PİRHA – İskenderun’da Newroz, halkın yoğun katılımıyla kutlandı. Gerçekleştirilen Newroz kutlamasında demokratik çözüm ve barış vurgusu öne çıktı.
Hatay’ın İskenderun ilçesinde bulunan Yıldırımtepe Mahallesinde bulunan Newroz Alanında “Özgürlük ve Demokrasi Newrozu” ve “Newroza Azadî û Yekîtiya Demokratîk” şiarıyla Newroz kutlandı.
Salih Müslim şahsında tüm demokrasi ve özgürlük şehitleri için yapılan saygı duruşuyla başlayan kutlamada, kurum temsilcileri siyasal sürece dair mesajlar verdi.
“NEWROZ KADINDIR, YAŞAMDIR, ÖZGÜRLÜKTÜR”
DEM Parti İskenderun Eş Başkanı Fidan Durmuş, Newroz’un direniş köklerine dikkat çekerek şöyle konuştu:
“Newroz, zorlu şartlara rağmen kendi köklerine dayanarak direnen, tüm doğanın kışa meydan okuyarak yeniden canlanması, yeniden yeşermesinin adıdır. Zalim Dehak’ın zulmüne karşı Demirci Kawa’nın vermiş olduğu mücadelenin ve kazandığı zaferin adıdır Newroz. Çağımızın Kawa’sı olan Mazlum Doğan üç kibrit çöpünü yakarak karanlığı aydınlatmıştır. Onurlu bir yaşamın, özgür bir yaşamın, direnişin, mücadelenin mirasını bırakmıştır bize. Newroz jindir, jiyandır, azadîdir. Newroz kadındır, yaşamdır, özgürlüktür!”
“BARIŞIN ADRESİ ANKARA’DIR”
DBP PM Üyesi Kerem Nalbant, 27 Şubat deklarasyonu ve sonrasındaki sürece dair şu ifadeleri kullandı:
“27 Şubat 2025 tarihinde Sayın Öcalan’ın deklarasyonundan hemen sonra yeni bir süreç başlatıldı. Hemen akabinde Sayın Bahçeli’nin de bu süreci sahiplenmesi önümüzdeki günlerin ne kadar elzem olduğunun sorumluluğunu kat be kat daha bize yükledi. Sayın Öcalan’ın çağrısından hemen sonra örgüt kendini feshederek Türkiye’ye yakın yerlerden çekilerek, silahları yakarak hükümete ve devlete imkan sundu. Artık önümüzdeki günlerde parlamentoda, Kürt meselesinin çözümüne dair demokratikleşmenin somut adımlarının hayat bulması için adımların atılması önemli olacak. Kürt halkı barışı Washington’da aramıyor. Brüksel’de aramıyor. Moskova’da aramıyor. Barışı Ankara’da, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde arıyor.”
“İMRALI KAPILARINI AÇIN”
DEM Parti Van Milletvekili Kamuran Tanhan, barışın yolunun tecridin son bulmasından geçtiğini belirterek şunları söyledi:
“Newroz şehitlerini anıyoruz. Öte yandan barış ve halkların kardeşliği için mücadele eden ölümsüz şehidimiz Salih Müslim’i saygıyla anıyorum. Bu yıl Newroz’da temel talep Sayın Öcalan’ın özgürlüğü oldu. Sayın Öcalan, barış ve demokrasi vurgusu yapıyor. Bizler de 27 Şubat çağrısına sahip çıkacağız. Barışın, demokrasinin ve özgürlüğün sesini yükselteceğiz. Şu an Orta Doğu’da bir savaş durumu var. Ancak Sayın Öcalan barış ve çözüm için çabalıyor. Eğer barış ve demokrasiden bahsediliyorsa o zaman İmralı kapılarını açın. Zaman kaybetmeden hepimiz kararlılıkla barış, özgürlük ve demokrasi için çabalayalım.”
“BARIŞ, İŞ VE KADIN SORUNUNU ÇÖZÜN”
EMEP MYK Üyesi Halil İmrek ise demokratik çözüm ve işçi sınıfının taleplerine değindi:
“Newroz ateşleri cezaevindeki siyasetçileri, belediye başkanlarının, sendikacıların, gazetecilerin hücrelerini ısıttı. Newroz ateşi, cezaevinde İmralı’da bulunan Öcalan’ın umut hakkını güçlendirdi. Newroz ateşi iş, ekmek, özgürlük, barış mücadelesini güçlendirdi. Newroz’da ülkenin her tarafında alanlara çıkan Kürt halkı Kürt sorununun demokratik, halkçı çözümünden yana bir buçuk yıldır… Evet, ülkede savaş olmuyor, çatışma olmuyor. PKK silah bıraktı. Ama devlet 1,5 yıl boyunca hangi adımları attı? Halen Selahattin Demirtaş’lar, Figen Yüksekdağ’lar, binlerce Kürt siyasetçi tutuklu. Esas güvenliği sağlamak istiyorsanız işsizlik sorununu çözün, barış sorununu çözün, kadınların katledilmesi sorununu çözün! Asıl Güvenlik meselesi budur.”
Kutlama, konuşmaların ardından çekilen coşkulu halaylarla sona erdi.
PİRHA-PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, Newroz Bayramı’na ilişkin paylaştığı mesajında, “Yunus’un Hakk aşkı, Hünkar’ın bilgeliği ve Pir Sultan Abdal’ın direnciyle yol süren, Hakk ve hakikat mücadelesi veren Alevi canların, Kürt halkının ve cümle mazlum halkların umudu olan Newroz Bayramı kutlu olsun. Umudu, barışı, baharı ve yaşamı yeniden örgütleyene, karanlığa ışık saçan iradeye selam olsun” dedi.
Newroz Bayramı tüm coşkusuyla kutlanmaya devam ediyor. Alevi toplumu da bulunduğu her alanda newroz ateşi etrafında buluşuyor.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, ajansımız aracılığıyla Newroz Bayramı’na ilişkin mesajını paylaştı.
Pirlerin niyazıyla, enel Hakk diyenlerin avazıyla Anadolu ve Mezopotamya’nın kadim topraklarında yanan Nevruz ateşi daim olmasını dileyen Cuma Erçe, “Yunus’un Hakk aşkı, Hünkar’ın bilgeliği ve Pir Sultan Abdal’ın direnciyle yol süren, Hakk ve hakikat mücadelesi veren Alevi canların, Kürt halkının ve cümle mazlum halkların umudu olan Nevruz Bayramı kutlu olsun. Umudu, barışı, baharı ve yaşamı yeniden örgütleyene, karanlığa ışık saçan iradeye selam olsun” dedi.
“Zulüm bitsin, savaşlar son bulsun” çağrısında bulunan Erçe, “Zalimler berbat olsun. Sınırsız ve sınıfsız bir dünyanın kapısı aralansın. Nevruz ateşi yansın, yakılsın ve mazlum halkların çerağı olsun. Yol göstersin. Darda, zorda kalan cümle canların umudu olsun. Birliğimize, dirliğimize ve özgürlüğümüze bize vesile olsun. Pir Sultanlar Kültür Derneği Genel Örgütlü adına tüm halkların Nevruz Bayramı’nı kutluyorum. Newroz piroz be, Nevruz’unuz kutlu olsun” diye belirtti.
PİRHA- Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu (FUAF) Newroz Bayramı’nı kutladığı açıklamasında, “Bu yıl Newroz’u buruk, hüzünlü ve öfkeli bir zaman diliminde karşılıyoruz. Bu sene Newrozu zalimlere, sömürücülere, diktatörlere ve işbirlikçilerine karşı, özgürlük-eşitlik-demokrasi ateşini harlayarak karşılayacağız” dedi.
21 Mart Newroz Bayramı’nın depremin gölgesinde buruk kutlandığını belirten Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu, bu yıl ki Newroz ateşinin özgürlük, eşitlik ve demokrasi için harlayarak karşılanacağını dile getirdi.
