Etiket: normalleşme

  • Kenanoğlu: Normalleşmenin adımı ancak Kobani Davası’na sahip çıkarak atılacaktır-VİDEO

    Kenanoğlu: Normalleşmenin adımı ancak Kobani Davası’na sahip çıkarak atılacaktır-VİDEO

    PİRHA – Siyasetçi Ali Kenanoğlu, CHP ile AKP-MHP arasındaki görüşmeleri değerlendirdi. Yapılan temaslarda ‘Gezi Davası, yargı bağımsızlığı ve tutuklu generaller’ konusunun gündeme getirildiğini ancak Kobani Dasaı ve hasta tutukluların gündeme getirilmediğine işaret etti. Bunun eksik olduğunu söyleyen Kenanoğlu, “Türkiye’de normalleşmenin adımı ancak Kobani Davasıyla atılacaktır” diye belirtti.

    25. ve 27. Dönem HDP İstanbul Milletvekilliği yapan Ali Kenanoğlu, CHP ile AKP-MHP hükümeti arasındaki görüşmeleri yorumladı. Kenanoğlu, partililer arasında yapılan görüşmelerin “kıymetli” olduğunu belirtirken, “Fakat bu normalleşme anlamına gelir mi gelmez mi meselesinde tereddütlerim var” diye de belirtti.

    Ali Kenanoğlu, yapılan görüşmelerde yargı bağımsızlığı, Gezi Davası ve tutuklu olan yaşlı generallerin durumunun gündeme gelmesinin eksik kaldığını söyledi.

    “CHP İLE AKP-MHP GÖRÜŞMELERİNDE TEREDDÜTLERİM VAR”

    Kenanoğlu, gelişmelere dair paylaştığı video mesajında şu ifadelere yer verdi:

    “Son günlerde Cumhuriyet Halk Partisi’nin, AKP ve MHP ile yapmış olduğu görüşmelerin; onların deyimiyle ‘bir normalleşmeye yol açması’ beklentileri var. İktidar kanadı bunu ‘yumuşama’ şeklinde tarif ediyor, muhalefet kanadı ise ‘normalleşme’ olarak tanımlıyor. Şüphesiz biz, siyasi partilerin yapmış oldukları görüşmeleri olumlu buluruz. Türkiye’de olması gereken de budur. Siyasetçiler konuşarak sorunları çözmeli. Bu anlamıyla bu görüşmelerin hepsi kıymetli ve devam etmesi gerekir.

    “KOBANİ DAVASI VE HASTA TUTUKLULAR DA VAR”

    Fakat bu normalleşme anlamına gelir mi gelmez mi meselesinde tereddütlerim var. Bu tereddütler de şundan kaynaklı; çünkü bu bütünüyle normalleşme meselesinde ortaya atılan yargıdaki bağımsızlık ve kimi siyasi mahkemelerin sonuçlandırılması ile ilgili. Bunun en başında Gezi Davası ve tutuklu olan yaşlı generallerin durumu üzerinden bu mesele gündeme getiriliyor. Ben bunun tek başına yetmeyeceğini, şüphesiz ki burada da önemli bir hukuksuzluk var ve ortadan kalkması gerekiyor. Ama burada sadece gezi davası ve emekli yaşlı generallerin durumunun dışında bir de aynı potansiyele sahip Kobani Davası var. Diğer bir taraftan çok sayıda hasta tutuklular var. Şimdi bu meseleler birlikte ele alınmayıp sadece işin batı yakasında olanları ele alırsanız buradan herhangi bir normalleşme çıkmayacağı gibi bunun bir tür ‘Kürt Mehmet nöbete’ ittifakına dönüşme ihtimali ve riski bulunmaktadır. Çünkü Kobani Davası, kamuoyundaki algının bilerek ve isteyerek iktidar tarafından oluşturulduğunu biliyoruz. Oysa Kobani protestoları, tıpkı bugün Filistin, Gazze için dünyanın her tarafında ve Türkiye’de de iktidarın desteğiyle yapılan protestolardan farklı bir protesto değildi. Bugün nasıl Filistin halkı Gazze’de bir katliama maruz kalıyorsa o günlerde de o coğrafyada yaşayan bütün halklar aslında IŞİD vahşeti karşısında vahşete maruz kalıyorlardı. Bunun karşısında dünyanın her tarafında protesto gösterileri yapıldı, Türkiye’de de HDP’nin çağrısıyla demokratik tepkilerini ortaya koymak için halk sokaklara çıktı.

    Peki sokakta ne oldu? Şiddet olayları ve ölümler meydana geldi, insanlar katledildi. Peki bu nasıl oldu? Bunun nasıl olduğuyla ilgili bir ipucunu dönemin İçişleri Bakanı Efkan Ala verdi. ‘Sokakta kontrol edemediğimiz güçler var’ diyordu. İşte o gün demokratik tepkilerini ortaya koymak için sahaya çıkan protestocuların katledilmesine sebep olan, o kontrol edilemeyen güçlerdir. Bu güçlerin kim olduğunu en iyi hükümet bilir. Bu anlamıyla HDP’li siyasetçilere bir suç atmak son derece haksız, hukuksuz ve vicdansız bir uygulamadır ki ölenlerin büyük çoğunluğu da HDP sempatizanıydı.

    16 MAYIS’TA GÖRÜLECEK DURUŞMAYA ÇAĞRI!

    Ali Kenanoğlu, 16 Mayıs’ta karar duruşması görülecek Kobani Davası için de çağrıda bulundu.

    “Türkiye’de normalleşmenin adımı ancak Kobani Davası’yla atılacaktır” diyen Kenanoğlu şöyle devam etti:

    “Şimdi buradan kaynaklı olarak Gezi Davası’nın adı geçtiği her yerde Kobani davası gündeme getirilmiyor ise buradan bir normalleşme çıkmaz. Türkiye’de normalleşme bir bütün olarak toplumsal kesimler arasında ayrım yapmadan ortaya çıkacak bir hukuk devleti ile mümkün olacaktır. Oysa bugün baktığımızda sosyal demokrat olduğunu söyleyen medyayı da izliyoruz, onlar da meseleyi tamamen Gezi Davası üzerinden ele alıyorlar.

    Gezide yargılananlar bizim canlarımız yoldaşlarımız, onların yargılanmalarını asla doğru görmeyiz. Gezi davası diye bir dava olacaksa eğer protestocuların değil, katillerin yargılandığı dava olması gerekiyor. Bu anlamıyla Gezi Davası’nı sahipleniyor ve Kobani Davası’nın olmadığı bir yerde normalleşmenin çıkamayacağını da ifade etmek istiyoruz. Kobani Davası ki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne konu oldu ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafınca mahkum edilmiş bir davadır. Kobani Davası sahip çıkılması gereken bir davadır. Türkiye’de normalleşmenin adımı ancak Kobani Davası’yla atılacaktır. Tabii ki Gezi Davası da ayrı düşünülemez.

    16 Mayıs’ta Kobani Davası’nın Sincan’da duruşması var ve bu anlamıyla tüm kamuoyunu bu davaya sahip çıkmaya davet ediyoruz. Tam da 16 Mayıs’ta bizler o duruşmanın seyrine göre Türkiye’nin nereye gideceğini de görmüş olacağız.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Prof. Dr. Köksal: Vakalar artıyor, bir an önce kişilerin aşılarını yaptırmaları lazım-VİDEO

    Prof. Dr. Köksal: Vakalar artıyor, bir an önce kişilerin aşılarını yaptırmaları lazım-VİDEO

    PİRHA-Normalleşme ile vakaların tekrar artmasını değerlendiren Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. İftihar Köksal, Bugünkü durum kişilerin aşılarını gerektiği şekilde yaptırmaması, maske ve mesafeye dikkat etmemesinden kaynaklandı. Bu iki noktaya dikkat etmeyen insanların topluma enfeksiyonu yaymasıyla ortaya çıktı. Vakalar giderek artıyor. Bunun sebebi de yazın getirmiş olduğu rehavet. Bu da vakaların artışına yol açacak” dedi.

    Sağlık Bakanlığı tarafından paylaşılan 28 Temmuz 2021’e ait koronavirüs tablosuna göre, Türkiye’de son 24 saatte 22 bin 291 yeni vaka tespit edildi ve 76 kişi ise hayatını kaybetti. Bu veriler önceki günlere ait verilerle karşılaştırıldığında Türkiye’de her geçen gün Covid-19 vakalarının artışı gözlemlenmekte.

    Dördüncü dalganın başladığını, insanların maske takmadığını ve aşı yaptırmadığını belirten Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. İftihar Köksal, “Aşılamada gayet iyi giderken bu uzun süreli bayram tatilinin araya girmesiyle insanlar maalesef virüsü unuttular” dedi.

    Vaka artışının, kişilerin aşılarını gerektiği şekilde yaptırmaması, maske ve mesafeye dikkat etmemesinden kaynaklandığını ifade eden Prof. Köksal, “Bu iki noktaya dikkat etmeyen insanların topluma enfeksiyonu yaymasıyla ortaya çıktı. Vakalar giderek artıyor, bunun sebebi de insanların yazın getirmiş olduğu rehavet, biraz da belki sıcakların etkisiyle kalabalık ortamlarda ve birlikte oldukları anlarda dahi maske takmamış olmasından kaynaklanmakta. Bu da vakaların artışına yol açacak” diye konuştu.

