Etiket: nezahat doğan

  • Nezahat Doğan: Zorunlu din derslerine karşı herkes elini taşın altına koymalı!- VİDEO

    Nezahat Doğan: Zorunlu din derslerine karşı herkes elini taşın altına koymalı!- VİDEO

    PİRHA- Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Köyceğiz Şube Başkanı Nezahat Doğan, Aleviler olarak yıllardır zorunlu din derslerini istemediklerini her yerde haykırdıklarını ancak iktidarın din derslerini arttırdığını ve okullara imamların atadığını belirterek “Zorunlu din derslerine ve ÇEDES projesine karşı herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor” dedi.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Köyceğiz Şube Başkanı Nezahat Doğan, zorunlu din derslerinin saatinin arttırılmasına, müfredatın içeriğinin dinselleştirilmesine ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “BİZLER ZORUNLU DİN DERLERİ KALDIRILSIN DERKEN OKULLARA İMAMLAR ATANDI”

    Aleviler olarak yıllardır zorunlu din derslerine karşı mücadele yürüttüklerini belirten Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür vakfı Fethiye Şube Başkanı Nezahat Doğan, “Bizler zorunu din dersleri istemiyoruz derken ne yapıldı? Tam tersine sanki biz daha çok istiyoruz der gibi okullara imamı göndererek rehber hocalarını saf dışı bırakarak rehber öğretmenlerinin yerine görevlendirdiler “dedi.

    “SİYASAL İKTİDAR BEN NE YAPARSAM O OLUR ANLAYIŞINDA”

    İktidarın zorunlu din derslerini ÇEDES projeleriyle daha da genişleterek devam ettirdiğini vurgulayan Doğan, “ÇEDES projesine karşı halkın da katılımıyla alanlara çıktık. İzmir ve İstanbul’da mitingler yaptık. Ancak gelinen noktada iktidar ‘hiçbir şey tanımıyorum ben yaparsam o olur’ diyen zihniyetini aynı şekilde devam ettiriyor” diye ifade etti.

    “LAİK VE BİLİMSEL EĞİTİMDEN YANA OLAN HERKES ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMALI”

    ÇEDES projesine herkesin karşı çıkması gerektiğini vurgulayan Doğan, sözlerine şöyle devam etti:

    “Buradan yola çıkarak bu ÇEDES projesine karşı daha fazla ne yapabiliriz. Bununla ilgili bütün kurumların aydın, çağdaş demokrat laik bir ülke istiyorum diyen bütün insanların bütün canlıların bu olayla ilgili elini taşın altına koyması gerekiyor. Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Köyceğiz Şubesi olarak ailelerin çocuklarının zorunlu din derslerinden muaf tutulmasına yönelik herhangi bir çalışma yapmadık. ÇEDES projesine karşı Köyceğiz’de bulunan diğer kurumlarla birlikte laik ve bilimsel bir eğitim, özgür bir eğitim için Eğitim-Sen’le ve diğer kurumlarla birlikte alanlara çıkarak basın açıklamaları yaptık ve şube olarak yapmaya devam edeceğiz.”

    Cebrail ARSLAN/MUĞLA

  • Nezahat Doğan: Koyunbaba Türbesi’ne cami, Alevi köyünde ezan okunmasını kabul edemeyiz- VİDEO

    Nezahat Doğan: Koyunbaba Türbesi’ne cami, Alevi köyünde ezan okunmasını kabul edemeyiz- VİDEO

    PİRHA-HBVAKV Köyceğiz Şube Başkanı Nezahat Doğan, Çorum’un Osmancık ilçesinde Koyunbaba Türbesi’ne cami yapılmasına tepki gösterdi. Doğan, yıllardır insanların cemlerini yaptığı, deyişlerini söylediği bir yere cami yapılmasının bir asimilasyon girişimi olduğunu belirtti. Doğan, Tokat’ın Reşadiye ilçesine bağlı bir Alevi köyü olan Güllüce’de zorla ezan okunmasının insan hakları ihlali olduğunu da kaydetti.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Köyceğiz Şube Başkanı Nezahat Doğan, Koyunbaba Türbesi’ne cami yapılması ve Tokat’ın Reşadiye ilçesine bağlı bir Alevi köyü olan Güllüce‘de ezan okunmasına tepki gösterdi.

