PİRHA-İstanbul Yenikapı’da yapılan Newroz kutlamalarına katılan Alevi kurum temsilcileri, Newroz’un tüm topluma barış, özgürlük ve demokrasi getirmesini istedi.
İstanbul’da, 23 Mart’ta kutlanan Newroz bayramında yüzbinler bir araya geldi. Tarihi Newroz kutlamasına Alevi kurum başkanları da destek verdi.
Alevi kurum yöneticileri, Newroz’un Ortadoğu ve Türkiye’de yaşayan hallklara ve inanç topluluklarına barış ve özgürlük getirmesi dileğinde bulundu.
Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Genel Başkan Yardımcısı ve önceki dönem İsviçre Alevi Birlikleri Federasyonu Genel Başkanı Binali Sağlam da İstanbul Newrozu’nda yer aldı. Yakın zaman öncesinde hakkında yurtdışı yasağı verilen Sağlam, “mücadele” vurgusu yaparak şu mesajı paylaştı:
“İsviçre’den geldim ve İzmir Havaalanında hakkımda yakalama kararı olduğunu ve tutuklanacağımı söylediler. Akabinde hakkımda yurtdışına çıkma yasağı getirildi. Ama buna inat biz yine halkımızla birlikteyiz. Newrozumuz kutlu olsun. Newrozumuz yaşam bulsun diye burada halkımızla birlikte bütünleşmeye geldik.”
“İMAMOĞLU’NUN TUTUKLANMASINI KINIYORUM”
Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Zeynel Abidin Koç ise Newroz alanından verdiği mesajda İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasını kınadı. Koç, örgütlü olmanın önemine değinip şunları söyledi:
“Tüm halkımızın Newroz’unu kutluyorum. İstanbul’un iradesine bu önemli günde el konuldu. Bunu da şiddetle ret ediyoruz. Tüm ezilenler bir araya gelince bunun gibi birçok Newroz bu halka nasip olur.”
“BARIŞ, DEMOKRATİK TOPLUM, ÖZGÜRLÜK NEWROZ’U”
Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, Newroz hakkında düşüncelerini şu şekilde ifade etti:
“Bu yıl Newroz’u farklı kutluyoruz. Biz kurum olarak Newroz’a ‘Kawa’da direniş, Mansur’da ikrar, mazlumda zafer’ şiarıyla karşıladık. Barış, demokratik toplum, özgürlük Newroz’u… Newroz tüm topluma kutlu olsun diyorum, hayırlı olsun diliyorum.”
“BU COŞKUNUN ÖZGÜRLÜĞE VESİLE OLMASINI DİLİYORUM”
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Karakaya ise verdiği Newroz mesajında, “2025 yılında başta Ortadoğu halkları olmak üzere bütün Kürt halkının Newroz Bayramını kutluyoruz. 2025 Newrozunun hem ülkemiz hem de Ortadoğu’ya barış getirmesini diliyorum. Çok zorlu süreçlerden geçiyoruz, hem ülkemiz adına hem de Ortadoğu’da yaşayan bütün halkımız adına. Bu bayramın, bu coşkunun özgürlüğe vesile olmasını diliyorum” diye konuştu.
“BİR TÜR PARADOKS DA YAŞIYORUZ”
Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat da 2025 Newrozu’nda İstanbul’da yer aldı. Mat, şu mesajı verdi:
“Öncelikle herkesin Newroz Bayramını en içten dileklerimle kutluyorum. İstanbul’da çok coşkulu bir alan var ve insanlar bayramlarını doya doya kutluyor. Tabii biz bu arada bayram kutlarken gündem de çok yoğun. Halen Türkiye’de siyasi darbeler, kayyum atamaları devam ediyor. Yani bir tür paradoks da yaşıyoruz. Ama her şeye rağmen mücadele devam ediyor. Artık Aleviler de Kürtler de sadece anma günlerinde, ağıtların yakılacağı günlerde değil, bayramlarını da coşkularını da doya doya yaşamaları gerekiyor. Bugün de o günlerden biri. Newroz Bayramını doya doya kutlayalım diyoruz.”
PİRHA- İstanbul Yenikapı miting alanında Newroz kutlandı. Kutlamada Özgür Özel’in mesajı okunurken, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, PKK Lideri Öcalan’ın, Alevilere selam gönderdiğini ifade ederek, “Eşit yurttaşlık hakkını selamladı. Sayın Öcalan, tüm halklara demokrasi, özgürlük diyor. En çok da Alevi canlar bu çağrı etrafında biraraya gelmeli” dedi.
Halkların Demokratik Kongresi (HDK), Tevgera Jinan Azad (TJA) ve Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) öncülüğünde “Özgürlük İçin Demokratik Toplum” çağrısıyla düzenlenen İstanbul Newrozu için yüzbinler biraraya geliyor. Yenikapı Meydanı’nda yapılan kutlama için yurttaşlar, iki ayrı polis arama noktasından geçtikten sonra alana ulaşabildi.
Kutlamanın yapıldığı alana kurulan sahneye “Demokratik Toplum, Önderliğe Özgürlük. Jin, Jîyan, Azadî” yazılı pankartlar asıldı. Protokol bölümünde ise “Barışta ve demokratik toplumda ısrar ediyoruz” mesajının verildiği pankart asıldı. Sabah erken saatlerinde ulusal kıyafetleriyle alanı dolduran yüzbinler, PKK Lideri Abdullah Öcalan lehinde sloganlar attı. Sarı, kırmızı, yeşil renklerinin hakim olduğu alanda Kürdistan bayraklarının yanı sıra tutuklu siyasetçilerin fotoğrafları da taşındı.
Özgürlük İçin Demokratik Toplum Newrozunda PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın gönderdiği mesajın okunması bekleniyor. Newroz programı, onbinlerce yurttaşın sahneden çalınan ezgiler eşliğinde halay çekmesiyle devam ediyor.
DEM Parti İstanbul İl Eş Başkanı Arife Çınar, ilk konuşmayı yapan isim oldu. “Hoş geldiniz, umut verdiniz” diyen Çınar, şu konuşmayı yaptı:
“Demokratik toplumun inşası için buraya gelen sizler, iyi ki varsınız. Cezaevinde olan arkadaşlarımızın Newrozunu kutluyor, ‘Asrın Çağrısı’nı yapan Sayın Öcalan’ın da Newrozunu kutluyoruz. Kawalar hep direndiler. Bugün milyonlar olarak Newrozu kutluyoruz. 27 Şubat’ta Sayın Öcalan’ın çağrısını ‘Asrın Çağrısı’ olarak ifade ettik. Çünkü inkarda bulunan bir zihniyetle hep karşı karşıya kaldık. Bizler demokrasi mücadelemize devam edeceğiz. Kürdistan’da kayyumlar atandı ve bugün de Sarqçhane’de İBB Başkanını tutukladılar. Bu politikalara hep birlikte karşı duracağız. Demokrasi için hep birlikte mücadele edeceğiz.”
DEM Parti İstanbul Eş Başkanı Çınar Altan ise “Özgürlük alanına hoşgeldiniz yoldaşlar” diyerek şu konuşmayı yaptı:
“Renkleriyle alanı dolduran emekçiler, dosta ve düşmana mesaj veriyor. Kimse, bizim direnişimizi sınamasın. Bu zamana kadar kazandığımız demokratik haklarımız bizlere bahşedilmedi, boyun eğmeyen mücadelemiz ile tırnaklarımızla kazıyarak aldık. Bu kazanımların çok daha büyüğünü kazanacağız. Bu meydanın sözü olsun, bu tarihsel çağrının öncüleri olmaya var mısınız? Yoldaşlarımızı özgürleştirmeye var mısınız?”
“BİR PROVOKATÖR DE DÜN SARAÇHANEDEYDİ!”
Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Ali Kenanoğlu, tüm yurttaşların Newrozunu kutladıktan sonra HDK’ye yönelik operasyonlara değinerek konuşmasına başladı.
“HDK halktır, milyonlardır” diyen Kenanoğlu, 2011’den buyana HDK olarak mücadele yürüttüklerini söyledi. Kenanoğlu şöyle devam etti:
“İstanbul halkının iradesine de darbe yapılıyor. Kasım 2016’da arkadaşlarımıza karşı siyasi darbe gerçekleştirişdi ve o günden bu yana bu zihniyet sürüyor. Ve bugün İstanbul’da bu darbeyi görüyoruz. Bu darbeyi Sayın Öcalan’ın, halkların birarada yaşama iradesine yönelik girişimine karşı provokasyon olarak görüyor, şiddetle kınıyoruz. Bir provokatör de dün Saraçhanedeydi. Dedi ki ‘Kürt çocukşarına polis, şeker dağıyor’. Ona sesleniyoruz, Kürt çocukları bombalanır, kurşunlanırken sen laf söyledin mi? O nedenle bütün meydanlarda olduğumuz gibi Saraçhane Meydanı’nda da varız. Biz şunu söylüyoruz, bu ülkedeki diğer provokatörlere fırsat vermediğimiz gibi sana da fırsat vermeyeceğiz. Bugünden itibaren, bu Newrozun bitiminde barış ve demokratik toplumu oluşturmak için biraradayız.”
“BİZLER SAVAŞA KARŞI BARIŞI SAVUNUYORUZ”
Yenikapı Meydanı’ndaki kitleyi selamlayan Siyasetçi Gültan Kışanak, siyasi operasyonları kınayarak konuşmasına başladı. “Sayın Öcalan’ın çağrısına destek veren halk burada” diyen Kışanak, şu konuşmayı yaptı:
“Bugün burada yine tarih yazıyorsunuz. Bu Newroz, tüm dünyaya şunu gösterdi, Kürtler dünyanın dört biryanında mücadele ediyor, davasından vazgeçmiyor. Sevgili gençler, özellikle sizlere sesleniyorum; demokratik toplumun yolunu sizler açacaksınız. Bizler onurlu bir barış, eşit yurttaşlık istiyoruz. Bizler savaşa karşı barışı savunuyoruz. Bundan sonra başaracağımızı unuyorum. Sayın Öcalan, tarihsel bir çağrı yaptı, şimdi Ankara’nın kendi kritik eşiklerini açma zamanı geldi. Soruyoruz size Ankara, Kürtlerin sesini duyuyor musunuz? Özgürlük istiyoruz başka da bir ajandamız yok. Sayın Öcalan’ın önünü açın, hep beraber özgür geleceği kuralım. Sayın Öcalan, bize ‘Örgütlü olun’ dedi. Halk olarak yan yana yolumuza devam edeceğiz.”
“DARBEYİ HEP BERABER PÜSKÜRTMEK ZORUNDAYIZ”
İstanbul’da yüzbinlerin katıldığı Newroz kutlamasında, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in mesajı okundu.
Özel’in mesajı şöyle:
“Türkiye’nin geleceğinin, millettin iradesinin bir avuç insanın çıkarı için kuşatma altına alındığı bir günde hep beraber baharı karşılıyoruz. 19 Mart darbecileri, Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu şansında görülmemiş bir adaletsizlikle demokrasimize kast etmiş durumdadır. Böyle bir ortamda Newroz alanındaki sıcaklık, Saraçhane’ye, Saraçhane’deki direniş Yenikapı’ya güç vermektedir. Darbeci zihniyet Kürt ile Türk arasına giremeyecek, kardeşliğimizi bozamayacak, dayanışmamıza ket vuramayacaktır. Newroz alanındaki ortak halayımızı bozamayacaklar!
Tutuşan ellerimizi birbirinden ayıramayacaklar! İstanbul Kürt’ün de, Türk’ün de, Alevi’nin de, Sunni’n de, CHP’linin de, AKP’linin de, MHP’linin de, DEM Partilinin de şehridir. Ekrem İmamoğlu siyasi parti, etnik veya dini inanç gözetmeksiz 16 milyon İstanbullunun tümünün belediye başkanıdır, iradesidir. Bugün Ekrem İmamoğlu değil, İstanbul tutuklanmıştır. Bunun kanunla, hukukla hiçbir izahı yoktur. Çocuklarımızın geleceği için bu darbeyi hep beraber püskürtmek zorundayız. Saraçhane ile Çağlayan arasında mekik dokurken, direniş alanından mahkeme salonuna, mahkeme salonundan direniş alanına gidip gelirken aklımda hep aynı cümle dolaşıyor; Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz.
Çocuklarımız, gençlerimiz ve geleceğimiz için demoktarik, özgür bir Türkiye için hep beraber darbeye karşı direneceğiz. Amansız direneceğiz. Darbeyi reddeceğiz, darbecileri püskürteceğiz. Halkın iradesini gasp eden bir avuç zümre, Kürtten, Türkten, Türkiye’den büyük değildir. Hiçbir karanlık emel baharın gelişini, miletimizin özgür, demokratik, eşitlikçi, adil bir Türkiye’nin gelişini engelleyemez. Biz halkız, biz eşitliğe, özgürlüğü susamış milyonlarız. Özgürlük halayına hep beraber duracağımız günler yakındır. O halayda Ekrem başkanımız da Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ da seçilmiş suçsuz tüm dostlarımız da mutlaka olacaktır. Newroz Pîroz Be”
“HALKLARIN İRADESİNİ GASPEDEREK İLERLEMEK OLMAZ”
Yenikapı Meydanı’ndaki kitleyi selamlayan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, tüm Kürt halkının Newrozunu kutlayarak konuşmasına başladı.
Bakırhan, “Bu Newroz, özgürlük ve barışın Newrozudur” diyerek şöyle devam etti:
“Newroz, onurlu bir barışa vesile olsun. Bizleri bugünlere getiren, bedel ödenleyenleri de saygıyla selamlıyorum. Bugün bu meydanda Türkler, Kürtler, Aleviler; bütün renkler biraradayız. Yaşasın mücadelemiz. 2025 Newrozu tarihi önemdedir. Çünkü Sayın Öcalan, bu sisteme ‘Halklar, eşit yaşasın’ dedi. Şimdi bu çağrı 85 milyonu ilgilendiriyor. Sayın Öcalan’ın çağrısında Aleviler, kadınlar, Kürtler, gençler; herkes var. Sayın Öcalan, barışın kapısını aralayıp herkese ‘Değişin’ dedi. Ülkeyi yönetenler değişmek zorundadır. Artık halkların iradesini gaspederek ilerlemek olmaz. Sayın Öcqlan’ın değimiyle bu bir başlangıçtır.
Biz hakkın, hakikatin tarafıyız. Bizim tarafımız, 80 yaşında dört çocuğunu yitirmesine rağmen ‘Barış’ diyen Sakine Ananın yanıdır.
Sayın Öcalan, bir selam da Alevi canlara gönderdi. Eşit yurttaşlık hakkını selamladı. Sayın Öcalan, tüm halklara demokrasi, özgürlük diyor. En çok da Alevi canlar bu çağrı etrafında biraraya gelmeli.
Sayın İmamoğlu tutuklandı. Bütün arkadaşlarının yanında olduğumuzu belirtiyoruz. İrade hapsedilemez. AKP, şu an Kürdü, muhalefeti susturmaya çalışıyor. Bu yol bir yere çıkmaz. Gizli beyanlarla 16 milyonun iradesi hapsedilemez. İmamoğlu ve arkadaşları serbest bırakılmalı. Türkiye, 3-5 günde yüzde 3 fakirleşti. Kötülük yapmaktan vazgeçin. Bu yargı davasını kınıyoruz.
Kürtlerin, Türklerin, Alevilerin yerel seçimde yapmış olduğu ittifaka suç diyenleri kınıyoruz. Bu iktidarı, bu antidemokratik uygulamalardan vazgeçmeye çağırıyoruz.
İstanbul Baro Başkanı İbrahim Kaboğlu’na da bir darbe yapıldı. Darbe yapmak o kadar kolay mıdır İstanbul? Bu irade gaspı karşısında örgütlenmeye var mısın İstanbul?
Evet Sayın Erdoğan, ‘İstanbul Türkiye’ ise halkın iradesine saygı duyun. Yanlış hukuktan doğru çıkmaz. Sayın Öcalan’ın çağrısı demokratikleşme için bir fırsattır. Şimdi buradan devlete sesleniyorum, bu fırsatı demokratikleşme için değerlendirin, heba etmeyin.
Bizler barışı anlatırken birileri kayyımcu anlayışta ısrar ediyor. Burada bir milyonu aşkın insan var. İddiamız büyük. Kayyumların olmadığı, Alevilerin eşit yurttaş olacağı bir ülkenin sözünü veriyoruz. Var mısın İstanbul? Newroza Kurdan pîroz be”
PİRHA- DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları’nın katılımıyla İstanbul’da Newroz Deklarasyonu açıklandı. Hatimoğulları, SGD ve Suriye Geçici Hükümet arasında varılan anlaşmanın önemli olduğunu vurgulayarak, “6. madde üzerinden bir tartışmalar yürütülüyor. Bu anlaşmanın birinci ve üçüncü maddesinin de ifade edildiği üzre Suriye’deki her toplumun ve inancın eşit yurttaş olmasını içeriyor. Burada ne olursa olsun Aleviler ve Hristiyanlara uygulanan baskı ve katliamın bir an önce durmasına sebebiyet vermesini umut ediyoruz” dedi. HDK Eş Sözcüsü Ali Kenanoğlu da, “Bu adım Suriye’de yaşayan Alevilerin, Dürzilerin, Hristiyanların, Türkmenlerin, Gürcülerin, Süryanilerin, Sünni Arapların, Kürtlerin hep birlikte yönetimde yer almalarını sağlayacak bir adımdır.
Halkların Demokratik Kongresi (HDK) öncülüğünde, İstanbul’da 23 Mart’ta “Özgürlük İçin Demokratik Toplum Newrozu” şiarıyla kutlanacak olan Newroz’un deklarasyonu açıklandı. Beyoğlu’nda bulunan bir otelde açıklanan deklarasyona, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları ile çok sayıda siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı. Deklarasyonun açıklandığı salona “Özgürlük İçin Demokratik Toplum Newrozu” pankartı asıldı.
“DEMOKRATİK SURİYE CUMHURİYETİ’NİN OLUŞMASI AÇISINDAN ÖNEMLİ BİR ADIMDIR”
İlk olarak konuşan Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Ali Kenanoğlu, HTŞ ile SGD’nin yaptığı mutabakatın Demokratik Suriye Cumhuriyeti’nin kurulması bakımından önemli olduğunu vurgulayarak, “Bu adım Suriye’de yaşayan Alevilerin, Dürzilerin, Hristiyanların, Türkmenlerin, Gürcülerin, Süryanilerin, Sünni Arapların, Kürtlerin hep birlikte yönetimde yer almalarını sağlayacak bir adımdır. Bu açıdan önemlidir. Mazlum Abdi’nin bu mutabakatı imzalamadan önce tüm bu gruplarla görüşerek Şam’a gitmesi ve bu anlaşmayı imzalaması Demokratik Suriye Cumhuriyeti’nin oluşması açısından önemli bir adımdır” dedi.
“KATİL ÇETELER HESAP VERMELİ”
Ali Kenanoğlu, demokratik cumhuriyetin oluşması için Alevilere yönelik katliamın tümden durdurulması ve katil çetelerin hesap vermesinden geçtiğinin altını çizerek, “Suriye’de Alevilere yönelik katliamı lanetliyoruz” diye konuştu.
HDK Eş Sözcüsü Ali Kenanoğlu, konuşmasının ardından Newroz’un deklarasyonunu paylaştı.
“DEMOKRATİK TOPLUM ÇAĞRISININ ZEMİNİNİ ÖRGÜTLEMELİYİZ”
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, PKK Önderi Abdullah Öcalan’ın çağrısının önemli olduğunu vurgulayarak, “Demokratik toplum, eşit bir şekilde her mezhebin, kendi diliyle, yaşam tarzıyla ortamın inşasının çağrısıdır. Çağrı kimliklere saygı, kadınların, gençlerin, doğa savunucularının, emekçilerin, işçilerin örgütlenme çağrısıdır. Bu çağrının yaşam bulması için bu çağrının zemininin güçlenmesi önemlidir” dedi.
PKK Önderi Abdullah Öcalan’ın çağrısına her kesimden olumlu çağrıların geldiğinin altını çizen Tülay Hatimoğulları, “Şimdi adım atması gereken, sorumluluklarını yerine getirmesi gereken devlettir. Demokratik zeminin oluşması için gerekli adımların atılması gerekiyor” diye belirtti.
Suriye’deki Alevi katliamına dikkat çeken Tülay Hatimoğulları, şunları ifade etti:
“DEM Parti olarak ilk günden itibaren katliamı kınadık. Hem Türkiye hem de uluslararası kamuoyuna çağrılar yaptık. Ne yazık ki binlerce canımız katledildi. Her inancın ve halkın temsil edildiği bir sürecin yaşanması için bir adım geri atmadık, atmayacağız.
6. madde üzerinden bir tartışmalar yürütülüyor. Bu anlaşmanın birinci ve üçüncü maddesinin de ifade edildiği üzere Suriye’deki her toplumun ve inancın eşit yurttaş olmasını içeriyor. Demokratik Suriye tarifini sunarken, önümüzdeki süreçte demokratik anayasa vurgusunu yapıyor. Burada ne olursa olsun Aleviler ve Hristiyanlara uygulanan baskı ve katliamın bir an önce durmasına sebebiyet vermesini umut ediyoruz.”
SGD’nin bu anlaşmadan doğan sorumluluğunu yerine getireceğinden tereddütlerinin olmadığını vurgulayan Tülay Hatimoğulları,” 2011 yılından bu yana İŞİD ve türevlerine dönük en büyük direnişi ve mücadeleyi öz yönetim verdi. Öz yönetimin içinde sadece Kürtler yok. Araplar ve farklı inanç ve halklar yer almakta. Bu sürecin garantisi nedir diye soracak olursanız; eş başkanlık anlayışını esas alarak kadınların, farklı inanç ve halkların öz yönetim yönetiminde yer vermesi çok önemli bir deneyim ver pratiktir” diye belirtti.
Kuzey Doğu Suriye Özerk Yönetimin Suriye’nin en seküler coğrafyası olduğuna dikkat çeken Tülay Hatimoğulları, şunları dile getirdi:
“Bu modelin Suriye’nin her yanına sirayet etmesi için mücadele edeceğiz. Alevilere dönük ‘Esad artığı’ denip katledilmelerini asla kabul etmiyoruz. Aleviler kimsenin artığı değildir; Alevi Alevidir. Şam rejiminin Alevileri ‘Esad artığı’ diyerek katletmesini asla kabul etmiyoruz. Sadece kendilerinin değil ÖSO’ya bağlı grupların da bu katliamda yer aldığının bilgisini alıyoruz. Hiç kimsenin Esad rejiminden kaynaklı Alevileri potansiyel katledilmesi gereken varlıklar olarak görmesini asla kabul etmiyoruz.
Aleviler katliamın tamamen durmasını istiyor. Bu katliamları yapanların yargı önüne çıkarılmasını istiyorlar. Alevilerin ve Hristiyanların anayasa güvencesine alınmasını talep ediyorlar.
Bizler bu katliamları yaşamamak için daha çok örgütlenmeliyiz. Bu bilinçle Newroz’u karşılayacağız. Newroz ateşini Alevilerle, Kürtlerle, Acemlerle, Türkmenlerle ve bütün halklar ve inançla harlayacağız.”
Tülay Hatimoğulları‘nın ardından TJA Sözcüsü ve EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, yaptıkları konuşmada demokrasi vurgusunda bulundu.
HDK Eş Sözcüsü Ali Kenanoğlu’nun açıkladığı Newroz’un deklarasyonunun tamamı şu şekilde:
“Newroz, yaşadığımız coğrafyada Orta Asya, Anadolu, Balkanlar, Mezopotamya ve Orta Doğu halkları tarafından farklı biçimlerde kutlanır. Aleviler Cem’le karşılar, Newroz için ibadet eder. Kimi toplumlar baharın gelişi olarak karşılar, kimisi bayram olarak kutlar. Kürt halkı için ise Newroz direnişin, özgürlüğün ve yeniden doğuşun adıdır. Newroz, emekçi insanlığın değerlerini sahiplenen tüm mücadele güçleri için ilham ve güç kaynağıdır. Bu anlamın önüne geçmek için iktidarlar tarafından dar bir çerçeveye sıkıştırılmaya çalışılsa da Newroz’un hakikati direniş ve özgürlüktür. Kürt halkı mücadelesini yüzyıllardır Newroz’un ateşinde harlamış; varlığı, direnişi ve özgürlüğü bu ateşte cisimleşmiştir. Newroz ateşleri, halkların ve ezilenlerin tüm özlemlerinin ve iradelerinin etrafında birleştiği aydınlık olagelmiştir.
Bugün de Newroz, Kürt halkının özgürlük yürüyüşünün en güçlü ifadesidir. Dolayısıyla Newroz meydanlarından yükselen her ses, yakılan her ateş, söylenen her şarkı, durulan her halay özgürlüğümüze sahip çıkma iradesi olacaktır.
Bugün Newroz ruhunu yaşatmanın en büyük anlamı, Kürt halkının özgürlüğü ve tüm ezilenlerin, ötekileştirenlerin, yok sayılanların eşit birliği çerçevesinde barış ve demokratik toplum için mücadeleyi büyütmektir. Sayın Abdullah Öcalan 27 Şubat günü halkların ortak yaşamını ve onurlu barışını tesis etmek için tarihi bir çağrı yapmıştır. Bu çağrıyı Newroz’un özgürlük karakteriyle birleştirerek halkların özgür ve eşit bir yaşamını birlikte inşa etmenin mümkün olduğunu bir kez daha göstereceğiz.
Kutlamalarına başladığımız 2025 yılı Newroz, Sayın Abdullah Öcalan’ın çağrısı ile taçlanmış olan özgürlük ve barış iradesine sahip çıkma Newrozudur. Şüphesiz Anadolu ve Mezopotamya halkları; inançları, kökenleri, dilleri gibi varlıklarının bir parçası olan özelliklerinden ötürü kıyımlarla karşı karşıya kalmış, varlıkları tehdit altında kalmıştır. Kürt halkı, iktidarların inkarcı tutum ve baskı yasaları nedeniyle yok sayılmış, kutuplaştırma politikaları ile ayrımcı uygulamalara tabi tutulmuştur. İnkarın sona erdirilmesi, tehditle kuşatma politikalarının son bulması ve demokratik toplumun yaşamsallaşması için Sayın Öcalan tarihsel bir sorumluluk almaktadır.
Sayın Abdullah Öcalan’ın bu tarihsel sorumluluğunu yerine getirebilmesi için fiziki özgürlüğünün sağlanması ve serbest çalışma koşullarının oluşturulması acil ve zaruridir. Tüm ülke halklarının eşit kılınmasına yönelik bu çağrının gerçekliğe dönüşmesi, şüphesiz ancak herkesin katkısı ile mümkün olabilir.
Rehşanların, Ronahilerin, Zekiyelerin, Bêrivanların, Kaderlerin, İvanaların ve daha nicelerinin direnci ile hayat bulan kadın özgürlük mücadelesi, bugün Jin Jiyan Azadî felsefesiyle Newroz ateşi olmaya devam ediyor.
İktidarların yürürlüğe soktuğu özel savaş politikalarına ve erkek egemen zihniyetin eril kodlarına göre dayatılan yaşama karşı duran, direnen kadın özgürlük mücadelesinin; demokratik toplumun ve barışın inşasında en büyük sorumluluğu alıp, barışın toplumsallaşmasını sağlayacağını biliyoruz.
Rojava Devrimi, aynı zamanda bir kadın devrimi olup Newroz’un özgürlük ruhunun bugünkü yansımasıdır.
Kuşkusuz, bu kazanımların kalıcılaşması ve halkların geleceğinin garanti altına alınması, mücadelenin büyütülmesiyle mümkündür. Demirci Kawa’nın zalim Dehak’a karşı yaktığı ateşin, bugün Rojava’daki devrimin yolunu ışıtacağını biliyoruz. Elbette bu kazanımları korumanın yolu, Newroz ateşi ile tutuşan mücadele meşalesini daha da yükseltmekten geçer.
Newroz’un özü, halkların özgür ve eşit bir biçimde bir arada aşama iradesi; farklı dillerin, inançların, kültürlerin barış duygusu ile yaşam paydasında buluşabilmesidir. İşte tam da bu yüzden Newroz, tarihsel ve güncel bir hakikattir. Demokratik toplum ve onurlu barış, Newroz’un direnişçi ruhuyla büyüyen değerleridir. Bu değeri korumak hepimizin üzerine düşen bir vazifedir.
Kürt halkı bulunduğu her yerde sürdürmekte olduğu mücadelesiyle direnişin ve yeniden doğuşun sembolü olmuştur. Halkların ortak mücadele ittifakının büyütülmesinin bu direnişi ve mücadeleyi daha güçlü bir biçimde başarıya götüreceği bir hakikat olarak önümüzde duruyor. Merkezi hegemonya ve yerel güçlerin işbirliği, Ortadoğu’da yeni düzenler inşa etmek istiyor.
Ancak Kürt halkının bir yüzyıl daha dışardan dayatılan biçimlerle yönetilmeye tahammülü yoktur. Kürt halkı; demokratik toplum paradigmasıyla örgütlenerek, içinde bulunduğumuz coğrafyayı adil, eşit, özgür ve barışın hakim olduğu bir yere dönüştürme istek ve gayretindedir.
Kürt halkı Newroz alanlarında her zaman geçmişin direniş değerleriyle birlikte geleceği inşa etme iradesini gösterdi. Bu değerleri geliştirirken toplumsal hakikati esas aldı. Bu yıl da Newroz’un ruhuna uygun olarak Kürt halkı köylerde, sokaklarda, şehirlerde, dağ başlarında, meydanlarda halkların demokratik ittifakının daha da güçlenmesi için bir kez daha özgürlük yolunda ortak iradesini gösterecektir.
2025 Newrozu, direnişin ve özgürlüğün büyüdüğü, demokratik toplumun inşa edildiği, mücadelenin daha da ileri taşındığı bir dönüm noktası olacaktır. Newroz’un ateşi halkların ortak vatanda özgür yaşam birliği ruhuyla, Sayın Öcalan’ın fiziki özgürlüğü için yükselen taleplerle ve Rojava devriminin kalıcılaşması için verilen mücadeleyle güçlenecektir.
Newrozu böylesi anlamlı bir süreçle karşılamamız için çaba sarf eden Sayın Abdullah Öcalan’ın Newrozunu kutluyor, Newroz coşkusu ile halkların buluşmasını bekliyoruz. Gençleri, kadınları, emekçileri 7’den 70’e özgürlükten yana kalbi atan tüm halklarımızı, mücadelelerinin en özlü buluşmalarından olan Newroz kutlamalarına, alanlara çağırıyoruz! Tarihten bugüne mücadele mirasımızdan aldığımız ilhamla halkların ve ezilenlerin Newrozu’nu kutluyoruz. Newroz pîroz be…”