Etiket: niğde

  • Traktör, tarla derken keçiler de haczedildi!

    Traktör, tarla derken keçiler de haczedildi!

    PİRHA – Ekonomik kriz nedeniyle çiftçilerin içerisinde olduğu borç batağı da derinleşiyor. 2025 yılının ilk 3 ayında 2 milyon 687 bin 48 icra dosyası açıldı. Milletvekili Ömer Fethi Gürer ise borçlar nedeniyle Tekirdağ’daki bir hayvan üreticisinin sahip olduğu keçilerin dahi haczedildiğini duyurdu.

    CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, çalışan ve emeklilerin, ekonomik kriz sebebiyle borçlarını ödemekte zorlandıklarına işaret etti. 2025 yılının ilk 3 ayında açılan icra dosyası sayısının 2 milyon 687 bin 48 olduğunu belirten Gürer, icra dairelerinde derdest dosya sayısının 23 milyon 47 bin 815 olduğunu; vatandaşların bankalara olan kredi borçlarının 4 trilyon 363 milyar TL’ye ulaştığını söyledi.

    Ömer Fethi Gürer, tarım sektörünün de icra kıskacında olduğunu belirterek, 2025 yılında traktör ve tarladan sonra keçi ve oğlakların da icra yoluyla satışa çıkarıldığını söyledi.

    Milletvekili Gürer, tarım sektörü borcunun 935 milyar 936 milyon 324 bin TL’ye çıkarak tarihin en yüksek sektör borcu noktasına geldiğini de belirtti.

    Gürer, icra dairelerinde derdest dosya sayısının 23 milyon 47 bin 815’e çıkmasının ve 2025 yılı ilk 3 ayında açılan icra dosyası sayısının 2 milyon 687 bin 48 artmasının süreçte oluşan sorunların ne kadar derinleştiğini gösterdiğini de ifade etti.

    BORÇLU ÇİFTÇİNİN KEÇİLERİ DE HACZEDİLDİ!

    Niğde Milletvekili Gürer, derin bir yoksulluk yaşandığını, çiftçi, işçi, emekli ve küçük esnafın ekonomik kriz nedeniyle mağdur olduklarını ve sosyal yardıma muhtaç aile sayısının da giderek arttığına vurgu yaptı. Gürer, konuya ilişkin şu açıklamayı paylaştı:

    “AKP iktidarı kendi zenginini yaratarak geniş kesimlerin yoksullaşmasına yol açtı. Bu yıl 111 traktör ve 2.937 tarlanın, icra yoluyla satışa çıkarılmasının ardından, ahırda ve ağılda hayvanlara da icra geldi. Çerkezköy’de hayvancılıkla uğraşan bir üreticinin borçları nedeniyle keçi ve oğlaklarının icra yoluyla satışa çıkarıldığını öğrendik. Çerkezköy İcra Dairesi, borçlu üreticiye ait toplam 33 adet Malta melezi anaç keçi ve 30 adet oğlak için ihale süreci başlattı. Söz konusu hayvanların ihale başlangıç tarihi 9 Nisan 2025 olarak belirlenirken, süreç 16 Nisan 2025 tarihinde sona erecek. Vatandaş borcu ödeyemeyince elde avuçta ne varsa el koyuyorlar. Çiftçilerimizin traktörü, tarlası ve hayvanı haczedilmemelidir. Kanun teklifi de verdim. Teklifte de ifade ettiğimiz gibi, tarım kesiminin boğazını sıkan iktidar, icrayı seyretmek yerine tarımda kalanlara sahip çıkmalı ve destek vermelidir. Tarım stratejik bir alandır. Gıda olmadan yaşam olmaz. Gıdayı üretenler korunmalıdır. Kırsal, yanlış tarım politikaları ile boşaldı. Genç nüfus tarıma yönelmiyor. Mevcut olan da ürettiğinden, beslediğinden kazanmıyor. Aracıya çalışıyor. Bir de ithal lobisi var. Milli ve yerli olanı bitiriyor. İktidar sorun çözme değil, seyretme noktasında duruyor.

    İktidar, koltuğunu korumak uğruna muhalefete suç üretmek için harcadığı enerjiyi tarım kesiminin sorunları için harcasaydı, market raflarındaki fahiş fiyatlar yerine makul fiyatların oluşmasına vesile olurdu. Tarımı da vatandaşı da düşünmeyen iktidar, bir an önce ülkedeki gerçek sorunları görerek çözüm üretmelidir.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Patates üreticileri: Tüccar gelmezse ürünler çöp olacak!

    Patates üreticileri: Tüccar gelmezse ürünler çöp olacak!

    PİRHA – Niğdeli patates üreticileri, maliyetine depoladıkları patatesi satamadıklarını ve piyasa yapıcı şirketlerin küçük çiftçiyi mağdur ettiğini söyledi.

    Niğde ili Çiftlik ilçesine bağlı Bozköy kasabasındaki patates üreticileri, ekonomik krizle birlikte zorlu bir süreç yaşadıklarını anlattı.

    Üretici Hasan Doğruer, köylerde patatesin depoda kaldığını belirtirken, sözleşmeli tarım yapan şirketlerin, küçük çiftçinin ürününün değer bulmasını engellediğini ifade etti. Üretici Doğruer, patates üretiminin şirketleştirildiğini ve devlet kurumlarının patatesi büyük şirketlerden alması ile sıkıntıya düştüklerini anlattı. Hasan Doğruer, “Şu an tam zarardayız. Artık 2000 liraya ton alıcı dahi bulamıyoruz. Mecbur ekiyoruz. Başka yapacak işimiz yok. Şu anda patatesi iki buçuk liradan veriyoruz. Birkaç güne kadar tüccar da bulamayacağız, hepsi çöp. Çiftçi battı” dedi.

    NÜFUS 30 MİLYON ARTTI, PATATES ÜRETİMİ 1 MİLYON TON AZALDI

    CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, çiftçileirn sorunlarını dinlemek üzere bölgeye gitti. Gürer, üreticilerle yaptığı görüşmelerde “Ülkemizde 1999 yılında 6,5 milyon ton patates yetişiyordu. Nüfusumuz 30 milyon arttı, yıllık patates üretimimiz 5,5 milyon tona kadar geriledi. Buna rağmen patateste düzenli fiyat istikrarı olmadığı için üreticiyi mutlu etmiyor” şeklinde konuştu.

    ÜRETİCİDE PARA ETMİYOR, MARKETTE 20 LİRA

    Patatesin üreticideyken para etmediğini ama marketlerde 20 liranın altında olmadığını belirten Ömer Fethi Gürer, “Büyük kentlerde patatesin fiyatı arttığı zaman doğal olarak fakir, fukara, garip, gureba patatese erişemiyor. Üretici de patatese yaptığı masrafı alamaz durumda. Tüccar baskısı ile de üretici eziliyor. Niğde’de patatesin kilosu bu aralar 4 liraya kadar düştü. İstanbul’da markette, pazarda 20 liranın aşağısında patates bulamıyorsunuz. Ama üretici bu işten kazanmıyor.” dedi.

    BÜYÜK ŞİRKETLER KAZANIRKEN ÇİFTÇİ MAĞDUR EDİLDİ

    Patates üretiminde büyük şirketler nedeniyle küçük üreticinin zor durumda olduğunu belirten CHP Niğde Milletvekili Gürer, “Birkaç tane büyük şirket patates üretimine girdi, sözleşmeli tarım yapıyor. Onların ürünleri değer buluyor ama gelip çiftçiden almayınca küçük üretici zor duruma düşüyor. Geçtiğimiz yılki patates şu anda depoda. Tüccar da gelmediği ve çiftçi patates satamadığı için mağdur oluyor. Patatesi büyük kentlerdeki vatandaşlar da pahalıya yiyor. Bu planlamanın olmamasının yanında küçük çiftçi desteklenmemesi ile oluşuyor” dedi.

    “ARACILAR KAZANIYOR, OLAN ÜRETİCİYE OLUYOR”

    CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Elinde patatesi kalmış vatandaşımız dert yanıyor, tüketicimiz pahalıya ürün alıyor. Buradaki plansızlık, istikrarsızlık ve işi bilmemezlik hem üreticiyi hem tüketiciyi mahvediyor. Bölgede büyük 6 şirket geçen yıl ürününü toplayıp kamuya veriyor. Talebin önünü kesmesi küçük çiftçinin ürününü elinde bırakıyor. Üretici beklediği sürede ürünün fiyat artmayınca sıkıntısı artıyor. Bazı köylerde stoktaki patateslere bayrama kadar alıcı gelmezse artık dayanım sürecini tamamlayacağı için çöp olacağı söyleniyor. Arada aracılar kazanıyor, olan üreticiye oluyor” diye konuştu.

    (HABER MERKEZİ)

  • Niğde’de 5.3 büyüklüğünde deprem oldu

    Niğde’de 5.3 büyüklüğünde deprem oldu

    PİRHA- Niğde’nin Bor ilçesinde 5.3 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
    Niğde’nin Bor ilçesinde 5.3 büyüklüğünde deprem meydana geldi. AFAD’dan yapılan açıklamada saat 13.27’de meydana gelen deprem yerin 7 km derinliğinde oluştu. Kandilli Rasathanesi’nden depremin büyüklüğü 5.2 olarak duyuruldu.
    Deprem çevre illerden de hissedildi.
    (HABER MERKEZİ)
  • 7 ayda 236 bin abonenin elektriği kesildi

    7 ayda 236 bin abonenin elektriği kesildi

    PİRHA – Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in soru önergesini yanıtlayan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, bu yılın ilk 7 ayında borcundan dolayı elektriği kesilen abone sayısının 236 bin 617 olduğunu açıkladı.

    CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in soru önergesine yanıt veren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, 2020 yılında borcundan dolayı elektriği kesilen abone sayısının 343 bin 68 olduğunu belirtirken, 2021 yılında elektrik borcundan dolayı kesilen abone sayısının ise 425 bin 751 olduğunu açıkladı. Bakan Dönmez, bu yılın ilk 7 ayında borcundan dolayı elektriği kesilen abone sayısının ise 236 bin 617 olduğunu kaydetti.

    ELEKTRİK KESİLEN ABONE SAYISI HER YIL ARTIYOR

    Önerge sahibi CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer 2020 yılında 343 bin olan elektriği kesilen abone sayısının 2021 yılında 425 bine çıktığına dikkat çekerek, borcundan dolayı elektriği kesilen abone sayısının 1 yıl içinde dörtte 1 oranında arttığına işaret etti.

    Gürer, “Vatandaşın eli elektrik düğmesine gitmeye korkuyor. Esnaf zorunlu haller dışında elektrik prizine takılı dolap, cihaz bırakmamış. Hatta çoğu, gün ışığının aydınlığı ile idare ediyor. Ekonomik durum sorduğunuzda ilk elektrik faturasındaki artışlar dile getiriliyor. Çiftçi mazot ve elektrikle çalışan aletlerinde olabildiğince kısıtlamaya gitmiş durumda. Emekli ise erkenden ışıkları kapatıp uykuya meylettiğini söylüyor. Evde de zorunlu ihtiyaç dışında elektrik lüks. Birde kış saati uygulamasına geçilmeyip gece karanlığında yola çıkanlar tek lamba ile hazırlık yapmanın çabası içinde. İktidar sokak lambasını tan ağarmadan söndürünce ondan da fayda görülmüyor. Gece karanlığında okul ve iş için yola çıkan elektrik gideri artacak kaygısını da yaşıyor. Bakan her soruyu yanıtlamasa da halk yaşadığı koşulları biliyor, görüyor, tepkisini de her fırsatta ifade ediyor” diye konuştu.

     

    Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez tarafından yanıtlanması istemiyle 21 Şubat 2022’de hazırladığı önergesinde şu sorulara yer vermişti:

    “1 Ocak 2020 Ocak- 21 Şubat 2022 tarihleri arasında elektrik faturasını ödeyemeyen abone sayısı kaçtır?

    EPDK tarafından 4 kişilik bir hanenin aylık zorunlu elektrik tüketim miktarına ilişkin yapılan bir hesaplama dikkate alınarak mı zam yapılmaktadır?

    İlk kademe kullanım için belirlenen 210 kWh sınırı düzenlenirken dikkate alınan unsurlar nelerdir?

    1-31 Ocak 2022 tarihleri arasında ilk kademe 150 kWh tarifesi nedeniyle faturasını ödeyemeyen abone sayısı kaçtır?

    150 kWh ilk kademe tarifesi nedeniyle elektriği kesilen ve hakkında yasal işlem başlatılan abone var mıdır?”

    PİRHA/ANKARA

     

  • HDP’li Bülbül, AKP’li belediye tarafından yıkılan Alevi-Bektaşi türbesini Meclis gündemine taşıdı

    HDP’li Bülbül, AKP’li belediye tarafından yıkılan Alevi-Bektaşi türbesini Meclis gündemine taşıdı

    PİRHA- HDP Milletvekili Kemal Bülbül, Niğde’de bulunan Alevi-Bektaşi türbesinin AKP’li belediye tarafından yıkılarak yerine villa projesi yapmak istemesini Meclis gündemine taşıyarak, “Son 5 yıl içerisinde Türkiye’de Alevilere ait kaç türbe, dergâh, ziyaret, mezarlık yeri yıkılmıştır?” diye sordu.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, Niğde’de bulunan Alevi-Bektaşi türbesinin AKP’li belediye tarafından yıkılarak yerine villa projesi yapılmak istemesini Meclis gündemine taşıdı.

    Kültür Ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yanıtlaması istemiyle verilen önergede, söz konusu yerde ‘yürütmenin durdurulması’ kararına rağmen yıkımın sürdüğü ve o bölgede çok sayıda tarihi yapı olduğu belirtildi.

    “ALEVİ İNANCI YOK SAYILMAYA DEVAM EDİYOR”            

    Bülbül, verdiği önergede şu ifadelere yer verdi:

    “AKP iktidarı bir yandan ‘Alevi’ açılımı adı altında cemevlerinin statüsünü tartışmaya açarken, diğer yandan da Alevilere ait türbelerin yıkımına, inancı ve öğretisini inkara, asimilasyona ve yok saymaya devam edilmektedir. Yazılı ve görsel medyada yer alan haberlere göre 11. Yüzyılda Selçuklular tarafından inşa edilen Niğde Kalesi’nin etrafında yapılmış tarihi Kale Mahallesi’nde süren kentsel dönüşüm çalışmaları mahkemenin ‘yürütmenin durdurulması’ yönündeki kararına rağmen devam etmekte ve tarihi yapılar yıkılmaktadır. İddialara göre Niğde Belediyesi acele kamulaştırma ve yıkım ihalesini 29 Ocak 2021 tarihli Cumhurbaşkanı kararına dayandırıyordu. Ancak 12 yurttaşın açmış olduğu dava sonucunda “yürütmenin durdurulması” kararı verilmesine rağmen AKP’li Niğde Belediyesi yıkım işlemlerine başlayarak son Bektaşi Şeyhi Hacı Mehmet Mecdi Baba Türbesi’ni yok etmiştir.

    “YÜRÜTMENİN DURDURULMASI KARARINA RAĞMEN YIKIM SÜRÜYOR”

    Yıkımlar nedeniyle Ermeni ve Rumlar tarafından yapılmış tarihi ev, işyeri ve inanç merkezlerinin de yok olma tehlikesi altında olduğunu belirten yurttaşlar, mahkeme kararlarına ve tüm itirazlarına rağmen devam eden yıkımlar ve tarihi yapılar yerine yapılacak villalar nedeniyle kentin tarihsel hafızasının yok olacağının endişesini taşımaktadırlar.

    Bu bağlamda;

    • Mahkemenin “Yürütmenin Durdurulması” kararına rağmen Niğde Belediyesi neden “Kale Mahallesi’nde” yıkım işlemlerine başlamıştır? Tarihi ve kültürel yapılarında yıkımını içeren bu çalışmalara ilişkin bakanlığınızın bir bilgisi var mıdır?
    • Niğde’de bulunan son Bektaşi Türbesinin kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında yıkıldığı iddialar doğru mudur? Bu yıkıma ilişkin bakanlık olarak bir soruşturma başlatacak mısınız? Mahkeme kararlarına rağmen yıkım işlemi başlatan görevliler ve yöneticiler hakkında bir işlem yapacak mısınız?
    • Tarihi 11. Yüzyıla kadar dayanan Niğde Kalesi ve etrafına kurulan mahallede yürütülen çalışmalar sırasında Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kanununu neden uygulamamıştır? Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yetkisinde olan bu bölgede yürütülen çalışmalar hukuki midir?
    • Son 5 yıl içerisinde Türkiye’de Alevilere ait kaç türbe, dergâh, ziyaret, mezarlık yeri yıkılmıştır?
    • Niğde’nin tarihi Kale Mahallesi’nde Ermeni ve Rumlar tarafından yapılmış kaç yapı vardır? Bu yapılar arasında yıkım kararı verilenlerin sayısı kaçtır?”

    PİRHA/ANKARA

     

     

     

  • AKP’li belediye, Bektaşi türbesini yıkıp yerine villa projesi yapıyor!-VİDEO

    AKP’li belediye, Bektaşi türbesini yıkıp yerine villa projesi yapıyor!-VİDEO

    PİRHA- Niğde’nin tarihi Kale Mahallesi’nde devam etmekte olan yıkıma karşı yurttaşların itirazları sürüyor. Mahkeme kararlarının aksine devam eden kentsel dönüşüm projesi dahilinde Bektaşi türbeleri de yıkılarak yerlerine villa inşa edileceği belirtiliyor.

    Niğde’nin tarihi Kale Mahallesi‘nde süren kentsel dönüşüme dair yurttaşların itirazları sürüyor. Tarihsel hafızasının yok edildiğini belirten yurttaşlar, mahkemenin ‘yürütmenin durdurulması’ yönündeki karara rağmen yıkımın sonlanmadığına dikkat çekti.

    Ermeni ve Rumlar tarafından yapılmış ev, işyeri ve inanç merkezlerinin tehlike altında olduğunu aktaran mahalle sakinleri, Bektaşi Şeyhi Hacı Mehmet Mecdi Baba Türbesi’nin de yıkıldığı bilgisini paylaştı.

