Etiket: nazım hikmet kültür merkezi

  • Esenyurt’ta ‘Hasret Gültekin Türkü Müzikali’ gösterimi yapıldı – VİDEO

    Esenyurt’ta ‘Hasret Gültekin Türkü Müzikali’ gösterimi yapıldı – VİDEO

    PİRHA – Esenyurt Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde Sivas Katliamı’nda yaşamını yitirenler için anma yapıldı. Hasret Gültekin’in eşi Yeter Gültekin, yaptığı konuşmada “Pir Sultan’ı asabilirsiniz, Akarsu’yu yakabilirsiniz ama türkülerin söylenmesine engel olamayacaksınız. Önce 10 kişiydik sonra 20 olduk. Madımak’ın önünde 100 kişi olabilmemiz 10 yıl sürdü. Ve sonra vicdan sahibi on binler Madımak’ın önüne gelmeye başladı” ifadelerini kullandı.

    Esenyurt ilçesi Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde Sivas Katliamı’nın 31. yılı sebebiyle Madımak Anma Programı yapıldı. Belediye Başkanı Ahmet Özer’in açılış konuşmasıyla başlayan program, Yazar-Yönetmen Şirin Aktemur’un yazıp yönettiği, Sanatçı Deniz Türkan’ın sergilediği “Hasret Gültekin Türkü Müzikali” gösterimiyle devam etti. Müzikalde Hasret Gültekin’in seslendirdiği ‘Derman Sendedir’, ‘Telli Turnam’, ‘Bir İnsan Ömrünü Neye Vermeli?’, ‘Çeke Çeke’ türkülerine yer verildi.

    Programa Hasret Gültekin’in eşi Yeter Gültekin, Türkiye Alevi Federasyonu Başkanı Zeynel Abidin Koç, Yalıncak Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Sevim Yalıncakoğlu, Alevi Kültür Dernekleri Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi Başkanı Zeynal Odabaş, Berkin Elvan’ın annesi Gülsüm Elvan, CAN TV Yönetim Kurulu Üyesi Sabri Meral, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, Damal Dernekler Federasyonu Başkanı Güner Kökat, EHP Sözcüsü Özge Akman, Cumartesi Anneleri/İnsanlarından kayıp yakını Hüseyin Ocak’ın yanı sıra çok sayıda kişi katıldı.

    “BU OLAYI UNUTTURMAMAK GİBİ TARİHİ BİR MİSYONUMUZ VAR”

    Açılış konuşmasını yapan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer şunları dile getirdi:

    “Birçok etkinlik, anma yapıyoruz ama bu onlardan farklı. Bu olayı unutturmamak gibi tarihi bir misyonumuz var. İnsan sadece sevinçleriyle değil aynı zamanda acılarıyla da insandır. Ve insan en çok acıları ve sevinçleriyle yaşadığı zaman insanlaşır. Biz de bugün burada Sivas’ta yakılan 33 canımızın acısıyla, bu acıyı paylaşarak gelecekte daha aydınlık bir Türkiye yaratmak için buradayız. Çünkü bazen acılardan büyük umutlar, büyük sevinçler çıkar. Biz de canlarımızı bugün bu hasretle anıyoruz.”

    “TÜRKÜLERİN SÖYLENMESİNE ENGEL OLAMAYACAKSINIZ”

    Müzikal sonrası konuşan Yeter Gültekin ise şunları ifade etti:

    “Kan ve göz yaşlarımızı içimize akıtıp o acılar bir daha yaşanmasın diye ilk günden itibaren Madımak’ın önüne gittik. Sivas, ozanlar diyarıdır dedik. Pir Sultan’ı asabilirsiniz, akarsuyu yakabilirsiniz ama türkülerin söylenmesine engel olamayacaksınız. Önce 10 kişiydik sonra 20 olduk. Madımak’ın önünde 100 kişi olabilmemiz 10 yıl sürdü. Ve sonra vicdan sahibi on binler Madımak’ın önüne gelmeye başladı. Çünkü ne yazıkki çocuklarımızı öldürmeye devam ettiler. Berkin Elvan da benim oğlumun kardeşidir. Berlin’den İstanbul’a geldiğimizde Berkin maalesef hayatta değildi. Gülsüm’ü ziyarete gittik. Ben Roni’yi ağlamasın diye tembihledim. O bizden yiğit çıktı. “Ağlamıyorum, oğlunuz geldi, Roni geldi” dedi. Biz inatla bu acılardan umut yeşertmeye çalışacağız ve bu memleketi bir gün çocukların öldürülmediği güzel bir yere çevirmeye çalışacağız.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Gazeteci İsmet Sefer: Basın alanında her zaman bir baskı var-VİDEO

