Etiket: nöbet

  • Depremzede ailelerin Ankara’da başlattığı nöbet sürüyor!

    Depremzede ailelerin Ankara’da başlattığı nöbet sürüyor!

    PİRHA- 11’inci Yargı Paketi’yle yıkımlarda sorumluluğu bulunanlara tahliye yolunun açılmasına karşı depremzede ailelerin başlattığı nöbet sürüyor.

    Maraş merkezli 6 Şubat depremlerinde yakınlarını kaybeden ailelerin oluşturduğu Adalet Peşinde Aileleri Platformu, 11’inci Yargı Paketi’yle, deprem sırasında yaşanan yakımdan hüküm giymiş, kişilere tahliye yolunun açılmasına karşı nöbet sürüyor.

    Salı günü Meclis Genel Kurula gelmesi beklenilen 11’inci Yargı Paketi’nin 27’nci maddesindeki düzenlemeye karşı Ankara’nın Çankaya ilçesinde bağlı Ayrancı Mahallesi’nde bulunan Cemal Süreyya Parkı’nda dün bir araya gelen depremzedeler, yaktıkları ateşlerle soğuk havanın etkisini kırmaya çalışarak sabahladı.

    Söz konusu maddenin kabul edilmesi halinde, 31 Temmuz 2023’ten önce işlenen  suçlarda cezası kesinleşmiş olan kişiler yönünden denetimli serbestlik ya da tahliye şeklinde infaz düzenlemesi yapılması bekleniyor. Aileler, 27’nci maddenin deprem suçlarını kapsaması nedeniyle maddenin iptali veya deprem suçlarının haricinde uygulanması talebiyle nöbetlerini devam ediyor.

    Nöbetin ikinci gününde aileler, Meclis’te siyasi parti temsilcileri ile yapacakları görüşmeler sonrası nöbetlerine devam edecek.

    (HABER MERKEZİ)

  • Sekasur’daki direniş çadırındaki nöbet 56. gününde devam ediyor

    Sekasur’daki direniş çadırındaki nöbet 56. gününde devam ediyor

    PİRHA- Sekasur’da pomza madeni ve kum ocağına karşı başlatılan nöbet eylemi 56. gününde destek ziyaretleri devam ediyor. 

    Dersim’in Hozat ilçesine bağlı Bargini köyü ile Pertek ilçesine bağlı Zeve, Orcan ve Desiman köylerinde, 2 bin 200 dönümlük alanda kurulmak istenen pomza ve kum ocağına karşı başlatılan çadır nöbeti devam ediyor.

    Ağuçan ve Üryan Xızır ocaklarının tam ortasında yer alan alana maden ocağı yapılmak istenmesine tepkiler gelmeye devam ediyor.

    Sekasur’da pomza madeni ve kum ocağına karşı başlatılan nöbet eylemi 56. gününde destek ziyaretleri devam ediyor.

    Müzisyen Semi Ber, Hozat Belediye Başkanı Aydın Kaya ve Kürecik TV’de “Umudum Rengi” sunucusu ve yapımcısı Yazar-Şair Ali Hıdır Cihan direniş çadırını ziyaret etti.

    “TÜM HALKIMIZIN DUYARLI OLMASINI İSTİYORUZ”

    Hozat Belediye Başkanı Aydın Kaya, “Birlikteyken ve beraberken güçlüyüz. Tüm halkımızın duyarlı olmasını bekliyoruz” dedi.

    Müzisyen Semi Ber ise, “Bizler doğamız ve inancımızla varız” diye belirtti.

    Yazar Ali Hıdır Cihan, “Burası tarihi belleğimiz. Makine sesi değil, kuş seslerini duymak istiyoruz” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Sekasur’da başlatılan çadır nöbeti devam ediyor -VİDEO

    Sekasur’da başlatılan çadır nöbeti devam ediyor -VİDEO

    PİRHA- Hozat’ta pomza madeni ve kum ocağına karşı başlatılan nöbet, ziyaretlerle sürdü.

    Dersim’in Hozat ilçesine bağlı Bargini köyü ile Pertek ilçesine bağlı Zeve, Orcan ve Desiman köylerinde, 2 bin 200 dönümlük alanda kurulmak istenen pomza ve kum ocağına karşı başlatılan çadır nöbeti devam ediyor.

    Nöbet tutulan alana “Doğama, suyuma ve çevreme dokunma”, “Doğama, suyuma toprağıma çöpünü bırakma”, “Kutsalıma dokunma, madene hayır” pankartları asıldı.

    Nöbet çadırını Almanya Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu üyesi Abidin Özcan ve eşi, Hozatlı klarnetçi Nesimi Ataş, davulcu Bilal Bakır ziyaret etti.

    Ziyarette doğanın talanına karşı mücadele kararlılığı vurgulandı.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim Sekasur’da nöbet eylemi!-VİDEO

    Dersim Sekasur’da nöbet eylemi!-VİDEO

    PİRHA-Hozat Pertek Sekasur Doğa ve Çevre Koruma Platformu öncülüğünde, Sekasur’da yapılmak istenen pomza kum ocağına karşı oturma eylemi başlattı.

    Dersim’in Pertek ilçesinde Bargini (Karabakır), Zeve (Dorutay), Orcan (Yukarı Gülbahçe) ve Desiman (Ardıç) köylerinin mera alanlarına Arven Doğu Yapı İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından, pomza kum ocağı yapılmak isteniyor. Projenin yapılacağı alanın Alevi inancında önemli bir yere sahip olan Ağuçan ve Üryan Xızır Ocağı’nın tam ortasında yer alması da köylüler tarafından tepki gösteriliyor.

    Hozat Pertek Sekasur Doğa ve Çevre Koruma Platformu öncülüğünde, yapılmak istenen pomza kum ocağına karşı oturma eylemi başlattı.

    Oturma eyleminin gece-gündüz devam edeceğini açıklayan köylüler, platform üyeleri, pomza kum ocağından vazgeçilene kadar nöbet tutmaya devam edeceklerini açıkladı.

    Nöbet eylemi devam ediyor.

    PİRHA/DERSİM

     

  • Silivri’de hükümetin kayyım politikasına karşı ‘Demokrasi nöbeti’ başlatılacak

    Silivri’de hükümetin kayyım politikasına karşı ‘Demokrasi nöbeti’ başlatılacak

    PİRHA- Silivri Demokrasi Platformu Bileşenleri, belediyelere kayyım atayan hükümetin uygulamalarını protesto etmek için 27 Kasım’da “Demokrasi nöbeti” başlatacak. Nöbet 07 Aralık’a kadar sürecek. 

    Silivri Demokrasi Platformu Bileşenleri, AKP hükümetinin DEM Parti ve CHP belediyelerine kayyım atamasını protesto etmek için “Demokrasi nöbeti” başlatacaklarını duyurdu.

    Silivri Demokrasi Platformu Bileşenleri yazılı bir açıklama yaparak, demokrasi nöbetinin 27 Kasım-07 Aralık  arasında 10 gün süreyle, 11:00 ile 17:00 saatleri arasında Uğur Mumcu Meydanı’nda yapılacağını belirtti.

    “Kayyumlara hayır! Oyumuz onurumuzdur! İrademe dokunma” diyen platform bileşenleri, 7 Aralık cumartesi günü saat 13.00’te de Yaşar Kemal Nikah Salonu ve Sergi Salonu’nda forum düzenleyeceklerini, saat 16.00’da ise Uğur Mumcu Meydanı’ndan Atatürk Anıtı’na giderek bir basın açıklaması yapacaklarını kaydetti.