Yazılı olarak yapılan açıklamada ayrıca seçimlerde iktidarı değiştirilerek yaşatılan acıların hesabının sorulması için dayanışmanın ve bu mücadelenin yükseltilmesi çağrısında bulundu.
“NEWROZ ATEŞİ HAK YOLUNU AYDINLATMAYA DEVAM EDECEK”
Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu’nun açıklaması şöyle:
“Kızılbaş Aleviler olarak binlerce yıl yaşadığımız coğrafyada Newroz ateşi her koşulda Rea Haq hak yolunu aydınlatmaya devam edecek. Nasıl ki çiçeklerini kuşatır baharla birlikte toprak ana, nasıl ki kırar sertliğini soğuğun Demirci Kawa’nın yaktığı ateşin sıcaklığı da halkların öfkesinde ve özleminde devam etmekte.
Devlet ve iktidarlar tarafından halklarımıza dayatılan yaşam hakkı ve özgürlük umudunu yok etme politikalarının dayanılmaz ağırlığı, soğukluğu ve sertliğini her geçen gün artarak hissederken, “depremlerle, afetlerle” bizlere umutsuzluğu ve çaresizliği dayattığı bugünkü koşullarda; Dehak’lara Kawa olma zamanıdır!
Newroz Orta Doğu halklarının evrensel değeridir çünkü her halk kendi inancında, kendi dilinde, kendi renginde şarkılarla, türkülerle direnişleriyle kutlamasını yaptığı tek bayramdır neredeyse. Newroz; Şah-ı Merdan Ali’nin doğduğu gün, Fatıma Zehra ile eşit olduğu, kırklar ceminin toplandığı ilk semah dönüldüğü gündür.
“NEWROZ ATEŞİNİ ZALİMLERE KARŞI HARLAYACAĞIZ”
Cemreden bahara dönüşen zaman döngüsüdür. 365 günün Sultanıdır. Sultan Newroz’dur. Gece ile gündüzün eşitlendiği, Doğanın doğum sancısı, Demirci Kawa’nın çekicinden çıkan özgürlük ateşi, sarp dağlarda kara inat direnen kardelenin güneşle buluşması, varlığı yasak Kürt halkının varoluşudur.
Bu yıl Newroz’u buruk, hüzünlü ve öfkeli bir zaman diliminde karşılıyoruz. Yaşadığımız deprem ve afetler, bu zalim iktidar ve onların politikaları sebebiyle haklarımıza katliam olarak, ölüm acı ve çaresizlik olarak yaşatılıyor. Bu sene Newroz’u zalimlere, sömürücülere, diktatörlere ve işbirlikçilerine karşı, özgürlük-eşitlik-demokrasi ateşini harlayarak karşılayacağız. Ve yakın zamanda yapılacak olan seçimlerde de bu iktidarı değiştirmek, bugüne kadar haklarımıza yaşatılan acıların hesabını sormak için dayanışmayı ve bu mücadeleyi yükselteceğimiz bir gün olarak kutlayacağız.
Newroz; direnen halkların umudu, cesareti harladığı isyan ateşinin yakıldığı gündür. Newroz ateşinin tüm halklara çerağ olması dileğimizle.”
PİRHA- Mersin’de 19 Mart’ta yapılacak Newroz Bayramı’na ilişkin açıklama yapan Newroz Tertip Komitesi Sözcüsü Özgür Çağlar, bu yıl Mersin’de Newrozu’n depremde yaşamını yitirenlere adanacağını vurguladı. Çağlar, Newroz’un 19 Mart Pazar Günü Akdeniz ilçesi Tırmıl Miting Meydanı’nda yapılacağını söyledi.
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Mersin İl Örgütü ile Emek ve Özgürlük İttifakı temsilcileri, Maraş ve Hatay merkezli depremde yaşamını yitirenlere adanacak 2023 yılı Newroz programının startını verdi. HDP Mersin İl Örgütü’nden yapılan basın açıklamasını Newroz Tertip Komitesi Sözcüsü Özgür Çağlar okudu.
Bu yıl ki Mersin Newrozu’nun 19 Mart Pazar Günü Akdeniz ilçesi Tırmıl Miting Meydanı’nda yapılacağı bilgisini paylaşan Çağlar, Newroz’un bin yıllardır özgürlük günü olarak karşılandığını ifade etti. Çağlar, bu yıl ki Newroz’u 6 Şubat’ta meydana gelen depremin acısıyla karşıladıklarını aktararak, “Tüm illerimizde olduğu gibi Mersin’de de bu yıl gerçekleştireceğimiz Newrozumuzu, depremde yaşamını yitirenlere adıyoruz” dedi.
“ORTAK TALEPLERİMİZİ HAYKIRACAĞIZ”
11 ilde büyük yıkıma ve on binlerce insanın ölümüne neden olan depremin ağır etkilerinin halen sürdüğünü söyleyen Çağlar, “Newroz’u bayram havasında değil ancak Newroz’un ruhuna uygun bir şekilde gerçekleştireceğiz. Yas havasında gerçekleştireceğimiz Newroz’da halklarımızın ortak taleplerini de bir kez daha meydanlardan haykıracağız. Yıllardır ağır tecrit altında tutulan Sayın Öcalan’ın tarihsel rolünü oynaması için üzerindeki ağır tecridin bir an önce kaldırılmasını ve tüm siyasi tutsakların özgürlüğünü bir kez daha talep edeceğimiz 2023 Newrozu’nu aynı zamanda önümüzdeki seçimde mevcut iktidarı alaşağı etmenin müjdesi olarak gördüğümüzü belirtmek isteriz” diye konuştu.
“NEWROZ, 14 MAYIS’IN BÜYÜK DEĞİŞİM RUHUNA DÖNÜŞECEK”
Mersin’de yaşayan bütün halkları Newroz’a davet eden Çağlar, “Demokrasi, adalet ve özgürlük karşıtları bu Newroz’a baktığında değişimin resmini, halkların umudunu, birliğini ve dayanışmasını görecektir. Newroz’un ruhu ve ortaya çıkaracağı büyük irade, 14 Mayıs’ın büyük değişim ruhuna dönüşecek ve ülkeyi mutlaka ama mutlaka değiştirecektir. Bütün bunların sinyallerini halkımızla birlikte Newroz meydanında vereceğiz” ifadelerine yer verdi.
PİRHA – HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Meclis Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada Newroz değerlendirmesi yaparak “Milyonlar, 2013 çözüm mektubunun, 2015 Dolmabahçe Mutabakatı’nın arkasında olduğunu bir kez daha gösterdi” dedi.
Halkların Demokratik Partisi Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Meclis Grup Toplantısı’nda konuştu. Buldan’ın öncelikli gündemi, Newroz Bayramı kutlamalarında verilen mesaj oldu. HDP Grup Toplantısı’nda ayrıca Newroz’a ilişkin bir de sinevizyon gösterimi yapıldı.
Pervin Buldan, görkemli bir Newroz haftasının geride kaldığını belirterek, 76 merkezde Newroz ateşinin yakıldığını söyledi.
“HALKIN NEWROZ ALANINA AKMASINI ENGELLEYEMEDİLER”
Milyonlarca yurttaşın, “faşizme ve karanlığa inat” Newroz alanlarında bütün olduklarını söyleyen Buldan, şu konuşmayı yaptı:
“Kürt halkı ve dostları, faşizmin karanlığına Newroz ateşiyle tarihi bir yanıt verdi. Türkiye’nin sol, sosyalist, demokrasi ve emek güçleri, kadınlar, gençler, işçiler, emekçiler, Newroz alanlarında halklar dayanışmasını, demokratik güç birliğini daha da büyüterek, demokrasi, barış, özgürlük, adalet ve emek için mücadele ortaklığından ve ortak gelecekten yana güçlü bir iradeyi de ortaya koydu. Kürt halkının Newroz alanlarında sergilediği görkemli direniş ve özgürlük talebi iktidarı rahatsız etmiş olmalı ki yüz binlerin aktığı Amed Newrozu’nda halkı engellemeye çalıştılar. Kitleye, kadınlara hatta çocuklara varıncaya kadar arama işkencesi uyguladılar. Ama halkın Newroz alanına akmasını engelleyemediler. Amaçları boş Newroz alanları yaratmaktı. Böyle bir hayal kurmuşlardı. Fakat hayalleri suya düştü. Bu kez medya sansürü uygulanarak milyonlar görünmez kılmaya çalışıldı. Ama bunu da başaramadılar.