    AKP’Lİ BELEDİYE NİĞDE’DEKİ SON BEKTAŞİ TÜRBESİNİ DE YIKTI!

    Niğde Kale Mahallesi sakinleri Vekili Av. İsmail Hakkı Atal, gelişmelere dair, “AKP, cemevlerine yasal statü verir gibi yaparken; AKP’li Niğde Belediyesi, Niğde’nin son Bektaşi Şeyhi Hacı Mehmet Mecdi Baba Türbesi’ni yok etti” dedi.

    Konuya ilişkin yazılı açıklama yapan Av. Atal, Alevi önderlerine ait türbelerin, şehir mezarlığına taşındığını belirterek şu bilgileri paylaştı:

    “Niğde Belediyesi’nin XI. yüzyılda Selçuklular tarafından inşa edilmiş olan Niğde Kalesi’nin etrafında yapılanmış olan tarihi Kale Mahallesi’ni yok edecek rant projesini durdurmak için Danıştay 6. Dairesinde 12 dava açmıştık. Niğde Belediyesi’nin yaptığı acele kamulaştırma ve yıkım ihalesi işlemleri 30 Ocak 2022 tarih ve 31380 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 29 Ocak 2021 tarih ve 3466 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararına dayanıyordu. Cumhurbaşkanı kararının iptali için açtığımız 12 yurttaş davasında yürütmenin durdurulması kararı verildi. Ancak yürütmenin durdurulması verilinceye kadar yerli ve milli AKP’li Niğde Belediyesi tarihi-kültürel varlıkları yok eden yıkım işlemlerine başladı ve Niğde’nin son Bektaşi Şeyhi Hacı Mehmet Mecdi Baba Türbesi’ni de yok ederek, erenlerin kabrini şehir mezarlığına taşıdı. Erenlerin huzurunu kaçıran, yattığı yeri bozan AKP’li Niğde Belediyesi’nin tarihi -kültürel varlıklarımızı, Anadolu Selçuklu’dan kalan kalenin dış surlarıyla iç surları arasındaki tarihi dehlizleri yok eden, kısacası bir tarihi yok eden rant işlemine karşı açtığımız davalarda Danıştay Savcılığı da Cumhurbaşkanı Kararı’nın iptali yönünde mütalaa verdi.  Daha önce ‘yürütmenin durdurulması’ kararlarında da Danıştay 6. Dairesi ‘Cumhurbaşkanının acele kamulaştırma kararı alamayacağı, sadece kamulaştırmanın acele olması gerektiği yönünde karar alabileceği, acele kamulaştırma kararını belediyenin alması gerektiğine’ hükmederek yürütmenin durdurulması kararları vermişti.

    Niğde’nin son Bektaşi Şeyhi Hacı Mehmet Mecdi Baba Türbesi’ni yok eden AKP’li Niğde Belediyesi ve Niğde Valiliği, tarihi Kale Mahallesi’nde Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kanununu da uygulamadı. Zira Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu çok açık olup, koruma alanları ile sit alanlarında hiçbir şekilde ‘inşai ve fiziki müdahalede bulunulamayacağı’ kanun gereğidir. Ayrıca koruma alanları ve sit alanlarında Kültür ve Turizm Bakanlığı’na münhasır yetki tanınmış olup, belediyenin bu alanda herhangi bir iş ve işlem yapma, ihale yapma, ihale ilan etme, yıkım yapma-yaptırma yetkisi yoktur. Ancak Niğde Belediyesi, Danıştay tarafından YD verilmeden yangından mal kaçırırcasına hemen yıkım işine başlamış ve Niğde Kale Mahallesini de Bektaşi  Türbesi’ni de yok etmiştir.”

    BEKTAŞİ TÜRBESİNİ YIKIP YERİNE VİLLA PROJESİ YAPIYORLAR!

    Kale Mahallesi sakinlerinden Muazzez Öztorun, “Ben Aleviyim. Sözde bunlar Alevilerle barışmak istiyorlar ama yaptıklarına bakın” diyerek süre giden yıkıma dair şunları söyledi:

    “Bektaşi türbesinin olduğu yere şu anda devam eden bir villa projesi var. O bölgede 4 tane yatırımız vardı ama Hacı Mehmet Mecdi Baba Türbesi tescilliydi. Diğer yatırları ise söküp nereye götürdüklerini bilmiyoruz. Bektaşi Türbesi için hoca getirdiler ve dua falan okuyup bir ritüel yapıp şehir mezarlığına taşıdılar. Kale projesinin başlangıcı bu bölgenin yaşatılması yönündeydi. Korunarak, yenilerek yaşatılmasından bahsediliyordu peki yaşatmak bu ise yapılanlar nasıl olacak? Buralarda her yeri yıktılar. Bizler davaları kazandık ama yapılaşmayı hiç durduramadık.
    Söz konusu türbenin üzerinde de bir ev vardı, önce o evi yıktılar ve türbeyi ortada bıraktılar. Ardından üzerine bir teneke geçirdiler. Ondan sonra bir baktık ki türbeyi şehir mezarlığına taşımışlar. Buralarda vahşi yıkım yaptılar. Suç duyurularında bulunduk. Bütün davaları da kazanıyoruz. Toplamda 7 dava açtık. Anayasa Mahkemesi’nde dahi dosyamız var. Ayriyeten ilk ihaleyi alan şirket şu an bizden yardım istemekte. Düşünebiliyor musunuz bizi mağdur eden ‘ihaleye girmeyin’ dediğimiz halde ihaleye girip orada iş alan arkadaşlar ‘işin aslının böyle olduğunu bilmiyorduk’ diyerek belediyenin onları da dümene getirdiğini söylüyor. Maddi zarara uğradıklarını belirtip şu anda onlar da bizim saflarımızda ve avukatımız, belediyeye onlar için dava dosyası hazırlıyor.
    Bizim paramızla sürekli yasa dışı iş yapan bir belediye var. Sonsuz derecede suç işliyorlar. Adeta şeytanla mücadele ediyoruz. Ben Aleviyim. Sözde bunlar, Alevilerle barışmak istiyorlar!”

    Eren GÜVEN/ANKARA 

    İLGİLİ HABERLER:

    -AKP’lilerden, evleri yıkılacak yurttaşlara ‘Arkanıza bakmadan orayı terk edin’ tehdidi!

     

     

  • Borç batağındaki çiftçilerin şimdi de ürün ve ekipmanlarını çaldılar!

    Borç batağındaki çiftçilerin şimdi de ürün ve ekipmanlarını çaldılar!

    PİRHA – Ekonomik kriz nedeniyle üretim yapmakta zorlanan çiftçilerin şimdi de hırsızlarla başları belada. 

    Artan enflasyon ardından toprağını ekemeyip, hayvanını otlatamayan çiftçiye bir darbe de hırsızlardan geldi. Çiftçiler, malzemelerinin çalındığı hırsızlık olaylarına dikkat çekti.

    Tarımsal üretimde kullanılan ne varsa çalındığını ifade eden çiftçiler, girdi maliyetleri nedeniyle zaten üretimde zorlandıklarını, hırsızlık vakaları ile üreticinin belinin daha da büküldüğünü söyledi.

    ÇİFTÇİNİN ÇİLESİ BİTMİYOR!

    Konuyu gündeme taşıyan CHP Niğde Milletvekili Fethi Gürer, “Kamuoyuna yansıyan hırsızlık vakaları, ekonomik buhranın olumsuz bir yansımasıdır” dedi. CHP’li vekil Gürer, “çiftçinin çilesi bir türlü bitmiyor” diyerek çiftçilerin mallarını korumak için artık nöbet tutmaya başladıklarını da ifade etti.

    Bazı çiftçilerin, yaşanan hırsızlık olayları karşısında ürününü erken hasat etmek zorunda kaldığını belirten CHP’li Gürer, 6 ay içerisinde farklı bölgelerde yaşanan 15 hırsızlık vakasını şu şekilde sıraladı:

    “14 Ocak 2022 Şanlıurfa Siverek’te sulama trafolarının kabloları,

    5 Haziran 2022 Denizli’nin Pamukkale ilçesinde tarladaki kekik mahsulünün tümünü,

    23 Mayıs 2022 Bursa’nın Nilüfer ilçesinde coğrafi işaret tescilli 8 dönüm enginar,

    14 Nisan 2022 Konya’nın Karapınar ilçesinde 1000’e yakın yağmurlama borusu,

    9 Mart 2022 Aydın’ın Karacasu ilçesinde 15’e yakın su sayacı,

    13 Haziran 2022 Adananın Kozan ilçesinde 10 ton sarımsak,

    1 Mayıs 2022 Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde 3 ayrı çiftçinin tarlasından 90 metre kablo,

    28 Mayıs 2022 Konya’nın Güneysınır ilçesinde sulama kooperatifine ait binadan trafo ve kablo,

    1 Haziran 2022 Sakarya’da, 10 bin dönümlük tarım arazisinin sulama ihtiyacının karşılandığı sulama kanallarındaki toplam ağırlığı yaklaşık 100 ton gelen vana,

    8 Haziran 2022 Bursa’nın İznik ilçesinde bir erik tarlasından 160 ağaç erik,

    12 Şubat 2022 Bursa’da sondaj malzemeleri,

    13 Nisan 2022 İzmir’in Tire ilçesinde çok sayıda trafo,

    5 Ocak 2022 Eskişehir’in Sivrihisar ilçesindeki bir çiftçinin 12 koyunu ve 1 hindisi,

    20 Mart 2022 Manisa’nın Turgutlu ilçesinde üzüm bağlarının bağ demirleri,

    1 Mart 2022 Siirt’te üzüm bağının demirleri”

    PİRHA/ANKARA

  • AKP’lilerden, evleri yıkılacak yurttaşlara ‘Arkanıza bakmadan orayı terk edin’ tehdidi!