    “Demokrasiye, adalete ve halkın iradesine sahip çıkalım” diyen Silivri Demokrasi Platformu Bileşenleri eylemlerine ilişkin şu açıklamayı paylaştı:

    1. Seçme ve Seçilme Hakkı Tehdit Altında!
    Halkın iradesinin demokratik temeli seçme ve seçilme hakkı, kayyum atamaları ve hukuksuz tutuklamalarla yok sayılıyor. Milyonlarca seçmenin iradesine yapılan bu müdahalelere karşı sessiz kalmayacağız. Seçimle gelenin seçimle gitmesi ilkesi, demokratik temsil ve hukuk devleti büyük bir tehdit altındadır.

    2. Anayasal Güvenceler Çiğneniyor!
    Seçimle iktidar olanların, muhalefetin seçilmişlerine karşı anayasal hakları rafa kaldırması bir darbe hukukudur. Muhalif partilerin seçilmişlerine; belediye başkanlarına, siyasi ve rant hesaplı, hukuki dayanağı olmayan, “gizli tanık” iddialarıyla yargılayıp, yerlerine kayyum atanıyor olması açık bir demokrasi ihlalidir.

    3. Tek Adam Rejimine ve Anti-Demokratik Darbesine Karşıyız!
    Tek adam rejimi, demokratik güçlere gözdağı vermek ve toplumu korkutmak için seçimsiz otoriter bir düzen kurma çabasında. Buna karşı her türlü hukuki ve demokratik mücadeleyi vermezsek bir dahaki seçimler olmayabilir. Seçmen irademizi kimse, hiçbir güç yok sayamaz. Kimse oyumuzu değersizleştiremez.

    4. Türkiye, Çağdaş Dünyadan Koparılmak İsteniyor!
    Ülkemiz, demokratik değerlerden hızla uzaklaştırılıyor. Bu antidemokratik uygulamalara karşı tüm demokrasi savunucularını yan yana olmaya çağırıyoruz. Demokratik laik yaşamdan, bebek kıyımından, kadına şiddete, iş cinayetlerinden, doğanın sömürge hukuku ile talanına, hayvan kırımına bütün temel hak ve özgürlüklere yapılan saldırılara hayır demeliyiz. Laiklik karşıtı eğitim müfredatlarının çocuklarımızın geleceğini yok etmesine hayır demeliyiz.

    5. Demokrasiyi ve Halk İradesini Savunmaya Davet Ediyoruz!
    Tüm demokrasi güçlerine ve halkımıza çağrımızdır: Seçme ve seçilme hakkını, anayasal güvenceleri, eşit yurttaşlık hakkını savunmak için barışçı, demokratik yol ve yöntemlerle haklarımız için bir araya gelelim, birlikte mücadele edelim.
    Halkımız izin vermedikçe hiçbir güç seçme, seçilme ve seçtiklerimizi ve irademizi elimizden alamaz.! Özgür ve demokratik bir toplum için bu hukuk dışı uygulamaların karşısında duracağız. Çağdaş dünyadan koparılmamıza, demokrasinin yok edilmesine izin vermek, kendi ülkemizde esareti kabul etmektir. Asla boyun eğmeyeceğiz.

    “ÇAĞRIMIZDIR: DEMOKRATİK LAİK, BARIŞ VE ADALET GÜVENCESİ İÇİNDE YAŞAMAK İSTİYORUZ!”

    1. Barış İçin Savaşa Karşıyız! Savaşlar cinayettir, kötülüktür, yoksulluktur, evsiz barksız vatansız kalmaktır. Farklılıklarımızla birlikte, barış içinde, kardeşçe bir yaşam talep ediyoruz. Savaş politikalarının toplumumuza yüklediği yıkımın ve acıların sona ermesini istiyoruz.

    2. Farklılıklarımızla Birlikte Yaşayacağız! Toplumun tüm renkleri, kültürel ve inançsal farklılıklarıyla birlikte, özgürce ve barış içinde yaşama hakkına sahiptir. Demokratik haklarımızı savunarak barışın teminatı olacağız.

    3. Ağır Enflasyon ve Yoksullaşma Krizi! Ülkemizde ağır enflasyon ve hızla derinleşen yoksulluk, milyonları açlık ve geçim sıkıntısıyla yüz yüze bırakıyor. Ekonomik krizin bedelini emekçiler, işçiler ve dar gelirli vatandaşlarımız ödüyor.
    Tüm demokrasi güçlerine ve halkımıza çağrımızdır! Silivri demokrasi bileşenleri olarak barışı, adaleti, demokrasiyi ve ekonomik hakları savunmak için bir araya geliyoruz. Bu ülkenin geleceği, hepimizin ortak mücadelesiyle şekillenecek. Eşitlik, özgürlük, adalet ve hukuk güvencesi herkese gerekli! Hiç olmadık zamanda hukuksuzluk kapımızı çalmadan özgür, adil ve barış içinde bir Türkiye için birlikte el ele başarabiliriz.

    * 7 Aralık 2024 Cumartesi Günü Saat : 13:00 da Belediye Yaşar Kemal Nikah ve Sergi Salonu’nda yapılacak olan “Forum’da düşüncelerinizi paylaşmaya,
    * 7 Aralık 2024 Cumartesi günü Saat 16:00 da Uğur Mumcu Meydanı Nöbet alanından başlayıp Atatürk Anıtı’nda son bulacak basın açıklamamıza tüm halkınız davetlidir.

    PİRHA/SİLİVRİ

  • Dersim Belediyesi’nde nöbet eylemi başladı-VİDEO

    Dersim Belediyesi’nde nöbet eylemi başladı-VİDEO

    PİRHA-Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak’a “örgüt üyeliği” iddiasıyla 6 yıl 3 ay hapis cezası verilmesinin ardından Dersim Belediyesi’nde nöbet eylemi başladı.

    Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak ve Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’ün de aralarında olduğu 4 kişinin “örgüt üyeliği” iddiasıyla yargılandığı davanın karar duruşması Tunceli Adliyesi’nde görüldü. Duruşmada 4 kişiye de 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi.

    Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak’a “örgüt üyeliği” iddiasıyla 6 yıl 3 ay hapis cezası verilmesinin ardından Dersim Belediyesi’nde nöbet eylemi başladı.

    “SONUNA KADAR DİRENECEĞİZ”

    Cevdet Konak’a hukuksuz bir şekilde ceza verildiğini söyleyen DEM Parti Dersim İl Eş Başkanı Esma Ataş, “Biz verilen cezayı kabul etmiyoruz. Belediyemizde kayyım gaspına karşı nöbet tutuyoruz. Belediyeler halkındır halkın olmaya devam edecek. Sonuna kadar direneceğiz” diye belirtti.

    “MÜCADELEMİZE DEVAM EDECEĞİZ”

    ESP PM Üyesi Orhan Çelebi, ise konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak ile Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’e hukuksuz bir şekilde ceza verildi. Bu hukuksuzluğa karşı Dersim halkı büyük bir tepki gösterdi. Bugünde belediyemizde hem olası yeni saldırıları püskürtmek hem de irademizi korumak için nöbetteyiz. Belediyemizi korumak için mücadelemize devam edeceğiz.”

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -Dersim Belediye Eş Başkanı Konak’a ve Ovacık Belediye Başkanı Sarıgül’e 6 yıl hapis cezası
    -Dersim Belediye Eş Başkanı Konak: Eğer yaptıklarımız suçsa bu suçu işlemeye devam edeceğiz-VİDEO
    -Dersim’de Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak’a verilen hapis cezası protesto edildi-VİDEO
    -Dersim Belediye Eş Başkanları: Belediyeler halkındır, gaspınıza izin vermeyeceğiz-VİDEO

  • Hayvanseverler, yasanın iptali için Anayasa Mahkemesi önünde nöbette -VİDEO

    Hayvanseverler, yasanın iptali için Anayasa Mahkemesi önünde nöbette -VİDEO

    PİRHA- Hayvanseverler, “Hayvanları Koruma Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un bazı hükümlerinin iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle açılan dava nedeniyle Anayasa Mahkemesi (AYM) önünde nöbete başladı. Hayvanseverler hayvan katliamına neden olan yasanın iptalini istiyor.  