NEWROZ’DAKİ COŞKU DA BAŞARI DA ZAFER DE SİZİNDİR
Bu inanç ve kararlılığı demokratik siyasetle büyütmenin bir kez sözünü bu kürsüden veriyorum. Sizler bu ülkenin onurlu mücadelesinin öncülerisiniz. Newroz’daki coşku da başarı da zafer de sizindir. Her birinizi tek tek yürekten kutluyorum. ‘Şimdi Kazanma Zamanı’ şiarıyla gerçekleştirdiğimiz ve bir referanduma dönüşen Newroz’da milyonların verdiği tarihi mesajların, haykırdığı taleplerin herkes tarafından özellikle Ankara tarafından iyi okunması gerekir. Newroz; ülkeyi kuşatma altına almaya çalışan karanlığa karşı aydınlık geleceğin müjdecisi oldu.”
MİLYONLAR, 2015 MUTABAKATI’NIN ARKASINDA OLDUĞUNU GÖSTERDİ
Halkımız, rehine siyasetiyle, irade gaspıyla, darbeyle, halk iradesinin asla engellenemeyeceğini gösterdi. Milyonlar, HDP etrafında en büyük kenetlenmeyi sağlayarak, kapatma ve kumpas davalarıyla demokratik siyasetin asla engellenemeyeceğini, buna izin vermeyeceğini ispat etti. Newroz, Kürt sorununun tecritle, Kürt düşmanlığıyla, inkâr ve imhayla değil, diyalog ve müzakereyle, barış politikalarıyla ancak çözülebileceğini gösterdi. Milyonlar, 2013 çözüm mektubunun, 2015 Dolmabahçe Mutabakatı’nın arkasında olduğunu bir kez daha gösterdi. İmralı’yla diyalog kapılarının bir an önce açılması talebini Newroz’da haykırdı. Kürt halkı, anadilde eğitim başta olmak üzere anadillerinin üzerindeki yasak, baskı ve asimilasyonun bir an önce kaldırılmasını haykırdı. ‘Anadilim onurumdur, kimliğimdir, sonuna kadar onuruma sahip çıkacağım” dedi.
ÜÇÜNCÜ YOLU BÜYÜTECEĞİZ
Newroz, HDP’nin ‘Üçüncü Yol’ siyasetinin, stratejisinin ortak ve eşit geleceği inşa edecek en güçlü yol olduğunu gösterdi. Bizler, halkımızın açtığı bu yolda, halkla, demokrasi güçleriyle, barıştan, birlikte yaşamdan yana olan herkesle, demokrasi ittifakını daha fazla büyüterek yürümeye devam edeceğiz. Bu yol bizi elbette ki zafere götürecektir. Bu yol, Türkiye’yi demokrasiyle, barışla, adaletle, özgürlükle mutlaka ama mutlaka buluşturacaktır.
Newroz’un fotoğrafı geleceğin fotoğrafını ortaya koydu. Türkiye’nin geleceğini konuşmak isteyenler bir kez daha Newroz’a bakmalıdır. Çünkü geleceği şekillendirecek, büyük değişimi gerçekleştirecek irade oradadır. Bu irade dikkate alınmadan siyasetin de geleceğin de şekillenemeyeceğini herkesin bilmesi gerekir.
MUHARREM AKSEM CİNAYETİ!
“Urfa’da 16 yaşındaki Muharrem Aksem’in güvenlik güçlerinin atış yaptığı alana 400 metre mesafedeki alanda sağ eli kopmuş halde cansız bedeni bulundu. Aksem ilk değildir. Bölge illerindeki askeri atış alanları ve sahipsiz mühimmatlar nedeniyle bugüne değin yüzlerce insan hayatını kaybetti. Aksem’in cansız bedeninin bulunduğu yer de atış yapılan bir bölgedir, meradır ve insanların geçtiği bir yerdir. Halka yönelik herhangi bir uyarının, bilgilendirmenin olmaması tehlikenin boyutunu daha da arttırmaktadır. Aksem’in ölümünün bütün yönleriyle aydınlatılması için etkin bir soruşturma derhal başlatılmalı ve sorumluluğu bulunanlar mutlaka açığa çıkartılmalıdır. AKP-MHP iktidarı, ölümün, işkencenin, cezasızlığın kol gezdiği bir ülke ortamını ne yazık ki yarattı. İşkenceye sıfır tolerans dediler. İşkenceciye tolerans iktidarı oldular. 28 Şubat’ın mağduruyuz dediler. Zulüm yarışında 28 Şubatçıların önüne geçmeyi başardılar. Hukukun üstünlüğü dediler, kendi hukuklarını yarattılar, ülkeyi hukuksuz bir hale getirdiler.
HASTA TUTUKLULARA YÖNELİK DÜŞMANLIK HUKUKU AKP-MHP’NİN İKTİDAR SİYASETİ OLARAK KARŞIMIZA ÇIKMAKTADIR
Bunun en somut örneğini hasta tutsaklara olan yaklaşımda görüyoruz. Ölüm siyaseti, hasta tutuklulara yönelik düşmanlık hukuku AKP-MHP’nin iktidar siyaseti olarak karşımıza çıkmaktadır. Cezaevlerinin zulüm ve ölüm evlerine döndüğünü anlamak için sadece son on beş günde yaşananlara bakmak yeterlidir. Bakın; Iğdır S Tipi Kapalı Cezaevi’nde tek başına hücrede tutulan 28 yaşındaki Sinan Kaya şüpheli bir şekilde hayatını kaybetti. Şervan Can Güder henüz 20 yaşındaydı, Van F tipi Cezaevinde kalp krizi geçirerek yaşamını yitirdi. Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan ve yaşamını yitirmek üzereyken tahliye edilen hasta tutsak Hayri Karaş, tahliye edildikten sadece 10 gün sonra tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Bu ölümlerin siyasi sorumlusu; insan haklarını ve hukuku değil, 12 Eylül darbecilerini referans alan AKP iktidarıdır.
ADALET ÇÖKTÜĞÜNDE, ÜLKE ÇÖKER
Sincan Cezaevi’nde tutulan yüzde 80 engelli Mehtap Şentürk hakkında ‘mevcut tedaviden yeterli yarar görmediği’ saptanmasına rağmen cezaevinde kalabilir raporu verildi. Diyarbakır’da son 20 günde infazları ertelenen 4 tutsaktan ikisi dışarıda hayatını kaybetti, diğer ikisi ise tutuklanıp yeniden cezaevine konuldu. Bu kişilerden biri felçli, diğerinin de hastalığının tedavisi yok. Arkadaşımız yoldaşımız Aysel Tuğluk da cezaevindeki ağır hasta tutsaklardan biri olup hepsiyle aynı hikâyeye sahiptir. Kendisine demans tanısı konulmasına ve cezaevinde tek başına yaşamını idame edemeyecek olmasına rağmen tahliyesi engellenmektedir. Kinle, intikamla, düşmanlıkla hareket eden bir iktidar ve devlet aklı, sadece insanlığı değil, adaleti öldürmekte, karanlığı da büyütmektedir. Adalet çöktüğünde, hukuk ortadan kalktığında ülke çöker, toplum çöker, insanlık çöker, vicdanlar çöker.
İŞKENCE UYGULAMASINA BİR AN ÖNCE SON VERİN
Buradan Adalet Bakanlığı’na sesleniyorum. Cezaevlerine toplama kampına dönüştüren bu işkence uygulamasına bir an önce son verin çağrımızı yinelemek istiyorum. İnsanlık onuru ve kalıcı barışın tesisi için Aysel Tuğluk arkadaşımız başta olmak üzere tüm hasta tutsakları derhal tahliye edin. Hasta tutsaklara yaklaşım, tüm toplumun ve demokratik kamuoyunun vicdanını derinden yaralamaktadır. Bu ülkenin ihtiyacı düşmanlık hukuku değil, insanlık hukukudur. Ve şunu da unutmayın. Tutuklular asla sahipsiz değildir.
