzere baskı yaşıyoruz. Ben kendi ülkemde kendi dilimi konuşamıyorum.”
Sadece Antalya’da değil Türkiye’nin her yerinde benzer baskıların yaşandığını söyleyen Baysal, “Antalya’da yaşayanların yüzde 30’u Kürt ama koro olarak sahne alanların benim dışımda hiçbiri Kürtçe şarkı,türkü okumuyor. Sahneye çıkarken sanki milli bir davaya çıkıyormuşuz gibi ‘Niye İstiklal Marşı okutmadınız? Niye saygı duruşu yapmadınız?’ şeklinde tepki gösteriliyor” dedi.
“BU ÜLKEDE ÖZGÜRLÜK VARSA KÜRTLER BUNUN NERESİNDE?
Baysal, “özgürlük” söylemine dair sert bir soru yöneltiyor:
“Kürtler olarak ne kadar mağdur olduğumuzu söylememize gerek yok. Çünkü yaşıyoruz. Yani Kürtler bu ülkede kendi çocuğuna istediği ismi koyamamış ama halen bazı insanlar eşitlikten bahsediyor. Ben Kürt olduğum için okulda öğretmenden, askerde komutandan dayak yemişim. Artık biz bunları anlatırken gerçekten sıkıldık, yorulduk. Madem Kürtleri seviyorsanız, Kürtleri bağrınıza basıyorsanız, ‘Kürdistan doğumluyum, Kürdistanlıyım ben.’ Benim ülkemin ismini değiştirirken bana sordular mı?”
“Avrupa’nın birçok yerinde yöneticimiz var, valimiz var, vekillerimiz var bakanımız var. Belçika’nın başkanı neredeyse bir Dersimli kadın olacaktı. Birkaç oyla kaybetti. Yani istediğimiz yerde her şey olabiliyoruz ama biz kendi ülkemizde Kürt olamıyoruz.”
“BU ÜLKEDE HERKES MAĞDUR”
Cumhuriyet’in tekçi politikalarının tüm halkları mağdur ettiğini belirten Baysal şöyle diyor:
“Cumhuriyet kurulduğundan beri bu ülkede herkes mağdur. Yani sadece Kürtler değil. Laz’ın Çerkez’in dilini yasaklamışsın, Alevi’nin inancını yasaklamışsın.”
Şeyh Said’in yıllarca “terörist” olarak öğretildiğine dikkat çeken Baysal,
“Seyh Said’i terörist sınav sorusu olarak karşımıza çıkarttılar. Bu nasıl insanlık, bu nasıl bir vicdan?”
Baysal, barış sürecine dair de net bir mesaj veriyor:
“Bugün her kim barış için adım atıyorsa çok önemli çok anlamlıdır. Biz gerçekten demokrasi istiyoruz. Evrensel insan hakları çerçevesinde demokratik ve özgürlüklerin olduğu yerlerde insanlar var olan haklarıyla nasıl yaşıyorlarsa biz de öyle yaşamak istiyoruz.”
Baysal, konuşmasının sonunda ise çözümü şöyle özetliyor:
“İnsani bir çözüm, demokratik bir çözüm. Başka hiçbir şey değil. Siz iyi bir şey yapıyorsunuz, insanlığa ve tarihe not düşeceksiniz. Türkiye’de yaşayan bütün halklar adına gerçekten çok önem arz ediyor.”
PİRHA – Müzisyen Umut Gündüz, doğup büyüdüğü topraklar olan Varto’da, kendi ana dilinde vereceği konsere katılım çağrısı yaptı.
Ana dili Kürtçe’nin yanı sıra Türkçe müzik de yapan Umut Gündüz, 2 Ağustos’ta Varto Kültür Merkezinde konser verecek. Gündüz, söz konusu konser için heyecanlı olduklarını belirterek katılım çağrısı yaptı.
“DOĞUP BÜYÜDÜĞÜM TOPRAKLARDA İLK KONSERİMİ VERECEĞİM”
Yıllarca büyükşehirlerde konserler yaptığını belirten Gündüz, “Şimdi doğup büyüdüğüm topraklarda, Varto’da ilk konserimi vereceğim, çok heyecanlıyım. Burada sanat ve kültüre gerçek anlamda bir değer veriliyor. Biz de o sanat ve kültürle besleniyoruz. Buradaki dil ve kültür bizim için çok kıymetli” dedi.
“Söyleyeceğimiz eserler tamamen kendi ana dilimizde. Yapılacak olan festivaller insanların yeniden bir bakış açısı kazanması açısından çok önemli. Varto’nun kültürünü, dilini anlatabilecek çalışmalar yapılmalı. Biz ilk konserimizi yapacağız. Umarım diğer sanatçı dostlarımız da ileriki zamanlarda destek olurlar ve bu sayede Varto’nun kültürünü ve dilini yaşatırız. Oluşan bu yozlaşmaya karşı da bir kültür buluşması yaparak gelecek nesillere daha güzel şekilde aktaracağız. Tüm dostlarımızı 2 Ağustos’taki konserimize bekliyoruz.”
PİRHA-Müzisyen Yeşim Kantekin’in söz ve müzikleri kendisine ait olan ‘Kavuştuk Birbirimize’ adlı mini albümü çıktı.
Müzisyen Yeşim Kantekin, söz ve müzikleri kendisine ait olan ‘Kavuştuk Birbirimize’ adlı mini albüm çıkardı. Albümde ‘Ağaç Kökleri’, ‘Yaprak Oldum’, ‘Yaşıyorum Yine Ben’ isimli şarkılar yer alıyor.
Kantekin’in ‘Ev Yapımı İşler/Atölye Efekt’ adlı Youtube hesabından yayınlanan albümünde şu açıklamaya yer verildi:
“Doğanın kendisinden aldığım bilgiyle; yaşam ve ölüm arasındaki devinimlerin yeniden yaşama kavuşma hikayesini “Kavuştuk Birbirimize” ismini taşıyan mini bir albümle sizlerle paylaşıyor olmaktan çok mutluyum. Ağaçlardan aldığım şevk ile dile gelen bu şarkılar benim açımdan; ölümün, yeniden doğumun habercisi olduğunu düşündüğüm zamanlardı. Her an ölmekte olanın ve sürekli değişerek köklenip, yapraklanan ve yeniden doğanların; her şeye, herkese yeniden kavuşanların hikayesi. Umarım bu hikayeye sizler de dahil olursunuz ve bir yerlerde kavuşuruz. Ve bu şarkılarla kendi dansımızı ederiz.”
PİRHA- Müzisyen Emel Çiftçi Diyarbakır’da gözaltına alındı.
Diyarbakır’da tedavi için hastaneye giden Kürt müzisyen Emel Çiftçi, gözaltına alındı. Diyarbakır TEM Şube’ye götürülen Çiftçi’nin, Ankara merkezli soruşturmadan kaynaklı gözaltına alındığı öğrenildi.
PİRHA-Müzisyen Yeşim Kantekin’in söz ve müziği kendisine ait üçüncü teklisi olan ‘Yaşa’ müzik platformlarındaki yerini aldı.
Repertuarında halk müziğine ve farklı dillerden ezgilere yer veren Yeşim Kantekin’in, 2020 yılında yayınladığı “Elinde Kirez Dalı” isimli Bulgaristan halk ezgisinin ardından, söz ve müziği kendisine ait olan “Bir Kadınım” isimli ikinci teklisi Ev Yapımı İşler kanalında, yine söz ve müziği kendisine ait olan üçüncü teklisi “Yaşa” ise Nana Yapım etiketiyle bütün müzik platformlarında yayında.
“GÜNÜMÜZ DÜNYASINDA ŞEHİR BİZİ YUTUYOR”
Aynı zamanda Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Sekreteri de olan Kantekin, İstanbul’un yoğun kalabalıklığı içinde kendine ve diğer her şeye yabancılaşan kendinden yola çıkarak hayat verdiği “Yaşa” isimli şarkısı ile şehrin giderek büyüyen elektronik seslerine kulak verirken, şarkıyı şu ifadeler ile anlatıyor:
“Yaban hayvanları inmiyor artık sokaklarımıza…
Merkezine insanı alan kentlerin büyüyen sınırları içinde, giderek çoğalan; çoğaldıkça kendine ve diğerlerine yabancılaşan, silikleşen ve hatta yok olan insanlarına karışma isteği taşıyor “Yaşa” şarkısı. Kentler, insanları kucaklar, bir bakıma ana rahmi gibidir. Güvenli alan ve sıcaklık sağlar. Oysa değişen günümüz dünyasında şehir bizi yutuyor. Genişleyen sınırlar, çoğalan insanlar, makineleşen tutumlar…
Şarkıda geçen “Annemin sesi bir kabus gibi” dizesi hem gerçekten anneye hem de kentin kendisine atıfta bulunur. Kabusa dönüşen kentin seslerinden umut yeşertme niyeti olan “Yaşa” dilerim ışığa varır.”
