Etiket: obezite

  • Türk Tabipleri Birliği: Her dört çocuktan biri okula aç gidiyor!

    Türk Tabipleri Birliği: Her dört çocuktan biri okula aç gidiyor!

    PİRHA – Türk Tabipleri Birliği (TTB) Okul Sağlığı Çalışma Grubu, hükümete çağrı yaparak, “Ücretsiz bir öğün okul yemeği programına hızla başlanmalıdır” dedi. Çocuklarda son yıllarda beslenme bozukluklarının sıkça görüldüğüne değinen hekimler, “Krizin faturasını birileri ödeyecekse, bu kesim okul çağında çocuklar olmamalıdır” vurgusunu yaptı.

    Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi, okullarda ücretsiz gıda verilmesi konusunda önerilerini sürdürüyor. Konuya ilişkin açıklama yapan Türk Tabipleri Birliği Okul Sağlığı Çalışma Grubu, son yıllarda artan çocuk ölümlerinin de altını çizdi.

    BESLENME BOZUKLUKLARINDA ARTIŞ!

    TTB Okul Sağlığı Çalışma Grubu, yazılı yaptığı açıklamada sağlıklı beslenmenin çocukların en temek hakkı olduğunu belirterek şu ifadelere yer verdi:

    “Çocuk sağkalımı bir ülkenin en önemli sağlık göstergelerindendir. Ülkemizde 2023 yılında, 2022 yılına göre hem bebek ölümleri hem de beş yaşın altındaki çocuk ölümleri artış göstermiştir. Türkiye İstatistik Kurumu tarafından Haziran 2024’te açıklanan ölüm istatistiklerine göre; bin canlı doğum başına düşen bebek ölüm sayısını ifade eden “bebek ölüm hızı”, 2022 yılında binde 9,2 iken, 2023 yılında binde 10’a yükselmiştir.

    Çocukların sağkalımını; temel eşitsizliklerin (gelir, eğitim barınma gibi) yanı sıra sağlıkta yaşanan eşitsizlikler olmak üzere birçok etmen belirlemektedir. Gelir dağlımı ve sağlık eşitsizlikleri hem doğrudan hem de dolaylı olarak erken çocuklukta bodurluk artışı; okul çağında ise öğrenmeyi de etkileyen beslenme yetersizlikleri, sık hastalanma, okuldan kopma gibi sorunlara yol açmıştır. Ekonomik koşulların giderek kötüleştiği günümüz koşullarında aileler için öncelik daha önce çocuğun eğitimi iken, artık gıda ve barınma ihtiyacı olmuştur. Giderek daha çok sayıda çocuk okulunu bırakıp çalışmak zorunda kalmaktadır.

    Artan yoksulluk ve sağlıklı gıdaya erişmekte yaşanan zorluklar nedeni ile çocuklar, besin değerinden yoksun sadece tokluk hissettiren gıdaları tüketmektedir. Aileler, karbonhidrata dayalı hem ucuz hem doyurucu gıdalar tercih etmek zorunda kalmaktadır. Çocuklar gelişimleri için gerekli olan temel besin öğelerini alamamakta, kaloriyi tamamlasa bile gerekli öğeler alınmadığı için vücutta bazı eksiklikler oluşmaktadır. Bu da ciddi sağlık sorunlarına neden olmaktadır.

    Çocuklarda son yıllarda demir eksikliği, obezite, protein eksikliğinden kaynaklanan malnütrisyon dediğimiz beslenme bozuklukları daha çok görülüyor. Sık enfeksiyona yakalanıyorlar, kolay iyileşemiyorlar.

    Çocuklarda beslenme yetersizlikleri yanı sıra buna bağlı hastalıkların da önlenmesi ve yaşam niteliğinin artırılması için hükümetlerce besin, beslenme ve sağlık politikalarının oluşturulması ve geliştirilmesi, ücretsiz yemek hakkının gündeme getirilip uygulanması gerektiği açıktır. Oysa mevcut iktidarca 2022-2023 eğitim döneminde mayıs ayında 1.320 pilot okulda “Okulumda Sağlıklı Besleniyorum Programı” kapsamında başlatılan ücretsiz okul yemeği uygulaması tamamen rafa kaldırılmış durumdadır.