KRİZİN NEDENİ SİZİN BU MERMİ SİYASETİNİZDİR
AKP Genel Başkanı, ‘Hayat pahalılığının farkındayız’ diyor. ‘Halkı enflasyona ezdirmeyeceğiz’ diyerek her gün bunları söylemeye devam ediyor. Sanırsınız 20 yıldır iktidarda olan kendileri değilmiş sanki muhalefet partisi gibi konuşuyor. Bir zamanlar ‘Bir mermi kaç para’ diyen zihniyet şimdi hayat pahalılığından söz ediyor. Krizin nedeni sizin bu mermi siyasetinizdir. Talan ve savaş siyasetinizdir. İktidarda olan sizsiniz. Neden çözmüyorsunuz diye HDP olarak halkımız adına size sormak boynumuzun borcu ve sorumluluğumuzdur. Bırakalım çözümü; çözüm isteyen üreticilerle dalga geçercesine ‘Manda yoğurdu yiyin’ diyen bir AKP Genel Başkanı var. Millet kuru ekmek bulamıyor, o, manda yoğurdu, kestane balı, Medine hurması, yulaf yiyin diye ekranların başında halkımıza bunu söylemekten utanmıyor, sıkılmıyor.
Bunların bir diğer çözümü de biliyorsunuz; ‘Uzun kuyruk olmasın diye et fiyatlarına yüzde 48 zam yaptık’ diyen Et ve Süt Kurumu Genel Müdürünü görevden almak oldu. Müdür gitti ama zamlar yerinde duruyor. Müdür yanlış yaptıysa, zammı neden geri almadınız? Almazlar, çünkü onların dertleri kendi çıkarlarıdır, paradır, kendi rantlarıdır. Paradır! Yaptıkları köprüler, halkın cebi ile yandaşın kasası arasında kurulan soygun köprüsüdür. 85 milyonun rızkını 5’li çeteye bağladıklarını bir kez daha görüyoruz.
Meclis’e yeni getirdikleri bir torba yasa var. 5’li çete denilmesini yasaklayan bir yasadır bu yasa. Hırsıza hırsız, çeteye çete denilmesini yasaklamak istiyorlar. 5’li çeteye dokunulmazlık kazandırmaya çalıştıklarını biliyoruz. Çünkü bunlar çıkar ve rant ortaklarıdır. 5’li çetenin başındaki en büyük şirket AKP’dir. Şirketin merkezi de Saray’dır. Halk aç, perişan. Çözüm bekliyor. İktidar ise 5’li çetesi için özel bir kanun çıkartıyor! Meclisi bunun için çalıştırıyor.”
ASGARİ ÜCRET ÇAĞRISI!
‘Halkı enflasyona ezdirmeyeceğiz’ diyen iktidara buradan çağrı yapıyorum: Eriyen asgari ücreti hemen yeniden belirleyelim. Ki grubumuz asgari ücretin üç ayda bir belirlenmesi için kanun teklifi de verdi, hemen bunu meclisten geçirelim. En düşük emekli maaşını asgari ücret düzeyine hemen getirelim. Akaryakıt, ulaşım ve iletişimdeki ÖTV’yi hemen kaldıralım. Esnafın indirim maliyetini ise devletin karşılaması için düzenleme yapalım. Tüm bunlara kaynak yaratmak için, kur, köprü ve yol garanti ödemelerini derhal durduralım. Var mısınız? Halkı enflasyona ezdirmeyeceğiz laflarıyla bu işler olmaz. Gelin gerekli acil adımları bir an önce atalım.
Dün, belli ürünlerde KDV’yi yüzde 8’e indirdiklerini açıkladılar. Raflardaki fiyatlara yansımasının olmayacağı ortadadır. Maliyet artışına yol açan nedenler ortadan kaldırılmadan tek başına KDV indirimi halkı rahatlatmaz. Onun için akaryakıt ve ulaşımdaki ÖTV kaldırılsın diyoruz. Mazot fiyatları indirilsin, çiftçiye teşvik verilsin diyoruz.
Bu soygun düzenini kabul etmedik, kabul etmiyoruz ve kabul etmeyeceğiz. İktidar ve yandaşları ihya olsun diye insanlar bu çileye, bu zulme katlanmak zorunda değildir. Kendi ekonomik ve siyasi çıkarlarını garanti altına almak için her türlü hukuksuzluğu yapan zihniyete karşı hep birlikte dur diyeceğiz. Kimse bu düzene mahkûm ve mecbur değildir. Başka bir yol elbette ki mümkündür.
SANDIĞA GİRMEYECEK OYUN, SANDIKTAN ÇIKMASI İÇİN YOL BULMAYA ÇALIŞIYORLAR
Bu iktidarın bir hikâyesi kalmayınca, halktan umudu kesince şimdi de başka bir oyun peşindiler. Seçim kanunlarıyla oynamaya başladılar. Sandığa girmeyecek oyun, sandıktan çıkması için yol bulmaya çalışıyorlar. Yani ikna yoluyla elde edemeyecekleri oyları, hileyle alma peşinde olduklarını biliyoruz. Ülkedeki ekonomik krizi biz çözeriz diyen iktidar, seçim hileleriyle kendi siyasi krizini çözme arayışındadır. Bugün genel kurulda görüşülecek yasanın özü tam da budur! Bunun için ne yapıyorlar? YSK’yı, il-ilçe seçim kurullarını, eşi görülmemiş dalavere yöntemleriyle tümden ele geçirmeye çalışıyorlar.
VER BAŞKANLIĞI, AL BARAJI ALIŞVERİŞİ!
Sizin hilecilikte ustaysanız, halk da bu hileleri bozmakta ustadır. Öyle bir fark yiyeceksiniz ki, YSK da seçim kurullarınız da hileleriniz de sizi kurtarmaya yetmeyecektir. Sevgili Sırrı Süreyya’nın meşhur deyimiyle ‘xim-xiş’ olacaksınız. Küçük ortakları için barajı yüzde 7’ye indiriyorlar. Diyet ödüyorlar. Ver başkanlığı, al barajı alışverişidir bu. Kürtler Meclis’e girmesin diye koydukları barajı şimdi küçük ortakları MHP Meclis’e girsin diye indiriyorlar. Biz bu barajı yıkalı tam 7 yıl oldu. 7 Haziran’da yıkmıştık, geçersiz kıldık. Bir anlamı kalmayınca da şimdi kendileri için indirmek zorunda kaldılar.”
PİRHA- Mersin Cemevi’nde, Newroz Bayramı kutlandı. Kutlamada konuşan ABF İnanç Kurulu ve Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz, iktidara seslenerek cemevlerinin tanınması çağrısında bulundu.
Mersin Cemevi’nde Newroz Bayramı kutlaması yapıldı. Kutlamaya yüzlerce yurttaş katılırken, Newroz ateşi inanç önderleri tarafından yakıldı. Mersin Cemevi Dedesi Erdoğan Sevim tarafından gulbang okunurken, semah dönüldü.
Mersin Cemevi Halk Müziği Korosu tarafından seslendirilen deyişlerin ardından konuşan ABF (Alevi Bektaşi Federasyonu) İnanç Kurulu ve Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz, Newroz Bayramı’nın tarihçesine ve Alevi toplumu için önemine değindi.
Kılavuz, iktidara çağrıda bulunarak Alevi inancının ve cemevlerinin tanınması çağrısında bulundu.
Kutlama Nilüfer Akbal’ın seslendirdiği eserlerle son buldu.
PİRHA-Pir Hasan Kılavuz, Newroz Bayramı’nın hem Alevilerin hem de halkların ortak kutladığı bir gün olduğunu belirterek, Mersin Cemevi’nde, 27 Mart saat 16.00’da kutlanacak Newroz Bayramı’na katılım çağrısında bulundu.
