Etiket: öğretmen ataması

  • Zonguldak’ta liseli öğrenciler, görevden alınan öğretmenleri için eylem yaptı-VİDEO

    Zonguldak’ta liseli öğrenciler, görevden alınan öğretmenleri için eylem yaptı-VİDEO

    PİRHA-Zonguldak’ta Mehmet Çelikel ve İMKB Anadolu Öğretmen Lisesi öğrencileri, öğretmenlerinin görevden almasını protesto etti.

    Proje okulları olarak bilinen Türkiye’nin en başarılı bazı liselerinde öğretmen atamalarına karşı protestolar devam ediyor.

    Zonguldak’ta Mehmet Çelikel ve İMKB Anadolu Öğretmen Lisesi öğrencileri, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tarafından  proje okullarında görevli olan öğretmenleri görevden alıp yerine yeni öğretmen ataması kararı ardından liseli öğrenciler duruma tepki göstererek eylem yaptı.

    Eylemde öğrenciler hep bir ağızdan, “Özgür insan, özgür eğitim’ sloganı atarak, duruma tepkilerini gösterdi.

    GÖREVLENDİRME ŞEFFAF LİYAKATE UYGUN YAPILMALI

    Okul’un önünde yapılan eylemde basın açıklaması düzenleyen öğrenciler, öğretmenlerinin görevlerine iade edilmesi hususunda şu ifadelere yer verdi:

    “Zonguldak’ta bulunan İMKB Anadolu Öğretmen Lisesi ve Mehmet Çelikel Lisesi, Milli Eğitim Bakanlığı’na proje okulları arasında yer almakta olup bu statüde bulunan öğretmenlerin atama görevlendirme süreçlerinin şeffaf liyakate dayalı objektif kriterlerle yürütülmesi gerekmektedir, ancak son dönemde yapılan bazı öğretmen yönetici ve öğretmen atamaları kamuoyunda soru işaretlerine yol açmıştır. Bu atamaların eğitimde fırsat eşitliği ve kurumsal liyakat ilkeleri ile ne ölçüde örtüştüğü tartışma konusu olmuştur. Eğitim Kurumları toplumsal adaletin ve eşitliğin teminatı olmak zorundadır. Nitelikli eğitimin temeli görevini özveriyle sürdüren öğrenci merkezli ve çağdaş değerleri esas alan öğretmen kadrolarıdır. Bununla birlikte bazı kıymetli ve okulun simgesi haline gelmiş öğretmenlerimizin demokratik ifade özgürlüğü kapsamında paylaştıkları düşünceler nedeniyle görevlerinden uzaklaştırıldığı yönünde haberler bizleri derinden üzmüştür.

    ÖĞRETMENLERİN CEZALANDIRILMAK DEĞİL TEŞVİK EDİLMESİ GEREKİYOR

    Anayasanın 26. ve 27. maddeleri güvence altına alan ifade özgürlüğü kamu görevleri içinde geçerlidir. Öğretmenlerimizin eğitimci kimlikleriyle ülkenin ortak değerlerine bağlı kalarak toplumsal gelişime katkı sunmaları cezalandırılması değil, teşvik edilmesi gereken bir tutumdur Bizler yıllardır okullarımızda emek veren öğretmenlerimizin görevlerine bir an önce iade edilmelerini talep ediyoruz. Eğitim ortamlarımızın politik kaygılardan uzak adaletli ve huzurlu yapılar olarak korunması gerektiğine inanıyoruz. Öğretmenler atama ve yönetici görevlendirme süreçlerinin liyakat esaslı hale getirilmesi yalnızca bireylerin değil ülkemizin eğitim güvencesi açısından da hayati öneme sahiptir. Eğitimde adaletin şeffaflığın ve fırsat eşitliğinin hakim olması için çabamızı sürdüreceğiz, öğretmenlerimizin görevlerine dönmemesi halinde demokratik haklarımız çerçevesinde, sürece barışçıl yollarla tepkimizi göstermeye devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Mülakat sınavı, iktidarın kadrolaşma aracı haline geldi’

    ‘Mülakat sınavı, iktidarın kadrolaşma aracı haline geldi’

    PİRHA – Eğitim Sen, öğretmen adaylarının merakla beklediği mülakat sonuçlarına ilişkin açıklama yaptı. Öğretmen atamalarının objektif yapılmadığının altını çizen Eğitim Sen, “İktidarın kadrolaşma aracı haline gelen ve liyakatsizliği olağanlaştıran mülakatların tamamen kaldırılmasını talep ediyoruz” diye belirtti.

