Etiket: nazi

  • HDP Halklar ve İnançlar Komisyonu: 78. yılında Holokost’u anıyor ve hatırlıyoruz!

    HDP Halklar ve İnançlar Komisyonu: 78. yılında Holokost’u anıyor ve hatırlıyoruz!

    PİRHA – HDP Halklar ve İnançlar Komisyonu Eş Sözcüleri Tülay Hatimoğulları ile Turgut Öker, Hitler liderliğindeki Nazi Almanya’sı döneminde yapılan Yahudi Soykırımının yıldönümü sebebiyle açıklama yaptı. Yapılan açıklamada “Yıldönümünde Holokost’u anıyor ve hatırlıyoruz!” denildi.

    Halklar ve İnançlar Komisyonu Eş Sözcüleri Tülay Hatimoğulları ile Turgut Öker, Polonya’daki Auschwitz-Birkenau toplama kampının Sovyetler Birliği tarafından kapatılışının ve kamptaki 7 bin Yahudi’nin özgürlüğe kavuşmasının 78. Yıldönümü nedeniyle açıklama yaptı. Yazılı yapılan açıklamada “Yıldönümünde Holokost’u anıyor ve hatırlıyoruz!” denildi.

    YAHUDİLERİN 3’TE 2’Sİ, HOLOKOST SIRASINDA HAYATINI KAYBETTİ”

    Tülay Hatimoğulları ile Turgut Öker, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu (BMGK) tarafından 2005 yılında ilan edilen Holokost Kurbanlarını Anma Günü sebebiyle yaptıkları açıklamanın devamında şu ifadelere yer verdi:

    “İkinci Dünya Savaşı sırasında Holokost’ta, Nazi Almanya’sı tarafından kurulan ve sayıları bini bulan toplama kamplarında yaklaşık 4 milyon Yahudi’nin ya öldürüldüğü ya da işkence ve hastalığa bağlı olarak yaşamını yitirdiği tahmin ediliyor. Geriye kalanların büyük bir bölümü ise ölüm yürüyüşlerinde ve getto bölgelerindeki toplu katliamlarda öldürüldü. Savaş sonunda yaklaşık 6 milyon Yahudi, yani İkinci Dünya Savaşı’ndan önce Avrupa’da yaşayan Yahudilerin 3’te 2’si, Holokost sırasında hayatını kaybetti.
    Soykırımlara ve katliamlara uğramış tüm toplumlar başta olmak üzere yaşanan acıları birlikte hissetmek, tutulmamış yasları birlikte tutmak, ortak bir gelecek için ortak bir bellek örmek bizlerin görevidir. Bu da ancak çokça acılar yaşanmış bu coğrafyada işlenen nefret suçları ile de yüzleşerek, özür dileyerek, bu acıların anılması ile mümkün olabilir. Bunun için mücadelemizi sürdüreceğimizi bu vesile ile tekrar iletiyoruz.
    78. yılında Yahudi Soykırımı Kurbanlarını Anma Günü’nde bu büyük insanlık utancıyla yüzleşiyor, o süreçte yaşamını yitirenleri sonsuz acı ve saygı ile anıyoruz.”
    PİRHA/ANKARA

  • Roman Kırımının (Porajmos) 78’inci yıldönümü

    Roman Kırımının (Porajmos) 78’inci yıldönümü

    PİRHA- Nazilerin, Auschwitz-Birkenau kampında 4 bin 300 Roman ve Sinti’yi gaz odalarında katlettiği tarih olan 2 Ağustos 1944’ün üzerinden 78 yıl geçse de, Romanlara yönelik ayrımcı ve nefret politikaları ve suçları yaşadıkları coğrafyalarda sürüyor.

    1938, Dersim için ‘Tertele’ zamanının tarihi. Almanya başta olmak üzere Avrupa’da yaşayan Romanlar için de aynı tarihte benzer bir ‘Tertele’ yaşandı.

    Roman Kırımı (Porajmos), 1938 yılında Hitler’in sağ kolu olan SS şefi Himmler’in, “Alman milletinin saflığını koruma amacı güden tedbirler, Alman milletinden Çingeneliği fiziksel olarak ayıklamayı başarmalıdır. Irkların birbirine karışması önlenmeli, saf kan ve melez Çingenelerin hayat tarzları tahakküm altına alınmalıdır. Gerekli hukuki çerçeve ancak bir Çingene Kanunu tarafından çizilebilir. Bu kanun ırkların karışmasını engellemeli ve Çingenelerin Alman hayat sahası içerisindeki mevcudiyetinden kaynaklanıp acil çözüm isteyen bütün sorunları çözmelidir” şeklindeki sözleriyle birlikte Nazi görevlileri Romanları yakalayarak ölüm kamplarına götürmesiyle başlar.