Aranje, mix ve masteringini Behzad Mohseni’nin yaptığı şarkıya, Ali Tavakoli ney, Amir Hosein Khoshduz santur ve Behzad Mohseni electronic oud ile eşlik ediyor. Şarkının klip yönetmenliğini Ekrem Çanak üstlendi.
PİRHA-Müzisyen Zilan Tigris, Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesinin Ofis Semti’nde yıkılan 9 katlı Sözel Apartmanı’nın enkazında hayatını kaybetti.
Maraş merkezli iki depremin ardından Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesinin Ofis Semti’nde yıkılan 9 katlı Sözel Apartmanı’nın enkazından müzisyen Zilan Tigris’in cansız bedeni çıkarıldı.
Diyarbakırlı Ermeni sanatçı Zilan Tigris (Dilek Küçüker) farklı dillerde yaptığı müziğiyle tanınıyordu. Arama kurtarma çalışmalarının devam ettiği 7’nci günde çıkarılan Tigris’in cenazesi, bugün Yeniköy Mezarlığı’nda defnedilecek. Diyarbakır’da yıkılan binaların enkazında şimdiye kadar 298 kişi yaşamını yitirdi.
Müzisyen Onur Şener’in öldürülmesine ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame kabul edildi. İddianamede sanıkların, “Ağırlaştırılmış müebbet hapis” cezasına çarptırılmaları isteniyor.
Ankara’nın Çankaya ilçesindeki eğlence mekanında çıkan tartışmada, müzisyen Onur Şener’in, kırık cam bardakla boynundan yaralanarak öldürülmesine ilişkin 5 kişi hakkında hazırlanan iddianame kabul edildi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, 11 Kasım’da tamamlanan iddianame, Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi. İddianameyi kabul eden mahkeme, üç sanığın tutukluluk hallerinin devamına karar vererek, duruşma için 25 Ocak gününü belirledi.
İddianamede, birlikte hareket ettikleri ve acıma hissi duymadan bardak kırığıyla eylemi gerçekleştirdikleri belirtilen tutuklu sanıklar İlker K, Ali G, Semih S. ile tutuksuz sanıklar Jale E. ve Gözde G. “canavarca hisle kasten öldürmek” ile suçlandı. Sanıkların, “ağırlaştırılmış müebbet hapis” cezasına çarptırılmaları talep edildi.
NE OLMUŞTU?
Ankara Cumhuriyet Savcısı Şahin Kaplan’ın hazırladığı iddianameye göre, sanıklar İlker K, Ali G, Semih S, Jale E. ve Gözde G, olayın yaşandığı 2 Ekim’de Çayyolu Mutlukent Mahallesi’ndeki eğlence mekanına gitti.
Müzik programı saat 01.00’de biten Onur Şener, bir arkadaşının doğum günü nedeniyle yeniden sahneye gelerek orkestra ekibi olmadan şarkı söylemeye devam etti. Bu sırada İlker K, sahneye gelerek istek parçası nedeniyle Şener ile tartışmaya başladı. Eğlence merkezindeki diğer müşteriler, ikili arasında kavga çıkmasına engel oldu. Bunun üzerine İlker K. ve diğer şüpheliler bardaklarıyla dışarı çıktı. Bir süre sonra iş yerinden ayrılan Onur Şener’e sanıklar saldırmaya başladı. İlker K’nin elindeki bardakla Şener’in kafasına vurduktan sonra rastgele savurmaya devam ettiği, tanık ve diğer sanıkların beyanlarına yansıdı.
Adli Tıp Kurumu, Şener’in boyun bölgesindeki delici ve kesici alet yarası nedeniyle öldüğü raporunu verdi. Ayrıca Şener’in ölümüne neden olan cam kırığı üzerinde sanıklardan bazılarının doku izleri tespit edildi.
PİRHA- Mersin’de bir araya gelen müzisyenler, meslektaşları Onur Şener’in katledilmesini protesto etti. Müzisyenler adına konuşan Berkay Ağbay, sanatçıların müzik kutusu olmadığını belirterek, her sahne sonrası ölüm korkusu yaşadıklarını dile getirdi.
Ankara’nın Çankaya ilçesindeki bir eğlence mekânında sahneye çıkan müzisyen Onur Şener’in, karaoke yapmadan şarkı söylemediği gerekçesiyle öldürülmesini protesto eden müzisyenler Mersin Alanya Sokak’ta bir araya geldi.
Müzisyenler adına açıklama yapan Berkay Ağbay, Onur Şener’i şarkılarla anmak için bir araya geldiklerini ifade ederek, “Bizler müzik kutusu değiliz. Sevdiğimiz şarkıları insanlara duyurarak yaşamak istiyoruz. Her sahne sonrası ölüm korkusu yaşamak istemiyoruz. Sadece sanatımızı icra etmek istiyoruz. Çünkü sanatsız bir toplum bir hiçtir” dedi.
Açıklamanın ardından Onur Şener için şarkılar seslendirilirken, yurttaşlarda şarkılara eşlik etti.
PİRHA- Ankara’da bir eğlence mekanında istek parçayı bilmediği için 3 kişi tarafından katledilen müzisyen Onur Şener için toplanan Turizm, Eğlence ve Hizmet İşçileri Sendikası (TEHİS), şiddet olaylarında caydırıcı yaptırımlar uygulanması çağrısında bulunarak davaların takipçisi olacaklarını kaydetti.
Ankara’da bir eğlence mekanında istek parçayı bilmediği için 3 kişi tarafından katledilen müzisyen Onur Şener için İzmir’de açıklama gerçekleştirildi.
Turizm, Eğlence ve Hizmet İşçileri Sendikası (TEHİS) Ankara’da katledilen sanatçı Onur Şener için Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde basın açıklaması yaptı. “Hayatımız, emeğimiz, sanatımız değersiz değildir” pankartinin açıldığı açıklamada “Sermayeye değil muzisyene bütçe”, “Müzik, Jiyan,Azadi” ve “Emeğe, sanata, muzisyene özgürlük” dovizleri taşındı. Açıklamada sık sık “Onur Şener isyanımızdır”, “Faşizme karşı omuz omuza” ve “Müzik susmaz, susturamaz” sloganları atıldı.
“İKTİDAR, MÜZİSYENLERİ HEDEF HALİNE GETİRDİ”
Basın açıklamasını okuyan TEHİS üyesi Helin Randa, pandemiyle geçen 2 yılı aşkın sürede, eğlence yerlerindeki kapatmalar ve canlı müzik yasakları sonucu müzik emekçilerinin birçoğunun işsiz kaldığını aktardı. Kimi sanatçıların yıllarca çalışıp aldığı çalgılarını satmak zorunda kaldığını dile getiren Randa, “Bu da yetmezmiş gibi iktidar pandemi sürecinde yeterince yoksulluk çeken müzisyeni hedef haline getirdi. Kayıt dışı çalışma konusunda herhangi denetim ve kural getirmeye gerek duymayan devlet kurumları, müzik emekçilerini kendi kaderine terk etti. Bunun sonucunda değerli müzisyen dostumuz Onur Şener’i canice aramızdan kopardılar” dedi.
‘TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ’
Ölümlerin bahaneler altına gizlenerek işlendiğini vurgulayan Randa, “Bir yandan ekmek kavgası verirken diğer yandan hayatımızı nasıl güvence altına alırız kaygısı gütmek istemiyoruz. Barların, cafelerin denetim altında olması ve bizler için güvenli alanlar oluşturulmasını istiyoruz. Denetimlerin saat 1’de yapılan müzik yasaklarına değil bizleri güvence altına alacak kanunlar ile yapılmasını istiyoruz. Müzik emekçileri ölümlerle, intiharlarla, yoksullukla, ayrımcılık ve yasaklarla gündeme gelmeyi reddediyor. Müzisyenler seslerin, sözlerin, lisanların birbirine karıştığı, birbirinden güç aldığı ezgilerle gündemde olmak için mücadele ediyor. Ölmek değil güvenceli bir hayat istiyoruz. Zehra’nın da Onur’un da katledilen tüm müzisyen arkadaşlarımızın da davasının takipçisi olacağız” ifadelerini kullandı.
PİRHA- Bakırköy’de bir araya gelen müzisyenler, meslektaşları Onur Şener’in katledilmesini enstrümanlarını yere bırakarak protesto etti.
