PİRHA- Hatay’ın Samandağ ilçesinde, TOKİ inşası gerekçesiyle devletin halkın tapulu arazilerine el koyması sonrasında Kurtderesi Mahallesi halkının nöbet eylemi sürüyor. Nöbeti ziyaret eden CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, “Yurttaşların tapulu arazisi konut uğruna katledilemez. Bu bölge konut yapımından çıkarılmalı, konutlar belediyenin gösterdiği hazine arazisine yapılmalıdır” dedi.
Hatay’ın Samandağ ilçesine bağlı Kurtderesi mahallesinde ‘Acil kamulaştırma’ gerekçesiyle halkın tapulu arazilerine devlet tarafından el konuldu. Mülklerini ve doğayı korumak isteyen yurttaşların başlattığı nöbet eylemi devam ediyor.
Devam eden nöbet eylemine CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara da katılarak destek verdi.
Bu bölgeye Kurtderesi, Mağaracık, Vakıflı ve Hıdır Bey olmak üzere 12 etaplık TOKİ yapılmak istendiğini söyleyen Yıldırım Kara, bu bölgede toprağı olan insanların Samandağ merkezde evleri yıkıldığını ve buraya sığındığına dikkat çekerek, ” Bir kez daha çağrımızı yineliyoruz: Yetkililer halkın sesine kulak versin, tarım arazilerine, mandalina ve zeytinliklere değil; hazine arazilerine konut yapsınlar. Üretim alanlarımızı betonlaştırmak yerine, geleceğe sahip çıkalım. Yurttaşların tapulu arazisi konut uğruna katledilemez. Bu bölge konut yapımından çıkarılmalı, konutlar belediyenin gösterdiği hazine arazisine yapılmalıdır” dedi.
PİRHA-Hozat Pertek Sekasur Doğa ve Çevre Koruma Platformu öncülüğünde, Sekasur’da yapılmak istenen pomza kum ocağına karşı oturma eylemi 32. gününde devam ediyor.
Dersim’in Pertek ilçesinde Bargini (Karabakır), Zeve (Dorutay), Orcan (Yukarı Gülbahçe) ve Desiman (Ardıç) köylerinin mera alanlarına Arven Doğu Yapı İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından, pomza kum ocağı yapılmak isteniyor. Projenin yapılacağı alanın Alevi inancında önemli bir yere sahip olan Ağuçan ve Üryan Xızır Ocağı’nın tam ortasında yer alması da köylüler tarafından tepki gösteriliyor.
Hozat Pertek Sekasur Doğa ve Çevre Koruma Platformu öncülüğünde, yapılmak istenen pomza kum ocağına karşı başlatılan nöbet eylemi 32. gününde devam ediyor.
Dersimli sanatçılar Erkan ve Dilan Top ile çok sayıda yurttaş nöbet eylemini ziyaret etti.
PİRHA- Sekasur’da yapılmak istenen pomza kum ocağına karşı başlatılan nöbet eyleminde aşure lokması pay edildi.
Dersim’in Pertek ilçesinde Bargini (Karabakır), Zeve (Dorutay), Orcan (Yukarı Gülbahçe) ve Desiman (Ardıç) köylerinin mera alanlarına Arven Doğu Yapı İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından, pomza kum ocağı yapılmak isteniyor.
Hozat Pertek Sekasur Doğa ve Çevre Koruma Platformu öncülüğünde, Sekasur’da yapılmak istenen pomza kum ocağına karşı başlattığı nöbet eyleminde aşure lokması pay edildi.
PİRHA- Dersim Sekasur’da yapılmak istenen pomza kum ocağına karşı başlatılan nöbet eylemini 8. gününde Çadır Hozat belediye Başkanı Aydın Kaya, DEDEF Başkanı Ali Rıza Bilir ve Munzur Koruma Kurulu ziyaret etti.
Dersim’in Pertek ilçesinde Bargini (Karabakır), Zeve (Dorutay), Orcan (Yukarı Gülbahçe) ve Desiman (Ardıç) köylerinin mera alanlarına Arven Doğu Yapı İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından, pomza kum ocağı yapılmak isteniyor. Projenin yapılacağı alanın Alevi inancında önemli bir yere sahip olan Ağuçan ve Üryan Xızır Ocağı’nın tam ortasında yer alması sebebiyle köylüler tepki gösteriyor.
Hozat Pertek Sekasur Doğa ve Çevre Koruma Platformu öncülüğünde, Sekasur’da yapılmak istenen pomza kum ocağına karşı başlattığı nöbet eylemine 8. gününde ziyaretler devam ediyor.
Köylülerin başlattığı nöbet eylemini 8. gününde Hozat Belediye başkanı Aydın Kaya, DEDEF Başkanı Alirıza Bilir’den oluşan Munzur Koruma Kurulu, İstanbul Hozatlılar Derneği Başkanı Ersin Kızıl, Hozat Cemevi Başkanı Veysel Kızıl, Sol Parti Hozat İlçe Başkanı Hıdır Dilekçi, EMEP Hozat İlçe Başkanı Erdem Ulaşçelik, SMF ve sanatçı Ali İhsan Doğan, Vedat Aldemir, Mustafa Bakır ziyaret etti.
Köylüler, pomza madenine karşı ayrıca 7 Temmuz’da Pertek’te yürüyüş yapacak.
PİRHA- Hozat Pertek Sekasur Doğa ve Çevre Koruma Platformu öncülüğünde, Sekasur’da yapılmak istenen pomza kum ocağına karşı başlattığı nöbet eylemi 7. gününde. Doğaya sahip çıkacaklarını dile getiren köylüler, herkesi 7 Temmuz’da Pertek’te yapacakları yürüyüşe davet etti.
Dersim’in Pertek ilçesinde Bargini (Karabakır), Zeve (Dorutay), Orcan (Yukarı Gülbahçe) ve Desiman (Ardıç) köylerinin mera alanlarına Arven Doğu Yapı İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından, pomza kum ocağı yapılmak isteniyor. Projenin yapılacağı alanın Alevi inancında önemli bir yere sahip olan Ağuçan ve Üryan Xızır Ocağı’nın tam ortasında yer alması sebebiyle köylüler tepki gösteriyor.
Hozat Pertek Sekasur Doğa ve Çevre Koruma Platformu öncülüğünde, Sekasur’da yapılmak istenen pomza kum ocağına karşı çadır kurarak başlattığı nöbet eylemi 7. gününde devam ediyor.
