Etiket: nkp

  • ‘Akkuyu Nükleer Santral İnşaatı derhal durdurulmalıdır’-VİDEO

    ‘Akkuyu Nükleer Santral İnşaatı derhal durdurulmalıdır’-VİDEO

    PİRHA- Nükleer Karşıtı Platformu, nükleer santralların sadece varlıkları dahi yaşamsal tehlike taşıdığını vurgulayan Koçak, Akkuyu Nükleer Santral İnşaatının derhal durdurulması, Sinop ve İğneada projelerinin derhal iptal edilmesi çağrısında bulundu.

    Nükleer Karşıtı Platformu (NKP), Maraş Pazarcık ve Elbistan merkezli yaşanan deprem felaketi sonrası Mersin’de yapımı devam eden Akkuyu Nükleer Santrali’nin durumuna dikkat çekerek, faaliyetin durdurulması çağrısında bulundu.

    NKP tarafından İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şubesi’nde yapılan açıklamaya HDP İl Eş Başkanları, demokratik kitle örgütü temsilcileri destek verdi.

    NKP Dönem Sözcüsü Osman Koçak tarafından yapılan açıklamada, depremin yıkıcı sonuçlarını belirterek, 11 Mart 2011 Fukuşima felaketinden 12 yıl sonra nükleer santral ve deprem gerçeğini bir kez daha çok açık biçimde gözler önüne serdiğini ifade etti.

    “NÜKLEER SANTRALİN DEPREMDEN ETKİLENMEMESİ MÜMKÜN DEĞİL”

    Akkuyu Nükleer Santrali’nin depremden etkilenmemesinin söz konusu olmayacağını dile getiren Koçak, şunları aktardı:

    “Akkuyu Nükleer Santralinin üzerinde etki yaratabilecek yakınlıktaki çevresinde tarihsel olarak sürekli yaşanmış deprem ve tsunami kayıtları vardır. MESKİ tarafından depremin merkez üssüne 200 km uzaklıktaki Berdan Barajı’ndan Tarsus’a ve Mersin’e su taşıyan ana isale hattını borularını etkileyip bozarak şehir suyuna çamur karışmasına neden olmuştur.

    Bütün bu güncel ve tarihsel gerçekler karşısında Rosatom’un Akkuyu Nükleer Güç Santrali İnşaatında 6 Şubat Depreminin olumsuz etkisi olmadığına ilişkin açıklaması ve 9 şiddetindeki bir depremin Nükleer Santrale bir etkisinin olmayacağına ilişkin iddiası tam anlamıyla temelsizdir.”

    Nükleer santralların sadece varlıkları dahi yaşamsal tehlike taşıdığını vurgulayan Koçak, Akkuyu Nükleer Santral İnşaatının derhal durdurulması, Sinop ve İğneada projelerinin derhal iptal edilmesi çağrısında bulundu.

    PİRHA/MERSİN

     

  • İklim Adaleti Koalisyonu Mersin’de Akkuyu’ya dikkat çekti-VİDEO

    İklim Adaleti Koalisyonu Mersin’de Akkuyu’ya dikkat çekti-VİDEO

    PİRHA- İklim Adaleti Koalisyonu, 3 günlük eylem kapsamında Mersin’de yaptığı eylemde, çevre sorunlarına dikkat çekerek, Akkuyu Nükleer Santrali çalışmalarının durdurulması çağrısında bulundu.

    İklim Adaleti Koalisyonu, 3 günlük eylem kapsamında Mersin’de çevre örgütleriyle bir araya gelerek, Balıkçı Barınakları’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamaya Mersin Nükleer Karşıtı Platform (MNKP), Ekoloji Birliği, Doğu Akdeniz Çevre Dernekleri, Mersin Çevre Derneği(MERÇED) ve Mersin Emek ve Demokrasi Platformu ile çok sayıda çevre örgütü katılırken, “Çukurova Kervanına katıl termik santralleri kapat”, “Nükleer santral istemiyoruz” pankartı açan kitle, “Savaş değil, güvenli gıda” “Akkuyu’da kuyumuzu kazmalarına izin vermeyeceğiz” dövizleri taşındı.

    Kitle adına Ekoloji Birliği’nden Melis Tantan ve İklim Adaleti Koalisyonu’ndan Levent Büyükbozkırlı okudu. Tantan, şunları ifade etti:

    “Çukurova Kervanının Doğu Akdeniz’in kuzey kıyılarında yürüdüğü bugünlerde Mısır’ın Şarm El Şeyh Kentinde COP27 yani Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Konferansının 27’ncisi yapılıyor. BM üyesi devletler arasındaki bu konferansın görünürdeki amacı küresel ısınma ve sera gazı emisyonlarının azaltılması. Ne var ki ilk COP Konferansının yapıldığı Nisan 1995’den bu yana bir arpa boyu yol alınmadığı, devletlerin, iktidarların ve sermaye sahiplerinin kıllarını kıpırdatmadıkları ortada. COP konferansları devletlerin, iktidarların, liderlerin ve başta uluslararası tekeller olmak üzere sermaye sahiplerinin çevresel sorumluluk sahibi olduklarını göstermek için kullandıkları bir “yeşil aklama” aracı. Bu arada Coca Cola COP27’ye sponsor olarak, insan haklarını en acımasızca çiğneyen devletlerden biri olan ve Doğu Akdeniz’in güney kıyısında nükleer santral kuran Mısır COP27’ye ev sahipliği yaparak kendilerini aklama çabası içindeler.”

    Eolojik sistemin ve dengenin bozulması sonucu bir yandan ölümcül kuraklıklara diğer yandan ölümcül sellere yol açan küresel ısınmanın ve sera gazı emisyonlarının azaltılması da ekoloji mücadelesinin her alanında olduğu gibi yine ekolojik mücadele örgütlenmelerinin, aktivistlerinin ve dünya halklarının iktidarlara ve sermaye sahiplerine karşı ortak mücadelesi ile olanaklı olduğunu belirten Tantan, Mersin’deki ekolojik sorunlara dikkat çekti.