Ankara’nın Çankaya ilçesindeki bir eğlence mekânında sahneye çıkan müzisyen Onur Şener’in, karaoke yapmadan şarkı söylemediği gerekçesiyle öldürülmesini protesto eden müzisyenler İstanbul Bakırköy Meydanı’nda bir araya geldi.
Müzisyenler adına açıklama yapan İstanbul Müzik Sahne Sanatları Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Sekreteri Ayhan Ak, Şener’in öldürülmesine tepki gösterirken; şunları söyledi:
“Bir müzik emekçisi daha bir hiç yüzünden canından oldu. Eşi, çocukları, ailesi geride boynu bükük kaldı. Nedenine geldiğimizde kendisinden istenilen eserin repertuarında olmaması.
Yeryüzünde binlerce eser var. Bir sanatçı veya müzisyeninin bunların tamamını çalıp ya da okuyabilmesine imkan yoktur.
Caydırıcı yaptırımlar uygulanmasını talep ediyoruz. Bundan sonra evine ekmek götürmekten başka bir derdi olmayan başka bir müzik emekçisi daha canından olmasın. Katillerini nefretle kınıyoruz. Artık yeter diyoruz.”
NE OLMUŞTU?
Ankara’da sahneye çıktığı eğlence mekanının çıkışında öldürülen müzisyen Onur Şener’in katil zanlıları Ali Gündüz, Semih Soyalp ve İlker Karakaş çıkarıldıkları sulh ceza hakimliği tarafından “kasten adam öldürme” suçundan tutuklandı. Diğer iki şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı
PİRHA- Müzisyen, besteci, söz yazarının içinde olduğu 1134 kişi “Müzik Susturulamaz, Müzisyenler Susmaz” başlıklı ortak metne imza attı.
Son günlerde konser ve tiyatrolar ardı ardına iptal ediliyor. Son olarak Adana’da Amed Şehir Tiyatrosu’nun Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu’nda oynanması beklenen “Tartuffe” adlı Kürtçe oyunu Adana ve Mersin Valiliği tarafından yasaklandı.
Artan konser yasaklarına dair yüzlerce sanatçıdan tepki yükseldi. “Müzik Susturulamaz, Müzisyenler Susmaz” denilerek yapılan açıklamada, müzik üzerindeki baskıları, yasaklamaları kabul etmediklerini yetkililere ve kamuoyuna duyurmak üzere metni kaleme aldıkları belirtilerek, şunlar ifade edildi:
“Biz aşağıda imzası olan müzik yorumcusu, besteci, söz yazarı, aranjör, müzik yapımcısı, müzik yazarı, müzik teknisyeni, menajer ve hayatını müzik sektöründen kazanan tüm meslek gruplarından katılımcılar olarak, müzik üzerindeki baskıları, yasaklamaları kabul etmediğimizi yetkililere ve kamuoyuna duyurmak üzere aşağıdaki metni kaleme aldık. Beş gün gibi kısacık bir sürede ağırlıklı olarak müzisyenlerin katılımıyla 1130 imzaya ulaşan metnimiz, bundan sonra müzik sektörünün bütün bileşenlerinden gelecek imzalara da açık olacak. Ve gelen her yeni imzayı ekleyerek listemizi güncelleyeceğiz. Umarız, biz yeni imzalarla müzik dayanışmamızı güçlendirirken, yetkililer de yeni yasaklamalar ve baskılarla karşımıza çıkmaz.”
“Müzik Susturulamaz, Müzisyenler Susmaz” başlıklı açıklamaya şu ana kadar bin 134 isim imza atarken, imzanın açık olduğu bildirildi.
“Müzik Susmayacak” bildirisine imza atan isimler şunlar:
“Abdullah Ayav, Abdurrahim Budan, Adalet Öztürk, Adem Çiray, Adır Jan, Adil Görer, Adile Yadırgı, Adnan Girgin, Agit Işık, Agora Minör, Ahmet Eymen, Ahmet Güvenç, Ahmet Özdemir, Ahmet Telli, Ahmet Tirgil, Ahsen Ceylan, Ahu Zeynep Orman, AKAPUM, Akın Eldes, Alança Oskay, Alev Polat, Ali Akcan, Ali Altay, Ali Baran, Ali Basık, Ali Bilir (GRUP MUNZUR), Ali Büyüktürk, Ali Çağan, Ali Ekber Eren, Ali Ekber Kayış, Ali Ellek, Ali Fuat Aydın, Ali Geçimli, Ali Güneş, Ali Haydar Can, Ali Haydar Timisi, Ali İhsan Doğan, Ali Karacaer, Ali Karakuş, Ali Nafile, Ali Papur, Ali Rıza Aksoy, Ali Sinan Çulhaoğlu, Ali Tekbaş, Ali Yeşildağ, Alican Çakır, Alican Toprak, Alpay Sürgüt, Alpay Şalt, Alper Bakıner (LuXuS), Alper Fidaner, Alper Yılmaz, Apostolos Sideris, Ararat, Arıkan Sırakaya, Ari Barokas (Duman), Ari Hergel, Arif Erendemir, Arif Öz, Arif Sağ, Armağan Uludağ, ARMANC, Arzu Bursa, Aslan Kığılı, Aslı Akıncı, Aslı Demirer, ASTARE, Asuman Durşen, Asuman Koç, Aşır Özek, Aşina Yenyıl, Ataol Behramoğlu, Atilla Taş, Avni Sağlam, Ayaz Çavuşoğlu, Aybüke Albere, Aydın Çıracıoğlu, Aydın Güler, Aydın Karabulut, Aydın Vural, Aydın Yağan, Ayfer Düzdaş, Aygül Erce, Ayhan Ak, Ayhan Danyeli, Ayhan Doğan, Ayhan Orhuntaş, Aykut Gürel, Ayla Yılmaz, Aylin Aslım, Aynur Doğan, Aynur Erel, Aynur Soydan Erdemir, Aysun Ercan, Aysun Sökmen, Aysun Timurcan ve Grup Dost Yürek, Ayşe Saran, Ayşe Tütüncü, Ayşenur Kolivar, Aytaç Gökdağ (Müzik Köyü Fethiye), Ayten Ceylan, Azad Aytaş, Azad Yılmaz, Bade Nosa, Baha Boduroğlu, Bahar Çalışkan, Banu Kırbağ, Baran Aytaç, Baran Bozyel, Baran Çelebi, Baran Deniz, Baran Ertaş, Baran Temiz, Barış Atay, Barış Güvenenler, Barış Yerli (GRADO), Barış Yıldırım, Başak İdil Özen, Batu Kurnaz, Batu Mutlugil (DUMAN), Bektaş Eroğlu, Belkıs Akkale, Berfin Aktay, Bergüzar Erdoğan, Berivan Canpolat, Berrin Sulari, Besime Arı, Beyhan Aksoy, BÎDAR, Bilal Karaman, Bilge Günaydın, Bilge Susar, Bilgen Bengü, Binali İlgün, Birdal Aktaş, Birol Ağırbaş, Birol Topaloğlu, Bora Erdoğan, Bora Gencer, Bora Öztoprak, BRADER, Buğra Ömer Ortakçı, Buket Şimşek (GRUP MUNZUR), Burcu Akgün, Burcu Sarak, Burcu Sevsay, Burcu Tatlıses, Burcu Yankın, Burcu Yeşilbaş Taşdemir, Burhan Deniz, Burhan Hasdemir (CÜMBÜŞ CEMAAT), Burhan Şeşen (GÜNDOĞARKEN), Burhan Yıldız, Bülent Genç, Bülent Ortaçgil, Bülent Urgan, Cafer Arat, Cahit Berkay, Cahit Ece, Can Ali Türkmen, Can Göktürk, Can Kaya, Can Kazaz, Can Tan, Can Tanrıseven, Canan