Etiket: nuri akman

  • Dihaber muhabiri Alayumat tutuklandı, Akman serbest bırakıldı

    Dihaber muhabiri Alayumat tutuklandı, Akman serbest bırakıldı

    14 günlük gözaltının ardından mahkemeye çıkarılan Alayumat tutuklanırken, Akman adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

    14 gündür gözaltında bulunan dihaber muhabirleri Erdoğan Alayumat ve Nuri Akman savcılık ifadesi ardından tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edildi.

    Mahkeme Alayumat hakkında tutuklama kararı verirken, Nuri Akman ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

    Antep’de haber takibi yaparken “şüphe” üzerine gözaltına alınan dihaber muhabirleri Erdoğan Alayumat ve Nuri Akman’ın 14 gün sonra Hatay Adliyesi’ne sevk edildi.

    Savcılık ifadelerinin ardından Alayumat ve Akman’ın, “örgüt üyesi olmak”, “örgüte yardım ve yataklık etmek”, “örgüt adına milis ve işbirlikçilik faaliyetinde bulunmak” ve “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin gizli kalması gereken sırlarını ifşa etmek” iddialarıyla tutuklanma talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi.

    Mahkeme heyeti Erdoğan Alayumat hakkında tutuklama kararı verirken Nuri Akman’ın da adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verdi.

    Gazeteciler Alamyut ve Akman’nın gözaltına alınmasını Anadolu Ajansı, “Aranan PKK üyeleri” tutuklandı şeklinde duyurmuş, dihaber AA’nın açıklamasını kınayarak gazetecilerin haberleri ile AA’ya yanıt vermişti.

    (HABER MERKEZİ)

  • Mersinli gazetecilerden, gazeteci Akman ve Alayumat’a destek: Meslektaşlarımızı bırakın

    Mersinli gazetecilerden, gazeteci Akman ve Alayumat’a destek: Meslektaşlarımızı bırakın

    Gazeteci Nuri Akman’la beraber Hatay’da ‘’makul şüpheli’’ olarak gözaltına alınmasının ardından, bazı haber ajansları tarafından örgüt üyesi olarak lanse edilen gazeteci Erdoğan Alayumat’a arkadaşları sahip çıktı. Alayumat ile uzun süreler birlikte haber takibinde bulunduğu Mersin’deki meslektaşları, Erdoğan’ın bir gazeteci olduğunu belirterek gazeteci Nuri Akman’la birlikte serbest bırakılmaları çağrısında bulundular.

    Antep’te 13 Temmuz Perşembe günü akşam saatlerinde gözaltına alınan Dihaber ajansı muhabirleri Erdoğan Alayumat ve Nuri Akman’ın, bazı haber ajansları tarafından ‘’Aranan PKK üyeleri yakalandı’’ şeklindeki ifadelerle haber kanallarına servis edilmelerine Mersinli gazeteciler tepki gösterdi.

    Mersin’de gazeteci Alayumat’la beraber sayısız haber takibinde bulunduklarını ifade eden meslektaşları, ajansların servis ettiği haber algısının yanlış olduğunu aktararak, tepkilerini ‘’Erdoğan Alayumat herhangi bir örgüt üyesi değil, yalnızca gazetecidir’’ şeklinde belirttiler.

    Mersinli Gazeteciler, 9 gündür gözaltında tutulan Gazeteci Erdoğan Alayumat ve Gazeteci Nuri Akman’la ilgili şöyle konuştular.

    ‘’BASKILAR EN ÜST DÜZEYDE YAŞANIYOR’’

    Akdeniz Basın Birliği Genel Sekreteri ve Kent Panorama İmtiyaz Sahibi Mevlüt Bozkur:

    ‘’Türkiye’de son bir yıldır uygulanan Olağanüstü Hal Yönetimi ile birlikte, hayatın her alanında olduğu gibi gazetecilik faaliyetlerinin sürdürülmesinde de sıkıntı ve baskılar en üst düzeyde yaşanmaktadır. Tutuklu gazeteci sayısının 150’yi geçtiği, birçok basın yayın kuruluşunun kapandığı, insan hakları aktivistlerinin tutuklandığı, işten çıkarma ve ihraçların yayınlaştığı Türkiye’de yaşanan hak ihlallerini yazan, haberleştiren gazetecilere yönelik baskıların son halkası yine gazeteciler olmuştur. Mersin’de uzun yıllar Gazetecilik yapan ve Mersin kamuoyunun yakından tanıdığı Gazeteci Erdoğan Alayumat ile yine Gazeteci olan Nuri Akman’ın haber amaçlı bulundukları Antep’te gözaltına alındıklarını biliyoruz. ‘Şüphe’, ‘Makul Şüphe’ vb gerekçelerle gazetecilerin gözaltına alınması, günlerce kendilerinden haber alınamaması OHAL koşullarındaki Türkiye’nin Olağan hali haline gelmiştir. Gazeteci meslektaşlarımızın bir an önce serbest bırakılmasını talep ediyoruz’’

