Etiket: Nebahat Çelik

  • Dersim Tertelesi’nde katledilenler için İzmir’de anma: Katliamla yüzleşilsin-VİDEO

    Dersim Tertelesi’nde katledilenler için İzmir’de anma: Katliamla yüzleşilsin-VİDEO

    PİRHA- İzmir’de, Dersim Soykırımı’nın 86’ncı yılında katledilenler için yapılan eylemde, soykırımın tarihte kalan süreç olmadığı belirtilerek, katliamla yüzleşilmesi çağrısı yapıldı.

    Dersim Soykırımı’nın ilk adımı kabul edilen 4 Mayıs 1937 yılında alınan Bakanlar Kurulu kararının 85’ncı yıl dönümünde İzmir’ de katledilenler için anma düzenlendi.

    İzmir Dersim Dernekleri, Dersim Dernekleri Federasyonu, Demokratik Alevi Dernekleri İzmir Şubesi ve Alevi Bektaşi Federasyonu İzmir bileşenleri soykırımda yaşamını yitirenleri andı. Karşıyaka İskele önünde yapılan basın açıklamasına Yeşil Sol Parti İzmir Milletvekili Adayı Canan Kebenç Özkan, siyasi parti temsilcileri ile sivil toplum örgütleri temsilcileri katıldı.

    “1937-38’i unutmadık. Unutturmayacağız” ve “4’e gulane roza ma wa sîya wa. Adalet wazemê bêrê daire” pankartlarının açıldığı açıklamada Seyit Rıza fotoğrafları da açıldı. Açıklamada “Arşivler açılsın, hesap verilsin”, “Dersim, Maraş, Roboski unutulmaz hiç biri”, “Savaşa hayır barış hemen şimdi” ve “Dersim be wayir niyo” sloganları atıldı.

    Anma yaşamını yitirenler anısına saygı duruşu ile başladı.

    KEBENÇ: SEYİT RIZA BOYUN EĞMEDİ, BİZDE EĞMEYECEĞİZ

    Açıklamada söz alan Yeşil Sol Parti İzmir Milletvekili Adayı Canan Kebenç Özkan, “Dersim halkı kırımın, talanın devam etmemesi için arşivlerin açılıp sorumlulardan hesap sorulmasını istiyor. Seyit Rıza ve yoldaşlarının mezarlarının açıklanmasını, toplu mezarların açılarak usulüne uygun bir şekilde defin edilmesini istiyoruz. Dersim ismi, tarihi ve kültürü Dersimlilere iade edilmelidir. Dersim Katliamı barajlarda ve doğa talanıyla devam ediyor. Buna da bir an önce son verilmesini istiyoruz. Seyit Rıza onlara baş eğmedi, bizler de baş eğmeyeceğiz” diye konuştu.

    “TEKÇİ, İNKARCI ZULÜM DEVAM EDİYOR”

    Dersim Soykırımı’nda yaşamını yitirenlerin anısına bir dakikalık saygı duruşunun ardından kurumlar adına ortak açıklamayı DAD İzmir Şubesi Eş Başkanı Nebahat Çelik okudu. Çelik, Dersim Katliamı’nın ülkedeki etnik ve inançsal farklılıkları yok etmeyi amaçladığını ifade ederek, tekçi inkarcı, herkesi Türk, Hanefi Müslüman yapmak için Şark Islahat planını uygulamaya konduğunu belirtti.

    Çelik, “Türk Dil teorisi, turan fikriyatıyla tenkil, tedib, asimilasyon uygulamaları bütün kurumları ile topyekûn bir savaşa girmiş ve Koçgiri ile başlayıp Şeyh Sait, Ağrı, Zilan, Dersim soykırımıyla günümüze kadar devam etmektedir. Bu tekçi, inkârcı, asimilasyoncu zulüm AKP-MHP Türkçü İslamcı zihniyet ön çekiminin devamı olarak sürüp gitmektedir” diye konuştu.