    Milli Eğitim Bakanlığı 25 Ekim’de öğretmen adaylarının beklediği mülakat sonuçlarını açıkladı. Bakanlık, sözleşmeli öğretmen atamasına ilişkin sonuçları “müjde” olarak duyursa da Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) mülakat sisteminin, iktidar için bir kadrolaşma aracına dönüştüğünü belirtti.

    “MÜLAKAT SİSTEMİ TAMAMEN KALDIRILMALI”

    Eğitim Sen, konuya ilişkin yazılı açıklamasında usulsüzlüklerin devam ettiğini vurguladı. Öğretmen açığı ve ataması yapılmayan öğretmen sorununun sürdüğünü ifade eden Eğitim Sen, gelişmelere dair şu açıklamayı paylaştı:

    “İktidarın kadrolaşma aracı olan mülakatlara derhal son verilmeli, ataması yapılmayan öğretmen sorunu ortadan kaldırılmalıdır!

    Milli Eğitim Bakanlığı’nın mülakatlar konusunda bozuk olan sicili adaletli bir ölçme değerlendirme yapılmasını zora sokmakta, liyakatsizliği bir olağan haline getirmektedir.  Sendikamızın öğretmen adayları tarafından ulaştırılan verilere dayandırarak yaptığı araştırmada, adayların KPSS puanları ile mülakat puanları arasında ciddi tutarsızlıklar görülmektedir. İller bazında ortalama mülakat puanları arasında yüksek farklılıklar ortaya çıkarken, mülakat komisyonlarının farklı il ve bölgelerde ayrı standartlar uyguladığı anlaşılmaktadır. Bu duruma göre, şeffaf bir şekilde yapılmayan mülakat sisteminin objektif olmayan yöntemler barındırdığını söylemek yanlış olmayacaktır. Öğretmen adaylarının mesleklerini icra etmelerini engelleyen, yıllardır çok sayıda haksızlığa yol açtığı tespit edilmiş mülakat sistemi tamamen kaldırılmalıdır.

    Yıllar içinde artan öğrenci sayılarıyla doğru orantılı olarak öğretmen ihtiyacının da arttığı bilinmektedir. Yalnızca bu yıl 23 bin öğretmen emekliye ayrılmış, genel öğretmen açığı 100 binlerle ifade edilmektedir. Buna rağmen tam 538 gündür öğretmen ataması yapılmamakta, emekliye ayrılan öğretmenlerin sayısından doğacak açık dahi kapatılamamaktadır. Sayısı bir milyonu bulan atama bekleyen öğretmen adayı mağdur edilirken, eğitimde nitelik sorunu her geçen gün derinleşmektedir.

    “GÜVENLİK SORUŞTURMASI TÜMDEN KALDIRILMALIDIR”

    Eğitim Sen açıklamasında, MEB’in mülakat sonuçları ardından yayınlanan takvim ve atama usullerinde de belirsizlik ve sorunlara işaret edildi. Yapılan açıklamada şu hususlara dikkat çekildi:

    “Sözleşmeli Öğretmenlik Tercih ve Atama Kılavuzu’nda kontenjanlar için esas olan sıralamalar açıklanmamıştır. Bu durum adayların tercih yaparken dikkate alacağı ölçütler konusunda belirsizlik yaratmakta, hak kayıplarına yol açma ihtimalini artırmaktadır. Atama takviminde başvuru ve sonuçların açıklanma tarihleri belirtilmiş olmasına rağmen, adayların tabi tutulacağı arşiv araştırmaları konusunda ucu açık bir takvim açıklanmıştır. Neticede adaylar ne zaman göreve başlayacağını belirleyememekteyken bu durumun birçok aksaklığa neden olacağı ortadadır. Diğer yandan arşiv araştırması ve güvenlik soruşturmalarının valilikler tarafından siyasi tercihler yapılmasına kapı araladığı ve hak kayıplarına yol açtığı bilinmektedir.

    Eğitim Sen olarak, iktidarın kadrolaşma aracı haline gelen ve liyakatsizliği olağanlaştıran mülakatların tamamen kaldırılmasını talep ediyoruz. Atama bekleyen öğretmenlerin bir an önce mesleklerine başlayabilmesi için ilk etapta kadrolu 150 bin öğretmen ataması gerçekleştirilmelidir. Güvencesizliğe kapı aralayan sözleşmeli ve ücretli öğretmenliğe son verilmelidir. İktidarın siyasi sopası haline gelmiş, demokratik bir toplumda yeri olmayan arşiv araştırması ve güvenlik soruşturması tümden kaldırılmalıdır. Öğretmen atamaları şeffaf, objektif ölçütleri temel alan planlar dâhilinde yapılmalıdır.