    2022-2023 eğitim-öğretim yılının başında Türkiye’de 1,5 milyon öğrenci ücretsiz yemekten faydalanırken; Şubat 2023 depremleri sonrasında uygulamanın beş milyon öğrenciye ulaşması planlanmış, kademeli olarak uygulamanın ilköğretim ve ortaöğretimi de kapsaması hedefiyle valiliklere yazı gönderilmiştir. Ancak 2023 yılı eylül ayında “Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği” değiştirilerek Şubat 2023 depremlerinden etkilenen 11 ilin haricindeki illerde anaokullarındaki öğrencilere yemek verme uygulaması kaldırılmıştır.

    “ÇOCUKLAR GIDAYA ERİŞEMEMEKTE, OKULA AÇ GİTMEKTE”

    Her dört çocuktan birinin okula aç gittiği ülkemizde Milli Eğitim Bakanlığı, bu dönem (2023-2024) öncesinde ise ikili eğitim yapan okullardaki taşımalı eğitim kapsamındaki öğrencilerin ücretsiz yemek hakkına son vermiştir. Mevcut Milli Eğitim Bakanı, 2024 yılı bakanlık bütçesini açıklarken okullarda obezite mücadelesi programına dikkat çekse de bodurluk sorununa ve ücretsiz okul yemeği konusuna hiç değinmemiştir.

    Sağlık Bakanlığı her ne kadar web sitesinde “Okul Çağı Döneminde Beslenme” başlıklı bir rapor paylaşıp okul çağındaki 6-12 yaş çocukların yeterli ve dengeli bir şekilde beslenmesinin sağlanması gerektiğinden söz etmişse de, ortadaki tablo ve gerçeklik şudur ki; çocuklar gıdaya erişememekte, okula aç gitmekte ve her gün evde okulda açlıkla mücadele etmekte, ne bulursa onu yemekte, sadece o günü bir şekilde atlatmaya odaklanmaktadırlar.

    Çocukların en temek hakkı olan sağlıklı beslenme ve psikososyal açıdan tam bir iyilik halinde eğitim alabilme yolunda, ücretsiz bir öğün okul yemeği programlarına sosyoekonomik olarak dezavantajlı okullardan ivedilikle başlanması, hak temelli müdahalelerle çocuk sağlığının güçlendirilmesi gerekmektedir.

    Muhalefet partilerinin “Ne önersek reddediliyor” rahatlığına sığınmaksızın, çocukların ücretsiz beslenme hakkını temin edecek ve bu alandaki yatırımları artıracak her türlü girişimi sürekli ve kademeli olarak meclis gündeminde tutmasını gerekli görüyoruz. Kamuoyu ve sivil toplum da buna destek olacaklardır.

    Okulda bir öğün ücretsiz, sağlıklı yemek her çocuğun hakkıdır.

    Çocukların sağlığı ve geleceği için hakkımız olanı birlikte kazanalım.

    Krizin faturasını birileri ödeyecekse, bu kesim okul çağında çocuklar olmamalıdır.”

    (HABER MERKEZİ)

  • TTB uyardı: Obezite oranı yoksullar arasında giderek artmakta, ciddiye alınmalı!

    TTB uyardı: Obezite oranı yoksullar arasında giderek artmakta, ciddiye alınmalı!

    PİRHA – Türk Tabipleri Birliği, 4 Mart Dünya Obezite Günü’nde yaptığı açıklamada söz konusu hastalığın tehlikelerine dikkat çekti. Obezite hastalığının Türkiye’de de arttığını belirten TTB, “Karbonhidrat odaklı beslenme kültürü, insanların çalışma koşullarının gittikçe kötüleşmesi obezitenin yaygınlaşmasında önemlidir” uyarısını yaptı.

    Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi, 4 Mart Dünya Obezite Günü sebebiyle açıklama yaptı. “Obezite bir yoksulluk hastalığıdır” denilen açıklamada obez insan sayısının, son yayımlanan çalışmalara göre tüm dünyada bir milyarı aştığına vurgu yapıldı.