    “NÜKLEER KARŞITLARI OLARAK MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”

    Akkuyu Nükleer Santrali’nin durumuna dikkat çeken ve “Devletin devamlılığı esası” iddiasının ekolojik dengenin; canlıların, insanların yaşamsal haklarının korunması için; vatandaşların özgürlüğünü, refahını, mutluluğunu sağlamak için ileri sürülüyor olması gerekmez miydi?” diye soran İklim Adaleti Koalisyonu’ndan Levent Büyükbozkırlı, “Ekolojik sisteme, doğaya, canlılığa, vatandaşların özgürlük, refah ve mutluluğuna zararları bilimsel kanıtlarla kanıtlanmış olan nükleer santral inşaatının sürdürülmesinin holdinglerin, sermaye sahiplerinin karlarının kollanmasından başka bir anlamı yoktur. Nükleer karşıtları olarak mücadelemiz, ekoloji mücadelemiz doğrultusunda nükleer santraller ortadan kaldırılıncaya kadar sürdürülecektir” diye konuştu.

    Çukurova Kervanı Hatay’da Asi Nehri ve havzasında, Samandağ Mileyha Sulak Alanı ve Kuş Cennetinde, Sarıseki’de Demir Çelik Fabrikasında, Atlas Termik Santralinde, Dörtyol’da Petro Kimya, Erzin’de Propilen fabrikalarında, maden ocaklarında yaratılan ekolojik problemlere karşı ekoloji mücadelesine güç kattı. Kervan Mersin’den sonra termik santrallar, SASA polyester, Ceyhan polipropilen, vahşi çöp yakma alanları için Adana’ya devam edecek.

    PİRHA/MERSİN

  • ‘Nükleer enerjiye giriş dersine’ tepki: Bilimsellikten uzak, sektörün ihtiyacına dönük-VİDEO

    ‘Nükleer enerjiye giriş dersine’ tepki: Bilimsellikten uzak, sektörün ihtiyacına dönük-VİDEO

    PİRHA-Mersin’deki bazı okullarda okutulması planlanan ‘nükleer enerjiye giriş dersine’ tepki gösteren Eğitim Sen Mersin Şubesi ve Nükleer Karşıtı Platform, programın bilimsellikten uzak olduğunu belirtirken; “Öğrencinin yararından ziyade sektörün insan kaynağı ihtiyacını karşılamaya dönük. Bu konuda öğrencilerde yanlış bir algı ve bilinç yarattığı, eleştirel düşünme yeteneklerini sınırladığı gerekçesiyle bu programı reddediyoruz” ifadelerini kullandı.

    Eğitim-Sen Mersin Şubesi ile Nükleer Karşıtı Platform (NKP) ortaklaşa düzenledikleri basın açıklaması ile Mersin’deki bazı Anadolu mesleki ve teknik liselerinde okutulmak üzere hazırlanan ‘nükleer enerjiye giriş dersi için taslak öğretim programına’ tepki gösterdi. İki kurum açıklamasında okutulan dersi, “öğrencinin yararından ziyade sektörün insan kaynağı ihtiyacını karşılamaya dönük, bilimsellikten uzak” şeklinde değerlendirdi.

    Eğitim Sen Mersin Şube Başkanı Mahmut Sümbül ile Eğitim Sen Genel Merkez Hukuk Sekreteri Arzu Nur Şimşek tarafından yapılan açıklama şu şekilde:

    “Milli Eğitim Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Akkuyu Nükleer Anonim Şirketi ve Titan 2IC İçtaş İnşaat Anonim Şirketi arasında 26.06.2020 tarihinde mesleki iş birliği konulu protokol imzalanmıştır. Bu protokol uyarınca Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü, protokol kapsamındaki Mersin ilinin Gülnar, Silifke, Toroslar, Tarsus, Akdeniz ve Erdemli ilçesindeki bazı Anadolu mesleki ve teknik liselerinde okutulmak üzere nükleer enerjiye giriş dersi için taslak öğretim programı hazırlamış, bu program Talim ve Terbiye Kurulu’nun 21.10.2020 gün ve 33 sayılı kararıyla kabul edilmiştir.

    “ÖĞRENCİNİN YARARINDAN ZİYADE SEKTÖRÜN İNSAN KAYNAĞI İHTİYACINI KARŞILAMAYA DÖNÜK”

    Bu program doğrultusunda Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü, 01.06.2021 gün ve 25807266 sayılı işlemiyle protokol kapsamındaki okullarda mesleki ve teknik Anadolu lisesi nükleer enerjiye giriş (11. sınıf) dersinin seçmeli ders olarak okutulmasını istemiş ve bu ders Mersin ilinin adı geçen ilçelerinin bazı Anadolu mesleki ve teknik liselerinde okutulmaya başlanmıştır.

    İmzalanan protokol ve öğretim programı incelendiğinde, okutulan dersin öğrencinin yararından ziyade sektörün insan kaynağı ihtiyacını karşılamaya dönük ve bilimsellikten uzak olduğu görülmektedir. Nükleer enerji kullanımı birçok yönü ile bilim insanlarınca uzlaşılmamış tartışmalı bir konudur. Küresel ısınmayla birlikte yenilenebilir alternatif enerji kaynaklarının daha çok tercih edildiği, birçok ülkenin nükleer santrallerin kapısına kilit vurduğu bir dönemde nükleer enerji ve nükleer santrallerin sorunsuz, vazgeçilmez, zorunlu ve nükleer kazaların bu kazaların gerektirdiği önemden çok uzak biçimde yansıtılması bilim dışıdır, öğrencilere gerçek dışı bilgiler sunmaktır.

    “ÜLKELER, GÜVENLİK ENDİŞESİYLE NÜKLEER SANTRALLERİ KAPATIYOR”

    1979 yılında ABD’de Three Mile adasında kısmi nükleer erime sonucu nükleer elektrik santralinde meydana gelen kazada kimse ölmedi ancak temizlemek bir milyar dolara mal oldu. 1986’ da Çernobil nükleer kazasının bağımsız araştırmalara göre yaklaşık 200.000 insanın doğrudan veya dolaylı olarak ölümüne sebep olduğu tahmin ediliyor. Çernobil faciasının etki ettiği coğrafyalarda dünyaya gelen çocuklar sakat doğmuştur. Çernobil faciasından kaynaklı sakat doğumların yüz binlerce ifade edildiği bildirilmektedir.

