PİRHA-DEM Parti’nin Dersim’deki ön seçimlerinde halay çektikleri gerekçesiyle 15 kişi hakkında açılan dava Tunceli Adliyesi 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. 14 yurttaş beraat ederken, Mithat Konak’a 1 yıl 3 ay hapis cezası verildi.
DEM Parti’nin Dersim’deki ön seçimlerinde halay çektikleri gerekçesiyle ‘Örgüt propagandası’ iddiasıyla 15 kişi hakkında açılan davanın duruşması Tunceli Adliyesi 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Halay çektikleri için yargılananlar; DEM Parti Dersim İl Eş Başkanı Esma Ataş, DEM Parti PM Üyesi Hebun Aslan, Bağlar Belediye Eş Başkan Yardımcısı Jiyan Aslan, Pir Haber Ajansı Muhabiri Nuray Atmaca, Cemile Ataş, Besime Gök, Nazlı Çelik Öz, Barış Göktepe, D.B., Y.Ö., N.Y., Özer Laçin, Sevim Sağlam, Leyla Aslan beraat ederken, Mithat Konak’a 1 yıl 3 ay hapis cezası verildi.
PİRHA- Gazetecilik faaliyetleri nedeniyle aldığı hapis cezası onandığı için cezaevine gönderilen PİRHA Mersin Muhabiri Diren Keser için Dersim’de gazeteciler açıklama yaptı. Açıklamada, “Meslektaşımız ve mesai arkadaşımız Diren Keser’e verilen ceza esasında özgür basına, doğru habere, muhalefetin sözüne, habercilik kimliğine verilmiş bir cezadır” denildi.
PİRHA Mersin Muhabiri Diren Keser, daha önceki yıllarda hakkında, sosyal medya ve haber paylaşımları nedeniyle açılan davada aldığı hapis cezasının Yargıtay’da onanması sonucu, önceden herhangi bir bildirim yapılmadan evinden gözaltına alındı ve tutuklanarak Tarsus Kampüs Cezaevi’ne gönderildi.
Dersim’deki gazeteciler bugün Diren Keser için Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yaptı. Kentteki sivil toplum kuruluşu temsilcileri, DEM Parti Dersim Belediyesi Eş Başkan Adayı Cevdet Konak ve çok sayıda gazetecinin katıldığı açıklamayı PİRHA Dersim Muhabiri Eyüp Hanoğlu okudu.
“ŞEFFAFLIK VE HAKKANİYETİN KOŞULU BİLGİ EDİNME ÖZGÜRLÜĞÜDÜR”
Gazeteci Diren Keser’in, haber değeri olan sosyal medya paylaşımları sebebi ile yargılandığını ve iktidarın rahatsız olacağı haberler yapması sebebi ile propaganda suçlamasıyla ceza aldığını belirten Eyüp Hanoğlu, “İfade özgürlüğü demokratik bir toplumun gereği olarak en önemli özgürlüklerden biridir. Demokrasiyi ve hukukun üstünlüğünü kabul etmiş devletlerde şeffaflık, kamu hizmetlerinde halka yakınlık, hakkaniyet gibi meselelerin hayata geçirilmesinin esas koşullarından biri, bilgi edinme özgürlüğü olarak karşımıza çıkıyor” dedi.
PİRHA’nın, başta Alevi haber ve gündemleri olmak üzere, Alevilerin yaşadığı kentler dahil, toplumsal ve demokratik hak arayışlarını gündemleştiren bir haber ajansı olduğuna dikkat çeken Hanoğlu, “Alevilerin ve tüm diğer kesimlerin, hiçbir dış baskıya maruz kalmadan, tüm diğer inançlar gibi kendi inançlarını yaşama doğrultusunda verdiği hak arayış mücadelesini, gündemlerini gazetecilik mesleğinin etik değerleriyle kamuoyuna taşıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
“DİREN KESER’E VERİLEN CEZA ÖZGÜR BASINA VERİLMİŞTİR”
Siyasal, sosyal ve hukuksal alanda büyük bir krizin yaşandığı günümüzde iktidarın, bu krizin çözümüne yardımcı olmak ve nefes alma kanallarını açmak yerine, yargı eliyle, eşitlik, özgürlük, adalet ve barış isteyen, Hakk mücadelesi veren bütün kesimleri susturmaya çalıştığını ifaden eden Hanoğlu, “Bunun en yoğun halini yaşayan kesimlerden bir tanesi de basın emekçileri! Halkın haber alma hakkını savunan, doğru bilgi vermeyi ilke edinen bizler, devletin ve iktidarın hedef tahtasında her daim bulunur vaziyetteyiz. Meslektaşımız ve mesai arkadaşımız Diren Keser’e verilen ceza da esasında özgür basına, doğru habere, muhalefetin sözüne, habercilik kimliğine verilmiş bir cezadır” dedi.
