Etiket: nasır nesanır

  • Mersin’den İliç’teki faciaya tepki: ‘Felaketin nedeni rant’- VİDEO

    Mersin’den İliç’teki faciaya tepki: ‘Felaketin nedeni rant’- VİDEO

    PİRHA- Mersin Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri, İliç’te meydana gelen maden faciasına tepki göstererek, “Rant dışında gözü hiçbir şey görmeyen zihniyet bugünkü felaketin yaşanmasına neden oldu” dedi.

    Mersin Emek ve Demokrasi Platformu ile Mersin Çevre Platformu, Erzincan’ın (İliç) ilçesinde meydana gelen maden faciasına tepki göstermek için Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Mersin Şube binası önünde basın açıklaması yaptı. “Rant uğruna insan ve doğa katliamı son bulsun. Bugün İliç yarın Akkuyu felaketi olmasın” pankartının açıldığı açıklamaya kentte bulunan çok sayıda siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı.

    “RANT HIRSI FELAKETLERE KAPI ARALIYOR”

    Emek ve Demokrasi Platformu adına açıklama yapan Mersin Tabip Odası Başkanı Nasır Nesanır, yaşanan maden katliamını, iktidarın rant ve sermaye politikalarının bir sonucu olduğunu aktardı. Maden tesisinin 2002 yılında da siyanür ve solüsyon yayması nedeniyle kapatıldığını fakat apar topar tekrardan açıldığını hatırlatan Nesanır, meslek odalarının ve bölge halkının bugüne kadar yaptığı tüm itirazlarının ise dikkate alınmamasından dolayı yaşanan faciada 9 işçinin yaşamını yitirdiğini ve bölgeye siyanür ve sülfürik asitin bölgeye yayıldığını belirtti.

    “AKKUYU KAPATILSIN” ÇAĞRISI

    Nesanır, yaşanan bu faciadan sonra Mersin’de de yapımı süren Akkuyu Nükleer Santrali’ne de dikkat çekti. Bu faciadan ders alınarak Akkuyu projesinden vazgeçilmesi çağrısı yapan Nesanır, “Çevre ve insan sağlığını olumsuz etkileyecek ve kamu kaynaklarımızı zarara uğratacak olan Akkuyu Nükleer Santral’in yapımının iptal edilmesini istiyoruz. Ülkemizde siyanür liçi yöntemi ile madenciliğin yasaklanmasını ve yaşanan felakette sorumluluların yargılanmasını istiyoruz” dedi.

    Açıklama sloganlarla son buldu.

    PİRHA/ MERSİN

  • Mersin Çevre Platformu’ndan çağrı: Liman genişleme projesi derhal iptal edilmeli- VİDEO

    Mersin Çevre Platformu’ndan çağrı: Liman genişleme projesi derhal iptal edilmeli- VİDEO

    PİRHA- Mersin Çevre Platformu, Atatürk Parkında yapılacak olan liman genişleme projesinin iptal edilmesi için yetkililere çağrıda bulunarak, “Kentin ciğerlerine hançer saplayacak bu kirli yatırıma derhal son verilmelidir. Yetkililer Mersin halkının taleplerini yerine getirerek bu projeyi durdurmalıdır” ifadelerini kullandı.

    Uluslararası Mersin Liman İşletmesi’nin (MIP) liman sahasını kentin en önemli noktalarından biri olan Atatürk Parkına doğru genişletme projesine karşı Mersin Çevre Platformu basın açıklaması yaptı. Pozcu GMK Bulvarında bir araya gelen platform bileşenleri “Emperyalist şirket Mersin’i terk et”, “Atatürk Parkı halkındır halkın kalacak” ve “Mersin susma kentine sahip çık” sloganları attı.

    Basın açıklamasını platform adına Mersin Tabip Odası Başkanı Doktor Nasır Nesanır okudu.

    “MERSİN’İN CİĞERLERİNE HANÇER SAPLAYACAK BİR PROJE”

    Atatürk Parkı’nda yapılmak istenen liman projesinin hem hukuka hem de bilime aykırı olduğunun altını çizen Nasır Nesanır, “Atatürk Parkını korumak yerine bugün Mersin’in ciğerlerine hançer saplayacak kirli bir yatırım olan mevcut limanın Atatürk Parkına doğru genişlemesi ve burada planlanan kurvaziyer liman projesi de bir rant projesidir” dedi.

