PİRHA- İzmirli müzisyenler, depremlerin ardından bölgeye destek olmak için dayanışma konserleri düzenliyor. Etkinlikte toplanan gelirin tamamı depremzedelerin ihtiyaçlarını karşılamak üzere bölgeye gönderilecek.
Maraş merkezli 6 Şubat’ta meydana gelen ve 10 ili etkileyen depremin vahim tablosu her dakikada yerini başka bir acıya bırakıyor. Depremin üzerinden geçen 25 güne rağmen, hasarın çok fazla olmasından kaynaklı arama kurtarma çalışmaları yerini enkaz kaldırmaya bırakmış durumda. Birçok kentte şehirlerin yüzde 70’i yıkılırken, kalan binalar ise ağır hasarlı durumdayken halk yaralarını toplumsal dayanışma ile sarmaya çalışıyor.
İzmir’de müzisyenler, deprem bölgesine dayanışma ağı örüyor. Deprem bölgesine destek olmak ve yaraları sarmak için dayanışma etkinliğinde buluşacak olan müzisyenler, konser gelirinin tamamını depremzedelerin ihtiyaçlarını karşılamak üzere gönüllü koordinasyon merkezlerine yönlendirecek.
Ayrıca etkinliğe katılacak olanların deprem bölgesindeki çocuklara gönderilmek üzere yanlarında boya kalemi, çocuk kitabı, oyuncak getirebileceği duyuruldu.
PİRHA- Bakırköy’de bir araya gelen müzisyenler, meslektaşları Onur Şener’in katledilmesini enstrümanlarını yere bırakarak protesto etti.
Ankara’nın Çankaya ilçesindeki bir eğlence mekânında sahneye çıkan müzisyen Onur Şener’in, karaoke yapmadan şarkı söylemediği gerekçesiyle öldürülmesini protesto eden müzisyenler İstanbul Bakırköy Meydanı’nda bir araya geldi.
Müzisyenler adına açıklama yapan İstanbul Müzik Sahne Sanatları Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Sekreteri Ayhan Ak, Şener’in öldürülmesine tepki gösterirken; şunları söyledi:
“Bir müzik emekçisi daha bir hiç yüzünden canından oldu. Eşi, çocukları, ailesi geride boynu bükük kaldı. Nedenine geldiğimizde kendisinden istenilen eserin repertuarında olmaması.
Yeryüzünde binlerce eser var. Bir sanatçı veya müzisyeninin bunların tamamını çalıp ya da okuyabilmesine imkan yoktur.
Caydırıcı yaptırımlar uygulanmasını talep ediyoruz. Bundan sonra evine ekmek götürmekten başka bir derdi olmayan başka bir müzik emekçisi daha canından olmasın. Katillerini nefretle kınıyoruz. Artık yeter diyoruz.”
NE OLMUŞTU?
Ankara’da sahneye çıktığı eğlence mekanının çıkışında öldürülen müzisyen Onur Şener’in katil zanlıları Ali Gündüz, Semih Soyalp ve İlker Karakaş çıkarıldıkları sulh ceza hakimliği tarafından “kasten adam öldürme” suçundan tutuklandı. Diğer iki şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı
PİRHA- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ulusa Sesleniş konuşmasında, müzisyenlere 3 bin lira hibe ödemesi yapılacağını duyurmuştu. Destek paketi açıklaması üzerine başvurularına ret cevabı aldıklarını söyleyen müzisyenler, ciddi sorunlar yaşadıklarını belirterek yetkililere seslendiler.
Kabine toplantısı sonrası Ulusa Sesleniş konuşması yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, müzisyenlere 3 bin lira hibe ödemesi yapılacağını duyurmuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın müzisyenlere destek açıklamasının ardından başvuruda bulunan bazı müzisyenler ret cevabı aldılar.
Destek paketi başvurusuna ret cevabı alan müzisyen Ayhan Kökoğlu, Mehmet Karabudak, Derya Gülen ve AliGülen, pandemi döneminde yaşadıkları sıkıntıları dile getirerek yetkililere seslendiler.