    AKP’lilerden, evleri yıkılacak yurttaşlara ‘Arkanıza bakmadan orayı terk edin’ tehdidi!

    PİRHA- Niğde’nin tarihi Kale Mahallesi’nde yapılacak kentsel dönüşüm öncesinde tarihi eser kaçakçılığının başladığı iddia edildi. Bölge sakinleri “Belediyeyi ve AKP milletvekillerini her aradığımızda tehdit aldık. ‘Paranızı alın, arkanıza bile bakmadan orayı terk edin’ şeklinde tehditlere maruz kaldık” dedi. 

    ‘Kentsel dönüşüm’ adı altında yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya olan Niğde’nin tarihi Kale Mahallesi‘nde, yurttaşların itirazları sürüyor. Tarihsel hafızasının yok edileceği söylenirken, mahalle sakinleri, henüz mahkeme sürecinin sonlanmadığına ve belediyenin hukuksuzca yıkım ihalesi yapmasına işaret ediyor.

    Yıkım kararı alınan mahallelerde özellikle Ermeni ve Rumlar tarafından yapılmış ev, işyeri ve inanç merkezleri bulunuyor. Kentsel dönüşüm öncesinde tarihi eser kaçakçılığının başladığına işaret eden mahalle sakinleri, “Sesimizi yetkililere duyuramadık. Umuyoruz ki hukuken bu yapılanlara ‘dur’ diyecek hakim ve savcı olacaktır” şeklinde açıklama yaptı.

    AKP’Lİ VEKİLLERDEN MÜLK SAHİPLERİNE TEHDİT!

    İsmini açıklamak istemeyen bir mahallelinin, yıkım kararının durdurulması için AKP’li bir milletvekiline ulaştığı, ancak tehdit edildiği öğrenildi. Söz konusu kişinin, AKP’li vekile ‘bize doğru düzgün bir para verin, veyahut yerimizi bırakın. Bölgeyi değiştirmek ise eğer amaç, dokuya uygun hale getirelim ama yerimizde kalalım’ dediği öğrenildi. AKP’li milletvekilinin ise bu kişiye “Paranı al, arkana bile bakma. Orayı terk edin” cümlesini kullandığı iddia edildi.

    “YETKİLİLER KÖR VE SAĞIRI OYNUYOR”

    Kale Mahallesi’nde mülk sahibi olan Muazzez Öztorun, yaşam alanlarına dair ilk yönelimin 2020 yılında “normal kamulaştırma işlemi” adı altında başladığını belirtti. Öztorun, ilk çıkan karara karşı gelmediklerini söyleyerek “Çünkü kentsel dönüşüm içerisinde ‘tarihi yerler korunacak, diğer yerler ise dönüştürülerek kazandırılacaktı” dedi. Muazzez Öztorun,“ Bu süreç içerisinde halkı korkutarak bir kısmına imza attırmaya çalıştılar” diyerek sürece ilişkin şu açıklamayı yaptı:

    “İnsanları korkutarak sözleşmelere imza attırdılar. Komik rakamlara birçok kişinin elinden yerlerini aldılar. Bizler ise yerlerimizi satmak istemedik. Bunun amacı kamulaştırıp güzelleştirmek ise varız ama yerimizi değiştirmek istemiyoruz. Dokuya uygun hale getirerek kazandırılan Ankara Kalesi gibi örnekler de var. Biz de ‘yerimizden gitmek istemiyoruz’ dedik ve imza vermedik. İmza vermeyince bir baktık ki bu kamulaştırma kararnamesini hedef göstererek ‘acele kamulaştırma’ yaptılar. İlk yayınlanan Cumhurbaşkanı Kararnamesi’nde ‘acele kamulaştırmaya gerek yoktur’ ibaresi de mevcuttu. Bunun üzerine imza toplayıp cumhurbaşkanına gönderdik. Ancak hiçbir ses gelmedi. Belediye başkanları ve milletvekilleri ile toplantılar yaptık. Ancak kör ve sağırı oynuyorlar. En sonunda ‘elektrik ve suyunuzu keseriz’ diyerek halkı korkuttular. Bazıları ağlaya ağlaya yerlerini sattı. Birkaç kişi satmadık.”

    “KALE BÖLGESİNİ HIRSIZLAR VE GÖMÜCÜLER TALAN ETTİ”

    Muazzez Öztorun, yıkıma karşı direndikleri için bir tür “yıldırma operasyonu” ile karşı karşıya geldiklerini vurgulayarak şöyle devam etti:

    “Dava süreci devam ederken Kale bölgesini hırsızlar ve gömü arayıcıları talan etti. Hatta bazıları işi o kadar ileriye götürdü ki ‘belediye başkanımızın izniyle ben bu işlemi yapıyorum’ diyerek talan edenler oldu. Konu ile ilgili belediyeyi her aradığımızda ise tehdit aldık. AK Parti milletvekillerini aradık tehdit aldık. CHP’li milletvekillerini aradık ancak korktular. Görüştüğüm hiçbir milletvekili, bizlerle ilgilenmek istemedi. Bunun üzerine acele kamulaştırmaya karşı dava süreci devam ederken bir baktık ki 1 Kasım itibari ile yıkım ihalesi açmışlar. Biz de ihalenin yasal olmadığına dair dava açtık. İhale 16 Kasım’da yapıldı. Yani hiçbir yasayı tanımıyorlar ve öylesine pervasızlar ki şu anda ablam ve kız kardeşim orada yaşıyorlar ancak gündüzleri tarihi eser kaçakçıları, hırsızlar, bir şey yapacak diye pazar alışverişlerine giderken dahi bir kişi evde duruyor. Anlamsız bir şekilde bize karşı savaş ilan ettiler.”

    TARİHİ SİT ALANINDA KENTSEL DÖNÜŞÜM KARARI!

    Muazzez Öztorun, söz konusu bölgenin tarihi bir zenginliğe sahip olduğunu işaret ederek “Evlerini korkudan satan insanlar, her hafta gelip sattıkları yere bakıp ağlıyor” dedi. Öztorun, Kale Mahallesi’nin asıl değerli kısmının toprağın altında bulunduğuna işaret ederek “Halk arasındaki görüşümüz şudur; söz konusu bölge Kale surları içerisinde eski Ermeni mezarlarının olduğu bir yer. Zeminin altı tümüyle höyüktür. Bu sebeple alt kısma göz diktiler. Şu anda bütün gelen giden, her yeri kazıyor. Hatta birkaçı da yakalanmış. Aslında bölgenin üstünden daha kıymetli olan alt tarafıdır” ifadelerini kullandı.

    Konuya ilişkin kendisine ulaştığımız AKP Niğde Milletvekili Yavuz Ergun, Kale Mahallesi’nden hiçbir yurttaş ile diyaloğunun olmadığını ifade etti. Diğer AKP Niğde Milletvekili Selim Gültekin ile iletişim sağlanamadı.

    Eren GÜVEN/NİĞDE

  • Milletvekili Kılıç Koçyiğit, Niğde’deki tarihi mahallenin yıkımını Meclis’e taşıdı

    Milletvekili Kılıç Koçyiğit, Niğde’deki tarihi mahallenin yıkımını Meclis’e taşıdı

    PİRHA- HDP Milletvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, kentsel dönüşüm adı altında yıkılma tehlikesinde olan Niğde’deki tarihi Kale Mahallesi’ne dikkat çekti. Konuya ilişkin Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yanıtlaması için soru önergesi sunan Kılıç Koçyiğit, “Niğde’nin tarihsel hafızasını yok etme tehlikesi bulunan belediye tarafından yapılan bu ihaleden haberdar mısınız?” diye sordu.

    Muş Milletvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Niğde’deki tarihi Kale Mahallesi için alınan kentsel dönüşüm kararını Meclis gündemine taşıdı. Kılıç Koçyiğit, Niğde Belediyesi’nin, tarihi evlerin yıkılması için 16 Kasım’da ihale düzenlediğini ve yargı süreci devam eden kale mahallesindeki evlerin yıkımı için hazırlıkların devam ettiğine işaret etti.

    “YAPILAN İHALEDEN HABERDAR MISINIZ?”

    HDP Milletvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, yıkım kararı alınan mahallelerde özellikle Ermeni ve Rumlar tarafından yapılmış kiliselerin olduğuna işaret ederek konuya ilişkin soru önergesi kaleme aldı. Kılıç Koçyiğit, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy tarafından yanıtlanması talebiyle şu soruları yöneltti:

    “*Niğde’nin tarihsel hafızasını yok etme tehlikesi bulunan belediye tarafından yapılan bu ihaleden haberdar mısınız?

    *Niğde Kalesi’nin etrafında yapılanmış olan tarihi Kale Mahallesi hangi plana dayanılarak kentsel dönüşüm kapsamına alınmıştır?