    “Alevilerin OLDUĞU HER ALANDA ASİMİLASYON POLİTİKASI UYGULANIYOR”

    PİRHA’ya konuşan Nezahat Doğan, Alevilere dönük asimilasyon politikalarının hızını kesmeden devam ettiğini belirterek, “Çorum Osmancık’ta bulunan “Koyunbaba Türbesi/Derahı’na daha önce gidip ziyaretlerde bulundum. Orada yıllardır cemlerimiz yapılır, deyişlerimiz okunurdu. Gelinen noktada Koyunbaba Türbesi/Dergahı’nın olduğu yere bir cami yapılmak isteniyor” dedi.

    “ALEVİLERE AİT KOYUN BABA TÜRBESİ’NİN OLDUĞU YERE CAMİ YAPILMASI KABUL EDİLEMEZ”

    Koyunbaba Türbesi/Dergahı’nın Aleviler için çok önemli bir yer olduğunu belirten Doğan, Koyunbaba Türbesi/Dergahı’ na cami yapılması bir asimilasyon girişimidir. Bunun önüne geçilmesi gerekir” diye belirtti.

    Cami yapımının önüne geçilmesi için Alevi kurumlarına çağrıda bulunan Doğan, sözlerini söyle sürdürdü:

    “Bunun önüne geçilmesi için ne yapılmalı? Bütün canlar, bütün kurumlar bir araya gelmeli. Çünkü bu tür uygulamaları biz daha önce farklı yerlerde gördük. Geçmişte bu tür girişimlere karşı protestoların yapıldığı, alanlara çıkıldığı ve kazanımlarımız olduğunu biliyoruz. Yine buna benzer bir şey yapılabilir. Bu bağlamda o yüzden ben buradan tüm canlara, tüm kurumlara  Koyunbaba Türbesine/Dergahı’na sahip olmaya, sahip çıkmaya davet ediyorum.”

    “ALEVİ KÖYÜNDE ZORLA EZAN OKUNMASI İNSAN HAKLARI İHLALİDİR”

    Asimilasyonun bir örneğinin de Tokat’ın Reşadiye ilçesi Güllüce köyünde yaşandığını belirten Doğan, “Alevi köyü olan Güllüce de bir cami var. Oradaki yaşayan köylülerin ‘bunu yapmayın, biz istemiyoruz’ demelerine rağmen ısrarla ezan okunması sürdürülüyor. Köylülerin ezan okunmasını istememesine rağmen zorla dayatma yaşanıyor. Siz istemeseniz de yine de biz yaparız dayatması var. Elbette bu yapılanlar bugünle sınırlı bir şey değil. Bu daha önce alt yapısı hazırlanmış, yıllardan beri süregelen bir asimilasyon politikasıdır. Orada bulunan insanların insanlık hakları, görüşleri, yaşamı dünyaya bakışının hiçbir önemi yok. İstenmediği halde ezanın zorla okutulması insan üzerinde yapılan en büyük psikolojik baskıdır” diye belirtti.

    Cebrail ARSLAN/MUĞLA

     

  • ‘Hacı Bektaş’ta Aleviler birlik olunca Cemevi Başkanlığı’nın hamlesini boşa çıkardı’-VİDEO

    ‘Hacı Bektaş’ta Aleviler birlik olunca Cemevi Başkanlığı’nın hamlesini boşa çıkardı’-VİDEO

    PİRHA- Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Hacı Bektaş Veli Anma Törenlerine müdahalesine tepki gösteren HBVAKV Köyceğiz Şube Başkanı Nezahat Doğan, “Amaçları Alevi kurumlarının etkinliğini küçük düşürmekti. Ancak anmaya katılan bütün halkımızın yürüyüşe katılması ve Alevi kurumlarına destek vermesiyle Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın yapmak istediği anmayı boşa çıkardık” dedi.

    Devlet/AKP hükümeti protokolü tarafından, 61. Ulusal, 35. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri ’ne yönelik müdahalenin tartışmaları sürüyor.

    Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından alternatif/korsan anma programı geliştirilmesi, Alevi toplumunun büyük tepkisine neden oldu.