    2011’de meydana gelen tsunami nedeniyle Fukuşima Daiichi nükleer santralinde patlamalar yaşandı. Olay anında 2 bin 203 kişinin öldüğü, günümüze dek radyasyonun etkileri nedeniyle 19 bini aşkın kişinin hayatını kaybettiği tahmin ediliyor. Bazı uzmanlar bu kazanın nihai maliyetin ise 1 trilyon dolara yaklaşabileceğini ve toparlanmanın 40 yıl kadar sürebileceğini bildiriyor. Nükleer kazaların etkilerinin ise nesiller boyunca süreceği bilim insanlarınca ifade edilmektedir. Felaketlerin ardından Almanya ve Japonya gibi ülkeler güvenlik endişesi nedeniyle nükleer santralleri kapatmakta.

    “PROGRAM; BİLİMSELLİKTEN UZAK, YANLIŞ ALGI YARATIYOR”

    11 Ocak 2022 tarihinde Anamur ilçesine yaklaşık 134 kilometre mesafede 6,4 büyüklüğünde deprem gerçekleşti. Yine 13 Ocak 2022’de Mersin Anamur’da 3.9 şiddetinde bir deprem meydana geldi. Bu depremler gelecekte bölgemizde bir nükleer santral bulunması durumunda meydana gelebilecek tehlikelerin habercisidir. Günümüze kadar nükleer kazalar sonucu yaşanan acı deneyimlerin görmezden gelinip nükleer enerji ve nükleer santrallerin sorunsuz, vazgeçilmez ve kaçınılmaz olduğu; nükleer kazaların bu kazaların gerektirdiği önemden çok uzak biçimde ele alındığı; bilimsellikten uzak, gerçeklikten kopuk olduğu ve bu konuda öğrencilerde yanlış bir algı ve bilinç yarattığı, eleştirel düşünme yeteneklerini sınırladığı gerekçesiyle bu programı reddediyoruz. Bu nedenle, protokol kapsamındaki okullarda nükleer enerjiye giriş (11. sınıf) derslerinin seçmeli ders olarak okutulmasının iptalini istiyor; kamusal, bilimsel ve nitelikli eğitim hakkı talebimizden vazgeçmiyoruz.”

    PİRHA / MERSİN

  • ‘Nükleer karşıtları değil, ülkemizi nükleer çöplük yapmak isteyenler yargılansın’-VİDEO

    ‘Nükleer karşıtları değil, ülkemizi nükleer çöplük yapmak isteyenler yargılansın’-VİDEO

    PİRHA- Akkuyu Nükleer Santrali’ne karşı yapmak istedikleri eylemden kaynaklı yargılanacak 17 NKP üyesine destek açıklaması düzenleyen Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, yargılamanın durdurulmasını isteyerek, iktidara, “yaşamı, doğayı, ekolojik dengeyi bozanların, ülkemizi nükleer çöplük yapmak isteyenlerin, suyu, havayı kirletenlerin, ülkeyi betona boğanların yargılanması” çağrısında bulundu.

    Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, nükleer felakete ilişkin Akkuyu’da yapılan açıklama nedeniyle Nükleer Karşıtı Platformu (NKP) üyeleri hakkında açılan dava dolayısıyla Mersin Eğitim Sen’de basın toplantısı düzenledi.

    Platform adına açıklamayı dönem sözcüsü Mersin Tabip Odası Başkanı Mehmet Antmen, okudu.

    Mersin NKP aktivistleri, Fukuşima’da meydana gelen nükleer felaketin 10. yılında yaptıkları bir etkinlik nedeniyle yargılandıklarını belirten Antmen, savcılığın davayı, bu etkinliği engelleyenlere değil, NKP aktivistlerine karşı açtığına dikkat çekerek, “bunun kabul edilemez” olduğunu söyledi.

    “ÜLKEMİZİ BETONA BOĞANLARIN YARGILANMALI”

    Antmen, Emek ve Demokrasi Platformu olarak, iktidara ve ilgili mahkemeye, “yargılama olacaksa, yaşamı, doğayı, ekolojik dengeyi bozanların, ülkemizi nükleer çöplük yapmak isteyenlerin, suyumuzu, havamızı kirletenlerin, ülkemizi betona boğanların yargılanmalı” çağrısında bulundukları ifade etti.

    “NÜKLEER KARŞITLARI YARGILANAMAZ!”

    25 Ekim 2021 Pazartesi, saat 10.00’da Mersin Adliyesi’ndeki duruşmaya katılım çağrısında bulunan Antmen, “NKP aktivistlerinin yanında olacağımızı ve onlarla birlikte ‘Nükleer karşıtları yargılanamaz!’ diye haykıracağımızı kamuoyunun bilgilerine sunuyoruz” ifadelerine yer verdi.

    Diren KESER/MERSİN

  • NKP’den duruşmaya çağrı: Nükleer Karşıtları Yargılanamaz!

    NKP’den duruşmaya çağrı: Nükleer Karşıtları Yargılanamaz!

    PİRHA- Mersin Nükleer Karşıtı Platform (NKP) üyelerine Fukuşima’da meydana gelen nükleer felaketin 10. yıldönümü nedeniyle Akkuyu’da yapmak istedikleri eyleme dava açıldı. İlk duruşması 25 Ekim’de saat 10.00’da Mersin Adliyesi’nde görülecek davaya katılım çağrısı yapıldı.

    11 Mart 2011 yılında Fukuşima’da meydana gelen nükleer felaketin 10. yıldönümü nedeniyle Akkuyu’ya giderek açıklama yapmak isteyen ve jandarma engeliyle karşılaşan Mersin Nükleer Karşıtı Platform (NKP) üyelerine dava açıldı.

    Davaya dair NKP üyeleri, Emek ve Demokrasi Platformu bileşenlerin temsilcilerinin de katılımıyla Mersin Eğitim Sen binasında basın açıklaması yaptı.

    NKP önceki dönem sözcülerinden Dr. Ful Uğurhan davaya ilişkin yaptığı açıklamada, halkın büyük çoğunluğunun istememesine rağmen Akkuyu’da ısrarla inşaatı sürdürülen nükleer santrale karşı, 1976 yılında yer lisansının verilmesinden bu yana 45 yıldır kararlılıkla mücadele ettiklerini belirterek, bu amaçla bu yıl 11 Mart 2011 yılında Fukuşima’da meydana gelen nükleer felaketin 10. yıldönümü nedeniyle Akkuyu’ya giderek farkındalık yaratmayı hedeflediklerini ifade etti.