“BUNU HİÇBİR KİTAP, HİÇBİR İNANÇ KABUL ETMEZ”
PİRHA Dersim Muhabiri Eyüp Hanoğlu açıklamaya şöyle devam etti:
“Çarşamba gecesi, ‘bildirim yapılmadan yakalama işlemi yapılmasının dürüst işlem ilkesine aykırı olduğunun’ avukatlar aracılığıyla belirtilmesine rağmen, hiçbir ilke tanınmadan, bildirimsiz yakalama işlemi yapılan Diren Keser yalnız değildir! Cezaevine girecek bir insanı, en azından hazırlık ve ailesinin temel ihtiyaçlarını gidermesi için birkaç gün müsaade tanımadan apar topar alıp cezaevine göndermek, kelimenin tam anlamıyla zulümdür. Bunu hiçbir kitap, hiçbir inanç kabul etmez.
Öte yandan arkadaşımızın, sosyal medya haberciliği sebebi ile cezanın alt sınırının çok üstünde bir hüküm ile karşı karşıya bırakılması ile birlikte düşündüğümüzde; verilen bu karar ve bunun uygulanma şekli adil değildir, vicdani değildir, insani değildir.
“YAPILAN MUAMELEYİ KABUL ETMİYORUZ”
Bizler, mesleğimizin ilkeleri önde olmakla beraber aynı zamanda düşünce ve ifade özgürlüğünü, vicdanı savunanlar olarak bu muameleyi kabul etmiyoruz. Bu artık sadece politik değil insani bir soruna dönüşmüştür. Diren Keser için buradayız. Burada olmaya devam edeceğiz.
Düşünce ve ifade özgürlüğü engellenemez! İnsani ve vicdani değerler bu kadar ayak altına alınamaz. Özgür basın susturulamaz!”
PİRHA- Dersim’de ifadesi alınmak üzere Tunceli Emniyet Müdürlüğü’ne çağrılan Dersim muhabirimiz Nuray Atmaca, ifadesinin alınmasından sonra gözaltına alındı.
Dersim’de ifadesi alınmak üzere Tunceli Emniyet Müdürlüğü’ne çağrılan PİRHA Dersim Muhabiri Nuray Atmaca, ifadesinin alınmasından sonra gözaltına alındı.
PİRHA- Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi’nde (DEM Parti) 31 Mart 2024 tarihinde gerçekleştirilecek yerel seçimler için Dersim merkez belediye eş başkanlık adaylığı ön seçimi yapıldı. 3’ü kadın olmak üzere 9 kişinin yarıştığı seçimi kadın adaylarda Birsen Polat kazandı. Erkek adaylarda ise en yüksek iki oyu alan Cevdet Konak ile Uğur Beycan arasında yarın tekrar ön seçim yapılacak.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi’nde (DEM Parti) 31 Mart 2024 tarihinde gerçekleştirilecek yerel seçimler için Dersim merkez belediye eş başkanlık adaylığı ön seçimi yapıldı.
Grand Şaroğlu Otel’in konferans salonunda başlayan ön seçim ve aday adayı tanıtımına birçok partili, STK temsilcileri ve yurttaşlar yoğun bir katılım gösterdi. Ön seçim sürecinde öncelikle aday adayları alfabetik sırayla kendilerini ve projelerini tanıtan konuşmalar yaptılar. Aday adaylarının konuşmalarının ardından delegeler oy kullanma işlemine başladılar.
ÖN SEÇİMDE 9 ADAY YARIŞTI
Yapılan ön seçimde Dersim merkez belediye eş başkanlık adaylığı için 3’ü kadın olmak üzere 9 kişi yarıştı. Aday adaylarının isimleri şöyle: Birsen Orhan, Nuray Atmaca, Makbule Tulga, Cevdet Konak, Alaaddin Erdoğan, Uğur Beycan, Murat Polat, Ferhat Yıldız ve İbrahim Aşkın
Yapılan konuşmalarda aday adayları Dersim halkının istediği hizmet, kültür, inanç ve sosyal odaklı bir belediyecilik anlayışını getireceklerini vurguladılar. Öte yandan aday adayı Cevdet Konak, Fatih Maçoğlu’nun hizmetten uzak, popülizm ve reklam odaklı yaptığı belediye anlayışından hesap soracağını vurguladı.
ERKEK ADAY SEÇİMİ İKİNCİ TURA KALDI
Oy kullanma işleminin bitiminden sonra, sayıma geçildi. Açıklanan sonuçlar şu şekilde oldu:
Kadın aday adayları için 469 delege oy kullandı. 6 oyun geçersiz sayıldığı seçimde Birsen Orhan 286, Makbule Tulga 55 ve Nuray Atmaca 122 oy aldı. Birsen Orhan Yüzde 50’den fazla oy alarak DEM Parti’nin Dersim Belediye Eşbaşkan adayı oldu.
Erkek aday adayları için 469 delege oy kullandı. 9 oyun geçersiz sayıldığı seçimde Cevdet Konak 122, Uğur Beycan 102, Alaaddin Erdoğan 91, İbrahim Aşkın 90, Murat Polat 47 ve Ferhat Yıldız 8 oy aldılar. Hiç bir aday yüzde 50’den fazla oy alamadığı için seçim ikinci tura kaldı. Erkek belediye başkan adaylığı için en çok iki oyu alan Cevdet Konak ile Uğur Beycan arasında yarın ikinci tur oylaması yapılacak.
PİRHA- Ovacık Şorşvenk mezrasından iki kadın yaşadıkları zorlukları CAN TV’de ‘Heqibê Perperiki’ programında anlattılar. Yıkık dökük evlerin bulunduğu köyde yol ve köprü yok. Mağdur olduklarını belirten kadınlar hiç kimsenim yardım etmediğini, köye bir hizmetin gelmediğini kaydettiler. Kadınlar ekledi: Evimiz yok, yolumuz yok, köprümüz yok. Bize köprü yapın, ev yapın, yol yapın.
CAN TV’de Nuray Atmaca’nın Dersim’i köy köy gezerek Kırmancki (Zazaca) hazırlayıp sunduğu ‘Heqibê Perperiki’ isimli program, uzun zamandır haftalık olarak yayınlanıyor. Genellikle köylülerin hayatlarını ekrana taşıyan programın son bölümünde Atmaca, Ovacık’ın Yaylagünü köyüne bağlı Şorşvenk mezrasında yaşanan zorlukları ekrana taşıdı.
Çok az evin bulunduğu mezradaki bütün evler, eski köy evleri. Hem yıkık dökük hem de hiçbir evin önüne yol gitmiyor. Oldukça eğimli arazilerde kurulan ve mezraları arasındaki mesafe de uzun ve zorlu yürünen köye ulaşım Dersim-Ovacık yolu üzerinde bulunan anayoldan asma köprüyle ayrılıp, köye bağlanan bakımsız, eski ve tehlikeli yollarla sağlanıyor.
Köylüler bu durumdan çok şikayetçi. Atmaca’nın mikrofonuna konuşan iki kadın da yaşadıkları zorluklardan yakındılar ve yardım istediler.
“BİZE KÖPRÜ YAPIN, YOL YAPIN, EV YAPIN”
Hastalandıklarında kendilerine kimsenin yetişmediğini ve hastalarını tövükle (kar kızağı) sürükleyerek götürdüklerini anlatan Sultan Eroğlu, “Bizi konuşturuyorsunuz ama kimse bize sahip çıkmıyor. Bir sürü kişiye konuştuk, kimseden küçücük bir fayda bile görmedik” dedi.
Köyde sahipsiz ve çaresiz kaldıklarını vurgulayan Eroğlu, duvarları çatlamış evlerini göstererek, “Deprem oluyor geliyorlar, yazıyorlar ama sonra yine listelerden düşürüyorlar. Ne iştir, hele bir sorun bizi niye düşürüyorlar, niye bize de ev yapmıyorlar. Ne çileler çektiğimizi Haq bilir. Evimiz yok, yolumuz yok, köprümüz yok. Bize köprü yapın, ev yapın, yol yapın” dedi.
“GENÇLER BURALARI BIRAKIP GİTTİLER”
Evlerin hepsinin yıkık dökük, sağdan soldan çatlamış olduğunu, çatlakları bezle kapattıklarını belirten Eroğlu, “Kaç yere müracaat ettik, kaç yerden gelip gittiler ama kimseden bir fayda görmedik” diyerek, yetkililerden şikayet etti.
Dersim’de yaşanan dışarıya göçün de kimsesiz kalmalarında etkili olduğuna vurgu yapan Eroğlu, “Bizim insanlarımızdan da burada kimse kalmadı. Gençler buraları bırakıp gittiler. Bize bir faydaları yetişmedi” ifadelerini kullandı.
“DERSİM’E SAHİP ÇIKIN, BİZE SAHİP ÇIKIN”
Hayvancılıkla da artık idare edemediklerini, geçinemediklerini ifade eden Eroğlu, “Dersim’e sahip çıkın. Dersim’i yakıp yıktılar. Hayat pahalılığından ne bir şey yapabiliyoruz ne de çıkıp bir yere gidebiliyoruz. Paramız yok ki bir yola gidebilelim” dedi.
Sultan Eroğlu, şunları ekledi:
“Köyleri boşalttılar, biz gitmedik. Köyümüze geri geldik. Nereye gidelim. Aylığımız yok, harcayacak bir şeyimiz yok, nasıl geçinelim. Açlıktan ölürdük. Mecburen tekrar evimizin çatısı altına geldik. Hiç olmazsa bir yavan ekmek yeriz diye. Köyümüzden çıkmadık.
38’den beri biz hep bu çileyi çekmişiz. Eşim henüz genç yaşta öldü. Yedi çocuğum var ve geçinecek hiçbir şeyimiz de yok. Ölene kadar bu çileyi çekeceğiz.”
“BACA BİLE YOK Kİ EKMEK PİŞİRELİM”
İlerlemiş yaşına rağmen zorluklarla dolu köyünde yaşama tutunmaya çalışan Şahsenem Eroğlu da, “Yerimiz dağın önü, güzel ama idare yok, yol yok, yolak yok. Locin (baca) bile yok ki ekmek pişirelim. Ekmek pişirince bacaklarım sızlıyor. Görevliler gelip bakıp gidiyorlar sadece ama hiçbir faydaları yok. Sizin de hiçbir faydanız yok” diye konuştu.