    Hacı Bektaş Veli Anma Törenlerinde yaşananlara dair Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Köyceğiz Şube Başkanı Nezahat Doğan, PİRHA ‘ya açıklamalarda bulundu.

    Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Hacı Bektaş Veli’yi anma yerine ‘ölüm yıldönümü’ şeklinde adlandırmasını eleştiren Doğan, “Bir kere oraya giden Alevi yol düşkünü de olsa Alevi inancında ölüm kavramının olmadığını bilir. Alevilikte ölüm yoktur bunun bilinmesi gerekirdi” dedi.

    “HER SENE PİRİN HUZURUNA ÇIKIYORUZ

    Bütün Alevi canların pirin huzuruna çıkmak için anma etkinliğine katıldığını belirten Doğan, “Her zaman yolunu sürdüğümüz yolundan gittiğimiz pirimizdir ve her zaman yüreğimizde ve gönlümüzde yaşar. Bütün Alevi canlarımızla orada semahlarımızı dönüyoruz deyişlerimizi, dualarımızı, beyitlerimizi okuyor cemlerimizi panellerimizi söyleşilerimizi yapıyoruz” diye konuştu.

    “ALEVİLER OLARAK 35 YILDIR PİRİMİZİN ANMA ETKİNLİĞİNİ YAPIYORUZ”

    Genel anlamda 61 Alevi kurumları olarak ise 35 yıldır Hacı Bektaş Veli anma etkinliklerini yaptıklarını söyleyen Doğan, “Bu sene Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı Alevi kurumları saf dışı bırakmak istediler Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığının organize ettiği ve onlarla birlikte çalışan onlara destek olan yol düşkünü olan onlara dedeler demek istemiyorum. Çünkü yıllardır yapılan anma etkinliğine ölüm yıldönümü diyerek orada bulunan insanlara kurumlara ve topluma dayattılar” diye ifade etti.

    “KİMSE BİZE YOLUMUZU VE İNANCIMIZI TARİF EDEMEZ”

    Hacı Bektaş’ta yapılmak istenenin ‘asimilasyonun bir fotoğrafı’ olarak değerlendiren Doğan, “Başından beri federasyonumuz, kurumlarımız vakıf ve derneklerimiz bu Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığına karşı olduğumuzu söyledik. Kimsenin bizi tarif etmeye, bize Aleviliği öğretmesine kendi yolumuzu kendi inancımızı tarif etmesi gibi bir durum olamaz” dedi.

    Hacı Bektaş’ta Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi başkanlığının yapmak istediklerine karşı insanların kayıtsız kalmadıklarını belirten Doğan, konuşmasının devamında şunları kaydetti:

    “Alevi Bektaşi kültür ve Cemevi Başkanlığı bize her ne kadar sıkıntı yaşatmaya çalıştılarsa da başarılı olamadılar. İlk defa bütün kurumlarımızın başkanları Hacı Bektaş’ta anmaya katılan ve duyarlılık gösteren bütün halkımız yürüyüşe katıldılar. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığının yapmak istediği anmanın altını boşalttık. Bu güzeldi ve bu bize şunu gösterdi. İnsanlar kenetlenince, birlik olunca, birlikte hareket edince neler yapabileceğini gösterdi.”

    Cebrail ARSLAN/MUĞLA

     

  • Sadece şube başkanı değil; müzik, bağlama, deyişler, zakirlik vazgeçilmezi-VİDEO

    Sadece şube başkanı değil; müzik, bağlama, deyişler, zakirlik vazgeçilmezi-VİDEO

    PİRHA- HBVAKV Köyceğiz Şube Başkanı Nezahat Doğan, sanat yaşamı ve zakirlik sürecine dair PİRHA’ya konuştu. Çocukluktan itibaren bağlama çaldığını ve müzikle ilgilendiğini aktaran Doğan, aşıklardan her zaman feyz aldığını belirterek, “Deyişler, nefesler, duazlar inanılmaz ağırdır. Bunun içeriğini ve derinliğini zakirlik yapan ustalarımızın bizlere daha çok öğretmesi lazım. Elimden geldiğince araştırırım” dedi.

    Halk müziği sanatçısı aynı zamanda cem erkanlarında zakirlik yapan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Köyceğiz Şube Başkanı Nezahat Doğan, sanat yaşamı ve zakirlik sürecine dair PİRHA‘nın sorularını yanıtladı.