Anadolu ve Mezopotamya’nın yüzlerce merkezinde Newroz Bayramı büyük bir coşkuyla kutlanırken, Alevi toplumu ve kurumları da Newroz Bayramı’nı kutladı.
Mersin Cemevi de 27 Mart’ta Newroz Bayramını kutlayacak. Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) İnanç Kurulu ve Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz, Newroz’un Ortadoğu halklarının bayramı olduğuna işaret ederek, “Newroz güzel günün adıdır. Newroz, gönüllerin ölümsüz gelinidir. Newroz’da doğa canlanır, kuzular bile başka meleşir” dedi.
“NEWROZ, BARIŞTIR, KARDEŞLİKTİR, ÖZGÜRLÜKTÜR”
Newroz Bayramı’nın hem Alevilerin hem de halkların ortak kutladığı bir gün olduğunu belirten Kılavuz, “Mezopotamya topraklarının bütün renklerini giymiş, kadınların, gençlerin kutladığı bir gündür. Newroz, barıştır, kardeşliktir, özgürlüktür. Newroz tüm halklara kutlu olsun” diyerek, Mersin Cemevi’nde, 27 Mart saat 16.00’da kutlanacak Newroz Bayramı’na katılım çağrısında bulundu.
PİRHA- Anadolu ve Mezopotamya halkları tarafından kutlanan Newroz Bayramı’naa bu yıl da milyonlarca yurttaş katıldı. 2022 Newroz’unu değerlendiren yurttaşlar, milletvekilleri ve demokratik kitle örgütü temsilcileri, meydanlarda barış mesajının verildiğini belirterek, “Mutlaka başaracağız’ dediler.
Bu yıl “Dem dema serkeftinê ye” (Şimdi kazanma zamanı) şiarıyla gerçekleştirilen 2022 Newrozu’nun final kutlamasının gerçekleştirildiği Diyarbakır Newroz’u başta olmak üzere 14 merkezde, milyonlar renkleriyle kutlamalardaki yerini aldı.
Bir haftadır süren ve Mersin’den Ankara’ya, Diyarbakır’dan, İstanbul’a, Cizre’den Dersim’e milyonlarca yurttaşın, kendi renkleri ve dilleriyle katıldığı, her dilden şarkıların söylendiği, halayların, horona, horonun çiftetelliye eşlik ettiği, Alevi kurumlarının da kendi kortejleriyle katıldığı Newroz Bayramı’nda barış mesajı öne çıktı.
Mersin Newroz’unda konuştuğumuz milletvekili, demokratik kitle örgütü, Alevi kurum temsilcileri ve yurttaşlar; birlik, direniş, diriliş bayramı olan Newroz’un ekonomik ve siyasal krizin çözüleceği, savaşların bitip barış rüzgarlarının eseceği bir dönemin başlangıcı olmasını temenni ederken, kutlamalara katılan milyonların bunun göstergesi olduğunu belirttiler.
PİRHA- Garip Dede Dergahı’nın bahçesinde Newroz ateşi yakılıp, ateşin etrafında semah dönüldü. Sanatçılar ise deyiş ve türküler seslendirdi.
Garip Dede Dergahı’nda, Newroz Bayramı kutlandı. Kutlamaya, Şahkulu Sultan Dergahı, Erikli Baba Dergahı, Bağcılar Cemevi, Başakşehir Cemevi, Bozatlı Hızır Cemevi, Gazi Cemevi, İkitelli Cemevi, Sarıyer Kilyos Cemevi, Boğaziçi Cemevi, Tuzla İmam Ali Cemevi, Esenler Cemevi, Yunus Emre Cemevi, Arnavutköy Cemevi, Kazım Karabekir Cemevi, Bahçeşehir Cemevi, Beylikdüzü Hacı Bektaş Veli Derneği, Bahçelievler Hacı Bektaş Veli Derneği’nin katıldı.
Kutlamada Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat ve ADFE Pirler Meclisi Başkanı Binali Doğan birer konuşma yaptı.
Binali Doğan, tarihin derinliklerinden gelen; farklı coğrafya, farklı inanç, farklı kültürlerden gelen, bir çok milleti sevgide, barışta, birlik ve beraberlikte buluşturan Newroz Bayramını kutlayarak başladığı konuşmasında, Newroz Bayramı’nın halklar ve inançlar açısından önemine dikkat çekti.
“SEVGİYLE, PAYLAŞIMLA VE CESARETLE HALKLARA YOLDAŞ OLANA SELAM OLSUN”
ADFE Genel Başkanı Pir Celal Fırat da, her halka kendi baharını getiren, onların kardeşliğini ve sevincini bir arada tutan Newroz Bayramı’nı selamlayarak başladığı konuşmasında, şunları ifade etti:
“Doğanın her zerresine ruh veren, bitkileri koparmaya kıyamayan, suyu kirletmeyen, hayvanları avlamayan, dağlara taşlara niyaz olan “her bir canı, candan ileri seven Alevilere, savaş vurgunculuğu yaparak hakları yok eden emperyalistlere karşı savaşan halklara, Faşist-gerici yönetimlerin elinde kalan, yaşamın ağır yükü altında ezilen-sömürülen işçi ve emekçilere, sevgiyle, paylaşımla ve cesaretle halklara yoldaş olan, onların özgürlüğü için yarınlarını feda eden yoldaşlarımıza, tarih sayfalarında adı geçmeyen milyonlarca kadının önderi olan; kadının emeğine, giyimine, eğitimine sahip çıkan, her alanda eşitlik, özgürlük mücadelesi veren, yol gösteren, çalışan, üreten, emeğiyle geçinen kadınlara, analara, Şahı- Merdan Alinin adaletine sığınanlara, Şah Hüseyin’in sadakatine bağlı olanlara, Pir Sultan’ın ve nicesinin bilgeliği ve cesaretine sahip olanlara selam olsun.”
“HALKLARI BİRBİRİNE DÜŞMAN EDEN ZİHNİYETE KARŞI BAHAR OLACAĞIZ”
Baskı ve zülüm getiren her şeye karşı ‘Nevruz’ olacaklarını belirten Fırat, “Farklı olana güç ve emek vereceğiz, halkları birbirine düşman eden zihniyete karşı bahar olacağız” iri olacağız diri olacağız” ve Nevruz dâhil hiçbir bayramın siyasi ve politik olarak kullanılmasına izin vermeyeceğiz” dedi.
“BAYRAM; ANMAKTIR, GÜLMEKTİR, SEVİNMEKTİR”
“Bayram; anmaktır, gülmektir, sevinmektir ve doğada nefes alan her canla barışmaktır birlikte ama farklı yaşamak ve yaşama saygı duymaktır” diyen Fırat, “İnancımıza göre yeryüzünde hiçbir ırk diğer bir ırktan ne üstün nede ayrıcalıklıdır. Biz Aleviler için; İnsanlık tüm canlılardan üstün değildir, yeryüzünün halifesi hiç değildir. İnsan; yaşamı idrak edip, bilinçli yaşamasından dolayı farklıdır, akıllıdır, zekidir, duyusaldır ve bundan ötürü tüm canlıların kollayıcısı ve koruyucusudur. O’nun muhabbeti, ikrarı, rızalığı ve sadakati diğer tüm canlılara karşı olan sorumluluğunu yerine getirmesiyle değerlidir” diye konuştu.
“ALEVİLERİN NEREYİ NASIL İBADETHANE OLARAK KULLANACAĞINA KENDİLERİ KARAR VERİR”
Cemevlerinin anahtarının belediyede değil, Alevi toplumunu temsil eden kurumlarda olması gerektiğinin altını çizen Fırat, şunları aktardı:
“İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararlarında bir inancın yerine getirildiği yerin ibadethane olup olmadığına o inanç sahiplerinin karar vermesi gerektiği ifade ediliyor. Bu nedenle Alevilerin nereyi nasıl ibadethane olarak kullanacağına kendileri karar verir.