    Proje yapımı sırasında kullanılacak olan malzeme ve inşaat tekniği yüzünden kent merkezinde oluşacak hava ve gürültü kirliliğinin kamu sağlığını olumsuz yönde etkileyeceğine işaret eden Nesanır, “Projede kullanılacak malzemenin Toros dağlarının eteklerinde bulunan Hamzabeyli, Turunçlu, Değirmençay, Çukurkeşlik ve Hacgediği mahallelerinden sağlanacak olması o bölgede tarıma ve su kaynaklarına çok zarar verecek olmasıyla birlikte birçok soruna da neden olacaktır” ifadelerini kullandı.

    YETKİLİLERE ÇAĞRI

    Mersin halkının zehir solumak istemediğini belirten Nasır Nesanır, projenin iptali için yetkililere seslenerek şunları söyledi:

    “Kentimizde konteyner liman yapmak için alternatif bölgeler mevcut iken kamunun sağlığını bozacak olan bu projeye karşıyız. Mersin halkı zehir solumak istemiyor. Yetkililer Mersin halkının taleplerini yerine getirerek bu projeyi durdurmalıdır. Yaşam hakkımızı ve çocuklarımızın geleceğini korumak için herkesi mücadeleye davet ediyoruz.”

    PİRHA/ MERSİN

  • Mersin’de 12 Eylül eylemi: Darbe rejimi hala sürüyor- VİDEO

    Mersin’de 12 Eylül eylemi: Darbe rejimi hala sürüyor- VİDEO

    PİRHA- 12 Eylül Askeri Darbesi’nin 43. yılı nedeniyle Mersin Emek ve Demokrasi Platformu ile Mersin 78’liler Girişimi Derneği tarafından yapılan basın açıklamasında darbe rejiminin hala sürdürüldüğü vurgulandı.

    Mersin Emek ve Demokrasi Platformu ile 78’liler Girişimi Derneği, 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi’nin 43. yıl dönümü sebebiyle Özgür Çocuk Parkı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi. Platform bileşenleri ve çok sayıda kitle örgütünün destek verdiği açıklamada Türkiye’nin 12 Eylül’e ilişkin hesap vermesi gerekliliği öne çıkarıldı.

    “12 EYLÜL SİYASAL İSLAM REJİMİNİN YOLUNU AÇTI”

    Mersin Emek ve Demokrasi Platformu Dönem Sözcüsü Nasır Nesanır, “12 Eylül Darbesi’nde yüzbinlerce insan gözaltına alındı, işkence sistemli olarak uygulandı, idamlar yapıldı, milyonlarca insan 12 Eylül’ün izlerini taşıdı. “Türk-İslam sentezi” ile laikliğin tasfiyesinin ve siyasal İslam rejiminin yolu açıldı. 12 Eylül Askeri Darbesi’ne ve onun devamı olan iktidarlara teslim olmadık” şeklinde konuştu.

    78’liler Girişimi Dernek Başkanı Yeşim Dağgeçen ise, 12 Eylül rejiminin son bulmadığını, her yıl katlanarak sürdüğünü dile getirdi. Dağgeçen, “12 Eylül Darbe Anayasası ve Siyasi Partiler Yasası, seçim barajı, YÖK, RTÜK, sendika yasaları ile, 1980-83 döneminde yapılan 600 civarında yasa ve binlerce yönetmelikle sürüyor. İktidarıyla muhalefetiyle siyasetçiler 12 Eylül darbe rejimiyle uzlaştılar” dedi.

    “1980 DARBE YASASI KALDIRILMALI”

    Yeşim Dağgeçen, 1980 darbe anayasasının kaldırılarak yerine demokratik, özgürlükçü, eşitlikçi ve sosyal bir anayasanın toplumsal bir mutabakat ile yapılmasını talep etti.

    Dağgeçen, “Toplumsal barışın, adaletin, kolektif ve bireysel hak ve özgürlüklerin sağlandığı, baskının ve şiddetin değil özgürlüğün ve eşitliğin olduğu demokratik cumhuriyette yaşamak istiyoruz. Tüm cezaevlerinde yaşanan ve Diyarbakır 5 Nolu Askeri Cezaevi’nin her karesinde yaşanan gerçekliğe bağlı kalarak, büyük insanlık ve ülke için ‘İnsan Hakları Müzesi’ne dönüştürülmesini talep ediyoruz” diyerek sözlerini sonlandırdı.

    PİRHA/ MERSİN