Anderson, Canan Özden Duran, Canan Sağar, Canay Doğan, Caner Babaoğlu, Caner Gülsüm, Cansın Angı, Cansu Nihal Akarsu, Cejna Saruhan, Cem Akgün, Cem Doğan, Cem Erdost İleri, Cem Gürel, Cem Köklükaya (CÜMBÜŞ CEMAAT), Cem Türkmenoğlu, Cem Yıldız, Cem Yılmaz (Yapımcı), Cemal Tunka, Cemil Güngören (GRUP MUNZUR), Cemil Koçgiri, Cemil Öndün, Cemil Sağyaşar, Cengâver Gülüm, Cengiz Acat, Cengiz Baltepe, Cengiz Baran, Cengiz Özkan, Cenk Arslanbuğa, Cenk Bonfil, Cenk Erdoğan, Cenk Eren, Cenk Güngör, Cenk Güray, Cenk Kaptan, Cenk Soyak, Cenk Şener, Ceren Aksan Mumcu, Ceren Gündoğdu, Ceren Temel, Cevahir Canpolat, Cevat Ertem, Cevdet Bağca, Ceyda Köybaşıoğlu, Ceyda Pirali, Ceylan Ertem, Cihad Yıldız, Cihan Barış Erdoğan (Grup Munzur), Cihan Bildirici, Cihan Çeken, Cihan Çelik, Cihan Dökmez, Cihan Terlan, Cihan Yaman, Ciwan Haco, Coşkun Demir, Coşkun Koyuncu, Cumhur Ersöz, Çağatay Çoker, Çağdaş Boztepe (KOMİK GÜNLER), Çağdaş Engin (KOMİK GÜNLER), Çağıl Kaya, Çağrı Çetinsel, Çağrı Çeviker, Çiğdem Yıldız, Dadal Zülfikar, Dalape Nena, Dede Murat Öztürk, Delil Dilanar, Demet Sağıroğlu, Deniz Arcak, Deniz Arslanbaş, Deniz Bayrak, Deniz Güngören, Deniz Kâhya, Deniz Koloğlu, Deniz Perhan, Deniz Taşar, Deniz Tekin, Dertli Divanî, Derviş Toprak, Derya Köroğlu (YENİ TÜRKÜ), Derya Petek, Devrim Bozkurt, Devrim Canen, Devrim Çelik, Devrim Demir (Besteci), Devrim Kavalli, Devrim Özlük, Devrim Zal, Dick Darlington, Didem Çetinkaya, Dil Tengî, Dila Bahar, Dilan Top, Dilara Sakpınar (Lara Di Lara), Diler Özer, Dilhan Şeşen, Diljen Ronî, Dilşad Göktepe, Diren İnaç, Doğan Canku, Doğan Çakmak, Doğan Çelik, Doğan Yılmaz, Doğu Kılıç, Doğucan Yaşar, Doğuş Budak, Dr. Ahmet Kaya, Duygu Demir, Ebru Çiçek, Ebru Selvikavak, Ebru Söylemez, Ece Şermet, Eda Baba, Edip Akbayram, Ediz Hafızoğlu, Efe Demiral, Ege, Ege Cengiz, Egemen Yontar, Ekim Yoloğlu, Ekin Bilgin, Ekin Vural, Eksik Gitar, Elif Çıraklar, Elif Dikeç, Elis Dubaz, Elvan San, Emin İgüs, Emine Öztepe, Emir Can İğrek, Emrah Doğrul, Emrah Karaca, Emrah Özdamar, Emrah Şenol, Emrah Yavuz, Emre Güney, Emre Kaya, Emre Merey, Emre Sercan İke, Emre Umurbilir, Ender Ersan, Ender Sayıner, Enes Esgin, Engin Aydın, Engin Cengiz, Engin Evin, Engin Gencer, Enver Muhamedi, Ercan Aydın, Ercan Düz, Ercan Gökhan Çağıran, Ercan Kan, Ercan Özaksoy, Ercan Tanrıverdi, Ercüment Gürçay, Erdal Altun, Erdal Bayrakoğlu, Erdal Beyazgül, Erdal Erzincan, Erdal Güney, Erdal Özege, Erdal Yapıcı, Erdal Yılmaz, Erdem Akın, Erdem Özkan, Erdem Sökmen, Erdem Sudabay, Erdoğan Çördük, Erdoğan Emir, Erdoğan Şimşek, Eren Aykanat, Eren Çetin, Eren Noyan, Eren Okur, Ergün Zengin, Ergüven Başaran, Erhan Erdener, Erhan Toprak, Erkan Akalın, Erkan Aksoy, Erkan Güneş, Erkan Gürer, Erkan Kenç, Erkan Oğur, Erkan Yavuzer, Erkin Hadimoğlu (YENİ TÜRKÜ), Erol Berxwedan, Erol Mutlu, Erol Özgür, Ersan Güzel, Ersin Ergün Keleş, Ertan Budak, Ertan Keser, Ertan Sezer, Ertan Tekin, Esma Ertel (BABA ZULA), Esra Kayıkçı, Esra Öztürk, Esra Turan, Evren Taş, Evrim Hikmet Öğüt, Eylem Aktaş, Eylem Erdoğan, Eylem Güler, Eylül Ergül, Eyüp Budak, Eyüp Yıldız, Ezgi Aktan, Ezgi Alaş, Ezgi Dilan Balcı, Ezgi Yelen, EZGİNİN GÜNLÜĞÜ, F. Ö.K., Faik Ateş, Faruk Değirmenci, Faruk Demir, Fatih Ahıskalı, Fatih Gezer, Fatih Özakoğlu, Fatih Veli Ölmez, Fedai Tayyar, Fehmiye Çelik, Ferhan Şentürk, Ferhat Can Özkan, Feridun Düzağaç, Ferit Şeker, Feryal Öney, Fethi Demirtaş, Fethi Yıldırım, Fırat Alkış (MİRAZ), Fırat Başkale, Fırat Can Kalyon, Fikri Kutlay, Fikriye Kılınç, Filiz Göze, Filiz Öztimur, FLÖRT, Fotini Kokkala, Fuat Alkış, Fuat Daşlı, Fuat Saka, Fuat Talay, Funda Sevilay Ünal, Funda Sezer, Gamze Akkuş İlgezdi, Gamze Ayata, Gamze Mimaroğlu, Geniş Merdiven Orkestrası, Gökçe Coşkun, Gökçe Gürçay (MOZAİK), Gökçen Kaynatan, Gökhan Ataman, Gökhan Birben, Gökhan Ekinci, Gökhan Kızgın, Gökhan Korkmaz, Gökhan Özoğuz (ATHENA), Gökhan Şeşen (GÜNDOĞARKEN), Gökhan Toker, Gökhan Tümkaya, Göksel Elbüken, Göksün Doğan, GÖLGEDEKİLER, Görkem Karabudak, Gözde Öney, Gözel Radyo, Grup ABDAL, Grup İDİGNA, Grup MUNZUR, Grup YELDEĞİRMENİ, GRUP YORUM, Grup ZEMHERİ, Gule Mayera, Gurbet Üzgün Demiral, Gül Gür, Gülay Sezer, Gülbahar Kavcu, Gülbahar Uluer, Gülcan Kızılkurt, Gülcihan Koç, Güler Gültekin, Gülfer Kerenci, Gülin Kılıçay, Gülseren Kılıç, Gülseven Medar, Gültekin Tetik, Gülten Benli, Gülten Kaya, Gündüz Ercandoğdu, Güneş Demir, Güneş Özgeç, Güney Dikme, Gür Akad, Güray Yıldırım, Gürkan Baltacılar, Gürkan Özkan, Gürkan Özmen, Gürsel Dayan, Gürsoy Tanç, Güven Çetin, Güvenç Dağüstün, Güzel Sevinç, Hakan Arınç, Hakan Gürbüz (CÜMBÜŞ CEMAAT), Hakan Kamalı, Hakan Kılıçoğlu, Hakan Kiltepe, Hakan Öz, Hakan Özoğuz (ATHENA), Hakan Şahin, Hakan Şensoy, Haldun Karabudak, Halil Yıldız, Halkların Köprüsü Korosu, Haluk Akay, Haluk Çakır, Haluk Çetin, Haluk Polat, Hami Barutçu, Handan Aksoy, Hande Yener, Harun Elkî, Hasan Yıldırım, Hasan Ali Sezer, Hasan Aran, Hasan Balank, Hasan Sağlam, Hasan Tercan, Haydar Çınar, Haydar Doğan, Haydar Selçuk, Hayrani Kami, Heja Netırk, Helin Erenler, Hemo, Hidir Savluk, Hikmet Akçiçek (VOVA), Hilal Nesin, Hilmi Nar, Hilmi Yarayıcı, Hivda Gökel, Hivron, Hurşit Yenigün, Hüseyin Alpaslan, Hüseyin Aydın, Hüseyin Kurtulmaz, Hüseyin Turan, Hüseyin Yeğin, Hüseyin Yıldız, Hüsnü Arkan, Işık Berfin Özsoy, İberya Özkan, İbrahim Karaca, İbrahim