    *Niğde Belediyesi tarafından Kale Mahallesi’nde yıkım prosedürünün sürdürülmesi hakkında başlatılmış bir soruşturma var mıdır?

    *Niğde Kale Mahallesi’nde bulunan Rum ve Ermeni yapıları tescilli midir, tescilli ise yıkım kararı alınması nasıl mümkün olmuştur?

    *Belediye tarafından verilen ihale ilanının ardından toplam kaç dava açılmıştır? Açılan davalarda gelinen aşama nedir?

    *Kale Mahallesi’nde mülk sahibi olan yurttaşlara teklif edilen meblağlar ne kadardır?

    *Niğde’de kültür varlıkları envanteri çalışması yapılmış mıdır?

    *Niğde’de kaç adet tescilli yapı vardır? Bu tescilli yapılardan kaçı Ermeni, kaçı Rum Kilisesidir?

    *Niğde’de son 5 yıl içinde kaç yapıda restorasyon çalışması yapılmıştır? Bu yapılar hangileridir? Toplam ne kadarlık bütçe ayrılmıştır?

    *Hakkında yıkım kararı verilen yapılara ilişkin Bakanlığınıza bağlı İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından çalışma yapılmış mıdır?

    *Kentteki Ermeni ve Rum yapılarının Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Kararı bulunmakta mıdır? Var ise karar tarihi ve numarası nedir?

    PİRHA/ ANKARA

  • Niğde Belediyesi, yargı süreci devam eden tarihi kale mahallesini yıkıyor!-VİDEO

    Niğde Belediyesi, yargı süreci devam eden tarihi kale mahallesini yıkıyor!-VİDEO

    PİRHA- Tarihi sit alanı olan Niğde Kale Mahallesi için alınan Kentsel Dönüşüm kararına halk tepkili. Niğde Belediyesinin, henüz yargı süreci tamamlanmadan yıkım işi için ihale yapması, yurttaşların tedirginliğini bir kat daha arttırdı.

    ‘Kentsel Dönüşüm’ adı altında yaşanan son bir mağduriyet örneği Niğde’den geldi. Tarihi sit alanı olan Kale Mahallesinde onlarca tarihi ev ve işyeri yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya.

    Yıkıma itiraz eden yurttaşlara, resmi makamlarca henüz geri dönüş yapılmazken Niğde Belediyesi, dava sonucunu dahi beklemeden harekete geçti. Söz konusu alanın yıkımı için bir de ihale açan Niğde Belediyesi, mahallelinin barınma hakkına karşı umursamaz bir tavır sergiledi.

    “KÜLTÜREL VARLIKLARIMIZ YOK EDİLİYOR”

    Niğde Kale Mahallesi sakinleri Vekili Av. İsmail Hakkı Atal, konuya ilişkin yazılı açıklama yaparak “Ülkemizin betona boğularak ekonomik felakete uğratılması sürecinin son örneği Niğde Belediyesi tarafından gerçekleştirilmek isteniliyor” dedi. Avukat Atal, tarihi Kale Mahallesinin hiçbir bilimsel veriye, dayanılmaksızın kentsel dönüşüm kapsamına alındığına işaret ederek şu açıklamayı yaptı:

    “Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu çok açık olup, koruma alanları ile sit alanlarında hiçbir şekilde ‘inşai ve fiziki müdahalede bulunulamayacağı’ kanun gereğidir. Ayrıca koruma alanları ve sit alanlarında Kültür ve Turizm Bakanlığına münhasır yetki tanınmış olup, belediyenin bu alanda herhangi bir iş ve işlem yapma, ihale yapma, ihale ilan etme, yıkım yapma-yaptırma yetkisi yoktur. Niğde Belediyesi tarafından yıkım prosedürünün sürdürülmesi ‘hukuk tanımazlığın’ somut bir örneğidir. Bu hukuksuzluğa karşı;  Niğde Kale Mahallesinde tarihi yapıları başlarına yıkılmak istenilen konut-dükkan sahiplerinden 10 yurttaşımız adına 16 Kasım tarihinde yapılan ‘İhalenin ilanının iptali’ davasını Adana 2. İdare Mahkemesinin 2021 /1518 E. sayılı dava dosyasıyla açtık. Acele kamulaştırma ve yıkım prosedürünün dayanağı olan Cumhurbaşkanı Kararı ise hukuka ve kanuna aykırı olup, Cumhurbaşkanı Kararının (CB) iptali için Danıştay 6. Dairesinde 12 dava açılmıştır.

    Cumhurbaşkanı Kararı ‘Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanuna’ dayandırılmaktaysa da bu kanunda ‘acele kamulaştırma prosedürü’ yoktur. CB kararı iptali davalarında Danıştay tarafından Yürütmenin Durdurulması (YD) süreci değerlendirme aşamasında olup, Cumhurbaşkanlığı ile birlikte davalı olan Niğde Belediyesi, Danıştay tarafından YD verilmesi ihtimaline karşı yangından mal kaçırırcasına hemen yıkım işine başlamak istemektedir. Hatta iş o kadar aceleye getirilmiştir ki; 1.11.2021 tarihinde ilan edilen ihale 30 günlük dava açma süresi dolmadan 16.11.2021 tarihinde yapılmıştır.

    Şu hususu da özellikle ve önemle belirtmek isteriz ki; sadece arkeoloji ve sanat tarihi değil ekonomi biliminden de uzak bir anlayışla ülkemiz bir inşaat ve beton yığınına sürüklenmiş ve üretimden uzak bu betonlaşma süreci ülkemizi ekonomik krize sokmuştur. Hal böyleyken, tarihi ve kültürel varlıklarımızın yok edilerek ekonomik krizi daha da derinleştirecek betonlaşma sürecinin devam ettirilmeye çalışılması, sadece tarihi Kale Mahallesinde konut sahibi yurttaşlara değil, tüm ülkemize ve halkımıza zarar verici bir faaliyettir.”

    (HABER MERKEZİ)

  • SGK’ya kayıtlı çiftçi sayısı 12 yılda yüzde 46 geriledi!

    SGK’ya kayıtlı çiftçi sayısı 12 yılda yüzde 46 geriledi!

    PİRHA-İktidarın tarım politikaları sonucunda, 2009 yılından 2021 yılının Haziran ayına kadar geçen süreçte, Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) kayıtlı aktif çiftçi (4b) sayısı 1 milyon 16 bin 692 kişiden 551 bin 610 kişiye geriledi.

    AKP iktidarının tarım politikaları sebebiyle çiftçi, her geçen gün kan kaybediyor. SGK’ya kayıtlı aktif çiftçi (4b) sayısında gerçekleşen 465 bin 82 kişilik gerilemenin yanı sıra Çiftçi Kayıt Sistemine (ÇKS) göre çiftçi sayısında da 700 bin kişilik azalma meydana geldi.

    BORÇ ARTIYOR, ÇİFTÇİ AZALIYOR

    Tarım sektöründe yaşanan sorunlara CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer de dikkat çekti. Yüzde 50’lere varan sigortalı çiftçi sayısındaki düşüşlerle birlikte çiftçilerin borçlarına da işaret eden Gürer, “Bu durum, aslında iktidarın ülke tarımını getirdiği noktayı apaçık göstermektedir. Çiftçilerin 2002 yılında 2.4 milyar TL olan borçları, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun 2021 yılı Şubat ayı raporuna göre 137 milyar TL’ye Nisan ayında 142 milyar TL’ye Temmuz ayında ise 147 milyar TL’ye kadar çıktı. Bu rakam çiftçilerin sadece bankalara olan borçlarının yansıtıyor. Tarım Kredi Kooperatifine olanların yanı sıra diğer borçlar da eklendiğinde çiftçinin borcu toplam 180 milyar TL’yi buluyor” ifadelerini kullandı.

    ÇİFTÇİLER TARIMDAN UZAKLAŞIYOR

    Sigortalı çiftçi sayısının azalmasının en önemli nedeninin ödeme güçlüğü olduğunu söyleyen Gürer, “Her geçen gün tarımsal girdilere zam üstüne zam geliyor. Gübre fiyatlarında yaşanan artış bunun somut örneği, çiftçi zamlara yetişemez durumda. Sonuç, geçen yıl patates bu yıl soğan üreticisi ürünü maliyetine dahi satamadı, satamıyor. Hatta tarlada bırakıp maliyeti kurtarmadığından toplatamıyor” diye konuştu.

    PİRHA/ANKARA

  • Kömürde fahiş fiyat artışı!

    Kömürde fahiş fiyat artışı!

    PİRHA-Doğalgazın ardından kömür fiyatlarındaki fahiş artış el yakmaya başladı. Geçen yıl Afrika’dan ithal edilen kömürün tonu 1200 TL iken bu yıl 2 bin 600 liraya kadar yükseldi.

    Temel ihtiyaç maddesi olan kömüre zam üstüne zam yapıldı. Doğalgaz fiyatlarındaki artışın devamında Rusya’dan ithal edilen kömürün fiyatının 210 dolardan 340 dolara çıktığı belirtildi.

    Konuya ilişkin açıklama yapan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bir yıl içinde fiyat artışı yüzde 50’yi bulan doğalgazın ardından kışlık yakacak kömüre gelen zamların da el yakmaya başladığını söyledi.