    Dr. Ful Uğurhan, havaya on adet balon bırakarak felaketten zarar görmüş insanları anacak, bölgedeki yaşayanlarla sohbet edecekleri etkinliğe jandarmanın müdahalesiyle karşılaştıklarını vurgulayarak, “Hal böyle olmasına rağmen sonradan adreslerimize gönderilen tebligatlardan gördük ki bizim hakkımızda dava açılmış. Öyle bir iddianame hazırlanmış ki muhtemelen önümüzdeki zamanlarda hukuk fakültelerinde ders olarak okutulacak. Ama hukuk nasıl olmaz temelli bir ders olacak bu” dedi.

    “AKDENİZ HAVZASINI YAŞANMAZ HALE GETİRECEK BİR NÜKLEER SANTRAL İNŞA EDİLİYOR”

    İddianamede; Anayasa’da, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’de toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının izinsiz olarak kullanılabileceği kabul edilmiş ama buna rağmen zorlama bir alt maddeyle dava açıldığına işaret eden Dr. Ful Uğurhan, şunları söyledi:

    “Doğrusu hakkın, hukukun, adaletin esamesinin okunmadığı zamanlarda yaşayanlar olarak bu duruma pek de şaşırmadık. Ama sormadan da edemiyoruz:  Biz niye Akkuyu’ya gitmeyelim ki? Hemen yanı başımızda sadece bölgeyi değil bütün Akdeniz havzasını yaşanmaz hale getirecek bir nükleer santral inşaa ediliyor. Biz tabi ki hem kendimizin hem de gelecek kuşakların yaşam hakkını savunacağız. Biz tabi ki tarım alanlarımızı, ormanlarımızı bizim dışımızdaki canlıların yaşamını savunacağız.

    “YAŞAMI, DOĞAYI, EKOLOJİK DENGEYİ BOZANLAR YARGILANMALIDIR”

    Nükleer Karşıtları Yargılanamaz! Eğer yargılanma olacaksa; yaşamı, doğayı ekolojik dengeyi bozanlar yargılanmalıdır. Ülkemizi nükleer çöplük yapmak isteyenler, suyumuzu, havamızı kirletenler, ülkemizi betona boğanlar yargılanmalıdır. Her kesimden herkese çağrımızdır. Gelin hep birlikte yaşamı savunalım. 25 Ekim’de saat 10.00’da Mersin Adliyesi’nde mahkememiz var. Gelin dayanışma nasıl olur gösterelim ve hep birlikte haykıralım; Nükleer karşıtları yargılanamaz!”

    PİRHA/MERSİN

    İLGİLİ HABER

    NKP ve HDP Ekoloji Meclisi’nden Akkuyu nükleer santral protestosu

  • ‘Nükleer santraller çözüm değil, çaresizlik getirir’-VİDEO

    ‘Nükleer santraller çözüm değil, çaresizlik getirir’-VİDEO

    PİRHA- Çernobil Nükleer felaketinin yıl dönümüne ilişkin açıklama yapan Nükleer Karşıtı Platform (NKP), nükleer santrallerin çözüm değil, çaresizlik getirdiğinin altı çizildi.

    Video gelecek…

    Çernobil Nükleer Santrali’nde meydana gelen patlamanın üzerinden tam 35 yıl geçti.

    Faciaya dönüşen kaza sonrası kaybedilen hayatlar, yok edilen çevre, insanlığa unutulmaz bir ders vermiş, kapitalizmin kar hırsıyla inşa ettiği santralların ne kadar tehlikeli olabileceği bizzat görüldü. Aradan geçen onca yıla rağmen radyasyon kaynaklı ölümlerin önüne hala geçilemedi, çevreyle ilgili yıkım tüm hızıyla devam ediyor.

    Çernobil Nükleer felaketinin yıl dönümüne ilişkin Nükleer Karşıtı Platform (NKP) açıklama yaptı. Dönem Sözcüsü Aycan Özkan tarafından okunan açıklamada, Hiroşima atom bombasının tam 10 katı etkiye neden olan patlama binlerce canlının ölümüne, milyonlarcasının da etkilenmesine neden olan nükleer felaketin 14 ülkede fazlasıyla kendini hissettirdiğine işaret etti.

    Nükleer santrallerin çözüm değil, çaresizlik getirdiğinin altını çizen Özkan, “Siyasi iktidarın izlediği, bilimsel gerçeklerden uzak enerji politikaları, ülke çıkarları ile bağdaşmamakta, toplum beklentileri ve çözüm bekleyen sorunlara yanıt olamamaktadır” diye konuştu.

    “MÜCADELEMİZ SÜRECEK”

    Hangi gerekçeyle olursa olsun kalkınma anahtarı gibi sunulan hiçbir yatırımın, canlı yaşamından daha değerli olmadığını hatırlatan Özkan, şunları ifade etti:

    “Çernobil’in 35. yıldönümünde nükleer santrallar, nükleer silahlar ve Kanal İstanbul Projesi gibi kamuya yüksek ve önceliği olmayan maliyetler yükleyecek, yaşam ve çevre felaketi yaratacak projelerin derhal durdurulmasını istiyoruz. Bizler, çocuklarımıza nükleer santral ve silahların olmadığı, barış ve huzur içinde kendilerine armağan edilen bayramlarda, aydınlık yarınları düşleyerek çizdikleri resimleri paylaşacakları bir ülke düşlüyoruz. Nükleer santraller nükleer silahlar yaşantımızdan çıkartılana kadar mücadelemizin daha da büyüyerek, daha da güçlenerek devam edeceğini ilan ediyor, siyasi iktidarı ülke çıkarlarına, bilimsel gerçeklere ve toplumun bu konudaki isteklerine uygun davranmaya çağırıyoruz.”

    Diren KESER/MERSİN

  • ‘Ne erkek şiddetinden ne de nükleer santrallerden ölmek istemiyoruz’-VİDEO

    ‘Ne erkek şiddetinden ne de nükleer santrallerden ölmek istemiyoruz’-VİDEO

    PİRHA- Fukuşima nükleer felaketinin yıldönümünde  yapımına devam edilen Akkuyu Nükleer Santrali önünde seslenen Nükleer Karşıtı Platform üyeleri “Dünyanın hiçbir yerinde Nükleer Santral istemiyoruz” dedi.

