Etiket: nusret sürkalar

  • KESK Ankara: OHAL ve KHK’ler gidecek, biz kalacağız-VİDEO

    KESK Ankara: OHAL ve KHK’ler gidecek, biz kalacağız-VİDEO

    PİRHA – KESK Ankara Şubeler Platformu, OHAL’e hayır KHK’lerin iptal edilmesine ve sözleşmeli öğretmen atamalarına ilişkin Eğitim Sen 2 Nolu Şube’de basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada, “İhraç edilenler ve açığa alınanlar bütün haklarıyla birlikte işlerine iade edilmelidir. OHAL ve KHK’ler gidecek, biz kalacağız” ifadeleri yer aldı.

    KESK Ankara Şubeler Platformu, OHAL’e hayır KHK’ler iptal edilsin diyerek basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada, PSAKD yönetici ve üyelerine yönelik gözaltılara, Newroz’a ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın sözlü sınav mülakatına ilişkin ifadeler yer aldı.

    “SÖZLÜ SINAV MÜLAKATI”

    Açıklamayı, KESK Ankara Şubeler Platformu dönem sözcüsü Nusret Surkalar okudu. Surkalar, şunları kaydetti:

    “Sözleşmeli Öğretmenlik atamalarında, Kadrolaşma unsuru olduğu gerekçesiyle eleştirilen mülakat sistemi yargı engeline takıldı. Danıştay, Milli Eğitim Bakanlığı’nın yönetmeliğindeki sözlü sınavın bilgi ölçen içeriğe sahip olmadığına hükmederek, yürütmeyi durdurma kararı verdi.

    Milli Eğitim Bakanlığı’nın, (MEB) darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL KHK’leri kapsamında yürürlüğe koyduğu sözleşmeli öğretmenlikte mülakat sistemini değerlendiren Danıştay, “Sözlü sınav’ adı altında mülakat yapılması hukuk dışıdır” tespitinde bulundu. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, “Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmelikteki sınav konularının yer aldığı madde için de yürütmeyi durdurma kararı verdi.

    Sözlü sınavın ise amacı bakımından yazılı sınava benzediğini ve bilgi ölçme amacıyla yapıldığını vurgulayan üst kurul, MEB yönetmeliğinde “sözlü sınav” yazmasına karşın sadece mülakata yönelik değerlendirmelere yer verildiği sonucuna ulaştı.

    Sözlü sınavda 60 ve üzerinde puan alanlardan sözleşmeli öğretmenliğe atanmak üzere başvuruda bulunanların atamaları, sözlü sınav üstünlüğüne göre tercihleri de dikkate alınarak ilan edilen kontenjanlar dahilinde elektronik ortamda gerçekleştirilir. Sözleşmeli öğretmen olarak atanmaya hak kazananların, tercih önceliğinin daha nesnel bir sınav olan KPSS yerine, sözlü sınavdan alınan puan önceliğine göre yapılmasında hukuka uyarlılık bulunmamaktadır.”

    “MUTSUZ ÖĞRETMENLER ÜLKESİNİN ÖĞRETMENİ OLMAYI REDDEDİYORUZ”

    “Danıştay’ın sözlü sınavların amaca uygun yürütülmediği gerekçesiyle verdiği yürütmeyi durdurma kararı akıllara, MEB’in üç hafta sonra yapacağı 20 bin sözleşmeli öğretmen ataması kapsamında yapılması planlanan sözlü sınavı getirdi. Yargı kararlarına karşın, bugüne değin 40 bin sözleşmeli öğretmen atayan Bakanlığın gündemine yönetmelik değişikliği ile nasıl benim öğretmenimi atarım hesabı yapılmaktadır. Öğretmen Okullarının Kuruluşunun 170. Yıldönümünde Yaratmaya Çalıştığınız ‘Mutsuz Öğretmenler Ülkesinin Öğretmenleri Olmayı Reddediyoruz” diye konuşan Surkalar, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Öğretmenlik mesleği ülkemizde uzun yıllar cazip ve saygı duyulan bir meslek olarak kabul edilmesinde 169 yıl önce kurulan öğretmen okullarının ve bu okullardaki eğitim felsefesinin payı büyüktür. Eğitime, çocuklarımıza çok daha fazla önem vermek gerektiğinin sürekli vurgulandığı son 15 yıl içinde, öğretmenlik mesleği ve onuru tarihte hiç olmadığı kadar ayaklar altına alınmış, eğitim emekçilerinin emeği değersizleştirilmiş, eğitimciler her fırsatta ‘değersizleştirilen’ söylemlere ve şiddete maruz bırakılmıştır.