    1200  LİRADAN 2 BİN 600 LİRAYA…

    2020 Yılında fiyatı 1200 TL olan kömürün bu yılın Mart ve Nisan aylarında 1300 TL arasında satıldığını anımsatan Ömer Fethi Gürer, “Kış mevsiminin yaklaştığı şu günlerde kömür fiyatları anormal derecede artış gösterdi. Kimi bölgelerde, türünü göre Afrika’dan ithal edilen kömürün fiyatı 2 bin 500 TL ila 2 bin 600 TL arasında satışı yapılıyor. Kömürde yüzde 100’e varan artış var. Rusya’dan ithal edilen kalorifer kömürü ise geçen yıl 210 dolar iken fiyattı bu yıl 340 dolara çıktı. Kömür sobadan önce vatandaşın cebini yakıyor. Bu zamlara kim dur diyecektir” ifadelerini kullandı.

    BU ZAMLAR NEDEN?

    Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Birkaç ayda kömür fiyatının yüzde 100’e varan oranda zamlanması kabul edilebilir bir durum değildir. Afrika’dan ithal edilen kömürün fiyat artışı % 100’ü buldu. Öte yandan kalorifer kömürü için ithalatçı firmaların Rusya’daki kömür üretiminin azalmasını gerekçe göstererek, kış mevsimi öncesinde bu tür artışları yapmasının, dar gelirli vatandaşı büyük sıkıntıya sokacağı ortadadır. Birkaç ay önce 1300 TL’ye satılan ve stoklanan kömürlerin bile şimdi 2 bin 500 – 2 bin 600 TL bandında satıldığı iddia ediliyor” diye konuştu.

    Ömer Fethi Gürer, “Doğalgaza, kömüre, temel tüketim maddelerine, gıda ürünlerine ve elektriğe gelen zamlar aldı başını gidiyor. Dar gelirli ve sabit gelirli vatandaşın geliri yerinde sayarken, hayatını idame ettirmesi için satın alması gereken ürünler sürekli zamlanıyor. Ülkemizde çoğunluğu emekli ve asgari ücretli olmak üzere nüfusun yarıya yakınını dar gelirli vatandaşlarımızdan oluşmaktadır. Bu insanlar, yüzde 100 artış yaşanan kömürü nasıl alacaklar? Kışın tezek mi yakacaklar. Doğalgaz ve elektrik faturalarına vatandaş bakmaya korkuyor. Her ay farklı ve zamlı fiyatlardan dert yanıyor. Kömür fiyatları da aldı başını gidiyor ama yaşanan bu durumu iktidar seyrediyor” diyerek tepkisini dile getirdi.

    PİRHA/ANKARA

  • CHP’li Gürer: Basın kartı olmayan gazetecilere de yıpranma payı hakkı tanınmalı

    CHP’li Gürer: Basın kartı olmayan gazetecilere de yıpranma payı hakkı tanınmalı

    PİRHA-Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in, basın kartı sahibi olup olmadığına bakılmaksızın, tüm gazetecilere yıpranma payı hakkı verilmesi talebini içeren soru önergesine, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay yanıt verdi.

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, basın ve gazetecilik mesleğinde çalışanlara yönelik fiili hizmet süresi zammı uygulaması ile ilgili düzenlemenin 11.11.2020 tarihli ve 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunla yapıldığını belirtti.

    Basın kartı sahibi olmayan gazetecilerin yıpranma payı hakkından faydalanması talebine olumlu yanıt vermeyen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, önergede yer alan çok sayıda soruyu da yanıtsız bıraktı.

    “GAZETECİLER İÇİN BASIN KARTI ŞARTINA NE GEREK VAR?”

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, basın mensuplarının yaşadığı sorunlar ve talepleri içeren soru önergesine, şu sorulara yanıt verilmesini istedi:

    “Yıpranma payı hakkı basın kartı şartı aranmadan gazetecilerin tümü için uygulanmakta mıdır?

    Covid-19 salgını kapsamında basın sektöründe ücretsiz izin ve kısa çalışma uygulamalarından etkilenen çalışan sayısı kaçtır?

    Basın çalışanlarının sosyal ve ekonomik hak kaybına uğramaması için gerekli önlemler alınmışmış mıdır?

    2020 ve 2021 yılında gözaltına alınan ve tutuklanan gazetecilerin sayısı kaçtır? Gazetecilerin tutuksuz yargılanması yönünde bir düzenleme düşünülmekte midir?

    BİK ve RTÜK tarafından 2020 ve 2021’de kesilen cezalar ne kadardır?

    Basın özgürlüğü açısından tekrar edilen ihlallerin önlenmesi için bir düzenleme düşünülmekte midir?

    Basın kartı dağıtımının Cumhurbaşkanlığı gibi bir organ tarafından değil, doğrudan basın temsilcilerinin yer alacağı bir komisyon tarafından yapılması için bir çalışma yapılacak mıdır?

    Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığında basın kartı yenilemesi ve başvurusu beklemede olan kart sahibi sayısı kaçtır? Başvuruların bir yıldır beklemesinin nedeni nedir?”

    FİİLİ HİZMET SÜRESİ ZAMMI

    CHP Milletvekili Gürer’in önergesine yanıt veren Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, “Basın ve gazetecilik mesleğinde çalışanlara yönelik fiili hizmet süresi zammı uygulaması ile ilgili düzenleme 11.11.2020 tarihli ve 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunla yapılmıştır” açıklamasında bulundu.

    BASIN KARTI YENİLEME BAŞVURULARI

    Basın kartının, Basın Kartı Komisyonu tarafından verildiğini belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, “Basın kartı yenileme başvuruları, Basın Kartı Yönetmeliğinin 18 inci maddesi çerçevesinde ilk inceleme ve bilgi isteme süreçlerine tabi tutulmakta ve değerlendirme süreci neticelendiğinde gerekli işlemler yapılmaktadır” dedi.

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, “Basın İlan Kurumu tarafından, Yönetim Kumlunun 23 Mart 2020 ve 20 Nisan 2021 tarihli Kararları ile Genel Kumlun 13 Mayıs 2020 tarihli ve 212 sayılı Karan, 17 Şubat 2021 tarihli ve 215 sayılı Kararıyla Covid-19 salgını sebebiyle sektörün olumsuz etkilenmemesi ve desteklenmesi için gerekli tedbirler alınmıştır” açıklamasında da bulundu.

    BASIN SİGORTASI YATIRILAN GAZETECİ İÇİN BASIN KARTI ŞARTI ARANMAMALI 

    Önerge sahibi CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer ise basın kartına müracaat etmemiş yüzlerce gazetecinin, zor şartlar altında mesleğini sürdürdüğüne dikkat çekerek, “Basın kartı sahibi ile basın kartına müracaat etmeyen gazeteci arasında yıpranma payı bakımında ciddi farklar bulunuyor. Çalıştığı basın kuruluşunda basın sigortası yatırılan kişi zaten basın çalışanı olarak değerlendiriliyor. Buna rağmen basın kartı olmayanın yıpranma payı alamaması, kart sahibi olmayan gazeteciler açısından ciddi bir mağduriyettin ve mutlaka bu konuda yeni bir düzenleme yapılmalıdır” dedi.

    YANITSIZ KALAN SORULAR 

    Gürer, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın tutuklanan gazeteciler ile basın kuruluşlarına BİK ve RTÜK tarafından kesilen cezalarla ilgili soruları yanıtsız bırakmasının da düşündürücü olduğunu ifade etti. Gürer ayrıca, RTÜK’ün bir sansür merkezi gibi davranıp tarafsız yayın yapan kuruluşlara karşı olan tutumunu da eleştirdi.

    PİRHA/ANKARA

  • Söz verilmişti ancak Kavlaktepe Yeraltı Şehri göz göre göre yok oluyor!

    Söz verilmişti ancak Kavlaktepe Yeraltı Şehri göz göre göre yok oluyor!

    PİRHA-“Kavlaktepe Yeraltı Şehri turizme kazandırılıyor” sözü ile reklamı yapılan Bizans dönemine ait yeraltı şehri unutulmaya yüz tuttu. 2008 yılında arkeolojik kazılara son verilen bölgenin 2020 yılında turizme açılacağı söylense de Kültür Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, yeraltı şehrine dair “Çalışma yok” dedi.

    Niğde’nin Çamardı ilçesi Kavlaktepe Köyü’ndeki yeraltı şehri turizme kazandırılacağı sözü ardından adeta unutuldu.

    Bizans dönemine ait olan yer altı şehri M.S. 8-12’inci yüzyıllar arasına tarihlenmişti. 1990-2008 yılları arasında bölgede ciddi arkeolojik çalışmaların yürütülmesi ardından restorasyon, restitüsyon, çevre düzenleme, elektrik ve statik projelerinin yapımına ilişkin çalışmalar da başlatılmıştı.

    AÇIKLAMALAR ÇELİŞİYOR!

    CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer de konuyu meclise taşıdı. Gürer, yeraltı şehrine dair çalışmalar hakkında Kültür Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a soru önergesi yöneltti. Bakan Ersoy, 2020 yılında “Yeraltı şehri turizme kazandırılacak” açıklamalarının aksine “Bir planlama yok” dedi.