“YAŞAM ALANLARIMIZDA MADEN İSTEMİYORUZ”
Yaşam alanlarında maden istemediklerini ifade eden Fatma Güneri, “Yaşam alanlarımızın yok edilmesine karşıyız. Doğa hepimizin o yüzden herkesin doğaya sahip çıkması gerekiyor. Köylüler olarak çadır kuruldu, ben de ziyaret etmeye geldim. 7 Temmuz’da Pertek’te yapılacak yürüyüşe herkesi davet ediyoruz” diye belirtti.
“HERKESİ 7 TEMMUZ’DAKİ YÜRÜYÜŞE BEKLİYORUZ”
Sekasur’un çok önemli bir bölge olduğunu dile getiren Murat Onay, “Sekasur bizim için bir hafıza merkezi, 1938’de 24 kişi yakılarak katledildi. Projenin yapılacağı alanda anıt mezar, kaya mezarları ve sarnıçlar var. Hayvancılığın yoğun yapıldığı, su kaynakları ve inanç bakımında da Ağuçan ve Sultan Hıdır Ocağı’nın ortasında yer almasından dolayı köylüler olarak yapılacak projeye karşıyız. 7 Temmuz’da Pertek’te yapılacak yürüyüşe herkesin katılımını bekliyoruz” dedi.
“İKİ AYDIR MADEN PROJESİNE KARŞI MÜCADELE HATTI GELİŞTİRMEYE ÇALIŞIYORUZ”
İki aydır maden projesine karşı mücadele yürüttüklerini ifade eden Erhan Doğru, “Maden projesini ilk duyduğumuz andan itibaren köy toplantıları yaparak halkı bilgilendirdik. Hem kamuoyu oluşturma açısından hem de köylülerin birlik ve beraberliğini devam ettirmek açısından maden çalışmasının yapılacağı alana çadır kurduk. Çadırda sabah sekiz ile akşam sekiz arasında nöbet tutuyoruz daha sonraki saatlerde de bölge köylülerimiz duruyor. Tüm halkımızı 7 Temmuz’da Pertek’te yapacağımız yürüyüşe davet ediyoruz” diye konuştu.
“KÖYLÜLER OLARAK DİRENECEĞİZ”
Projenin yapılacağı alanın kendileri için hem inanç hem de değerleri açısından çok önemli bir yer tuttuğunu vurgulayan Ali Kurt, konuşmasının devamında şunları dile getirdi:
“Coğrafi olarak sağ tarafa baktığımız zaman Üryan Hızır sol tarafa baktığımız zaman Ağuçan Ocağı var. Tam orta yerinde ise Sekasur bölgesinde 1938’de katledilen inanç önderlerimiz var. Şirket yetkililerine ve sermaye sahiplerine sesleniyoruz bu projeden vazgeçsinler. Köylüler olarak direneceğiz, buraya maden şirketi açılırsa resmen bize ikinci katliamı yaşatmış olurlar. 7 Temmuz’da Pertek’te yapacağımız yürüyüşümüze tüm halkımızı davet ediyoruz. Bu konuda tüm halkımızın duyarlı olması lazım.”
PİRHA- İzmir Bornova’da ÇEDES kapsamında 99 okula imam atanmasına ve din dersinin belirlenen bir camide verilmek istenmesine karşı veliler nöbet eylemi başlattı. Veliler, “Milli Eğitim Bakanlığı’nın ÇEDES dayatmasına karşıyız. Dini eğitimi zorunlu hale getirmeleri çocuklarımızı psikolojik olarak etkiliyor. Çocuklarımızın güvenliğinden okuldaki öğretmenler sorumludur. Okul dışına çıkarılarak camiye götürülmelerine karşıyız” mesajı verdi.
ÇEDES projesi kapsamında İzmir’deki bazı okullara imam, müezzin, vaiz ve kuran kursu hocası görevlendirilmesine karşı tepkiler artarak devam ediyor.
ÇEDES projesine karşı Alevi kurumları, eğitim sendikaları, öğrenci veli dernekleri, sivil toplum örgütleri, sendikalar, siyasi partiler açıklamalar yaparken, dün itibariyle Bornova İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü önünde nöbet eylemi başlatıldı. 10 gün sürecek nöbet eyleminde Bornova’da bulunan 99 okulda uygulanmak istenilen ÇEDES projesinin iptal edilmesi talep ediliyor.
Nöbet eylemine katılan veliler, ÇEDES protokolü ile eğitimin dinci, ırkçı bir müfredat yapısıyla şekillendirilmeye çalışıldığını ifade etti. İlçedeki okullarda ısınma, temizlik, güvenlik, kalabalık sınıflar, öğretmen atanmaması gibi birçok sorundan şikayet eden veliler, Bornova İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün bütün bu sorunları çözmek yerine ilçedeki okulların tamamına yakınına imam hatip, vaiz ve kuran öğreticisi görevlendirmesinin kabul edilemez olduğunu söylediler.
“ZORUNLU VE DAYATMA BİR EĞİTİMİ KABUL ETMİYORUZ”
Okul içinde ve dışında yapılan dini içerikli, toplu namaz etkinlikleri ve öğrencilere mezarlık temizletilmesi gibi etkinlikler çocukların zihinsel gelişimi açısından sakıncalı olduğunu kaydeden Nilgün Özlü, “Bizler okullarda kesinlikle imam istemiyoruz. Burası bir okul, cami değil. Herkes kendi işini, görevini yapsın. Tarikat, cemaatlerdeki taciz ve tecavüz olaylarını izliyoruz. Bunu herkes biliyor. Çocuklarımızın başına imam getirmesinler. Bizler imam değil öğretmen istiyoruz” diye konuştu.
ÇEDES projesini ‘dayatma’ olarak yorumlayan Akgül Adıyaman, “Çağdaş, laik bir eğitim istiyoruz. Hocalar camide, öğretmenler de okullarda olsun. Herkes kendi yerinde olsun. Kişi inancını, kendi ibadetinde yaşasın. Zorunlu ve dayatma bir eğitimi kesinlikle istemiyoruz” diyerek projenin iptal edilmesini istedi.