    (HABER MERKEZİ)

  • Sönmez: Mülâkat adı altında kadrolaşmayı dayatarak ülkeyi yönetemezsiniz

    Sönmez: Mülâkat adı altında kadrolaşmayı dayatarak ülkeyi yönetemezsiniz

    PİRHA- Eğitim Sen Antalya Şube Başkanı Nurettin Sönmez, mülakatta elenen öğretmen adayları için açıklama yaparak “iktidar kayırmacılığa ‘mülâkat’ diyerek kadrolaşıyor” ifadelerini kullandı.

    Eğitim Sen Antalya Şube Başkanı Nurettin Sönmez, ataması yapılmayan öğretmenlere ilişkin açıklama yaparak “Bakanlık, ataması yapılmayan on binlerce öğretmenin haklarını gasp ettiklerini kabullenmektedir” dedi. Sönmez, Milli Eğitim Bakanlığı’nın “Ücretli öğretmen” uygulamasını da eleştirdiği yazısında “Köy okullarını açmayarak yeterli sayıda öğretmen ataması yapmayan iktidar kayırmacılığa ‘mülâkat’ diyerek kadrolaşıyor. KPSS sınavlarında yüksek puan almalarına rağmen binlerce eğitim emekçisi, mülakatlarda eleniyor ve kendilerine verilen listeler üzerinden hukuksuz bir şekilde atamalar yapılıyor” dedi.

    Nurettin Sönmez, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Milli Eğitim Bakanlığına alınmamasını da eleştirerek yazısında şu ifadelere yer verdi:

    “Bu uygulama iktidarın söyleyecek sözünün olmadığını göstermektedir ve Bakanlık, ataması yapılmayan on binlerce öğretmenin haklarını gasp ettiklerini kabullenmektedir. Yönetemiyorlar. Kamu emekçilerinin özlük haklarını yok sayarak, mülâkat adı altında kadrolaşmayı dayatarak ülkeyi yönetemezsiniz.

    Milli Eğitim Bakanlığının ana muhalefet partisi liderine karşı tutumunu kınıyoruz. Öğretmen atamalarının yeterli sayıda, şeffaf olarak yapılmasını istiyoruz. Eğitim Sen olarak bilimsel bir eğitim anlayışının hâkim olması ve eğitimin sorunlarına birlikte çözüm üretebilmek için mücadelemizi büyüterek sürdüreceğiz.”

    PİRHA/ANTALYA

     

  • Kaya: Cumhurbaşkanı doğru bilgi vermiyor, 40 bin ek öğretmen ataması yapılmadı-VİDEO

    Kaya: Cumhurbaşkanı doğru bilgi vermiyor, 40 bin ek öğretmen ataması yapılmadı-VİDEO

    PİRHA- CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, 6 Eylül’de başlayacak olan yeni eğitim öğretim yılı öncesinde yaptığı basın toplantısında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın doğru bilgiler vermediğini belirterek, “40 bin ek öğretmen ataması yapılmadı” dedi. 

    CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, 6 Eylül’de başlayacak olan yeni eğitim öğretim yılı öncesinde bugün TBMM’de bir basın toplantısı yaptı.

    Milli Eğitimde yaşanan sıkıntılara değinen CHP’li Kaya AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaptığı açıklamalarda kamuoyuna doğru bilgi vermediğini ifade etti.

    Kaya, açıklamasında şunları kaydetti:

    “2021-2022 eğitim ve öğretim yılı 6 Eylül 2021 Pazartesi günü başlayacak. Öğrenci ve öğretmenlerimize başarılar diliyorum. Eğitim öğretime gönül veren, elini taşın altına koyan herkesin, hepimizin yolu açık olsun.

    18 Ağustos 2021 tarihinde TBMM’ye verdiğim soru önergesi ile Milli Eğitim Bakanı Sayın Mahmut Özer’e 17 soru sormuştum. Soruları sizlerin aracılığıyla da kamuoyuyla paylaşmış, 15 gün içinde yanıt gelirse kamuoyuna açıklayacağımı duyurmuştum. Çünkü TBMM’nin İç Tüzüğü’nün 99. maddesine göre yazılı soru önergelerinin ilgili makam tarafından 15 gün içinde yanıtlanması gerekiyor.

    Vatandaşlarımız sık sık “17 sorunuza Bakanlıktan yanıt gelmedi mi?” diye soruyorlar. Üzülerek söylemeliyim ki Milli Eğitim Bakanlığı süresi içinde sorularımıza yanıt vermedi.