    Fukuşima nükleer felaketinin 10. yıldönümünde Akkuyu Nükleer Santralinin yapımına devam ediliyor.

    Fukuşima Nükleer Felaketi nükleer santrallerin gerçek yüzünü dünya çapında herkese göstermiş olmasına rağmen hükümetin nükleer santral kurma ısrarını kınayan NKP üyeleri, bu projelerden vazgeçilmesi çağrısında bulundu.

    Akkuyu Nükleer Santrali’nin durdurulmasını isteyen NKP (Nükleer Karşıtı Platform) üyeleri PİRHA’ ya konuştu.

    ‘ECELİNİ GETİRMİŞLER BU GÜZEL COĞRAFYANIN’

    NKP üyesi Ful Uğurhan nükleer santrallerin gerek normal çalışma koşullarında etrafa yaydıkları radyoaktivite ile gerek dünyada çokta az olmayacak sayıda felaket boyutunda kazalara yol açmasından dolayı yarattığı felaketler nedeniyle insan sağlığına büyük zararlar verdiğine dikkat çekti.

    Uğurhan, ” Bugün Fukuşima’nın üzerinden 10 yıl geçti. On yıldır hala çevreye verdiği zararla, etrafa yayılan radyasyonla baş edemiyorlar. Nükleer santrallerin en büyük riski, riskin bir türlü azaltılamaması ve yıllar içerisinde artmasıdır, öngörülememesidir, ne kadar insanı etkileyeceği, ne tip hastalıklara yol açacağı, bunların öngörülememesidir. Biz diyoruz ki sırf enerji üretmek için böyle bir riske girmenin ne gereği var? Sadece Akkuyu’da değil, dünyanın hiç bir yerinde nükleer santral istemiyoruz. İnsan aklı gelişti eskisinden daha az enerji kullanarak daha verimli işler yapabiliyoruz. Kesinlikle mahkum değiliz. Yeter ki  nükleer santrallerden, nükleer silah elde edebilme emelllerinden vazgeçsinler. Yıllar önce bir gün Akkuyu’ya bir eylem için geldiğimizde girişteki tabelada Büyükecel’inin sonundaki ‘i’ harfi nasıl olmuşsa düşmüş, ilk gören Büyükecel diye okuyordu. Çok manidardı. Yani ecelini getirmişler bu coğrafyanın. Ama bu bölgenin insanları olarak  hiçbir şey bitmiş değil, mücadeleye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

    “İNSAN SAĞLIĞI VE DOĞA KAPİTALİST TALANA FEDA EDİLİYOR”

    Geçmiş iktidarlar ile birlikte AKP iktidarının da doğayı bir rant alanı olarak gördüklerini ifade eden Nükleer Karşıtı Platform üyesi Sedat Başkavak, deniz suyunun, balıkların radyasyondan payını aldığını dile getirdi.

    Kontrollü patlamalar adıyla çevredeki çevredeki evlerin hasar gördüğüne işaret eden Başkavak şöyle konuştu:

    “AKP iktidarı ve bugüne kadar gelmiş geçmiş iktidarlar, doğayı bir rant alanı olarak görüyorlar ve bu rantı da çevrelerine, uluslararası tekellerine pay etmekle meşguller. Burada inşaatı devam eden nükleer santral için AKP’nin propagandası şu ‘Güçlü Türkiye için temiz ve aynı zamanda da bağımsız enerji üretecek.’ Temiz olmadığını bütün dünya gördü. Fukuşima’da temiz olmadığını gördük, çünkü milyonlarca ton radyasyonlu su bugün denize şu veya bu şekilde deşarj edilir durumda. Denizin, suyun, balıkların kirlendiği, radyasyonla kirletildiği bir ortamı yaşıyoruz. Çernobil’de temiz olmadığını gördük, çünkü bugün 35’inci yılında Çernobil’in etrafına insan girişi hala yasak. Demek ki temiz değil, demek ki insan sağlığına zararlı, kurulumu da zararlı. Bu çevredeki bütün halk bu inşaattan ‘kontrollü patlatmalar’ diye yapılan patlatmalar nedeniyle evlerinin çatladığını, camlarının kırıldığını ifade ediyorlar. Yani doğa, insan sağlığı, çevre kapitalist talana feda ediliyor. AKP’de bu kapitalist talanı gerçekleştiren bir siyasi parti olarak buna yön veren, buna politika hazırlayan bir parti olarak, işçi ve emekçi halk kitlelerinin nazarında mahkum olacaktır.”

    “NÜKLEERE İNAT YAŞASIN HAYAT”

    “Biliyoruz ki aslında ekolojik yıkımın da pandeminin de, erkek şiddetinin de sorumlusu ataerkil kapitalist sistemdir” diyen bir diğer Nükleer Karşıtı Platform üyesi Çiğdem Serin ise ne erkek şiddetinden nede nükleer santralden ölmek istemediklerinin altını çizerek, “Yaşamı ve doğayı savunmak üzere Büyükeceli’ye geldik. Ama kadın katillerini, çocuk istismarcılarını serbest bırakan iktidarın yine doğa savunucuları karşısına coplarla, kalkanlarla, jandarmayla dikildi. Biz kadın savunma olarak Türkiye’nin her yerinde ekoloji mücadelesi veriyoruz. Ekolojik yıkıma karşı mücadele ediyoruz. Biliyoruz ki aslında ekolojik yıkımın da pandeminin de erkek şiddetinin de sorumlusu ataerkil kapitalist sistemdir. Ataerkil kapitalist sisteme karşı mücadele ediyoruz. Bizler ne pandemiden ne erkek şiddetinden ne de nükleer santrallerden ölmek istemiyoruz. Nükleer santrallerin doğaya, insanlara, canlılara verdiği zararlar ortadayken Mersin’de bu güzel koyda nükleer santral yapılmasını istemiyoruz ve nükleer santral felaketiyle karşı karşıya kalmak istemiyoruz. Dünyanın hiçbir yerinde nükleer santral yapılmasını istemiyoruz ve bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Nükleere inat yaşasın hayat. Yaşamı savunmaya, doğayı savunmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    “NÜKLEER SANTRALLER ÖLÜM DEMEKTİR”

    NKP Üyesi Aycan Özkan da nükleer enerji santralinin toplum yararına olmadığını kaydederek, “Bu inatla sürdürülen Nükleer Santral inşaatının bir avuç şantiyecinin, bir avuç sermayedarın dışında hiç kimseye yararı yoktur. Sorun enerjiyse, enerjisi daha pahalı fiyata alacağız. Devasa yatırıma rağmen ürettiği enerji yüzde yedi buçuktur. Bütün argümanlar yalan. Hiçbir konuda, hiçbir anlamda bu ülkenin ve dünyanın hiçbir yerinde bir yararı yoktur. Nükleer santralin doğa dostu olduğunu söyleyen her kim olursa olsun yalan söylüyor. Nükleer santraller ölüm demektir” şeklinde konuştu.