    Sokaktayım Yanındayım İnisiyatifi ve Hayvan Yaşam Özgürlük İnisiyatifi sokak hayvanları düzenlemesinin görüşülmesi sebebiyle Anayasa Mahkemesi önünden bir araya geldi.

    Anayasa Mahkemesi (AYM), AKP hükümetinin çıkardığı “Hayvanları Koruma Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un bazı hükümlerinin iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle açılan davada ilk incelemesini yapacak.

    Hayvan hakları savunucuları, hayvan katliamının durdurulması için Anayasa Mahkemesi önünde yasanın iptalini talep ediyor.

    PİRHA/ANKARA

     

  • Dersim’de kayyıma karşı nöbet 6. gününde: Herkes halkın iradesine saygı duymalı-VİDEO

    Dersim’de kayyıma karşı nöbet 6. gününde: Herkes halkın iradesine saygı duymalı-VİDEO

    PİRHA-Hakkâri Belediyesi’ne kayyım atanmasına tepki göstermek için Dersim’deki nöbet eylemi 6. gününde devam etti. Haksız ve hukuksuz uygulamaların karşısında olmaya devam edeceklerini ifade eden İHD Dersim Şubesi Eş Başkanı Gürbüz Solmaz, “Herkes halkın iradesine saygı duymalı. Seçtiğimiz belediye başkanlarının yerlerine kayyım atanmasını asla kabul etmedik, bundan sonrada kabul etmeyeceğiz” dedi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Hakkâri Belediye Eş Başkanı Mehmet Sıddık Akış’ın tutuklanması ve yerine kayyım atanması gerçekleştirilen nöbet eylemleriyle protesto ediliyor.

    Hakkâri Belediyesi’ne kayyım atanmasına tepki göstermek için Dersim’deki nöbet eylemi 6. gününde devam etti. Nöbet eylemine Dersim Belediyesi Eş Başkanları Cevdet Konak ve Birsen Orhan, Dersim’deki siyasi parti ile sivil toplum örgütlerinin temsilcileri katıldı.

    “KAYYIMI KABUL ETMEDİK, BUNDAN SONRADA KABUL ETMEYECEĞİZ”

    Haksız ve hukuksuz uygulamaların karşısında olmaya devam edeceklerini ifade eden İHD Dersim Şubesi Eş Başkanı Gürbüz Solmaz, “Biz seçtiğimiz eş başkanlara her zaman sahip çıkacağız. Herkes halkın iradesine saygı duymalı. Seçtiğimiz belediye başkanlarının yerlerine kayyım atanmasını asla kabul etmedik, bundan sonrada kabul etmeyeceğiz” dedi.

    “KAYYIM İRADE GASPIDIR”

    Baskılara karşı birlikte mücadele edilmezse baskıların katmerlenerek devam edeceğini vurgulayan Dersim Araştırmaları Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Selman Yeşilgöz, “Saldırılar nasıl topyekûn ise bizlerde birlikte mücadele etmeliyiz. Kayyım anlayışına karşı günlerdir direnen Hakkâri halkına Dersim’den selam gönderiyorum. Kayyım irade gaspıdır, kayyıma karşı direneceğiz. Kazanan her zaman kazanan direnen halklar olacaktır” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de kayyıma tepki nöbeti 5. gününde devam etti -VİDEO

    Dersim’de kayyıma tepki nöbeti 5. gününde devam etti -VİDEO

    PİRHA-Hakkâri Belediyesi’ne kayyım atanmasına tepki göstermek için Dersim’deki nöbet eylemi 5. gününde devam etti. Kayyımın talan, hırsızlık ve katliam olduğunu belirten DBP PM Üyesi Ömer Kulpu, “Faşist AKP-MHP iktidarı Kürt halkının iradesini yok etmek istiyor. Hakkâri halkının iradesi iade edilene kadar eylemlerimiz devam edecek” dedi.

    Hakkâri Belediyesi’ne kayyım atanmasına tepki göstermek için Dersim’deki nöbet eylemi 5. gününde devam etti.

    Nöbet eylemi öncesinde, Dersim’deki siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri, halkla bir araya gelerek nöbet eylemine destek verilmesini istedi. Nöbet eylemine Dersim Belediyesi Eş Başkanları Cevdet Konak ve Birsen Orhan, Dersim’deki siyasi parti ile sivil toplum örgütlerinin temsilcileri katıldı.

    “KAYYIM TALANDIR”

    Kayyımın talan, hırsızlık ve katliam olduğunu belirten DBP PM Üyesi Ömer Kulpu, “Faşist AKP-MHP iktidarı Kürt halkının iradesini yok etmek istiyor. Faşist partiler, Kürt halkının varlığının inkârı üzerine kendilerini var ediyorlar. Kürt halkı olarak adaletsizlik, eşitsizlik, zulüm ve işkencelere karşı diz çökmedik, bundan sonra da diz çökmeyeceğiz. Hakkâri halkının iradesi geri iade edilene kadar  eylemlerimiz devam edecek” dedi.

    “İKTİDAR, HUKUKU YÖNETME ARACI OLARAK KULLANIYOR”

    Kayyımın AKP iktidarının kendisi olduğunu söyleyen Orhan Çelebi, “Kayyım sadece Kürt halkının iradesine değil, iktidara muhalif olan herkese seçimle alamadığını gasp ederek almak istediğini bütün topluma anlatmamız gerekiyor.

    İktidar hukuku bir yönetme aracı olarak kullandığını ifade eden Avukat Kenan Çetin, “İş yerlerinde patronlara nasıl mobbing uyguluyorsa AKP-MHP iktidarı da Kürt halkının iradesine hukuk mobbingi uyguluyorlar, buna izin vermemiz gerekiyor.

    PİRHA/DERSİM

     

  • Dersim’de kayyıma tepki nöbeti 4. gününde: Kayyım zihniyetine boyun eğmeyeceğiz-VİDEO

    Dersim’de kayyıma tepki nöbeti 4. gününde: Kayyım zihniyetine boyun eğmeyeceğiz-VİDEO

    PİRHA-Hakkâri Belediyesi’ne kayyım atanmasına tepki göstermek için Dersim’deki nöbet 4. gününde devam etti. Kayyım sorununun sadece Kürt halkının sorunu olmadığını belirten Dersim Belediyesi Eş Başkanı Birsen Orhan, “Kayyım zihniyetine boyun eğersek bir sonraki adım Türkiye’nin batı illeri olacaktır” dedi.

    Hakkâri Belediye Eş Başkanı Mehmet Sıdık Akış’ın gözaltına alınması ve belediyeye kayyım atanmasının ardından Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partili (DEM Parti) belediyelerdeki nöbet 4. gününde devam etti.

    Hakkâri Belediyesi’ne kayyım atanmasına tepki göstermek için Dersim’deki nöbet eylemine Dersim Belediyesi Eş Başkanları Cevdet Konak ve Birsen Orhan, Dersim’deki siyasi parti ile sivil toplum örgütlerinin temsilcileri katıldı.