    15 Temmuz sonrasında ilan edilen OHAL kapsamında çıkarılan KHK’lar ile eğitim emekçilerinin iş güvencesi fiilen yok edilmiş, on binlerce öğretmen kendilerini savunma hakkı bile tanınmadan ihraç edilmiş, tamamen idari tasarruflarla okullarından ve öğrencilerinden koparılmıştır.

    15 Temmuz sonrasında tüm öğretmen atamaları sözleşmeli, güvencesiz olarak yapılmış, atama iptal kararnameleri adı altında, hukuksuzca yüzlerce sözleşmeli öğretmenin mesleği sonlandırılmıştır. Mülakat uygulamalarına güvenlik soruşturmaları eklenerek, ataması yapılmayan yarım milyona yaklaşan öğretmenin gelecek hayalleri sonlandırılmış, liyakat ortadan kaldırılmıştır.”

    “EMEKÇİLER, EZİLENLER MÜCADELERİNİ SÜRDÜRÜYORLAR”

    Surkalar, “21 Mart Newroz ile ilgili Yeni başlangıçlar, yeni doğuşların adıdır bayramlar. Halkların kültüründe birliğin, barışın ve mutluluğun sembolüdürler. İnsanlık değerleri adına zulme, zorbalığa ve gericiliğe karşı görkemli direnişlerin sergilendiği Ortadoğu coğrafyası, büyük bayramların da mekânı olmuştur. Direnişlerin zaferlerle sonuçlandığı günler bayram olarak kutlanmıştır” diye konuştu.

    “Özünü direnişten alan Newroz bu bayramların başında gelenlerindendir” diyen Surkalar şöyle devam etti:

    “2018 Yılı Newroz’una OHAL Gölgesi Altında Giriyoruz! 15 Temmuz darbe girişiminin fırsata çevrilmesiyle muhalif tüm kesimlerin topyekûn susturulması, etkisizleştirilmesi, temel hak ve özgürlüklerin, sendikal hakların OHAL ile askıya alınması katlanarak sürüyor. Aralarında binlerce üyemizin de olduğu on binlerce kamu emekçisi haksız, hukuksuz, sorgusuz, sualsiz ihraç ediliyor, açığa alınıyor.

    Tüm demokratik eylem ve etkinlikler yasaklanıyor. Kadına yönelik şiddet meşrulaştırılıyor, çocuk istismarlarına yandaş cemaat yurtlarındaki cinsel istismarlar ekleniyor, çalışma yaşamındaki saldırılara yenileri eklenerek iş güvencemiz de elimizden alınmak isteniyor, iş cinayetleri aramızdan yeni canlar almaya devam ediyor.

    21.yüzyılda da zulüm ve zorbalığın yürütücüsü günümüz Dehakları her türlü baskı ve zoru kullanarak emek ve demokrasi güçlerini sindirmeye, baskı altına almaya çalışıyorlar. Şiddet ve savaş politikalarıyla özgürlük, emek ve demokrasi mücadelesini engellemek istiyorlar. Oysa zulme karşı bir kez daha emekçiler ve ezilenler Demirci Kawa ruhuyla mücadelelerini sürdürüyorlar. Alışmayacağız, teslim olmayacağız, direneceğiz.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • KESK Ankara: OHAL ve KHK rejimine boyun eğmeyeceğiz-VİDEO

    KESK Ankara: OHAL ve KHK rejimine boyun eğmeyeceğiz-VİDEO

    PİRHA-  KESK Ankara Şubeler Platformu OHAL’in kaldırılmasına, KHK’ler’in iptal edilmesine ve son dönemlerde yaşanan gözaltılara ilişkin basın açıklaması yaptı. Açıklamayı okuyan KESK Ankara Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Nusret Sürkalar, “OHAL kaldırılmalı, KHK’ler geri çekilmeli, hukuksuzca ihraç edilen, açığa alınan tüm kamu emekçilerinin işlerine geri dönmeleri sağlanmalıdır” ifadelerini kullandı.