    “OBEZİTE, KÜRESEL BİR SALGIN”

    TTB Merkez Konseyi, Türkiye’deki obezite hastalarının, ülke nüfusunun %20’sinden fazla olduğu bilgisini paylaşarak şunları kaydetti:

    “1980’lerden bu yana 70’ten fazla ülkede obezite oranları en az iki katına, benzer şekilde son 30 yılda çocuklar ve ergenlerdeki obezite oranı 2-4 katına çıkmıştır. Türkiye İstatistik Kurumu’nun sağlık araştırmasında da nüfusun %20’den fazlasının obez olduğu göze çarpmaktadır. Önemli bir halk sağlığı sorunu olan obezite, dünya çapında hızla artmakta ve “küresel bir salgın” şeklinde ifade edilmektedir.

    Aşırı kilonun hastalık ve ölümle ilişkisi yüz yıllardır bilinmektedir. Obezite ve ilişkili olduğu hastalıklar nedeniyle dünyada her yıl milyonlarca insan ölmektedir. Dünyada başlıca ölüm nedeni olarak gösterilen kardiyovasküler sistem hastalıklarının önemli nedenlerinden biri de obezitedir. Aynı zamanda obezite; tip 2 diyabet, hipertansiyon, inme, kanser, iskelet sistemi hastalıklarına da neden olabilmektedir.

    Obezite, Dünya Sağlık Örgütü tarafından vücutta aşırı veya anormal yağ birikimi olarak tanımlanmaktadır. Ölçümünde ise kilonun boyun karesine oranını ifade eden vücut kütle indeksi kullanılmaktadır. Vücut kütle indeksi (VKİ) 30 kg/m2’nin üzeri obezite olarak, VKİ 25-29,99 kg/m2 arası aşırı kilo olarak tanımlanmaktadır.”

    “OBEZİTE ORANI YOKSULLAR ARASINDA ARTMAKTA”

    TTB açıklamasında, obezite oranının yoksul toplumlarda giderek arttığına dikkat çekilerek şöyle devam edildi:

    “Küresel düzeyde toplumların sağlığını etkileyen obezite ile mücadelenin başarısızlığının nedenleri de tartışılmaya değerdir. Tüm dünyada obezite ile mücadeleye bakış açısı daha çok tedavi odaklı ve bireysel sorumluluklar üzerinden ele alınmaktayken, ülkemizde de durum benzerdir. Üstelik Sağlık Bakanlığı’nın toplumun daha fazla hastalanması ve hastanelere başvuru sayısıyla övünmekte ısrar etmesi de obezite ile mücadele ve önlenebilir tüm hastalıklar açısından kaygı vericidir.

    Obezitede son 40 senede bu denli bir artışta değişen dünya ve toplum düzeninin etkisi tabii ki yadsınmamalıdır. Özellikle merkez kapitalist ülkelerde obezite oranı yoksullar arasında giderek artmaktadır. Karbonhidrat odaklı beslenme kültürü, sınıfsal eşitsizlikler ve sömürünün her alanda yaygınlaşması, çalışmak zorunda olan insanların çalışma koşullarının gittikçe kötüleşmesi ve yaşam tarzlarının düzensizleşmesiyle dengesiz beslenmeleri obezitenin yaygınlaşmasında önemlidir. Çalışma koşullarının yeterli dinlenmeye olanak vermemesi ve sağlıklı beslenmenin ekonomik açıdan da yükünün ağırlaşması nedeniyle toplum daha kolay ulaşabildiği fazla kalorili, işlenmiş ve sağlıksız gıdaları kısa zaman içerisinde tüketmeye yönelmektedir. Bunların yanında tüketmeye dayalı yaşam, fiziksel aktivite azlığı, ekran başında sürenin gittikçe artışı gibi nedenler de obeziteyle ilişkilendirilmektedir.

    “OBEZİTE CİDDİYE ALINMALI”

    Dünyanın en büyük sağlık sorunlarından biri olan obezite ciddiye alınmalı, Türkiye ve tüm dünyada bu zamana kadar başarısızlık getiren mücadele tarzındaki bakış açısı yeniden değerlendirilmelidir. Tedavi edici değil, koruyucu sağlık hizmetlerinin öncelendiği bir acil eylem planı oluşturulmalıdır. Yeterli ve güvenceli ücret, insanca çalışma koşulları, fiziksel aktivite için ücretsiz, uygun ortam ve zaman, sağlıklı gıdaya her koşulda düşük ücretle ulaşım, okul gibi alanlarda ücretsiz ve nitelikli beslenmenin kamu otoritesi tarafından sağlanabilmesi obezite ile mücadele için de gereklidir.”

    PİRHA/ANKARA