    Gazeteci İsmet Sefer: Basın alanında her zaman bir baskı var-VİDEO

    PİRHA- İstanbul’da dün akşam haber takibi yaparken polis tarafından zorla alıkonulan muhabirimiz İsmet Sefer, “Basın alanında her zaman bir baskı var. Biz de görevimizi bir şekilde yapmaya devam edeceğiz. Herkes haber alma hakkına ve gazetecilere sahip çıkmalı” dedi. 

    Türkiye’de gazeteciler takip ettikleri haberlerden dolayı her dönem baskı altında.

    İstanbul’da Halkların Demokratik Kongresi Halklar ve İnançlar Komisyonu’nun “Renkler dillere, diller yaşama dönsün” şiarıyla düzenlediği 2. Anadili Buluşması’nı takip eden muhabirimiz İsmet Sefer de polis tarafından 4 saat boyunca keyfi bir şekilde alıkonuldu.

    Savcılık kararıyla kamerasındaki görüntülerine de el konulan Sefer yaşadıklarını anlattı.

    Haber takibi için gittiği Nazım Kültür Merkezi’nden çıkarken alıkonulan Sefer, “Ellerimi yıkamak için lavaboya gittiğimde iki kişi arkamdan geldi. Polis olduklarını söyleyen iki kişi burada ‘ne iş yapıyorsun, hangi ajanstasın’ gibi sorular sormaya başladılar. Ardından da beni alıp küçük bir odaya götürdüler.” dedi.

    Sefer’e 5-6 polisin bir arada olduğu bu odada ajansın yerini, Kürtçe bilip bilmediğini, haber için çektiği görüntüleri sordular.

    ‘KÜRT MÜSÜN?’, ‘KÜRTÇE BİLİYOR MUSUN?’

    Polislerin ısrarla çektiği görüntüleri görmek istediklerini söyleyen Sefer şöyle konuştu:

    “Beni götürdükleri odada görüntüleri açmamı istediler. ‘Bizi oyalama’ dediler. Amirlerinden biri gelip Kürtçe bilip bilmediğimi sordu. Az bildiğimi söyleyince bana Kürtçe sorular sormaya başladılar. ‘Kürt değil misin? Niye bilmiyorsun?’ diye sorularla bu durumu devam ettirdiler.”

    Polisin bu sorgusu sırasında gazetecilerin odaya girdiğini belirten Sefer, “Arkadaşlarım ‘durumun yasal olmadığını’ söylediler. Polisler benim kendi istediğimle orada olduğumu söyleyince ‘Hayır siz zorla getirdiniz’ dedim.” ifadelerini kullandı.

    “KEYFİ VE HUKUKSUZ BİR UYGULAMA”

    Sefer, bunun ardından Halkların Demokratik Partisi Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit’in olay yerine gelerek polise sert tepki gösterdiğini aktardı. Polise yaptıklarının keyfi ve hukuksuz olduğunu hatırlatan Kılıç Koçyiğit’in bir basın mensubundan görüntülerin alınmasının haksızlık olduğunu belirttiğini ifade etti.

    Koçyiğit ve avukatlar ile polisler arasındaki görüşmenin ardından saat gece 02.00 sularında serbest bırakıldığını ifade eden Sefer, savcılık kararıyla kamerasındaki görüntülerine de el konulduğuna dikkat çekti.

    “KÜLTÜR MERKEZİ BASKI MERKEZİNE DÖNÜŞTÜ”

    “Biz de işimiz gereği haber takip etmek zorundayız. Onlar zaten kendi kameraları ile görüntüleri çekiyorlar. Sonuç olarak orada bize kendilerini göstermeye çalıştılar.” diyen Sefer, alanda psikolojik baskı yaratıldığını vurguladı. Sefer, “Orası bir kültür merkeziydi ama baskı merkezine dönüştü. Sonuçta herkes orada kendi dilini konuştu.” dedi.

    “GAZETECİLİK YAPMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    “Basın alanında her zaman bir baskı var. Biz de görevimizi bir şekilde yapmaya devam edeceğiz.” diyen Sefer, bu zor süreçte herkesin haber alma hakkına ve bu minvalde gazetecilere sahip çıkması gerektiğini söyledi.

    PİRHA/İSTANBUL