    Avrupa ülkelerinin çoğunda büyük acılar yaşayan ve soykırıma uğrayan Romanlar, Nazi zulmüne ve soykırımına uğradı. Nazilerin, Auschwitz-Birkenau kampında 4.300 Roman ve Sinti’yi gaz odalarında katlettiği tarih olan 2 Ağustos 1944, Avrupa Parlamentosunun, 2015’te aldığı kararla “Ulusal Roman Soykırımını Anma ve Roman Karşıtlığı ile Mücadele Günü” olarak kabul edildi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Halklar ve İnançlar Komisyonu Eş Sözcüleri Tülay Hatimoğulları ve Turgut Öker de yazılı açıklama yaparak Roman Soykırımı’nda yaşamını kaybedenleri andı.

    “ROMAN HALKININ YAŞADIĞI BU BÜYÜK ACIYI YÜREĞİMİZDE HİSSEDİYORUZ”

    “Roman halkının acısını ve yasını 2 Ağustos Roman Soykırımını Anma Günü vesilesiyle paylaşıyor, hayatını yitirenleri minnetle ve saygıyla anıyoruz” denilen açıklamada, şunlar ifade edildi:

    “İkinci dünya savaşı boyunca faşist Nazi yönetimi tarafından saf bir ırk yaratma düşüncesiyle Yahudi, Roman, LGBTİ+, sosyalist yüzbinlerce insan katledildi.

    “Tarihi boyunca hiçbir toprağı işgal etmemiş, hiçbir halka zulmetmemiş; barış ve göç kültürünün temsilcisi olan Romanlar; dilleri, kültürleri nedeniyle Naziler tarafından yok edilmek istendi.

    “500 binden fazla Roman, ırkçı nazizist rejim tarafından toplama kamplarında, şehirlerde, köylerde ağır işkencelerle katledildi. Hayatta kalan yüzbinlerce Roman ise yaşanan acıların yarattığı büyük fiziksel ve psikolojik yıkımlarla mücadele etmek zorunda kaldı.

    ‘Mücadeleleri sürüyor’

    “Roman halkı da savaşların en ağır acılarını yaşayan, savaşın en ağır acıları ve yıkımları yaşatılan halklardan olmuştur. Bugün Türkiye’de ve Avrupa’da yaklaşık 17 milyon Roman insanca yaşam koşullarının uzağında, temel haklardan mahrum, kabul edilemeyecek şartlarda yaşamaya ve hayata tutunmaya çalışmaktadır.

    “Yaşanan acılara rağmen varoluşlarıyla, dilleriyle, kültürleriyle, acılarıyla ve değerleriyle farklı coğrafyalarda yaşam ve varlık mücadelesini sürdürmektedir. Romanların en ağır koşullarda, ötekileştirme ve ayrımcılığa uğrayarak yaşadığı ülkelerden biri de ne yazık ki Türkiye.

    “AKP iktidarı “Roman Açılımı” ile Romanlara dair adımlar atılacağının propagandasını yapmışsa da geçtiğimiz 13 yıl içinde sözde açılımın somut hiçbir karşılığı olmadığı gibi Roman yurttaşların yaşadığı sorunlar artarak devam ediyor.

    “2010’da Manisa Selendi’de Romanlar ırkçı saldırıya uğradı, 2016’da Roman Ünzile Türkmen yaşamaya çalıştığı çadırda soğuktan donarak hayatını kaybetti. 2022’de Çayır ailesi polis tarafında ırkçı söylemlere ve şiddete maruz kaldı.

    “Soykırımdan bugüne devam edegelen ırkçı yaklaşımların son bulması ve soykırım gibi büyük acıların tekrar yaşanmaması için biz üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceğiz ve ilgili bütün kesimleri de ortak mücadeleye çağırıyoruz.

    “Roman halkının yaşadığı bu büyük acıyı yüreğimizde hissediyor, soykırımda hayatını kaybeden Romanları anıyoruz. Yaşasın halkların kardeşliği, Opre Roma!”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Dünya Çingeneler Günü; Dünya kültürünün taşıyıcılığını yapan sanatsal topluluk

    Dünya Çingeneler Günü; Dünya kültürünün taşıyıcılığını yapan sanatsal topluluk

    PİRHA- Bugün Dünya Çingeneler Günü. Yeryüzünün kadim halklarından biri olan çingeneler, yüzlerce yıldır göçebelikle, yarı göçebelik arasında farklı yaşam tarzlarına sahip olarak dünyanın neredeyse her ülkesinde yaşadı. 

    Tarihsel kaynaklar çingenelerin anavatanları olan Hindistan’dan savaşlar, çeşitli sebepler nedeniyle dağıldıklarını gösterdi ve bu milletin bitmeyecek göç olgusu başladı.