    “REYA HAQ KÜRT ALEVİLER OLARAK SÖZÜMÜZ OLMALI”

    Aradan geçen 85 yılda katliamı unutmadıklarını ifade eden Çelik, şunları belirtti:

    “Dersim tarihte kalan bir travma ve süreç değildir. Toplumsal varlığımızı yok etmeye koşullu politikalar çok yönlü bir şiddet sarmalıyla halen anı anına sürdürülmektedir. Topraklarımız son on yıllarda bir kez daha adeta insansızlaştırılmış, özellikle 1994 sürecinde köylerimiz bir kez daha yakılmış, yüzbinlerce insanımız göçertilerek dünyanın dört bir yanına savrulmuş, yerel ekonomi çökertilerek yoksulluk daha da derinleştirilmiştir. Doğamız orman yakmaları ve barajlarla tahrip edilmiş ve edilmekte, asimilasyon ise daha da derinleştirilerek sürdürülmektedir. Nice yıkım yaratmaktan ve her gün bunlara yenilerini eklemekten başka bir işlevi olmayan tek tipçi zihniyet ve tahakküm biçimi terk edilmelidir. Halklarımızın demokratik, eşitlikçi, özgürlükçü ve doğrudan demokrasiyi esas alan rızalaşmasıyla ve bir rıza anayasasıyla özlemi duyulan gelecek inşa edilebilecektir. Tarihsel yaralar ancak bu şekilde sarılabilecek, travmalar da aşılabilecektir.

    “MEZAR YERLERİ VE AKIBETLERİ AÇIKLANSIN”

    DAD İzmir Şubesi Eş Başkanı Nebahat Çelik, yaşanan soykırıma sesiz kalanların yaşananları onaylamak olduğunu vurgularken, taleplerini şu şekilde sıraladı:

    “*Seyitlerimizin mezar yerlerini açıklayın ve ailelerine teslim edin.

    *1937 Soykırımı’nı kabul edip yüzleşerek Dersim halkından özür dileyin.

    *Başta Dersim ismi olmak üzere köy ve mezra isimlerini iade edin.

    *Dersim’in kayıp kızları ve çocukların akıbetini açıklayın.

    *1937’ de Elazığ İstiklal Mahkemelerinde mahkûm edilen canlarımızın akıbetini açıklayın.

    *Genelkurmay, TBMM soykırım dönemi arşivlerini açın ve açıklayın.”

    PİRHA/İZMİR

  • ‘Katiller sokakta, Gülistan’ı soran kadınlar ise gözaltına alınıyor!’-VİDEO

    ‘Katiller sokakta, Gülistan’ı soran kadınlar ise gözaltına alınıyor!’-VİDEO

    PİRHA- İzmir’de bulunan kadınlar bir yıldır kayıp olan Gülistan Doku’nun nerede olduğunu sormaktan ve aramaktan asla vazgeçmeyeceklerini söylediler. Katillerin sokakta dolaştığını belirten kadınlar, Gülistan Doku’yu soranların ise gözaltına alındığına dikkat çektiler. 

    Dersim’de Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun kaybettirilişinin üzerinden bir yıl geçti. Bu süre zarfında kendisinden haber alınamayan Gülistan’ın bulunması için yapılan aramalar yetersiz kalırken, yürütülen soruşturmada da bir gelişme sağlanmadı. Tüm şüphelerin işaret ettiği Zaynal Abakarov ile ilgili de hiçbir araştırma yapılmadı.

    Gülistan Doku için tüm yetkilileri göreve çağıran kadınlar, Gülistan için etkili bir soruşturma çağrısında bulundu.

    Kadınlar ayrıca Gülistan’ın ve kaybettirilen kadınların faillerini tanıdıklarını söyleyerek faillerin nasıl korunduğunu da bildiklerini belirttiler.

    “KATİLLER SOKAKTA DOLAŞIYOR, AİLESİ GÖZALTINA ALINIYOR”

    Özgür Genç Kadın (ÖGK) üyesi Meryem Yıldırım, iktidarın suçu önlemekle yükümlü olduğunu kaydederek kadın katliamlarına seyirci kalındığı, hatta bazılarının faili olduğunu ve iktidarın failleri koruduğunu vurguladı.