    “KAYYIM ATAYAN ZİHNİYET KAZANAMAYACAK”

    Kayyım atayan zihniyetin kazamayacağını vurgulayan DEM Parti Dersim İl Eş Başkanı Özcan Gürtaş, “Kayyım atadığınız yerde size oy çıkmayacak. İktidar yarattığı korku iklimiyle bizleri korkutacağını zannediyor ancak biz sizden korkmuyoruz. Türkiye’nin batısında yasalar ayrı uygulanıyor Kürdistan’da ayrı uygulanıyor” dedi.

    “BELEDİYELER HALKINDIR, HALKIN KALACAK”

    ‘Kayyım zihniyetine boyun eğersek bir sonraki adım Türkiye’nin batı illeri olacaktır’ diyen Dersim Belediyesi Eş Başkanı Birsen Orhan, “Kayyım sorunu sadece Kürt halkının sorunu değildir. Araçsallaşan yargı önce her türlü gaspın ve talanın yapıldığı kayyım olarak atanan sömürge valilerini sorgulasınlar. Belediyeler halkındır, halkın kalacak” diye ifade etti.

    “KÜRT HALKI, DİZ ÇÖKMEYECEK”

    AKP iktidarının ülke gündemini değiştirmek için kayyım politikasını yeniden devreye soktuğunu vurgulayan Dersim Belediyesi Eş Başkanı Cevdet Konak, konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Tek partili dönemler, darbeler mücadelemizin karşısında dayanmadı. Halklara zulmedenler tarih sayfalarından silindi. Bugünkü egemenler de şunu iyi bilsinler ki sizlerde yok olacaksınız. Tarih sayfalarında zulmünüzle, baskınızla, irade gaspınızla bilineceksiniz. Kürt halkı dün de diz çökmedi, bugün de diz çökmedi, yarın da diz çökmeyecek.”

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de kayyıma tepki nöbet 3. gününde: Kayyımlar bir darbedir, irade gaspıdır-VİDEO

    Dersim’de kayyıma tepki nöbet 3. gününde: Kayyımlar bir darbedir, irade gaspıdır-VİDEO

    PİRHA-Hakkâri Belediyesi’ne kayyım atanmasına tepki göstermek için Dersim’deki nöbet 3. gününde devam etti. Dersim Belediyesi Eş Başkanı Birsen Orhan, “Bizleri kayyımla tehdit edenlere, belediyelerimizin önünde cevap olmaya devam edeceğiz” dedi. DAD Eş Genel Başkanı Zeynel Kete de “Mazbatasını almış, halkla ikrarlaşmış, Hakkâri coğrafyasıyla beraber kenti yöneteceklerine dair toplumla rızalaşmışlardır. Kayyımlar bir darbedir, irade gaspıdır” diye konuştu. 

    Hakkâri Belediye Eş Başkanı Mehmet Sıdık Akış’ın gözaltına alınması ve belediyeye kayyım atanmasının ardından Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partili (DEM Parti) belediyelerdeki nöbet 3. gününde devam etti.

    Hakkâri Belediyesi’ne kayyım atanmasına tepki göstermek için Dersim’de başlayan nöbet eylemine Dersim Belediyesi Eş Başkanları Cevdet Konak ve Birsen Orhan, DAD Eş Genel Başkanı Zeynel Kete, Dersim’deki siyasi parti ile sivil toplum örgütlerinin temsilcileri katıldı.

    “BELEDİYELER HALKINDIR, DOKUNMANIZA MÜSAADE ETMEYECEĞİZ”

    Belediyelerin halkın olduğunu vurgulayan Dersim Belediyesi Eş Başkanı Birsen Orhan, “Bizleri kayyımla tehdit edenlere, belediyelerimizin önünde cevap olmaya devam edeceğiz. Hakkâri Belediyesi halkındır, dokunmanıza müsaade etmeyeceğiz” dedi.

    “KAYYIMLAR BİR DARBEDİR, İRADE GASPIDIR”

    Halkın iradesinin gasp edildiğini söyleyen DAD Eş Genel Başkanı Zeynel Kete, “Alevi inancında, irade politik bir yöntemdir. Kendi yasalarını kendisi çiğneyen bir sistemle karşı karşıyayız. Anayasanın 38. maddesi masumiyet karinesi ile ilgilidir. Mahkeme tarafından suçu tespit edilene kadar her can suçsuzdur. Bizler bunu asla kabul etmiyoruz, rıza göstermiyoruz. Mehmet Sıddık canımız yasal süreci tamamlamış Yüksek Seçim Kurulu’na başvurmuştur, kabul edilmiş ve seçimlere katılmıştır. Mazbatasını almış, halkla ikrarlaşmış Hakkâri coğrafyasıyla beraber kenti yöneteceklerine dair toplumla rızalaşmışlardır. Kayyımlar bir darbedir, irade gaspıdır” diye konuştu.

    “KAYYIM GİDECEK, KAZANAN HALKLAR OLACAK”

    Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) adına konuşan SMF üyesi Hıdır Yıldız ise konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Yine bir baskıyla ve zulümle karşı karşıyayız. Hakkâri halkının iradesini gasp etmeye çalışıyorlar. Atadığı kayyımlara günlerdir direnen Hakkâri hakkına baskı, zülüm ve işkence uygulanıyor. Bizler biliyoruz onlar baskıyı, zulümü, işkenceyi ve talanı meslek edinmişlerdir. Bizler de Sosyalist Meclisler Federasyonu olarak bulunduğumuz tüm alanlarda, Kürt halkına baskı, zulüm, inkar ve seçilmişlere yönelik her türlü baskıya karşı burada Kürt halkıyla birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz. Kayyımlar gidecek, kazanan direnen halklar olacaktır.”

    PİRHA/DERSİM

  • Kayyıma tepki göstermek için Dersim’de yapılan nöbet 2. gününde devam etti-VİDEO

    Kayyıma tepki göstermek için Dersim’de yapılan nöbet 2. gününde devam etti-VİDEO

    PİRHA-Hakkâri Belediyesi’ne kayyım atanmasına tepki göstermek için Dersim’deki nöbet 2. gününde devam etti. Dersim Belediyesi Eş Başkanı Cevdet Konak, “Geçmişte de diz çökmedik, bugün de diz çökmeyeceğiz” dedi.

    Hakkâri Belediye Eş Başkanı Mehmet Sıddık Akış’ın gözaltına alınması ve belediyeye kayyım atanmasının ardından Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partili (DEM Parti) belediyelerdeki nöbet 2. gününde devam etti.

    Hakkâri Belediyesi’ne kayyım atanmasına tepki göstermek için Dersim’de başlayan nöbet eylemi 2. gününde devam etti. Nöbet eylemine Dersim Belediyesi Eş Başkanı Cevdet Konak ve Dersim’deki siyasi parti ile sivil toplum örgütlerinin temsilcileri katıldı. Dersim Belediyesi Binası’na ‘Kayyum halkın iradesine gasptır. Demokrasiye vurulmuş darbedir’ pankartı asıldı.

    “HAKKÂRİ BELEDİYESİ TÜM EZİLENLERİN BELEDİYESİDİR”

    Hakkâri Belediyesi’nin halkın olduğunu vurgulayan Dersim Belediyesi Eş Başkanı Cevdet Konak, “AKP iktidarı, 2016 yılından günümüze kadar Kürt halkının yerel yönetimlerde açığa çıkarttığı kazanımları hedef aldı. Hakkâri’de uygulanan kayyım politikası da bu anlayışların devamıdır. Hakkâri Belediyesi tüm ezilenin belediyesidir. Hakkâri’de şu anda yapmak istediği bir halkın kimliğini, dilini, kültürünü ve tarihsel değerlerini yok saymaktır. Geçmişte de diz çökmedik, bugün de diz çökmeyeceğiz. Rehberimiz Seyit Rıza idama giderken şunu ifade etmişti, “Biz sizin yalan ve hilelerinizle baş edemedik bu bize dert oldu, biz de size baş eğmeyeceğiz bu da size dert olsun” diye belirti.