Rojhilat, İdil Meşe, İhsan Güvercin, İkbal Kaynar, İklim Tamkan, İkrami Özturan, İlayda Erol, İldeniz Çetin, İlhan Şeşen, İlkay Akkaya, İlkay Nerat, İlke Kızmaz, İlkin Deniz, İlknur Yakupoğlu, İlyas Arzu, İlyas Şimşek Kulcan, İnan Aran, İnan Söker, İnan Tat, İnanç Alankuş, İnci Engin, İpek Dinç, İrem Bekter, İrfan Alış, İrfan Yalcintepe, İrşad Aydın, İsmail Atalan Bengi, İsmail Gezginci, İsmail İlknur, İsmail Özen, İsmail Ural, İsmail Yurtaşan, İzel Susam, Jehan Barbur, Jehat Hekimoğlu, Jiyan Savcı, Jülide Canca Eke, Kaan Akay, Kaan Bıyıkoğlu, Kaan Oğuz, Kaan Tangöze (DUMAN), Kaan Yanartaş, Kadir Cava, Kadir Çat, Kadir Demir, Kadir Demirel, Kadir Şeker, Kadir Tapucu, Kadri Karagöz, Kadri Songün, Kafaya Islak Çifte, Kağan Yıldız, Kalben, Kardelen Pınar Ömer, Karma Whiff, Kartal Kaan, Kasım Taşdoğan, Kemal Baltepe, Kemal Begtaş, Kemal Kahraman, Kemal Kuzey, Kemal Küçükbakkal, Kemal Onur Tuzlacı, Kemal Sahir Gürel, Kenan Dalgıç, Kenan Gence, Kenan Yaşar, Kerem Can Aslan, Kerem Demirtaş, Kerem Görsev, Kerem Hasret Yeşilyurt, Kerem Kekeç, Kerem Sevinç, Kerem Türkaydın, Kerem Ulaş Dönmez, Kıvanç Altuğ, Kıymet Şimşek, KOMA SÎYABEND, Koray El, Koray Hatipoğlu, Koray Özer, Korhan Özyıldız, Kurtça Geçer, Kurtuluş Doğru, Kutlu Özmakinacı, Kutsal Evcimen, Lale Koçgün, Levent Akman (BABA ZULA), Levent Bursalı, Levent Canen, Levent Güneş, Leyla Artay, Leyla Diana Gücük, Lobna Allami, Lokman Kurucu, M. Sait Altun, Mahfuz Kızıl, Mahmut Çınar, Mahsum Kömürcu, MAVİ, Maviş Güneşer, Mazlum Çimen, Mazlum Gültekin, Mehmet Akba, Mehmet Akkaya, Mehmet Ali Edis, Mehmet Bekalp, Mehmet Ekici, Mehmet Gümüş, Mehmet Güzel, Mehmet Hayri Bilgen, Mehmet Kara, Mehmet Kazım S¸avklıyıldız, Mehmet Mehmet Karadağ, Mehmet Özen, Mehmet Özer, Mehmet Sağlam, Mehmet Sahip Ak, Mehmet Şen, Mehmet Taygun, Mehmet Teoman, Mehmet Yöntem, Mehpare Malgil, Mehtap Meral, Melek Mosso, Melike Demirağ, Melike Şahin, Melis Güven, Melis Karaduman, Melis Sökmen, Melisa Karakurt, Menduh Kurtboğan, Meral Coşkun, Mercan Erzincan, Merih Aşkın, Mert Ağırlar, Mert Baydeniz, Mert Sever, Mertcan Bilgin, Mertcan Tekin, Mertol Şalt, Merve Çalkan, Mêrxas Viyan (KOMA PEL), Mete Çelik, Metin Kahraman, Metin Karataş, Metin Şaşmaz, Metin Yılmaz, Mikail Aslan, Mikail Değirmenci, Mikail Yakut, Mine Yıldırım, MOR VE ÖTESİ, Muammer Ketencoğlu, Muhammed Mert Yorulmaz, Muharrem Temiz, Murat Aksak, Murat Arkan, Murat Aşer, Murat Beşer, Murat Çakır, Murat Çopur, Murat Ertel (BABA ZULA), Murat Güngör, Murat Karaçay, Murat Kaya, Murat Keser, Murat Kınay, Murat Küçükarslan, Murat Mengirkaon, Murat Meriç, Murat Serhaşi Toktaş (SİYA SİYABEND), Murat Vural, Murat Yapıştıran, Murat Yenyıl, Musa Baki, Musa Can Birben, Musa Eroğlu, Mustafa Güler, Mustafa Kemal Emirel, Mustafa Kemal Özkul, Mustafa Özarslan, Mustafa Süha Esgin, Mustafa Yiğit, Muzaffer Batuhan Koç, Muzaffer Gezer, Muzaffer Şahin, Mübin Dünen, Müfide İnselel, Müge Çakarlı, Müge Terlan, Mürşide Şimşek, Müslüm Eke, Müslüm Kızıl, Nadir Göktürk, Nadir Kaya, Nağme Yarkın, Naim Dilmener, Nazlı Toprak, Nedim Ruacan, Nejat Yavaşoğulları, Neslihan Solmaz, Neva Pangea, Nevzat Çelik, Nevzat Karakış, Nihad Jemsher, Nihat Balka (Nuhat Koroya Hevdeng), Nihat Behram, Nihat Işıklar, Nikki Wild (DJ), Nil İpek Hülagü, Nilgün Öneş, Nilüfer Sarıtaş, Nilüfer Sezer, Nilüfer Verdi, Niyazi Albay (KEŞMEKEŞ), Niyazi Koyuncu, Noksan, Nuray Erdem Tanrıverdi, Nurdan İpek, Nurettin Güleç, Nurettin İlhan, Nurgül Çomak, Nurgül Ersoy, Nursaç Doğanışık, Nurşay Aykut, Oguz Aksaç, Ogün Sanlısoy, Oğulcan Sönmez, Okan Arduç, Okan Erbaş (GRUP MUNZUR), Okan Karababa, Okan Kaya, Oktay Bilge, Oktay Kahraman, Olcay Bayır, Olcayto Art, Onok Bozkurt, Onur Akın, Onur Aydemir, Onur Can Çelik, Onur Dakak, Onur Olgun, Onur Tatı, Onur Toparlak, Onur Yamaç, Orçun Sünear, Orhan Akın, Orhan Bayram (Nar-ı Güman), Orhan Deniz, Orhan Mecit, Orhun Akar, Osman Enfiyecizade, Ozan Çoban, Ozan Erkan, Ozan Horoz, Ozan Murat, Ozan Poyraz, Ozan Serdar, Ozan Yağan, Ömer Albayrak, Ömer Baki Özümerzifon, Ömer Erciyes, Ömer Özgeç, Ömer Taşkın, Ömer Yardımcı, Ömür Ersoy, Ömür Göksel, Önder Almargun, Önder Bali, Önder Focan, Önder Özdemir, Övünç Aslan, Öykü Aras, Özcan Şenver, Özge Ç. Denizci, Özge Ertal, Özge Eyüboğlu, Özge Fışkın, Özge Pınar, Özge Sarıkurt, Özge Ürer, Özgür Akdemir, Özgür Atasoy, Özgür Kement, Özgür Kıyat, Özgür Kutay, Özgür Özdemir, Özgür Salur, Özgür Uludağ, Özgür Umut Üçer, Özgür Yalçın, Özgür Yılmaz, Özlem Ağrı, Özlem Can Uğursal, Özlem Gerçek, Özlem İlgen, Özlem Oktar, Öznur Turan Şeker, Papatya Ekiz, PEK (İpek Ural), Perit Jan Aydemir, Pervin Doğan, Pınar Aydınlar, Pirsu Kesici, Praksis, Raber Diler, Ramazan Açıkgöz, Ramazan Akdemir, Ramazan Tilbaç, Raşit Pekmezci, Recai Kaptan, Red Abazinians, REDD, Rehim Gülmez, Renan Bilek, Reşat Öden, Rewşan, Rezzan Bilgin, Rıza Koyupınar, Rojin, Ruhi Su Dostlar Korosu, Ruşen Acet, Rüçhan Çamay, Rümeysa Çamlıbel, Saadet Özdemir, Sabahattin Sel, Sabır Erdinç, Sait Bakşi, Saki Çimen, Sakina Teyna, Salih Dinçel, Salih Dindoruk, Salim Hergün, Salim Zaimoğlu, Salman Sobe, Samet Karadeniz, Sami Büyükçınar, Saniye Yılmaz, Sara Ertaş, Sare Sera, Sarper Semiz, Saruhan Erim (MOZAİK), SATTAS, Savaş Ateşoğlu, Savaş Ateşoğlu (GRADO), Savaş Yakupoğlu, Saygın Yeltan, Sebahat Dilaver, Sebla Pekcan, Seçil Soylu, Seda Erciyes, Sedat