    Kadına yönelik artan şiddet, taciz, tecavüz politikalarının sistematik bir şekilde sürdüğüne dikkat çeken Yıldırım, kaybedilişinden bu yana bir yılı geçmesine rağmen akıbeti açığa çıkarılamayan Gülistan’ı sormaya devam edeceklerini hatırlattı.

    Gülistan’ı soranların susturulmaya çalışıldığını kaydeden Yıldırım, şunları kaydetti.

    “Devletin Gülistan’ı arıyor gibi yapması sahte deliller sunarak suçluların üstünü kapatmaya çalışması ve uzun zamandır barajda aranarak intihar etti gibi söylemlerle Gülistan kaybedilmek isteniyor. Zaynal Abakarov Gülistan ile görülen son kişi idi. Gülistan’ın kaybolmasından bir gün önce zorla arabaya bindirerek kaçırmaya çalışmıştı. Fakat Zaynal Abakarov babası polis diye gözaltına alınmadı, yargılanmadı. Yurt dışına kaçırıldı. Bu devlet koruması ile oldu. 1 yıldır sokaklarda Gülistan Doku’nun sesini aktarıyoruz ve onu biz kadınların bulacağını biliyoruz. Sokaklarda özgürlük için direnen kadınlar olduğu sürece ancak bir şeyler değişip dönüşebilir. Sokakta olmaya, sesimizi kısmak isteyenlere ve kadın mücadelesini durdurmak isteyenlere rağmen sokaklarda Gülistan’ın ismini duyurmaya devam edeceğiz. ‘Ben ölmek istemiyorum, yaşamak istiyorum’, ‘Ben kız kardeşimi bulmak istiyorum’ çığlıkları atan herkesi maalesef erkek egemenlik susturmaya, sindirmeye çalışıyor. Erkek egemenliğini yıkacak bir kadın kitlesi var ve bundan çok korkuyorlar. Gülistan’ın sesini yurtlarda, üniversitelerde haykıran kadınlar gözaltına alınıyor, şiddet uygulanıyor. Kadın katillerinin yargılanması gerekirken hala sokaklarda serbestçe dolaşıyor. Kız kardeşini soran Aygül Doku gözaltına alınıp darp ediliyor. Bunlara sessiz kalmayacağız ve ses çıkardıkça bir şeylerin değişeceğini inanıyoruz.”

    “BANA BİR ŞEY OLMAZ DİYEN MUSA ORHAN’DAN GÜÇ ALIYORLAR”

    Bir yıldır kayıp olan Gülistan’ın soruşturma dosyasındaki ihmaller silsilesi ve ayrımcı pasifliğin hukuken ve vicdanen kabul edilemeyeceğini ifade eden Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İzmir Şube Eş Başkanı Nebahat Çelik, ülkede istatistik olarak 3 kadının katledildiği bilgisini paylaştı.

    Çelik, İpek Er’in intihar etmesine neden olan Musa Orhan’ı serbest bırakan politikaları çok iyi bildiklerini vurgulayarak, bölgede özel savaş politikaları yürütüldüğünü kaydetti.

    Kadın katliamları ve çocuk istismarı faillerinin kısa süreli tutuklamaların ardından serbest kaldığını ve cezasızlık politikalarının failleri cesaretlendirdiğini söyleyen Çelik, “Ülkemizde günlük 5 kadına tekabül eden öldürülmeler var. Erkekler cezasızlık politikasından güç alarak kadınları öldürmeye devam ediyor. En son Muğla, İzmir ve Gaziantep’te kadın cinayetleri devam etti. Bölgede ise yaşanılan bir savaş politikasıdır. ‘Bana bir şey olmaz’ diyen Musa Orhan’dan güç alarak sistematik bir politika uygulanıyor. Cezasızlık politikasına sığınarak bunlar bu kadar açıkça yapılıyor. Bölgede ise bunun daha da önünü açma var. Daha da pervasızca davranılıyor” ifadelerini kullandı.