“KARARDAN DÖNÜLENE KADAR EYLEME DEVAM EDECEĞİZ”
5 çocuk annesi Örüne Salkaç ise Bornova’da bulunan 99 okulda uygulanmak istenen ÇEDES projesi iptal edilene kadar eylemlerini sürdüreceklerini ifade ederek, “5 çocuk annesi bir veli olarak bu nöbet eyleminde bulunuyorum. Ülkemiz laik ve demokratik bir ülke. Mecliste makamlarda oturan kişileri sonuçta bizler seçiyoruz. Halka kulağını tıkayan hiçbir bakanın dayatma sistemini istemiyoruz. İnsanlar ibadetini her yerde yerine getirebilir. Ama eğitim öyle bir şey değil. Eğitim bir ülkenin şah damarıdır. Bir ülkenin şah damarı kesilirse o ülke batar. Bizler böylesi bir dayatma sistemi kesinlikle okullarda görmek istemiyoruz. Bu karardan dönülene kadar bu eyleme devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
“KADROLU ÖĞRETMEN YOK; 4 YILDA 9 ÖĞRETMEN DEĞİŞTİRDİK!”
Sözleşmeli öğretmenlerin sürekli değişmesinden kaynaklı 4 yılda 9 öğretmen değiştirmek durumunda kaldıklarını dile getiren Sibel Söylev isimli veli, “Ben ilkokulda 4 yılda 9 öğretmen değiştirmiş bir çocuğun velisiyim. Öğretmenlerin atanamamasından ve sözleşmeli öğretmenlerin değişmesinden kaynaklı 9 farklı öğretmen değiştirmek zorunda kaldık. Öncelikle okullardaki eksik öğretmenlerin tamamlanmasını, imamların ise görevlerine camilerde devam etmesini istiyoruz. Benim çocuğum 9 yaşında ve ülkenin iyiye gitmediğini görüyorum. Çocuğum’ ben liseyi yurtdışında okusam, beni özler misin anne’ diye sorguluyor. Benim çocuğum bunu sorgulasın istemiyorum. Ülkesinde özgürce, hakkı olan eğitimi alsın istiyorum. ÇEDES’e hayır diyorum” diyerek yaşanan duruma tepki gösterdi.
Sevim Özdemir de ÇEDES projesinin çocuklarına yönelik psikolojik şiddet olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:
“Milli Eğitim Bakanlığı’nın ÇEDES dayatmasına karşıyız. Dini eğitimi zorunlu hale getirmeleri çocuklarımızı psikolojik olarak etkiliyor. Bu psikolojik bir şiddettir ve çocuklarımız bunu anlayamıyor. Okulların vereceği eğitimi camilerde imamlarla değil, formasyon almış öğretmenlerle olmalı. Çocuklarımızın güvenliğinden okuldaki öğretmenler sorumludur. Okul dışına çıkarılarak camiye götürülmelerine karşıyız. Çocuklarımızın bundan etkilenmesini istemiyoruz.”
PİRHA-Dersim Belediyesi’ne kayyım atanmasının ardından Seyit Rıza Meydanı’na taşınan nöbet eylemi direnişin 3. gününde devam ediyor. Bir kez daha bir kayyım ihaneti ve politikasıyla karşı karşıya olduklarını belirten SOL Parti Sözcüsü Hakkı Tombul, “Kayyım atamalarına halk her seferinde yanıt verdi. Kayyım atamaları sizin bittiğinizi, çürüdüğünüzü, bu ülkeyi yönetemediğinizi gösteriyor” dedi.
22 Kasım’da İçişleri Bakanlığı kararıyla Dersim ve Ovacık belediyelerine kayyım atanması, Dersim başta olmak üzere birçok kentte protesto edilmeye devam ediliyor.
Dersim’de, Seyit Rıza Meydanı’na taşınan nöbet eylemi direnişin 3. gününde devam etti. Dersim halkı ile dayanışmak için SOL Parti üye ve yöneticileri ile Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Neslihan Şedal nöbeti ziyaret etti.
Bir kez daha bir kayyım ihaneti ve politikasıyla karşı karşıya olduklarını belirten SOL Parti Sözcüsü Hakkı Tombul, “Kayyım atamalarına halk her seferinde yanıt verdi. Kayyım atamaları sizin bittiğinizi, çürüdüğünüzü, bu ülkeyi yönetemediğinizi gösteriyor. Kayyım politikası bir şiddet politikasıdır. Yaşamın her alanında bu faşist iktidar şiddet uyguluyor. AKP-MHP iktidarının inşa ettiği yeni rejim hayatın her alanında şiddet üretiyor. İtaat etmeyenlere, biat etmeyenlere hayatın her alanında şiddet uyguluyorlar. Birlikte mücadele ile bu bunları tarihin çöp sepetine göndereceğiz. Artık birlikte direnişi, mücadeleyi yükseltme zamanıdır” dedi.
“MÜCADELE ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ”
Dersim’in sınırları çizilen bir coğrafya olmadığını vurgulayan Van Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Neslihan Şedal, “Dersim direniştir, başkaldırıdır, başını eğmeyenlerin, diz çökmeyenlerin diyarıdır. Kayyımlar, halkların düşmanıdır. 3 dönemdir kendi tarihini tekerrür eden iktidarın, halkın iradesine, kadınların iradesine çarptığını biliyoruz. Yaşam alanlarımızı daraltan kayyımlara da iktidara da, Dersim halkı iradesini sizlere teslim etmeyecek. Kayyımlarınıza teslim etmeyeceğiz. Kayyımlarınızı gönderene kadar mücadele etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.
PİRHA- Emine Şenyaşar, yaşadığı sağlık sorunlarının ağırlaşması üzerine Meclis’teki Adalet Nöbeti eylemine ara verdi.
Urfa’nın Suruç ilçesinde 14 Haziran 2018 tarihinde eski AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruması ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen, bir oğlu da tutuklanan Emine Şenyaşar, Meclis’teki Adalet Nöbeti’ne 33’üncü gününde sağlık sorunları nedeniyle ara verdi.
Şenyaşar, tedavi süreci sona erdikten sonra nöbet eylemine devam edecek.