    “KAYYIM HAKARİ HALKINA DEĞİL, TÜM TÜRKİYEYE YAPILMIŞTIR”

    Hakkâri kayyımı bir mesaj olduğuna dikkat çeken EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, “2-3 gündür Hakkâri Belediyesine kayyım atama çabaları sürüyor. İlk günden gözaltına alınan eş başkanımız bugün ceza aldı. Hem ekonomik saldırılarla ama aynı zaman da demokratik baskıyı artırarak Hakkâri’ye atanan kayyım ile birlikte Kürt sorununda ki tutumunu devam ettiren, baskıcı tutumunu devam ettiren iktidarla karşı karşıyayız.  Bu saldırı sadece Hakkârilere değil, Kürt halkına değil aynı zamanda Türkiye halkınadır. Burada başlayan saldırı tüm illere, bir baskı ve gözaltıyı artırma mesajıdır” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Kayyım protestosunda DEM Parti milletvekillerine saldırı

    Kayyım protestosunda DEM Parti milletvekillerine saldırı

    PİRHA-Meclis Genel Kurulu’nda Hakkari halkının iradesinin gasp edilmesine karşı eylem yapan DEM Parti milletvekillerine AKP-MHP’liler saldırdı.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Meclis Grubu, Hakkari Belediyesi’ne kayyım atamasına karşı Meclis’te protesto ve nöbet eylemi kararı aldı. Meclis Genel Kurulu’nda Hakkari halkının iradesinin gasp edilmesine karşı eylem yapan DEM Parti milletvekillerine AKP-MHP’liler saldırdı.

    AKP-MHPliler, DEM Parti vekillerinin dövizlerini yırttı.

    DEM Partililer, kürsüde “Faşizme karşı omuz omuza” sloganı atarken AK Partili milletvekilleri yerlerinden kalkıp, DEM Partililerin üzerine yürüdü. AK Partililer, DEM Parti milletvekilleri çembere aldı iterek, pankartlarını zorla alarak parçaladı ve etrafa fırlattı. Bu sırada DEM Partili Sezai Temelli yere düştü.

    (HABER MERKEZİ)

  • Kayyıma tepki göstermek için Dersim Belediyesi önünde nöbet eylemi başladı-VİDEO

    Kayyıma tepki göstermek için Dersim Belediyesi önünde nöbet eylemi başladı-VİDEO

    PİRHA-Hakkâri Belediyesi’ne kayyım atanmasına tepki göstermek için Dersim Belediyesi önünde nöbet eylemi başladı. Hakkâri halkının iradesinin gasp edildiğini söyleyen Dersim Belediyesi Eş Başkanı Cevdet Konak, “Yapılan demokrasiye, hukuka, insan haklarına ve halkın iradesine bir saldırıdır” dedi.

    Hakkâri Belediye Eş Başkanı Mehmet Sıdık Akış’ın gözaltına alınması ve belediyeye kayyım atanmasının ardından Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partili(DEM Parti) belediyelerde nöbet eylemi başladı.

    Hakkâri Belediyesi’ne kayyım atanmasına tepki göstermek için Dersim Belediyesi önünde nöbet eylemi başladı. Nöbet eylemine Dersim Belediyesi Eş Başkanları Cevdet Konak ve Birsen Orhan, HDP 27. dönem Dersim Milletvekili Alican Önlü ve Dersim’deki siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri katıldı. Dersim Belediyesi binasına ‘Belediyeler bizimdir, gaspa izin vermeyeceğiz’ pankartı asıldı.

    “HAKKÂRİ HALKININ İRADESİ GASP EDİLDİ”

    Hakkâri halkının iradesinin gasp edildiğini söyleyen Dersim Belediyesi Eş Başkanı Cevdet Konak, “Yapılan demokrasiye, hukuka, insan haklarına ve halkın iradesine bir saldırıdır. Hakkâri belediyesi Kürt halkının kendi emeğiyle açığa çıkardığı bir değeridir. Hakkâri halkının iradesi geri alınana kadar her gün belediyemiz önünde saat 17.00-24.00 saatleri arasında nöbet eylemimizi devam ettireceğiz” dedi.

    “BU KARARI TANIMIYORUZ”

    Hakkâri Belediyesi’ne kayyım atanmasını Kürt halkının iradesine yapılan siyasi bir darbe olduğunu belirten Dersim Belediyesi Eş Başkanı Birsen Orhan, “Hakkâri halkının iradesinin yerine atanan valiler sömürge valileridir. Bu kararı tanımıyoruz, 31 Mart’ta yenilen AKP iktidarı her seferinde varlığını Kürt halkının iradesini gasp ederek kendini yaşatmaya çalışıyor. Hakkâri halkının iradesine yapılan saldırı bütün Türkiye halklarına bir tehdittir” diye konuştu.

    Dersim Belediyesi önündeki nöbet eylemi saat 24.00’e kadar sürecek.

    PİRHA/DERSİM

  • Adıyaman’da Koru köylüleri taş ocağına karşı nöbete başladılar-VİDEO

    Adıyaman’da Koru köylüleri taş ocağına karşı nöbete başladılar-VİDEO

    PİRHA-Adıyaman’da Alevi köyü Koru’ya kurulmak istenen taş ocağına karşı gelen köylüler, firmanın gönderdiği iş makinalarının önüne geçerek engel oldu. Köylüler yapılmak istenen taş ocağından kimsenin haberinin olmadığını, çevrede mevcut taş ocaklarının çalışmakta olduğunu ifade ederek nöbet tutacaklarını belirttiler.

    Adıyaman’ın Koru Köyü Bağtepe mevkinde Karayolları Bölge Müdürlüğü tarafından ihalesi yapılan taş ocağının doğaya zarar vereceğini belirten köylüler taş ocağının yapılacağı yerde toplanarak iş makinalarına engel oldular. Köy halkı ateş yakarak beklemeye başlarken, taş ocağının yaklaşık 20 hektarlık bir alanı kaplayacağını belirttiler. Dağ keçisi ve kınalı keklik olduğu bölgede doğanın tahrip olacağını kaydeden köylüler, taş ocağına engel olmak için nöbet eylemi kararı aldıklarını açıkladılar.

    Kimsenin bu şantiyeden haberi olmadığını ifade eden köylüler, herhangi bir yetkilinin bu projeden kendilerini haberdar etmediğini, iş makinaları gelmeyene kadar fark etmediklerini dile getirdiler.

    “SANKİ HANÇER VURULMUŞ DAĞLARIMIZA”

    Koru Köyü sakinlerinden olan Hasan Kaplan, baraja karşı nöbet tutacaklarını, köylerinde kurulması istenen taş ocağına karşı direneceklerini dile getirerek, “Bizden ziyade burada yabani hayvanlar yaşamaktadır. Burası şehre oksijen vermektedir. Köyümüzün etrafında taş ocakları, mermer ocakları açılmış, delik deşik edilmiş sanki hançer vurmuşlar dağlarımıza. Biz direnmeye devam edeceğiz, isterlerse bizi öldürsünler. Bizden ziyade devlet yetkilileri buna tepki vermeleri gerekiyor. Buradaki esinti şehre oksijen veriyor. Burada taş yok, köye 500 metre mesafededir. Buradaki taş ocağı şehre ve çevre köylere zarar veriyor. Bu ilerdeki süreçlerde bizleri zehirleyecektir. Biz hukuki sürecimizi sürdüreceğiz ve direnmeye devam edeceğiz. Tüm halkımızı düşünerek bunu yapıyoruz. Adıyaman halkının hepsinin bize destek vermesini bekliyoruz” dedi.

