Etiket: nebat çelik

  • Alevi kadınlardan Doku soruşturması tepkisi: Failler belli, adalet yok -VİDEO

    Alevi kadınlardan Doku soruşturması tepkisi: Failler belli, adalet yok -VİDEO

    PİRHA- DAD Yöneticileri Mevhibe Akdeniz ve Nebat Çelik, Gülistan Doku başta olmak üzere kadın cinayetlerinin aydınlatılmamasına tepki gösterdi. Alevi kadınlar, cezasızlık politikalarına karşı mücadeleyi sürdüreceklerini vurguladı.

    Dersim’de 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi bölümü ikinci sınıf öğrencisi Gülistan Doku’nun kaybettirilmesine dair soruşturma devam ediyor. Soruşturma devam ederken, Gülistan Doku’nun ailesi adliye önünde adalet talebiyle nöbette.Demokratik Alevi Dernekleri(DAD) Kadın Meclisi,  dün Tunceli Adliyesi önünde adalet bekleyişini sürdüren Doku ailesini ziyaret etti. DAD yöneticileri adalet taleplerini ajansımıza değerlendirdi.

    ” BU İŞİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”

    DAD İstanbul Şube Eşbaşkanı Mevhibe Akdeniz, Alevi kadınlar olarak gençlerin güvenliğinin sağlanamamasını kabul etmediklerini belirterek, “Okullara gönderdiğimiz öğrencilerin, genç arkadaşlarımızın sistemin çürümüşlüğü içinde katledilmesi ve faillerin bulunamaması gibi bir durumu kabul etmiyoruz” dedi.

    Akdeniz, , yıllardır aydınlatılmayan dosyalara dikkat çekilerek, “Kendini ‘büyük devlet’ olarak tanımlayan bir yapının, olayları 6 yıl boyunca aydınlatmaması ve ardından ‘üzerine gideceğiz’ demesi bizim için geçerli değildir. Çünkü bu süreçte failler belliydi, ancak gereği yapılmadı. Deliller karartıldı ve bugün gelinen noktada yapılan gözaltılar da oldukça düşündürücü ve manidardır” ifadeleri kullanıldı.

    Akdeniz, Gülistan Doku başta olmak üzere, Rojin Kabaiş, Narin Güran ve yaşamını yitiren tüm kadınlar için adalet talebini yineledi.

    “Biz Aleviler olarak bu işin takipçisi olacağız” diyen Akdeniz, kadın cinayetlerine karşı mücadeleyi sürdüreceklerini ve hakikat ortaya çıkana kadar geri adım atmayacaklarını vurguladı.

    “ADALET MÜCADELESİ BÜYÜTÜLMELİ”

    DAD Genel Merkez Yöneticisi Nebat Çelik yaşananların yalnızca bir kayıp vakası olmadığını, derin bir toplumsal ve sistemsel sorun olduğunu vurguladı.

    Çelik, “Gülistan Doku bu topraklarda kayboldu, öldürüldü. Biz bu topraklara kutsalımız diyoruz. Ama bu kutsallığın içinde bu kirliliğin, bu çirkinliğin yaratılmış olması kabul edilemez” ifadelerini kullandı.

    Toplumsal duyarlılık çağrısı yapan Çelik, kadınların yaşam hakkını savunmanın herkesin ortak sorumluluğu olduğunu belirterek, adalet ve hakikat mücadelesinin büyütülmesi gerektiğini ifade etti.

    PİRHA/DERSİM

  • DAD’lı kadınlardan, 10 Ocak Kadın Mitingine katılım çağrısı- VİDEO

    DAD’lı kadınlardan, 10 Ocak Kadın Mitingine katılım çağrısı- VİDEO

    PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Mercan Gül ve Genel Merkez Yöneticisi Nebat Çelik, 10 Ocak’ta Ankara Tandoğan Meydanı’nda yapılacak ‘Kadın Mitingi’nde bir araya gelme çağrısında bulundu.

    Kadınlar, 10 Ocak Cumartesi günü Ankara Tandoğan Meydanı’nda Kadın Mitingi düzenleyecek. Saat 11’de Atatürk Kültür Merkezi(AKM) önünde toplanacak kadınlar, buradan Ankara Tandoğan Meydanı’na gidecek. Miting öncesi katılım çağrısında bulunan DAD Eş Genel Başkanı Mercan Gül ve Genel Merkez Yöneticisi Nebat Çelik, “Gelin 10 Ocak’ta Tandoğan Meydanı’nda olalım” mesajı verdiler.

    “GELİN, BİZ HEP BİRLİKTE GÜÇLÜYÜZ”

    DAD Eş Genel Başkanı Mercan Gül, verdiği mesajda kadınlar olarak birleştiklerinde güç olduklarını söyledi ve bir araya gelmenin önemini vurgulayarak, “Biz DAD’lı kadınlar olarak, diğer tüm kadınlar gibi 10 Ocak’ta Ankara Tandoğan Meydanı’ndaki mitinge katılacağız. Özgürlüğümüz için, eşitliğimiz için, ‘İstanbul Sözleşmesi’ni yasakladıkları için, kadın katliamları için mitingde olacağız. Gelin biz hep birlikte güçlüyüz” dedi.

