PİRHA- Deprem uzmanı Prof. Dr. Naci Görür, dün yaşanan deprem üzerine “Erzincan-Karlıova arasında 7’nin üzerinde deprem bekleniyor” uyarısında bulundu.
Deprem uzmanı Prof. Dr. Naci Görür, dün Bingöl’e bağlı Karlıova ilçesinde meydana gelen 4,2 büyüklüğündeki depremi yorumladı. Bir televizyon programına katılan Görür, “Son damla” diyerek, 7 üzeri deprem uyarısı yaptı.
Görür, bölgedeki Kuzey Anadolu Fay ve Doğu Anadolu Fay hatları nedeniyle depremin “can sıkıcı” olduğunu söyledi. Kanîreş’in 2 fay hattının kesişim noktası olduğu bilgisini veren Görür, “Erzincan-Karlıova arasında 7’nin üzerinde deprem bekleniyor” uyarısında bulundu.
“4 ÜZERİ OLMASI CANIMIZI SIKIYOR”
Görür, şunları kaydetti:
“Depremin herhangi bir şeyin habercisi olarak söylemek güç. Esrarengiz olarak algılamamak lazım. Bu depremlerin oluş mekanizması çok belirli, basit. Bir fay içerisinde belirli miktarda enerji birikirse blokların hareketini engelleyen varsa orayı kırıyor deprem üretiyor. Her deprem önemli ama halk nezdinde 5 ve 5’in üstü olmadıkça pek ilgi çekmiyor. Bir yıkıntı falan da olmaz. Hasar görülebilir. 4.1, 4.2 gibi bir depremin Karlıova’da olması canımızı sıkıyor.”
PİRHA- Türkiye’nin deprem riskine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, en çok endişe ettiği bölgenin Dersim olduğunu belirterek, “Tehlikeli bir duruma gelmiş artık. Deprem üretme zamanı dolmuş” uyarısında bulundu.
Yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, Asena Kılıç’ın Youtube kanalındaki ‘Meslek Sırrı’ programına katıldı.
Kritik faylarda yaşanan depremlere ilişkin analizlerini paylaşan Görür, “En çok endişe ettiğim yer” diyerek Dersim için deprem uyarısında bulundu. Bu bölgede deprem gerçekleşme periyodunun dolduğunu vurgulayan Prof. Dr. Görür, Marmara depremine ilişkin de konuştu. Görür, “Bas bas bağırıyoruz, Marmara’ya, İstanbul’a dikkat edin” dedi.
“ÖNLEM ALIN DİYORUZ Kİ 6 ŞUBAT DEPREMLERİ TEKERRÜR ETMESİN”
“Tarih tekerrür etmesin” diyerek yeni uyarılarda bulunan Görür, “Bas bas bağırıyoruz, Marmara’ya, İstanbul’a dikkat edin, depreme hazırlayın diye. 6 Şubat öncesi dikkat etmediler 50 binden fazla insanımızı bir gecede gömdük. Marmara’da önlem alın diyoruz ki 6 Şubat depremleri tekerrür etmesin. İnsanlarımız ölmesin diye bas bas bağırıyoruz. Ama siyasi iradenin, halkımızın umursadığı da yok. Korkuyorum ki yine tarih tekerrür edecek” ifadelerini kullandı.
“TUNCELİ YÖRESİ, ERZİNCAN, BİNGÖL ENDİŞE ETTİĞİMİZ YERLER” Prof. Dr. Görür, “Çok endişe ettiğim yer” diyerek üç il için uyarıda bulundu. Koordinat olarak “Tunceli Yöresi” diyen Görür, “Erzincan, Bingöl-Karlıova arası endişe ettiğimiz yer. Deprem olma periyodu dolmuş, tehlikeli bir duruma gelmiş artık. Deprem üretme zamanı dolmuş” diyerek uyardı.
“Marmara depremi mi daha yakın yoksa Tunceli’de beklenen deprem mi” sorusuna ise Görür şöyle yanıt verdi:
“Onu kestirmek zor ama Marmara Bölgesi ve Tunceli yöresi dikkat etmemiz gereken bir noktada. Stratejik olarak ilk müdahale edeceğimiz yerler orası. Bizim söylediğimiz buraları deprem dirençli hale getirilmesi.”