“HEPİMİZ YAPMAMAMIZ GEREKEN MESLEKLERE ZORLANDIK”
Yaklaşık 25 yıldır müzisyenlik yaptığını söyleyen Ayhan Kökoğlu, her yaşanan kötü koşulda ilk etkilenen sektörlerden birinin müzik sektörü olduğunu belirtti. Kökoğlu pandemi döneminde yaşadığı zorlukları şu cümlelerle anlattı:
“Bu dönemde gerçekten zorluk yaşıyoruz. Son dönem bir açıklama yapıldı ve gelir kaybından dolayı bütün meslek birliklerine 5 bin lira gibi bir ücret ödeneceği söylendi. Biz bununla ilgili e-devlet üzerinden bir başvuruda bulunduk. Fakat ret yedik. Bundan önceki müzisyenler için yapılan başvuruda onay almıştık. Şimdi neden reddedildik bilemiyoruz. Bu dönemde zorluk çektiğimiz için hepimiz farklı mesleklere yönelmek zorunda kaldık.
Ailesi, çocuğu ve sorumlulukları olan insanlarız. Ekmek paramızı bu şekilde eve götürüyoruz. Dolayısıyla başka bir meslek alanında çalışırken motosiklet kazası geçirdim. Ayağım yaklaşık 6 hafta boyunca alçıda kalacak. Sonrasında bir sakatlık olacak mı bilmiyorum. Daha kötü sonuçlar doğuracak bir kaza olabilirdi. Bir yerde hepimiz yapmamamız gereken işlere zorlandık. Yetkililere sesleniyoruz. Bununla ilgili sadece bizim için değil birçok zorda olan insan için gerçekten gönülden çalışmalar, insani çalışmalar yapılsın isteriz.”
“FARKLI SEKTÖRLERDE İŞ ARIYORUZ AMA BULAMIYORUZ”
Uzun yıllardır bağlama çalan ve müzikle uğraşan Mehmet Karabudak, müzik emekçilerine destek çıkılması gerektiğini vurgulayarak, “Müzisyenlerin intihar girişimi çok fazla. Hiçbir iş yapamıyorlar, farklı sektörlere kaydılar. Bizler de bir şeyler yapmak istiyoruz. Farklı sektörlere iş arıyoruz ama bulamıyoruz” dedi.
Karabudak, pandemi sürecinde konserlerin ve dinletilerin iptal olduğunu ifade ederek, “Ekranlara çıkıp, şov yapıp müzisyenlere, farklı sektörlere maddi destek vereceğiz dediler. Biz de e-devlet üzerinden başvuru yaptık ve ret yedik. Neye istinaden ret yediğimizi bilmiyoruz. İtiraz ettik. Ekranlara çıkıp şov yapmakla olmuyor. Müzisyenlere gerçekten destek olunması lazım. Meslek birliklerinin, Kültür Bakanlıklarının, devletin destek çıkması lazım. Neden reddedildiğimizin de açıklanması lazım. Benim gibi bir çok arkadaşım ret yemiş ve hiçbir açıklama yok. Hakkımı helal etmiyorum” şeklinde konuştu.
“CİDDİ BOYUTLARDA ZARARA UĞRAMIŞ DURUMDAYIZ”
Uzun yıllardır solistlik yaptığını ifade eden Derya Gülen ise şunları kaydetti:
“Maalesef salgın nedeniyle şu an sahneyle alakalı hiçbir şey yapamıyoruz. İş bulamıyoruz. Herkes farklı alana yönelmiş durumda. Kendi mesleğimizden soğuduk. Birçok arkadaşımız geçimini sağlayamadığından dolayı intihar etmek durumunda kaldı. Bizler de bu ülkenin insanlarıyız ve bu anlamda ciddi destekler bekliyoruz. Yapılan açıklamalar sonucunda destek için başvuru yaptık ve başvurularımız reddedildi. Neye dayanarak reddedildiğimize dair bir açıklama yok. Bu anlamda doğan sonuçlardan mutlu değiliz. Ciddi anlamda destek bekliyoruz ve bunun bir şekilde çözüme ulaştırılmasını bekliyoruz. Çünkü ciddi boyutlarda zarara uğramış durumdayız.”