    Haberin videosu 

    KESK Ankara Şubeler Platformu OHAL, KHK ve gözaltılara ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamayı KESK Ankara Şubeler Platformu Nusret Sürkalar okudu. Sürkalar, şunları kaydetti:

    “OHAL ilan edilirken amaç , ‘Anayasal düzenin milli iradenin hukuk devletinin demokrasinin temel hak ve hürriyetlerin korunması’ olarak ifade edildi. Oysa AKP iktidarı darbecilerin yapamadığı ne varsa Kanun Hükmünde Kararnameleri (KHK) kullanarak yaptı. Ortada ne anayasal düzen, ne milli irade, ne hukuk devleti, ne demokrasi ne de temel hak ve hürriyetler kaldı.

    OHAL’in ‘millete değil devlete karşı’ ilan edildiği söylendi. Oysa OHAL ve KHK’ler ‘millete karşı’ tek adam rejimimin kurulması için kullanıldı. OHAL döneminde; ‘Milli iradenin’ en üst organı olduğu söylenen TBMM etkisizleştirildi.”

    “OHAL KOMİSYONUNUN OYALAMA KOMİSYONU OLDUĞU TESCİLLENMİŞTİR”

    “AKP’nin 110 bine yakın kamu emekçisini haksız ve hukuksuz biçimde ihraç etmesi ve bu ihraçlara karşı yargı yolunu kapatmasının ardından söz konusu hukuksuzluğa kalkan yapılan OHAL Komisyonu, ilk incelemelerini kurulduğu günden 1 yıl sonra tamamladı” diye konuşan Sürkalar sözlerini şöyle sürdürdü:

    “OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından yapılan açıklamaya göre 8 aylık çalışma döneminde 104 bin 789 başvurudan sadece 3 bin 110 dosya görüşülmüştür. Bu dosyalardan 2190’ı ön inceleme kararı olmak üzere, ihraç edilen 880 emekçiye ret kararı verilmiş, sadece 40 emekçinin itirazı kabul edilmiştir.

    AKP açıkça OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu aracılığıyla 15 Temmuz sonrası yürütülen hukuksuzluğu, bürokratik süreçlere sarıp sarmalayıp korumak istemektedir. Kaldı ki ihraç listelerini KHK’ler ile yayınlayıp insanları hedef haline getirenlerin, hangi kriterlere göre karar verdiği belli olmayan söz konusu komisyon aracılığıyla OHAL hukuksuzluğunu gizlemeye çalıştığı da ortadadır. OHAL Komisyonunun Oyalama Komisyonu Olduğu Tescillenmiştir.”

    “İKTİDAR HUKUKU HİÇE SAYARAK SUÇ İŞLEMEKTEN VAZGEÇMELİ”

    Sükalar, “AKP iktidarı, kendisi gibi düşünmeyen, biat  etmeyenlere karşı gazla copla plastik mermi kullanarak şiddetle karşılık vererek, gözaltı ve tutuklamalarla toplum üzerinde korku imparatorluğu kurmaktadır” dedi.

    Düşünce ve ifade özgürlüğünün dönemsel politikalar uğruna ezip geçilecek, yok sayılacak haklardan olmayıp yüzlerce yıllık mücadeleler ve ödenen bedellerle güvence altına alındığını ifade eden Sürkalar, “iktidar, hukuku hiçe sayarak suç işlemekten vazgeçmelidir. İktidar, ya hala ortada bir yargı, bir anayasa “varmış” görüntüsü vermekten vazgeçip fiili parti devleti olma durumunu resmi olarak da ilan etmeli ya da anayasaya, yargı kararlarına, uluslararası sözleşmelere uygun davranmalıdır” diye konuştu.

    “ÖZGÜRLÜKLERİ OHAL’E VE SİVİL DARBEYE TERK ETMEYECEĞİZ”

    Sürkalar, gidişattan kaygı duyanların sıra kendilerine gelmeden emek, demokrasi ve barış talebi etrafında bir araya gelmeleri ve mücadele etmeleri dışında bir yol olmadığını belirterek şöyle devam etti:

    “Başta düşünce ve ifade özgürlüğü olmak üzere, temel hak ve özgürlükleri, hukuku askıya alarak suç işleyen iktidarı bu politikalardan derhal vazgeçmeye çağırıyoruz. KESK Merkez yürütme Kurulu Üyemiz Elif Çuhadar başta olmak üzere, bugün Ankara’da yapılan sürek avı niteliğindeki gözaltı ve tutuklamaları buradan  bir kez daha kınıyoruz , arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalıdır.

