Etiket: nebahat çalpan

  • Madımak faillerinin serbest bırakılmasına tepki olarak adalet nöbeti tutulacak -VİDEO

    Madımak faillerinin serbest bırakılmasına tepki olarak adalet nöbeti tutulacak -VİDEO

    PİRHA- PSAKD, Sivas Madımak Oteli’nde yakılarak katledilen 33 sanatçı, aydın ve yazarın faillerinin tahliye edilmesini protesto etmek amacıyla, 33 gün boyunca sürecek olan adalet nöbeti tutma kararı aldı.  

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Merkezi, 2 Temmuz 1993’te Sivas Madımak ’ta gerçekleştirilen ve 33 sanatçı, aydın ve yazarın yakılarak katledildiği katliamda müebbet hüküm cezası alan 17 kişinin tahliye edilmesine tepki göstererek, 33 gün boyunca sürecek adalet nöbeti kararı aldı.

    PSAKD, Sivas Katliamı’nda serbest bırakılanları protesto etmek amacıyla dernek binası duvarına ‘Haberin Var mı! Sivas’ın Katilleri Serbest Bırakıldı, Madımak Hala Yanıyor!’ pankartı astı.

    Adalet nöbeti 33 gün boyunca Madımak’ta katledilen kişilerin isimleri verilerek sürdürülecek. Nöbetin ilk gününe 33 insan arasında yaşı en küçük olan Koray Kaya ismi verildi.

    Adalet nöbetine destek olmak amacıyla birçok sivil toplum örgütü ve siyasi parti temsilcisi de katıldı.

    “MÜEBBET ALMALARINA RAĞMEN SERBEST BIRAKILDILAR”

    33 insanı katleden kişilerin tahliye edilmesini tepki gösteren PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, adaletin sağlanmadığını belirtti. Erçe, “32 yıl önce Madımak Oteli’nde 33 canımız mahsur kalırken, 8 saat boyunca canlı yayın verilirken kılını kıpırdatmayan, adalet koridorlarında, duruşma salonlarında katilleri savunan, onların önemli bir kısmının yakalanmasını sağlamayan, yakalananların da kaçmasına izin veren devlet bugün hasta oldukları için tahliyesine karar veriyor. Müebbet hapis cezası almalarına rağmen katilleri serbest bırakıyor” dedi.

    “ADALET SİSTEMİ BAŞTAN AŞAĞIYA ÇÖKMÜŞ DURUMDA”

    Davayı sonuna kadar sürdüreceklerini ifade eden Erçe, adaletin çöktüğüne dikkat çekerek şöyle konuştu:

    “Katiller aramızda geziyor. Bir bütün olarak kadın katilleri de aramızda dolaşıyor. Neredeyse bütün katiller serbest bırakılarak aramızda dolaşılmalarına izin veriliyor. Adalet sistemi baştan aşağıya doğru çökmüş durumda. Hukukun işlenmediği, adaletin sağlanmadığı bir yapıyla karşı karşıyayız. Sivas için adalet sağlamayanlar hiçbir şekilde adaleti sağlayamazlar. Siz 33 insanı katleden katilleri serbest bıraksanız da zaman aşımına uğratmaya çalışsanız da biz bu davadan vazgeçmeyeceğiz. Bu insanlık davası, biz bitti demediğimiz sürece, adalet sağlandı demediğimiz sürece devam edecek. Çünkü biz biliyoruz ki bu olayı yapanlar da serbest bırakanlar da aynı kafa, aynı sistem.”

    Erçe, “Burada başlattığımız adalet nöbetini şubelerimize, dünyanın dört bir yanına yayarak dostlarımızla, yakınlarımızla, demokratik kitle örgütlerimizle, siyasi partilerle, sendikalarla paylaşarak yeniden bir farkındalık ve yeniden bir duyarlılık kazandırmak istiyoruz” şeklinde konuştu.