“BU ÇIKMAZA SÜRÜKLENMEMELİYDİK, HAK ETTİĞİMİZ DEĞER BU DEĞİL”
Müzik öğretmeni Ali Gülen de müzisyenlerin çok zor bir süreçten geçtiğine vurgu yaparak, “Yaklaşık iki yıldır, hanemizi çevirmeye çalıştığımız işlerimiz durmuş vaziyette. İnsanların ağzından çıkacak haberlere gebe kalıyoruz. Sanatçılara belli bir miktar para ödenecek gibi bir sürü sözler duyuyoruz ve seviniyoruz bunlara. Fakat başvurularımız reddediliyor. Neden reddediliyor, müzisyen olmanın kriteri, kıstası nedir? İkişer mısra söz yazıp, belli kuruluşlara üye olmamız mı gerekiyor, bu koca okulu okumamızın başka hedefi ve amacı kalmadı mı? Bunlar neye göre belirleniyor?” diye sordu.
Gülen, “Bu sorular ile ilgili yetkili kuruluşlardan detaylı açıklama bekliyoruz. Diğer meslek arkadaşlarım gibi ben de çeşitli işlere yöneldim. Çoğu meslektaşım taksicilik yapıyor, kimisi kuryecilik yapıyor, kimisi badana boya işlerine gidiyor ve bunun gibi bir çok örnek sayabilirim. Bu çıkmaza sürüklenmemeliydik. Hak ettiğimiz değer bu değil. En yakın zamanda tüm meslektaşlarım adına hak olduğumuz yerde olmayı temenni ediyorum” dedi.
PİRHA-Çok sayıda müzisyen, pandemi sürecinde ekonomik ve psikolojik olarak çok yıpranan ve intihar eden 103 müzisyene adanan “Müzik Susmaz” parçasını birlikte seslendirdi.
Çok sayıda müzisyen, bir araya gelerek pandemi sürecinde ekonomik ve psikolojik sıkıntılar yaşayan ancak hiç destek alamayan yüz binlerce müzisyen için “Müzik Susmaz” adlı parçayı seslendirdi.
Pandemi dolayısıyla işsiz bırakılan müzisyenlerin hayatlarını devam ettirmekte çok zorlandığını, 103 müzisyenin bu süreçte intihar ettiğini belirten sanatçılar, müzisyenlerin yaşadığı zorluklara karşı güç olabilmek ve farkındalık sağlamak için bu projeyi başlattıklarını söylüyorlar.
PİRHA-Dersimli yerel müzisyenler Raber Diler ve Yılmaz Atik, pandemi koşullarında kendilerinin ve müzisyenlerin yaşadığı sorunları PİRHA’ya anlattı. Müzisyen Yılmaz Atik yüzlerce müzisyenin intihar ettiğine dikkat çekerken, Raber Diler yetkililere seslenerek, “Sanata ve sanatçıya sahip çık” çağrısında bulundu.
Pandemi sürecinden en çok etkilenen kesimden biri de müzisyenler. Türkiye’de yaşanan ekonomik kriz ve buna bağlı olarak hızla artan işsizlik intiharlarda da yükselişe neden oldu. Gelinen süreçte intihar vakaları özellikle de müzisyenlerle anılır hale geldi. Dersimli yerel müzisyenler Raber Diler ile Yılmaz Atik‘te geçimini sadece müzikle sağlıyor, ancak şu an işsizler.