Şabettin Tarhan, Selahattin Kürüm, Selçuk Balcı, Selçuk Beltan, Selda Öztürk, Selen Gülün, Selen Kesova, Selim Hergün, Selin Baycan, Selin Sümbültepe, Selman Karabul, Sema Moritz, Semiha Beyaztaş, Senar Ok, Senem Demircioğlu, Senem Diyici, Sera Cengiz, Serap Yağız, Serap Yenici, Serdal Dağ, Serdar Avcıoğlu, Serdar Baba, Serdar Doğan, Serdar Keskin, Serhad Raşa, Serhan Bülbül, Serhan Kelleözü, Serhan Lokman, Serhat Ayebe, Serhat Ersöz, Serhat Subaşı, Serkan Erken, Serkan Fidan, Serkan Göl, Serkan Sığın, Serkan Tosun (The Smoking Kills Company), Serkan Uzunoğlu, Sertaç Şanlı, Servet Güven, Servet Kocakaya, Sevil Becer, Sevil Esen, Sevim Eren, Sevin Okyay, Sevinç Çelikten, Seyda Perinçek, Seyidxan, Seyit Ahmet Durak, Seyithan Kızıl, Sezai Sarıoğlu, Sıla Gerbağa, Sibel Altan, Sibel Demir, Sibel Köse, Silver Kesici, Simge Pınar, Sinan Erkoç, Sinan Gökçe, Sinan Güngör, Sinan Sakızlı, Siyabend Arslan, Sokak Orkestrası, Sokak Sanatçıları Derneği, Solmaz Nerat, Soner Olgun, Soner Soyer, Songül Bulur, Songül Özdemir, Stêra Müzik Topluluğu, Su İdil, Suat Ekin, Suat Kaya, Suat Koçak, Suat Polat, Suavi, Suleyman Çarnewa, Suna Alan, Süreyya Akay, Süvari Öztürk, Şafak Bozacıoğlu, Şafak Yeşilli, Şahin Çokbilir, Şahin Yişin, Şahsenem, Şebnem Aslan, Şebnem Budak (N R-I GÜRMAN), Şebnem Sönmez, Şenay Lambaoğlu, Şener Cicili, Şener Yıldız, Şervan Zilan, Şerwan Hameran, Şêrzad, Şevket Akıncı, Şeyhmus Sevenoğlu, Şivan Perwer, Şiyar Ayaz, Şoreş, Şükrü Erbaş, Tacettin Ocak, Tacım Demirkaya, Tahir Ayne, Tahir Demir, Taner Akyol, Taner Öngür, Taner Özdemir, Taner Tanrıverdi, Taner Yücel, Tanju Arıkan, Tarık Aslan, Tarık Karakoç, Tarık Kavut, Tarık Sezer, Taylan Koçkaya, Taylan Özgür Ölmez, Tekin Turan, Tersname, Tevfik Fikret Tufan, Timuçin Gürer (MOZAİK & KEKEÇA), Tolga Akdoğan (ADAMLAR), Tolga Aksoy (KOMİK GÜNLER), Tolga Atkın (KORİDOR), Tolga Kaya, Tolga Sağ, Tolgahan Çoğulu, Toprak Güzelcan, Tufan Bayram, Tuğçe Şenoğul, Tuğrul Keskin, Tuhan Ünal Çakır, Tuna Kiremitçi, Tuncay Seza Ak, Tuncer Duman, Tuncer Gümüş (GRUP MUNZUR), Tunçel Gülsoy, Turabi Yıldırım, Tural Aslan, Turan Çeliker, Turan Parlak, Turgay Güzelcan, Turgay Polat, Turgut Alp Bekoğlu, Turgut Kaçan, Turgut Özlemez, Turhan Oğuzhan Atay, Tülay Şahin, Tünay Bozyiğit, Udi Yervant, Ufuk Benli, Ufuk Beydemir, Ufuk Coşkun, Ufuk Lüker, Uğur Akdora, Uğur Besim Bolat, Uğurcan Kesici, Ulaş Akyol, Ulaş Keskin, Umay Umay, Umut Özensoy, Umut Altınçağ, Umut Berberoğlu, Umut Bulut, Umut Gündüz, Umut Kahraman, Umut Kılıç, Umut Yenilmez, Ülker Sarı, Ülkü Aybala Sunat, Ülkü Eyupoğulları, Ümit Dindoruk, Ümit Öylü, Ümit Şevki Somyürek, Ümit Taşıyan, Ümran Serhan, Üner Demir, Vahap Arayıcı, Vahap Ayhan, Vartkes Keşiş, Vecdi Yücalan (OBJEKTİF), Vedat Aldemir, Vedat Güler, Vedat Gündoğdu, Vedat İçen, Vedat Sakman, Vedat Vural, Vedat Yıldırım, Vehbi Karabacak, Velit Aydın (ZANAX), Veys Çolak, Veysel Ciwan, Veysi Tekin, Volkan Şahin, Volkan Yagan, Yağız Polat, Yalçın Dönmez, Yankı Tan, Yaprak Melike Uyar, Yaren Eren Budak, Yasak Helva, Yasemin Göksu, Yasemin Özler, Yasemin Uludoğan, Yasin Balmuk, Yasin Bulun, Yasin Dindar, Yasin Yiğit, Yaşar Aydın, Yaşar Günaçgün, Yaşar Kabaosmanoğlu, Yaşar Kadir Baş, Yaşar Kurt, Yavuz Top, Yavuz Yaprak, Yekbun Sincar, Yelda Altunal, Yelda Emek, Yelda Karataş, Yeliz, Yeliz Güzel, Yeliz İlter, Yeşim Kantekin, Yeşim Salkım, Yetkiner Ünal, Yıldırım Yalçınkaya, Yılmaz Çelik, Yılmaz Karaarslan, Yılmaz Koç, Yılmaz Odabaşı, Yılmaz Sütçü, Yiğit Avcı, Yiğit Karakaya, Yiğit Özatalay, Yiğit Şen, Yol’a Düş, Yoldaşça Türküler, Yurdal Çağlar, Yusuf Asan, Yusuf Deniz, Yusuf Gül, Yusuf Karapınar, Yusuf Kenan Bilici, Yüksel Arslan, Yüksel Aydoğan, Yüksel Somyürek, Zafer Aslan, Zafer Başaran, Zafer Baykal, Zafer Güler, Zafer Olcay, Zafer Özkan, Zafer Taşdan, Zehra Er, Zekiye Öner, Zelal Gökçe, Zeynel Lüle, Zeynep Casalini, Zeynep Karababa, Zeynep Kılıç, Zhandos Yestay (EZGİNİN GÜNLÜĞÜ), Zuhal Focan, Zuhal Olcay, Zülfü Beyhan, Zülfü Livaneli…”
Aydın’ın Efeler ilçesindeki Newroz kutlamasında sahneye çıkan 7 sanatçı gözaltına alındı.
Aydın Efeler ilçesinde dün binlerce yurttaşın katılımıyla gerçekleşen Newroz’da şarkı söyleyen sanatçılar, kutlamanın hemen ardından gözaltına alındı. Sanatçılar Veysel Ciwan ve Serhat Kural’ın yanı sıra orkestrada görev yapan 5 kişi daha gözaltına alındı. Etkinlik sonrası yaşadıkları illere dönmek için gittikleri otogar ve havalimanında gözaltına alınan sanatçılara gerekçe olarak kutlamalarda söyledikleri şarkılar sunuldu. Gözaltına alınan 7 kişi Aydın İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Sanatçıların bugün ifadesi alınması bekleniyor.
PİRHA-Görülmüştür Kollektifi, Wernicke Korsakofflular ile Eski Mahpuslarla Dayanışma Ağı’nın çağrısıyla bir araya gelen yazar, şair, sanatçı ve insan hakları savunucuları, cezaevlerindeki yazar, şair, ressam, müzisyen, karikatürist ve gazetecilere yeni yıl kartı yolladı.
Türkiye’deki cezaevi sayısı giderek artarken, tutuklu ve hükümlülerin sayısı da rekor düzeye ulaştı. İnsan hakları örgütleri, her hafta yaptıkları açıklamalarda, cezaevlerinde hak ihlallerinin sürdüğü ve hasta tutukluların durumunun kritik düzeyde olduğunu belirtiyor.
Cezaevlerinde 2021 yılı kötü muamele ve ölümlerle geçerken, pandemi gerekçesiyle görüşler engellenip iletişim sorunları da sıkça yaşanır hale geldi.