    AKP iktidarının yasaklarına, faşizan tutumuna karşı fiili ve meşru mücadele hakkımızı sonuna kadar kullanacağız. Emekçilerin yüzyıllardır süren mücadelesi sonucu ortaya çıkan temel hak ve özgürlükleri AKP’nin sivil darbesine, OHAL’ine, başkanlık hevesine terk etmeyeceğiz.”

    “İKTİDAR EĞİTİMİ YAPBOZ TAHTASINA ÇEVİRMİŞTİR”

    Ortaöğretime geçiş sistemindeki değişiklikler hakkında konuşan Sürkalar, şunları ifade etti:

    “14 Şubat tarihinde yayınlanan yönetmelikle 8 sınıf öğrencilerinin yani TEOG sınavında yerleştirilme ve okulları yüzde onluk nitelikli okullar olarak tanımlama, sınavla öğrenci alımı adrese dayalı okullara öğrenci yerleştirmesi ile ilgili kaos sürmekte MEB açıklamalarında, 8. sınıfta okumakta olan 1.200.000 öğrenci ve velisinin yaşadıkları kabul edilebilir bir durum değildir. Eylül ayından itibaren devam eden tartışmalar ve oluşan belirsizlik her geçen gün yaşanan mağduriyetleri artırmaktadır. Buradan bir kez daha ifade ediyoruz: Bu orta öğretime geçiş sisteminin uygulanma koşulu yoktur.Yapılması gereken tüm öğrencilerin istedikleri okullarda istedikleri türden eğitimi almalarının sağlanmasıdır.

    AKP İktidarı Eğitimi yapboz tahtasına çevirmiştir.

    Sürkalar, açıklamasında Milli Eğitim Bakanlığı’na şu soruyu yöneltti:

    “Sınav yönetmeliğiyle bile tartışma yaratan MEB sınav ve yerleştirme işlemlerini nasıl sağlıklı bir şekilde yürütecektir? Milyonlarca çocuğun, ailenin ve ülkenin geleceğini etkileyecek, telafisi olmayan; eğitimcilerin, velilerin ve kamuoyunun ‘yanlış anlamasına’ açık bir düzenleme nasıl yapılabilmektedir? Yoksa çözümü yine milletin adamı mı bulacaktır?”

    “İŞLERİMİZE DÖNÜNCEYE KADAR DİRENMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

    OHAL’in saray rejimine ‘Hayır’ diyenlere, muhaliflere, kadınlara, emekçilere, halklara karşı ilan edildiğini savunan Sürkalar, açıklamayı şu sözlerle tamamladı:

    “Yasaklamalar, zulüm, faşizan baskı ve uygulamalar AKP’nin siyasal ömrünü kısaltmaktan başka bir işe yaramayacaktır. İşlerimize dönünceye kadar direnmeye, mücadele etmeye devam edeceğiz.

    Bir kez daha çağrıda bulunuyoruz; OHAL kaldırılmalı, KHK’ler geri çekilmeli, hukuksuzca ihraç edilen, açığa alınan tüm kamu emekçilerinin işlerine geri dönmeleri sağlanmalıdır. İçeride ve dışarıda barışçıl, laik ve demokratik ortamı sağlayacak adımlar atılmalıdır.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • KESK Ankara ve Mersin Şubeler Platformu: Gözaltı alınanlar serbest bırakılsın-VİDEO

    KESK Ankara ve Mersin Şubeler Platformu: Gözaltı alınanlar serbest bırakılsın-VİDEO

    PİRHA- KESK Ankara ve Mersin Şubeler Platformu bileşenleri, yaptıkları “OHAL kaldırılsın, KHK’ler iptal edilsin” başlıklı basın açıklamasında gözaltına alınan KESK üyelerinin serbest bırakılması istedi. Açıklamada “Düşünce ve ifade özgürlüğü dönemsel politikalar uğruna ezip geçilecek, yok sayılacak haklardan olmayıp yüzlerce yıllık mücadeleler ve ödenen bedellerle güvence altına alınmışlardır. İktidar, hukuku hiçe sayarak suç işlemekten vazgeçmelidir” denildi.