    PİRHA- Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

    NEZAHAT DOĞAN: Tokatlıyım. Almus’un Cihet köyünden. Ocağımız Eraslan Ocağı’dır. Tokat halk ozanlarının, dervişlerin, pirlerin ve ocakların da çok olduğu bir yer, bir bölge. Derviş Ali’nin türbesi bizim orada, Dumanlı Dağı’ndadır. Bundan sanırım 480 yıl önce Dumanlı Dağı’nda Derviş Ali ve kardeşi Derviş Veli hayatlarını idame ettirmişler ve orada da sırlanmışlar. 7 ulu ozandan biri olan Kul Himmet de bize 15-20 dakikalık bir mesafede. Ben köyde çok bulunmadım, çok yaşamadım. Çok küçük yaşta İstanbul Sultan Ahmet’e gelmişiz ama bizim bu içimizde, içte olan bir aşk sanırım. Nereye giderseniz gidin illa bir yer ararsınız. Çünkü siz orada mutlusunuzdur, başka hiçbir şey sizi mutlu etmiyordur, sizin için aslında nefes almaktır.

    “EVDE TÜRKÜLER, DEYİŞLER, SAZ HEP VARDI

    -Bağlama çalmaya ne zaman başladınız? Bağlamaya başlamanıza kim vesile oldu?

    6-7 yaşlarındaydım, dedem Hüseyin Doğan Ankara Radyosu’nda çıkardı. Çocuktuk çok bilmezdik ama Hüseyin Doğan’dan türküler dinlediniz denilen bir süreçti. Benim dayım cemlerde zakirlik yapardı ve hala da sağlığı el verdiği sürece yapmaya çalışıyor. Ben de o yaşlarda başladım. Evde türküler, deyişler, saz hep vardı. Çocuklukla birlikte içinde büyüdüğüm bir kültürdü. Birçok ustayı, aşığı, halk ozanını dinlerim, hiçbirini ayırt edemem. Çünkü hepsi benim için doğadaki çiçeklerin rengi, kokusu gibidir. Hepsinden bir şey aldım, hepsi benim için çok kıymetli. Tabii ki İsmail Daimî, Davut Sulari, Aşık Veysel, Muhlis Akarsular o kadar çok var ki, hangisini seçip ayırabilirim? Hiçbirini terazinin başka bir gözüne koymam. Gerçekten benim için hepsi kutsallar ve hepsinden feyiz aldım.

    -Zakirliğe ne zaman başladınız?

    Zakirlik benim sürekli bir şekilde yaşamımı sürdürdüğün bir şey değil, ara ara yaptığım bir hizmet. İstanbul’da yetiştim, orada büyüdüm. 15-16 yaşlarındayken Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Eyüp Şubesi’nde bağlama çalardım. Dede alırdı beni o halkaya oturttururdu. Bir deyiş, bir nefes de sen oku derdi. Böyle gelişen ve başlayan bir süreç aslında. Son zamanlar Muğla bölgesinde yapılan cemlere katıldım, elimden geldiğince de hizmet yürütmeye devam ediyorum. Onun dışında albümlerim, kliplerim var. Halk müziği ile haşır neşirim. Munzur Çevre Festivali gibi bir çok etkinlikte yer alıyorum.

    “DEYİŞLER, NEFESLER, DUAZLARIN DERİNLİĞİNE ERİŞMEK LAZIM

    -Peki, aşıklarının, sadıkların nefeslerini ve deyişlerini okurken anlam ve içeriğini, derinliğini bilerek mi söylüyorsunuz?

    Ben okuduğum sıradan bir türkü de söylerken ne demek istemiş diye araştırırım bakarım. Deyişler, nefesler, duazlar inanılmaz ağırdır. Bunun içeriğini ve derinliğini zakirlik yapan ustalarımızın bizlere daha çok öğretmesi lazım. Elimden geldiğince araştırırım.

    -Peki hem sahneye çıkıyorsunuz, hem de Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’nda (HBVAKV) yöneticisiniz. Her ikisini bir arada götürmek sizin için zor olmuyor mu?

    Evet buraya daha ağırlık vereceğim. Tabii ki hayat devam ediyor ama burası olmazsa biz de yokuz aslında.