Görülmüştür Kollektifi, Wernicke Korsakofflular ve Eski Mahpuslarla Dayanışma Ağı’nın çağrısıyla bir araya gelen yazar, şair, sanatçı ve insan hakları savunucuları, cezaevlerindeki yazar, şair, ressam, müzisyen, karikatürist ve gazetecilere yeni yıl kartı yolladı. Mersin Cogito Kafe’de bir araya gelen yurttaşlar, 2021 yılının diğer yıllarda olduğu gibi cezaevlerinde hak ihlallerinin yaşandığı bir yıl olduğunu belirterek, 2022 yılının hasta tutukluların tedavilerinin özgür koşullarda yapıldığı, siyasi tutukluların serbest kaldığı bir yıl olmasını istediler.
PİRHA-Mersin’de sokak sanatçıları için Kültürhane’de dinleti verildi. Sokak sanatçılarının da sahneye çıktığı etkinlikte dayanışma mesajı verilerek, 29 Aralık tarihinde yapılacak konsere katılım çağrısında bulunuldu.
Pandemi sürecinde işsiz kalan müzisyenlerin mağduriyetleri sürüyor. Kafe ve barlardaki canlı müzik yasaklarıyla birlikte sokaklarda da müzik yapıp kazanç sağlayanların önüne engeller konuluyor.
Kültür sanat emekçilerinin, ciddi gelir kaygısı taşıdıklarına vurgu yapan Mersinli müzisyenler Yeliz Güzel, Mücahit Göker, Şilan Ağdede ve Serdar Keskin, “Ufak da olsa bir şeyler yapabiliriz” umudu ile yeni bir proje başlattı.
Dört sanatçı, pandemi sürecinde ekonomik zorluk çeken müzisyenler için kolektif bir çalışma başlattı. Meslektaşlarına destek olmak amacıyla 29 Aralık’ta konser vermeyi planlayan sanatçılar, konser öncesi Kültürhane’de dinleti verdi.
Sokak sanatçılarının da katıldığı etkinlikte söz alan Kültürhane sorumlularından Prof. Dr. Ayşegül Yılgör, sanatçının pandemide zor şartlar altında yaşam mücadelesi verdiklerini aktararak, destek olunması gerektiğini ifade etti.
Yılgör’ün ardından sokak sanatçıları sahneye çıkarken, proje hakkında bilgi veren Yeliz Güzel, 29 Aralık tarihinde Yenişehir Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) yapacakları konsere katılım çağrısında bulundu.
PİRHA- Bir genç müzisyen daha intihar etti. Mersin’de sokak müzisyeni olan ve yıllarca sanat kurumlarında çalışma yürüten İbrahim Birincioğlu intihar etti.
Türkiye’de yaşanan ekonomik kriz pandemiyle birlikte daha da derinleşti. Krizden etkilenen sektörler arasında yer alan müzisyenlerde intiharlar bu süreçte arttı.
Onlarca müzisyen, pandemi sürecinde yaşadıkları ekonomik sıkıntılardan kaynaklı intihar ediyor.
Mersin’de müzik yaşamını sürdüren ve ekonomik sorunlarla boğuşan müzisyen İbrahim Birincioğlu, intihara sürüklendi.
Yıllarca sanat kurumlarında emek veren ve sokak müzisyenliği yapan İbrahim Birincioğlu, evinde intihar etti.
Birincioğlu’nun cenazesi otopsi için hastaneye kaldırılırken, sevenlerini İbrahim’in intihar etmesi yasa boğdu.
İbrahim Birincioğlu, intihar etmeden önce bir mektup yazdığı , savcılığın ise incelemek üzere mektuba el koydu.
PİRHA- İzmir’de kültür-sanat emekçileri pandemi sürecinde çalışamaz duruma geldiklerini belirterek, iyilik değil, sosyal ve ekonomik haklarını istediklerini belirttiler.
Koronavirüs salgını tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kültür-sanat emekçilerini hem maddi hem de manevi yönden etkilemeye devam ediyor. Pek çok müzisyen yasaklarla birlikte Mart ayından beri sahneye çıkamıyor. Ne zaman sona ereceği belli olmayan kısıtlamalar sonucu müzisyenler enstrümanlarını satmak, eğlence mekanları işyerlerine kilit vurmak zorunda kaldı. Hatta bu zorlu süreçte müzisyen intiharları arttı.
İçin Sanat İnisiyatifi öncülüğünde İzmir Emek ve Demokrasi Güçlerini’nin destek verdiği ve Alsancak Kültür Saylan Kültür Merkezi önünde gerçekleşen basın açıklamasında kültür-sanat emekçileri koronavirüs salgını ile birlikte işlerini yapamaz hale geldiklerini belirttiler.
Kültür-sanat emekçileri adına açıklamayı okuyan İçin Sanat İnisiyatifinden Mertcan Titiz, “İyilik değil, sosyal ve ekonomik haklarımızı istiyoruz. Yardım değil, mesleki olarak kendimizi tanımlamak ve tanınmak istiyoruz. Sigorta, sözleşme, iş güvencesi, sosyal güvence istiyoruz” çağrısında bulundu.
“HERKES GİBİ YAŞAMAK MESLEĞİMİZİ YAPMAK ZORUNDAYIZ”
Herkes gibi kültür-sanat emekçilerinin de yaşamak ve mesleğini yaparak üretmek zorunda olduğuna vurgu yapan Titiz, mesleklerinin önce devlet sonra da toplum nezdinde tanımsız hatta gereksiz olarak görüldüğünü ifade etti.
Titiz, “İster sanat deyin, ister eğlence sektörü, ister endüstri. Bir gerçek var ki o da mesleklerimizin önce devlet, sonra da toplum nezdinde tanımsız hatta gereksiz oluşudur. Bir hırka bir asayla dolaşıp bir tas çorbayla öğün geçirmemizi bekliyorsunuz. Hatta istiyorsunuz ama inanmazsınız belki ev sahiplerimiz var ve kira alamadıklarında son derece sevimsiz olabiliyorlar. Sevdikleri bir ezgiyi içlerinden mırıldanırken onu bizim ürettiğimizi düşünmeden elbette… Daha güzel bir performans sergilediğimizde belediye su faturalarımızda indirim yapmıyor ya da bizim de elektriğimiz kesilebiliyor. Çocuk okutuyoruz örneğin. Oynadığımız sahne herhangi bir nedenden kapanınca karınlarını bile doyurmakta zorlansak da evet çocuklarımız var. Özetle ister ulvi bir amaç için yapalım, ister dert anlatalım, isterse de sadece meslek olsun yaptığımız. Biz de herkes gibi yaşamak ve mesleğimizi yapmak zorundayız. Çalışmak ve üretmek zorundayız” dedi.
SAĞLIK SİGORTAMIZ, İŞ GÜVENCEMİZ, GREV HAKKIMIZ YOK”
“Pandemi dönemiyle birlikte, öncesinde zaten yumak olmuş sorunlarımız iyice katlandı” diyen Titiz, sanatlarını icra ettikleri yerlerin bir çoğunun kendileri gibi battığına işaret etti. Ne işten çıkarılmalarının yasaklandığını ne de kısa çalışma ödeneği alamadıklarının altını çizen Titiz, kimseden iyilik beklemediklerini söyledi.
Titiz, şöyle devam etti:
“Şanslı olanlarımız bir yardım kolisi içinde birkaç gofret, biraz bisküvi ve meyve suyuna hak kazandık. Hangi kurum gönlünden ne koparsa işte. Ederimiz onların gözünde neyse. Bazı dostlarımızın hayattan kopmaları manşetlere çıkınca oldu. Daha şanslı olanlarımız bir iki sefere mahsus, o da bir kaç yüz ile bir kaç bin lira arası küçük iyilikler aldılar. Ama bilin ki biz kimseden iyilik istemiyoruz. Biz enstrümanını bir ikinci el mağazasına satmak zorunda kalan müzisyenler. Biz sahnesi kapanmış oyuncular, yönetmenler, oyun yazarları, sahne tasarımcıları, makyözler, ışıkçılar. Biz gün doğuşunu servis araçlarında, batışını setlerde geçiren salonları kapalı sinema emekçileri. Meslek tanımımız yok. Sosyal güvencemiz yok. Emeklilik, sağlık sigortası, kıdem tazminatı, sözleşme, toplu sözleşme hakkımız yok. İş güvencemiz yok. Lokavttan korkmuyoruz çünkü grev hakkımız bile yok. Hayatta olduğumuza dair ürettiklerimizden başka maddi hiçbir kanıtımız yok. Yaşadığımızı, ondan vazgeçtiğimiz zaman kanıtlayabiliyoruz.”
