Etiket: nadide yallı

  • ‘Kadınlar savaş sürecinden en çok etkilenen kesim, o yüzden barış sürecini kadınlar sahiplenmeli’-VİDEO

    ‘Kadınlar savaş sürecinden en çok etkilenen kesim, o yüzden barış sürecini kadınlar sahiplenmeli’-VİDEO

    PİRHA- DAD Kadın Sekreteri Nadide Yallı ile kadınların Barış Süreci’ne etkisini konuştuk. Kadınların savaş sürecinden çok etkilendiklerini, Alevi kadınların ise savaşlarda iki kere mağduriyet yaşadığını ifade eden DAD Kadın Sekreteri Nadide Yallı, “Barış sürecini özellikle kadınların sahiplenmesi gerekiyor. Bütün kadınlara sesleniyorum biz birlikte olursak yaşanan süreci barışa götürebiliriz. Dolayısıyla bu süreci özellikle Alevi kadınlar olarak sahiplenmeye davet ediyorum” dedi.

    27 Şubat’ta Abdullah Öcalan tarafından yapılan Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı, “40 yıllık çatışmanın sonlanma fırsatı” olarak yorumlandı. PKK’nin kendini feshedip, silahlarını yakması ardından ülke siyasetinde de yeni bir aşamaya geçildi denilebilir.

    Yeni süreçle birlikte farklı kesimler de demokrasi taleplerini dile getirerek Mecliste kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’na önerilerini sundu. Ancak söz konusu komisyonda henüz dinlenmeyen bir kesim var ki o da kadınlar oldu.

    Çatışmalı süreçle birlikte kültürel kimliklerin yanı sıra inanç kimliklerinin de yasaklanması, özelde Alevi kadınlar için daha zorlu bir dönem oldu. Kadın kimliğinin de yüküyle ağır bir dönem geçiren Alevi kadınlar, geçmişte yaşadıkları mağduriyetler ve bugüne dair önerilerini dinledik.

    Demokratik Alevi Dernekleri Genel Merkez (DAD) Kadın Sekreteri Nadide Yallı ile kadınların Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne etkisini konuştuk.

    “SAVAŞIN EN MAĞDURLARI KADINLAR VE ÇOCUKLARDIR”

    PİRHA: Savaşın etkisinin kadına yansıması nedir?

    NADİDE YALLI: Savaşın sadece kadınlar üzerinde değil, tüm dünya üzerinde çok büyük bir etkisi vardır. Ama tabii savaşın en mağdurları kadınlar ve çocuklardır. Kadınlar niye mağdur oluyor? Eşlerini, çocuklarını, akrabalarını kaybediyorlar ve tekrar yaşama dönmek kadınlar için çok zor bir süreç oluyor. Kadınlar her gün ağlayarak, hatırlayarak ve parçalanarak duygusal olarak bakıyor. Tabi bir de kadınlar aynı zamanda ekonomik olarak çok büyük sıkıntılar yaşıyor ve bütün sorumluluk sizin üzerinize düşüyor. Kadınlar o zor koşullarda tek başına ayakta kalmak zorunda kalıyor.

    Dolayısıyla kadınlar savaşın en derin mağdurlarıdır. Savaşın kadınlar üzerinde çok büyük etkileri vardır. Çünkü kadınlarda yarattığı travmalar çok farklıdır. Evladını kaybeden bir anne, evlatlarını korumaya çalışan bir anne, kardeşlerini korumaya çalışan bir kadın, kocasını korumaya çalışan bir kadın, ailesini korumaya çalışan bir kadın. Bu durumu en yakınımızda Gazze’de yaşanan savaş sürecinde kadınların yaşadıklarında çok rahat görebildik. Kadınların feryatları bize her şeyi gösterdi savaşın hiçbir şekilde mantığı yoktur.

    “ALEVİ KADINLAR OLARAK İKİ DEFA MAĞDURİYET YAŞIYORUZ”

    -Yıllardır süren çatışmalı ortamın kadın mücadelesini nasıl etkiledi? Alevi kadınlar özelde bu süreçte ne yaşadı?

    Kadınlar, savaş sürecinden çok etkilendiler. Ama biz Alevi kadınlar olarak iki kere mağduriyet yaşıyoruz. Yaşadığımız coğrafyada hem Alevi olmaktan dolayı hem de kadın olmamızdan dolayı ayrımcılık yaşıyoruz. Alevi kadınlara yönelik bakış açıları ve Alevi kadınların bedenleri üzerine yapılan saldırılardan dolayı çok ağır süreçler yaşadık. Ötekileştirilen kadınlar bedensel, psikolojik ve ekonomik olarak savaştan çok etkilendiler. Özellikle Alevi kadınlar bu ayrımcılığı had safhada yaşadılar. Acı boyutuyla baktığım zaman da en çok yine biz Alevi kadınları ağladık. Çünkü özellikle kendi coğrafyam üzerinden baktığım zaman her gün bir ölüm haberinin gelmesinden dolayı acılarımız bitmedi. Birisinin cenazesine katıldığınızda en çok kadınların feryatlarını duyarsınız. Evladının, eşinin veya akrabasının acısını duymak kadınlar için hayatı bitiriyor.