    ‘’ONURLU, DOĞRU DURUŞLU BİR GAZETECİ’’

    Mersin Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Yiğit:

    “Erdoğan Alayumat’ın ve beraberindeki muhabir arkadaşın gözaltına alınması bizlere tanıdık olan bir tabloyu hatırlatıyor. Erdoğan Alayumat benim ve Mersin’deki birçok gazeteci arkadaşın haber takibinde yan yana durup mesleğini icra eden bir gazeteci. Evet, onurlu, doğru duruşlu bir gazeteci… Bazı ajansların kendisini ‘örgüt üyesi’olarak yanlış ithamlarda bulunması beni oldukça üzmüştür. Özellikle aynı meslek grubundan gelen gerçeklikle hiçbir bağı olmayan bu suçlama gazetecilik tarihine de dökülen kara bir izdir. Yanlış algıyı yaratan bu ajansların bir an önce bu yanlıştan geri dönmeleri, basın ahlakı açısından oldukça mühimdir. Bunlara ek olarak bir gazeteciyi farklı bir algı yaratarak suçlu olarak değil, bir gazeteci olarak savunmak verilmesi gereken en doğru ve cesur karardır. Gazeteciliğin suç sayılmadığı bir dünya özlemi ile yaşamakla kalmayıp mücadele vermeye devam edeceğiz. Gazeteci Erdoğan Alayumat ve beraberindeki Nuri Akman’ın serbest bırakılmasını talep ediyoruz.’’

    ‘’ERDOĞANI ACITAN ŞEY KENDİ MESLEKTAŞLARI TARAFINDAN LİNCE UĞRAMASIDIR’’

    Pir Haber Ajansı (PİRHA) Mersin Temsilcisi Diren Keser ise şunları belirtti:

    “Savaşın yaşandığı ve sıcaklığın hissedildiği bölgelerde, uğraş içerisinde olmuş ve çoğu şeyi göze almış bir gazetecidir Erdoğan. Üzülerek belirtmek isterim ki uzun zamandır gazetecilik, gazeteciler tarafından tehdit altında. Çoğu gazeteci, artık oldukça rahat bir şekilde iktidarların kalemşörlüğüne soyunmakta. Bir gazeteciden terörist yaratmak mümkün değil. Benzer bir durumu yaşamış bir gazeteci olarak şunu söyleyebilirim ki; beni ve şu anda büyük ihtimalle Erdoğan’ı acıtan şey kendi meslektaşları tarafından böyle bir lince uğramasıdır. Bu durum gazetecilik açısından kabul edilebilir bir durum değildir. Kaldı ki Erdoğan o bölgede bir ay içerisinde onlarca haber yapmış. İŞİD’le, oradaki hareketlilikle, kültürle, sanatla ilgili haberler bunlar. ‘Gazetecilerin ipini gazeteciler çekiyor’ dememiz mümkün. Bu durumda önemli olan kamuoyunun duyarlılığıdır. Gazetecilerin yalnız olmadığını belirtmeleridir önemli olan. Hep birlikte gazeteci meslektaşlarımız ‘Alayumat ve Akman bir an önce serbest bırakılmalıdır’ demeliyiz.’’

    “AKLIN KÖTÜMSERLİĞİ VE İRADENİN İYİMSERLİĞİ”

    Gazeteci Mejdel Aslan da şunları kaydetti:

    ‘’Erdoğan Alayumat ve Nuri Akman iki gazeteci! Şuan Hatay’da tam 8 gündür gözaltındalar ve terörist muamelesi görüyorlar. Nuri’yi tanımam ama Erdoğan ile birlikte ise ona da kefilim. Erdoğan’ı tanırım. Erdoğan arkadaşımız gazeteci, aynı haberlere koşturduk yıllardır. Tanırım, gerçekleri yazar. Bir gazeteciye asla terörist demez, yalan haber yazmaz, siyaset ve tekellerin tahakkümüne boyun eğmez, gazeteciliğin bir iş değil bir onur meselesi olduğunu bilir. Bir gazetecinin bilmesi gereken belki de en önemli şey olan topluma karşı sorumluluk duygusunu taşır. Eminim ki o ve onun gibiler gazetecilere terörist diyenlere sadece güler. Rehberlerinden bilir, ya kalemini kırar yazmaz ya da doğruyu yazar korkmaz. Yalnız Antonio Gramsci’nin dediği gibi; şu anda aklın kötümserliği ve iradenin iyimserliğine ihtiyacımız var. Durumun vahamiyetinin farkında olmak gerekiyor ki bu da mücadelenin kutsallığını ve umudun önemini gösteriyor. Düşüncenin gözaltına alınması gerçeğin tutsak edilmesi kendisinden bir şey kaybettirmeyecektir. Toplum gerçek gazetecilerin kendileri için uğraş verdiği bilince ulaştığı zaman her şey daha farklı olacaktır. İnanıyorum ki Erdoğan Alayumat ve Nuri Akman ile birlikte tutsak olan diğer tüm gazeteciler ve de sansüre ve baskıya uğrayanlar bir gün amaçlarını gerçekleştirecektir. Şair Adnan Yücel’in dediği gibi ‘Ey korkunun sofrasında yılgınlık yiyenler’ işte biz o korkunun sofrasında yılgınlık yiyenler değil biz o sofrayı dağıtanlardanız. Ahmet Arif derki; Dayan kitap ile, Dayan iş ile. Tırnak ile, diş ile, Umut ile, sevda ile, düş ile, Dayan rüsva etme bizi. Son olarak Gazeteci meslektaşlarımızın serbest bırakılmasını talep ediyoruz.’’