“KORONAVİRÜS SÜRECİNDE EN ÇOK SANATÇILAR ETKİLENDİ”
Koronavirüs sürecinde en çok sanatçıların etkilendiğini vurgulayan Raber Diler, “Kimisi enstrümanını sattı, kimisi zor durumda kaldı ve intihar etti. Sosyal güvencemiz yok, ilgi alanlarımız kapandı. Zaten bu ülkede sanata ve sanatçıya sahip çıkılmıyor, destek verilmiyor. Buradan tüm yetkililere sesleniyorum sanata ve sanatçıya sahip çık. Ayrıca sanatçı dostlarıma da sesleniyorum sanatçılara sahip çık, destekle gün dayanışma günüdür” dedi.
17-18 yıllık sahne ve yaklaşık 10 yıldır da bağlama, gitar ve piyano dersi verdiğini söyleyen Yılmaz Atik ise, “Ek bir iş yapmıyorum evdeyim, kiradayım sadece müzikten para kazanan birisiyim. Pandemiyle beraber her sektörde olduğu gibi biz müzisyenlerde zor zamanlardan geçiyoruz. Bizde haberlerde görüyoruz yüzlerce müzisyen intihar etti. Bunlar basına yansıyanlar ama eminim bilmediğimiz de bir sürü oldu. Bu süreçte sorunlarımız halen devam ediyor. O insanların nasıl geçindiğini bilmiyoruz o yüzden sıkıntılı bir süreçten geçiyoruz müzisyenler olarak çünkü bizim çalışma alanlarımız bir yıldan uzun süredir kapalı” diye konuştu.
PİRHA-Kültür Bakanı salgın günlerinde büyük zorluklar yaşayan müzik emekçileriyle alay eden açıklamalarını sürdürürken, Birlik Sendikası’ndan tüm müzik emekçilerine çağrı geldi.
Salgın günlerinde işsizlik, yoksulluk ve intihar haberiyle gündeme gelen müzik emekçilerine “müjde” olarak bin liralık bir ödeme açıklayan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un konuya ilişkin yaptığı son açıklamaya Birlik Sendikası’ndan tepki geldi.
Sendikadan yapılan açıklamada müzik emekçilerine örgütlenme çağrısı yapılırken, “Gelin kol kola girelim ve haklarımız için hep birlikte mücadele edelim” denildi.
İNSANCA YAŞAMANIN, İNSANCA ÜRETMENİN VE YOK SAYILMAMANIN TEK YOLU ÖRGÜTLÜLÜKTÜR!
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Habertürk TV’de katıldığı akşam haberlerinde Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın salgın döneminde yaptığı çalışmaları büyük bir övünçle anlattı. Bakanlığın çeşitli alanlarda yürüttüğü projelere yer verilen programda, kültür sanat emekçilerinin salgınla kötüleşen durumu ise görmezden gelindi. Geçtiğimiz aylarda müzik emekçilerine yapılacağı açıklanan, her ay biner lira olmak üzere toplam üç bin liralık yardımın, Nisan ayını da kapsayacak şekilde dört bin liraya çıkarıldığını bir “müjde” olarak duyuran Ersoy, bu alandaki kayıt dışı çalışmanın sorumluluğunu ise ne işletmelere ne de devlete yükledi. Bakan, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile salgın sonrasında bu bağlamda bir çalışma başlatılacağını ve işletmelerin, kendi bünyesinde çalışan müzik emekçilerini kayıt altına alması için “cezbedici” düzenlemelerin yapılacağını belirtti.
Bakanın sözünü ettiği proje ve yatırımların tamamı, yerli-yabancı pek çok şirkete yeni kâr olanakları açmak ve kültür sanat alanında piyasalaştırmayı derinleştirmekten başka bir anlama gelmiyor. Bu tabloda sanat emekçilerine reva görülenin ise ucuz iş gücü ve yoğun sömürü olduğu son derece açıktır. Müzik emekçilerine “müjdelenen” kişi başı bin liralık ek ödemenin pek çok müzik sektörü çalışanına ulaşamayacağı gerçeği bir yana, açıklanan bu ek ödeme de ilki kadar komik, ciddiyetsiz ve gerçek dışıdır. Müzik emekçileri, pandemi koşullarında sektörün daralması ve iş olanaklarının azalması gibi nedenlerle büyük bir geçim sıkıntısı içindedir. Fakat müzik emekçileri, bugün, ciddi bir açlık tehdidi ile karşı karşıyadır! Bu tehdidi ortadan kaldırmak ise devletin görevidir.
Müzik emekçilerinin güvence altına alınması “özendirici” düzenlemelerle değil ancak bağlayıcı yasaların işletilmesiyle mümkündür. Bakanlık, bu gerçeklere gözlerini kapamakta ve piyasacı politikalarını büyük bir başarı hikâyesi olarak lanse etmektedir. Tüm müzik sektörü emekçilerine çağrımızdır. Müzik emekçilerinin insani koşullarda yaşamasının, insanca üretmesinin ve yok sayılmamasının tek yolu örgütlülüktür! Gelin kol kola girelim ve haklarımız için hep birlikte mücadele edelim.”
PİRHA – CHP İzmir Milletvekili Kani Beko, Roman yurttaşların çalışma koşullarına dair PİRHA’ya konuştu. Beko, “Haklı çığlıklarına kulak verilelim. Kayıtsız müzik emekçileri bu zorlu süreçte daha çok mağdur oldular” dedi. Beko, “Sosyal devletin küresel salgın durumunda tüm vatandaşlarını düşünerek gerekli yardımı yapması en temel vazifesidir” diyerek yetkililere çağrı yaptı.
Koronavirüs salgını sürecinde çalışma koşullarından dolayı mağdur olan kesimlerden birisi de Roman müzisyenler.
“MİLYONLARCA EMEKÇİ EVLERİNE EKMEK ALAMAZ DURUMA GETİRİLMİŞTİR”
Roman yurttaşların durumuna ilişkin PİRHA’ya konuşan Cumhuriyet Halk Partisi İzmir Milletvekili Kani Beko, “Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde hayatlarını müzik yaparak kazanan müzisyen emekçiler, çoğu zaman düzensiz, sigortasız ve günübirlik işlerde çalışıyorlar. Tüm dünyayı saran ve yayılma hızı ülkemizde de her geçen gün katlanarak artan koronavirüs salgını nedeniyle alınan tedbirler haklı olabilir ancak pek çok sektörü bitirip bu sektörlerde çalışan milyonlarca emekçi evlerine ekmek alamaz duruma düşürülmüştür” ifadelerini kullandı.
“MÜZİK EMEKÇİLERİ BU ZORLU SÜREÇTE ÇOK MAĞDUR OLDULAR”
Beko, “Devletin özellikle koruması gereken en korumasız ve güvencesiz kesimlerin başında gelen müzik emekçilerinin haklı çığlığı da ortadadır. Kayıtsız çalışan binlerce müzik emekçisi, bu tarz zorlu süreçlerde daha çok mağdur olmuşlardır. Sosyal devletin hele ki böylesi bir küresel salgın durumunda tüm vatandaşlarını düşünerek gerekli yardımı yapması en temel vazifesidir” diyerek yetkililere çağrı yaptı.
“MÜZİK EMEKÇİLERİ EKONOMİK, SİYASİ VE SOSYAL HAKLARINI KAZANMALIDIR”
Tüm diğer kesimlerle birlikte Romanların haklı çığlıklarına kulak verilmesi gerektiğini dile getiren Beko, “Bu mağduriyetin acil olarak giderilmesi gerekmektedir. Uzun vadede güvencesiz çalışan bu yurttaşlarımıza güvence sağlayacak sahne emekçilerinden Balık Ayhan önderliğinde sendika kurma çalışmalarında destek verilmeli, müzik emekçileri de ekonomik, demokratik, siyasi, sosyal haklarını kazanarak yaşamlarına devam etmelidir” diye konuştu.