    “ALEVİLERİN DIŞARDA BIRAKILDIĞI ÇÖZÜM SÜRECİ KABUL EDİLEMEZ”

    O gün Madımak Oteli’ni kuşatanlar ile bugün ülkeyi kuşatanların aynı zihniyetten geldiğini belirten Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Sekreteri Özgür Kaplan, “Tescilli katil Colani’yi kırmızı halıyla karşılayanlar, cumhurbaşkanlığı seviyesinde, devlet protokolüyle karşılayanlar, aslında katliama hayırlı olsun diyen zihniyetin nasıl da temsil edildiğini gösterenlerdir. Bugün barış sürecinden, silahsızlanma sürecinden bahsedilirken Alevilerin ve birçok inanç ve kimliğin dışarıda bırakılması, tamamlanamamış bir barışın olduğunu düşünüyoruz. Madımak katillerinin serbest bırakılması aslında taraf olunan bir sürecin de ilanıdır. Madımak bu şekilde bir kere daha yakıldı” diye konuştu.

    Devletin Alevilerin sinir uçlarıyla oynandığını ve insanlığı kendisine ilke edinmiş Alevilerin bu oyuna gelmeyeceğinin altını çizen Sosyalist Yeniden Kurtuluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Mertcan Titiz de şu şekilde konuştu: “Elbette ki 33 canımızın hesabı sorulana kadar, Sivas için adalet sağlanana kadar, Ankara Gar için adalet sağlanana kadar, Suruç için adalet sağlanana kadar biz Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ile her yerde dayanışmamızı sürdüreceğiz.”

    “SİVAS’TA KATLİAM YAPILACAĞI ÖNCEDEN KARARLAŞTIRILMIŞ”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin yaptığı mücadeleye destek vereceklerini söyleyen Beraberiz Derneği Başkanı ve Madımak Katliamı Hafıza Merkezi Proje asistanlığı yapan Kübra Özyurt, “Katliamdan 2 gün önce bildirilerin dağıtılması, kaldırım taşlarının sökülmesi, kolluk kuvvetlerinin Sivas dışına gönderilmesi, 2 Temmuz’da neler olacağının habercisiydi. Hiçbir önlem alınmadığı gibi, devlet yetkililerinin gelmemesi, dönemin belediye başkanının ‘Gazanız mübarek olsun’ demesi, Madımak Oteli’ne benzin dökmekten farksızdı. Madımak Oteli’nde küçük yaşta katledilen Koray Kaya ve Menekşe Kaya’yı unutturmayacağız.

    Mücadele paradigması gereği bütün zulümlerin karşısında olduklarını belirten DEM Parti Ankara Kadın İl Sözcüsü Nebahat Çalpan, ise şöyle devam etti: “Madımak Katliamı 32 yıldır devam ediyor. Hesap sorulmadan kapanılacağı düşünülen bu davanın faillerini suçsuzmuş gibi tahliye eden bu sistemle mücadelemizi sonuna kadar sürdürüleceğiz. Susmayacağız, susturmamaya devam edeceğiz.”

    Yapılan açıklamanın sonunda konuşan Erçe, adalet nöbetine katılımın sağlanması gerektiğinin altını çizerek, dayanışma çağrısında bulundu.

    PİRHA/ANKARA

     

     

     

  • ‘İktidarların çocuk düşmanı politikalarına karşı duracağız’ – VİDEO

    ‘İktidarların çocuk düşmanı politikalarına karşı duracağız’ – VİDEO

    PİRHA – Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri’nin, 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Gününe ilişkin yaptığı açıklamada “Devletin ideolojik taşıyıcıları kılınmak istenen çocuklar eğitim vasıtasıyla şekillendirilip nesne olarak görülmektedir” denildi.

    Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri, 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları günü vesilesiyle Sakarya Caddesi’nde basın açıklaması düzenledi. Açıklamada “Çocuklar için, çocuklarla beraber eşit, özgür ve adil bir dünyayı inşa edeceğiz” yazılı pankart açıldı. Açıklamayı DEM Parti Ankara Kadın Meclisi Sözcüsü Nebahat Çalpan yaptı.

    “ASIL SORUMLU ONLARDIR”

    Tekçi ve çocuk düşmanı bir rejim olduğuna söyleyen Nebahat Çalpan, “35 yıldır rejim, çocukların tüm haklarının eksiksiz bir şekilde tanınmasına dönük mücadelesi karşısında suskunluğunu korumuştur. Çocukların sorunları ve hakları söz konusu olduğunda göstermelik açıklamalar yapmanın ötesine gitmeyip, bizzat bu sorunların gün geçtikçe derinleşerek büyümesinin esas sorumlusu pozisyonundadır” dedi.

    “ÇOCUKLAR BİZZAT SAVAŞ POLİTİKALARININ HEDEFİNDE”

    “Devletin ‘ideolojik taşıyıcıları’ kılınmak istenen çocuklar eğitim vasıtasıyla şekillendirilebilecek birer nesne olarak görülmekte” diyen Nebahat Çalpan, “Çocukların kendi yaşamlarının aktif birer öznesi olma halleri yok sayılmaktadır. Savaş politikalarının da bizzat hedefinde olan çocuklar, zırhlı araç çarpmalarıyla, yaşam alanlarına gelişigüzel bırakılmış olan savaş mühimmatlarının patlamasıyla yaşamlarını yitirmektedir. Faillerin çocuk düşmanı iktidar tarafından ‘cezasızlık zırhıyla’ kuşandırılması ise çocukların hiçbir yerde ‘güvende’ olmamaları sonucunu doğurmakta ve çocuklara karşı suçlara her geçen gün bir yenisinin eklenmesine sebep olmaktadır” ifadelerini kullandı.

    “ÇOCUK DÜŞMANLIĞI VAR”

    Her savaşta katledilenlerin yine çocuklar olduğuna vurgu yapan Nebahat Çalpan, “21. yüzyılda egemenlerin yeni bölüşüm savaşlarından da en çok etkilenen yine çocuklar olmaktadır. İsrail’in bir soykırım uyguladığı Gazze’de son bir yıl içerisinde 17 binden fazla çocuk; Ukrayna’da en az 600 çocuk yaşamını yitirirken; Rojava’da ve Güney Kürdistan’da ise SİHA bombardımanlarıyla her gün çocuklar katledilmektedir. Bebeklerin dahi kar hırsıyla katledilmesi, Narin Güran cinayeti ve yoksulluk içindeki beş çocuğun acı biçimde yaşamını yitirmesi vakalarında yaşandığı gibi ülkemizde çocuklara karşı yaşanan suçlar savaş ve nefret politikalarının, çocuk düşmanlığının, kutsal aile söylemlerinin, erkek egemenliğinin, eril şiddetin ve cezasızlık politikalarının bir sonucu olarak yaşanmaktadır” diye belirtti.

    “İKTİDARIN DÜŞMAN POLİTİKALARI DEVAM EDİYOR”

    20 yıl önce 21 Kasım’da 13 kurşunla katledilen Uğur Kaymaz’ı hatırlatan Nebahat Çalpan, “Günlerce bedeni bulunmayan, çocuk düşmanı politikaların, bu politikaları yerelde hayata geçiren işbirlikçi çetelerin ve kutsal aile söylemlerinin suç ortaklığında katledilen Narin Güran’ı; İzmir’de sistemin yoksullaştırmasının sonucunda yaşamını yitiren 5 kardeşi, geçtiğimiz ay katledilen 8 yaşındaki Şirin’i ve kimliklerinden, sınıflarından, direnişlerinden, sadece varlıklarından dolayı kaybedilen ve katledilen tüm çocukları, çocuk yaşta kalanları bir kez daha saygıyla, özlemle anıyor; çocuklarla birlikte, iktidarların çocuk düşmanı politikalarına karşı yaşasın çocuk hakları diyoruz” diye konuştu.

    (HABER MERKEZİ)