    “ZULME KARŞI BİRARAYA GELİP, ZULME SON VERELİM”

    Kadınlar üzerindeki zulme dikkat çeken DAD Genel Merkez Yöneticisi Nebat Çelik, şunları ifade etti:

    “Biz Demokratik Alevi Dernekleri kadınları olarak, 10 Ocak’ta Ankara Tandoğan Meydanı’nda olacağız. Bütün kadınlar o mitingde buluşup sesimizi yükseltelim, gücümüzü birleştirelim. Yüzyıldır bizim üzerimizde bir baskı ve zulüm var. Bu zulümdan kaynaklı biraya gelip, zulme son diyelim artık. Kadınlar nerede bir araya gelirse orada güzellik yaratırlar. Umudumuz kadınlardır. O yüzden 10 Ocak’ta Ankara Tandoğan’da buluşalım” diyerek mitinge katılım çağrısında bulundu.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • DAD İzmir Şube Kongresi’nde ‘barış ve demokratik toplum’ vurgusu-VİDEO

    DAD İzmir Şube Kongresi’nde ‘barış ve demokratik toplum’ vurgusu-VİDEO

    PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri İzmir Şubesi 5. Olağan Kongresini gerçekleştirdi. Kongrede, ‘Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde Alevilerin eşit yurttaşlık talebinin yükseltilmesi gerektiğine vurgu yapılarak, ‘Barış, mücadele ve demokratik cumhuriyet ile mümkündür’ mesajı verildi.

    ‘Erkanı Rızalık, Edebi İkrar Olan Toplum; Demokratik Toplumdur!’ şiarıyla Yamanlar Cemevinde gerçekleşen kongrede salona, “Kamî Vato Bınê Asmenî Aştîyê Çîna!, Hardê Dewreşî Wad Bo Peyser Yênê“, “Dersim Ana’nın Yaralı Var, Kapamalı, İyileşmemeli. Dil, Kültür, Ve İnanç; Toprağı Gibi Geliyor. Say Ki Avuç Toprak Üstüne Serp, Korusun!” pankartlarının yanı sıra Seyit Rıza, Alişer Koçgiri, Zarife Ana, Nuri Dersimi gibi Dersim önderlerinin fotoğraflarının olduğu afişleri asıldı.

    Kongreye Demokratik Alevi Dernekleri Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, Bornova Dersimliler Kültür ve Dayanışma Derneği, İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği, Karlıova Yedisu İlçeleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Bornova Şubesi, Barış Anneleri, DEM Parti İzmir İl yöneticileri, Eğitim Sen 2 Nolu Şube, İzmir Vartolular Derneği yöneticileri ve çok sayıda kişi katıldı.

    ÇERAĞLAR UYANDIRILDI

    Nefeslerin seslendirilmesi sonrasında divan kurulu üyeliğine Serpil Deniz Şahin, Ethem Dikmen ve Aynur Çelik seçildi.

    Kongrede Baba Mansur Ocağından Fidan Yıldız’ın verdiği gülbengler sonrasında çerağlar uyandırıldı. Kongrede hakikat yolunda mücadele edenler ve Hakk’a yürüyenler için1 dakikalık saygı duruşuyla dara duruldu.

    BARIŞ VE DEMOKRATİK TOPLUM SÜRECİ

    Kongrede söz alan mevcut eş başkanlardan Nebat Çelik, dil ve kültürün inanç ve yol ile olan ilişkisine değinerek yolun bu değerlerle var olacağını vurgularken, bir diğer eş başkan Fırat Dikmen ise 27 Şubat’ta yapılan ‘Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne atıfta bulunarak Alevilerin eşit yurttaşlık talebiyle bu sürece dahil olmaları gerektiğini ifade etti.

    “İNCELTİLMİŞ ALEVİLİK İLE ALEVİLER KUŞATILIYOR”

    Demokratik Alevi Dernekleri Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan ise, Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı’nın ‘inceltilmiş Alevilik’ ile toplumu kuşatma altına almak istediğini ifade ederek, “27 Şubat’ta ‘Barış ve Demokratik Toplum’ çağrısı yapıldı. Bu çağrı varlığı inkâr edilen toplumların varlığını tescil eden ve finalinin demokrasi ve eşitlikle sonlanmasını ortaya koyan bir çağrıydı. Bizim hakikatimiz, demokratik mücadelemizin sayılı günlerinin son bulması. Kendi kimliğimiz ve gerçekliğimizle yaşayabilmenin mücadelesini yükselteceğiz. Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı inceltilmiş bir Alevilikle yokluğumuzu tescil edecek bir kuşatma yaşatıyor. Buna karşı uyanık olmalıyız. Örgütlenerek, kenetlenerek mücadeleyi finale götüreceğiz” diye konuştu.

    YENİ YÖNETİM BELİRLENDİ

    Kurum temsilcilerinin dilek ve temenni konuşmalarının ardından tek liste ile gidilen kongrede yeni yönetime Fadime Dapaklı, Fırat Dikmen, Baykal Öztürk, Sakine Koğu, Murat Seven, Güler İpin Karagöz ve Nebat Çelik seçildi.

    PİRHA/İZMİR

  • DAD İzmir Kadın Meclisi: Suriye’de Alevi kadınlara karşı savaş suçu işleniyor!-VİDEO

    DAD İzmir Kadın Meclisi: Suriye’de Alevi kadınlara karşı savaş suçu işleniyor!-VİDEO

    PİRHA- DAD İzmir Kadın Meclisi, Suriye’deki Alevi soykırımında kadınlara karşı savaş suçunun işlendiğini belirterek kadın örgütlerini ve uluslararası kamuoyunu Alevi katliamına karşı harekete geçmeye çağırdı. 

    Suriye’nin batısındaki Lazkiye, Dera, Humus ve Tartus kentlerinde HTŞ’ye bağlı gruplar, SMO ve IŞİD’in, Alevileri hedef aldığı saldırılarda binlerce sivil katledildi, binlercesi ise alıkonuldu veya yerlerinden edildi. Bu saldırılardan en çok etkilenen kesim ise kadınlar ve çocuklar oldu. Soykırım saldırıları devam ederken son bir haftada çok sayıda kadın, çeteler tarafından kaçırıldı.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İzmir Kadın Meclisi, Suriye’de Alevilere yönelik soykırım saldırılarında kaçırılan kadınların akıbetine dair uluslararası güçlerin sessizliğini eleştirerek, katliamın sorumlularının yargılanması için bir soruşturma komisyonu kurulması çağrısında bulundu.

    “ALEVİLERE YÖNELİK İNSANLIK SUÇU İŞLENİYOR”

    DAD İzmir Kadın Meclisi’nden Nebat Çelik, Suriye’de Aleviler ve diğer halklara karşı insanlık suçu işlendiğini söyledi. Çelik, “Yolu emperyalistlerce açılan HTŞ’nin, Şam’a oturması sonrasında başta Aleviler olmak üzere Suriye halklarına karşı insanlık suçu işleniyor. HTŞ’yi iktidar olarak gören küresel ve yerel güçler, birbirleri ile rekabet içerisindeler. Kendi hesapları ve çıkarları için bu katliamları görmezden geliyor. Bunlar tek tip iktidar istiyor, kendinden olanı yaşatmıyor. Kadınlara yöneliyorlar ve kaçırılan kadınların akıbeti belli değil. Bunlar kadına, doğaya, sanata düşman. Türkiye’nin ve Suriye’nin geleceği birbirine bağlı durumda. Mücadeleyi yükseltme ve halklarımızın rızalı birliğini esas alma gibi bir zorunluluğumuz da vardır. Otoriter rejime ve Alevi katliamına hayır demek için halkları mücadeleye çağırıyoruz. Uluslararası kamuoyuna bu konuda sorumluluk alması çağrısında bulunuyoruz” dedi.

    “EN ÇOK KADINLAR HEDEF ALINIYOR”

    “Soykırımcı anlayış, Alevi kadınları hedef alıyor” diyen DAD İzmir Kadın Meclisi üyesi Semra Acar Mayda, “Suriye’de şeriatçı bir yapı olan HTŞ’nin, Alevilere yönelik soykırım saldırıları devam ediyor. Savaşlarda en çok kadınlar ve çocuklar zarar görüyor. Kadınlara tecavüz ediliyor, çocuklar öldürülüyor. Bu katliamın İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşınması, girişimlerin Avrupa’da yaygınlaştırılması ve tepki gösterilmesi gerekiyor. Biz kadınlar olarak oradaki soykırımcı anlayışa ‘dur’ diyoruz. Bu savaş son bulsun, çocuklar ve kadınlar ölmesin” diye konuştu.

    “KAÇIRILAN KADINLAR BULUNSUN, SORUMLULAR YARGILANSIN”

    Kaçırılan Alevi kadınların sesinin duyulmadığı eleştirisinde bulunan DAD İzmir Kadın Meclisi üye Fadime Dapaklı ise, kayıp kadınların bulunması için bir soruşturma komisyonu kurulması çağrısını yaptı. Dapaklı, “Suriye’de kadınlar, işgalci güçler, radikal gruplar, devlet destekli milisler tarafından hedefe alındı. Kaçırıldılar, katledildiler, bir çoğunun sesi bile duyulmadı. Biz kadınlar, buna karşı sessiz kalamayız. Sessizlik suç ortaklığıdır. Suriye’deki kadınlar için adalet istiyoruz. Katliamı yapanlar yargılansın. Kayıplar bulunsun, hayatta kalanlar ise koruma altına alınsın. Kadınlar öldürülmesin, kadınlar susturulmasın” diye belirtti.

    PİRHA/İZMİR

     

  • İzmir’deki Alevi örgütleri: Suriye’deki Alevi katliamına karşı acil müdahale çağırıyoruz!-VİDEO

    İzmir’deki Alevi örgütleri: Suriye’deki Alevi katliamına karşı acil müdahale çağırıyoruz!-VİDEO

    PİRHA- İzmir’deki Alevi örgütleri, Suriye’de Alevilere yönelik saldırılar ve akademisyen Rasha Al-Ali’nin katledilmesini kınadı. Açıklamada, HTŞ ve rejimin işlediği suçların uluslararası bir mahkemede yargılanması icin uluslararası kamuoyuna çaba gösterilmesi çağrısında bulunuldu.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İzmir Şubesi ve İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği, Suriye’de Alevilere yönelik gerçekleşen saldırılara ilişkin Karşıyaka çarşı girişinde basın açıklaması gerçekleştirdi.

    ‘Suriye’de katliam var, soykırım var, ölüm var. Durdurun’ pankartının açıldığı açıklamada sık sık, ‘Susma, sustukça sıra sana gelecek’, ‘Savaşa hayır barış hemen şimdi’, ‘HTŞ terörüne hayır’, ‘Alevi halkı yalnız değildir’, ‘Yaşasın halkların kardeşliği’ sloganları atıldı.

    Çok sayıda demokratik kitle örgütünün katıldığı eylemde açıklamayı yapan DAD İzmir Şubesi Eş Başkanı Nebat Çelik, Orta Doğu’nun emperyalist güçler tarafından başlatılan 3’üncü paylaşım savaşının merkezi olduğunu belirterek, “Enerji ve su kaynaklarına el konulması, ticaret yollarının denetlenmesi gibi nedenlerle başlatılıp sürdürülen bu savaşla yıkıma uğratılan coğrafyalardan biri de Suriye olmuştur.Tüm insanlık için geçerli olduğu gibi, demokratik birlik üzerine inşa edilmiş demokratik bir ülke Suriye halklarının da hakkıdır. Suriye halklarının baskıcı BAAS rejimine itiraz ve demokrasi talebi de en başından beri meşru bir haktı. Fakat Suriye’ye küresel güçler ve bölgesel işbirlikçileri eliyle müdahale edilmiş, dünyanın dört bir yanından devşirilen katil sürüleri Suriye halklarının üzerine salınmış, ülke kan deryasına çevrilmiştir. Böylece hem Suriye halklarının demokratik bir zihniyet ve zemin üzerinden yükseltilmesi mümkün olan ortak mücadelesinin önü kesilmiş, hem de karşılıklı insanlık suçlarıyla halklar biri birlerine düşmanlaştırılarak tahakküme daha açık duruma düşürülmüşlerdir” dedi.

    “POLİTİK MOTİVASYON ALEVİ DÜŞMANLIĞI ÜZERİNE İNŞA EDİLİYOR”

    Heyet Tahrir El-Şam’ın (HTŞ) Şam’da iktidara oturmasının ardından başta Aleviler olmak üzere Suriye halklarına yönelik insanlık suçu işlendiğini ifade eden Çelik, “Suriye halklarını boğazlaştıran, BAAS rejimini devirerek HTŞ’yi yeni iktidar gücü olarak kurgulayan küresel ve bölgesel güçler, biri birleriyle rekabet ve çıkar hesapları nedeniyle bu katliamları görmezden gelmekte ya da onaylamaktadırlar. BAAS rejiminin Alevilerce kurulup yönetildiği yalanı, en başından beri, Müslüman Kardeşlerin toplumsal taban yaratmayı ve Sünni müslümanları manipüle etmeyi amaçlayan bir propagandası olmuştur. BAAS rejiminin temel kadrolarının ezici çoğunluğu, iddiaların aksine Alevi değil Sünni inançlı Suriyelilerden teşkil edilmişti. Hep dışlanan ve tehdit altında olan Aleviler ise, ideolojik ve politik motivasyonunu Alevi düşmanlığı üzerine inşa etmiş bir muhalefet karşısında, güvenlik kaygısı ve seçeneksizlik nedeniyle rejime sadece yakın durmak zorunda kalmıştır” diye konuştu.

    “RASHA AL-ALİ ŞAHSINDA ALEVİLER KATLEDİLDİ”

    Arap Yazarlar Birliği üyesi, şair Dr. Rasha Al-Ali’nin Alevi olduğu katledildiğini ifade eden Nebat Çelik, “Rasha Al-Aii’yi katledenler kadınları katlettiler, Alevi toplumunu katlettiler, bilimi ve sanatı katlettiler, şiiri ve edebiyatı katlettiler. Uluslar arası topluma sesleniyor, HTŞ gibi terör örgütlerinin Suriye halklarının temsilcisi olarak meşrulaştırılmaması, gerek HTŞ’nin, gerekse rejimin işlediği suçların uluslararası bir mahkemede yargılanması ve Suriye halklarının demokratik, çoğulcu bir rejime kavuşması için çaba gösterilmesi çağrısında bulunuyoruz. Mesele ülkeyi yeniden inşa etmekse ‘kör intikam’ ve ‘mezhepçi temizlik’ ile Suriye yolunu bulamaz” diye konuştu.

    “ULUSLARARASI KAMUOYUNU ACİL MÜDAHALEYE DAVET EDİYORUZ”

    Son olarak Demokratik Türkiye için Kürt siyasetiyle başlatılan diyalog sürecine Alevilerin yaşamsal önem atfettiklerinin altını çizen Nebat Çelik, uluslararası kamuoyunu acil müdahale çağrısında bulunarak şunları söyledi:

    “Bu diyalog sürecinin kalıcı barış ve huzurla sonuçlanması aynı zamanda bölgesel barışla ve tüm Kürtlerle barışmakla mümkün olacaktır. Bu nedenle demokratik Suriye bağlamında Rojava ile de barışmak Tüm halklarımızın ve Türkiye’nin de yararına olacağı gibi Suriye barışına dahi ciddi katkı sunacaktır. Suriye’nin geleceği, halklarımızın, bölgenin ve ülkemizin geleceğiyle sıkı sıkıya bağlı olduğundan barış mücadelesini yükseltmemiz, halkların rızalı-ikrarlı birliğini esas almamız bir zorunluluktur. Suriye’de ki Alevi katliamlarına dur, otoriter rejim inşasına hayır demek için halklarımızı mücadeleye, uluslar arası toplumu da acil müdahaleye davet ediyor, Alevi katliamlarını lanetliyoruz.”

    Açıklama sloganlar ve alkışlarla son buldu.

    PİRHA/İZMİR

     

  • DAD İzmir Şubesi’nin Gaxan kutlamasında ‘barış’ vurgusu- VİDEO

    DAD İzmir Şubesi’nin Gaxan kutlamasında ‘barış’ vurgusu- VİDEO

    PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri İzmir Şubesi’nin Gaxan etkinliğinde Suriye’deki Aleviler ve diğer etnisitelere yönelik saldırılar kınandı. Yeni süreç tartışmalarında Kürt sorununun çözümüne dair Alevilerin barıştan yana taraf olduğu vurgulanan etkinlikte barışın demokratik, özgürlükçü ve eşitlikçi düzeyde olması gerektiğine işaret edildi. 

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İzmir Şubesi, Alevi inancında yeni yılın gelişini temsil eden Gaxan vesilesiyle Çiğli Belediyesi Fakir Baykurt Konferans Salonunda dayanışma konseri düzenledi. Konserde, DAD İzmir Şubesi Kadın Korosu, çocuk korosu ve sanatçı Hasan Ali Sezer sahneye çıktı.

    Konserde “Gaxané şima bimbarek bo, Gaxan é we piroz bé, Gağan’nınız kutlu olsun” pankartı asıldı. Konserde Gaxan ritüelinin Alevi inancında ki yerine ve önemine vurgu yapıldı.

    Gaxan etkinliğine, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İzmir Milletvekili Burcugül Çubuk, DEM Parti İzmir İl Örgütü, Barış Anneleri, çok sayıda siyasi parti ve Alevi kurum temsilcisi ve sivil toplum örgütleri katıldı.

    ‘HAKİKAT PEŞİNDE OLAN GAZETECİLER KATLEDİLDİ’

    DAD İzmir Şube Eş Başkanı Nebat Çelik Kırmancki yaptığı konuşmasında Gaxan’ın Alevilik inancında ki önemini vurgu yaparak, “Alevilikte, Rea/haq yolunda yeri çok önemlidir. Yeni ay ve eski ay birbirine ikrar vermiştir, tüm Dünya’ya sağlık, eşitlik, özgürlük istemiş. Haberlerde görüyoruz ülkede her gün kadınlar ve çocuklar katlediliyor. Suriye’de Kürt halkı, Aleviler ve diğer halklar katlediliyor. Kaç gün önce de gazeteci Nazım Daştan ve Cihan Bilgin katledildi. Halka haber vermek, gerçeğin karanlıkta kalmaması için hakikatin peşinden gitmişlerdi. Bizim inancımızda, itikatımızda büyüklerimiz her zaman zalimlerin karşısında durmuştur. Gerçeğin karanlıkta kalmasına izin vermemişlerdir. Bizde vermeyeceğiz” dedi.

    ‘GAXAN, MAZLUMA CAN OLMAKTIR’

    Ardından konuşan DAD İzmir Şube Eş Başkanı Fırat Dikmen, Gaxan ayının dayanışma ve barış ayı olduğunu belirterek, “Gaxan, toplumsal hafızamızın sürekliliği için, Reya Heq’in özgün yanlarının korunması ve yaşatılması için oldukça önemlidir. Şu anda içinde bulunduğumuz demde Suriye’de Arap Alevisi canlarımız katlediliyor, her gün daha kötü haberler bize ulaşıyor. Bizim üzerimize düşen ise mazluma can, zalime zülfikar olmaktır. Suriye’de yaşananları durdurmanın bir yolu ise yaşadığımız coğrafyada hakikat ve Özgürlük mücadelesini büyütmektir” diye ifade etti.

    ‘GAXAN BARIŞA VESİLE OLSUN’

    Dikmen, Kürt sorununun da çözüme ulaşması için yeniden temasların başladığını hatırlatarak, “Ötekileştirilen, mağdur edilen, ezilen bizler bu süreçte Kürt sorununun demokratik çözümü için emek ve özgürlükten yana olan tüm girişimleri desteklemek ve ileriye taşımak zorundayız. Çünkü bugün Kürt sorunun çözümü demek beraberinde kadın, ekoloji sorunun ve biz Alevilerin eşit yurttaşlık sorunun çözümü için başlangıç olacaktır. Bu kararlılık ve duygularla toplumsal barışın oluşumu ve özgürlüğümüzün sağlanmasını umuyor, aklı, gönlü bizimle olan tüm canlarımızın Gaxan’ını kutluyorum. Gaxana ma bimbarek bo” diye konuştu.

    ‘DEVLET ALEVİLİK İNANCINA KAYYIM ATAMAK İSTİYOR’

    Son olarak konuşan DAD Genel Merkez Sekreteri Asil Benler de devletin kendi Alevisini yaratma peşinde olduğunu söyleyerek, “Hiç kuşkusuz içinden geçtiğimiz süreci değerlendirmemiz gerektiği gibi gelecek üzerine tartışma yürütmemiz gerekmektedir. 2024 yılı takip ettiğiniz üzere uzunca süredir Diyanet gibi bir kurumla ve Cemevi Başkanlığı adı altında Aleviliğe atanan kayyımla mücadele ettiğimiz bir yıldı. Bu dayatmaya karşı Alevi toplumu sokakta ciddi mücadele verdi. Devlet, Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde Cemevi Başkanlığı’nı kurarak kendi Alevisini yaratmaya çalıştı. Pirlerimizi memurvari bir yaklaşımla maaş bağlamaya çalıştılar. 2024 yılı bu saldırıları göğüslemekle geçti bizim için. Aleviler ve Kürtler başta olmak üzere Dürziler, Hristiyanlar ve diğer Suriye halkları ciddi bir tehdit karşı karşıya kalmış durumda” şeklinde konuştu.

    “DEMOKRATİK, ÖZGÜRLÜKÇÜ VE EŞİTLİKÇİ DÜZEYDE BİR BARIŞ”

    Benler, gündemde ki Kürt sorunu hakkında yapılan tartışmalara da değinerek şunları ifade etti:

    Günümüzde Kürt demokratik çözümüne dair bazı tartışmalar ve diyaloglar gelişti. Önceki süreçte ki gibi tekrar aynı adımlar atılırsa süreç bir zemine oturmaz, ayakları havada kalan bir süreç olur. Biz Türkiye halkları olarak bunu deneyimledik. Barışı felsefi olarak benimsemiş Alevi toplumu olarak barış noktasında da tarafız. Barışın; demokratik, özgürlükçü ve eşitlikçi düzeyde olması içine ezilen halklarla bu mücadeleye destek vermeye devam edeceğiz. Gaxan’ın barış getirmesini diliyoruz. Hepinizin Gaxan’ını kutlarım. Gaxanê we pîroz bê.”

    Etkinlik, davul zurna eşliğinde Kal u Gaxan’ın folklorik gösterisi sonrasında kadın, çocuk korosu ile sanatçı Hasan Ali Sezer’in seslendirdiği eserler ile sona erdi.

    PİRHA/İZMİR

  • ‘Güzeltepe’deki tarikat yurdu özel savaş uygulamasıdır, mahallenin yapısı hedefte’ -VİDEO

    ‘Güzeltepe’deki tarikat yurdu özel savaş uygulamasıdır, mahallenin yapısı hedefte’ -VİDEO

    PİRHA- Kamuoyunun adını 1980’lerde muhaliflere yönelik işkence ve gözaltılarla tanıdığı, toplumsal meselelerden kaynaklı politik bir kimlik kazanan Güzeltepe Mahallesi’nin uyuşturucu, çeteleşme ve en son tarikatlarla yapısının değiştirilmek istendiğini belirten Alevi kurum temsilcileri, tarikat yurdunun açılmasıyla, mahallenin demografik yapısı ile oynanmak istendiğine işaret ettiler. 

    İzmir’in Çiğli ilçesi Güzeltepe Mahallesi’nde Süleymancılar tarikatı tarafından açılmak istenen yurda bölge halkının tepkisi sürüyor. Bölge halkı, daha önce yürüyüş ve eylemler yaparak yurdun kapısına mühür vurmuştu. Daha sonrasında ise tarikat yurdu ilgili sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunulmuştu.

    Türkiye’de hemen her dönem gündeme gelen, köklü bir politika çerçevesinde büyütülen tarikatlar ve cemaatler taciz ve istismar haberleriyle gündemden düşmüyor. Özellikle yoksul bırakılan mahallelerde faaliyetlerine hız veren tarikat ve cemaatler, iktidarlardan aldıkları desteklerle yoksul ailelerin çocuklarına yöneliyor.

    Buna dair bir uygulama ise İzmir’den. İzmir Çiğli’ye bağlı Güzeltepe Mahallesi’nde dinci gruplardan Kuran İlimlerine ve Milli Kültüre Hizmet Vakfı tarafından yapılan ve Süleymancılar tarikatına ait olan yurt tamamlanarak bitme aşamasına geldi. 60 yıla yakın politik geçmişi bulunan ve Alevilerin İzmir’de en yoğun olarak yaşadığı Güzeltepe’nin toplumsal ve inançsal dokusunun hedeflendiğini söyleyen mahalleli yurdun kapatılmasını istiyor.

    Alevilerin yoğun olarak yaşadığı, kendi inançlarına göre bir yaşam ördükleri, yoksulluğun yoğun olarak hissedildiği bir mahalle olan Güzeltepe’de yine son yıllarda ciddi anlamda radikal İslamcı tarikatlar görünür olmaya başladılar.

    “ÖZEL SAVAŞ UYGULAMALARININ BİR PARÇASI OLARAK SEÇİLDİ”

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İzmir Şubesi Eş Başkanı Nebat Çelik, Alevi yaşam alanlarına yönelik asimilasyon hamlelerine örnekler vererek, yaşanılan durumu ise ‘özel savaş politikasını’ çerçevesinde yorumladı. Çelik, “Alevilerin yaşadığı yerlerin özellikle seçilmesini bir tesadüf olarak okumuyoruz. Maraş Terolar’da yapılan mülteci kampını toplum hatırlar, yine Alevi köylerine cami yapılmaları devam ediyor. Çocuklarımıza zorunlu din dersi dayatılıyor. Aleviler olarak her taraftan bir kuşatma altındayız. Sonuç olarak ‘dindar ve kindar’ nesil yaratma projelerini uygulamaya koyuyorlar. Din eğitimini kreşlere kadar indirgediler. Şimdiler de ise bu işi tamamen tarikat ve cemaatlere bırakmış durumdalar. Tarikat-cemaat örgütlenmelerini sıradan dini eğitim veren bir vakıf olarak değerlendirmemiz doğru değil. Buraların özel savaş politikalarının bir parçası ve amacının da asimilasyon olduğunu biliyoruz. Yine buralardaki çocuk istismarlarını ve çocuk intiharlarını unutmadık” diye konuştu.

    ÇETELEŞME, UYUŞTURUCU VE EN SON TARİKAT!

    Çelik, toplumsal meselelerden kaynaklı politik bir kimlik kazanan Güzeltepe Mahallesi’nin uyuşturucu, çeteleşme ve en son tarikatlarla yapısının değiştirilmek istendiğini belirterek, “Bize dayatılan özel bir savaş politikası var. Devlet kendi Alevisini yaratma yolunda her şeyi yapıyor. Güzeltepe Mahallesi bir dönemin en örgütlü mahallerinden biriydi. Şimdilerde oraya eroini ve çeteleşmeye soktular. Bu yetmezmiş gibi tarikatları da sokarak bu mahallenin yapısıyla, inancıyla oynamak istiyorlar. Yapılan bina şu anda boş ve faaliyete geçmemiş durumda. Ama bizlerde boş durmayacağız, demokratik kurumlarla ve halkla yan yana gelerek bunun mücadelesini vereceğiz” dedi.

    “GÜZELTEPE MAHALLESİ’NİN GÖĞSÜNE HANÇER GİBİ SAĞLADI”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Çiğli Şube Başkanı Ali Yaşar ise, yaşanılan durumu ‘Alevilerin göğsüne hançer saplama’ olarak değerlendirdi. Yaşar, “Eşitlik, adalet, demokrasi gibi değerleri benimsemiş, 72 millete aynı nazarda bakmayı düstur edinmiş biz Alevilerinha, her dönem gericiliğin hedefi olduk. Ama her daim karşısında durduk. Bu gerçeklik tarikat-cemaatleri savunana dost, özgürlük ile birlikte barışı, laikliğe savunanlara ise düşman gibi davranan AKP iktidarında da değişmemiştir. Tarikat ve cemaatlerin palazlanmasının önünü açarak Alevi çocuklarını zorla din dersi eğitimine tabi tutmak isteyen, laik-demokratik eğitiminden uzaklaşmış ÇEDES’i de istemiyoruz. Alevilerin yoğun yaşadığı Güzeltepe Mahallesinde bizlerin göğsüne hançer saplar gibi, tacizlerle anılan bir tarikat yurdu yapılmak isteniyor. Pir Sultan direnciyle halkımıza düşman, gerici tarikat yurtlarının açılmaması yan yana gelerek yasal ve hukuki haklarımızı sonuna kadar kullanacağız” şeklinde konuştu.

    Ersin ÖZGÜL/İZMİR

    İLGİLİ HABERLER:

    Alevilerin yaşadığı Güzeltepe Mahallesi’ne tarikat kuşatması: Özel savaşın farklı uygulaması!-VİDEO

    Kaçak tarikat yurdu hakkında suç duyurusu: Tarikat yurtları kapatılsın-VİDEO

     

  • DAD İzmir Kadın Meclisi, kadınları 8 Mart’ta alanlara çağırdı-VİDEO

    DAD İzmir Kadın Meclisi, kadınları 8 Mart’ta alanlara çağırdı-VİDEO

    PİRHA- 8 Mart dolayısıyla birçok kentte alanlara çıkan Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İzmir Kadın Meclisi’nden kadınlar etkinliklere katılım çağrısı yaparken, mücadeleyi her yerde büyütme mesajı verdi. 

    Kadın düşmanı politikalar karşısında eşitsiz, güvencesiz, uzun mesai ve ağır iş yükü altında çalışan kadınlar bir 8 Mart’ı daha mücadeleyle karşılıyor. Sesini susturmaya, mücadelesini durdurmaya çalışanlara karşı bulunduğu her yeri sloganlarıyla dolduran kadınlar, aynı amaçla 8 Mart Dünya Kadınlar Günü için de alanlarda olacak.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İzmir Kadın Meclisi, 8 Mart dolayısıyla alanlarda mücadelelerini büyüteceklerini söyledi. Kadınlar ayrıca ÇEDES, zorunlu din dersleri, eşit yurttaşlık mücadelesini de alanlara taşıyacaklarını kaydederek, Alevi kadınların bir araya gelmeyi başararak mücadele hattı oluşturmasının hayati olduğuna işaret ettiler.

    “TALEPLERİMİZİ ALANA TAŞIMAMIZ LAZIM”

    Nebat Çelik Alevi kadınların kendi talepleri ile alanda olmasına değinerek, “Demokratik Alevi Dernekleri Kadın Meclisi olarak bizlerde alanlarda olacağız. Eşit yaşam ve eşit haklar, kimliğimiz, zorunlu din dersine ve ÇEDES projesine karşı alanlarda olmamız lazım. ÇEDES projesi Alevi kadınları da çokça ilgilendiriyor. Alevi kadınların genel taleplerinin yanında kendi taleplerini de alana taşıması gerekiyor. Birlik olur, bu mücadeleyi kız kardeş duygusuyla alanlara taşır isek başarabiliriz. Alevi kadınlar hem kendi içerisinde hem de diğer kadınlarla bir araya gelebilmeyi başarabilmeli. ÇEDES projesi düşündüğümüz gibi değil, çok tehlikeli bir yerde duruyor. Çocuklarımızı bu bilinçli politikalara teslim etmememiz lazım” dedi.

    “‘ÖTEKİ’ KİMLİĞİNİ ASLA KABUL ETMİYORUZ”

    Kesintili eğitim sistemi ve yönetmeliklerde yapılan değişikliklerin özellikle kız çocuklarını evlilik adı altında eğitimden kopardığını ifade eden Fadime Dapaklı, “Sesimizi daha güçlü çıkarmak ve taleplerimizi daha görünür kılmak için alanlarda olacağız. Bizlere dayatılan ‘öteki’ kimliğini asla kabul etmiyoruz, eşit haklarımızı istiyoruz. Kadına yönelik şiddete, istismara, hak gaspına karşı güçlü bir ses olmak istiyoruz. Güneş bizimle doğacak. Biz kadınlar üreteniz, eğitici öğreticiyiz. Tüm kadınları alanlara bekliyoruz” diye konuştu.

    “BİRLİK OLALIM”

    Elif Hurustan ise inanç ve etnik kimliklere karşı yürütülen cinsiyetçi, dinci ve milliyetçiliğe karşı yürütülen kadın mücadelesinin önemli bir yerde durduğunu söyleyerek, “Tekstilde, evlerinde, işlerinde çalışan biz tüm Alevi kadınların alanda olması gerekiyor. Birbirimize sırt vermemiz azım. Umutsuzluğa, karamsarlığa, tereddüde yer vermeksizin doldurduğumuz meydanlardan yaratacağımız özgür günlere coşku ile akıyoruz. Artık kadınlar katledilmesin, canlarımız yok olmasın. Yeterince yandık, yakıldık. Birlik olalım, diri, olalım ve birbirimize sahip çıkalım” şeklinde konuştu.

    “YAŞAM ALANLARIMIZ DARALIYOR”

    Kadınların özgür, eşit, adil bir yaşamı sağlayıncaya kadar mücadeleden vazgeçmeyeceğini belirten Güler Karagöz İpin de şunları kaydetti:

    “Birlik ve beraberliğin kadın yaşamındaki önemine değinerek, “Tüm kadınların olduğu gibi biz Alevi kadınların da yaşadığı alanlar daralıyor. Katillerin, yobazların olduğu yerlerde bizlere yaşam hakkı tanınmıyor. Bu ülkede bir günde 8 kadın katledildi. Alevi kadınların 8 Mart’ta alanlara sahip çıkmasını bekliyorum.”

    PİRHA/İZMİR

  • ‘Yaşamı Ana Fatma’nın kemalati ile savunacağız’

    ‘Yaşamı Ana Fatma’nın kemalati ile savunacağız’

    PİRHA-DAD Kadın Meclisi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü için çağrı yaparak “İstanbul Sözleşmesini iptal etmek kadın soykırımını meşrulaştırmaktır” dedi.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İzmir Şubesi Kadın Meclisi 25 Kasım Uluslararası Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü’ne dair basın açıklaması yaptı. İzmir Şube binasında yapılan açıklamayı meclis adına Nebat Çelik okudu.

    “Biz kadınların mücadelesi köleleşmeyen toplumlardır” diyen Çelik, şu cümleleri dile getirdi:

    “Biz kadınların mücadelesi eşitlikçi ve ekolojik bir toplumun hayat bulmasıdır. Pandemi bahane edilerek kadınların birçok hakkı gasp edildi. Kadınlar gerek emek boyutuyla, gerek psikolojik ve sosyolojik olarak her türlü sömürüye, şiddete maruz kalmaktadır. En derin yoksulluğa mahkûm edilmeye çalışılan kadınlar, ev ve annelik vasfıyla sınırlandırılmaya çalışılan kadınlar üzerinden en büyük toplumsal ayrımcılık yapılmaktadır.”

    “ÖZ SAVUNMA MEŞRUDUR”

    Nebat Çelik, cinsiyet eşitsizliğinin daha da derinleştirildiğini söyleyerek sözlerine şöyle devam etti:

    “Cins ayrımını ret eden Alevi inancında kadınlar bir cins değil, yolun kendisidir. Karşılaştığımız onca dayatmaya boyun eğmeyen bizler, biz kadınlar yaşamı iktidarlaştırılarak vahşi ve nehak aklın devamcısı olanlar, kadın kırımını işleyenlere karşı öz gücümüzle kendimizi savunacağız.  Derinliklerde yatan Ana Fatma’nın kemalatiyle yaşamı kendimiz savunacağız.”

    “SÖZLEŞMENİN İPTALİ KADIN KIRIMINI MEŞRULAŞTIRMAKTIR”

    Nebat Çelik, şiddet, taciz, tecavüz, katledilme ve fuhuşa sürüklenmenin kadın kırımının dışavurumu olduğunu vurgulayarak “Bu nedenle İstanbul Sözleşmesi kadının ve çocuk haklarının tüm dünya tarafından sahiplenilmesidir. İstanbul Sözleşmesi kadınların cümle cana, cümle varlığına sahiplenmenin sözüdür. Bu sözleşmenin iptal edilmek istenmesindeki amaç kadın soykırımını meşrulaştırmaktır. Biz kadınlar olarak kazanılmış haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz ve dayanışma ile hayatlarımızı savunmaya devam edeceğiz”dedi.

    PİRHA/İZMİR