    Eğer Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer yemin etmemiş olduğu İçin sorularımıza yazılı yanıt veremiyorsa, “Demokrasilerde çare tükenmez…” sözlü olarak da kamuoyuna açıklama yapabilir.

    Sorularımıza yanıt alamasak da eleştirilerimizi yapmaya, çözüm önerilerimizi eğitim emekçileri ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edeceğiz.

    OKULLAR ÖDENEK YETERSİZLİĞİNDEN TESLİM ALINAMIYOR

    Ankara’da 154 okul ödenek yetersizliğinden süresi içinde teslim alınmadı. Diğer illerimizde de benzer sorununlar yaşandığını biliyoruz. Okullar pandemi koşulları devam ederken yeni eğitim öğretim yılında açılmayacaksa, ne zaman açılacak?

    ÖĞRETMENLER VE ÖĞRENCİLER AŞILANDI MI?

    Pandemi koşullarında eğitim öğretimin kesintisiz devam etmesi için öğretmenlerin, hizmetlilerin, kantincilerin, güvenlik görevlilerinin, servisçilerin, mutfak çalışanlarının ve 12 yaş üstü öğrencilerin tamamının aşılanması gerekir.

    Bu sürecin sağlıklı yürümesi için Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığının koordineli bir çalışma yürütmelidir. Aşısı tamamlanmayan hiç kimse okula alınmamalıdır. Defalarca sorduk, ancak hala öğretmen, öğrenci ve okullarda çalışacak diğer personelinin yüzde kaçının aşılandığını bilmiyoruz.

    “YENİ EĞİTİM ÖĞRETİM DÖNEMİNDE KAÇ OKUL VE DERSLİK (SINIF) YAPILDI?”

    Milli Eğitim Bakanlığına 2021-2022 eğitim öğretim yılında kaç derslik (sınıf) yapıldığını sorduk ancak buna da yanıt alamadık.

    Buradan tüm vatandaşlarımıza sesleniyorum…
    Bulunduğunuz, ilde, ilçede, köyde, mahallede inşaatı devam eden okulları bize bildirin.

    Milli Eğitim Bakanlığının 2020 verilerine göre sınıflarda ortalama öğrenci sayısı 26’dır. Ancak bu demek değil ki tüm okullarda sınıf mevcudu 26… Çok sayıda okulumuzda sınıf mevcudunun 40-50-60 olduğunu biliyoruz. Bilim Kurulunun ilan ettiği gibi sınıfta 15 öğrencinin olması için 424 bin 659 dersliğe daha ihtiyacımız var.

    Sınıf sorununun bir kısmını karşılamak ivedilikle köy okulları açılırsa 40 bin sınıfımız olur. Okul müdürlerinin odaları sınıf yapılırsa, bu sayıya 54 bin sınıf daha eklenir.

    “40 BİN EK ÖĞRETMEN ATAMASI YAPILMADI”

    2021-2022 eğitim öğretim yılı 6 Eylül’de başlıyor, ancak hala öğretmen açığı kapatılmadı. 2021 yılı için öğretmenlerimizin heyecanla beklediği 40 bin öğretmen ataması da bütçe yetersizliği gerekçe gösterilerek yapılmadı.

    Eğitim öğretimin en önemli unsuru olan öğretmen ataması için “Bütçemiz yetersizdir.” açıklamasını kabul etmiyoruz. Darda olan her ülkeye milyon dolarlar hibe eden Türkiye Cumhuriyeti Devleti, “Milli Eğitim Bakanlığının bütçesi yetersiz olduğu için öğretmen atayamıyoruz.” diyemez.

    Dese de bu açıklamayı kabul etmiyoruz!
    Bunun anlamı “Öğretmen açığını sorun olarak görmüyoruz.” demektir.

    Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre 87 bin öğretmen açığı, Sayıştay raporlarına göre de 138.393 öğretmen açığı olduğunu biliyoruz.

    “ÜCRETLİ ÖĞRETMEN ÇALIŞTIRMAK EMEK SÖMÜRÜSÜDÜR”

    AKP iktidarı öğretmen açığını kapatmak için 83 bin ücretli öğretmeni asgari ücretin altında, tüm sosyal haklardan mahrum çalıştırıyor. Bu öğretmenler aynı okulda, aynı derslikte, aynı saatte ders veriyor. Ancak aldıkları ücretler diğer öğretmenlerin ücretinin yarısına dahi ulaşamıyor. Bu mudur öğretmene değer vermek? Bu mudur adalet?