    Gürer’in önergesini yanıtlayan Bakan Mehmet Ersoy, Kavlaktepe Yeraltı Şehri’nde planlanmış herhangi bir çevre düzenlemesi ve rölöve çalışmasının bulunmadığını açıkladı.

    Önerge sahibi Gürer ise dönemin Kültür Müdür vekilinin, 2020 yılının Temmuz ayında yeraltı şehrinde restorasyon, restitüsyon, çevre düzenlemesi, elektrik ve statik projelerinin yapımına ilişkin çalışmaların başladığı  yönünde ulusal basına açıklama yaptığını anımsatarak, Bakan ile Kültür Müdürünün açıklamalarının çeliştiğini belirtti.

    BAKAN ERSOY: ÇALIŞMA YOK

    Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in önergesini yanıtlayan Bakan Ersoy, “Kavlaktepe Yeraltı Şehri’ne ait onaylı veya koruma bölge kurulu onayı için bekleyen çevre düzenleme projesi ve rölöve çalışması bulunmamaktadır. Bakanlığımıza tahsisli tescilli kültür varlıklarının proje ve restorasyonları, kültürel, mimari değerleri ile yapısal bozulma dereceleri göz önünde bulundurularak etaplar halinde yıllara sari olarak ya da tek etapta, yıllık yatırım programları kapsamında ödenekler nispetinde değerlendirilmektedir” dedi.

  • Üretici satamadığı patatesi hayvan yemi olarak kullandı!

    Üretici satamadığı patatesi hayvan yemi olarak kullandı!

    PİRHA-Marketlerde kilosu 3 liraya kadar satılan patates, üretim merkezi olan Niğde’de maliyetinin altında dahi alıcı bulmadı. Üreticiler de çareyi patatesi hayvan yemi olarak kullanmakta gördü.

    Hayvan yemlerine gelen zamlar Niğdeli üreticileri çaresiz bıraktı. Patatesin üretim merkezi olarak bilinen Niğde’de çiftçiler, satamadıkları patatesi büyükbaş hayvanlara yedirdi.

    Niğde’deki depolarda 500 bin tona yakın patates çürümeye yüz tuttu. Kilosunu 1 liraya mal edip ürününü 60 kuruşa satamayan üretici, hayvan yemine gelen zamları da göz özünde bulundurarak, patatesi hayvan yemi olarak kullanmaya başladı.

    “BÜYÜKŞEHİRLERDE 3 LİRA, DEPODA 60 KURURUŞA ALAN YOK”

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Niğde’de çiftçilerle bir araya geldi. “Tarım Kredi Kooperatifleri, depolardaki patatesleri alarak hem hayvan yemi olmaktan kurtarsın, hem de fukaranın tüketeceği gıda maddesi haline dönüştürsün” diyen Gürer, depodaki ürünlerin 1-2 aya çürüyeceğini ve hayvan yemi olarak da kullanılamayacağına dikkat çekti.

    Ömer Fethi Gürer, büyükşehirlerdeki marketlerde 3 liradan satılan patatesin, Niğde’de tüccara 60 kuruşa bile satılamadığına değinerek “İktidar patates üreticisinin sorunlarına kulak tıkıyor. Aylar önce yetkilileri uyardık. En azından maliyetini karşılayacak bir fiyatla bu ürün TMO ve Tarım Kredi Kooperatifleri aracılığıyla alınıp, yine uygun fiyatlarda tüketiciye sunulabilir” diye konuştu.

    (HABER MERKEZİ)

  • Gürer: Esnaf, keyfe keder zam yapıyormuş izlenimi verilmesin!

    Gürer: Esnaf, keyfe keder zam yapıyormuş izlenimi verilmesin!

    PİRHA-Cumhuriyet Halk Partisi Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, gıdada artan fiyatlara işaret ederek, sorumlunun esnaf değil, uygulanan yanlış tarım politikaları sebebiyle iktidardır olduğunu söyledi. Gürer, “gıda enflasyonun sorumlusu olarak esnafı göstermek yaşanan sorunun ya farkına varmamak, ya da hedef saptırmaktır” diye konuştu.

    CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer Meclis’te yaptığı konuşmada gıda fiyatlarındaki fahiş artışları gündeme getirdi. Tarımda ithalatçı değil, yerli üretimin desteklenmesi gerektiğini söyleyen Gürer, ancak bu formülle gıda fiyatlarının düşürülebileceğini belirtti.

    Her yıl tarım alanlarını daraldığına, çiftçi sayısının azaldığına dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, “Yurtiçinde düşen üretimin ya da artan fiyatın karşısına çözüm olarak ithalatı koyan iktidar, tarımda yaşanan sorunlara çözümcü uygulamalar geliştirmek yerine kamuoyunda algıyı değiştirip, her şey güllük gülistanlık, esnaf keyfe keder zam yapıyormuş izlenimi vermeye çalışıyor” ifadelerini kullandı.

    “ÇİFTÇİYİ EZEN DEĞİL DESTEKLEYEN POLİTİKALAR OLMALI”

    CHP’li Gürer, Pandemi süreci, kuraklık gibi etkilerin varlığına karşın tarımda esas sorunun daralan ekim alanları olduğunu belirterek şunları aktardı:

    “Fiyat artışında raftaki ürünü satan esnaf sorunun son halkasıdır. İlaç, gübre, tohum, elektrik mazot, yem gibi çiftçi ve besicinin temel giderleri sürekli zamlanırken, gübrede fiyat bir yıl öncesine göre iki kat artarken süreci  seyreden bir siyasi iktidar vardır. Öncelikle çiftçi, üretici, besici korunmadığı için üretim aşamasında büyük sıkıntı oluşmuştur. Çiftçi kredi ödeyememektedir. Faizler ile katlayan borçlar hacizler ile tahsil edilmek istenmesi çiftçiyi ekim yapamaz duruma düşürmektedir. Ürününü maliyetine dahi satamayan  çiftçiden sonra aracılar, fırsatçılar, ithalcilerin yer aldığı bir el dokunuşu ile esnafa kadar ürün ulaşmaktadır.

    AKP iktidarı fiyat artışlarında gerekçeyi maliyeti yaratan tohum, ilaç, gübre, fide, mazot, yem, elektrik fiyat artışlarında aramaz ve çiftçi borçları bir an önce uzak ara ötelenmez ise sorunlar çözülemez.

    Sorunu çözümü ithalat değil üretimi artırmak, üretim maliyetlerini düşürmektir. Tarım politikaları değiştirmek, çiftçiye, besiciye doğru ve zamanında destekleri sağlamaktır. Rafta ürün fiyatları üç kat artmasında fırsat ve aracıların etkisi önemlidir. Çözüm esnafa yazılacak ceza ile değil kökten tarıma bakışı değiştirmekle sağlanabilir.

    Sebzede fide fiyatları dahi % 20 civarında artış göstermiştir. Tohum gübre fiyatlarında önemli fiyat artışları vardır. Sorunun temelinden çözüme kavuşması ise siyasi iktidarın yaklaşım ve duruşu ile ilgilidir. Çiftçiyi ezen değil destekleyen, üretimde artış yaratan, çözümü ithal değil yerli üretim artışında arayan bir yaklaşıma hızla dönülmelidir.”

    PİRHA/ANKARA

  • Gürer: Elektrik, doğalgaz faturalarından vergi ve fonlar bir yıl alınmasın

    Gürer: Elektrik, doğalgaz faturalarından vergi ve fonlar bir yıl alınmasın

    PİRHA-CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Meclis Başkanlığına verdiği Kanun Teklifi ile elektrik, doğalgaz ve su faturalarına yansıtılan her türlü vergi ve fon tutarlarından, 2021 yılı sonuna kadar tüm abonelerin muaf tutulmasını istedi.

    CHP’li Ömer Fethi Gürer, Meclis Başkanlığına sunduğu Kanun Teklifi ile elektrik, doğalgaz ve su faturalarına yansıtılan vergi ve fon tutarlarından, 2021 yılı sonuna kadar tüm abonelerin muaf tutulmasını istedi.

    Gürer, TBMM Başkanlığına sunduğu Kanun Teklifinde pandemi sürecinden ve ekonomik koşullardan olumsuz etkilenin vatandaşların faturalarını ödemekte zorluk çektiklerine vurgu yaptı.

    “VATANDAŞ FATURALARI ÖDEYEYEMEZ DURUMDA”

    Pandemi sürecinin yarattığı olumsuz tablo ve ekonomik krizde vatandaşların fatura ödemekte zorlanmasını, hazırladığı Kanun Teklifine gerekçe olarak sunan Gürer, “Ülkemizde yaşanan olumsuz ekonomik koşullar ve pandeminin olumsuz etkileri ile beraber halkın büyük bir bölümü için sürdürülebilir bir hayat yaşama meselesi, toplumsal bir sorun haline gelmiştir” dedi.