    “EN AZ İKİ DOZ AŞI YAPILDIKTAN SONRA 15 GÜN GEÇMESİ GEREKİYOR, TAM BAĞIŞIKLIK O ZAMAN OLUR” 

    Sağlık kuruluşlarının tam kadro çalışmaya devam etmesine rağmen aşıya maalesef çok rağbet edilmediğini belirten Prof. Dr. İftihar Köksal, “Aşıların ortaya çıkaracağı cevap açısından da en az iki doz aşı yapıldıktan sonra 15 gün geçmesi gerekiyor. Tam bağışıklık o zaman olur. Tek aşıda koruyuculuk oranı düşüktür. Ama tabi ki aşı olmak, tek aşı dahi olmak hastalığa yakalanmak ve hastalığın seyri bakımından önleyici bir uygulamadır. O nedenle şu anda hiçbir şey için geç değil. Bir an önce kişilerin aşılarını yaptırmaları lazım. Aşı yaptırmış olsalar dahi asla maskeden taviz vermemeleri lazım. Çünkü ortalıkta dolaşan virüs delta varyantı. Delta varyantı çok kolay bulaşan bir virüs. Mutlaka maskelerini takmak zorundalar. Çünkü virüsü yayarlar. Kendileri alırlar hastalık meydana gelmese bile başkalarına bulaştırabilirler” ifadelerini kullandı.

    “MASKELERİN MUTLAKA TAKILMASI GEREKİYOR”

    Maskelerin mutlaka takılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Köksal, şunları aktardı:

    “Özellikle kapalı ortamlara girerken kesinlikle maskesiz ve aşısız kişilerin ya da antikoru olduğunu belgeleyenler dışındakilerin, hasta olmadığını belgeleyenler dışındakilerin alınmaması gerekiyor. İşletmelere de büyük görev düşüyor. Artık bundan sonra tam kapanma olmaması gerekiyor. İşletmeler bu şekilde kurallara uymayan kişilerin işletmelerine almamalılar. Bu bir alışveriş merkezi olabilir, bu bir restoran olabilir girememeliler. Ve bu uygulamaya itibar etmeyen ya da kurallara uymayan işletmelere de kapatma cezası getirilmesi lazım. Bütün topluma bu pandemiyi mal etmenin bu saatten sonra pek bir anlamı yok. Çünkü artık koruma yöntemleri çok net biliniyor. Aşılama konusunda hiçbir sorunumuz yok, aşı tedariğinde sorunumuz yok. O zaman kişiler; kişisel önlemlerini almak zorundalar.  Bizim en çok önemsediğimiz eğitimin zamanında başlaması ve öğrencilerimizin çocuklarımızın enfekte olmadan bu eğitimi sürdürebilmeleridir.”

    Berfin YILDIZ/İSTANBUL

  • Uzmanlar uyarmıştı ama ‘Normalleşme’ sağlığı hiçe sayarak başladı

    Uzmanlar uyarmıştı ama ‘Normalleşme’ sağlığı hiçe sayarak başladı

    Şehirler arası seyahat yasağı kalktı; plaj, park, kafeler gibi insanların yoğunlukla bulunduğu alanlar yeniden açıldı. Ancak ‘Normalleşme’ kararları halk sağlığı açısından büyük riskler barındırıyor.

    Bilim insanları, koronavirüs salgınında  ‘ikinci dalga’ uyarısı yaparken, halk sağlığı hiçe sayılarak ekonomik kaygılar gözetilerek ‘normalleşme’ kararları alındı. Vaka sayılarında azalma gerçekleşmezken alınan ‘normalleşme’ kararları büyük riskler barındırıyor.

    Şehirler arası seyahat sınırlamaları gibi pek çok yasak sona ererken; plaj, park, kreş, bakımevi, restoran ve kafeler gibi alanlar yeniden açıldı.

    Bugünden itibaren hizmet vereye başlayan kafe ve restoranlar için yeni kurallar belirlendi. Restoran, lokanta, kafe, pastane, börekçi, tatlıcı ve içerisinde yeme-içme hizmeti sunan işletmelerde alınması gereken önlemler rehberi yayımlandı. Rehberde şu maddeler yer aldı:

    *Her masada el antiseptiği veya kolonya bulundurulacak.

    *Misafirlere tesise girişte termal kamera veya temassız ateş ölçümü uygulanacak.

    *Tesis girişlerinde el antiseptiği olacak ve misafirlerin ellerini antiseptikle temizlemelerinden sonra girişleri sağlanacak.

    *Maskesiz müşteri içeri alınmayacak. Misafirin yanında yoksa verilmek üzere maske bulundurulacak.

    MASALAR ARASI MESAFE HER YÖNE 1,5 METRE

    *Yemek servisi verilen masalar arası mesafe her yönden 1,5 metre, yan yana sandalyeler arası 60 cm olacak şekilde düzenlenecek. Grup halinde gelen müşteriler için masa birleştirmeleri yapıldığı takdirde diğer masalarla aradaki 1,5 metre mesafe korunacak şekilde yapılacak.

    *Masalarda sadece karşılıklı oturma düzeni sağlanacak. Masa yanlarına sandalye konulmayacak ve masa yanlarına oturma düzeni oluşturulacak.

    *Genel tuvaletlerin giriş kapıları mümkünse otomatik kapı sistemi olarak düzenlenecek. Düzenlenememesi halinde giriş kapılarının kollarının sık sık dezenfeksiyonu sağlanacak. Tesis içerisinde çocuklara ayrılmış oyun odaları hizmete açılmayacak.