    -Genelde müzikle ve sanatla uğraşanların aile üzerindeki etkisinin olumlu olduğu gözlemleniyor. Sizin çocuğunuz ve aileniz üzerindeki etkisi nedir?

    Evet Ozan adında bir çocuğum var. Ozan sanatla ilgileniyor. Bir yeteneği var. Bu kültürün içinde yoğruluyorsun, bu da çok güzel bir şey. Çünkü enstrüman çalan, müzikle, sanatın herhangi bir dalıyla uğraşan ailelerin çocukları mutlaka başarılı olur. Tabii ki oğluma karşı olan sorumluluğumu sonuna kadar elimden geldiğince yerine getiriyorum. İlişkilerimiz müzikle ve türkülerle birlikte aslında daha çok güçleniyor.

    Cebrail ARSLAN/MUĞLA

  • Nezahat Doğan: Nefret söylemlerine karşı örgütlü hareket edip yaptırım uygulatabiliriz-VİDEO

    Nezahat Doğan: Nefret söylemlerine karşı örgütlü hareket edip yaptırım uygulatabiliriz-VİDEO

    PİRHA- Bursa’da Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Mehtap Cengiz’in sınıfta Aleviler hakkında sarf ettiği nefret söylemine ilişkin konuşan HBVAKV Köyceğiz Şube Başkanı Nezahat Doğan, “Biz devletin bir parçasıyız. Bizler de varız. Biz dışardan birileri değiliz. Bizim de haklarımız var. Bu haklar başkaları için nasıl uygulanıyorsa bizim için de öyle uygulasın” dedi.

    Hacı Bektaşi Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Köyceğiz Şube Başkanı Nezahat Doğan, Bursa’da Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Mehtap Cengiz’in sınıfta Aleviler hakkında sarf ettiği nefret söylemine ilişkin konuştu.

    “ÖRGÜTLENMEK ÇOK ÖNEMLİ, BU KONUDA EKSİĞİZ”

    Örgütlü yapının çok önemli olduğunu söyleyen Doğan, “Bunu hayata geçirmekte toplum olarak zorlanıyoruz galiba. Örgütlü yapının önemini anladıktan sonra sahiplenme noktasında oradaki bir çocuğa söylenmiş bir laf deyip bunu öbür taraftaki bir Alevi vatandaş kulak arkası edip geçiyor. Bundan kaynaklı biz nasıl olsa bunu yapıyoruz bunlar da susuyor diyorlar. 3-5 kişi çıkar protesto eder, biz bu öğretmeni görevden almayız, yer değiştiririz, daha iyi bir yere koyarız, diyorlar. Aslında onu mükafatlandırıyorlar yaptıkları şey bu. Bizim daha dirençli, daha örgütlü yapıya ihtiyacımızın olduğunu düşünüyorum. Bu sadece kendi aramızda, kısır döngü içeresinde değil, daha fazla örgütlenip, daha fazla kurum ve kuruluşlarla birlikte hareket edip bir yaptırım uygulatabiliriz” dedi.

    “BİZİM DE HAKLARIMIZ VAR”

    Doğan sözlerine şöyle devam etti:

    “Oradaki öğretmene ne yapabiliriz? Alıp dövemeyiz bizim böyle bir durumumuz yok. Zaten görüş olarak da, yaşam felsefesi olarak da, yaşam tarzımız da bu değil. Biz devletin bir parçasıyız. Bizler de varız. Biz dışardan birileri değiliz. Bizim de haklarımız var. Bu haklar başkaları için nasıl uygulanıyorsa bizim için de öyle uygulasın. Fazlası eksiği değil. Fazlasını istemiyoruz ama eksik de istemiyoruz. Tam olarak nasıl uygulanıyor ise Aleviler için de uygulansın istiyoruz. Oradaki öğretmenin görev sadece yerinin değiştirilmesini de kınıyorum.”