    Yola çıkış tarihleri, göç yolları, sınıfsal ve kastsal farklılıkları Çingene kavimlerinin bugün de adlarını oluşturur. Rom (Roman), Dom, Lom, Abdal, Ashkal, Mugat ve daha nice kavimler dünyanın dört bir yanına dağılmış, büyük bir ihtimalle Çingene olmayan “gadjolar” tarafından verilen Çingene ismiyle adlandırılmışlar. Yüzyıllarca bu kelime, bu halkı aşağılamak için sıfat olarak kullanıldı, kullanıyor… Son olarak nefret söylemini, ırkçılığı, ayrımcılığı ortadan kaldırmak amacıyla lügata ‘roman’ kelimesi eklendi. Dünya kültürünün taşıyıcılığını yapan bu sanatsal topluluklar günümüzde romanlar olarak anılmaya başlandı. Balkan Savaşı’ndan, Birinci ve İkinci Dünya Savaşı’na ve sonrası dönemlerde milyonlarca Çingene göç yollarını değiştirip farklı coğrafyalara yönelmek zorunda kaldı. Irkçılık ve ayrımcılık, özellikle Nazi Almanya’sında doruğa ulaştı.

    NAZİLERİN ÇİNGENE KATLİAMI

    Nazilerin ölüm kamplarında 500 bine yakın Roman, can verdi, kurtulanlar Avrupa’nın dört bir yanına dağıldı. Bu büyük felaketten sonra Romanlar pek çok platformda bir araya geldi. 8 Nisan 1971 tarihinde Londra’da toplanan Birinci Uluslararası Roman Kongresi, bu tarihin Dünya Romanlar Günü olarak kutlanmasına karar verdi.

    8 Nisan bütün dünyada, İkinci Dünya Savaşı’nda Naziler tarafından soykırıma uğratılarak katledilen ve sayısı tam olarak bilinmeyen yüz binlerce Roman’ın anısını yaşatmak adına Dünya Romanlar Günü olarak kabul edilmiştir. Bu kongrede, Romanların kullandığı bayrak, gökleri ve yeri temsil eden maviyeşil arka planın üzerine kırmızı chakra (tekerlek) olarak tanımlandı. Tekerlek, hem göçebeliği hem de Hindistan’ın tarihî simgelerinden biri olarak Roman göçünün başlangıç noktasını işaret eder. Ardından gelen yıllar boyunca, dünyanın neredeyse tüm ülkelerinde, Roman toplumu sürekli ayrımcılığa uğradı. İki kutuplu dünyada dağılan Doğu Bloğu sonrasında yükselen milliyetçilik olgusunda, Balkanlar’daki çatışmalı dönem boyunca on binlerce Roman evlerinden edildi. Bu zanaatkar toplum yaşadıkları ülkelerden başka ülkelere göç etmek zorunda kaldı. Bugün de Roman halkına yönelik nefret söyleminin, ırkçılığın, ayrımcılığın ve tahammülsüzlüğün işaretleri hâlâ her yerde görülebiliyor.

    KILIÇDAROĞLU: EĞİTİM HARCAMALARI DEVLET TARAFINDAN KARŞILANMALI

    CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu da İstanbul’daki ‘Dünya Romanlar Günü’ programında konuştu. Kılıçdaroğlu, ”Eğitim harcamaları kesinlikle aileye yük olmamalıdır ve bütün eğitim harcamaları defter kalem kitap servis tamamı devlet tarafından karşılanmalıdır” dedi.

    Kılıçdaroğlu’nun açıklamasında şu sözlere yer verdi:

    ”2019’da önümüzde iki seçenek var. Roman kardeşimiz der ki bana iş bulacaksın demokrasi içinde düşüncelerini ifade edecek. İkinci seçenek tek adam rejimi. Konuşmayacaksın. Demokrasi mi, dikta yönetimi mi? Bu iş demokrasi işidir. Demokraside herkes düşüncelerini açıkça ifade edebilmeli. Suriyelilere baktığın kadar bana bakmıyorsun. Onlar birinci sınıf vatandaş ben Fatih’ten beri buradayım hala 3. sınıf vatandaş… Biz ayrımcılık istemiyoruz. Hepimiz al bayrağın altında büyük Türk milletinin bir parçasıyız. İlk 3 yıl içinde hiçbir evde hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecektir sözünü veriyorum. Haram yemeyen herkes bunu yapar. CHP ezilenlerin partisidir, kul hakkı yiyenlerin partisi değildir. Bütün dünyadaki Romanların Romanlar Günü’nü kutluyorum. 2019 demokrasi yılı olsun.” (HABER MERKEZ)