Türkiye’nin iç hukuk mekanizmasında Alevilik ve Aleviler yok sayılırken belediyelerin Alevileri seçim için arka bahçe olarak görmesi, imar planlarında artık kullanılmayan yerlerin ansızın ve hiç kimsenin haberi olmadan kültür merkezi veya adı Cemevi olan yerlere dönüştürülmesi ve yönetimini de kayyum mantığıyla ataması asimilasyonun diğer bir adıdır.
Alevilerin inanç ve erkân, mekanları olan cemevleri belediyelerin mülkiyeti olamayacağı gibi belediyelerin denetimine kesinlikle kapalıdırlar ve kapalı olacaklardır. Bu anlamda bundan sonra büyükşehir ve diğer yerel belediyeler tarafından açılan ya da kurulan adı cemevi olan hiç bir inanç merkezi Alevilerin inanç merkezi sayılmaz, bu mantık modellenmiş asimilasyon tuzağıdır.”
Fırat’ın konuşmasının ardından Tolga Sağ, Muharrem Temiz, Hüseyin Turan, Kutsal Evcimen ve Mehmet Ekinci sahneye çıktı.
PİRHA-Newroz Bayramı kutlamaları bir çok kentte devam ederken, Mersin’de kutlamalara katılan ve 70’li yaşlarda olan Xece ana, saatler süren kutlama sonrası evin yolunu tutarken, klamlarını tüm coşkusuyla söylemeye devam etti.
Bugün 21 Mart Newroz Bayramı. Gece ile gündüzün eşitlendiği, cemrenin toprağa düştüğü, baharın başlangıç günü 21 Mart. Ortadoğu’dan Orta Asya’ya kadar yaşayan halkların ortak bayramı; Newroz.
Tüm renklerin halaya durduğu, şiirin şarkıyla, şarkının halayla ‘bir’ olduğu, milyonların aynı heyecanı yaşadığı gündür, Newroz. Anadolu ve Mezopotamya topraklarının kadim halkları Newroz Bayramı’na bir başka hazırlanır.
Mersin’de yaşayan Xece ana da, Newroz gününü sabırsızlıkla bekleyenlerden. Xece ana, saatler süren ve yoğun toz, rüzgar ve soğuğa karşın Tırmıl alanında yapılan Newroz Bayramı’na katılan yüzlerce yaşlı kadından biri.
Biten Newroz Bayramı kutlamasından geri dönüş yoluna çıkmışken, sahnedeki seslere inat sesini mikrofonsuz herkese ulaştıran Xece anayla karşılaşıyoruz. Bir gençten daha hızlı adımlarını atarken, klamları da bir o kadar yüksek sesle dillendiriyor. Newroz Bayramı’nın coşkusunu iliklerine kadar yaşayan Xece ana, evinin yolunu tutarken, klamlarını seslendirmeye devam ediyor.
Newroz Bayramı bir çok kentte kutlanmaya devam ediliyor. Mersin Mezitli Cemevi’nde de Mewroz Bayramı kutlandı. Newroz ateşinin yakıldığı kutlamada, ateşin etrafında semah dönüldü.
Kutlamada konuşan AKD Mezitli şubesi ve Cemevi Başkanı Ferdi Koç, Newroz Bayramı’nın direniş ve diriliş olduğunu belirterek, “Günümüzde de bu direnişi ve mücadeleyi büyütmeliyiz” dedi.
Yapılan konuşmaların ardından Newroz kutlaması, Mezitli Cemevi’ne bağlı Renkler ve Diller Korosu’nun şarkıları eşliğinde çekilen halaylarla son buldu.
PİRHA-19 Mart (Yarın) Seyit Rıza Meydanı’nda yapılacak Dersim Newroz’una izin çıktı.
Tunceli Valiliği, tarafından açıklanan ‘Nevruz’ kutlama mesajı yayınlarken, kentte yapılması planlanan Newroz kutlamalarını yasakladığını açıklamıştı.
Newroz Tertip Komitesi’nin yaptığı görüşme sonucunda Newroz Bayramı kutlamasına izin çıktı. Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, Dersim’de Newroz’un 19 Mart Cumartesi Günü Seyit Rıza Meydanı’nda kutlanacağını açıklamıştı.
PİRHA-Mersin Cemevi İnanç Kurulu Başkanı Erdoğan Sevim, Newroz Bayramı’nın geniş bir coğrafyada kutlandığını, Anadolu ve Mezopotamya’daki toplumların bin yıllar boyunca kıyımlardan geçse de Newroz söylencesinde de olduğu gibi umutlarını hiçbir zaman kaybetmediğini ve zalimlere karşı direndiğin” vurguladı. Sevim, 2022 Newroz’unun barış ve kardeşliğe vesile olmasını istedi.
Mezopotamya ve Anadolu halkları için dirilişi ifade eden Newroz Bayramı yaklaşırken, bir çok merkezde Newroz ateşi yakılmaya başlandı. Alevi toplumu da bir çok merkezde ve cemevinde Newroz Bayramı kutlama programları hazırladı.
Newroz Bayramı’nın Alevi toplumunda özel bir yeri olduğunu belirten Mersin Cemevi İnanç Kurulu Başkanı Erdoğan Sevim Dede, Anadolu ve Mezopotamya’ya ve Orta Asya’ya kadar geniş bir coğrafyada kutlandığını ifade etti.
Erdoğan Sevim, Anadolu ve Mezopotamya’daki toplumların bin yıllar boyunca kıyımlardan geçse de Newroz söylencesinde de olduğu gibi umutlarını hiçbir zaman kaybetmediğini ve zalimlere karşı direndiğini vurgulayarak, “Bu kadim topraklarda Newroz ateşi hiçbir zaman sönmemiştir. Çünkü Newroz aynı zamanda yanan ateşin korudur, halay çeken gençlerin ellerindeki mendildir, sevdalıların dilindeki türküdür. Her sabah doğan ve kararmayan bir güneştir. Onun için Newroz bir diriliş, kainatın varoluş, doğanın canlanış günüdür” dedi.
“NEWROZ, ALEVİ SÜREKLERİNDE ‘ALİ’NİN GÜNÜ’ OLARAK TANIMLANIR”
Newroz’un aynı zamanda bazı Alevi süreklerinde ‘Ali’nin Günü’ olarak tanımlandığına dikkat çeken Erdoğan Sevim, “21 Mart Newroz günü, gündüz kutlamalar yapılır, akşamı da cem bağlanırdı. 1800’lü yıllarda dergah ve tekkeler kapatılıp, Alevi ve Bektaşiler üzerinde baskılar arttırıldığında Newroz Bayramı da kaldırılmaya çalışıldı. Uzun yıllar boyunca Newroz yerine ‘Ali’nin Günü’ dendi ve kutlanmaya devam edildi. Bugün de Aleviler tüm inanç ve kimliklerle birlikte Newroz Bayramı’nı kutlamaktadır” diye konuştu.
“ALEVİLER ÇIRALARINI SAVAŞSIZ, SÖMÜRÜSÜZ BİR DÜNYA İÇİN UYANDIRIRLAR”
Erdoğan Sevim Dede, Alevi süreklerinde Newroz Bayramı’nın farklı ritüellerle kutlandığına işaret ederek, “Newroz günü geldiğinde Aleviler bir günlük oruç tutar, Munzur’dan Seyit Ali Kızıl Deli Ocağı’na kadar her yerde ziyaretgahları, tekkeleri, dergahları ziyaret eder, lokmalarını paylaşır ve çıralarını birlik, beraberlik, bolluk, bereket, savaşsız, sömürüsüz bir dünya için uyandırırlar” diye belirtti.
“NEWROZ ÜLKEMİZDE VE DÜNYADA BARIŞA VESİLE OLSUN”
Mersin Cemevi’nde bu yıl coşkulu bir bayram kutlanacağını ve tüm Mersinli yurttaşları Newroz Bayramı’na davet eden Erdoğan Sevim, “Newroz ülkemizde ve dünyada barışa, huzura, birliğe, beraberliğe vesile olsun” mesajını paylaştı.
PİRHA- Didim Alevi Bektaşi Kültür Derneği Cemevi, baharın gelişini müjdeleyen Newroz bayramını cemevi bahçesinde kutlayacak.