    “KADINLAR SAVAŞIN BİTİP, BARIŞIN GELMESİNİ İSTİYOR”

    -Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin kadınlara etkisi nasıl olacaktır? Alevi kadınlar bu sürece ne tür katkılar sağlayabilir, neler önerirsiniz?

    Barış sürecini özellikle kadınların sahiplenmesi gerekiyor. Şu anda Alevi kadınların hepsi barış sürecini sahipleniyor ve bu sürecin bir parçası olmak istiyorlar. Çünkü kadınlar savaşın bitip barışın gelmesini istiyor. Artık huzur ve insanca bir yaşam istiyoruz. Alevi kadınlar, barış sürecini desteklemek için söz söyleme haklarının olmasını istiyor. Bütün kadınlara sesleniyorum biz birlikte olursak yaşanan süreci barışa götürebiliriz. Dolayısıyla bu süreci özellikle Alevi kadınlar olarak sahiplenmeye davet ediyorum.

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ DOSYA

    ‘Alevi kadınlar barışın kurucu öznesi olmalıdır’

  • DAD’ın düzenlediği ana dili atölyesinin startı verildi-VİDEO

    DAD’ın düzenlediği ana dili atölyesinin startı verildi-VİDEO

    PİRHA-Demokratik Alevi Dernekleri Genel Merkezi, Dersim’de Kırmancki ve Kurmanci ana dili atölyesinin startını verdi. Her yerde ana diliyle konuşma şiarıyla ana dili atölyesini başlattıklarını belirten DAD Kadın Sekreteri Nadide Yallı, “Ana dilimiz olmadığı zaman her şeyimizden eksik kalıyoruz. Bize ana dilimiz unutturulmaya çalışıldı, bizler aynı zamanda dilimizin eğitim dili olmasını istiyoruz” dedi.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Genel Merkezi, Dersim’de Kırmancki ve Kurmanci ana dili atölyesinin startını verdi.

    “ANA DİLİMİZİN EĞİTİM DİLİ OLMASINI İSTİYORUZ”

    Ana dillerinden uzaklaştıkça her şeylerini yitirdiklerini belirten DAD Kadın Sekreteri Nadide Yallı, “Atölyemizde nerede olursa olsun kendi ana dilimizle konuşalım şiarını belirledik. Çünkü ana dilimiz olmadığı zaman her şeyimizden eksik kalıyoruz. Bu coğrafyada bize ana dilimiz unutturulmaya çalışıldı. Eğitim sisteminde de ana dilimizin eğitim dili olmasını istiyoruz” dedi.

    “ANA DİLİMİZ ETRAFINDA YENİDEN KUCAKLAŞALIM”

    Ana diliyle yapılan çalışmaların bir dili yok olmaktan kurtarmadığını sadece arşiv olduğunu vurgulayan Yazar Bedriye Topaç, “Eğer herkes ana dilini sahiplenip okumaya, yazmaya başladığında ve çocuklarımıza dili öğrettiğimizde her şey yeniden düzelecektir. Ana dilimizin etrafında yeniden kucaklaşalım çünkü Dersim dil anlamında gerçekten kötü bir durumda ve bunu düzeltmekte yine bizim elimizde” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından Kırmancki ve Kurmanci klamlar, şiirler okundu.

    PİRHA/DERSİM

  • DAD, Dersim’de Kırmanckî ve Kurmancî ana dili atölyesi başlatacak-VİDEO

    DAD, Dersim’de Kırmanckî ve Kurmancî ana dili atölyesi başlatacak-VİDEO

    PİRHA-Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Dersim’de Kırmanckî ve Kurmancî ana dili atölyesi başlatacak. Unutulmaya yüz tutmuş ana dilleriyle ilgili bir eğitim atölyesi başlatacaklarını söyleyen DAD Kadın Sekreteri Nadide Yallı, “21 Şubat Dünya Ana Dili Günü’nde bu atölyenin startını vereceğiz. Ana dilini konuşmak isteyen herkesi eğitim atölyesine davet ediyoruz” dedi.

    UNESCO Dünya Tehlike Altındaki Diller Atlası’na göre Türkiye’de 18 tane yok olmuş veya yok olma tehlikesi altında olan dil olduğunu gösteriyor. 21 Şubat Dünya Ana Dili Günü, Türkiye’de özellikle ana dili Kürtçe, Arapça, Lazca, Ermenice, Hemşince, Çerkezce, Çeçence, Süryanice gibi dillerden olan milyonlarca çocuğun kendi ana dillerinden koparıldığı ortamda kutlanmaktadır.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Dersim’de Kırmanckî ve Kurmancî ana dili atölyesi başlatacak.