PİRHA- Yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, katıldığı Haber Global canlı yayınında depremle ilgili açıklamalar yaptı. Dersim’deki deprem riskine dikkat çeken Görür, “Bugün Tunceli’den kimse bahsetmiyor ama Tunceli tehdit altında. Bu fay deprem üretirse 7,4’e kadar çıkabilir. Tunceli’ye uzak değil. Batıdan da aktif bir fayla çevrilidir” dedi.
İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, Haber Global kanalında Türkiye’nin deprem haritasıyla ilgili değerlendirmelerde bulunarak, Dersim’deki deprem riskine işaret etti.
“TUNCELİ TEHDİT ALTINDA. DEPREM ÜRETİRSE 7,4’E KADAR ÇIKABİLİR”
“Bugün Tunceli’den kimse bahsetmiyor ama Tunceli tehdit altında” diyen Prof. Dr. Naci Görür, “Erzincan-Karlıova arasında Yedisu fayı var. Bu fay en son 1790’larda deprem üretmiş. 250 senede bir deprem üretme potansiyeli var. Günümüze yaklaşırsınız. Özellikle Pülümür’ün olduğu yer. Erzincan-Karlıova arasını bekliyoruz. Bu fay deprem üretirse 7,4’e kadar çıkabilir. Tunceli’ye uzak değil. Batıdan da aktif bir fayla çevrilidir” dedi.
Ovacık fayının yavaş hareket ederek deprem ürettiğini, Dersim’in hemen güneyinde Nazimiye fayı olduğunu ifade eden Görür, “Dört taraftan fay ile çevrilidir. Yedisu fayı özellikle endişe konumundadır. Eli kulağında, şakası yok. Zaman olarak kesin konuşamıyoruz. Tekerrür periyodunu bilemiyoruz” dedi.
PİRHA-Dersim Kent Sempozyumu’na konuşmacı olarak katılan Prof. Dr. Naci Görür, önemli uyarılarda bulundu. Dersim ve çevresindeki deprem riskine dikkat çeken Görür, “Maraş’taki depremler, önemli miktarda stresi Malatya ve Ovacık faylarının içine transfer etmiş olabilir. Eğer öyle olursa beklenenden daha erken deprem olabilir. Bu işin şakası yok. Önlem alalım. Önlem, bizim zarardan en az etkilenmemiz için tek yol” dedi.
Dersim Kent Koruma Kurulu ve TMMOB Dersim İl Koordinasyon Kurulu ortaklığında düzenlenen Dersim Kent Sempozyumu’na Prof. Dr. Naci Görür, konuşmacı olarak katıldı.
“HALK İLE YÜZLEŞMEYE GELDİK”
Özellikle 6 Şubat depremlerinde on binlerce insanı kaybettikten sonra hak ettiği farkındalığı bulan ve önemli gündem maddesi olan deprem gerçeğini, bugün de Tunceli’ye gelip anlatmak istediklerini belirten Bilim Akademisi Kurucu Üyesi, Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, “Bilim insanları olarak bizler de halk ile yüzleşmeye, insanlarımıza sorunu anlatmaya karar verdik. Çok enderdir ki herhangi bir kent deprem tehdidi altında olmasın. Hangi fay dolmuş, kayaları kırma gücüne erişmişse çat diye kırılır. Orada deprem üretir. Deprem dediğimiz de budur” dedi ve olası bir depremde Dersim’i etkileyebilecek üç fay zonunu tek tek anlattı.
“TUNCELİ, NAZİMİYE FAY ZONUNUN İÇİNDE”
Dersim’in, Bingöl Karlıova’dan başlayıp Hatay’a kadar giden Doğu Anadolu Fayı’na yakın olduğunu ve Nazimiye, Ovacık, Malatya faylarının etkisinde olduğunu söyleyen Görür, şunları aktardı:
“Bakın Tunceli çok güzel, cennet gibi bir yer. Buraya gelirken ben Elazığlı olarak Dersim türküsünü de söyledim; ‘Dersim’i hak saklasın, bir yarim var içinde.’ Burası hepimizin gönlünde ama unutmayın bu bölge Türkiye’nin tektonik yönden en hareketli olabileceği, zamanı gelince en tehlikeli olabileceği bir yer. Nedenini de söyleyeyim. Tunceli’nin kendisi Nazımiye dediğimiz fay zonunun içinde. Nazımiye Fayı Kuzeybatı-Güneydoğu yönlüdür. Güneydoğu yönüne doğru gelir. Karakoçan fayıyla birleşir. Bu birinci fay.
Şimdi bu fayın bir özelliği var. Bu düşey hareketleri daha fazla bunun. Ama bu fay hakkında bugüne kadar tarihi dönemde bu deprem, şu fayın üzerindedir diye doğru dürüst bilmiyoruz. Ve bu fayın deprem üretme periyodu da yeterince bilinmiyor. Yani ne kadar zaman aralıklarla deprem üretir? Bilmiyoruz.”
“OVACIK FAYININ ETKİSİ İNANILMAZ FAZLA OLUR”
Deprem durumunda önemli etkileri olabilecek ikinci fayın, Dersim’in batı ve kuzeybatısında yer alan Ovacık Fayı olduğunu ve bunun da Erzincan’ın batısında Kuzey Anadolu Fayı’yla birleştiğini ifade eden Görür, bu fayın incelendiğini ve yılda 1,4 milimetre hareket hızı olduğunu, bu hız 2 milim olsa bile, bunun bin yılda 2 metre harekete tekabül ettiğini, bu durumun da 7 büyüklüğünde bir deprem üretebileceğini söyledikten sonra Ovacık Fayı ile ilgili şu bilgilerin altını çizdi:
“Yani Ovacık Fayı her 2500 senede bir 7 ve üzeri deprem üretebilir. Bu fay 3-4 koldan ibaret ve bu kollardan biri üzerinde çalışmalar yapıldı. Orada 6 bin senede 3 tane deprem tespit edildi. Demek ki Ovacık fayı çok yavaş hareket eden bir fay. 7’nin üzerinde deprem üretmesi için 2000-2500 seneye ihtiyaç var. En son deprem milattan sonra 54 yılında oluşmuş. 2023 yılında olduğumuza göre demek ki bu fay üzerinde yeni bir deprem olabilmesi için birkaç yüz sene ya var ya yok. Bu fayın Tunceli’ye etkisi çok inanılmaz şekilde fazla olur.”
“MALATYA VE OVACIK FAYLARINDA DEPREM DAHA ERKEN OLABİLİR”
Olası bir depremde Dersim’i etkileyebilecek üçüncü fayın, Dersim’in batısı ve güneybatısında yer alan Malatya Fayı olduğunu söyleyen Görür, “Malatya fayı daha yavaş. Yılda yaklaşık bir milimetre hareket ediyor, onun da tekerrür periyodu 2000-2500 sene oluyor. Çünkü orada yapılan araştırmada 10 bin sene içerisinde 4 tane deprem bilimsel olarak tespit edilmiş. Bu da büyük bir deprem üretebilir. Fakat bir şey var dikkat etmemiz gereken. Faylar böyle düzenli olarak dolmaz. Yani stres doldu doldu illa da 2500 sene geçince de hemen deprem üretir diye düşünürsünüz. Bu doğru değil. Çok hızlı, daha erken doldurulabilir ve deprem öne çekilebilir” dedi.