  • HDP’li Vekil Toğrul, gözaltındaki DİHABER muhabirlerini İçişleri Bakanına sordu

    HDP’li Vekil Toğrul, gözaltındaki DİHABER muhabirlerini İçişleri Bakanına sordu

    PİRHA- Halkların Demokratik Partisi Antep Milletvekili Mahmut Toğrul 13 Temmuz 2017 tarihinde DİHABER muhabirleri Erdoğan Alayumat ve Nuri Akman’ın haber takibi için gittikleri Hatay-Antep sınır hattında gözaltına alınmalarını meclis gündemine taşıdı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun cevaplaması için soru önergesi veren Toğrul, Anayasa’nın 26. ve 28. maddelerinde belirtildiği gibi tarafsız haber alma ve haber verme özgürlüğü bireyin ve gazetecinin en temel anayasal hakkı olduğunu ifade etti. 

    Anayasa’nın 26. Maddesine göre, “Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahip olduğunu belirten HDP Antep Milletvekili Toğrul şunları ifade etti:

    “ÇOK SAYIDA GAZETECİ GAZETECİLİK FAALİYETLERİNDEN DOLAYI TUTUKLU”

    Toğrul, “Türkiye cezaevlerinde çok sayıda gazeteci, gazetecilik faaliyetlerinden dolayı gözaltına alınıp tutuklanmaktadır. 13 Temmuz 2017 tarihinde DİHABER muhabirleri Erdoğan Alayumat ve Nuri Akman haber takibi için gittikleri Hatay-Antep sınır hattında gözaltına alındılar. “Makul şüphe” gerekçesi ile gözaltına alınan DİHABER muhabirleri 8 gündür hiçbir gerekçe gösterilmeden gözaltında tutulmaktadır. Alınan bilgilere göre; gazetecilerin dosyalarında gizlilik kararı olduğu ve iki gazeteci hakkında “örgüt üyeliği” iddiasıyla suçlandıkları iddia edilmektedir. Öte yandan, gazetecilerle ilgili ailelere ve ilgili kişilere herhangi bir bilgi verilmezken, devletin resmi ajansı olan Anadolu Ajansı (AA) ve Doğan Haber Ajansı (DHA) iki gazeteciyi “Hatay’da aranan PKK üyeleri Gaziantep’te yakalandı” şeklindeki haberlerle gazetecileri hedef göstermiştir” şeklinde konuştu.

    BU GAZETECİLER İÇİN HERHANGİ BİR TUTUKLAMA KARARI VAR MIYDI?

    HDP Antep Milletekili Mahmut Toğrul tutuklu ve gözaltında olan gazeteciler için meclise İç İşleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yanıtlaması için şu soru önergesini verdi:       

    -Haber takibi sırasında “makul şüphe”yle gözaltına alınan DİHABER muhabirleri Erdoğan Alayumat ve Nuri Akman 8 gündür gözaltında tutulmasının gerekçesi nedir? Neden hala savcılığa çıkarılmamaktadır?

    -Gazetecilik mesleğinin en temel ilkesi olan halkın doğru ve objektif haber alma hakkı, gazetecilerin gözaltına alınması ve tutuklanmasıyla engellenmiş olmuyor mu?

    -Bu gazeteciler hakkında çıkarılmış herhangi bir yakalama kararı var mıdır? Gazeteciler, ifade vermek için Emniyet’e çağrılmış mıdır?

    -Habercilik dışında başka hiçbir faaliyeti olmadığı gayet iyi bilinen DİHABER muhabirleri Erdoğan Alayumat ve Nuri Akman’ın dava dosyasına gizlilik kararı konmasının nedeni nedir? Türkiye’de bugün itibariyle kaç gazeteci tutukludur? Bu gazetecilerin içeride tutulmalarının gerekçesi nedir?