Etiket: nermin yıldırım kara

  • Nermin Yıldırım Kara: Samandağ’da beton santrali durdurulmalı-VİDEO

    Nermin Yıldırım Kara: Samandağ’da beton santrali durdurulmalı-VİDEO

    PİRHA- CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, Samandağ’ın Karaçay mevkiinde kurulmak istenen beton santralinin çevrede yaşayan binlerce yurttaşın sağlığını tehdit ettiğini belirterek, TOKİ konutları, okul ve yerleşim alanlarının ortasında böyle bir tesise izin verilmemesi gerektiğini söyledi. Kara, “Şirketin bu inadını anlamak gerçekten zor. Derhal bu santral durdurulmalıdır” çağrısında bulundu.

     

    CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, Samandağ’ın Karaçay mevkiinde yapılması planlanan beton santraline ilişkin Meclis’te konuştu. Kara, santralin çevresinde çok sayıda TOKİ konutu, ilkokul, mezarlık ve türbenin bulunduğunu belirterek, projenin bölge halkının sağlığını ciddi biçimde tehdit ettiğini söyledi.

    “ŞİRKET YENİDEN ESKİ ALANA DÖNDÜ”

    Antakya-Samandağ yolu üzerindeki tesis girişimine karşı yurttaşların daha önce basın açıklamaları ve protestolar düzenlediğini hatırlatan Kara, “Zehirlenmek istemiyoruz” diyerek tepki gösteren vatandaşların itirazları sonrasında şirketin farklı bir araziye yöneldiğini, ancak tepkilerin azalmasının ardından yeniden eski inşaat alanına döndüğünü ifade etti.

    “ŞİRKETİN BU İNADINI ANLAMAK GERÇEKTEN ZOR”

    Şirketin bu ısrarını anlamanın güç olduğunu vurgulayan Kara, idarenin konuya kayıtsız kalması halinde bunun da kabul edilemez olduğunu belirterek yetkililere çağrıda bulundu. “Binlerce yurttaşımızın sağlığını, malını ve mülkünü tehlikeye atmayın” diyen Kara, beton santralinin yaratacağı çevresel etkilerin geniş bir yerleşim alanını etkileyeceğine dikkat çekti.

    “SANTRAL DERHAL DURDURULMALI”

    Milletvekili Kara, Tavla, Hancağız, Hüseyinli, Ataköy, Tomruksuyu, Uzunbağ, Özbek, Değirmenbaşı, Büyükçay ve Tavuklu mahallelerinin büyük bir halk sağlığı sorunuyla karşı karşıya olduğunu belirterek, söz konusu beton santrali projesinin derhal durdurulmasını istedi.

    Bölge sakinleri ise santralin faaliyete geçmesi halinde oluşacak toz, gürültü ve çevresel kirliliğin yaşam kalitelerini olumsuz etkileyeceğini dile getirirken, yetkililerden halkın taleplerini dikkate alacak adımlar atılmasını bekliyor. Beton santraline yönelik tartışmaların önümüzdeki günlerde de sürmesi bekleniyor.

    HABER MERKEZİ

  • CHP’li vekillerden Suriye tepkisi: Alevilere soykırım uygulanıyor!- VİDEO

    CHP’li vekillerden Suriye tepkisi: Alevilere soykırım uygulanıyor!- VİDEO

    PİRHA- CHP Milletvekilleri Müzeyyen Şevkin ve Nermin Yıldırım Kara, Suriye’de özellikle Alevi toplumuna yönelik saldırıların sistematik hale geldiğini belirterek, yaşananların uluslararası hukuka göre soykırım suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. CHP’li vekiller, sivillerin doğrudan hedef alındığını vurgulayarak Türkiye ve uluslararası kurumlara acil sorumluluk çağrısı yaptı.

    Suriye’de Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) öncülüğündeki silahlı grupların son aylarda artan saldırıları, başta Lazkiye, Tartus ve Hama kırsalı olmak üzere birçok bölgede ağır insan hakları ihlallerine yol açtı. Birleşmiş Milletler ve uluslararası insan hakları kuruluşlarının raporlarına yansıyan verilere göre, son saldırılarda yüzlerce sivil yaşamını yitirirken, on binlerce kişi zorla yerinden edildi. Özellikle Alevi yerleşimlerine yönelik kuşatma, gıda ve sağlık hizmetlerine erişimin engellenmesi, bölgedeki insani krizi daha da derinleştirdi.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin ile Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, yaşananlara ilişkin PIRHA’ya değerlendirmelerde bulunarak, saldırıların münferit değil, planlı ve hedefli olduğunu dile getirdi.

    “YARDIM TIRLARIMIZ ALEVİLERE ULAŞTIRILMADI”

    CHP Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin, Suriye’de çok kültürlü ve çok inançlı yapının korunmasının uluslararası toplumun sorumluluğu olduğunu belirterek, özellikle Alevi toplumuna yönelik tehditlerin daha ilk saldırılardan itibaren öngörülebilir olduğunu söyledi.

    Şevkin, insani koridor açılması yönündeki girişimlerin sonuçsuz kaldığına dikkat çekerek, “Biz daha ilk Alevi yurttaşın öldürüldüğü günden itibaren bunun bir katliama dönüşeceğini görerek, Dışişleri Bakanlığı nezdinde insani koridor açılması için girişimlerde bulunduk. Açlıkla karşı karşıya bırakılan, maaşları kesilen, tarım yapmaları engellenen Alevilerin en temel insani haklara erişebilmesi için görüşmeler yaptık. Koridor açıldıktan sonra yaklaşık 8-9 tır yardım gönderildi. Ancak bu yardımların Alevi toplumuna ya da bölgedeki ezilmiş, dışlanmış topluluklara ulaşmadığı yönünde bilgiler aldık. Bu nedenle yalnızca yardım gönderilmesi değil, hayati risk altındaki sivillerin güvenli alanlara ve Türkiye’deki akrabalarının yanına tahliye edilmesi için de girişimlerimiz oldu. Ne yazık ki bugüne kadar bu çabalar somut ve sağlıklı bir sonuç üretmedi” diye konuştu.

    Saldırıların halen devam ettiğini vurgulayan Şevkin, kullanılan dilin ve politik yaklaşımın sivillere yönelik şiddeti normalleştirdiğini ifade ederek uluslararası kurumlara çağrıda bulundu:

    “Bütün dünyanın bildiği gibi katliam sürüyor. Kadınlar ve çocuklar doğrudan hedef alınıyor. Buna rağmen siviller, ‘eski yönetimin artıkları’ gibi ifadelerle kriminalize edilerek öldürülmeleri meşrulaştırılmaya çalışılıyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden milletvekillerinin yer aldığı bir komisyonun bölgeye giderek yerinde inceleme yapması ve hazırlayacağı raporu dünya kamuoyuyla paylaşması zorunludur. Birleşmiş Milletler’i de bir kez daha sorumluluk almaya davet ediyoruz.”

    “ALEVİ TOPLUMUNA YÖNELİK SİSTEMATİK BİR KIYIM VAR”

    CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara ise yaşananların emperyalist politikaların sonucu olduğunu ve özellikle Alevi toplumunun hedef alındığını vurgulayarak, “Emperyalizmin o ayak sesleri Filistin’de, Suriye’de özellikle farklı dinden, farklı inançtan ve en çok da Alevi toplumuna karşı büyük bir ızdırap yaratıyor. Oradaki akrabalarımızın yaşamdan koparılmasına, katledilmesine ve aslında bir soykırıma uğramasına sebebiyet veriyor” ifadelerini kullandı.

    Kara, iktidara çağrıda bulunarak, Suriye’de demokratik ve anayasal bir düzenin kurulması gerektiğini söyledi:

    “Bugüne kadar izlenen yanlış politikaların bugün nasıl bir noktaya geldiğini görüyoruz. İktidara bir kez daha sesleniyoruz; Suriye’de demokrasinin, şeffaflığın, hesap verebilir bir anayasal düzenin oluşması için elinizi taşın altına koyun. Kadınların, çocukların, masum insanların ölmesine sebep olmayın. Ayni yardıma, insani yardıma, sağlık malzemelerine acil ihtiyaç var. Kadınlar çok zor durumda. Evlerden gelen görüntüler, videolar korkunç. Tam anlamıyla bir savaş alanı manzarası var. Bu nedenle ciddi bir devlet yönetiminin ve nizamın bir an evvel tesis edilmesi için herkesi elini taşın altına koymaya davet ediyoruz.”

    Fatoş SARIKAYA-Diren KESER/ HATAY

  • CHP Hatay Milletvekili Kara: Yusuf Tekin gerçekleri görmezden geliyor-VİDEO

    CHP Hatay Milletvekili Kara: Yusuf Tekin gerçekleri görmezden geliyor-VİDEO

    PİRHA- CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, Hatay’da eğitim-öğretimdeki sorunların arttığına işaret ederek, “Deprem sonrası geçici bir çözüm olarak başvurulan ikili eğitim, Hatay’da adeta yeni normal haline geldi. Deprem bölgesinde ‘her şey normal’ demek ve bir de üstüne tasarruf tedbirleri uygulamak, gerçeği göz ardı etmekten başka bir şey değil” dedi.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, PİRHA’ya yaptığı değerlendirmede deprem felaketinin üzerinden geçen süreye rağmen Hatay’da eğitim-öğretimdeki sorunların katlanarak sürdüğünü ifade etti.

    “HATAY’DA EĞİTİM SİSTEMİ YENİ DÖNEME HAZIR DEĞİL”

    Kara, “Hatay’da öğrencileri, öğretmenleri ve velileri bekleyen sorunlar hala çözülebilmiş değil. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in okullar sorunsuz açılacak açıklaması gerçeklerle bağdaşmıyor. Deprem bölgesinde her şeyin normale döndüğünü iddia etmek, ancak gerçekleri görmezden gelmek demektir” dedi.

    İKİLİ EĞİTİM, HATAY’DA ADETA YENİ NORMAL HALİNE GELDİ”

    Öğrencilerin bu yıl da ikili eğitim sistemiyle derslerine devam etmek zorunda bırakıldığına dikkat çeken Kara, “Deprem sonrası geçici bir çözüm olarak başvurulan ikili eğitim, Hatay’da adeta yeni normal haline geldi. Kendi okulları henüz yapılmayan çocuklar, aylardır sabahın alacakaranlığında ya da akşamın zifiri karanlığında yollara düşüyor. Bu yıl da devam eden ikili eğitim sistemi nedeniyle okul binalarında ve öğretmen odalarında yoğun bir trafik yaşanıyor” diye belirtti.

    “BARINMA, BESLENME, ULAŞIM SORUNU DEVAM EDİYOR”

    Nermin Yıldırım Kara, Hatay’da eğitimin yardımcı personel yetersizliği, demirbaş, bilgisayar ve diğer lojistik eksiklikler, beslenme ihtiyacı, ulaşım ve barınma sorunlarıyla derin bir kriz içinde olduğunu vurgulayarak,  “Deprem bölgesinde ‘her şey normal’ demek ve bir de üstüne tasarruf tedbirleri uygulamak, gerçeği göz ardı etmekten başka bir şey değil. Öğrencilerimiz barınma, beslenme, ulaşım gibi en temel ihtiyaçlarını karşılayamazken, öğretmenlerimiz zor koşullarda eğitim vermeye çalışırken bu söylemler sorumluluktan kaçmak anlamına gelir. İktidar burada yaşanan mağduriyetleri görmeli ve gereken adımları derhal atmalıdır” dedi.

    “ÇOCUKLARIMIZIN SAĞLIĞI CİDDİ BİR TEHLİKE ALTINDA”

    Nermin Yıldırım Kara, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e seslenerek, “Bu bölgelerde hijyen sağlanmadıkça sağlıklı bir eğitim yılından bahsetmek mümkün değil. Okulların temizliği ve hijyen koşulları büyük bir kriz noktasına ulaşmış durumda. Çocuklarımızın sağlığı ciddi bir tehlike altında. Bakanlığı, derhal harekete geçmeye ve yeterli personel istihdamı için gerekli adımları atmaya davet ediyorum” şeklinde konuştu.

    PİRHA/HATAY

     

     

  • CHP’li Nermin Kara’dan Erdoğan’a tepki: Hatay halkı şantajlara boyun eğmeyecek-VİDEO

    CHP’li Nermin Kara’dan Erdoğan’a tepki: Hatay halkı şantajlara boyun eğmeyecek-VİDEO

    PİRHA- AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Hatay’da yaptığı konuşmada, “Merkezi yönetimle yerel yönetim el ele vermezse, dayanışma halinde olmazsa o şehre herhangi bir şey gelmez. Hatay’a geldi mi? Şu anda Hatay garip kaldı, mahzun kaldı” sözlerine tepki gösteren CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, Hatay halkının şantajlara boyun eğmeyeceğini söyledi.

    Maraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçelerinde meydana gelen 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremler, resmi açıklamalara göre en az 53 bin kişinin ölümüne 100 binden fazla kişinin yaralanmasına neden olurken, kamuoyunda ölü sayısının 100 bini, yaralı sayısının 200 binin üzerinde olduğu ifade ediliyor.

    6 Şubat’ta Maraş merkezli meydana gelen ve büyük yıkıma neden olan depremlerin birinci yıl dönümünde yaşamını kaybedenler anılırken, sorumluların cezalandırılması talebi yükseliyor. “Unutmayacağız, affetmeyeceğiz, hesabını soracağız” diyerek deprem felaketinin yaşandığı kentlerde meydanları dolduran yurttaşlar, barınmadan, sağlığa, eğitimden beslenmeye kadar bir çok sorunla baş başa.

    AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan ise depremin birinci yılında Hatay’da yaptığı konuşmada, “Merkezi yönetimle yerel yönetim el ele vermezse, dayanışma halinde olmazsa o şehre herhangi bir şey gelmez. Hatay’a geldi mi? Şu anda Hatay garip kaldı, mahzun kaldı” dedi.

    Erdoğan’ın açıklamasının yankıları sürüyor.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, Erdoğan’ın sözleri için, “İki gün önce Hatay’da 6 Şubat depreminden sonra yitirdiğimiz canlar için ağladık, ağıtlar yaptık. Ve üç kelimeyle seslendik: Sesimizi duyan var mı? Ama kimse yoktu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan süreci siyasi rant üzerine sürdürüyor” diyerek tepki gösterdi.

    “SİZE GÜVENMİYORUZ”

    Nermin Yıldırım Kara, şunları ifade etti:

    “Hatay’a gelerek bir partiyle illiyet bağı kurarak ‘oy vermezseniz size hizmet etmeyeceğim’ dedi. Anayasayı tanımayan bu zihniyet, kamunun kaynaklarını da biz Hataylılara, depremzede yurttaşlarımıza dayatmacı bir anlayışla, siyasi bir şantajla vermeyeceğini, hizmet etmeyeceğini duyurmuştu. Hatay’da ben galiba öleceğim baba diyerek ağlarken babasına ses kaydı gönderen çocuk vardı ya hani; şimdi siz ona ne diyeceksiniz? Hayır. Siz AK Parti’ye oy vermediniz, onun için size hizmet etmedik, sizi kurtarmadık mı diyeceksiniz.

    Konteynerlerin su basmaması, elektrik akımından canlarımızı kaybetmemek, güvensiz konteyner kentlerden kurtulmak için demek ki biz tek kişiye bağlıymışız. O halde neden depremin akut döneminde bir yıl içerisinde Hatay’da 319 bin konut yapacağız dediniz. Dün geldiniz. 7275 adet konutun daha kurasını çektiniz. İki ay sonra 75 bin konut bu yılın sonunda 200 bin konut sözü verdiniz. Artık biz sizin söylemlerinize güvenmiyoruz.”

    “HATAYLILAR SİZE BOYUN EĞMEYECEK”

    “Dün nasıl ki bize çadır ulaştıramadınız? Kefen vermediniz. Bugün sizin verdiğiniz sözlerin hiçbirine biz inanmıyoruz” diyen Nermin Yıldırm Kara, “Cumhurbaşkanına buradan tek söylüyorum. Hataylılar bir adım dahi geri atmayacaktır. Zamanında bize parmak sallamıştınız. Ancak Hataylılar boyun eğmemiştir. Çünkü Hataylılar bu sarf ettiğiniz sözleri asla unutmayacaktır” ifadelerine yer verdi.

    PİRHA/HATAY

  • CHP Milletvekili Kara: Çocuklara dini eğitim değil, bir öğün ücretsiz yemek elzem-VİDEO

    CHP Milletvekili Kara: Çocuklara dini eğitim değil, bir öğün ücretsiz yemek elzem-VİDEO

    PİRHA- CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, ÇEDES ve ‘Genç Gönüllüler, Çocuk Gönüllülerle Buluşuyor’ projelerine tepki göstererek, “Çocuklarımızın dini eğitimin referans alındığı bu tarz projeler dışında çok daha önemli zorunluluklar var. Örneğin bir öğün ücretsiz yemek daha elzemken bu projeler dayatılıyor” dedi.

    ÇEDES projesi kapsamında “manevi danışman” adı altında okullarda din görevlilerinin faaliyet göstermesine ilişkin tepkiler devam ederken, Diyanet buna benzer yeni bir proje açıkladı. “Genç Gönüllüler, Çocuk Gönüllülerle Buluşuyor” isimli proje kapsamında ilkokul 3. ve 4. sınıf öğrencileri için Diyanet gençlik merkezleri ve camilerde din görevlileri ve manevi danışmanlar gözetiminde birtakım faaliyetler yürütülecek.

    “BU PROJELER DAYATMADIR”

    CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, bu tür projelerin dayatma olduğuna dikkat çekerek Milli Eğitim Bakanlığı’nın daha öncelikli sorunları ele alması gerektiğinin altını çizdi.

    Kara, laik ve bilimsel eğitimin esas alınması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

    “Milli Eğitim Bakanlığı’ndan evrensel değerlerin gereği olan laik ve bilimsel eğitimi referans alması gerekirken ÇEDES gibi bir proje ve Genç Gönüllüler, Çocuk Gönüllülerle Buluşuyor Projesi’nin dayatılması ile ilgili hesaplar yapılıyor. Eğitim hakkının bir kamu hakkı olduğunu ve herkesin eşit bir şekilde bundan yararlanmasını istiyoruz. Çocuklarımızın bu tarz soyut kavramlardan, dini eğitimin referans alındığı bu tarz projeler dışında çok daha önemli zorunluluklar var. Örneğin bir öğün ücretsiz yemek daha elzemken Bakanlık, birtakım dayatmaları ön plana alan çalışmalarla karşımıza çıkıyor. Çocuklara herhangi bir inancı dayatmanın ötesinde temel referanslar ölçüsünde bir dini eğitimin varlığından söz etmek daha akılcı olacaktır. Ancak dayatmalar Milli Eğitim Bakanlığı nezdinde yapılan bu dayatmalar faydalı olmayacaktır.”

    PİRHA/ HATAY

    İLGİLİ HABER:

    Diyanet okullardan çıkmıyor; şimdi de ilkokul öğrencileri için ‘abi-abla’ faaliyetinde

  • Nermin Yıldırım: Su pompaları neden çalıştırılmıyor?-VİDEO

    Nermin Yıldırım: Su pompaları neden çalıştırılmıyor?-VİDEO

    PİRHA- Hatay’ın İskenderun ilçesinde gün boyu yağan yağmur, ihmal nedeniyle İskenderun sahilini denizle buluşturdu. CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, Ekim ve Kasım aylarında hizmete alınacağı söylenen su pompalarının halen çalıştırılmadığına dikkat çekerek, yetkili kurum ve kuruluşlara, su pompalarının hizmete alınması çağrısında bulundu.

    Hatay’da 12 Ocak’ta başlayan ve gece şiddetini arttıran sağanak yağış, 6 Şubat depreminde çöken İskenderun sahilini yine göle döndürdü.

    Sağanak yağış sonrası 15 Temmuz ve Atatürk Caddesi sular altında kaldı.

    “İKTİDAR, SU TAŞKINLARIYLA BAŞ ETMEKTE YETERSİZ KALMAKTA”

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, İskenderun sahilinde 6 Şubat günü büyük bir çökme meydana geldiğini hatırlatarak, “Her yağmur sonrasında ciddi maddi hasara yol açan bu taşkınlar, yurttaşlarımız için mağduriyet yaratmaktadır. Çalışır halde bulunan tek su pompası, saatte 400 metreküp suyun tahliyesini gerçekleştirmektedir. Bu kapasite, su taşkınlarıyla baş etmekte yetersiz kalmaktadır” dedi.

    “YAĞMUR SUYU VE ATIK SU POMPALARININ BİR AN EVVEL ÇALIŞTIRILMALI”

    İller Bankası tarafından ödeneğin ayrıldığına ve daha güçlü su pompaları alındığına işaret eden Nermin Yıldırım Kara, “Ekim ve Kasım aylarında hizmete alınacağı söylenen bu pompalar halen çalıştırılamamaktadır. Balıkçı Barınağı ve Doğum Hastanesi civarındaki yağmur suyu ve atık su pompalarının bir an evvel çalışması gerekiyor. Yetkili kurum ve kuruluşlara, bu pompalarının hizmete alınması çağrısında bulunuyoruz” diye konuştu.

    PİRHA/İSKENDERUN

     

  • Çocukların önünde kontrolsüz yıkım büyük korku yarattı!-VİDEO

    Çocukların önünde kontrolsüz yıkım büyük korku yarattı!-VİDEO

    PİRHA- Depremin yaralarını sarmak yerine travmayı artırıyorlar! Hatay’ın İskenderun ilçesinde kontrolsüzce yıkımı yapılan binanın yanında bulunan okuldaki öğrenciler büyük korku yaşadı. CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, 10 aydır yıkım ve enkaz kaldırma işlemlerinde yönetmeliklere uyulması gerektiğini vurgulamaya çalıştıklarını belirtti. 

    6 Şubat’ta meydana gelen ve onbinlerce yurttaşın yaşamını yitirmesine, yüzbinlerin yaralanmasına ve evsiz kalmasına yol açan deprem felaketinin üzerinden aylar geçmiş olmasına karşın sorunlar hala giderilmedi.

    Hatay’ın İskenderun ilçesinde Atatürk İlkokulu karşısındaki depremde hasar görmüş bina öğrencilerin gözü önünde yıkıldı. Kontrolsüzce yıkımı yapılan binanın yanında bulunan okuldaki öğrenciler büyük korku yaşadı. Görüntünün sosyal medyada paylaşılması sonrası tepkiler yükseldi.

    “YIKIM O KADAR DENETİMSİZ Kİ ÖĞRENCİLERE ZARAR VEREBİLİR”

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara da, 10 aydır yıkım ve enkaz kaldırma işlemlerinde yönetmeliklere uyulması gerektiğini vurgulamaya çalıştıklarını belirterek, şunları ifade etti:

    “Bütün kontrolü firmalara verdiğinizde ve denetim mekanizmasını devreden çıkardığınızda maalesef ortaya bu sonuç çıkıyor. Bu tabii ki meselenin yalnızca sosyal medyaya yansıyan bir yüzü.

    Yıkım o kadar denetimsiz ve tedbirsiz şekilde yapılıyor ki; videodan da görüleceği üzere herhangi bir parça okul içerisine de düşebilir ve öğrencilere zarar verebilir. Ayrıca öğrencilerin okulda faal olduğu bir saatte bu işlemi gerçekleştirmekteki amacı anlayabilmiş değiliz. Diğer taraftan iş güvenliği de riske ediliyor. Daha önce benzer yıkımlarda maalesef vefat eden ya da yaralanan işçiler olmuştu. Sağlık yönünden gerçekten ciddiye alınması gereken zararlı toz bulutunun okul bahçesini sardığını görüyoruz.”

    “DENETİMLER YAPILSIN”

    Yalnızca İskenderun’da değil, özellikle depremin en çok zarar verdiği Antakya’da, Defne’de ve Samandağ’da sıklıkla firmaların denetimsiz ve mevzuata aykırı yıkımına şahit olduklarını ifade eden Nermin Yıldırım Kara, şunları kaydetti:

    “Maalesef, Hataylı depremzedeler muhtelif yaşam alanlarında, her gün benzer ihlaller ile karşılaşmak zorunda kalıyor. 10 ayda sağlıklı bir yıkım işlemini bile oturtamamak ya da gereken önemi göstermemek iktidarın depreme ve depremzedeye dair sergilediği ciddiyeti gözler önüne seriyor. Tüm bu firmaların ve kamu görevlilerinin cezalandırılması için sosyal medyaya görüntülerin düşmesini beklemeyelim. Orada bir can kaybı yaşasaydık, bunu kurumlar nasıl telafi edecekti? Yeniden söylüyoruz, lütfen mevzuatların gereği neyse o şekilde denetimleri yapalım.”

    PİRHA/HATAY

  • CHP’li Nermin Kara’dan iktidara moloz uyarısı: Anayasayı uygula!-VİDEO

    CHP’li Nermin Kara’dan iktidara moloz uyarısı: Anayasayı uygula!-VİDEO

    PİRHA- Hatay’da deprem sonrası molozlar tüm uyarılara karşın yaşam alanlarına ve ayrıştırılmadan dökülmeye devam ediyor. CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, Hatay’ın Samandağ ilçesinde iktidara seslenerek, “Anayasanın 56’ıncı maddesi uyarınca, herkesin sağlıklı bir çevrede yaşama hakkını güvence altına alacak adımların atılmasıdır” diye konuştu.

    6 Şubat’ta meydana gelen ve onbinlerce yurttaşın yaşamını yitirmesine, yüzbinlerin yaralanmasına ve evsiz kalmasına yol açan deprem felaketinin üzerinden aylar geçmesine rağmen sorunlar hala giderilmedi.

    Depremin ardından enkaz, tüm uyarılara rağmen kontrölsüzce tarım ve yaşam alanlarına dökülürken, Hatay’ın üzerinde toz bulutları oluşuyor.

    Türk Tabipleri Birliği ile Temiz Hava Hakkı Platformu, Hatay’daki hava kirliliğinin, limit değerlerin çok üzerinde olduğu uyarısında bulunuyor.

    6 Şubat’ta yaşamını yitirenlerin bedenlerine ve akıbetlerine dair yetkililer sağlıklı bilgiler vermezken, yurttaşlar kendi imkanlarıyla kayıp olan yakınlarını arıyor.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, Hatay’ın Samandağ ilçesinde iktidara seslendi.

    Deprem sonucunda ortaya çıkan enkazların güvenli ve insan sağlığına zarar vermeyecek şekilde ayrıştırılması, alınması gereken en önemli tedbirler arasında olması gerektiğinin altını çizen Kara, “Geçen 10 ayın sonunda, Hatay’ın pek çok yerinde yükselen hafriyat tepeleri durmaya; asbest büyük bir tehlike oluşturmaya devam ediyor” dedi.

    İktidarın tüm uyarılara karşın yasalara ve anayasaya uygun olmayan, insan sağlığını ve çevreyi tehdit eden bir yöntemi sürdürdüğünü ifade eden Nermin Kara, “İktidardan talebimiz, Anayasanın 56’ıncı maddesi uyarınca, herkesin sağlıklı bir çevrede yaşama hakkını güvence altına alacak adımların atılmasıdır” diye konuştu.

    PİRHA/HATAY

     

  • AKP’nin hatada ısrarına CHP’li vekilden tepki: Yurttaşlara ne diyeceksiniz?

    AKP’nin hatada ısrarına CHP’li vekilden tepki: Yurttaşlara ne diyeceksiniz?

    PİRHA – Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu’nun, Hatay Havalimanı projesi hakkındaki ifadelerini eleştirdi. Kara, “Kurutulan göl çanağında havalimanı yapılması büyük bir hataydı. Yeniden felaketlerle karşılaştığımızda yurttaşlara ne diyeceksiniz?” diye sordu.

    CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, Bakan Abdülkadir Uraloğlu’nun, Hatay Havalimanı projesi hakkındaki ifadelerine dair yazılı basın açıklaması yaptı.

    Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu’nun “maalesef projeyi aynı yere yapacağız” açıklamasına tepki gösteren Nermin Yıldırım Kara, “Bunun yeni bir mesele olmadığının bilinmesi gerekiyor. O zaman da ne bilim insanlarının ne biz çevrecilerin lafını dinlediler. Gelen her tavsiye ve rapor karşısında burun kıvırdılar, biz çevrecileri küçümsediler. Depremde, havalimanının müdahaleyi ne kadar güçleştirdiğini hatırlamak gerekir. Eğer bizim yıllarca yaptığımız itirazlar dinlenseydi ve kulak kabartılsaydı belki de afet sonrası müdahalede hızlı olunabilecekti” dedi.

    “HATADA ISRAR EDİYORSUNUZ”

    Bakan Uraloğlu’nun havalimanı projesi hakkındaki açıklamalarını “Yeni bir afetin eşiğine sürükleyecek” şeklinde yorumlayan Nermin Yıldırım Kara, şöyle devam etti:

    “‘Maalesef’ demek yerine bilim insanlarını dinleyin ve projelerinizi düzgün yapın. Yer seçimi tekrar düşünülmek zorundadır. Hızlıca ihalelerin yapıldığı söyleniyor. Emin adımlarla ve hızlıca yeni afetlere sebep olacaklarını bize gösteriyorlar. Artık bu ülkenin ve Hatay’ın bir ‘pardon’ daha kaldıracak hali yok. Her gün başka bir bakan ya da eski görevli havalimanı ile ilgili itirafta bulunuyor. Eski Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu verdiği bir demeçte ‘sosyal baskı neticesinde’ bu havalimanını oraya inşa ettiklerini söyledi. Fahrettin Koca ise depremde hasar gören ve yoğun bakımında en az 80 yurttaşımızı kaybettiğimiz Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin yerini doğru bulmadığını ve yıkılacağını ifade ederken örnek olarak havalimanının da yerinin uygun olmadığını belirtti. Hatada ısrar ettiğinizde bu itirafların da bir anlamı yok. Bile bile lades diyorsunuz.

    “KUŞ DEYİP GEÇMİŞLERDİ!”

    1999-2000 yıllarından beri çeşitli platformlarda Hatay Havalimanı meselesi üzerine tartıştık. Çevre dernekleri, mimarlar, çeşitli dallardaki bilim insanları hem inşa süreci öncesi hem de yaşanan her felaketten sonra seçilen yerin yanlışlığına dair uyarıda bulundu. Ben kendim bizzat bir çevreci olarak ilerleyen süreçlerde bu tartışmalarda fikrimi ifade ettim. Daha ilk bu tartışmalar başladığında bilim insanlarımız buranın önemli bir göçmen kuş rotası olduğunu belirtmişti. Uçuş güvenliğinin bozulmasının yanı sıra buradaki biyolojik dengenin de bozulacağı vurgulanmıştı. Erken uyarı sistemi kurulması gerekiyordu, dinletemedik. Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı da bu bölge için diretti ve geri adım atmadı. Henüz 1999 yılında Orman Bakanlığı hazırladığı raporda, ilkbahar ve sonbaharda göç eden kartal, pelikan, leylek gibi kuşların rotasının bu bölgeden geçtiğini ifade etmişti. O dönem toplamda 2-6 Ekim 1999 tarihleri arasında Orman Bakanlığı tarafından 10 bin 25 kuş sayılmıştı. Dönemin Hatay Valisi, ülkemizde kuş çarpması ile düşen uçak olmadığını ileri sürmüş ve ‘Bence bu safsata. Biz her şeyi göze alarak bölge için önem taşıyacak olan havalimanının inşaatını tamamlamak istiyoruz.’ demişti. Hiçbir canlının yaşamını umursamıyorlar. O zaman da kuş deyip geçtiler, şimdi de aynı şekilde düşünüyorlar. Uçuş güvenliği olmayan bir yerde diretiyorlar.

    “AMİK GÖLÜ ÇANAĞINA HAVALİMANI OLMAZ”

    Deprem ve fayın dikkate alınmamasının yanı sıra Hatay havalimanının kurutulmuş göl üzerine yapıldığını belirten Milletvekili Kara, “2009 ve 2014 yıllarında havalimanını sel bastı. O tarihlerde, sel afetleri neticesinde biz geçmişteki açıklamalarımızı gösterip tekrar uyarıyorduk. Yine aynı noktaya doğru ilerliyoruz. 1940’lardan itibaren Amik Gölü kurutulmaya başlandı ve 1970’lere doğru az çok bu işlem tamamlandı. Tam göl yatağının merkezine havalimanı inşa edildi. Kurutulan gölün en derin yeri burası. Amik Gölü tekrar yerini almaya çalışıyor, burası yüksek yağış alan bir bölge. Su sürekli olarak toplanıyor. Siz doğal akışa karşı gelemezsiniz ve inatlaşamazsınız. Ekosistemler sizin müdahale edip eğip bükebileceğiniz alanlar değildir. Kendine has jeomorfolojik ve hidrostatik yapılarını göz önünde bulundurmanız gerekir. Tekrar buradan söylüyoruz, Hatay Havaalanı yine su taşkınlarına ve sellere maruz kalacaktır. Kurutulan göl çanağında havalimanı yapılması büyük bir hataydı. Yeniden felaketlerle karşılaştığımızda dönüp yurttaşlara ne diyeceksiniz?”

    (HABER MERKEZİ)

  • CHP’li vekil Kara’dan zeytinlik alanların imara açılmasına tepki: Hukuka aykırı- VİDEO

    CHP’li vekil Kara’dan zeytinlik alanların imara açılmasına tepki: Hukuka aykırı- VİDEO

    PİRHA- CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, Hatay’daki zeytinliklerin ve ormanlık alanların konut yapımı için imara açılmasının anayasaya ve uluslararası sözleşmelerdeki hükümlere açıkça aykırı olduğunu belirtti. Kara, Hatay’ın zeytinde yüksek rekolteye sahip olduğuna da dikkati çekerek, bu alanların imara açılmasıyla zeytin üretimine darbe vurulacağını ifade etti.

    Hatay’daki ormanlık alanların ve zeytinliklerin konut yapımı için imara açılmasına dair AKP’nin sunduğu kanun teklifi henüz Meclis Genel Kurulu’na gitmeden ihaleye verilmesi tepkilere neden olmuştu. Söz konusu düzenleme TBMM’de kabul edildi. Buna göre 18 ilde deprem nedeniyle 674 bin 238 konut yapılacak. Hatay’ın Antakya ve Defne ilçelerinde ise 321 dönümlük toplam 65 tescilli zeytinlik arazisi imara açılacak.

    CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, ormanlık alanların imara açılmasına tepki göstererek, bu konuda mücadele yürüteceklerini dile getirdiM

    “ASLA MÜSAADE ETMEYECEĞİZ”

    Depremde evlerini kaybeden yurttaşlarının konut sahibi olmalarının öncelikleri olduğunu ancak bu uğurda bölge halkının geçim kaynağının yok edilmesine müsaade etmeyeceklerinin altını çizen Nermin Yıldırım Kara, konuya hukuki boyutuyla yaklaşarak şunları söyledi:

    “Anayasamızın 169. Maddesi ormanları koruma görevini devlete yüklemiştir ve ormanlık alanların daraltılamayacağı hükme bağlanmıştır. Anayasa, uluslararası sözleşmeler ve kendinden önce gelen kanun hükümlerine açıkça aykırı olan bu düzenleme esasında yok hükmündedir ve ölü doğmuştur. Burada yapılacak tek şey buralardan ellerini çekerek kamu hazinesine ait alanların bulunması ve jeolojik, jeofizik etütlerin yapılarak deprem fay hatlarının uzağında, daha sağlıklı yaşam alanlarının mevcut olabileceği araziler üzerinde vatandaşa ev yapmaktır.”

    Hatay’ın zeytin üretiminde önemli bir role sahip olduğunu da hatırlatan Kara, “Tescilli ve tescilsiz olan zeytinlik alanların yapılaşmaya açılması zeytine vurulacak en büyük darbedir. Çünkü Hatay hem sofralık zeytinde hem de zeytinyağı üretiminde inanılmaz derecede ekonomiye katkı koyan bir tarım ürünüdür. Bu düzenleme kamuoyunda kabul görmemektedir” diyerek, kararın iptaline ilişkin mücadele edeceklerini vurguladı.

    Fatoş SARIKAYA- Diren KESER/ HATAY

    İLGİLİ HABERLER

    >AKP’liler gözünü Alevilerin zeytinliklerine dikti
    >Hatimoğulları: Doğanın talanında depremin kılıf olarak kullanılmasını kabul etmiyoruz

  • CHP’li Kara depremzede esnafın sorunlarını meclis gündemine taşıdı

    CHP’li Kara depremzede esnafın sorunlarını meclis gündemine taşıdı

    PİRHA- CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, Antakya, İskenderun ve Kırıkhan ilçelerindeki esnafların sorunları meclis gündemine taşıdı. Kara, esnafın yoksulluk içinde ticari faaliyet yürütmeye çalıştığını belirterek, devletin faturaları silmesi gerektiğinin altını çizdi.

    CHP Milletvekili Yıldırım Kara, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremde en çok yıkımın yaşandığı Antakya, İskenderun ve Kırıkhan ilçelerindeki esnafların sorunları meclis gündemine taşıdı.

    İşyerlerinin yıkılması nedeniyle ticari faaliyetlerine devam edemeyen esnafın uğradığı zararlar üzerinde duran Kara, geçici işyeri olarak temin edileceği söylenen konteyner çarşılarının henüz tamamlanmadığını ve faturaların ertelenmesi sonucunda esnafın yüklü borçların altında ezildiğine dikkat çekti.

    “KONTEYNER ÇARŞILAR HALA TAMAMLANMADI”

    Nermin Yıldırım Kara, konteyner çarşıların depremin üzerinden altı ay geçmesine rağmen hala tamamlanmadığını belirtti. Öte yandan konteyner işyerlerinin yan yana olmasının pratikte sorun yarattığına değindi. Tarihi Uzun Çarşı’nın ihya edilmesi gerektiğini söyleyen Kara, “Tarihi uzun çarşı, turizm ve tarihi açıdan şehrimiz için büyük öneme sahiptir. Kültürel mirasımızın korunması ve turistlik değerlerimizi tekrar kazanabilmemiz açısında uzun çarşının acilen ihya edilerek, çarşı esnafının mağduriyeti sonlandırılmalıdır” dedi.

    “ESNAFA VERİLEN SÖZLER TUTULMALI”

    Esnafın zararının sosyal devlet anlayışının gereği olarak karşılanması gerektiğini ifade eden Kara toplu faturaların bir an önce silinmesi ve esnafa verilen destek sözlerinin yerine getirilmesi gerektiğini ifade etti.

    Deprem bölgesi için verilen Hayata Dönüş Kredisi’nde aşırı talep ve yetersiz bütçe nedeniyle binlerce dosyanın beklemede olduğuna dikkat çeken Kara, “Depremde her şeyini kaybetmiş esnafımız için kredi can suyu kıymetindedir. Acilen verilen sözler tutulmalı, esnafımız tekrar ekonomiyi canlandırmak için ticari faaliyetlerine başlamalıdır” sözlerini kullandı.

    PİRHA/ANKARA

  • Nermin Yıldırım Kara: Temiz su ve barınma sorunlarını bir an önce çözün-VİDEO

    Nermin Yıldırım Kara: Temiz su ve barınma sorunlarını bir an önce çözün-VİDEO

    PİRHA-Deprem felaketi sonrası yaşanan sorunların artarak sürdüğünü ifade eden CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, ihalelerin şeffaf bir şekilde yürütülmesi çağrısında bulunurken, yurttaşların temiz su, hijyen ve barınma sorunlarının ikitdar tarafından acil olarak karşılanması gerektiğini vurguladı.

    6 Şubat Maraş ve Hatay depremlerinin etkisi aylar geçmesine karşın devam ediyor. Salgın riskinin arttığı kentlerde, hijyen, temiz su ve barınma sorunu sürüyor.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, Hatay’da yaşanan sorunlara dair değerlendirmede bulundu.

    “ŞEFFAF OLUN

    Deprem felaketi sonrası yaşanan sorunların artarak sürdüğünü ifade eden Yıldırım Kara, iktidarın ihaleleri yandaşlara, çıkar sahiplerine verdiğinin altını çizerek, “AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın dünürüne Antakya’da yapılan TOKİ ihalesinin verilmesi ve buradan bir rant ve çıkar elde etmek üzere kamuoyunu meşgul etti. Biz buna ciddi anlamda karşı duruyoruz ve bu konunun takipçisi olacağımız ifade ettik. Çünkü şimdiye kadar olduğu gibi bugün de mevcut iktidar kamu ihalelerini yandaşlarına ve kendi nüfuzu altında olan kimselere, yakınlarına vererek bu sermayenin, bu servet transferinin ve bu servet devşirmenin bir şekilde her zaman olduğu gibi yolunu arıyor. Kamu ihaleleri şeffaflıktan ve halka hesap verebilirlikten yoksun olarak yandaşlara veriliyor. İktidara sesleniyorum; Kamuyu zarara uğratmayın, şeffaf olun” dedi.

    PLANLAMALAR ACİL BİR ŞEKİLDE YAPILSIN

    Hatay’da esnafların çok ciddi sıkıntılarla karşı karşıya olduğuna dikkat çeken Yıldırım Kara, şunları söyledi:

    “İşletmelerimizin faaliyetlerini sürdürebilmeleri için vergisel ve sosyal güvenlik primleri açısından da ciddi olarak bir yük ve külfet altındadırlar. Dolayısıyla ticaretle uğraşan bu mükelleflerimize de önümüzdeki bir yıl içerisinde muafiyetlerin ve istisnaların mutlaka getirilmesi gerekir. Esnaflara yapılacak olan konteyner iş yerleriyle ilgili sağlıklı ve doğru planlama yapmak zorundayız. Elektrik faturaları, su faturaları, doğalgaz faturalarının merkezi idare tarafından, Hazine tarafından karşılanmasına ilişkin olarak bir düzenlemenin acilen ve ivedi olarak yapılmasıdır. Çünkü bu bölgedeki insanlar işini, aşını, evini kaybetti. Dolayısıyla erteleme bir bakış açısı olamaz. Bakanlıkların bu bölgeye özel ‘afet bölgesi olarak’ addetmesi ve buradaki ticari, sosyal, ekonomik hayata katkı koyacak şekilde düzenleme ve planlamalarını acil bir şekilde yapması gerekiyor.”

    Hatay’da yaşanan bir diğer sorunun da kiracı ve ev sahipleri açısından verilen yardımların birbiriyle örtüşüyor olduğunu belirten Yıldırım Kara, “Yaşadığımız ekonomik zorluklar ve ağır maddi külfetlerden dolayı özellikle deprem bölgelerinde kiracılara verilen üç bin lira gibi bir yardımın artık bir hükmünün kalmamış olmasıdır. Üç bin lira gibi bir rakamın acilen yükseltilerek günün koşullarına, ekonomik koşullarına göre endekslenmesi çok ivedi ve acil olarak yapılacak bundan sonraki düzenlemeler arasında yer almalıdır” şeklinde konuştu.

    Yurttaşların temiz su, hijyen ve barınma koşullarının ikitdar tarafından acil olarak karşılanması gerektiğini vurgulayan Yıldırım Kara, deprem bölgesindeki elektrik ve su faturalarına ilişkin olarak da  “Elektrik faturaları, su faturaları, doğalgaz faturalarının merkezi idare tarafından, Hazine tarafından karşılanmasına ilişkin olarak bir düzenleme acilen ve ivedi olarak yapılmalıdır. Çünkü bu bölgedeki insanlar işini, aşını, evini kaybetti. Dolayısıyla erteleme bir bakış açısı olamaz” diye konuştu.

    PİRHA/HATAY

  • Çevrecilerin Erzin mücadelesi sürüyor: Az öte gitmiyoruz, tesis yapılamaz!- VİDEO

    Çevrecilerin Erzin mücadelesi sürüyor: Az öte gitmiyoruz, tesis yapılamaz!- VİDEO

    PİRHA- Erzin’de yapılmak istenen polipropilen ve petrokimya tesislerine karşı tepkiler yükseliyor. Tesislerin planlama ve izin aşamasında bölgede yaşayan nesli tehlikede olan canlılar için “Saha çok geniş az öte gitsinler” söylemine karşı  çevreciler, “Az öte gitmiyoruz. Gitmesi gerekenler doğayı katledenlerdir” dedi.

    Byport Petrol Ürünleri Terminal Hizmetleri A.Ş. tarafından Hatay’ın Erzin ilçesi ile İskenderun körfezinde yapılmak istenen polipropilen ve petrokimya tesislerine karşı çevreciler ayakta. Soruna ilişkin mücadele yöntemlerini konuşmak adına Doğu Akdeniz Çevre Platformu (DAÇE) bünyesinde Mersin, Adana ve Hatay’dan çok sayıda çevreci Erzin ilçesinde bir araya geldi. DAÇE’nin düzenlediği toplantılara Erzin Belediye Başkanı Ökkeş Elmasoğlu, CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara ve Erzin’li yurttaşlar katıldı.

    Bölgede yaşanan ekolojik sorunlara ilişkin toplantı ve etkinlikler yapan ekolojistler, Byport Erzin Polipropilen ve Dörtyol Doğu Akdeniz Petrokimya projelerinin bölgede ciddi bir eko-kırım yaratacağına dikkatleri çekti.

    BİLİRKİŞİ OLUMSUZ GÖRÜŞ BİLDİRDİ

    Çevre derneklerinin polipropilen tesisine karşı açtığı davada mahkemenin belirlediği bilirkişi, tesisin burada yapılmasının sakıncalı olduğuna dair görüş bildirdi. Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporunun iptaline yönelik kararı beklediklerini söyleyen Adana Çevre ve Tüketici Koruma Derneği (AÇTKD) Başkanı Sadun Bölükbaşı, söz konusu tesislerin zararlarını PİRHA’ya şöyle anlattı:

    “Ekosistem ciddi risk altında özellikle bu bölgede yapılması planlanan polipropilen üretim tesisi ve ona çok yakın olan çok büyük bir petrokimya tesisi planlanıyor. Bu planlanan iki büyük proje bölgenin biyoçeşitliliğine, tarımsal üretimine ve insan sağlığına çok ciddi zararlar verecek. Çukurova bölgesindeki tüm kirletici tesisler birbirleriyle etkileşim içerisinde. Adana sahillerinde çalışan Hunutlu Termik Santrali ile İsken Kömür Santrali, onun karşısında bulunan Atlas Kömür Santrali, Erzin’deki doğalgaz termik santrali, İskenderun demir çelik fabrikası ve dahası bölgede çok ciddi bir kirlilik oluşturuyor. Bu bölgenin hem bunlara hem de yeni kirleticilere tahammülü kalmadı. Buranın suyu, havası, toprağı yoğun şekilde kirlenmeye devam ediyor. Bu zararların önüne geçmek, tesislerin yapılmasının önüne geçmek için toplumsal ve hukuki mücadelemizi sürdüreceğiz.”

    DEPREMZEDE YURTTAŞLAR: GİDECEK BAŞKA YERİMİZ YOK

    Erzinliler, Byport şirketinin yeşil alan, çocuk alanları ve iş imkanı gibi söylemlerle bölge halkının fikrini değiştirmeye çalıştıklarını söyledi. İlçedeki doğal gaz tesisinin çevreye oldukça zarar verdiğini belirten bölge halkı, yeni yapılacak tesislerin yaratacağı ekolojik zararlara tahammül edemeyeceklerinin altını çizdi.

    Öte yandan evini kaybeden ve Erzin’de yerleşen yurttaşlar da doğaya zarar verecek olan bu tesislerin yapımına karşı çıkıyorlar. Bu konuda mücadele yürüten mahalleli Nazife Yıldız, “Depremden hemen sonra buraya geldim. Benim gibi depremden etkilenen çok kişi buraya yerleşti. Depremden kaçtık fakat şimdi de yaşam alanlarımızın talan edilmesi tehlikesi ile karşı karşıyayız. Sitemizin hemen alt tarafına Byport plastik fabrikası kuruluyor. Tüm canlıların yaşamını tehlikeye atacak bu tesis. Denizimizi kullanamayacağız, soluduğumuz hava bizi zehirleyecek, birçok canlı yaşamını yitirecek. Bu nedenle yapılmaması için elimizden geleni yapacağız. Bizim gidecek başka bir yerimiz yok” dedi.

    “KORUMA STATÜSÜNDEKİ YERE TESİS YAPILAMAZ”

    Tesisin yapılması planlanan alanda DAÇE tarafından basın açıklaması yapıldı. Çevrecilerin, avukatların, milletvekilinin ve bölge halkının katıldığı açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “İskenderun körfezi kıyıları plastik üretim tesisleri, termik santraller, pertokimya tesisleri, çimento fabrikaları, demir-çelik fabrikaları gibi kirletici tesisler ile kuşatılmış durumdadır. Bu tesislerin planlama ve izin aşamasında bölgede yaşayan nesli tehlikede olan canlılar için “saha çok geniş az öte gitsinler”, “hızlı hareket ederler” söylemi ile onaylar alınmaktadır. Ancak körfezde az öte gidecek yer kalmamıştır. Ayrıca az öte gitsinler söyleminin sadece bu savunmasız canlılar değil biz insanlar için de olduğunun farkındayız. Bizler burada bu sahillerin ve denizin kadim sahipleri yeşil deniz kaplumbağaları, ve kumsal kertenkelelerinin sesiyiz. Ve diyoruz ki ‘Az öte gitmiyoruz’ gitmesi gerekenler sizin gibi deniz kirleticileridir. Pek çok uluslararası ve ulusal koruma statüsüne sahip olan Erzin- Burnaz bölgesi ve Dörtyol- Yeniyurt sahili, plastik üretim ve petrokimya tesisleri gibi kirletici tesislere feda edilmemelidir.
    Biyoçeşitlilik açısından denizi ve sahili, içme suları havzası, sulak lanlar ve tarımsal ova olarak toprağın üstü ve altı koruma altında olan bu bölgeye daha fazla zarar verilmemesi için yenilerini yapmak değil halen faaliyette olan termik santraller ve çimento fabrikaları başta olmak üzere tüm kirleticilerin kapatılmasını talep ediyoruz”

    Fatoş SARIKAYA/ HATAY

     

  • “Depremde can kayıplarının sorumluları bir an önce cezalandırılmalı” -VİDEO

    “Depremde can kayıplarının sorumluları bir an önce cezalandırılmalı” -VİDEO

    PİRHA- CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, deprem felaketinden sorumlu olanların bir önce cezalandırılması gerektiğini ifade ederken, deprem bölgelerindeki faaliyetlerin şeffaf bir şekilde yürütülmesi çağrısında bulundu.

    6 Şubat depremlerinin üzerinden aylar geçmesine rağmen depremin etkileri devam ediyor.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, deprem felaketi sonrasında yaşanan sorunlara dair değerlendirmelerde bulundu.

    Nermin Yıldırım Kara, ağır hasarlı binaların yıkım işlemlerinin tamamlanmaması ve deprem sonrası enkaz kaldırma çalışmalarının şeffaf olmayan ihaleler yoluyla şirketlere devrilmesinin yanında, çevre mevzuatına aykırı şekilde doğayı ve insan sağlığını tehdit eden yöntemlerin bertaraf edilmesi gerektiğini ifade etti.

    Deprem bölgesinde bulunan Yaşam-Rende Sitesi’nde hayatını kaybeden 105 kişinin yakınlarının kaygılarını dile getiren Nermin Yıldırım Kara, bilirkişi raporlarının bir an önce hazırlanarak, adli tatil öncesi suçluların yargılanıp cezalandırılmasını istedi.

    PİRHA/ANKARA

     

  • ‘Ekolojik yıkıma karşı halkın direnişi her zaman kazanacaktır’-VİDEO

    ‘Ekolojik yıkıma karşı halkın direnişi her zaman kazanacaktır’-VİDEO

    PİRHA- İskenderun Çevre Koruma Derneği Başkanı Nermin Yıldırım Kara, verimli toprakların ve doğal güzelliklerin bulunduğu bölgenin, yaşanan kirlilikten ve talan projelerinden kaynaklı yok olma tehdidiyle karşı karşıya olduklarını vurgularken, Akçay Çevre ve Sosyal Dayanışma Derneği Başkanı Mehmet Bebek de, “şu an sadece yaşam alanlarımızı korumaya çalışıyoruz. Biz yaşamak istiyoruz. Bir avuç insan kar edecek diye biz yaşam alanlarımızdan nasıl vazgeçeriz” dedi.

    Hatay’ın Erzin ilçesinden Arsuz’a kadar eko-sistemi tahrip eden ve edecek olan faaliyetler yapılıyor. Maden ocaklarından, çevreyi kirleten fabrika atıklarına kadar, doğayı ve canlı yaşamını tehdit eden talan projelerine karşı çevre örgütleri ve yurttaşlar tepkili.

    Höyük’ten Akçay’a kadar bir çok alanda mücadele eden ekolojistler eko-sistemi yok edecek olan projelere karşı kesintisiz direniyor.

    İskenderun’da ekoloji mücadelesi veren İskenderun Çevre Koruma Derneği Başkanı Nermin Yıldırım Kara ve Akçay Çevre ve Sosyal Dayanışma Derneği Başkanı Mehmet Bebek İskenderun’da yaşanan çevre sorunlarını ve mücadele süreçlerini aktardı.

    “DİRENİŞİ KENDİ BÖLGENİZDE BAŞLATTIĞINIZ ZAMAN KAZANIM MUTLAKA OLACAKTIR”

    İskenderun Çevre Koruma Derneği Başkanı Nermin Yıldırım Kara, İskenderun Körfezi’nin Aliağa ve Dilovası’ndan sonra hava kirliliğinden kaynaklı kırmızı alarm veren yerlerin başında geldiğini belirterek, “Birden fazla çalışan termik santrallerinden maden ve taş ocaklarının varlığı halk sağlığını ve doğayı ciddi tehdit etmekte” dedi.

    Nermin Yıldırım Kara, verimli toprakların ve doğal güzelliklerin bulunduğu bölgenin, yaşanan kirlilikten ve talan projelerinden kaynaklı yok olma tehdidiyle karşı karşıya olduklarını vurgulayarak, “Bu siyasal bir tercih. Bizler bun tercihe karşı mücadele ediyoruz. Direnişi kendi bölgenizde başlattığınız zaman kazanım mutlaka olacaktır. Çünkü halk zeytinin, toprağını, ağacını korumak istiyor. Dolayısıyla hem Türkiye’de hem de bölgemizde yurttaşlar mücadele ediyor” diye konuştu.

    “BİZ YAŞAMAK İSTİYORUZ”

    Akçay Çevre ve Sosyal Dayanışma Derneği Başkanı Mehmet Bebek ise, Akçayların geçmişten bugüne tarımla uğraştığını aktararak, “Bizler bunlarla geçimizi sağladık. Ama bugün bunların hiçbirini yapamıyoruz. Tarımdan da vazgeçirildik, şu an sadece yaşam alanlarımızı korumaya çalışıyoruz. Biz yaşamak istiyoruz. Bir avuç insan kar edecek diye biz yaşam alanlarımızdan nasıl vazgeçeriz”

    Yapılan talan çalışmalarından kaynaklı nefes alamadıklarını vurgulayan Mehmet Bebek, “Yaşam alanlarımızı savunduğumuz, anayasa ve yasaları hatırlattığımız için bize provokatör diyorlar. Eğer doğamızı, yaşamımızı savunmak provokatörlükse evet ‘provokatörüz” ve kazanana kadar vazgeçmeyeceğiz, mücadeleye devam edeceğiz” ifadelerine yer verdi.

    PİRHA/HATAY