    DAD Kadın Sekreteri Nadide Yallı, açmayı planladıkları ana dili atölyesine ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “ANA DİLİNİ KONUŞMAK İSTEYEN HERKESİ EĞİTİM ATÖLYEMİZE DAVET EDİYORUZ”

    Demokratik Alevi Derneği olarak unutulmaya yüz tutmuş ana dilimizle ilgili bir eğitim atölyesi başlatmayı düşündüklerini ifade eden DAD Kadın Sekreteri Nadide Yallı, “Biz ana dilimizi Hızır’ın dili olarak görüyoruz ancak demokratik anlamda bu konuda mücadele etmemize rağmen karşılık bulamadık. Biz de Demokratik Alevi Dernekleri olarak dil atölyesi başlatmayı karar verdik ve 21 Şubat Dünya Ana Dili Günü’nde bu atölyenin startını vereceğiz. Kırmanckî ve Kurmancî dil eğitiminde bize bu konuda öncülük edecek öğretmen arkadaşlarımızla birlikte bir eğitim atölyesi başlatacağız. Bizimle birlikte olmak isteyen ve ana dilini konuşmak isteyen herkesi eğitim atölyesine davet ediyoruz” dedi.

    Cihan BERK/DERSİM

  • Dersimli kadınlardan doğal sabun üretimi-VİDEO

    Dersimli kadınlardan doğal sabun üretimi-VİDEO

    PİRHA – Mesleği aile danışmanlığı olan Nadide Yallı, ülkede yaşanan işsizlik sorunu neticesinde kendi mesleğini icra edemiyor. Yallı, kolektif bir şekilde ortaya çıkardıkları tasarım ürünlerini ve el yapımı sabunları Dersim’de stantlarda satışa sunuyor. 

    Fırat Üniversitesi mezunu, aile danışmanı ve bir çocuk annesi Nadide Yallı, “İş bulamadım. Bu yüzden evde sabun yapmaya başladım. Bunun yanı sıra kadın arkadaşlarla beraber dayanışma içerisinde çanta, kitap ayracı ve birçok ürün satışa sunuyoruz”  diyerek işsizliğe karşı kolektif üretim yapıyor.

    Türkiye’de son yıllarda yaşanan ekonomik krizin yanı sıra gün geçtikçe artan işsizlik söz konusu. Üniversite mezunu milyonlarca genç iş bulamamaktan kaynaklı çeşitli problemler yaşıyor. Bunun yanı sıra işsizliğe kendi cephesinden çözüm bulmaya çalışanların sayısı da gün geçtikçe artıyor.

    Elazığ Fırat üniversitesi mezunu ve 40 yaşında bir çocuk annesi olan Nadide Yallı da işsizliğe karşı kadın arkadaşlarıyla beraber çözüm üreten kadınlardan biri. Dersim merkezde yaşayan Yallı, Seyit Rıza Meydanı’nda açılan stantlarda kendisinin ve arkadaşlarının ortaklaşa ürettiği doğal sabunların yanında kitap ayracı, çanta ve birçok ürünü satışa sunuyor.

    “OLUMLU BİR KARŞILIK ALIRSAK BU İŞE DEVAM EDECEĞİZ”

    Yaptıkları ürünleri satarken aile danışmanlığı da yaptığını belirten Yallı, “Sabun yapmayı çok öncelerde öğrendiğini belirterek “Önceki yıllarda dükkân açmıştım ama devam etmedim. Şimdi ürünlerimiz satılırsa, olumlu bir karşılık alırsak bu işe devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    “BİTKİLERİ DERSİM’İN TOPRAĞINDAN ALIYORUZ”

    Yallı, “Kadın arkadaşlarla beraber dayanışma içerisinde sabunları yapmaya başladık. Sabunlarımız yüzde yüz doğal. Sabunların yağlarını Hatay’dan alıyoruz. Bitkileri Dersim’in toprağından alıyoruz. Lavanta eken bir kadın arkadaşımızdan alıyoruz. Cilt için saç için çok faydalı ürünler. Bundan sonra daha çeşitli ürünler de yapacağız. Keçi sütünden yapılacak. Bu coğrafyanın bitkileri ve hayvanların ürünleriyle yapıyoruz, buna devam edeceğiz” diye konuştu.

    “İlk tanıtım olduğu için yavaştan başladık. Satış oldukça bunu geliştireceğiz” diyen Yallı, özellikle kadınların bir araya gelerek üretim yapması gerektiğini ve bu şekilde dayanışma içerisinde kendi yaşamlarını kurabileceklerinin altını çizdi.

    Hüseyin YAŞAR/DERSİM