    MERSİN / PİRHA

  • NKP: Facia doğuracak nükleer santral projesinden acilen vazgeçin!-VİDEO

    NKP: Facia doğuracak nükleer santral projesinden acilen vazgeçin!-VİDEO

    PİRHA- Mersin Akkuyu Nükleer Santral inşaatında reaktörün oturacağı temelin bazı bölümlerinde üçüncü kez çatlak oluştuğuna ilişkin haberler üzerine Nükleer Karşıtı Platform da yazılı açıklama yaparak, “barındırdığı hayati riskler nedeniyle facia doğuracak nükleer santral projesinden acilen vazgeçilmesi gerçeği bir kez daha ortaya çıkmıştır “dedi.

    Geçtiğimiz aylarda Rusya’nın tüm nükleer faaliyetlerini yürüten devlet şirketi Rasatom tarafından Mersin’in Gülnar ilçesi Büyükeceli’de mevkiinde inşa edilen nükleer santral inşaatında, reaktörün oturacağı temelin bazı bölümlerinde çatlaklar oluştuğu, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu’nun (TAEK) talimatıyla çatlak bölümlerin kırıldığı ve yeniden yapıldığı, olayın üzerinden aylar geçtikten sonra kamuoyu tarafından öğrenilmişti.

    10 Ocak 2021 tarihinde ise CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır’ın inşaat alanından yayınladığı videoda; santral alanının bazı bölümlerinde yeniden oluşan çatlaklar ve zeminden sızan su görüntüleri sosyal medya üzerinden yayınladı.

    “NÜKLEER SANTRAL PROJESİNDEN ACİLEN VAZGEÇİLMELİDİR”

    Mersin Akkuyu Nükleer Santral inşaatında reaktörün oturacağı temelin bazı bölümlerinde üçüncü kez çatlak oluştuğuna ilişkin haberler üzerine Nükleer Karşıtı Platform da yazılı açıklama yaparak, “İnşa aşamasında olan nükleer santralin, son dönemde sık sık arıza haberleriyle tüm dünyanın ilgi odağı haline gelen Belarus Ostravets Nükleer Santrali’nin VVER 1200 reaktör tipiyle aynı olması da toplumdaki endişeyi katlamış, barındırdığı hayati riskler nedeniyle facia doğuracak nükleer santral projesinden acilen vazgeçilmesi gerçeği bir kez daha ortaya çıkmıştır “dedi.

    “ÜLKEMİZİN HİÇBİR YERİNDE NÜKLEER SANTRAL İSTEMİYORUZ”

    Toplumdaki büyük dirence rağmen Akkuyu Nükleer Santralı’nın yapılmak istendiğine dikkat çekilen açıklamada, şunlara yer verildi:

    “Çevreye, doğaya, insana zarar veren hiçbir enerji yatırımı meşru değildir; alınan yanlış kararlardan derhal vazgeçilmelidir. Akkuyu’da nükleer santral inşaatı biran önce durdurulmalı, Sinop’ta kurulması planlanan nükleer santral projesi iptal edilmelidir. Akkuyu Nükleer Santralı’nın başta Mersin olmak üzere Akdeniz ve çevresinde geri dönülemeyecek felaketler yaşanmasına neden olacağı unutulmamalıdır.İnşaat aşamasında olan tesisin henüz faaliyete geçmeden böyle bir sorunla karşı karşıya kalmasını bir uyarı olarak değerlendiriyor, dünyada ve Ülkemizin hiçbir yerinde; ne Akkuyu’da ne de Sinop’ta nükleer santral istemiyoruz.”

    PİRHA/MERSİN

     

     

  • Mersin NKP: Yeni Çernobiller olmasın

    Mersin NKP: Yeni Çernobiller olmasın

    PİRHA- Mersin Nükleer Karşıtı Platform Dönem Sözcüsü Aycan Özkan, Çernobil faciasının yıl dönümüne ilişkin yaptığı açıklamada, yaşanan facianın etkisinin hala sürdüğüne dikkat çekerek, “Türkiye’de ve dünyanın neresinde olursa olsun nükleer santrallere karşıyız. Nükleer santraller doğa yaşam ve insanlık düşmanıdır. Tıpkı kapitalizmin doğa yaşam ve insanlık düşmanı olduğu gibi” dedi. 

    Mersin Nükleer Karşıtı Platformu (NKP) Çernobil faciasının 34. yılına ilişkin açıklama yaptı. NKP Dönem Sözcüsü Aycan Özkan tarafından yapılan açıklamada, 34 yıl önce dünyanın bir felakete uyandığına dikkat çekerek, şunları ifade etti:

    “Ukrayna Çernobil’de patlayan nükleer santral bir ‘tüp’ patlaması değildi ne yazık ki! Çernobil’deki yıkım ve radyo aktif yayılım yani ölüm orada kalmadı. Önce bölgeyi, kısa sürede bütün Karadeniz havzasını ve Türkiye dahil Avrupayı etkisi altına aldı. Binlerce kanser vakası ortaya çıktı, genç ölümler arttı. Yine 9 yıl önce Fukuşima’da hemde bir çok önleme rağmen patlayan nükleer santralin yıkıcı-yokedici etkisi bir yıl içinde okyanusun öte yanını Amerika’yı vurdu. Ve bu kazaların etkileri binlerce yıl sürecek. Söylemek yazmak ne kadar kolay değil mi? Binlerce yıl! Bu binlerce yaşama mal olmak demektir. Bu her türlü canlının yok olması demektir.”