    “OKULLARA SAĞLIK GÜVENLİK VE TEMİZLİK PERSONELİ ALINMADI”

    Eğitim öğretimin pandemi koşullarında yapılacak olması okullarda sağlık ve hijyeni ilk sıraya taşımıştır. Ancak bugüne kadar okullara sağlık ve temizlik personeli alınmamıştır.

    Diğer önemli konu ise okullara yeterli sayıda güvenlik personelinin de alınmamış olmasıdır.

    Kadrolu çalıştırılması gereken temizlik ve güvenlik personeli, Toplum Yararına Programlar (TYP) kapsamında geçici süreli çalıştırılmaktadır.

    Ancak TYP kapsamında alımı yapılacak olan personel listesi, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü’nün (İŞKUR) resmi sitesi üzerinden yayınlanmasına rağmen, personel alımı henüz yapılmamıştır.

    Okulları kim temizleyecek?

    Okul güvenliğini kim sağlayacak?

    Pandemi koşullarında sağlık sorunu nasıl çözülecek?

    “ÜNİVERSİTE KONTENJANLARI BOŞ KALDI”

    AKP “Her ile bir üniversite açtım.” diye övünüp duruyor. Bir bina, bir rektör, bir mühürle bilim üretilemeyeceği, eğitim yapılamayacağı boş kalan kontenjanlarla da ortaya çıktı.

    • 169 bölüm hiç tercih edilmedi
    • 1280 bölümü tercih eden öğrenci sayısı 10’un altında kaldı
    • Mühendislik bölümleri, mimarlık bölümleri en az tercih edileneler arasında yer aldı.
    • Moleküler biyoloji ve genetik bölümleri de en az tercih edilen bölümlerden oldu.
    • Felsefe bölümü de kimsenin tercih etmediği bölümler arasında…

    Felsefe dersini kaldırırsan, mezunlarını atamazsan, işsiz kalacağını bile bile kim tercih yapacak? Bilimsel eğitimle mücadele edersen, genetik bölümü tabii ki tercih edilmeyecek?

    EĞİTİM PARALI OLDU

    Anayasada eğitimin tüm vatandaşlar için zorunlu ve parasız olduğunu yazdığına bakmayın siz!

    AKP eğitimi dolaylı yollardan paralı hale getirdi. Okullarda kayıt parsası, temizlik malzemesi, servis parası, kırtasiye giderleri, top top kağıtlar… vb. ihtiyaçların öğrenci veliler tarafından karşılanması artık normalleşti.

    20 BİN KÖY OKULU AÇILMADI

    Kapatılan köy okullarının açılacağı Ziya Selçuk döneminde kamuoyuna duyurulmasına rağmen bir türlü açılmadı. Yeni Bakan Mahmut Özer de köy okullarının açılmasını maalesef hiç gündemine almadı.

    Pandemi koşullarında çocuklarımız taşımalı eğitime devam edecek. Birleştirilmiş sınıf uygulaması, ikili eğitim sorununu da 19 yıllık AKP iktidarı çözemedi.

    TALİM TERBİYE KURULU CEMAATLERE TESLİM

    Tüm bunlar yetmezmiş gibi Cumhurbaşkanı Kararnameleriyle Milli Eğitim Bakanlığı bürokrasisi baştan aşağı değiştirildi. 11 genel müdür; şu ana kadar 8 il milli eğitim müdürü ataması yapıldı.

    Talim Terbiye Kurulu da yeni atamalarla cemaat ve tarikatlara teslim edildi.

    Harf Devrimine karşı çıkan, halifeliği savunan anlayışta olan isimler milli eğitimimizde söz sahibi oldu!

    ÖĞRETİM TAZMİNATI BİR MAAŞ OLSUN

    Saraydaki tek adama buradan bir çağrı yapmak istiyorum. Öğretmenlerimize ne 3600 ek göstergeyi verdiniz, ne ikramiye verdiniz, ne de hak ettikleri maaşı verdiniz…

    2021-2022 eğitim öğretim yılı başlarken öğretmenlerimizin eğitim öğretim tazminatını bir maaş tutarında verin. Öğretmelerimiz de pandemi koşullarında az da olsa rahatlasın…

    Öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz, velilerimiz…

    Ve tüm halkımız…

    Umutsuzluğa kapılmayın!

    Birlikte verdiğimiz mücadeleyle; laik, demokratik, bilimsel ve kamusal eğitimi mutlaka gerçekleştireceğiz.

    Her koşulda Cumhuriyete ve Cumhuriyet Devrimlerine sahip çıkacağız.”

    PİRHA/ANKARA