Antep ve Maraş’ta olan 7.7 ve 7.6 gibi depremlerin önemli miktarda stresi Malatya fayının içine enjekte etmiş, transfer etmiş olabileceğini ve hatta Ovacık fayına da bu transferin gerçekleşmiş olabileceğini vurgulana Görür, “Eğer öyle olursa o fay deprem üretmek için tekerrür periyodunun dolmasını beklemeden deprem üretebilir” diyerek uyardı ve Malatya Fayı’la ilgili şu önemli notu düştü:
“Şimdi bir de Malatya Fayı’nın bir özelliği var. En son deprem milattan önce 900-500 yılları arasında olmuş. Yani milattan önce 500 yıl geçmiş. 2023 yıl da şimdi geçmiş, yani son depremden beri, en az 2500 yıl geçmiş. Malatya fayının deprem üretme periyodu ise 2475 yıldır. Bu durum beni endişelendirdi.”
“NE KADAR FAZLA YIKIM VE ÖLÜM OLURSA BİLİN Kİ TOPLUM O KADAR BOZULMUŞTUR”
“Bu ülkenin bilim insanları olarak öngörülerimiz doğrultusunda bir uyarı yapıyoruz. Yani illa şu olacak bu olacak gibi bir iddiamız da yok ama uyarıyoruz. E siz de bu uyarıları, bilimin bu uyarılarını dikkate alıp önlem alın diye uyarıyoruz” diyen Prof. Dr. Naci Görür konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Ne kadar fazla yıkım ve ölüm olursa, bilin ki o toplum o kadar tefessüh etmiştir. O kadar bozulmuştur. Ahlak dışı birtakım hareketler o kadar yaygındır. Yani bu gerçekten öyle. Güneydoğu’da deprem büyüktü tamam. Çok doğru. Yerbilimci olarak biz biliyoruz. Ama bu kadar ölüm ve yıkımın nedeni, orada yapılan hırsızlık, arsızlık, demirden, çimentodan, şundan bundan çarpma ve olmayacak yerlere bina yapmaktır. Rant uğruna yapılmayacak şeyleri yapmış olmaktır. Herkes bunu biliyor. Bütün dünya da biliyor.
Tuncelilinin cennet gibi ülkesi var. Zemini sağlam. Yapısını, temelini bütün bu tehlike analizlerini, parametrelerini bu zemine uygun çıkartıp ona göre de hayatını idame ettirsin. Deprem geldiği zaman minimum zarar verir. Ama siz hazırlanmazsanız olmaz. O zaman hepimiz çok üzülürüz. Bu işin şakası yok. Yani bunu yapalım, önlem alalım. Önlem de bizim zarardan en az etkilenmemiz için tek yol.”
PİRHA- Maraş’ta büyük yıkıma neden olan depremlerden hemen sonra Hatay için de uyarıda bulunan Bilim Akademisi Üyesi Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, 6.4 ve 5.8’lik sarsıntıdan sonra Adana ve Kıbrıs’ı işaret etti. Yer Bilimci Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan ise Palu ve Bingöl için uyardı.
Bilim Akademisi Üyesi Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, Maraş’taki iki depremden sonra yaptığı değerlendirmede, “Hatay’ın ölü fay kesimlerinde bir stres transferinin olabileceğini, oralara bir yük geldiğini düşünüyorum. Oralarda özenli ve dikkatli olmak lazım” uyarısında bulunmuştu.
Hatay’da art arda meydana gelen depremlerden sonra gazeteci Canda Tolga Işık’a konuşan Görür, “Günlerdir uyardığımız Kahramanmaraş depremi sonrası Hatay ve Adana’da beklenen depremin Hatay bölümü bu akşam gerçekleşti. Bundan sonrası için sırada Adana ve Kıbrıs’ta da benzer büyüklükte bir deprem riski var” ifadelerini kullandı.
2 deprem sonrası açıklamalarda bulunan Yer Bilimci Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan ise, Palu ve Bingöl için uyardı.
Prof. Dr. Ercan sosyal medya hesabında şu paylaşımlarda bulundu:
“Samandağı 7 km derinde M6,4 oldu. Yıkılmayan yapıları da yıktı. Artçı depremler bu boyutta en az 4 ay sürecek. Yaralı evlere girmeyin.
*Samandağ M6,4’lük depremin süresi 16 saniyedir. Çıkardığı gerginlik (enerji) M7,9’luk depremin 176’da biridir. Kabaca 7 ton TNT bombası gücündedir. Kırık boyu 30-40 km’dır. Kırık Hatay’dan Suriye’ye uzanmıştır. Toplam kırık boyu 440 km’ye ulaştı.
*M6,4’lük depremde ağır hasarlılar göçtü, orta hasarlılar ağır hasarlı, az hasarlılar orta hasarlı, hasarsızlar az, orta hasarlı duruma dönüştü. Az hasarlı yapılar içinde olmak üzere tüm yapılar güvenlik için yıkılmalıdır. Yoksa kıyım olur.
*Dikkatimizi Hatay’a çevrilmişken, DAK’ın kuzeyinde Elazığ-Palu ile Bingöl’de M5’e varan depremler, Palu-Bingöl arasının gerilmekte olduğunu gösteriyor.
*Hatay’daki M6,4 ile M5,8’lık depremlerin her ikisi de Ölü Deniz kırığı üzerinde oluştu. Doğu Anadolu ile Ölü Deniz kırıkları kudurdu. Herkes kontainer evler ile arbalarında, çadırlarda yatsın. Bu tür artçı depremler ne yazık ki olmayı sürdürecek.
*Hatay’daki durum dayanılır bir durum değil. Lütfen kentinizi terk etmeyin. Güvenli barınaklara sığının.”
PİRHA- Bilim Akademi Üyesi Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür yaptığı açıklamada, “Bunu ilk kez söylüyorum bunu bütün Türkiye duysun, Türkiye’de en fazla deprem üreten iki fay var. Biri Kuzey Anadolu fayı, diğeri Doğu Anadolu fayı. Her iki fay enerjisinin büyük bir kısmını boşalttı. İstanbul’da hasar daha fazla olacak, durum hiç iyi değil” dedi.
AFAD’ın verilerine göre 6 Şubat’ta saat 04.17’de Maraş’ın Pazarcık ilçesinde 7.7, saat 13.24’te Elbistan ilçesinde 7.6 büyüklüğünde iki deprem meydana geldi. 10 ilde büyük hasar meydana gelirken kurtarma çalışmaları sürüyor.
Bilim Akademisi Üyesi Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, DHA’ya Maraş merkezli 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremleri değerlendirdi.
Prof. Dr. Naci Görür, son 100 yılın en büyük depremini değerlendirerek İstanbul için de uyarılar yaptı.
“İKİNCİ DEPREM TETİKLENME İLE OLDU”
Prof. Dr. Naci Görür, depremle ilgili olarak 3 gün önce uyarı yaptığını vurgulayarak, “Elazığ depremi olduğu zaman sizlere beyanat verdim. Elazığ depremi Doğu Anadolu fayı üzerinde oldu, o fay uyandı. Daha önce deprem üretmiyordu. Ben, ’21. asırda bir deprem üreterek enerjisini boşaltacak’ dedim. Doğu Anadolu fayı Elazığ yöresini kırdıktan sonra, Maraş, Çelikhan, Erkenek ve Hatay bölgesi tehdit haline geldi, ‘Bundan sonra ben büyük depremlerin bu yörelerde olacağını düşünüyorum’ dedim. Şimdi bir bölge uzun zaman deprem üretmediği zaman o fay hattını çok büyük ölçüde stres biriktiğini düşünüyoruz. Halkın anlayacağı şekilde söyleyelim, enerji biriktirdiğini düşünüyoruz.
Elazığ depremi de olunca, Elazığ depreminde açığa çıkan enerjinin bir kısmı da Doğu Anadolu fayının Maraş tarafına transfer edildi. Zaten Maraş’ta önemli bir enerji birikmişse, bir de siz ekstra bir enerjiyi oraya transfer etmişseniz, Maraş’tan korkmaya başlarız. İşte o korkudan, beklentiden dolayı ‘Maraş’a dikkat edin’ dedim. ‘Deprem hazırlıklarına başlayın, kentsel dönüşümü burada ihmal etmeyin’ diye yazdım, çizdim, söyledim. Maalesef 6 Şubat geldi, 7.7 ve 7.6 büyüklüğünde iki deprem oldu. Bu ikinci deprem, ‘tetiklenme’ ile oldu. Oradaki fay sistemleri birbirlerini tetikledi” dedi.
“HATAY VE ADANA KESİMİNDE HALA DİKKATLİ OLMAMIZ LAZIM”
Prof. Dr. Naci Görür, Hatay ve Adana için uyarılarda bulunarak şunları dile getirdi:
“Çevredeki faylarda belirli bir stres transferi olabilir. Bu depremlerden sonra Hatay ve Adana yöresinin daha hassas hale geldiğini düşünüyorum. Adana havzasında Doğu Anadolu fay kuşağının devamı gibi düşünülen, orada da irili ufaklı faylar var, Hatay’ın ölü fay kesimlerinde bir stres transferinin olabileceğini, oralara bir yük geldiğini düşünüyorum. Oralarda özenli ve dikkatli olmak lazım ama onun dışında büyük ölçüde Doğu Anadolu fayı enerjisini boşalttı ve azalttı. Tıpkı Kuzey Anadolu fayı gibi. Bundan sonra büyük ölçüde o faylarda bir rahatlama olacaktır. Uzun dönem büyük depremler meydana gelmeyecektir ama dediğim yerlerde de dikkatli olmamız gerekiyor.
Bizim endişe ettiğimiz yerler Bingöl ile Karlıova arasında, Doğu Anadolu fayının en Kuzey Doğu ucunda bir kesim var. Orada en son deprem 1766 gibi oldu, oradan endişe ediyoruz. Bu Maraş fayından dolayı, Hatay ve Adana havzası kesiminde dikkatli olmamız lazım.
“İKİ FAY ENERJİSİNİN BÜYÜK BİR KISMINI BOŞALTTI”
Türkiye’de en fazla deprem üreten iki fay var. Biri Kuzey Anadolu fayı, diğeri Doğu Anadolu fayı. Her iki fay enerjisinin büyük bir kısmını boşalttı. Bu demektir önümüzdeki birkaç yüz sene içerisinde Türkiye’de çok büyük bir deprem olmayacak, en azından bu iki fay kuşağı boyunca. Bu bizim için ülkeyi depreme hazırlama açısından bir şans. İrili ufaklı başka yerlerde deprem olabilir, burada da küçük depremler olur ama Türkiye’nin en ağırlıklı fay zonları enerjiyi boşalttı. Bu bir imkan, bunu ilk kez söylüyorum bunu bütün Türkiye duysun.
“İSTANBUL’DA 7.5 BEKLİYORUZ, DURUM VAHİM”
İstanbul’da durum hiç iyi değil. Nasıl 3 gün önce ‘Maraş’tan endişe ediyoruz’ diye yazdıysam aynı şekilde İstanbul’dan endişe ediyorum. Bilimsel bütün araştırmalar, İstanbul’da zamanın gelmekte olduğunu gösteriyor. Aşağı yukarı 30 sene içerisinde depremin beklendiği söyleniyordu, 23 senesi geçtiğine göre büyük ölçüde yakınlaşmış demek istiyorum. Ancak Maraş depremi beklediğimiz Marmara depreminden daha büyük. İstanbul’da en fazla 7.5 bekliyoruz. İstanbul’da daha küçük deprem beklememize rağmen, İstanbul’da hasar Maraş’tan daha fazla olur. Diğer yandan Maraş’ta da hasarın epey fazla olacağını üzülerek tahmin ediyorum, inşallah yanılırım ama açıklanınca göreceğiz.
“AFET BAKANLIĞI KURULMALI”
Önce bir Afet Bakanlığı kurulacak. Bu bakanlık kurulduktan sonra, iyi bir bütçesi olacak, gerekli altyapı ve koordinasyonu yapılacak. 5 yıllık planlar ile deprem kuşaklarından başlanacak ve deprem kuşaklarındaki her kent deprem dirençli kentlere dönüştürülecek. Önce bir mikrobölgeleme çalışması yapılacak. Risk analizi yapılacak ondan sonra zarar azaltma çalışmaları yapılacak.”