“YARDIM DEĞİL, SOSYAL VE EKONOMİK HAKLARIMIZI İSTİYORUZ”
Mertcan Titiz, radyodan dizilere, tablolara kadar yaşamın bir çok alanında oldukları halde görmezden gelinmelerini kabul etmediklerini dile getirdi.
Kültür- sanat emekçilerinin yardım değil, mesleki olarak tanınmak istendiğini belirten Titiz, “Hayatın her alanındayız oysa. Issız bir sokaktan geçerken içinizden söylediğiniz şarkıdayız. Taksiye bindiğinizde radyodayız. İş yorgunluğunu atmak için izlediğiniz dizide, sevgilinize gönderdiğiniz dizede, ofisinizin girişindeki tablodayız. Siz belki peçeteye istek yazamıyorsunuz yaklaşık bir yıldır. Bir dostunuzla keyifle bir şarkıya eşlik edemiyorsunuz müdavimi olduğunuz mekanda. Bizim işyerimiz olan o mekan kapalı, biz de işsiziz çünkü. Hayatın her alanında olup bu kadar hiçbir yerde olmamayı kabul etmiyoruz. İyilik değil, sosyal ve ekonomik haklarımızı istiyoruz. Yardım değil, mesleki olarak kendimizi tanımlamak ve tanınmak istiyoruz. Sigorta, sözleşme, iş güvencesi, sosyal güvence istiyoruz. İnsanlığın kış mevsimindeyiz. Hikayedeki ağustos böcekleri gibi kimsesiz, çaresiz kalmak istemiyoruz. Oysa biz de çalıştık. Toplum için estetiği, neşeyi ürettik. İşte buradan tekrar ediyoruz; Yaşasın Ağustos Böcekleri, Ağustos Böcekleri Yaşasın!” diye konuştu.
PİRHA- 1 yıldır işsiz olan müzisyen Mehmet Mert El, intihar etti. Kafe-Bar çalışanları Dayanışması, intiharın sorumlusunun iktidar olduğunu belirtti.
Pandemi gerekçesiyle kapatılan kafe ve barlarda çalışan müzisyenler geçim sıkıntısı yaşıyor. Bir biri ardına gelen intihar haberlerine bir yenisi daha eklendi.
İzmir’de çeşitli mekanlarda perküsyon çalarak geçimini sağlayan genç müzisyen Mehmet Mert El, geçim sıkıntısı nedeniyle intihar etti.
Kafe-Bar çalışanları Dayanışması, Twitter hesabından “İzmir’de bir müzisyen arkadaşımız geçinemediği için intihar etti. Perküsyon çalarak geçinen Mehmet Mert El, mekanlar kapalı olduğu için bir yıldır işsizdi. Aylardır mekanların açılması ve işsiz kalanlara destek verin çağrımızı duymayan yöneticiler, intiharların sorumlusudur” mesajı yayınladı.
PİRHA- Pandemi nedeniyle aylardır işsiz olan ve geçimini sağlayamadığı için yaşamına son veren evli ve 2 çocuk babası müzisyen Erdem Topuz, Narlıdere Cemevinden Hakk’a uğurlandı.
İzmir Buca’da yaşayan 2 çocuk babası müzisyen Erdem Topuz, ekonomik sıkıntılarından kaynaklı evinde intihar ederek yaşamına son vermişti.
Erdem Topuz’un Narlıdere Cemevinde gerçekleşen Hakk’a uğurlama erkanında meslektaşları olan sanatçılar tarafından deyiş ve devriyeler seslendirildi.
Pandemi koşullarına göre yürütülen Hakk’a uğurlamada Erdem Topuz’un ailesi, sanatçı dostları ve sevenleri hazır bulundu.
Pandemi sürecinin ve kısıtlamaların olumsuz yönde etkilediği sektörlerden biri de müzik dünyası. Müzisyenler her platformda içinde bulundukları zor durumu dile getirmeye çalışırken bazı sanatçılar ise yaşadıkları duruma dayanamayıp yaşamına son veriyor.
Aralık ayında müzisyenlik yaparak geçimini sağlayan, bağlama sanatçısı müzisyen Duran Ay’ın intihar etmişti. Yine dün İzmir Buca’da yaşayan 2 çocuk babası müzisyen Erdem Topuz evinde intihar ederek yaşamına son verdi.
Erdem Topuz’un yakın arkadaşı Erol Doğu; müzisyenin 11 aydır işsiz olduğunu ve son dönemde ekonomik sıkıntılarının arttığını söyledi. Topuz’un cenazesi bugün saat 13:00’da Narlıdere Cem evinden son yolculuğuna uğurlanacak.
“İKTİDAR YANLISI MÜZİSYENLERİN SESİ ÇIKMIYOR”
İstanbul Müzisyenler ve Sahne Emekçileri Derneği yöneticisi Mert Baydeniz yaptığı açıklamada, “Değerli kardeşimizi kaybettiğimiz için üzgünüz. Son 2 ayda intihar eden ikinci müzisyen kardeşimiz. Pandemi döneminde zor durumdayız ve sosyal güvencemiz yok. Şu an baktığımızda neden iktidar yanlısı müzisyenlerin sesleri çıkmıyor? Ülkemizde nam salmış sanatçıların arkasında çalan federasyon başkanının sesi neden çıkmıyor? Bu insanlar Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın verdiği 3000 TL ile bu işin dönmeyeceğini çok iyi biliyorlar. Kira 1500 TL, faturalar 1000 TL, eşi çocuğu varsa… Bu şekilde nasıl mücadele edeceğiz?” dedi.
PİRHA- “Müzisyenler, bu koşullarda barlarda, kafelerde, otellerde konser salonlarında ve bu tür etkinlikleri yapan mekanlar kapandığı için gelir elde edememektedirler” diyerek müzisyenlerin yaşadığı sıkıntılara dikkat çeken sanatçı Erhan Toprak, meslek birliklerinin rol üstlenmesi çağrısında bulundu.
Koronavirüs salgını nedeniyle bir çok alanda sıkıntılar yaşanırken, müzisyenler de iş yapamaz duruma geldi. Yaşanan bu duruma karşı hem sosyal medya üzerinden hem de sokağa çıkan müzisyenler, iktidarın taleplerine kulak vermesini istiyor.
Mersin’de müzik yaşamını sürdüren sanatçı Erhan Toprak, yaşanan sürece dair PİRHA’ya konuştu.
Koronavirüs salgını tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de müzisyenleri hem maddi hem de manevi yönden etkilemeye devam ettiğini ve pek çok müzisyen yasaklarla birlikte Mart ayından beri sahneye çıkamadığı belirten Toprak, “Bu da müzisyenleri çok olumsuz etkilemektedir. Çok zorluk çekiliyor. Kirasını, elektriğini, duyunu ödeyemem, çocuklar varsa bunların ihtiyaçlarını karşılayamayanlar var. Devletin destek olması gerekiyor” dedi.
“MÜZİSYENLER BİR ÇIKMAZDA”
Toprak, pandemi sürecinde en fazla etkilenen sektörlerin başında müzik sektörü geldiğini belirterek, “Çünkü müzisyenlerin çoğu gece mekanlarında çalarak, söyleyerek konserlere giderek geçimini sağlamaktadır” dedi.
Müzik meslek birliklerine üyelikleri olanlara üç aylık cüzi bir desteğin söz konusu olduğunu ancak bundan faydalanamayan çok sayıda müzisyenin olduğunu vurgulayan Toprak, “3 aylık biner liralık destek yeterli değil. Genel olarak bir yıllık sürece baktığımızda müzisyenlerin geçimlerini sağlaması çok zor. Meslek birlikleri bu noktada rol üstlenmeli, birşeyler yapmalı ve desteği tüm müzisyenlere koşulsuz verilmelidir. Bu sorunlar intiharları da beraberinde getiriyor. Zor duruma düşen ve son çare olarak ölümü seçen müzisyenler var. Bunları göz ardı edemeyiz. Çünkü bir çıkmaza girdiler. Enstrümanı satarak karnını doyurmaya çalışanlar oldu. Bitince de psikolojik olarak çöküntü yaşıyorlar. Bu konuda da destek olmalıyız. Bu sorunları yenebilmenin yolu devletin destek olmasıdır. En azından müziğe yıllardır iş olarak bakılmadı. Artık bunun da bir iş kolu olduğunu tescillemek ve serbest çalışma sistemi içine dahil edilerek, bir kayıt oluşturup, koşulsuz, şartsız, insanlara da destek verilmeli” diye ifade etti.