    “GÜLİSTAN’I SORANLAR GÖZALTINA ALINDI, SALDIRIYA UĞRADI”

    Mor Dayanışma üyesi Deniz Uslu ise kadınların Gülistan’a sahip çıkmak için attığı her adımın devlet tarafından şiddetle kesilmeye çalışıldığı ve bu şiddetin sorumlusunun iktidar olduğunu dile getirdi.

    Soruşturmaya dair etkili incelemenin sadece su altı arama faaliyetleriyle sınırlı tutulduğunu ifade eden Uslu, Doku soruşturmasını şüphelinin üvey babasının görevlisi olduğu asayiş şube tarafından yürütüldüğü ve bu nedenle Zaynal Abakarov’un gözaltına dahi alınmadığına vurguda bulundu.

    Uslu, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Genellikle kadın cinayetlerinde ve kayıp haberlerinde intihar süsü verilmeye çalışılan durumlar vardı. Gülistan içinde benzer iddialarda bulunuldu. Fakat arkasında Zaynal Abakarov  ve babası gibi şüphelilerin olması ve o gün Gülistan ile yaşadığı tartışmalar bize aslında intihar olmadığını, zorla kaybedilme ya da cinayet olma ihtimalini gözler önüne seriyor. Kadınlar ülkenin dört bir yanında ‘Gülistan Doku nerede’ diyerek eylemler örgütledi. Biz Gülistan hakkında gerçek bir bilgi alana kadar onu sormaya devam edeceğiz. Bu süreçte kadınların karşısına çeşitli erkek devlet mekanizmaları çıkmış oldu. Özellikle Dersim’de yurttaki kadınların ve sokaktaki kadınların yaptıkları eylemlere saldırdılar. Buda bizim karşımızda örgütlü bir zihniyetin olduğunu gösteriyor. Türkiye’de bir kadının başına bir şey geldiğinde onun araştırılmasını istememe ya da şiddet ve cinayetlerin artmasında bir behis görmeyen bir zihniyet var. Bizler çeşitli illerde örgütlenen kadınlar olarak Gülistan veya herhangi bir kız kardeşimizin akıbetine ulaşabilene kadar, bir kadın daha katledilmeyene kadar sokaklarda olmaya devam edeceğiz.”

    “GÜLİSTAN YOK EDİLMEK İSTENİYOR”

    HDP Kadın Meclisi üyesi Nihal Gür Akyıldız da kadın katliamları için iktidarın 6284 sayılı yasa ve İstanbul Sözleşmesi’nin eksiksiz uygulanması ile faillerin etkin yargılanmasının önünü açmadığını söyleyerek, “Kadınların öncelikle güçlenmesi lazım. En küçüğümüzden en büyüğümüze kadar kadın bilinciyle bilinçlenmemiz lazım. Bir genç kadın üniversiteye gidiyor bir arkadaşlık kuruyor ve istediği zaman ayrılamıyor. Ayrılamadığı gibi belki canından oluyor. Gülistan Doku kaçırıldı mı, katledildi mi, kayboldu mu kimse bilmiyor. Bu biliniyor ve gizleniyor. Gülistan Doku devletin güçleri ile yok edilmek isteniyor. Bu kadınların mücadelesini sekteye uğratılmak, yok edilmek isteniyor. Ama bunu başaramayacaklar. Dünyayı kadın mücadelesi sarmış durumda. Biz bir kadın daha eksilmeyinceye kadar, bir kız kardeşimizin kirpiği yere düşmeyinceye kadar mücadele edeceğiz. Bu ülkede adalet ve insan hakkı olmadığı için kızını ve kardeşini arayan bir anne ve abla engelleniyor. Bu şiddet ve zulüm karşısında kardeşi ve annesi daha da güçlenerek kızlarının akıbetini soruyor” dedi.

    PİRHA/İZMİR

     

     

  • DAD İzmir Şubesi’nde Aşure lokması paylaşıldı – VİDEO

    DAD İzmir Şubesi’nde Aşure lokması paylaşıldı – VİDEO

    PİRHA – Demokratik Alevi Derneği İzmir Şubesi’nde Aşure lokması paylaşıldı. Pandemi dolayısıyla katılımı sınırlı tutuklarını belirten DAD Şube Eş Başkanı Zeynel Bozkurt, yaşanan zulüm için mücadelenin devam ettiğini belirtti. 

    Demokratik Alevi Derneği İzmir Şubesi’de Aşure lokması paylaşıldı. Dernek binasında paylaşılan Aşure lokmasına katılım pandemi dolayısıyla sayı sınırlı tutuldu.

    Aşureye lokması için DAD Eş Başkanı Nebat Çelik gülbenk verdi. Çelik, aşurenin ortak yaşama, özgür düşünceye ve aydınlık bir geleceğe vesile olmasını diledi.

    “PANDEMİDEN DOLAYI SAYIYI SINIRLI TUTUK”

    Daha sonra kısa bir konuşma yapan DAD Eş Başkanı Zeynel Bozkurt, yası matem ayında olduklarını, 1340 yıl önce Kerbela’da bir katliamın yaşandığını söyledi. Bozkurt, katliamların günümüzde de yaşandığını belirterek, yaşanan katliamda Hüseyini duruşun önemine vurgu yaptı.

    Bozkurt, yaşanan zulme karşı mücadelenin devam ettiğini kaydetti.

    Pandemiden dolayı sınırlı sayıda üye davet ettiklerini belirten Bozkurt, “Gerçekten birbirimizi korumamız gerekiyor. Bu nedenle fazla kalabalık olmadık. Temsili bir aşure hazırladık ve bir kaç arkadaşı davet ettik. Umarım bu lanet olası hastalık insanlık içerisinden def olup gider” dedi.

    Bozkurt’un konuşmasının ardından aşureler paylaşılırken zakir Şevda Çiçek de deyişler seslendirdi. PİRHA/İZMİR

     

     

     

  • DAD İzmir Şubesi’nde bağlama kursu başlıyor; gençlere çağrı – VİDEO

    DAD İzmir Şubesi’nde bağlama kursu başlıyor; gençlere çağrı – VİDEO

    PİRHA- Demokratik Alevi Derneği İzmir Şubesi Eş Başkanı Nebahat Çelik, Alevi inancına, kimliğine ve kültürüne yönelik asimilasyon politikalarının arttığına dikkat çekerek, 11 Temmuz Cumartesi günü dernek binasında bağlama kursu açılacağını söyledi. Çelik, gençlere kursa katılmaları için çağrı yaptı.

    Demokratik Alevi Derneği İzmir Şubesi Eş Başkanı Nebahat Çelik, Alevi inancına yönelik asimilasyon politikalarına ve 11 Temmuz Cumartesi günü derneklerinde açılacak bağlama kursuna ilişkin PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

    Alevilik üzerinde büyük bir asimilasyon olduğunu belirten Çelik, “Gerek devlet tarafından gerek kendi içimizden bir asimilasyon politikası var” dedi.

    DAD’ın bu asimilasyon politikalarının engellenmesi ve kendi inancının özününü yaşatması için kurulduğunu kaydeden Çelik, “Şu an baktığımızda Alevi inancını söylemde yaşıyoruz pratiğe dökemiyoruz. O sebeple DAD sadece söylemde değil pratiğe de geçirmek için ortaya çıktı. Bu söylemi pratiğe geçirmemiz lazım aksi taktirde biz ritüelden ibaret kalırız” diye konuştu.

    Alevi kurumlarının Alevi inancının sadece ritüellerini gerine getirdiğini kaydeden Çelik, “Sadece ritüeller yerine getirildiğinde Aleviliğin yaşandığı düşünülüyor ama öyle değil” dedi. Çelik, bu asimilasyon politikalarına karşı bağlama ve dil kursları verileceğini söyledi.

    “ALEVİ İBADETİ BİR KALIBA SIĞDIRILIYOR”

    Köylerde yaşanılan Alevi inancına dikkat çeken Çelik, şehirlere göç ile birlikte ibadetin bir kalıba sığdırılmaya çalışıldığının altını çizdi.

    Çelik, “Herkes ibadeti bir şekilde yapıyor. Bir kalıba sığdı. Ama Alevilik bir kalıp değildir, Alevilik geniş bir kültürdür. Bunun önüne geçmek gerekiyor” dedi.

    ‘Yol bir, sürek bin bir’ tabirini hatırlatan Nebahat Çelik, bütün süreklerin kendi ibadetini ve ritüelini yaşaması gerektiğini söyledi.

    Bu kapsamda 11 Temmuz Cumartesi günü Demokratik Alevi Derneği İzmir Şubesi’nde bağlama kursu verileceğini duyuran Nebahat Çelik, bu çalışmanın gençlerden gelen talep doğrultusunda ortaya çıktığını söyledi.

    Sazın Alevilikte önemli bir yeri olduğunu söyleyen Çelik, gençlerin bunu çok önemsediğini belirterek, talepler doğrultusunda bağlama kursu vereceklerini kaydetti.

    BAĞLAMA KURSU 11 TEMMUZ CUMARTESİ GÜNÜ BAŞLIYOR

    Önümüzdeki süreçlerde dil kursu açmayı düşündüklerini belirten Çelik, “Çünkü kendi dilimizi de unutmuşuz. Dilimiz çok önemli. Kendi dilimizi rahat konuşamıyoruz ya da yazılanı okuyamıyoruz. Bu konuda çok asimile olmuşuz” dedi.

    Bu tür etkinliklerin önemli olduğunu söyleyen Çelik, özellikle gençlerin katılması için çağrı yaptı.

    PİRHA/İZMİR

     

  • ‘Maraş Katliamı dünyada katliam olarak tanınana kadar ısrar edeceğiz’-VİDEO

    ‘Maraş Katliamı dünyada katliam olarak tanınana kadar ısrar edeceğiz’-VİDEO

    PİRHA -İzmir Alevi Platformu, Karşıyaka İskele karşısında bir araya gelerek Maraş Kaliamı’nda yaşamını kaybedenleri andı. 

    Haberin Videosu

    Maraş Katliamı’nda hayatını kaybedenler için Türkiye’nin pek çok yerinde anmalar devam ediyor.

    Bir anmada İzmir’de bulunan İzmir Alevi Platformu birleşenleri; İzmir Demokratik Alevi Derneği, İzmir Alevi Kültür Derneği (Yamanlar Cemevi) Ehli Beyt Vakfı Çiğli Cemevi Şubesi, Hacı Bektaş Veli Vakfı Karşıyaka Şubesi, Cem Vakfı İzmir Şubesi, Hacı Bektaş Veli Vakfı Çiğli Şubesi, İzmir Varto-Der Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, İzmir Karlıova ve Yedisu Kültür Dayanışma Derneği, İzmir Sofiyanlar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği ve İzmir Dersimliler Derneği tarafından yapıldı.

    Katliamın 41. yılında yaşamını yitirenlerin anıldığı Karşıyaka iskelesi karşısında çerağlar uyandırıldı.

    Kurumların ortak basın metnini DAD Eş Başkanı Nebahat Çelik okudu. 1978 yılında sistematik Alevi katliamlarına Maraş Katliamı’nın da eklendiğini belirten Çelik, katliamın tüm ülkenin ve dünyanın gözleri önünde karanlık amaçlarla planlanarak gerçekleştirildiğini söyledi.

    “İKTİDAR, ÇATIŞMA VE ASİMİLASYONU, TOPYEKUN İMHAYI TERCİH ETMİŞTİR”

    İkrarın mekan bulduğu coğrafyada nehak zulmünün çok acılar yaşattığını ve katletmekten vazgeçmediğini kaydeden Çelik, son yüzyılın bir sınanma olduğunu her on yılda bir, bir katliam, bir darbe, bir kıyım süreci yaşadığına dikkat çekti.

    Ülkenin ve dünyanın bir kaosa sürüklendiğinin altını çizen Çelik, “Bu durum tarihle doğru yüzleşmemenin kaosudur. İktidar dinamikleri demokratik paylaşım kültürlerini geliştirmek yerine, Türkiye Halkları ve İnanç dinamikleri ile rızalı bir ilişki geliştirmemiş, çatışmayı, asimilasyonu ve tarihi kökleri topyekun imhayı tercih etmiştir. Bu tarihsel bir hastalıktır. Nemrudi ve Yezid aklı dediğimiz durumun somut karşılığıdır”dedi.

    “NEHAK ZİHNİYETİNE KARŞI HALKLAR BİRLEŞMELİDİR”

    Çelik, Maraş Katliamı’nın sonuçlarını şöyle sıraladı:

    1. Maraş Katliamı tüm dünyada katliam olarak tanınana kadar topyekun ısrarımız devam etmelidir.

    2. Maraş bir demografik değişim ve topyekun asimilasyon projesidir. Hak Yol Alevi nüfuslarının tüm Ortadoğu ilişkisini koparma ve Halep yolunun kapatılmasıdır.

    3. Maraş Reyaheq/ Hak Yol Alevi Halk dinamiğinin özgün köklerinden biridir, Bu hat koparılarak Adıyaman, Antep, Çorum, Malatya, Erzincan ile birlikte Dersim bağlantısının koparılması hedeflenmiştir. Bugün Terolar kasabası yerleşimi demografik katliamın son halkası olarak okunmalıdır.

    4. Maraş’tan zorla göçertilen demografik yapı Maraş Katliamı ile ilgili gündemlerini ortaklaştırmalı. Maraş’ta mülk edinmeli ve var olan mülklerini mutlak korumalıdır. Tatil zamanlarında mutlak topraklara gelinmeli inanç, kültür festivalleri planlanmalı. Merkezde ekonomik yapıda yatırımlar yapmalıdır. Bu tarihsel bir sorumluluk ve bu topraklara olan borçtur.

    5. Zaman sahipsiz değildir. Hakk’ı kendilerine ayna yapanlar, Xızır’ı bilenler tüm coğrafyalara etkisini göreceklerdir. Avrupa Maraş, Malatya, Adıyaman, Reyaheg nüfusu ortak hareket edecekleri ekonomik, sosyal, politik dayanışmayı önemsemeli. Çünkü katliamlar tarihi bir bütündür. Bugün hanelerimize işaret koyanlar, toplumu kin ve düşmanlığa sürükleyenler iktidarlarını sürdürmek amacındalar. Bu zihin Dersim, Sivas, Çorum, Maraş aynı katliamlarını yapmıştır. Bu nedenle direniş de bir bütündür. Nehak zihniyetine karşı halklar birleşerek umut olabilir. Hepimiz birbirimize benzeriz, bize benzemeyenler nefis zülümkarlarıdır.

    6. Bugün Yezid’le iş tutanlar Alevi halkların rızasını çiğneyenlerdir. Nefis iktidarlarına hizmetkar olmak hınzır postuna girmektir. Özelikle Maraş başta olmak üzere tüm benzer katliamları lanetliyoruz.

    PİRHA/İZMİR

     

  • Alevi kadınlar: Eşit başkanlık Alevi ritüellerinde de sağlanmalı -VİDEO

    Alevi kadınlar: Eşit başkanlık Alevi ritüellerinde de sağlanmalı -VİDEO

    PİRHA – Alevi kurumlarında ‘Eşit başkanlık- Eş başkanlık’ sisteminin hayata geçirilmesini değerlendiren Alevi kadınlar, bu kararın gecikmiş olmasına rağmen önemli olduğunu belirtilerek, eşit temsiliyetin Aleviliğin ritüellerinde de devam etmesi çağrısında bulundu.