    Haberin videosu

    KESK Ankara Şubeler Platformu Eğitim Sen 2 no’lu şube binasında basın açıklaması yaptı. KESK Ankara Şubeler Platformu dönem sözcüsü Eğitim-Sen 2 No’lu Şube Başkanı Nusret Surkalar’ın yaptığı açıklamada, “Emek ve barış mücadelesi yürütenlere yönelik gerçekleştirilen gözaltı ve tutuklama operasyonları sindirme ve kriminalize etme amaçlıdır” diyerek şunları ifade etti:
    “OHAL’in kendisi anayasal düzeni korumaya yönelik olmasına rağmen AKP OHAL’i anayasal hakları ortadan kaldırmak için kullanmaktadır. OHAL, iktidara istediğini yapma ve siyasal hedeflerine uygun zemin yaratma keyfiyeti veren bir araca dönüştürülmüştür. AKP’nin ne OHAL sopası, ne de diğer faşizan politikaları bizleri emek, demokrasi ve barış mücadelesinden alıkoyamaz. Sendikal hak ve özgürlükler, işçi sınıfının, ezilenlerin yüzyıllık kazanımlarıdır. OHAL gerekçesiyle askıya alınmalarını, ortadan kaldırılmalarını kabul etmedik, etmeyeceğiz. Gözaltı ve toplu tutuklama furyasını şiddetle kınıyoruz. KESK Yürütme Kurulu üyemiz Elif Çuhadar derhal serbest bırakılmalı, hukuk tanımaz saldırılara son verilmelidir. Barış içerikli sosyal medya paylaşımları nedeniyle bağlı sendikamız TARIM ORKAM-SEN Genel Başkanı Hamit KURT’un da aralarında bulunduğu çok sayıda KESK üyesi gözaltına alınmıştır. Düşünce ve ifade özgürlüğü dönemsel politikalar uğruna ezip geçilecek, yok sayılacak haklardan olmayıp yüzlerce yıllık mücadeleler ve ödenen bedellerle güvence altına alınmışlardır. İktidar, hukuku hiçe sayarak suç işlemekten vazgeçmelidir.”
    Kimse bizden insanlarımızın öldürülmesine seyirci kalmamızı beklemesin. Çünkü bizim görevimiz insanları yaşatmaktır diyen Surkalar, “Darbe hukukuna karşı fiili, meşru ve demokratik direnişimizi ve hukuki mücadelemizi her ne pahasına olursa olsun, tüm zorlukları göğüsleyerek sürdüreceğiz. Bir kez daha çağrıda bulunuyoruz; OHAL kaldırılmalı, KHK’ler geri çekilmeli, hukuksuzca ihraç edilen/açığa alınan tüm kamu emekçilerinin işlerine geri dönmeleri sağlanmalıdır” dedi.

    KESK MERSİN : EMEK, DEMOKRASİ VE BARIŞ TALEBİNDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ

    KESK Mersin Şubeler Platformu da, OHAL’de çıkarılan KHK’larla ihraç edilen kamu emekçilerinin işlerine iade edilmeleri talebiyle basın açıklaması düzenledi. Özgür Çocuk Parkı’nda yapılan açıklamayı platform dönem sözcüsü Büro Emekçileri Sendikası (BES) Mersin Şube Başkanı Yusuf Kaya yaptı.

    “15 Temmuz 2016 tarihindeki FETÖ darbe girişiminden sonra ısrarla söylediğimiz bir şey vardı“ diyerek konuşmasına başlayan Kaya, şunları belirtti;
    “AKP’nin politikalarını eleştiren herkesim devletin en yetkili kesimlerince tehdit edilmesi, hedef gösterilmesi, haklarınca soruşturmalar başlatılarak gözaltına alınmaları ve tutuklama süreçleri toplumsal muhalefeti susturma ve iktidarlarını sağlamlaştırma aracına dönüştürülmüştür. Konfederasyonumuz KESK ve bağlı sendikaların Genel merkez yöneticileri ve üyelerinin çeşitli gerekçeler ile gözaltına alınması, haklarında soruşturmaların açılmasında hedeflenen amaç Konfederasyonumuzun haklı mücadelesini kriminalize ederek itibarsızlaştırmak istenmesidir. Ancak Konfederasyonumuz kurulduğu günden beri yürütmüş olduğu haklı ve meşru mücadelesi ile milyonlarca kamu emekçisinin gönlündeki yerini çoktan almıştır. Konfederasyonumuz yönetici ve üyelerine yönelik yapılan baskılar son bulmalı gözaltına alınanlar derhal serbest bırakılmalıdır. KESK dün olduğu gibi bu günde; milyonlarca kamu emekçisinin sesi olmaya devam edecek; Emek, Demokrasi ve Barış talebinden vazgeçmeyecektir.”
    Cebrail ARSLAN-Diren KESER/ANKARA