    “HAYVANLARIMIZIN SU İÇECEĞİ ALAN KALMADI”

    Taş ocağı kurulmak istenen alanın Milli Park ilan edildiğini ifade eden Selahattin Arık ise “Burası doğa harikası olan güzel bir yer. Öyle ki biz buraya teleferik bile düşünmüyorduk. Bu doğanın bozulmasına biz köylü olarak karşıyız. Burası Milli Park olarak ilan edilmiş ve bu dağlarda dağ keçisi, kınalı keklik yaşamaktadır. Adını sayamadığımız bir sürü hayvan yaşıyor. Bu doğa yıkımına karşı bütün STK’lardan, hayvan severlerden dayanışma istiyoruz ve Orman Müdürlüğü’nü yanımızda görmek istiyoruz. Köyün çevresinde 6 tane taş ocağı var. Bundan dolayı suyumuzu aldılar, hayvanlarımızın su içebileceği alan kalmadı. Küçük ölçekli tarlalarımız bırakılmadı. Tüm köyün etrafını ablukaya aldılar. Bizim yaşam alanlarımızın hepsini kısıtladılar” diye konuştu.

    Arık, ÇED raporunun köy muhtarının izni alınarak yapılması gerekirken, bizim irademiz dışında ÇED raporu oluşturup buraya el koymak istiyorlar. Biz buna izin vermeyeceğiz, müsaade etmeyeceğiz” dedi.

    Taş ocağı kurulmasına tepki gösteren Mehmet Ali Arık da “Bütün resmi kurumlarda işlemlerini hallediyorlar. En son köylünün haberi oluyor. Biz sonra öğreniyoruz ki buraları vermişler” diyerek tepki gösterdi.

    “TAŞ OCAĞINA İZİN VERMİYORUZ”

    Köylerinin birçok yerine taş ocakları kurulduğunu belirten Mehmet Emin Öksüz şunları ifade etti:

    “Bu kadar alan varken biz neden buraya yerleşmedik? Çünkü burası hayvanlarımızın mera alanı. Bizim derdimiz yaşam alanımızı korumaya çalışmaktır. Etrafımızda o kadar taş ocağı kuruldu sorun etmedik ama şu arazi üzerinde yapılmak istenen taş ocağına izin vermiyoruz. Bize ‘bu köyde kalmayın, buralardan gidin’ demek isteniyor. Devlet köylere gitmek için teşvik veriyor, bu insanlar da bunu yapmaya çalışıyor.”

    Kamber YILDIZ/ADIYAMAN

     

  • Muğla’da çimento fabrikası istemeyen köylüler yolu kapatarak nöbete başladı-VİDEO

    Muğla’da çimento fabrikası istemeyen köylüler yolu kapatarak nöbete başladı-VİDEO

    PİRHA- Muğla’nın Deştin ve Bayır mahallelerinde yapımı süren çimento fabrikası için gelen iş makinelerine karşı bölgede yaşayan yurttaşlar yolu kapatarak nöbet tutma eylemleri sürüyor. Yurttaşlar, “Yağmur, çamur demeden direnişimiz sürüyor” dedi.

    Muğla’nın Menteşe ilçesindeki Bayır ve Yatağan’ın Deştin mahalleleri arasında kalan 7 bin 751 dönümlük arazide Muğla Çimento şirketi tarafından yapılmak istenen fabrikaya karşı yurttaşların direnişi sürüyor.

    Muğla’nın Menteşe ilçesine bağlı Bayır Mahallesi ile Yatağan’ın Deştin Mahallesi arasındaki Tekağaç mevkiinde 2021 yılında  7 bin 751 dönümlük arazide yapımı başlayan entegre çimento fabrikasına karşı nöbet devam ediyor.

    Çimento yapımı için kullanılan klinker kazanı ve fırının fabrika bölgesine çıkacağı haberi üzerine bölgeye gelen köylüler dün öğlen saatlerinde yolu kapatarak iş makinalarının fabrikaya çıkmasını engelledi.

    “TOPRAKLARIMIZI KORUMAK İÇİN BEKLİYORUZ”

    Proje için verilen “çevresel etki değerlendirme (ÇED) olumlu” kararının iptaline karşı açılan dava sürmesine rağmen şirket bölgeye iş makineleri göndermesine karşı bölgede yaşayan yurttaşlar, dün nöbete geçerek yolu kapattı. Yurttaşların nöbeti bugün de yağmur ve kötü hava şartlarına rağmen devam etti. Yurttaşların nöbetine yaşam savunucuları da destek oldu.

    Nöbette olan bir yurttaş, “Çimento fabrikası kurulmasın diye, topraklarımızı korumak için bekliyoruz. Yağmur çamur demeden nöbete devam ediyoruz. Doğamızı korumaya devam edeceğiz. Bizler çocuklarımıza güzel bir gelecek bırakmak istiyoruz” dedi.

    Bir diğer yurttaş ise, “Biz burada dünden beri bekliyoruz. Sayın milletvekillerim bizi görsün, duysun, gelsin. Ben 95 yaşındaki yatalak babamı bıraktım buraya geldim. Biz doğallığımızı istiyoruz. Milletvekillerimiz toplansın yanımıza gelsin. Sabaha kadar burada oturduk, bütün kadın vekillerimizi buraya istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/MUĞLA

  • İHD Dersim: Yaşamı Savunuyor, Hasta Mahpuslara Özgürlük İstiyoruz!-VİDEO

    İHD Dersim: Yaşamı Savunuyor, Hasta Mahpuslara Özgürlük İstiyoruz!-VİDEO

    PİRHA-İnsan Hakları Derneği (İHD), cezaevlerinde artan ölümlere ve hasta tutukluların sağlık hakkına erişimde yaşadıkları sorunlara dikkat çekmek için şube ve temsilciliklerinin bulunduğu 30 kentte, “Yaşamı savunuyoruz” nöbeti başlattı. İHD Dersim Şube binasında yapılan nöbet eyleminde yapılan açıklamada, “Türkiye hapishanelerindeki mahpuslara dayatılan insanlık dışı koşullar, hapishanelerin fiziki koşullarının yetersiz oluşu ve sağlığa erişim haklarının sağlanmaması nedeniyle mahpusların ruh ve beden bütünlükleri tehdit altındadır” denildi.

    İnsan Hakları Derneği (İHD), cezaevlerinde artan ölümlere ve hasta tutukluların sağlık hakkına erişimde yaşadıkları sorunlara dikkat çekmek için şube ve temsilciliklerinin bulunduğu 30 kentte, “Yaşamı savunuyoruz” nöbeti başlattı. İHD Dersim Şube binasında yapılan nöbet eyleminde “Yaşamı savunuyoruz, hasta mahpuslar serbest bırakılsın” yazılı pankart asıldı. HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü, HDP Dersim İl Eş Başkanları Nurşat Yeşil ve İbrahim Kasun, EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin nöbet eylemine destek verdi.

    “HASTA MAHPUSLAR İÇİN ADALET TALEP EDİYORUZ”

    İHD Dersim Şube Eş Başkanı Gönül Sonbahar, “Türkiye hapishanelerindeki mahpuslara dayatılan insanlık dışı koşullar, hapishanelerin fiziki koşullarının yetersiz oluşu ve sağlığa erişim haklarının sağlanmaması nedeniyle mahpusların ruh ve beden bütünlükleri tehdit altındadır. Mahpusları, insan olmaktan kaynaklanan haklarından soyutlayan zihniyet; gerek yasal düzenlemeler, gerek uygulamadaki keyfiyet, etik olmayan yaklaşımlar ve bürokratik engellerle özellikle hasta mahpuslar için insani olmayan bir tablonun ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Gittikçe otoriter bir hal alan ülke yönetiminin en katı uygulamalarının görüldüğü hapishanelerde; otoriteyi ve kuralları dayatan, yaşama hakkını ve özgürlükleri değil, güvenliği ön planda tutan bir anlayış hakim olmuştur. Bu anlayış, mahpuslara ve ailelerine onarılması mümkün olmayan zararlar vermekte, başta yaşama hakkı olmak üzere mahpusların birçok hakları ellerinden alınmaktadır. Hapishanelerde yaşamını devam ettiremeyecek durumda olan bütün ağır hasta mahpusların infazlarının ertelenerek tedavilerinin hapishane dışında yapılması gerektiğini bir kez daha talep ediyoruz. Bu nedenle hasta mahpuslar için merhamet, insaf ya da lütuf değil adalet talep ediyoruz” diye belirtti.

    “ÜLKEDEKİ HERKES ESİR ALINMIŞ DURUMDA”

    Türkiye ve Kürdistan’da ki zindanlar değil ülke bir bütün olarak açık cezaevine çevrildiğini belirten HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü, “Bu ülkede yaşayan herkes esir alınmış durumdadır. En vicdani haklar bile AKP-MHP iktidarı tarafından gasp edilmiştir. Türkiye bir açık cezaevine ve yaşayan halklarında esir durumuna düştüğü bir dönemde bunun daha fazlası zindanlarda yaşanıyor. Faşizm tarafından toplum esir alınmak isteniyorsa her zaman ilk olarak zindanlardan başlanılmıştır” dedi.

    “ÜLKE AÇIK CEZAEVİNE ÇEVRİLDİ”

    Tek adam rejiminin ülkeyi açık cezaevine çevirdiğini ve cezaevindeki yaşam hakkını yok eden bir zihniyetle karşı karşıya olduklarını vurgulayan EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, “Mitinglerde halka yeni cezaevleri yapma müjdesi veren bir zihniyetle karşı karşıyayız. Ülkedeki bütün toplumsal muhalefeti susturmaya çalışan bir anlayış cezaevindeki baskıları giderek arttırıyor. 80’lerden bugüne 40 yıl geçmesine rağmen cezaevlerindeki yaşam hakkı ihlalleri devam etmektedir” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Kazdağları direnişçilerine ceza yağdı

    Kazdağları direnişçilerine ceza yağdı

    PİRHA- Kazdağları’nda altın madeni projesine karşı 288 gündür nöbet tutan çevrecilere ‘toplum düzenini, genel ahlakı, genel sağlığını, çevreyi ve ekonomik düzeni bozmak’ suçlamasıyla, 57 bin 240 lira idari para cezası kesildi. Çevreciler cezaya, “Bir kabahat varsa doğayı korumayanların, suç varsa doğayı katleden şirketlerindir” dedi.

    Kazdağları’nda altın madeni projesine karşı 288 gündür nöbet tutan çevreciler, Çanakkale Orman Bölge Müdürlüğü tarafından kişi başı günlük 3 bin 180 liradan 4 günde toplamda 57 bin 240 lira idari para cezası kesildi.

    Nöbet tutan çevrecilerden Ferzan Aktaş kendilerine kesilen ceza hakkında şunları söyledi:

    “Biz kendimizi pandemi sürecinde izole etmiştik. Buna rağmen valilik tarafından idari yaptırım cezaları Kabahatler Kanunu’nu gereğince kesildi. Kanun şöyle diyor: ‘Toplum düzenini, genel ahlâkı, genel sağlığı, çevreyi ve ekonomik düzeni korumak amacıyla esaslar ve kabahatler sıralanmıştır.”

    Bizler çevreyi korumak için 288 gündür buradayız. Bu eylemimizle hem çevreyi hem de sağlığı koruyarak ahlaklı davranıyor ve toplum düzenini, yaşamını koruyoruz. Ayrıca ekonomik düzeni tarıma dayalı olan bölgenin vahşi madencilik ile yok edilmemesini istiyoruz. Dolayısıyla Kabahatler Kanunu’na aksi yönde hareket etmiyor, kabahat işlemiyoruz. Para cezalarının iptal edilmesi için gerekli itirazlarımızı yapacağız.

    Tekrar söylüyoruz, biz burada piknik yapmıyoruz. Burada milyonlarca can şirketler tarafından katledilmesin diye nöbet tutuyoruz. Bir kabahat varsa doğayı korumayanların, suç varsa doğayı katleden şirketlerindir.”

    Konuyla ilgili açıklama yapan Her yer Kazdağları Platformu, koronavirüse karşı her türlü önlemi aldıklarını, buna rağmen çevreyi kirletme suçundan kendilerine ceza verilmesine tepki gösterdi.

    Açıklamaya şöyle devam etti:

    “8 Mayıs 2020 tarihinde Çanakkale İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulu’nun, ormanlarda piknik yapmanın, konaklamanın, dron uçurmanın yasaklanmasını içeren kararı gereğince, Kazdağları nöbetimize kişi başı günlük 3.180 liradan 4 gün üst üste, toplamda 57.240 lira idari para cezası kesilmiştir. Bizler, daha önce de belirttiğimiz gibi pandemi süresince her türlü önlemi almış ve kendimizi bu alanda izole etmiştik. Buna rağmen valilik tarafından idari yaptırım cezaları Kabahatler Kanununun 5326 sayılı maddesi gereğince kesilmiştir. 5326 sayılı madde şöyle diyor;

    “Toplum düzenini, genel ahlakı, genel sağlığı, çevreyi, ekonomik düzeni korumak amacıyla idari yaptırım kararlarının yerine getirilmesine ilişkin esaslar ve kabahatler tanımlanmıştır.”

    “PARA CEZALARI İPTAL EDİLSİN”

    Bizler anayasanın 56. maddesinin her yurttaşa verdiği sağlıklı bir çevrede yaşama hakkını ve çevreyi koruma göreviyle, 288 gündür, havamızı, suyumuzu, toprağımızı yani çevremizi korumak için buradayız, çadırlarımızla nöbetteyiz. Bu eylemimizle hem sağlığı, hem de çevreyi koruyarak ahlaklı davranıyor, toplum düzenini ve yaşamını koruyoruz. Ayrıca ekonomik düzeni tarıma dayalı olan bölgenin vahşi madencilik ile yok edilmemesini istiyoruz. Dolayısıyla 5326 sayılı Kabahatler Kanununa aksi yönde hareket etmiyor, bir kabahat işlemiyoruz. Hakkımızda kesilmiş bu idari para cezalarının iptal edilmesi için itirazlarımızı yapacağız.

    Tekrar söylüyoruz; biz burada piknik yapmıyoruz. Biz Kaz Dağlarımız ve burada yaşayan milyonlarca can, açgözlü şirketler tarafından katledilmesin diye nöbet tutuyoruz. Bir kabahat varsa bu bunca talana izin vererek doğayı korumayanların, bir suç varsa bu da doğayı katleden şirketlerindir”

    (HABER MERKEZİ) 

     

     

  • Kaz Dağları nöbeti yarın mini festival şeklinde sürecek

    Kaz Dağları nöbeti yarın mini festival şeklinde sürecek

    Kaz Dağları’nda madenciliğe ve orman katliamına karşı nöbet eylemi devam ediyor. Nöbeti sürdüren yaşam alanı savunucuları yarın ‘Yaşam İçin Barış’ çağrısıyla mini bir festival düzenleyecek.

    Kanadalı Alamos Gold şirketinin ise Çanakkale’nin merkeze bağlı Kirazlı Köyü yakınlarındaki altın ve gümüş madeni projesinde çalışmaları tüm tepkilere rağmen hâlâ devam ediyor. Şirket maden sahasını çalışmalarını sürdürmekte ne kadar ısrarlıysa, yaşam alanı savunucuları ve yöre halkı da projeye karşı mücadelede ısrarlı. Maden sahasının yakınındaysa projeye karşı 26 Temmuz’da ‘Su ve Vicdan Nöbeti’ adıyla başlatılan nöbet eylemleri de devam ediyor. Nöbete katılanlar cumartesi günü çeşitli müzik grupların katılımıyla direniş alanında mini bir konser düzenleyecek.

    Bandista, Yolda, Praksis, Ne Münasebet gibi müzik gruplarının Kaz Dağları için çalacağı festival, Balaban Su ve Vicdan Nöbet Alanında saat 17.00’de başlayacak. (HABER MERKEZİ)

  • Adalet nöbetçilerinden Kaz Dağları’ndaki ‘Su ve Vicdan Nöbetine’ destek

    Adalet nöbetçilerinden Kaz Dağları’ndaki ‘Su ve Vicdan Nöbetine’ destek

    Atikhisar Barajı havzasında siyanürlü altın arayan şirkete karşı yurttaşlar, çevre örgütleri ve Çanakkale Belediyesinin başlattığı “Su ve Vicdan Nöbeti” desteklerle sürüyor.

    Çanakkale’nin tek içme ve kullanma suyu kaynağı olan Atikhisar Barajı havzasında siyanürlü altın arayan şirkete karşı yurttaşlar, çevre örgütleri ve Çanakkale Belediyesinin başlattığı “Su ve Vicdan Nöbeti” desteklerle sürüyor. Nöbete destek veren Adalet Nöbeti’nden avukatlar, tüm temel haklar için nöbet tuttuklarını belirterek, herkesi yaşam alanlarına sahip çıkmaya çağırdı: “Bu para gözleri durduramazsak çocuklarımıza, torunlarımıza yaşayabilecekleri bir dünya kalmayacak.”

    200 BİNE YAKIN AĞACIN KESİLMESİNE YOL AÇACAK PROJE

    Kanadalı Alamos Gold şirketinin Çanakkale’nin Kirazlı köyünde yürüttüğü altın madeni projesi, Türkiye’de büyük bir ağaç katliamının daha kapısını araladı.

    Uydu görüntülerine göre 200 bine yakın ağacın kesilmesine yol açan proje, halkın ve çevre örgütlerinin tepkisine neden oldu. 6. Filo defol sloganlarının yazılı olduğu pankartlar arasında, maden arama faaliyetine karşı başlatılan ‘Su ve Vicdan Nöbeti’ desteklerle sürüyor. Yedinci gününü geride bırakan nöbete, Adalet Nöbetinden avukatlar destek verdi.

    Ağaç katliamının yapıldığı alana çıkan avukatlar burada bir açıklama yaptı.

    Çanakkale Belediye Başkan Yardımcısı İrfan Mutluay sürece ilişkin bilgi verdi. Cumhurbaşkanının yaşanan sürecin doğrudan sorumlusu olduğunu belirten Mutluay, “Şu gördüğünüz manzarada, bu katliamdan, ülkemiz için nasıl bir katma değer öngörülmektedir” diye sordu.

    “BÜTÜN TEMEL HAKLAR İÇİN NÖBETE DURUYORUZ”

    Adalet Nöbeti adına ilk açıklamayı Avukat Kemal Aytaç yaptı. Aytaç Türkiye’nin her yerinde adalet için mücadele ettiklerini vurgulayarak, “Ülkede son yıllarda nöbetler çoğaldı, bütün temel haklarımız için nöbete duruyoruz. Bu açlığa, bu ihanete dur demek zorundayız. Bugün buna dur diyemezsek yarın bunlar başka yaşam alanlarımızı, başka dağlarımızı, başka ormanlarımızı yok edecektir” dedi.

    “KAZ DAĞLARI BİNLERCE YILLIK MİRASTIR”

    Ardından basın açıklamasını okuyan Avukat Selin Nakıpoğlu, yaklaşık üç yıldır Türkiye’de yaşanan adaletsizliklere karşı Adalet Nöbeti tuttuklarını hatırlattı. Nakıpoğlu, “İşte bugün buraya Kaz Dağları’nda yaşanan adaletsizliğe tepki göstermek için geldik.

    Bugün burada yaşamımızı, geleceğimizi, suyumuzu, ülkemizin akciğerleri olan Kaz Dağlarının sesi olmak adına buradayız. Kaz Dağları binlerce senelik mirastır. Ülkemizin akciğeridir. Doğamızı, ağacımızı, çiçeğimizi, böceğimizi emperyalist şirketlere ve onun yerli işbirlikçisi aç gözlülere peşkeş çektirmeyeceğiz” dedi.

    Tarım Bakanlığı kesilen ağaçların sayısını 13 bin olarak açıkladığını belirten Nakıpoğlu, “Bakana sormak isteriz ki, 13 bin ağaç sizin için ne ifade etmektedir? Bu tam da bahsettiğimiz katliamın itirafıdır. Hepimizin bildiği gibi, orman ekosisteminin oluşması onlarca sene alır. Yokluğu ise en büyük fakirlik demektir. Burada topraklarımızı zehirleyen zihniyet para uğruna dünyayı mahvediyor. İklim değişiyor. Kutuplardaki buzullar eriyor. Deniz seviyesi yükseliyor. Sık sık sel felaketleri yaşıyoruz. Bu paragözleri durduramazsak çocuklarımıza, torunlarımıza yaşayabilecekleri bir dünya kalmayacak” ifadelerini kullandı.

    Herkesi adaletsizliğe karşı çıkmaya çağıran Nakıpoğlu, “Artık burası da bizim adalet nöbeti tutacağımız bir alan. Buradayız. Burada olmaya devam edeceğiz” dedi.

    MADEN ALANININ YÜZDE 98’İ ORMANLIK ALAN

    Bölgede arama ruhsatı verilen yüzlerce maden sahasından sadece biri olan Kirazlı Altın Madeni Projesi, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan işletme iznini Mart 2019’da aldı. Alamos Gold’un yerli taşeronu Doğu Biga Madencilik, Danıştay süreci tamamlanmadan Valiliğin ‘Gayrisıhhî Müessese’ iznini imzalamasıyla çalışmaya başladı. Orman Müdürlüğü de ağaç kesimine izin verdi. Projenin onaylanan Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporuna göre 45 bin 650 ağacın kesilmesi öngörülüyordu. Ancak haziran ayının ortasında yapılan çalışma sonucu kesilen ağaç sayısı ÇED raporunda belirtilenin yaklaşık dört katına çıktı, buna göre maden sahası ve yol bağlantıları için yaklaşık 195 binin üzerinde ağaç kesildi.

    Çanakkale merkeze 30 km uzaklıkta olan maden alanı, aynı zamanda Çanakkale’nin tek su kaynağı olan Atikhisar Barajı ile aynı su havzasında yer alıyor.

    Yüzde 98,7’si orman alanında olan maden alanında 18 memeli, 41 kuş, 10 sürüngen ve 117 böcek türü yaşıyor. Orman 283 farklı bitki türüne ev sahipliği yapıyor. Proje alanında tespit edilen türlerin yedisi dünyada sadece Türkiye’de yaşıyor. (Kaynak/EVRENSEL)