    Cebrail ARSLAN/MUĞLA

  • HBVAKV Köyceğiz Şube Başkanı Doğan: 25 Aralık’ta duyarlı tüm kesimleri kurultaya bekliyoruz-VİDEO

    HBVAKV Köyceğiz Şube Başkanı Doğan: 25 Aralık’ta duyarlı tüm kesimleri kurultaya bekliyoruz-VİDEO

    PİRHA- 25 Aralık’ta İstanbul Yenikapı’da yapılacak olan Alevi kurultayına ilişkin konuşan HBVAKV Köyceğiz Şube Başkanı Nezahat Doğan, “Benim çağrım şudur, tüm insanların duyarlı olmasını, katılmasını ve diğer sivil toplum örgütlerinden de destek bekliyoruz. Bu sadece bir Alevilik sorunu değil. Ülkede yaşanan sorunları sadece Aleviliğe indirgememek gerekir. Tüm yurttaşların sorunu diye bakarsak eğer güçlü olacağız diye düşünüyorum” dedi.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Köyceğiz Şube Başkanı Nezahat Doğan, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın cemevlerine gitmesi, Meclis’ten geçen torba yasa ile 25 Aralık’ta İstanbul Yenikapı’da yapılacak olan Alevi kurultayına ilişkin konuştu.

    “YAŞADIKLARIMIZ SADECE ALEVİLERİN DEĞİL, TÜM YURTTAŞLARIN SORUNU”

    Bölgelerindeki tüm Alevi örgütleriyle birlikte kurultaya en geniş katılımı sağlamaya çalışacaklarını ifade eden Doğan, “İstanbul’a kalabalık katılım için tüm arkadaşlarımızla yoğun çalışıyoruz. Yenikapı’da kalabalık olunması çok önemli. Benim çağrım şudur, tüm insanların duyarlı olmasını, katılmasını ve diğer sivil toplum örgütlerinden de destek bekliyoruz. Bu sadece bir Alevilik sorunu değil. Ülkede yaşanan sorunları sadece Aleviliğe indirgememek gerekir. Tüm yurttaşların sorunu diye bakarsak güçlü olacağız” dedi.

    “YAPTIĞIMIZ CEMELERDE KURULTAYA KATILIM ÇAĞRISI YAPIYORUZ”

    Muğla bölgesinde 5 ayrı yerde cem gerçekleştirdiklerini aktaran Doğan, “Hem bu kültürü, inancın ritüellerini, yaşam biçiminin ne kadar güzel olduğunu insanlara anlatabilmek adına ben de naçizane orada zakirlik yaptım. Tabii ki eksiklerimiz var. Bunları hep birlikte tamamlayacağız. Onun dışında hem merak edip hem bu kültürü tanımak isteyen başka inançtan vatandaşlarımız da vardı. Aslında onlar içinde bizim içinde bir kazanım oldu, olumlu eleştiriler aldık. Bu bir başlangıçtı aslında üretici de oldu. Onlarda biz de bir şeyler öğrendik. Cem başlamadan önce PSAKD bölge sorumlusu Mevlüt Akbal ceme katılan canlara Alevilerin yaşadığı sıkıntıları, İstanbul’da 25’inde yapılacak olan kurultayı anlattı” diye konuştu.

    “TORBA YASAYA KARŞI DAHA GÜÇLÜ TEPKİLER VERMELİYİZ”

    Hükümetin torba yasa içerisinde Meclis’ten geçirdiği cemevlerine ilişkin düzenlemeyi kesinlikle kabul etmediklerini vurgulayan Doğan, sözlerine şöyle devam etti:

    “Bu inancın bir torba yasayla sadece bir kültür olarak dayatılmasını kabul etmiyoruz. Bu torba yasaya karşı daha güçlü tepkiler verilmeli. Hükümete nasıl bir yaptırım uygulayabiliriz, bunu tartışmamız konuşmamız gerekiyor. Düşüncelerimizi harmanlayıp ortak bir fikirle hareket etmek gerekiyor. Cumhurbaşkanın Muharrem ayında oruç açmak için cemevine gitti. Orada değişiklikler yaparak, ortamda bulunan her şeyi kaldırıp bize ait olmayan bir ortam yaratıldı. Orada bulunan dedeleri ben düşkün olarak görüyorum. Bizim yolda düşkünlük gerçekten kötüdür. Düşkün olduysanız artık siz o inanç için hiçbir şey ifade etmiyorsunuzdur. Yaptığınız şeyler artık kendinizi bağlıyor, demektir.”

    Cebrail ARSLAN/ MUĞLA