    “ZAMLAR BIKTIRDI”

    Mecburi giderler listesinde en üst sırada elektrik, su ve doğalgaz faturalarının yer aldığına dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, “2 yıllık süreç zarfında elektrik, su ve doğalgaz faturalarına gelen zamlar, faturalardaki fahiş vergiler ve haksız katma payları genelde halkın tamamını, özelde ise dar gelirli vatandaşları mağdur etmektedir. Salgın döneminde dahi dağıtım bedeli, enerji fonu, TRT payı, belediye tüketim vergisi, KDV gibi vergi ve fonların faturalara yansıtılmaya devam edilmesi mağduriyetlerin artmasına sebebiyet vermektedir” diye konuştu.

    Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, üreticinin en önemli girdilerinin başında elektrik, su ve doğalgazın geldiğine vurgu yaparak şunları söyledi:

    “Yaşanan maliyet artışları üreticiler açısından ciddi sorunlar ortaya çıkartmaktadır. Örneğin tarımsal sulamada kullanılan elektriğe gelen zamlar üreticiyi zorlamakla beraber üreticilerin satın aldığı elektriğin yanında ek vergi ve fonların eklenmesi üretim aşamasında katlanması zor maliyet artışları ortaya çıkarmaktadır. Bu sürecin sonucunda ise faturalarını ödeyemeyen üreticinin elektriğinin kesilmesi hem üretimi sekteye uğratırken hem de üreticiyi ciddi anlamda mağdur etmektedir”

    “40 MİLYON İNSAN AÇLIK SINIRININ ALTINDA YAŞIYOR”

    Kış aylarının gelmesi ile beraber her kesimden insanın en önemli gider kalemlerinin başında doğalgaz ve elektrik faturalarının geldiğine vurgu yapan Gürer, “Ülkemizde 40 milyon insanın açlık sınırı altında yaşadığı bir dönemde doğalgaz ve elektriğe gelen zamların yanında faturalarda tahsil edilen vergi ve fon tutarları, ödenemeyen faturalar yığının oluşmasına neden olmakta ve bunun sonucunda da ciddi mağduriyetlere sebebiyet vermektedir” şeklinde konuştu.

    PİRHA/ANKARA

  • CHP’li Gürer: ESK, üreticiden 38 liraya aldığı eti 100 liraya satıyor

    CHP’li Gürer: ESK, üreticiden 38 liraya aldığı eti 100 liraya satıyor

    PİRHA-Cumhuriyet Halk Partisi Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Et ve Süt Kurumu’nun (ESK), üreticiden 38 liraya et alıp stokta bekletmesi sonucu, marketlerdeki et fiyatının 100 liraya kadar çıktığını söyledi. 

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yurtdışından canlı hayvan ve karkas et ithalatına rağmen, sürekli zamlanan et fiyatlarındaki artış eğiliminin nedeninin Sayıştay’ın, Et ve Süt Kurumu’ndaki incelemesinde ortaya çıktığını belirtti.

    Et ve Süt Kurumunda önemli miktarda et stoğu olduğunun Sayıştay raporuna yansıdığını belirten Gürer, “Görevi tüketiciye güvenilir ve ekonomik ürünler sunmak; kalite, istikrar ve pazarda denge sağlamak olan kurum, stoktaki ürünleri satışa sunmayarak, görevinin tam tersine uygulama geliştirmesi nedendir?” dedi.

    “STOKTA 60 BİN TON ET VAR “

    CHP’li Ömer Fethi Gürer, Sayıştay denetçilerinin raporuna göre Et ve Süt Kurumu’nun stoklarında 60 bin ton civarında et stoğunun bulunduğuna dikkat çekti.

    Stokların eritilmesi gerektiğini vurgulayan Gürer, “2017 yılında 4 bin 500 ton olan kırmızı et stoğunun 2018’de 30 bin tona, 2019’da ise 60 bin tona çıktığı belirlenmiş. Sayıştay denetçileri 2018’deki incelemelerinin ardından kurumun stoklarda beklettiği dondurulmuş gövde sığır etlerin bir an önce satışının yapılması gerektiğini önermiş, fakat 2019 yılındaki stok bir önceki yıla göre iki kat artarak 30 bin tondan 60 bin tona çıkmış” dedi.

    “FİYAT DENGESİZLİĞİNİN NEDENİ ORTAYA ÇIKTI”

    Türkiye’de son yıllarda et fiyatlarındaki hızlı yükselişin önüne geçebilmek için yurtdışından canlı hayvan ve karkas et alımının arttığına dikkat çeken Gürer, “Ancak ithalata rağmen et fiyatlarında bir denge sağlanamadı. Üreticiden 38 liraya alınan etler, marketlerde bölümlerine göre 100 liraya kadar ulaşan fiyatlarla tüketiciye satılıyor. Et fiyatlarındaki bu dengesizliğin nedenini, Sayıştay raporu ortaya çıkardı. Et ve Süt Kurumunda gereğinden çok fazla et stoğu olmasına karşın bu etler piyasada yükselen et fiyatlarını düşürmek için kullanılmamış” dedi.

    Et ve Süt Kurumu’nun ihtiyacın üzerinde stok yapmasındaki nedenleri soran Ömer Fethi Gürer, sözlerine şöyle devam etti:

    “Görevi ülkede hayvancılığı teşvik etmek, sosyal ve ekonomik kalkınmaya katkıda bulunmak, üretimde kaliteyi artırmak, tüketiciye güvenilir ve ekonomik ürünler sunmak, et üretiminde kalite ve istikrar, pazarda denge sağlamak olan Et ve Süt Kurumu, önce özelleştirme kapsamına alındı. Sonra yeniden KİT’e dönüştü. Bu süreci planlı yöneterek piyasayı dengelemek yerine ihtiyacından fazla stokçuluk yapması nedendir?

    Üretici Karkas eti 38 TL’ye satarken markette tüketici sürekli yüksek fiyatla et almak zorunda kalmaktadır. Bu süreci AKP iktidarı dengelemek yerine fahiş fiyatla ürün satışını seyretmektedir.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Gürer: Her 100 tarihçiden sadece 2’si istihdam ediliyor 

    Gürer: Her 100 tarihçiden sadece 2’si istihdam ediliyor 

    PİRHA-Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, atanamayan tarihçi sayısındaki artışı Araştırma Önergesiyle TBMM gündemine taşıdı. Gürer, KPSS’ye giren her 100 tarihçiden sadece 2’sinin istihdam edildiğini vurguladı.

    CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, üniversitelerin tarih bölümünden mezun olanların KPSS sınavında yaşadığı kontenjan mağduriyetini Meclis gündemine taşıdı.

    KPSS’ye giren her 100 tarih bölümü mezunundan sadece 2’sinin istihdam edildiğine dikkat çeken Gürer, genel atamalarda kontenjanların çok az bir kısmının ayrılmasının, bu bölümlerden mezun olup atanamayanların sayısının her yıl katlanarak artmasına neden olduğunu belirtti.

    Ömer Fethi Gürer, her yıl binlerce mezun veren Tarih bölümlerinden mezun olanlara genel atamalarda düşük seviyede kontenjan ayrılmasının yarattığı mağduriyete dikkat çekmek amacıyla, TBMM Başkanlığına Meclis Araştırma Önergesi verdi.

    “20-25 BİN TARİHÇİDEN SADECE 200-300’Ü ATANIYOR”

    Gürer, Meclis Araştırma Önergesinde her yıl KPSS’ye giren 20-25 bin tarih bölümü mezunundan 200-300 kişinin istihdam edildiğine işaret etti.

    Tarih bölümü mezunlarının sadece öğretmen alımında değil, diğer kamu alımlarında da mağdur edildiğini anlatan Gürer, son 10 yılda Tarih branşına toplam 4556 kontenjan verildiğini belirtti.

    2019 yılında yapılan son alan değişiklikle tarih alanında atamaya 450 kontenjan, 40 bin atamada ise toplam 398 kontenjan verildiğini hatırlatan CHP Milletvekili Gürer, “Bu durum yeni ve genç tarih öğretmenlerinin istihdamı önündeki en büyük engellerden biridir. Alan değişikliği kaldırılmasa bile bu adaletsizliğin önüne geçilmeli ve alan değişikliğinde verilecek olan kontenjanlar minimum düzeye indirilmelidir. Meclis araştırması ile Tarih branşı ve Tarih Öğretmenliği sorunları ve Tarih Bölümü’nden mezun olan kişilerin mağduriyetleri ve sorunları incelenmeli, irdelenmeli ve yapılabilecek çalışmalarla destek sağlanması gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

  • Niğde’de 5.1 büyüklüğünde deprem

    Niğde’de 5.1 büyüklüğünde deprem

    Niğde’nin Bor ilçesinde 5.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

    AFAD’ın verilerine göre saat 22:08’de yaşanan deprem yerin 6.97 kilometre derinliğindeydi. Kandilli Rasathanesi ise 2.8 kilometre derinliğinde meydana geldiğini belirttiği depremin büyüklüğünü 5.4 olarak duyurdu.

    Niğde Valisi Yılmaz Şimşek, saat 22:30 itibariyle kendilerine ulaşana can ve mal kaybı bilgisinin olmadığını söyledi. AA’ya konuşan Bor Kaymakamı Mehmet Yavuz, “Bize herhangi bir şey ulaşmadı. Sorup öğrenmeye çalışıyorum”dedi.

    AFAD, depremin ardından saat 22:25’teki paylaşımında “An itibarıyla, olumsuz bir ihbarın bulunmadığı bilgisi alınmıştır” ifadesini kullandı.