    “YIKIMA İZİN VERMEYECEĞİZ”

    Özkan, “Doğaya, insana, hayvanlara, yani dünyanın asıl sahiplerine en ufak faydası olmayan nükleer santrallerin kurulma amacı nedir o zaman?Maliyeti milyarlarca dolar tutan nükleer santraller neden kuruluyor?” diye sorarak şunları belirtti:

    “Enerji ihtiyacı söylemi koca bir yalan. Yalan çünkü nükleer santralin ürettiği enerjinin çok azı elektrik enerjisine dönüştürülüyor. Geriye iki temel erken kalıyor; Atom bombası ve oluşan devasa rant. Yani halkın parasıyla halka karşı olunuyor. Sinop’ta yapılmak istenen nükleer santral Japon hükümetinin ülke içinde ve dışında kurulacak nükleer için getirdiği ek önlemler Mitsubishi firması ikiye katlanan maliyet nedeniyle vazgeçmiş ve nükleer karşıtları daha “oh” demeden vergi cenneti bir adada kurulan korsan şirket Sinop nükleer santralini yeniden gündeme getirmiştir. Akkuyu’da nükleer santral inşaatı salgına rağmen sürdürülüyor. Tıpkı doğa ve tarih harikası yerlerde talana devam edildiği gibi. Halka “evde kal” çağrısı yapılırken doğa ve yaşama düşman olanlar talana yıkıma devam ediyorlar. Akkuyu’dan yayılması muhtemel salgının sorumluları işçileri çalışmaya zorlayanlardır. Kapitalizm yarattığı felaketleri umursamıyor. Tarihi boyunca da umursamadı. Biz yaşam savunucuları bu yıkıma izin vermeyeceğiz. Akkuyu’da inşaatı süren nükleer santralin ortalama bir binayı bile taşıyamayacak yumuşak kayanın üzerinde yapılması bile kapitalizmin kâr hırsının nereye varacağının göstergesidir. En ufak bir kazada Türkiye’nin güneyi ve Akdeniz havzasında ölüm kol gezecektir. Kaza olmasa bile nükleer atıkların oluşturacağı kirlilik aynı etkiyi katlayarak yapacaktır. İşte bu ve daha fazla nedenlerden dolayı, Türkiye’de ve dünyanın neresinde olursa olsun nükleer santrallere karşıyız. Nükleer santraller doğa yaşam ve insanlık düşmanıdır. Tıpkı kapitalizmin doğa yaşam ve insanlık düşmanı olduğu gibi.”

    Diren KESER/MERSİN

     

  • ‘Salgına rağmen 6 bin işçi çalıştırılıyor; nükleer santral inşaatını derhal durdurun’-VİDEO

    ‘Salgına rağmen 6 bin işçi çalıştırılıyor; nükleer santral inşaatını derhal durdurun’-VİDEO

    PİRHA- Nükleer Karşıtı Platform Dönem Sözcüsü Aycan Özkan, Covid-19 küresel salgınının en acil koşullarında Akkuyu Nükleer Santrali inşaatında çalıştırılan 6 bin işçinin ve bölge halkının yaşamlarının hiçe sayıldığını belirterek, “Nükleer santral inşaatını derhal durdurun” çağrısında bulundu.

    Tüm dünyada koronavirüs salgınına karşı önlemler kapsamında birçok çalışma durdurulurken, Mersin Akkuyu’da Nükleer Santral yapımına devam ediliyor.

    “HALKIMIZ NÜKLEER SANTRAL DEĞİL, SAĞLIKLI BİR YAŞAM İSTİYOR”

    Konuya dair açıklama yapan Nükleer Karşıtı Platform ( NKP) Dönem Sözcüsü Aycan Özkan, şunları ifade etti:

    “Doğaya, yaşama ve insanlığa verecekleri yakın ve uzun erimli zararları kar hırsları ile gözardı eden Rosatom, Akkuyu NGS, İçtaş Şirketleri ve Rusya’nın Türkiye’nin sermayeden yana, sermaye ile iç içe siyasi iktidarları bugün Covid-19 küresel salgınının en acil koşullarında Akkuyu Nükleer Santrali inşaatında çalıştırılan 6 bin işçinin ve bölge halkının yaşamlarını hiçe sayıyorlar. Hazine ve Maliye Bakanı diyor ki: 70 yıllık nükleer santral hayalimiz gerçekleşiyor. Bu hayal rantın, talanın, doğal felaketlerin hayalidir. Halkımız nükleer santral değil sağlıklı bir yaşam, güvenceli bir gelecek istiyor.
    Türkiye halkının nükleer santral hayali yok. Hiçbir zaman da olmadı. Ay’a dört şeritli otoyol hayallerini halkın yutacağını sananların halkımızı nükleer santral hayallerinin peşine takmaları imkansızdır. Halkımız nükleersiz sağlıklı bir yaşam istiyor. Sermaye sahiplerinin daha çok kar etmesi için nükleer felaketler, Covid-19’lar istemiyor. Bizler Mersin Nükleer Karşıtı Platform olarak diyoruz ki; nükleer santral inşaatını derhal durdurun.”

    Diren KESER/MERSİN

  • Nükleer Karşıtı Platform’dan hükümete uyarı: Akkuyu, Fukuşima olmasın!

    Nükleer Karşıtı Platform’dan hükümete uyarı: Akkuyu, Fukuşima olmasın!

    PİRHA- Nükleer Karşıtı Platform Dönem Sözcüsü Aycan Özkan, Fukuşima nükleer felaketinin 9’ncu yılı dolayısıyla yaptığı açıklamada, “AKP hükümeti hala topluma nükleer santrali dayatarak Mersin, Sinop, İğneada‘ya nükleer santral kurdurmak istiyor” dedi ve nükleer santrallerin bir an önce durdurulmasını istedi. 

    Nükleer Karşıtı Platform (NKP), Fukuşima nükleer felaketinin 9’ncu yılı dolayısıyla yürüyüş düzenleyip, açıklama yaptı. Platform bileşenlerinin ve yurttaşların katıldığı yürüyüş, Silifke Caddesi’nde başlayıp Özgür Çocuk Parkı’nda son buldu.