PİRHA- Hakkari Belediyesi’ne kayyım atanmasına karşı İstanbul’da başlatılan nöbet eylemi 5. gününde devam etti. DEM Parti İstanbul İl Eş Başkanı Murat Kalmaz, “Bu mesele yalnızca Kürtlerin meselesi değildir. Kayyım yalnızca Hakkari’ye atanmadı. Herkesin iradesine kayyım atandı” dedi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi’nin (DEM Parti) yerel seçimlerde kazandığı Hakkari Belediyesi’ne atanan kayyıma karşı nöbet eylemleri ve protestolar devam ediyor. İstanbul’un Şişhane Meydanı’nda başlatılan nöbetin 5. gününde Barış Anneleri, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (EHP), Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP) ve DEM Parti temsilcileriyle çok sayıda yurttaş meydanda bir araya geldi.
İktidara Hakkari halkının iradesine saygı duyma çağrısı yapan yurttaşlar, “Diren Hakkari İstanbul seninle”, “Direne direne kazanacağız”, “AKP halka hesap verecek” sloganlarını attı.
“VAN’A SAHİP ÇIKTIK HAKKARİ’YE DE SAHİP ÇIKACAĞIZ”
DEM Parti İstanbul İl Eş Başkanı Murat Kalmaz, “Bu mesele yalnızca Kürtlerin meselesi değildir. Bu yalnızca Hakkari’nin meselesi değil bütün Türkiye’nin meselesidir. Kayyım yalnızca Hakkari’ye atanmadı. Herkesin iradesine kayyım atandı. işçilerin, emekçilerin, ezilenlerin, kadınların iradesi kırılmak isteniyor ama gördüler ki biz Van’daki irademize sahip çıktık. Hakkari’ deki irade gaspına da sahip çıkacağız” diye konuştu.
PİRHA-Hakkâri Belediyesi’ne kayyım atanmasına tepki göstermek için Dersim’deki nöbet eylemi 9. gününde devam etti. Gasp edilen iradelerini geri almak için 9 gündür direndiklerini söyleyen Dersim Belediyesi Eş Başkanı Birsen Orhan, “Yarın Hakkâri’de yapılacak mitinge biz de Dersim’den coşkulu bir katılacağız” dedi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Hakkâri Belediye Eş Başkanı Mehmet Sıddık Akış’ın tutuklanması ve yerine kayyım atanması gerçekleştirilen nöbet eylemleriyle protesto ediliyor.
Hakkâri Belediyesi’ne kayyım atanmasına tepki göstermek için Dersim’deki nöbet eylemi 9. gününde devam etti. Nöbet eylemine Dersim Belediyesi Eş Başkanları Birsen Orhan ve Cevdet Konak, Dersim’deki siyasi parti ile sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ve çok sayıda yurttaş katıldı.
“AKP İKTİDARINA BOYUN EĞMEYECEĞİZ”
Gasp edilen iradelerini geri almak için 9 gündür direndiklerini söyleyen Dersim Belediyesi Eş Başkanı Birsen Orhan, “Yarın Hakkâri’de yapılacak mitinge Türkiye’nin her tarafından katılım başladı. Biz de Dersim’den coşkulu bir katılım gerçekleştireceğiz. Tüm halkımızı direnişimizi omuzlamaya, mücadelemizde yan yana durmaya ve Hakkâri’de güçlü bir ses olmaya davet ediyoruz. Haklarımızı gasp eden AKP iktidarına boyun eğmeyeceğiz” dedi.
PİRHA-Hakkâri Belediyesi’ne kayyım atanmasına tepki göstermek için Dersim’deki nöbet eylemi 8. gününde devam etti. Halkın iradesine yapılan darbeye karşı sonuna kadar mücadele edeceklerini belirten DEM Parti Dersim İl Eş Başkanı Özcan Gürtaş, “Eğer Türkiye’de demokrasi varsa herkesin halkın iradesine saygı duyması gerekiyor” dedi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Hakkâri Belediye Eş Başkanı Mehmet Sıddık Akış’ın tutuklanması ve yerine kayyım atanması gerçekleştirilen nöbet eylemleriyle protesto ediliyor.
Hakkâri Belediyesi’ne kayyım atanmasına tepki göstermek için Dersim’deki nöbet eylemi 8. gününde devam etti. Nöbet eylemine Dersim Belediyesi Eş Başkanları Birsen Orhan ve Cevdet Konak, Dersim’deki siyasi parti ile sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ve çok sayıda yurttaş katıldı.
“HERKES HALKIN İRADESİNE SAYGI DUYSUN”
Halkın iradesine yapılan darbeye karşı sonuna kadar mücadele edeceklerini belirten DEM Parti Dersim İl Eş Başkanı Özcan Gürtaş, “Eğer bu ülkede demokrasi ve eşitlik varsa seçim de bunun bir sonucudur. Hakkâri Belediyesi’ne kayyım atanması Kürt kimliğinin inkârıdır. Kayyım siyaseti sadece Kürtlere karşı yürütülen bir siyasettir. Eğer Türkiye’de demokrasi varsa herkesin halkın iradesine saygı duyması gerekiyor” dedi.
“HALKIMIZ 13 HAZİRAN’DAKİ MİTİNGE DESTEK VERSİN”
DEM Parti Dersim İl Eş Başkanı Esma Ateş, ise 13 Haziran’da Hakkâri’de düzenlenecek mitinge çağrı yaparak şunları söyledi:
“13 Haziran’da iktidarın kayyım politikasına karşı Hakkâri’de miting düzenleyeceğiz. Halkımız, Türkiye ve Kürdistan’ın bütün bölgelerinden bu mitinge destek verecek. Biz de Dersim’den güçlü bir katılım sağlamak istiyoruz, halkımızın mitinge destek vermesini bekliyoruz.”
PİRHA-Hakkâri Belediyesi’ne kayyım atanmasına tepki göstermek için Dersim’deki nöbet eylemi 7. gününde devam etti. Kayyımla yönetilen bütün belediyelerde yolsuzluk, talan, yağma ve hırsızlık olduğunu vurgulayan Dersim Belediyesi Eş Başkanı Cevdet Konak, “Kayyımla birlikte dilimiz, kültürümüz ve tarihimiz gasp edildi. Devlet, toplumsal muhalefetin yükseldiği her dönem halkı darbe ile susturmaya çalışmıştır” dedi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Hakkâri Belediye Eş Başkanı Mehmet Sıddık Akış’ın tutuklanması ve yerine kayyım atanması gerçekleştirilen nöbet eylemleriyle protesto ediliyor.
Hakkâri Belediyesi’ne kayyım atanmasına tepki göstermek için Dersim’deki nöbet eylemi 7. gününde devam etti. Nöbet eylemine Dersim Belediyesi Eş Başkanı Cevdet Konak, Dersim’deki siyasi parti ile sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ve çok sayıda yurttaş katıldı.
Nöbet eyleminde kayyımla ilgili resim sergisi yapıldı ve Dersimli müzisyenler eyleme destek vererek türküler seslendirdi.
“İRADE GASPINI KABUL ETMİYORUZ”
Kayyım darbesine karşı eylemlerinin 7. gününde olduklarını belirten DEM Parti Dersim İl Eş Başkanı Özcan Gürtaş, “İktidar, almış olduğu hukuksuz kararı devam ettirmektedir. İrade gaspını kabul etmiyoruz. 8 yıllık yolsuzluk, hırsızlık ve talan ortaya çıkmasın diye belediyelerimize kayyım atanıyor” dedi.
“KAYYIMLA BİRLİKTE DİLİMİZ, TARİHİMİZ VE KÜLTÜRÜMÜZ GASP EDİLDİ”
Kayyımla yönetilen bütün belediyelerde yolsuzluk, talan, yağma ve hırsızlık olduğunu vurgulayan Dersim Belediyesi Eş Başkanı Cevdet Konak, “Kayyımla birlikte dilimiz, kültürümüz ve tarihimiz gasp edildi. Devlet, toplumsal muhalefetin yükseldiği her dönem halkı darbe ile susturmaya çalışmıştır. Faşizmle mücadele eden herkes 13 Haziran’da Hakkâri’de bir araya gelecek. Hakkâri’deki o güçlü ses bu ülkede zulme karşı barışı inşa edecektir” diye konuştu.
PİRHA-AYM’nin hakkında “hak ihlali kararı verdiği tutuklu TİP Milletvekili Can Atalay için İstanbul Adliyesi’nde başlatılan nöbet eylemi 2’nci gününde sürüyor.
Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) hakkında “hak ihlali” kararı verdiği Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) tutuklu Milletvekili Can Atalay için Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi’nde nöbet eylemi 2’nci gününde devam ediyor.
Avukatlar, ihlal kararı sonrası tahliye başvurusunun yapıldığı 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde karar çıkana kadar eylemlerini sürdüreceklerini belirtti.
NE OLMUŞTU?
Gezi Parkı davasından bir yılı aşkın süredir tutuklu bulunan avukat Can Atalay, Hatay’dan TİP milletvekili seçilmişti. Avukatları, Atalay’ın mazbatasını alarak tutukluluğun bitmesi için başvuruda bulundu ama Yargıtay 3. Ceza Dairesi bu talebi reddetti.
AYM, Atalay’ın bireysel başvurusunu önceki gün değerlendirdi, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkı ve kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine hükmetti. 50 bin lira manevi tazminat ödenmesine de hükmeden AYM, ihlalin ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasına, yargılamada durma kararı verilmesine ve hükmün infazının durdurularak Atalay’ın tahliye edilmesine karar verdi. AYM, söz konusu kararı dün geç saatlerde İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi.
PİRHA- Akbelen ormanında direnişlerini kamp alanının yanında devam ettiren köylüler, “Akbelen ormanlarını terk etmeyeceğiz” sloganları attı. Ancak, jandarma eylemlerinin kanuna aykırı olduğunu belirterek tacizde bulundu. MUÇEP Sözcüsü Umay Karabaş, TOMA’ların boş tarlaya su sıktığını belirtti.
İkizköy’de bulunan Akbelen ormanlarında sürdürülen kamp nöbeti, jandarmanın müdahalesi ile sona erdirildi. Müdahalenin ardından jandarmanın alanda karakol kurmasına şahit olan köylüler ve çevreciler, direnişlerine kamp alanının hemen yanında devam etti. Yaklaşık 30 kişi, fenerler ve cep telefonlarının ışığı altında “Akbelen ormanını terk etmeyeceğiz” sloganlarıyla direnişlerini sürdürdü. Ancak, eylem ve gösteri kanununa aykırı davranışlarda bulundukları gerekçesiyle jandarma tarafından taciz edildiler.
Kazdağları Sözcüsü Melis Tantan, yaşananlar hakkında, “Tarlada oturduk, çekirdek çitlerken ve acılı dolmalar yerken jandarma toplantı gösteri yürüyüşüne muhalefet ettiğimizi söyleyerek bizi uyardı. Yapacağımız açıklama, dolmanın acılığının fazla olduğu ile ilgili olacak” dedi.
BOŞ TARLAYA TOMALAR SU SIKTI
Ayrıca, MUÇEP Sözcüsü Umay Karabaş, TOMA’ların boş tarlaya su sıktığını ifade ederek, “Geceyi geçireceğimiz boş tarlaya TOMA’lar su sıkmaya başladı” dedi.
PİRHA- Aydın’da bulunan Tahtacı Alevi ziyareti Telli Dede’nin yıkılarak yerine İmam Hatip Lisesi yurdu yapılması kararı verilmişti. Köylülerin başlattığı nöbet sonrasında yurdun yapılması kararından vazgeçildi.
Aydın Bozdoğan’a bağlı Akçay Mahallesi’ndeki Tahtacı Alevilerin önemli ziyaretlerinden Telli Dede’yi her sene çok sayıda kişi ziyaret ediyor. Özellikle musahip olan ailelere ait ocakların bulunduğu bu ziyaret, Tahtacı Alevilerin uğrak yerlerinden biri durumunda.
Yakın zamanda Telli Dede Ziyaretinin bulunduğu alan yıkılıp, yerine Anadolu İmam Hatip Lisesi yurdu yapılmak isteniyordu. Köylüler kutsal saydıkları ziyaretin yıkılmasına karşı Telli Dede Ziyareti için hukuksal yollara başvurmuş, sonuç alınamayınca nöbet eylemine başlamıştı.
Köylülerin nöbet eylemi sonrasında yapılan görüşmeler sonrasında Telli Dede Ziyaretinin yerine inşa edilmesi planlanan Anadolu İmam Hatip Lisesi yurdunun yapımından geri adım atıldı.
PİRHA- “Gökyüzü çatımız sokaklar evimiz” eylemlerinde sürekli polisin tacizine ve tehditlerine maruz kaldıklarını anlatan üniversite öğrencisi Barış Kırmızıtaş, ekonomik krizden en çok öğrencilerin etkilendiğini belirterek, iktidarın çözüm üretmeyen politikalarına karşı birlikte hareket etme çağrısında bulundu. Kırmızıtaş, ters kelepçeyle gözaltına alındıklarında polisin bir arkadaşlarının gözüne tekme atarak kör etmek istediğini söyledi.
İktidarın yaşamın her alanında çözümsüzlük ısrarı ülkedeki ekonomik krizi gün geçtikçe çıkmaza sürüklüyor. Ekonomik krizden en fazla emekçiler, kadınlar, gençler ve çocuklar etkileniyor. Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasıyla beraber üniversitelerine gitmek için farklı şehirlere gitmek zorunda kalan öğrenciler artan kira ve yurt fiyatları ile karşı karşıya kaldı. Barınma sorunu başta olmak üzere pek çok sorun yaşayan öğrenciler buna karşı harekete geçti.
İzmir’de “Gökyüzü çatımız sokaklar evimiz” hareketinin çağrısıyla öğrenciler 11 Eylül’den bu yana barınma sorununa dikkat çekmek için parklarda nöbet tutuyor. Nöbeti sürdüren öğrenciler, parklarda polis tacizine ve tehdidine de maruz kalıyor.
Çatımız Gökyüzü Hareketi’nde yer alan Dokuz Eylül Üniversitesi öğrencisi Barış Kırmızıtaş, bu eylemi sadece kendileri için değil toplumun sesi olmak adına yaptıklarını dile getirdi. Mevcut yurtlardaki odaların ranzalar ile koğuş sistemine döndüğünü aktaran Kırmızıtaş, “Bu eylemdeki temel amaç mevcut hükümetin yarattığı ekonomik krizin sonuçlarına, öğrenciler üzerinde kendini dayatmasına tepkiydi. Halkın bütün kesimleri bu ekonomik krizden payını alıyor. Öğrenciler ev sorunu, kira ve fatura zamlarından dolayı geçinemiyorlar. Yurtlara yerleşemeyen öğrenciler evlerine dönmek zorunda kalıyor. Hükümet yeni yurtlar yapması gerekirken ranza sistemi 4 kişilik odaları 10 kişiye çıkarıyorlar. Etüt odalarındaki masalar kaldırılarak yataklar yerleştiriliyor ve 12 kişilik odalar yapılıyor. Biz öğrenciler bunu kabul etmiyoruz ve sesimizi böyle duyurmak istiyoruz” diye konuştu.
Kırmızıtaş, önceki günlerde ablukaya alınıp, darp edilerek gözaltına alınmalarına tepki gösterdi. Eyleme başladıklarından bu yana çeşitli taciz ve tehditlerle karşılaştıklarını ifade eden Kırmızıtaş şöyle konuştu:
“Biz bu eylemi sürdürmeye çalıştığımızda taciz, hakaret ve küfürler hiç dinmedi. 4 öğrenci olarak başladık. 4 kişi için 60 kişilik kolluk güçleri gelmişti. İlk günlerde bizleri darp ederek gözaltına aldılar. En temel hakkımızı protesto ile gerçekleştiriyoruz. Çadır kurulamaz gibi yasak olmamasına rağmen çadırımızı kırarak ters kelepçe ile gözaltına alındık. Hem bizleri hem de çantalarımızı ince aramadan geçerdiler. Gizli bir şekilde ve kamera kaydı alınmadan bu ince arama yapıldı. Çantalarımıza bir şeyler dahi konulmuş olabilir. Arkadaşımın gözüne tekme atarak kör etmek istediler.”
“TALEPLERİMİZ, TOPLUMUN DA TALEPLERİDİR”
Barınma, ulaşım ve beslenme gibi temel ihtiyaçlarını karşılayamayan öğrencilerin okulu bırakmak zorunda kaldığını hatırlatan Kırmızıtaş, taleplerinin aslında ekonomik kriz kıskacında bırakılmış halkın da talepleri olduğunun altını çizerek, “Artık halk da bıkmış durumda ve bir şeylerin değişmesi gerektiğini söylüyor. İşte bu genel tepkinin öncülüğünü biz gençler yapıyoruz. Bu üniversitedeki bir öğrenci evinin genel sorunu olarak ele alınmamalı. Taleplerimiz, ekonomik krizin yansımalarını kat be kat yaşayan toplumun talepleridir. İnsanlar ev kiralarını ödeyemiyor, faturalarını ödeyemiyor. Geçinemedikleri için banyolarında kendilerini asıyor. Çocuğunun ihtiyaçlarını dahi karşılayamıyor. Halkın en somut sorunlarını biz üniversite öğrencileri çok daha fazla yaşıyoruz. Ek bir gelirimiz yok. KYK bursları ile geçinemiyoruz. Ev kiraları 4 bin TL olmuş durumda. Arkadaşlarımız ev sorunlarını çözemediğini için okulu bırakıp gitmek zorunda kaldı. Hükümet çözüm olarak bizlere bunu reva görüyor” ifadelerini kullandı.
“BASKI VE TEHDİTLER KAPIMIZIN ÖNÜNE KADAR GELDİ”
Nöbet eyleminin dışında evlerinin kapılarına kadar baskı ve tacizlerin devam ettiğine vurgu yapan BarışKırmızıtaş, “Evlerimizden çıkarken kapımızın önünde bekleyen araçlar görüyoruz. Takip ederek taciz ve küfür ediyorlar. Ailelerimizi dahi arayarak bizleri illegalize etmek istiyorlar. Bizleri bu şekilde fişleyemezler. Bütün öğrencileri dayanışmaya çağırıyoruz. Bir şeyleri değiştireceğimize dair gücümüz var” dedi.
Öğrencilerin talepleri şöyle:
“* İlk günden itibaren yetersiz kalan 850 TL’lik burs; eğitime, barınmaya ve beslenmeye gelen zamlar karşısında çoktan eridi. Bursumuz yaşanan enflasyon oranında arttırılmalı ve geri ödemeli bir şekilde verilen krediler de birikmiş borçları silinmek üzere bursa dönüştürülmelidir.
* KYK yurt ücretlerine yüzde 80 ile yüzde 100 arasında yapılan zamlar derhal geri çekilmeli. Yaşam standartları iyileştirilerek barınmanın ücretsiz olmasına dönük adımlar atılmalıdır.
* 2-3-4 kişilik KYK yurt odalarının ranza sistemiyle 8-10 kişiye çıkarılmasını kabul etmiyoruz. Koğuş değil yurt istiyoruz. Yatak kapasiteleri; ranza sistemine geçerek değil yeni yurtlar inşa ederek arttırılmalıdır.
* Tarikat ve cemaat yurtları, ideolojik dayatmaları ve baskılarıyla özgür düşüncenin ve özgür bireyin gelişimi önünde başat engellerden birini oluşturmaktadır. Bu kurumların yurtları kapatılmalı ve bu binalar KYK yurtları olarak faaliyete geçirilmelidir.
* Yemekhanelerde yapılan yüzde 100-300 arasındaki yemek zamları geri çekilmelidir. Bizler müşteri değiliz. Eğitim kurumları da birer ticaret merkezi değildir.
* Ev kiraları ve emlakların denetimsizliği; ev sahiplerine ve emlakçılara bir kara borsa alanı oluşturmaktadır. Boş evler, adeta açık arttırmaya çıkarılırcasına en yüksek ücreti verene kiralanmaktadır. Kiralar ve emlaklar denetlenmelidir.
* Her öğrenciye kırtasiye malzemesi ve kirada kalan öğrencilere ise gıda malzemesi, kira ve fatura desteği yapılmalıdır.
* Ulaşım masrafları ve yapılan son zamlar biz öğrencileri ciddi anlamda zorlamaktadır. Toplu taşıma belediyelerin bünyesinde olduğu gibi aynı zamanda ulaşım, eğitim alanının da bir parçasıdır. Ulaşıma yapılan zamlar geri çekilmelidir.
* Son olarak; eğitim, barınma ve beslenme haklarını talep ettiği için yurttan çıkarılan ve bursları kesilen tüm arkadaşlarımızın gasp edilen hakları geri verilmedir.”
PİRHA- Akbelen Ormanı’nda bu sabah ağaç kesimi başladı. Bölgeye gelen jandarma, kesimin yapılmak zorunda olduğunu belirterek ağaç kesimini gerçekleştirenlere kalkan olurken, İkizköy Çevre Komitesi üyesi Nejla Işıkkesime tepki göstererek, “Saat 09:00’da durdurulan ağaç kesimi tekrar başlarsa kendimizi ağaçların önüne atacağız. Lütfen desteğe gelin. Burası sadece bizim sorunumuz değil” diyerek duyarlılık çağrısında bulundu.
İkizköylüler, Milas Orman Genel Müdürlüğü’nün 15 Temmuz’da Akbelen Ormanı’nda kesim yapacağı iddiası üzerine suç duyurusunda bulmuşlardı. Akbelen Ormanı’nda dün nöbet tutmaya başlayan İkizköylüler, bu sabah ağaçların kesiminin başladığını ve direnmeye devam edeceklerini duyurdular.
HUKUKİ SÜREÇ DEVAM EDERKEN AĞAÇ KESİMİNE DEVAM EDİLİYOR
740 dönümlük Akbelen Ormanı, Limak Holding’e Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından satılmıştı. Milas’taki termik santrale kömür temin etmek için maden yapılmak istenen ormanda, ekolojik dengenin ve geçim kaynaklarının yok edilmesini istemeyen doğa savunucuları geçtiğimiz günlerde Muğla 1. İdare Mahkemesi’nde Tarım ve Orman Bakanlığı ile Orman Genel Müdürlüğüne karşı dava açmıştı.
Mahkeme, idarenin savunmasını aldıktan sonra, ormanda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar vermişti. Ancak hukuki süreç devam ederken ormanda ısrarla kesim yapılmaya devam edildi. Yaşanan bu duruma tepki gösteren yöre halkı, OGM yetkilileri hakkında da ‘görevi kötüye kullandıkları’ gerekçesiyle savcılığa suç duyurusunda bulunmuştu.
TEPKİLER ÜZERİNE AĞAÇ KESİMİ DURDURULDU
Bayram tatilinin fırsata çevrilmeye çalışıldığını söyleyen İkizköylüler, ağaçların kesileceğini öğrendikten sonra ormanda nöbete başlamıştı. 15 Temmuz’da kesim için ormana gelen olmadı. Fakat bu sabah saat 06:00 civarında bölgeye gelen ekipler kesime başladı.
“BURASI SADECE BİZİM SORUNUMUZ DEĞİL”
İkizköy Çevre Komitesi üyesi Nejla Işık kesime tepki göstererek, “Sabah motor seslerini duyduk. Ormana gittik. 20 ağacı kesmişlerdi. Tepkiler üzerine kesim şu an durdu. Ancak olay yerine jandarma geldi. Bize ‘eylem yapmak istiyorsanız gidin köyde eyleminizi yapın. Burada kesim yapılmak zorunda’ dediler. Saat 09:00’da durdurulan ağaç kesimi tekrar başlarsa kendimizi ağaçların önüne atacağız. Karşımızda bir insan yok, duygusuzlar. Lütfen desteğe gelin. Burası sadece bizim sorunumuz değil. İkizköy’ün sorunu değil. Elinizi vicdanınıza koyun. Belediye başkanlarına sesleniyorum. Neden sessiz kalıyorsunuz? Biz ölelim burada istediğinizi yapın” dedi.
“ORMANLARIN TALAN EDİLMESİ SU KRİZİNE DE NEDEN OLUR”
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Muğla Milletvekili Suat Özcan da Akbelen Ormanı’nın kesimine karşı yeniden nöbet başlatan köylülere destek olmak için sabah saatlerinde İkizköy’e gitti. Köylülerin nöbet tuttuğu kesim alanına giden Özcan açıklamada bulunarak, “Kömür için ormanlar talan edilmekte, ağaçlar kesilmektedir. Kömür için ormanlar talan edilmekte, ağaçlar kesilmekte. Bugün erken saatlerde 20-30 kadar ağacın kesildiğini öğrenir öğrenmez geldik. Mutlaka çevre halkının doğal yaşam alanlarının aynı kalması lazım. Son yılların en kurak mevsimini yaşıyoruz. Su krizi var. Bu nedenle suyun en önemli çözüm yolu ormanlardır. Ormanları koruyalım” diye konuştu.
PİRHA- Anayasa Mahkemesi (AYM) ile tutuklu vekillerin durumunu görüşmek için randevu talep eden HDP’liler yanıt alamayınca AYM içinde nöbete başladı. AYM Başkanı Arslan, 4 saatlik nöbetin ardın HDP’lilerle görüşmeyi kabul etti. Görüşmenin ardından değerlendirme yapan HDP’li vekillerin AYM önünde nöbet eylemine devam edeceği belirtildi.
https://www.youtube.com/watch?v=G6FGwQNQXTc
HDP Parti Sözcüsü Osman Baydemir, Kadın Meclisi Sözcüsü Dilan Dirayet Taşdemir, Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım ve milletvekilleri Garo Paylan ile Meral Danış Beştaş, milletvekillerinin tutukluluğuna ilişkin görüşme yapmak üzere Anayasa Mahkemesi’ndeydi.
Her hafta Anayasa Mahkemesi önünde tutuklu vekiller için eylem yapan HDP’li vekiller, AYM Başkanı Zühtü Aslan ile görüşme talepleri karşılık bulmayınca bu kez bina içinde ‘Vicdan ve Adalet Nöbeti’ eylemi başlattı. Vekillerin 4 saat süren eylemi sonuç verdi ve AYM Başkanı Zühtü Aslan HDP heyetini kabul etti. HDP milletvekilleri ile Zühtü Arslan arasındaki görüşme yaklaşık 1 saat sürdü.
VİCDAN VE ADALET NÖBETİ DEVAM EDECEK
HDP milletvekilleri görüşme sonrası yaptıkları değerlendirmede, “Vicdan ve Adalet Nöbeti” eylemini AYM önünde devam ettirme kararı aldı. Nöbet mahkeme önünde yapılan açıklamanın ardından Anayasa Mahkemesi’nin karşısında bulunan Ahlatlıbel Parkı’nda devam edecek.
“HUKUK GÜÇLÜNÜN HUKUKUNA DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR”
Mahkemeden görüşme talebinde bulunmadan önce, AYM önünde bir açıklama yapan HDP Sözcüsü Osman Baydemir, şu ifadeleri kullandı:
“Ülke adaletten yoksun hale geliyor. Hukuk mazlumun yanında değil adeta güçlünün hukukuna dönüştürülüyor. Toplumu bir arada tutan en önemli maya onun adil olmasıdır, adalet mekanizmasının etkin işleyişidir. Tam 28 gün boyunca vicdan ve adalet çığlığıyla, çağrısıyla Türkiye’nin dört bir yanından Van’dan, İstanbul’dan, İzmir’den, Diyarbakır’dan milyonların sesini toplayarak geldik. Bugün ülke adli yıl açılış törenine tanıklık ediyor. Tam da bugün adalet çığlığının en üst noktaya çıkarılması gereken gün. Bugün AYM önünde bulunuşumuzun ve AYM önünde kesintisiz bir çabaya başlayışımızın tek nedeni adalet talep etmektir.” (HABER MERKEZİ)
HDP’nin Diyarbakır ve İstanbul’un ardından Van’da sürdürülen ‘Vicdan ve Adalet Nöbeti’nin son durağı bugünden itibaren İzmir’de başladı. Nöbete Osman Baydemir, Ahmet Yıldırım, Ertuğrul Kürkçü, Müslüm Doğan, Dilan Direyet Taşdemir, Ayşe Acar Başaran, Mizgin Irgat, Aycan İrmez, Besime Konca, Erdal Ataş, Ali Atalan, Behçet Yıldırım katıldı.
HABERİN VİDESU
Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) Diyarbakır ve İstanbul’un ardından Van’da sürdürülen ‘Vicdan ve Adalet Nöbeti’nin son durağı İzmir. Yürüyüş öncesi kısa bir konuşma yapan HDP Grup Başkan vekili Ahmet Yıldırım, 25 Temmuz’da Diyarbakır’da başlattığımız Adalet ve Vicdan Nöbetin’nin son durağı olan İzmir’de olmanın mutluluğunu yaşadığını söyledi. Yıldırım, “İzmir Türkiye’dir Türkiye İzmir’dir diyerek finalimizi burada yapıyoruz” dedi.
Yaptıkları bu Adalet ve Vicdan Nöbetiyle, bütün toplumun vicdanını yansıtan, zedelenmiş olan toplumun adalet duygusunu toparlamaya çalıştıklarını vurgulayan Yıldırım, birlikte daha güçlü olduklarını belirtti.
HDP’li vekiller Türkan Saylan Kültür Merkezi önünden Gündoğdu Meydanı’na yürüyüş başladı.
Yürüyüşün ardından HDP Sözcüsü Osman Baydemir başkanlığında grup toplantısı düzenlenecek.
NÖBETE KATILAN VEKİLLER
Nöbete katılan vekillerin isimleri ise şöyle: Osman Baydemir, Ahmet Yıldırım, Ertuğrul Kürkçü, Müslüm Doğan, Dilan Direyet Taşdemir, Ayşe Acar Başaran, Mizgin Irgat, Aycan İrmez, Besime Konca, Erdal Ataş, Ali Atalan, Behçet Yıldırım.
İstanbul’un ardından Van’ın devraldığı ‘Vicdan ve Adalet Nöbeti’ Musa Anter Barış Parkı’na yürüyüşle başladı.
Sabah saatlerinden itibaren yurttaşların geldiği HDP il binasını TOMA, zırhlı araç ve çevik kuvvet otobüsleriyle ablukaya alan polis, kitlesel yürüyüş yapılmasını engelledi.
Engellemeye, “Vicdan ve adalet” sloganları atarak tepki gösteren bir yurttaş polislerce gözaltına alındı.
Engelleme üzerine HDP Sözcüsü Osman Baydemir’in de aralarında bulunduğu HDP’li vekiller Musa Anter Barış Pakı’na doğru yürüyüşe geçti. Polisin “Alkış çalmak yok” ikazlarına rağmen vekiller yol boyunca alkışlarlarla karşılandı.
SARI BASIN KARTI ŞARTI
Bariyerlerle çevrilen parka ulaşan vekiller, alkışlar eşliğinde nöbetin tutulacağı alana geçti. Alkış çalan bir yurttaş da parkın girişinde tartaklanarak gözaltına alındı.
HDP il ve ilçe yöneticilerinin alınmadığı parka, “Sarı Basın Kartı” olmayan hiçbir basın çalışanının girmesine veya çevresinden görüntü almasına izin verilmiyor.
Gelen yurttaşların polislerce uzaklaştırıldığı parka giren vekiller, basının dahi alınmadığı alanda grup toplantısının yapılıp yapılmayacağını tartışıyor.