    Haberin Videosu

    Türkiye’deki Alevi kurumlarında Demokratik Alevi Derneği öncülüğünde ‘Eş başkanlık’ sistemi başlamıştı. Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu’da (AABK) geçtiğimiz günlerde  ‘Eşit Başkanlık’ sistemi hayata geçirildi. Avrupa Alevi Kadınlar Birliği’nin kazanımı olan bu sistemi Alevi kadınlarıyla konuştuk.

    Demokratik Alevi Derneği İzmir Şube Eş Başkanı Nebahat Çelik, eşit temsiliyetin Alevi kurumlarında DAD’ın öncülüğünde başladığını hatırlatarak diğer Alevi kurumlarında da hayata geçmesinin önemli bir kazanım olduğunu söyledi.

    “EŞ BAŞKANLIK BÜTÜN ALEVİ KURUMLARINDA YAYILMALI”

    Çelik, eşit temsiliyetin sözde kalmaması gerektiğini belirterek “eşit temsiliyette beraber karar verme mekanizması gerçekleşirse Alevi kurumları bir adım önde gidecek ve örgütlenmede de daha başarılı olacaklar diye düşünüyorum” dedi.

    Kadınların olduğu yerlerde örgütlenmenin ön planda olduğunun altını çizen Çelik, bütün Alevi kurumlarında eşit temsiliyetin yayılması gerektiğini vurguladı.

    Eşit temsiliyetin önemli olduğunun altını çizen Çelik, bu eşit temsiliyetin Alevi yol erkan ritüellerinde de eşitliğin sağlanması gerektiğini belirterek, “Cemlerde de posta kadın pirler oturmalı” dedi. Çelik, kadınların bu bilinci ortaya çıkarması gerektiğine ve bunun için kadın örgütlenmesinin önemli olduğuna dikkat çekti.

    “YOL ERKAN GEREĞİ BU ÇALIŞMA YAPILMALI”

    Yamanlar Cemevi Kadın Kolları Üyesi Güler Karagöz de Alevi inancı gereği demokrasi taşlarını oluşturulması gerektiğini belirterek Alevi yol erkanında kadın ve erkek eşitliğinin ön planda olduğunu, yolun gereği bu çalışmanın yapılması gerektiğini  kaydetti.

    Avrupa Alevi Kadın Birliği’nin önemli bir çalışmaya imza atıklarına dikkat çeken Karagöz, “Kadın doğurgandır, özgürdür, emekçidir, üretendir onun için kurumlarda kadınların olması önemlidir” dedi.

    Kadınların bu çalışmaya destek vermesi gerektiğini belirten Karagöz, “AKD, HBVAKV, PSAKD’da da eş başkanlık konusunda kadınların öne çıkmasını istiyorum. Duyarlı olmamız gerekiyor” dedi.

    Sistemi eleştiren Karagöz, “Sistem de bize ataerkil sistemini dayatıyor. Alevi kadınların özgür olmadığını düşünüyorum” ifadelerini kullandı. Cemevlerinde kadınların arka planda kalmasına da değinen Güler Karagöz, kadınların ön plana çıkmak için çalışmalarda bulunma çağrısında bulundu.

    “EŞ BAŞKANLIK SİSTEMİ OLUŞMALI”

    Kadın cinayetlerine de değinen Karagöz, sözlerini şöyle tamamladı;

    “Yönetimlerde eş başkanlık sisteminin oluşmasından yanayım. Geçenlerde Yolda Birlik toplantısında divanda bir kadın oturuyordu ama kadının kendisi yoktu. Orada bizimde taleplerimiz ön plana çıkmalıydı. Her gün binlerce kadın katlediliyor, öldürülüyor ve taciz ediliyor. Bunun için bizlerin daha çok söz hakkında sahip olmamız gerekiyor. Birliktelik önemli. Erkeklerle yan yana mücadele etmeye çağırıyorum. Cenazelerde, panellerde öncelik hep erkeklerde yani söz hakkı aldığımızda bile çekinerek gidiyoruz.”

    PİRHA/İZMİR