    Yürüyüş sonrası platform adına acıkama yapan NKP Dönem Sözcüsü Aycan Özkan, 1950’li yıllardan yapımına başlanan nükleer santrallerden kaynaklı felaketler yaşandığına dikkat çekti.

    “NÜKLEER FELAKETLERDEN DERS ÇIKARMALIYIZ”

    Özkan, “Türkiye Atom Enerjisi Kurumu’nun verilerine inanacak olursak çıkan olumsuzluklar sadece çevre ile sınırlı kalıyor. Peki gerçekten öyle mi?” diye sorarak şunları ifade etti:

    “9 yıl önce bugün gerçekleşen Fukuşima nükleer felaketi sonrası ise Japonya topraklarının yüzde onu radyasyon ile kirlendiği ve bu topraklardan binlerce yıl tarım yapılamayacağı ve bölgede yaşayanların yüzde yetmişinin kansere yakalanma riskinin olduğunu Japonya hükümetinin açıklamalarından öğreniyoruz. Ancak AKP hükümeti boş durmamış, gerek Mersin Akkuyu, gerekse de Sinop’ta kurulmak istenen nükleer santraller için “vergi cenneti” olan Jersey adalarında kurduğu EUAS ICC üzerinden santrallerin inşaatına devam etmektedir. Felaketten dersini alan dünya ülkelerinin aksine AKP, enerji politikalarını yeni nükleer felaketlere davetiye çıkarmak üzere özenle sürdürüyor. 2020 yılındayız, AKP hükümeti hala topluma nükleer santrali dayatarak Mersin, Sinop, İğneada‘ya nükleer santral kurdurmak istiyor.  Bunu sadece bir akıl tutulması olarak açıklayabilir miyiz? Yoksa neoliberal kapitalizmin doğayı ve yaşamı yok etme pahasına içinde bulunduğu krizden kurtulmasına yardımcı olmak mı?”

    “DOĞA, BİR AVUÇ NÜKLEER SANTRAL ÇETESİ İÇİN Mİ VAR?”

    “Buradan, Mersin’den soruyoruz; Bu kentin, ülkenin ve dünyanın milyonlarca yıldır süregelen doğası, ekolojisi, kültürü talanı ve yağmayı kendilerine rehber edinen bir avuç nükleer santral çetesi için mi var?” diye soran Özkan, “Şirketlerin doğayı bir sermaye birikim aracı olarak görmesine, iktidarın da eşe dosta ve akrabaya rant dağıtmasına sessiz kalmayacağız. Bizler biliyoruz ki  nükleer karşıtı olmak yaşamı ve var olmayı savunmaktır. Ölümü ve yok oluşu seçmiyoruz, mücadele ediyoruz ve bundan sonra da devam edeceğiz. Her kesimden herkesi bu yok oluşa sürüklenmeye karşı mücadeleye davet ediyoruz” dedi.

    PİRHA/MERSİN

  • Mersin NKP sözcüsü Özkan: Binlerce yıl sürecek kirliliğe karşı sesimizi yükseltelim-VİDEO

    Mersin NKP sözcüsü Özkan: Binlerce yıl sürecek kirliliğe karşı sesimizi yükseltelim-VİDEO

    PİRHA- Yapımı süren Akkuyu Nükleer Santral hakkında yalan kampanyalar yürütülerek algı operasyonu yapıldığını belirten NKP dönem sözcüsü Aycan Özkan “Ülkemizi yönetenlere ve halkımıza da sesleniyorum; bu tehlikeli gidişe dur diyelim. Ülkemize hiçbir faydası olmayacağı gibi ülkemizde binlerce yıl sürecek doğa ve yaşam tahribatına karşı yaşama saygılı herkesin bize destek vermesini istiyoruz” dedi.

    Haberin videosu;

    Mersin Akkuyu’da nükleer santral yapımı devam ederken, Nükleer Karşıtı Platformu (NKP) da açıklamalar yaparak, çevre felaketine karşı topluma duyarlılık çağrısı yapıyor.

    “SADECE MERSİN DEĞİL, AKDENİZ HAVZASININ TAMAMI TEHDİT ALTINDA”

    Konuya dair PİRHA’ya konuşan Mersin NKP dönem sözcüsü Aycan Özkan, yapım şirketinin halka yalan söylediğini ifade ederek şunları belirtti:

    “Bilimsel temelde ele alındığında ve veriler ortaya konulduğunda görülüyor ki, bırakın nükleer santrali, bir apartman bile yapılacak durumda değil. Ayrıca söylendiği gibi santralin amacı elektrik üretmek üretmek değil, kelimenin gerçek anlamıyla nükleer silah oluşturmaktır. Belgeler de ortaya koymuştur ki ülkemizin elektrik enerji ihtiyacı fazlası var. O zaman şöyle bir soru geliyor akla; nükleer santral neden yapılıyor? Tek bir nedeni var, oda rant yaratmak içindir. Nükleer santralin hiçbir şekilde denildiği gibi yerli milli bir yanı yoktur. Her şeyden önce teknolojisi bizim değil, yer de bizim elimizden çıktı. Nükleer santralin ülkemize hiçbir faydası olmayacaktır, aksine üretilen nükleer yakıtı götürüp, bize binlerce yıl sürecek kirliliği bırakacaklar. Bu da sadece Mersin halkı değil Akdeniz havzasında bulunan bütün ülkelerde yaşamı yok edecektir.”

    Son dönemlerde özellikle son bir iki aydır yapımcı firmanın da içerisinde yer aldığı Akkuyu nükleer şirketi ve hükümet yetkilileri bir taraftan gazetecilerinde içinde yer aldığı seminerler düzenliyor, diğer taraftan ise okulları gezip çocuk yaşta insanları ikna etmeye çalışıp, toplumun algısını değiştirmeye çalıştığına dikkat çeken Özkan, “Ülkemizi yönetenlere ve halkımıza da sesleniyorum; bu tehlikeli gidişe dur diyelim. Ülkemize hiçbir faydası olmayacağı gibi ülkemizde binlerce yıl sürecek doğa ve yaşam tahribatına karşı yaşama saygılı herkesin bize destek vermesini istiyoruz” dedi.

    Diren KESER/MERSİN