Baharın gelişini müjdeleyen Newroz bayramı Didim Alevi Bektaşi Kültür Derneği Cemevinde kutlanacak.
21 Mart Cumartesi günü saat 13.00’de kutlanacak Newroz bayramında ateşler yakılarak deyişler, nefesler seslendirilecek. Saat 15.00’te ise Kureyşan Ocağı piri Engin Seyitalidedeoğlu’nun katılımıyla Newroz Cemi yürütülecek.
PİRHA-Malatya’da Newroz, 20 Mart’ta Emeksiz Üst Kavşakta kutlanacak. Newroza ilişkin açıklama yapan HDP il Eş Başkanı Yusuf Bozkuş, tüm Malatya halkını Newroz Bayramı’na davet etti.
Bu yıl 72 ayrı merkezde “Şimdi Kazanma Zamanı” şiarıyla kutlanacak olan Newroz, Malatya’da 20 Mart’ta Emeksiz Üst Kavşak’ta yapılacak.
Newroz Tertip Komitesi, Newroz Bayramı’na ilişkin basın açıklaması yaptı ve yurttaşları 20 Mart’ta alanlara davet etti.
Halkların Demokratik Partisi (HDP) il binasında EMEP, KKP’nin destek verdiği basın açıklamasını tertip komitesi adına HDP il Eş Başkanı Yusuf Bozkuş, yaptı. Bozkuş, yaptığı açıklamada, “Ortadoğu halklarının kadim bayramı Newrozu 20 Mart Pazar günü Emeksiz üst kavşakta kutlamak için Malatya Valiliğine başvurduklarını ve bu yıl Newrozu daha güçlü ve kitlesel kutlamak istiyoruz” dedi.
Yaptıkları çalışmalara dair bilgi veren Bozkuş, “Bu kapsamda bugünden itibaren halkımızı Newroz bayramına davet etmek için, el ilanları ve anons araçları hazırlarken, yerel basına ve radyolara reklam verdik. Tüm halkımızı 20 Mart Pazar günü saat 11.00 de Emeksiz meydanına davet ediyoruz” diyerek açıklamayı bitirdi.
PİRHA- HDP Dersim il örgütü Newroz Bayramı için yaptığı açıklamada, dünyayı kasıp kavuran koronavirüs sebebiyle kitlesel olarak alanlarda kutlanamadığı belirtilerek “Bulunduğumuz her yeri Newroz alanı yaptık. Umut ediyoruz ki bu zorlu günleri dayanışma ile aşarak özgür yarınlarda Newrozu milyonların katılımı ile alanlarda kutlayacağız” denildi.
21 Mart Newroz Bayramı koronavirüs salgının gölgesi altında, kitlesel kutlamaların yapılmadığı bir ortamda girildi. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Dersim il örgütü de yazılı açıklama yaparak Newroz Bayramı’nı kutladı.
Yapılan açıklamada “Bu toprakların tarihinin bir tarafında zulüm ve kıyımlar öbür tarafında zulme karşı bir direniş geleneği vardır. Kürt milleti zalime karşı direnişte bu toprakların öncü güçlerinden biri olmuş, bin yıllardan beridir zalim Dehak’lara karşı direnen binlerce Kawa’yı bağrından çıkarmıştır” denilerek şunlar ifade edildi:
“Bu yıl yine savaşın, yoksulluğun, çözümsüzlüğün gölgesinde Newroz’u kutluyoruz. Tarihsel zulme ve eşitsizliğe bir itiraz olarak doğan Newroz’un ruhu ile bizlere dayatılan savaşa, adaletsizliğe ve inkar politikalarına karşı bugün de söyleyecek sözümüz var. Kürt halkının siyasal taleplerinin küresel savaş baronlarının pazarlık meselesi olmadığını, onurlu bir barışın, eşit ve özgür bir yaşamın kurulması için hayatın her alanını örgütleyeceğimizi, bizlere dayatılan köle efendi karşıtlığını asla kabul etmediğimizi haykırıyoruz. Ortadoğu’da sürekli derinleştirilmeye çalışılan hegemonya savaşlarına karşı Ortadoğu barışı için sesimizi yükseltiyoruz. Tüm cezaevlerinde haksız ve hukuksuz bir şekilde rehin tutulan yine 21 yıldır ağır tecrit koşulları altında olan Sayın Abdullah Öcalan’ın ve başta hasta tutsaklar olmak üzere tüm siyasi tutsakların bir an önce özgürlüğüne kavuşması için haykırıyoruz. Bugün direnişleriyle bizlere güç veren ve bizlere direnmeyi öğreten kadınların özgür ve eşit bir yaşam kurma talebini kadın, genç, yaşlı hep birlikte haykırıyoruz. Yaşam alanlarımızda oluşan doğamızın ve çevremizin tahribatlara, yıkımlara, sularımızın, derelerimizin, ormanlarımızın ve kentlerimizin metalaşmasına karşı dur diyoruz. Açlıktan insanların intihar etmediği, eşit ve insanca bir yaşamın tesis edildiği sömürünün olmadığı bir dünya talebimizi yeniden haykırıyoruz. Demokratik siyasetin önündeki engellerin kaldırılması başta olmak üzere, eşit, özgür ve adil bir yönetim talebimizi yeniden haykırıyoruz. 2020 Newroz’unu halkımızın sağlığını önceleyerek alanlarda kutlamadık. Bulunduğumuz her yeri Newroz alanı yaptık. Umut ediyoruz ki bu zorlu günleri dayanışma ile aşarak özgür yarınlarda Newrozu milyonların katılımı ile alanlarda kutlayacağız.”
PİRHA- Newroz Bayramı vesilesiyle mesaj yayınlayan ABF İnanç Kurulu ve Mersin Cemevi Başkanı Kılavuz, Nevruz Bayramı’nın, 5000 yıldan beri, Ortadoğu’da hüküm süren çeşitli uygarlıkların kültür ve geleneklerinden süzülerek geldiğine işaret ederek “ülkemizde yaşayan, haklar ve inançlar arasında, düşmanlık, kin, öfke ve kavgadan uzak, kardeşliğe, dostluğa, birlikteliğe vesile olmasını cenabı haktan niyaz ederim” dedi.
Alevi Bektaşi Federasyonu İnanç Kurulu ve Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz, Hz Ali’nin Doğumu ve Sultan Nevruz ile ilgili açıklamada bulundu.
Kılavuz ‘’ Ortadoğu halkları arasında 21 Mart Nevruz çeşitli farklıklarla kutlanır. Bu halkların büyük çoğunluğunun ortak özeliği 21 Mart Nevruz’u yeni gün ve baharın başlangıcı olarak kabul görmeleridir. Nevruz; 5000 yıldan beri, Ortadoğu’da hüküm süren çeşitli uygarlıkların kültür ve geleneklerinden süzülerek gelmiştir. Nevruz; Asya’nın bir ucundan başlayarak bin yılların akışı içerisinde, savaşlar, seferler, göçlerle, Dicle ve Fırat boylarını aşarak Avrupa’nın giriş kapısı olan Balkan ülkelerine kadar girmiştir. Bugünü, kimi yılbaşı, kimi bahar bayramı, kimi de mücadele ve kurtuluşun başlangıç günü diye kutlar. Halklar, kendi gelenek ve görenekleri gereği Nevruz’a ayrı anlam yükleyerek binlerce yıldır coşkulu bir şekilde kutsayıp, kutlayarak günümüze kadar getirmişlerdir. Bu kutlamaların çok eski efsanelerden beslendiğini, sözlü ve yazılı kaynaklardan aktarıldığını görüyoruz’’ diye konuştu.
Kılavuz, açıklamasının devamında şunlara yer verdi:
‘’Nevruz ülkemizde 1995 yılında bayram olarak kabul edildi. Türki cumhuriyetlerde milli bayram gibi törenler yapılarak kutlanıyor. Nevruz geleneği, İslamiyet’ten çok önceye dayanan bir gelenektir. Yani bir dinin veya mezhebin bayramı değildir. Bu yüzden Nevruz’un herhangi bir mezhep, din, etnik menşe adına bağlı gösterilmesi, istismar edilmesi, bir ayrılık unsuru olarak takdim edilmeye çalışılması yanlıştır. Tarihin ve kültürün bütün gerçeklerine aykırıdır. Şahı Merdan Ali’nin Kâbe’nin içinde 21 Mart 598’de doğduğu gündür. Hz. Ali ile Hz. Muhammed’in kızı Fatma’nın evlendiği gündür. Hz. Muhammed, Alevi Bektaşi inanç mensuplarının önemsediği Gadir Hum’daki hutbesini 21 Mart Nevruz günü söylemiştir. Bugünde, kutsal ocaklar, Alevi dergâh ve türbeleri ziyaret edilir, dilekler dilenir, mumlar yakılır, kurbanlar kesilir, lokmalar bölüştürülür, kabir ziyaretleri yapılır ve dualar edilir.’’
“ALEVİ KÖYLERİNE CAMİ YAPILMASINA SON VERİLMELİ”
“Bir bahar daha geldi, Alevilerin yıllardan beri bekleyen inançsal sorunları yine çözülmedi. Alevilerin sosyal tepki birikiminin böyle olması, geçmişten günümüze kadar gelen iktidarların ülkemizdeki Alevilerin inanç gerçekliklerini, oy alma uğruna görmezden gelmesindendir” diyen Kılavuz, şunları belirtti:
“Hz Mevla’nın bir sözüdür. ‘’İki elinizle yüzünüzü kapatsanız ve güneşe bakınız. Güneşi görebiliyor musunuz? Hayır! Siz görmüyorsunuz diye güneş yok mu?’’ Bu topraklarda yaşayan 20 milyondan fazla Alevi inanç mensubu var. Bütün iktidarlar Alevilerin sorunlarını görmezden geldi, sorunları çözmediler ve samimi davranmadılar. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararları 2015 yılından beri, Danıştay kararları 2016 yılından beri uygulanmıyor. Cemevlerinin yasal statüsü yoktur. Taleplerimiz gayet nettir. Cemevlerinin elektrik giderleri, tadilat ve onarım giderleri karşılanmıyor. Okullardaki mecburi Din ve Ahlak Bilgisi derslerinde, Alevilik öğretilmiyor. Tam tersi Alevi çocuklar asimile ediliyor. Hazırlanan müfredat programları, Alevi kanaat önderlerine ve akademisyenlere danışılmadan ve komisyonlara davet edilmeden hazırlanıyor. Alevi köylerine cami yapılmasına son verilmeli, Alevi dergâhları Alevi kurumlarına verilmelidir. Bir caminin yasal statüsü neyse, hangi haklardan yararlanıyorsa, cemevleri için de onu istiyoruz.”
“NEVRUZ BAYRAMI KARDEŞLİĞE VESİLE OLSUN”
Kılavuz, “Memleketimizde hep kardeşlik türküleri söylensin, ağıtlar yakılmasın, anneler ağlamasın, çocuklar yetim kalmasın. Dileğimiz odur ki, ülkemizde zengin ve fakir, sen ve ben farkı olmasın. Vatansızlık çok zordur. Ülkemize sığınan milyonlarca insanların sıkıntısı son bulsun, ailemizin selam verdiği bir duvar komşusu, ülkemizin barışık olduğu sınır komşusu olsun. Bu Nevruz bayramının ülkemizde yaşayan, halklar ve inançlar arasında, düşmanlık, kin, öfke ve kavgadan uzak, kardeşliğe, dostluğa, birlikteliğe vesile olmasını cenabı haktan niyaz ederim” diyerek konuşmasını tamamladı.
PİRHA – Demokratik Alevi Derneği, 21 Mart Newroz bayramını kutlamak için Bakırköy Meydanı’na çağrıda bulundu.
Demokratik Alevi Derneği İstanbul Şubeleri 21 Mart Bakırköy’de yapılacak Newroz kutlamalarına çağrıda bulundu.
Reya Heq / Raa Heqi / Hakk Yol Aleviler Khal Gağan ile başlayan ibadet ve bayram dönemlerinin olduğu belirtilen açıklamada, Xızır orucu, Heftemala Qic, Heftemala Mezin, Çarşamba Reş ve Newroz ile cümle canın şahlandığı belirtildi.
“DÖRT MEVSİM BİRBİRİNE NİYAZ OLUR”
“Alevilik inancımızda Newroz’un cümle varlığın uyandığı ve birbirine niyaz olduğu zamandır” denilen açıklamada, Newroz’da dört mevsimin birbirine niyaz olduğu kaydedildi.
Açıklamanın devamında şunlar belirtildi:
“Mürşidi makam Bahar’a geçer. Har Toprağa geçer. Xızır da Çark-ı Pervaz olduğumuz Cemler, Cemre’ye yol olur. Hakk Deryasında can Xızır aşkıyla Didar’dır. Hakk olana Berdar, Nehak Olana Zülfikar olmaktır düstur. Dehak’ın yılanları zihinlerimizi yemektedir. Kawa zihnin direncidir. Newroz Toprak Ana’nın direncidir.
“YAŞAM HAKLARI KISITLANIYOR”
Bugün karanlık zamanlardan geçiyoruz. Hakk Yol Alevilerin İnançları tanınmıyor, İletişim kanalları kapatılıyor, kurum çalışanları derdest ediliyor. Yaşam hakları kısıtlanıyor. Doğa yok ediliyor, rızkını alın teri ile kazananların ekmeğine göz dikiliyor. Bir karanlık savaş arenasında katlimizi vacip bilenlerle iş tutuluyor. Nehak devran sürerken halkların ve inançların bayramı Newroz’da “Bir Olmak, İri Olmak, Diri Olmak” – “ Kom Bin, Can Bin, Cat Kin” diyerek ortak yaşam umutlarımızı şahlandıralım diyoruz. Masum-u Pakların umut ve barış içerisinde yaşaması boynumuzun borcudur.” (HABER MERKEZİ)
Malatya Newroz Tertip Komitesi tarafından, 21 Mart’ta gerçekleştirilecek olan Newroz kutlamalarına çağrı açıklaması yapıldı.
Halkların Demokratik Partisi Malatya il örgütünde yapılan açıklamada, tertip komitesi adına açıklama gerçekleştiren Nejdet Bali, bütün halkı, emeksiz üst kavşağında gerçekleştirilecek olan kutlamalara davet etti.
“SAVAŞA KARŞI BARIŞ TALEPLERİ YÜKSELECEK”
Bu seneki Nevroz bayramını, Ortadoğu’da ve dünyada savaşların sürdüğü, hakların katledildiği bir dönemde gerçekleştireceklerini söyleyen Bali, şöyle konuştu:
“Özelinde ülkemizde Irkçılığın, gericiliğin, milliyetçiliğin daha derinleştirildiği OHAL’in sürdüğü, her gün onlarca insanın, parti yöneticilerinin, sendikacılarının gözaltına alındığı, cezaevlerine tıkıldığı, parti yöneticilerinin, genel başkanlarının, dokunulmazlığının kaldırıldığı ve cezaevlerine atıldığı günde bir nevroz bayramı gerçekleştireceğiz. Onun için bu sene newroz bayramı dahada anlam kazanıyor. Savaşa karşı, barış taleplerinin yükseltildiği, savaşa karşı mücadelenin yükseltildiği bir gün olacak, bayram olacak. Bu anlamda biz tertip komitesi olarak, bütün Malatya halkının nevruz bayramını kutluyoruz ve 21 Mart Çarşamba günü saat 12:00’de emeksiz üst kavşağında yapacağımız newroz kutlamalarına bütün Malatyalıları davet ediyoruz. Program saat 12:00’de başlayacak, saat 13:00’da program newroz ateşini yakma ile devam edecek. Programımız akşam saat 17:00’ye kadar devam edecek. Programımızda müzik dinletisi olacak, Taylan Yıldız sanatçımız bizlerle birlikte olacak.”