  • Ankara KESK: Savaşın değil barışın tarafındayız-VİDEO

    Ankara KESK: Savaşın değil barışın tarafındayız-VİDEO

    PİRHA – Afrin’e yönelik operasyonlara ilişkin KESK Ankara Şubeler Platformu basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya KESK ve İş kolları MYK üyeleri, şube yönetim kurulu üyeleri katıldı. Yapılan açıklamada, “Afrin operasyonu ile ülke olarak OHAL’den savaş haline geçmiş bulunuyoruz” dedi.

    Haberin videosu

    Afrin’e yönelik operasyona ilişkin KESK Ankara Şubeler Platformu, Tüm Bel Sen Genel Merkez’inde basın açıklaması gerçekleştirdi.

    Açıklamayı Ankara Şubeler Platformu dönem sözcüsü Nusret Sürkalar okudu. Sürkalar, “Haftalardır yapılan hazırlıkların, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı’nın ‘bir gece ansızın gelebiliriz’ tehditlerinin ardından başlatılan Afrin operasyonu ile ülke olarak OHAL’den savaş haline geçmiş bulunuyoruz” ifadelerini kullandı.

    MİLİTARİZM VE SAVAŞ ÇIĞIRTKANLIĞI

    Açıklamada “Suriye iç savaşından kaçan bir milyon sivilin sığındığı kente bombaların yağdırıldığı operasyon iktidar ve medyası tarafından bir zafer havasında kutlanıyor. İktidar sözcüsü medyayı saran haber ve yorumların her kelimesinden militarizm ve savaş çığırtkanlığı akıyor” denildi.

    SAVAŞ POLİTİKALARINDAN MEDET UMULUYOR

    “Saray –AKP iktidarı, dünya ile dalga geçer gibi operasyon ile Kürtlerin bölgede yaşayan diğer halklarla demokratik bir şekilde yönettikleri “Afrin’i özgürleştireceğini” iddia ediyor” tepkisinin gösterildiği açıklamada şöyle denildi:

    “Oysa ülkeyi OHAL olmadan yönetemeyeceğini bilen siyasal iktidar savaş politikalarından medet ummaktadır. Emekçileri, halkı her geçen gün daha fazla açlığa ve sefalete sürükleyen, temel hak ve özgürlüklerini ortadan kaldıran OHAL’e karşı artan tepkiler ‘milli güvenlik’ meselesi olarak gösterilen operasyonla bastırılmak istenmektedir. 2019 seçimlerinde tek adama dayalı baskıcı rejim konusunda MHP ile kader birliği yapan siyasal iktidar, sadece Kürtleri değil, demokrasi, barış ve insanca yaşamayı savunan herkesi daha fazla baskı altına almayı hedeflemektedir.”

    SAVAŞ ÜLKEMİZİ ÇIKMAZ FELAKETE SÜRÜKLER

    Açıklamada, “Siyasal iktidar Afrin operasyonunu ülkenin bekası için değil, kendi bekası için zorunlu görmektedir, halkları düşmanlaştıran bu çılgınlıkta ısrar etmek ülkemizi çıkmaz bir felakete sürükleyecektir” vurgusu yapıldı.

    KESK Ankara Şubeler Platformu açıklamasında, son olarak, “KESK olarak kimsenin ölmesini istemiyoruz. Kimse bizden insanlarımızın öldürülmesine seyirci kalmamızı beklemesin. Çünkü bizim görevimiz insanları yaşatmaktır. Çünkü biz savaşın değil barışın tarafındayız” ifadelerine yer verildi.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA