PİRHA – Hrant Dink cinayetine ilişkin davada “örgüt adına suç işleme” gerekçesiyle yeniden yargılanan tetikçi Ogün Samast, “Erhan ve Yasin, ‘sırtın sağlam, rahat ol, başına bir iş gelmeyecek, emniyet arkamızda, devlet arkamızda istediğinizi yapın, geniş takılın’ diye konuşmalar yapıyordu” dedi.
Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’ın katledilmesine ilişkin davada 5’i polis 12 kişinin “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs”, “örgüt üyeliği” ve “örgüt adına suç işleme” suçlamalarıyla yeniden yargılandığı davanın dördüncü duruşması İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Tetikçi Ogün Samast, azmettiriciler Erhan Tuncel, Yasin Hayal, Zeynel Abidin Yavuz, Ersin Yolçu, Tuncay Uzundal, dönemin emniyet müdürleri Ramazan Akyürek ve Ali Fuat Yılmazer, dönemin Trabzon Siyasi Şube müdürlüğü görevlisi Adem Sağlam duruşmaya SEGBİS ile katıldı. Dink ailesi avukatları ve sanık avukatları ise salonda hazır bulundu.
“Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek” suçlamasıyla hakkında açılan yeni dava bu dosyayla birleştirilen tetikçi Ogün Samast savunmasında, “Örgüt adına suç işlemek suçlamasıyla düzenlenen iddianameye dair söyleyecek hiçbir şeyim yok. Ben bu suçlamayla ilgili 7-8 sene önce savunma yapmıştım” dedi.
“BU İŞTEN VAZGEÇERSEN SENİN DE BAŞIN BELAYA GİRER DEDİLER”
Cinayetten önce 2006 yılında Erhan Tuncel’in evinde toplandıklarını söyleyen Samast, “Erhan Tuncel ile Yasin Hayal arasında mutfakta bir konuşma geçti. Ben o sırada salondaydım. Erhan’ın, Yasin’e ‘Ramazan ve Ali Fuat müdür arkamızda rahat ol’ gibi şeyler söylediğini duymuştum. İkisi arasında duyduğum konuşma bundan ibaret. Erhan’ın evine toplam iki üç kez gitmişimdir. Sohbet etmeye gidiyordum Erhan’ın evine. Yasin, ‘bu işten vazgeçersen senin de başın belaya girer’ diye beni tehdit ediyordu. Yasin’den korkuyordum. Yasin sıradan vatandaş değil McDonalds’ı bombalamıştı başka eylemleri vardı. Yasin yüzünden istemediğim olaylara dahil oldum” ifadelerini kullandı.
Samast, “Erhan ve Yasin, ‘Sırtın sağlam, rahat ol, başına bir iş gelmeyecek, emniyet arkamızda, devlet arkamızda istediğinizi yapın, geniş takılın’ diye konuşmalar yapıyordu” dedi.
Mahkeme başkanı Samast’a, “Olaydan sonra poliste, jandarmada bir ayrıcalık bir destek gördün mü?” diye sordu. Samast, “Samsun’da o konuşmalar olmuştu, ‘Rahat ol koçum, aslansın, sana kimse bir şey yapamaz’ gibi söylemlerde bulunmuşlardı. Samsun Emniyet’teki görüntü ve ifade kayıtlarında da var bunlar” yanıtını verdi.
Mahkeme, esas hakkındaki mütalaasını hazırlaması için dosyanın savcılığa gönderilmesine karar vererek davayı 29 Mayıs’a erteledi.
PİRHA- Hrant Dink’in katili Ogün Samast’ın tahliye edilmesine tepki gösteren Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu (AFA), “Devlet, tıpkı Sivas Madımak Katliamı katillerini yaş, hastalık sebebiyle tahliye ettiği gibi, insanlığa karşı işlenen bu suçu zamanaşımına uğratarak davayı kapattığı gibi Ogün Samast’ı tahliye ederek; yargının, hukukun adil ve bağımsız olmadığını bir kez daha gösterdi” dedi.
Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’i 19 Ocak 2007’de çalıştığı Agos gazetesi önünde düzenlediği silahlı saldırıda katleden ve saldırının ardından 20 Ocak 2007’de Samsun otogarında yakalanarak tutuklanan tetikçi Ogün Samast, 16 yıl 10 aylık tutukluluğunun ardından bulunduğu Bolu F Tipi Cezaevi idaresi tarafından “iyi halli” olduğu gerekçesiyle tahliye edildi.
Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu (AFA), yaptığı açıklamada “Alınan tahliye kararını şiddetle kınıyoruz, ne yakanları, ne katilleri ne de onları Ak’layanları affediyoruz” dedi.
“ALEVİLER OLARAK BU KARARI DERİN KAYGI VE ÜZÜNTÜYLE KARŞILADIK”
Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu’nun açıklaması şöyle:
“19 Ocak 2007’de, Agos gazetesinin önünde, Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink uğradığı silahlı saldırı sonucunda hayatını kaybetmişti. Silahı tetikleyen 17 yaşındaki Ogün Samast’tı. Ogün Samast, yakalandığında “Pişman değilim” dedi ve karakoldaki görüntülerde eline bayrak tutuşturulmuş ve o anda orada olan polis amirleri, “Aslanım benim, güzel poz ver, hem de gülerek ver”,“Kardeşim benim, aferin oğlum” demişlerdi. Hrant Dink’i öldüren Ogün Samast, 16 yıl sonra tahliye edildi. Bu karar, İnsan Haklarına inanan, savunan ve hakikatın ortaya çıkmasını isteyen tüm kesimler dahil olmak üzere Aleviler olarak bizler tarafından da derin kaygı ve üzüntüyle karşılandı.
“DEVLETE OLAN GÜVENİMİZİ BİR KEZ DAHA KAYBETTİK”
Devlete, olan güvenimizi bir kez daha kaybettik! Devlet, tıpkı Sivas Madımak Katliamı katillerini yaş, hastalık sebebiyle tahliye ettiği gibi, insanlığa karşı işlenen bu suçu zamanaşımına uğratarak davayı kapattığı gibi Ogün Samast’ı tahliye ederek; yargının, hukukun adil ve bağımsız olmadığını bir kez daha gösterdi. Bu tahliye kararıyla devlet, tıpkı faili meçhul cinayetler başta olmak üzere evlatlarını ve yakınlarını arayan Cumartesi Anneleri, Tahir Elçi, Uğur Mumcu, Bahriye Üçok gibi cinayetlerin de karanlık perdesini aydınlatmayarak ‘vur’ emri verenleri yakalamayarak, hakikat, adalet, yüzleşme ve onarım bekleyen başta aileler olmak üzere tüm toplumu bir kez daha cezalandırdı.
“DEVLET ALDIĞI BU KARARLA TÜM KATLİAMLARIN VE CİNAYETLERİN ORTAĞI OLDUĞUNU KABUL ETMEKTEDİR”
Devlet ve AKP iktidar ortakları, tüm bu katliam ve cinayetlerle yüzleşeceği yerde, hakikatı ortaya çıkaracağı yerde; aldığı bu kararlarla tüm katliamların ve cinayetlerin bizzat ortağı olduğunu ayan beyan kabul etmektedir. Oysaki devletlerin görevi; toplumsal barışı sağlamak, hiçbir sınıfı ya da inancı ötekileştirmeden tüm vatandaşlarının can güvenliğini sağlamaktır. Alınan bu tahliye kararını şiddetle kınıyoruz, ne yakanları, ne katilleri ne de onları Ak’layanları affediyoruz!”
PİRHA- TİP Mersin İl Örgütü, Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin TİP Milletvekili Can Atalay hakkında verilen tahliye kararını tanımamasını protesto etti. TİP Mersin İl Başkanı Ahmet Paket, Yargıtay’ın iktidardan aldığı talimat doğrultusunda Anayasa’yı çiğnediğini belirterek, “Bizler hukuku ve Anayasa’yı yerle bir etmelerine, Yargıtay darbesine geçit vermeyeceğiz” dedi.
Anayasa Mahkemesi’nin (AYM), Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) tutuklu milletvekili Can Atalay hakkında verdiği hak ihlali kararını tanımayan ve AYM üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunan Yargıtay 3. Ceza Dairesi’ne tepkiler büyüyor.
TİP Mersin İl Örgütü, Mersin Adliyesi önünde bu karara ilişkin eylem yaptı. Eyleme, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (HEDEP) il örgütü, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) il örgütü ve demokrasi güçleri katıldı.
Adliye önünde yapılan basın açıklamasını TİP Mersin İl Başkanı Avukat Ahmet Paket okudu.
Paket, seçilmiş bir milletvekilinin AYM kararlarına rağmen tahliye edilmemesiyle suç işlendiğini kaydederek, “Yargıtay, iktidar cephesinden aldığı talimatla AYM’nin derhal uygulanması gereken kararını ve anayasanın ilgili maddesini tanımadığını açıkladı, üstelik AYM üyeleri hakkında suç duyurusunda bulundu. Yani AKP, MHP ve onun yandaş yargısı, bir seçilmişi özgürlüğünden mahrum etmek için anayasayı çiğnedi. Yargıtay, Türkiye’nin en yüksek yargı makamına ‘Seni de anayasayı da tanımıyoruz’ deme haddini ve yetkisini kimden alıyor?” diye sordu.
“HRANT’I BİR KEZ DAHA KATLETTİLER”
Ahmet Paket, Can Atalay ve birçok siyasi tutuklunun Saray’ın talimatıyla özgürlüklerinden mahrum edilirken, Hrant Dink’in katili Ogün Samast’ın tahliye edilmesine tepki göstererek şunları kaydetti:
“Bu ülkede AYM ve AİHM kararları uygulanmazken, adaletin kırıntısına tahammül kalmamışken, Hrant’ın katilleri için her türlü hukuki yolu uygulayanlar, hasta ve yaşlı mahpuslara uygulanmayan koşullu salıverme şartlarını Hrant’ın görünen katiline uygulayarak dün bir kere daha Hrant Dink’i katlettiler.”
PİRHA-Rakel Dink, eşi Hrant Dink’in katili Ogün Samast’ın tahliye edilmesine ilişkin, “Biz zaten yıllardır katillerle aynı havayı soluyoruz. Dink’in ölüm emrini verenlerin aramızda dolaştığını biliyoruz zaten. Bir kez daha adaletsizliği yüzümüze çarpıp, yasın en ağır günlerine geri yolladılar bizi” diye konuştu.
Agos Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’i 19 Ocak 2007’de gazete binası önünde katleden Ogün Samast, tahliye edildi.
Samast, 20 Ocak 2007’de Samsun otogarında yakalandı. 24 Ocak 2007’de tutuklanan Ogün Samast, geçen Şubat ayında cezasını çektiği Kandıra F Tipi Cezaevi’nden Bolu F Tipi Cezaevi’ne nakledildi. Cezaevi idaresi, Samast’ın “iyi halli” olduğu iddiasıyla tahliyesine karar verdi. Tetikçi Ogün Samast, şubat ayından bu yana cezasını çektiği Bolu F Tipi Cezaevi’nden tahliye edildi.
Çok sayıda siyasetçinin yanı sıra, hukukçular, insan hakları savunucuları tahliye kararına yönelik sosyal medyadan tepkisini dile getirdi.
“BİZİ YASIN EN AĞIR GÜNLERİNE GERİ YOLLADILAR”
Hrant Dink’in katili Ogün Samast’ın tahliye edilmesine dair Dink’in eşi Rakel Dink, Cumhuriyeti’in 100. yılında Azınlık Hakları Konferansı’nın açılış konuşmasında açıklamalarda bulundu.
Rakel Dink konuşmasında şunları söyledi:
“İki gün önce hepinizin bildiği gibi Hrant’ın katili olduğu söylenen kişiyi serbest bıraktılar. Bir kez daha adaletsizliği yüzümüze çarpıp, yasın en ağır günlerine geri yolladılar bizi. Şunu bir kez daha hatırlattılar: Hrant’ın cinayetini konuşmadan Türkiye’de azınlık haklarını konuşmak mümkün değildir.
Nerede, nasıl bir yerde yaşadığımızı bilerek yaşıyoruz elbette. Biz zaten yıllardır katillerle aynı havayı soluyoruz. Çutağımın (Hrant Dink’in) öldürülme emrini verenlerin aramızda dolaştığını biliyoruz zaten. Sabahattin Ali’nin katiliyle, İlhan Erdost’un, Zeki Tekiner’in, Doğan Öz’ün, Uğur Mumcu’nun, Musa Anter’in katilleri, Sivas katliamcılarıyla aynı havayı soluduğumuzu bilmiyor muyuz? Bir gün bile ceza almamış katillerin arasına karıştı gitti, bir tetikçi daha. Cumartesi Anneleri’nin hala daha bir mezar yerleri dahi olmadan, her gün katilleriyle aynı sokaklarda yürümek zorunda kaldıklarını bilmiyor muyuz? Hrant bilmiyor muydu nerede yaşadığını? Türk düşmanı yaftasını ona yapıştırmaya kalktıklarında işkence ediyorlardı ona. Güvercin tedirginliği derken, lirik yalnızlık derken, kendi azınlık halini haykırıp duruyordu. Elbette sembolik anlamı var tetikçinin serbestçe dolaşmasının. Aynı cinayet günü olduğu gibi, bugün de. Ülke gerçeğini Cumhuriyet’in 100. yılında görmeyenlerin gözüne sokuyor, unutanlara hatırlatıyor.
Devlet terörü, soykırım gibi kelimeler bugünlerde haklı olarak bolca kullanılırken, kendi ülkemizde olanlar olmamış gibi davranamıyoruz. Ve biz bugün yine her zamanki gibi içimizdeki isyanla, sebatla, akla, bilime, vicdana sığınıyoruz.”
PİRHA- Hrant Dink’in katili Ogün Samast’ın tahliye edilmesine tepki gösteren Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, aynı zihniyetin Sivas Madımak Katliamı faillerini serbest bıraktığını hatırlattı. Dernek, “Kardeşimiz Hrant’ın katilini serbest bırakan zihniyet onu katleden zihniyetin ortağıdır. Hrant’ın katilini serbest bırakan zihniyet, Sivas Madımak katillerini serbest bırakan zihniyetin ta kendisidir” dedi.
Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’i 19 Ocak 2007’de çalıştığı Agos gazetesi önünde düzenlediği silahlı saldırıda katleden ve saldırının ardından 20 Ocak 2007’de Samsun otogarında yakalanarak tutuklanan tetikçi Ogün Samast, 16 yıl 10 aylık tutukluluğunun ardından bulunduğu Bolu F Tipi Cezaevi idaresi tarafından “iyi halli” olduğu gerekçesiyle tahliye edildi.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) yazılı bir açıklama yaparak, yargıya olan güvenin tamamen ortadan kalktığını belirtti. Tutuklu siyasetçiler Selahattin Demirtaş, Can Atalay ve Gültan Kışanak’ın hatırlatıldığı açıklamada, katillerin tahliye edilmesi kararının saraydan verildiği ifade edildi.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin açıklaması şöyle:
“Tekçi, inkarcı AKP iktidarı halkımıza meydan okumaya devam ediyor. Toplumun iliklerine kadar dokunan hamleler gerçekleştiriyor. Ülkemizde düzeni gerici, ırkçı, faşist, otoriter tek adam rejimine uygun olarak yeniden dizayn etme gayretini hızlandıran saray iktidarı ve küçük ortağı, bir katili daha serbest bırakarak, vicdanları bir kez daha kanatmıştır. AKP ve Cumhur İttifakı ortaklığı faşist ve şeriatçı bir düzeni inşa etmek için her fırsatı değerlendirmekte ve gücünü yaratılan kutuplaştırıcı siyasetten almaktadır. Son seçim galibiyetini borçlu olduğu faşist ve şeriatçı örgütlere her istediklerini veren AKP, bu örgütlere verdiği sözleri bir bir yerine getirmektedir.
Sivas Madımak katillerini serbest bırakan AKP hükümeti, hızını alamamış ve insanlığa karşı işlenmiş bir suç olan, davası Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden 3 firari sanığın davasını da bilerek zamanaşımına uğratmıştır.
“KATİLLER SERBEST BIRAKILIRKEN, AYDINLAR, SANATÇILAR, SİYASETÇİLER İÇERİDE”
Katilleri serbest bırakırken, aydınları, sanatçıları, gazetecileri, siyasetçileri, devrimcileri içeride tutmaya devam etmektedir. Halkın iradesi ile seçilmiş Can Atalay ‘ı AYM kararına rağmen içeride tutan, Selahattin Demirtaş’ı hukuksuz bir biçimde alıkoyan, süresi dolduğu halde Gültan Kışanak’ı serbest bırakmayan hükümet, şimdi de Hrant Dink’in katilini serbest bırakmıştır. Bu ülkede yargıya güven tamamen kaybolmuş ve adalet sarayları, Beştepe’de bulunan sarayın arzusuna göre karar verir hale gelmiştir. Kardeşimiz Hrant’ın katilini serbest bırakan zihniyet onu katleden zihniyetin ortağıdır. Hrant’ın katilini serbest bırakan zihniyet, Sivas Madımak katillerini serbest bırakan zihniyetin ta kendisidir.
“BELLEKLERİMİZE KAYDETTİK, HESAP SORACAĞIZ”
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği olarak, bu hukuksuzluğa, haksızlığa, adaletsizliğe göz yummayacağız. Hak ve hakikat mücadelesinden asla geri durmayacağız. Seyit Rıza ve yoldaşların katledildiği günün yıl dönümünde Hrant’ın katili Ogün Samast’ı serbest bıraktınız. Unutmayacağız, belleklerimize kaydedeceğiz ve bir gün mutlaka hesabını soracağız. Hepimiz Hrant’ız. Yaşasın halkların kardeşliği…”
PİRHA- Agos Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in katili Ogün Samast’ın serbest bırakılmasına siyasilerden, hukukçulardan, kurumlardan ve halktan tepki yağdı. Sosyal medyada çok sayıda kullanıcı tepkisini dile getirdi.
Agos Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’i 19 Ocak 2007’de gazete binası önünde katleden Ogün Samast, tahliye edildi.
Samast, 20 Ocak 2007’de Samsun otogarında yakalandı. 24 Ocak 2007’de tutuklanan Ogün Samast, geçen Şubat ayında cezasını çektiği Kandıra F Tipi cezaevinden Bolu F Tipi cezaevine nakledildi. Cezaevi idaresi, Samast’ın “iyi halli” olduğu iddiasıyla tahliyesine karar verdi. Tetikçi katil Ogün Samast, Şubat ayından bu yana cezasını çektiği Bolu F Tipi cezaevinden tahliye edildi.
Çok sayıda siyasetçinin yanı sıra, hukukçular, insan hakları savunucuları tahliye kararına yönelik sosyal medyadan tepkisini dile getirdi.
OGÜN SAMAST’IN TAHLİYESİNE İLİŞKİN TEPKİLER
Hrant Dink’in katili Ogün Samast’ın tahliye edilmesine yönelik tepkilerden bazıları şu şekilde:
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: Takip etti, tatbikat yaptı, Hrant Dink’i üstelik de planlayarak öldürdü Ogün Samast. Demek ki Ogün Samast’la Türk bayrağı önünde fotoğraf çekilenler günü geldiğinde o delikten çıkarmayı da bildiler. Bugün iyi hâlden serbest kalıyorsa, sözün bittiği yerdeyiz demektir. Bu vakitten sonra bu memlekette adaletin a’sından bahseden gerçekten vicdansızdır.
HEDEP Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları: Sevgili Gültan Kışanak, Selahattin Demirtaş, Osman Kavala, Can Atalay sadece düşünceleri nedeniyle hapiste ama Sevgili Hrant Dink’in katili Ogün Samast serbest! İktidarın bu ayrımcı İnfaz uygulamasına, Hrant’ın katledilmesinden sorumlu olanlara ve arkasındaki siyasi iktidara karşı mücadelemizi sürdüreceğiz. Sevgili Hrant’ın bizlere miras bıraktığı barış mücadelemize de ısrarla devam edeceğiz.
HEDEP Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan: Sevgili Hrant Dink’i alçakça saldırıyla katleden tetikçinin serbest bırakılması AKP-MHP ittifakının bu ülke halklarının ortak yaşam iradesine ve barış talebine yönelik siyasi suikast girişimidir. Hrant’tan ve binlerce arkadaşımızdan baş eğmemeyi, barışı ısrarla savunmayı öğrendik. Katillere ve arkasındaki siyasi iktidara karşı mücadelemizi büyüteceğiz; adalet ve barış bu ülkeye hakim olana kadar direnmeye devam edeceğiz.
CHP’nin 7. Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: Milletin oyuyla seçilmiş milletvekilini, yasaya aykırı bir biçimde cezaevinde tutmak için “yargı krizi” çıkaranlar, katilleri serbest bırakıyor. Kardeşliğimize kurşun sıkanlar, kadınlara, çocuklara kasteden “iyi halliler” dışarıda; gazeteciler, siyasetçiler içeride… “Aslanım benim, aferin Erdoğan…”
HEDEP Grup Başkan Vekili Meral Danış Beştaş: Sevgili Hrant Dink’in katili Ogün Samast’ı bırakanlar, ona bayrak önünde gülerek poz verdiren zihniyettir. Yüzlerce hasta mahpusu ölüme terk edenler Hrant’ın katilini serbest bırakıyorlar.Bugün katilleri serbest bırakan zihniyet düşünce suçlularını tutmaya devam ediyor
İHD Eş Genel Başkanı Eren Keskin: “Hrant Dink’in katili Ogün Samast biraz önce tahliye edilmiş. Burası böyle DİSTOPİK bir yer! Gültan Kışanak, Selahattin Demirtaş, Osman Kavala, Can Atalay sadece düşünceleri nedeniyle hapiste ama katil serbest! Ayrımcı İnfaz kanunun sonuçları…”
Ankara Tabip Odası: Gazeteci-yazar Hrant Dink’in katili Ogün Samast, 16 yıl sonra hasta ve siyasi mahpuslara uygulanmaktan imtina edilen “iyi hal” gerekçesi ile tahliye edildi. Bu kararla toplumsal vicdan ve adalet duygusu bir kez daha yara aldı. Gazetecilerin, yazarların, halkın oylarıyla seçilmiş milletvekillerinin tutuklandığı, katillerin serbest kaldığı bir ülkede adaletten ve hukuk devleti ilkelerinden söz edilemez!
Türkiye İşçi Partisi: Anayasa Mahkemesi’nin tahliye kararına rağmen cezaevinde tutsak bulundurulan Hatay Milletvekilimiz Can Atalay ve onlarca siyasi tutuklu Saray’ın talimatıyla özgürlüklerinden mahrum edilirken, Hrant Dink’in katili Ogün Samast bugün tahliye edildi. Milletvekilleri, siyasetçiler, gazeteciler, akademisyenler hapiste tutulurken bir katil daha sokağa salındı. Yargıyı mafya çetelerinin arka bahçesine çeviren Saray Rejimi’ni yıkacağız, adaleti kazanacağız!
Özgürlük için Hukukçular Derneği: Hrant Dink’in katili Ogün Samast “iyi hal” gerekçesiyle tahliye edildi. Yasaları, katilleri serbest bırakmak için kullanan iktidar, gözlem kurulları ile tahliyeleri engellerken, azami tutukluluk süresi dolmuş olan Gültan Kışanak’ın tahliyesine, AYM kararlarına uyulmasına engel oluyor!
Hrant Dink’in katili Ogün Samast’ın tahliye edilmesine tepki gösteren HEDEP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, “Ogün Samast’a gülerek bayrak önünde poz verdirenler, işlerini tamamladılar” dedi. CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın da “Esas soru şudur: Hrant Dink’in vur emrini kim verdi? Hâlâ bilmiyoruz. Ona kim yardımcı oldu? Hâlâ aydınlanabilmiş değildir” diye konuştu.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (HEDEP) Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in katili Ogün Samast’ın tahliye edilmesine Meclis Genel Kurulu’nda tepki gösterdi.
Beştaş, “Çok vahim bir haber düştü haber sitelerine. Hrank Dink’in katili Ogün Samast şartlı tahliye edilmiş. İyi hal koşullarını yerine getirmiş. Her gün burada yüzlerce tutuklu ayrı ayrı 30 yılını, 15 yılını 20 yılını siyasi mahpusların infazlarını uzatan akıl, zihniyet, iktidar; katilleri ‘iyi hal’li olduğu için tahliyesine karar vermiş. Bu manzarayı biliyoruz. Bugün katilleri salıveren zihniyet ve siyaset aynı zamanda siyasetçileri ve düşünce suçlularını da içere tutmaya devam ediyor” dedi.
“BU ÜLKEDE KATİLLERE YER VAR AMA DEMOKRATLARA, DEMOKRASİYE YER YOK”
Tutuklu bulunan siyasetçileri sayan Beştaş, “Ogün Samast’a gülerek bayrak önünde poz verdirenler, işlerini tamamladılar. Hrant Dink’i katlettiler. Hâlâ davayı bitirmediler. Arkasındaki güçleri ortaya çıkarmadılar. Şimdi eminim kemikleri sızlıyordur. Arkadaşımız, canımızdı. İşte bu ülkede bir Ermeni vardı ve bu ülkede barıştan yanaydı, katlettiler. Şimdi paşa paşa dışarda elini kolunu sallayarak dolaşacak. Hakikaten çok can yakıcı. Bu ülkede katillere yer var ama demokratlara, demokrasiye yer yok. Bu düzeni değiştireceğiz. Mutlaka değiştireceğiz” diye konuştu.
“MAHCUBİYET İLE EĞİLİYORUM”
HEDEP Meclis Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder ise, “Kardeşim, kardeşimiz Hrant Dink’in hatırası önünde bir kez daha saygı ve mahcubiyet ile eğiliyorum” ifadelerini kullandı.
“HRANT DİNK’İN VUR EMRİNİ KİMVERDİ HALA BİLMİYORUZ”
CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın da tahliyeye tepki gösterdi.
Günaydın, “Herhalde 17 yaşındaki bir çocuk başına beyaz bere geçirip, sekiz yüz kilometre yol gelip önce oralarda keşif yapıp bir aydını evinin önünde bankadan para çekmeye çalışırken arkasından kapısına silahı dayayarak, vurup öldürmez. Hepimiz Hrant Dink’in sokakta yatarken ayaklarının altındaki yırtık ayakkabısından tanıyoruz. Hepimiz o Hrant Dink’i diasporanın ayırma çabalarına rağmen Ermeni ve Türk vatandaşlarımız arasında ayırımı ortadan kaldırmaya yönelik çabalarından biliyoruz. Ogün Samast 16 yıl sonra serbest bırakıldı. Esas soru şudur: Hrant Dink’in vur emrini kim verdi? Hâlâ bilmiyoruz. Ona kim yardımcı oldu? Hâlâ aydınlanabilmiş değildir” diye konuştu.
“ONA EMİR VERENLER HALA CEZA ALMADI”
“Bir insanın kafasına silahı dayayarak vuran bir kişi şu an aramızda dolaşıyor” diyen Günaydın, “Ona o emri verenler hâlâ suçlanabilmiş değil. Hâlâ bir ceza alabilmiş değil. Daha da önemlisi bir katil iyi hal nedeniyle serbest bırakılırken on binlerce düşünce suçlusu cezaevinde tutulmaya devam ediliyor. Buna herhalde adalet yargı demek mümkün değil” diye belirtti.
PİRHA- Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’i katleden Ogün Samast’ın tahliye edilmesi büyük tepki çekti. Yazılı bir açıklama yapan Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), “Hâlâ burdayız AHPARİG. Katilleri serbest bırakmak AKP”nin fıtratında var. Artık hiç birimiz güvende değiliz” dedi. ABF ekledi: O gün Madımak otelini kuşatanlar Hrant’ı katledenlerdir.
Agos Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’i 19 Ocak 2007’de gazete binası önünde katleden Ogün Samast, tahliye edildi.
Dink’e saldırı düzenleyen Ogün Samast, 20 Ocak 2007’de Samsun otogarında yakalanıp, 24 Ocak 2007’de tutuklanmıştı. Ogün Samast, geçen Şubat ayında cezasını çektiği Kandıra F Tipi cezaevinden Bolu F Tipi cezaevine nakledildi. Cezaevi idaresi, Samast’ın “iyi halli” olduğu iddiasıyla tahliyesine karar verdi. Hrant Dink’in katili, Şubat ayından bu yana cezasını çektiği Bolu F Tipi cezaevinden akşam saatlerinde tahliye edildi.
Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), yazılı bir açıklama yaparak, “Hâlâ burdayız AHPARİG. Katilleri serbest bırakmak AKP”nin fıtratında var. Artık hiç birimiz güvende değiliz” dedi.
Federasyon açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Madımak katillerini serbest bırakıp, yargıya darbe yapanlar şimdi de milyonlarca insanın vicdânına darbe yapmıştır. Katil olmanın dışında hiç bir özelliği olmayan Ogün Samast’ı serbest bırakmak, tüm muhalefete gözdağı vermektedir.
Tam da Dersim Alevi Soykırımı’nın yıldönümünde tahliye edilmesi ile verilen mesajı da okuduğumuz bilinmelidir. Dünyanın gözleri önünde, emniyet müdürleri, polisler, istihbarat şefleri ve sivil faşistler tarafından katledilen Hrant Dink, sadece fikirlerini paylaşmış ve hedef alınmıştı. Aradan yıllar geçmesine rağmen, tetikçi katil Ogün Samast’ın arkasında kimlerin olduğu tespit edilmedi.
“AKP, ARTIK KATİLLERİ KORUYAN VE AKLAYAN BİR PARTİDİR”
AKP, artık katilleri koruyan ve aklayan bir partidir. Bu gerçekliği kendileri defalarca kanıtlamıştır. Sözde İsrail’e karşı duran, demokrasi havarisi kesilip sağa sola çocuk katili ithamında bulunanlar, Madımak’ta çocukları katledenleri serbest bırakanlardır. Demokrasi sevdalısı kesilenler, Hatay halkının iradesi ile seçilmiş milletvekili Can Atalay’ı tutsak bırakanlardır. Yine sözde, eşitlik ve kardeşlikten bahsedenler Hrant’ın katilini affedenlerdir. Ama biz affetmiyoruz, unutmuyoruz!
O gün Madımak otelini kuşatanlar Hrant’ı katledenlerdir.
Tahir Elçi’nin katilleri çocuklarımızın geleceğini karartanlardır.
Şu iyi bilinmelidir ki;
Biz Aleviler ırkçı ve şeriatçılara karşı, özgürlük ve demokrasi mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz.
Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’i katleden Ogün Samast, tahliye edildi.
Agos Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’i 19 Ocak 2007’de gazete binası önünde katleden Ogün Samast, tahliye edildi.
Dink’e saldırı düzenleyen Samast, 20 Ocak 2007’de Samsun otogarında yakalandı. 24 Ocak 2007’de tutuklanan Ogün Samast, geçen Şubat ayında cezasını çektiği Kandıra F Tipi cezaevinden Bolu F Tipi cezaevine nakledildi. Cezaevi idaresi, Samast’ın “iyi halli” olduğu iddiasıyla tahliyesine karar verdi.
Tetikçi katil Ogün Samast, Şubat ayından bu yana cezasını çektiği Bolu F Tipi cezaevinden bu akşam tahliye edildi.
PİRHA- AGOS gazetesi genel yayın yönetmeni Hrant Dink’in katledilmesinin üzerinden 15 yıl geçti. Dink, vurulduğu yerde saat 15.00’te anılacak.
Hrant Dink, katledilişinin 15’inci yılında unutulmadı. Anadolu ve Mezopotamya’nın yetiştirdiği önemli değerlerden biri olan Hrant Dink, ömrü boyunca halkların birlikte, özür ve eşit yaşamını savundu.
Savunduğu bu değerler ve bu değerleri savunurken yaptığı konuşmalar bazı kesimlerde rahatsızlık uyandırırken, hedef haline getirildi.
Hrant Dink, 1954 yılında Malatya’da dünyaya geldi. 1961 yılında ailesiyle birlikte İstanbul’a taşınan Hrant ve iki kardeşi, Gedikpaşa’daki Ermeni Yetimhanesi’ne yerleştirildi.
Dink lise eğitimini Surp Haç Tıbrevank Ermeni Lisesi’nde, üniversiteyi de İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi’nde Zooloji eğitimi alarak tamamladı.
Yazım hayatına lise yıllarında ilgi duyan Hrant Dink iki kardeşiyle birlikte yayınevi kurarken, aynı zamanda büyüdüğüTuzla Ermeni Çocuk Kampı’nı yönetmeye başladı. Anadolu’dan gelen yoksul çocukların barındığı kampa devlet tarafından el konulurken, Hrant Dink defalarca gözaltına alındı. Yıllar sonra gittiği kampın harabeye döndüğünü gören Hrant Dink, “alı konulan yer hiç kimse için kullanılmamış. Keşke, engelli çocuklar, kimsesizler için kullanılsaydı. O yaratılan şey bir işe yarasaydı yine bu kadar gam yemeyecektim” diyerek, üzüntüsünü dile getirdi.
Türkiye’de yaşayan Ermenilerin sesi, soluğu ve vicdanı olmaya çalıştı. İstanbul Ermeni Patrikhanesi’ne, “Ermeni toplumu çok kapalı yaşıyor, kendimizi iyi anlatırsak önyargılar kırılır” diyerek Türkçe ve Ermenice bir gazete çıkarma önerisinde bulundu ve 5 Nisan 1996 tarihinde ilk sayısı çıkan Agos gazetesinin kuruculuğunu, yayın yönetmenliğini ve başyazarlığını üstlendi.
Hrant Dink, yaşamı boyunca davalardan kurtulmadı. Duruşu ve savunduğu değerleri her yerde kendi naif üslubuyla paylaşsa da, Türkiye’deki ırkçı kesimlerin hedefinden kurtulamadı.
Hrant Dink hakkında, Türk Ceza Kanununun 301. maddesini ihlal etmekten davalar açıldı, gazetelerde hedef gösterilip, nefret suçuna maruz kaldı.
2002 yılında Urfa’da verdiği bir konferansta “Ben Türk değil Türkiyeliyim ve Ermeniyim” dediği için “Türklüğü aşağılamaktan” üç yıl yargılanarak, beraat etti. 13 Şubat 2004’te yayımlanan bir makalesindeki “”Türk”ten boşalacak o zehirli kanın yerini dolduracak temiz kan, Ermeni’nin Ermenistan’la kuracağı asil damarında mevcuttur.” sözleri nedeniyle 301. maddeden “Türklüğe hakaret” suçlamasıyla yargılandı ve aksi yönde verilen bilirkişi raporuna rağmen 6 ay hapis cezası aldı, ancak cezası ertelendi.
Hrant Dink’i hedef gösterenler aynı zamanda Hrant’ı ‘ortadan kaldırmak’ için planlar yapmaya başlamıştı.
Hrant Dink, 19 Ocak 2007’de, Şişli’de Halaskargazi Caddesi üzerinde yer alan Agos merkez binasının çıkışında gerçekleştirilen silahlı saldırı sonucu öldürüldü. Katil zanlısı 19 yaşındaki Ogün Samast’tı.
Hrant Dink, yırtık ayakkabısından sızan kanla yerde boylu boyunca uzanırken, tetikçi katil Ogün Samats ise devlet görevlileriyle Türk bayrağının altında ‘hatıra’ fotoğrafı çekiyordu.
Hrant Dink’in hedef gösterilip katledilmesi ne ilkti, son olması için ise yüzbinler Hrant Dink’in cenaze töreninde “Hepimiz Hrant Dink’iz, hepimiz Ermeniyiz!” yazılı dövizler taşıdı ve haykırdı.
Eşi Rakel Dink, cenaze töreninde yaptığı “Yaşı kaç olursa olsun; 17 veya 27, katil kim olursa olsun, bir zamanlar bebek olduklarını biliyorum. Bir bebekten bir katil yaratan karanlığı sorgulamadan hiçbir şey yapılmaz kardeşlerim” konuşmasıyla asıl failleri işaret etti.
Surp Asdvadzadzin Patriklik Kilisesi’nde yapılan dini törenin ardından Hrant Dink Balıklı Ermeni Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Hrant Dink’in katledilmesinin ardından açılan davada gerçek failler hep korundu. 24 Ocak 2007’de tetikçi Ogün Samast ve onu azmettiren Yasin Hayal, polis haber elemanı Erhan Tuncel tutuklandı. İlk yargılama sürecinde Hrant Dink’in öldürüleceğine dair bilginin jandarma, emniyet ve istihbarat teşkilatlarında olduğu ortaya çıktı.
Bu süreçte Dink ailesi avukatlarının devlet görevlilerinin sorumluluklarına dair talepleri reddedildi. Dava devam ederken Dink ailesi avukatlarının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne yaptığı başvuru 14 Eylül 2010’da karara bağlandı. AİHM’in Türkiye’yi mahkumiyet kararında, “kamu görevlilerine ilişkin etkin soruşturma yürütülmediği” ve “Dink için koruma kararının çıkarılmış olması gerektiği”, “yaşam hakkının ihlal edildiği” belirtiliyordu.
Cinayetin işlenmesinden neredeyse 9 yıl sonra, 2015 yılı sonunda 27 devlet görevlisi hakkında dava açıldı. Türkiye’deki siyasi cinayetler tarihinde bir ilk olarak il jandarma görevlileri, Ankara ve İstanbul istihbarat daire başkanları, emniyet müdürleri iddianamede “şüpheli’’ sıfatıyla yer aldı ve yargılanmaya başlandı.
İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dava 6 yıl sonra, 26 Mart 2021’de karara bağlandı. Dink Ailesi avukatları, kararın tutarsızlıklarına, tek yönlülüğüne, soruşturmanın eksik yürütüldüğüne dikkat çektiler, bazı sanıklar için verilen beraat kararlarına ve soruşturmanın yürütülme şekline itiraz ettiler ve kararın bozulmasını talep ettiler.
Üzerinden geçen yıllara rağmen Hrant Dink cinayeti devam etmekte. Hedef gösteren, tehdit eden, cinayeti organize eden, icra eden örgütü tanımlayan bütünlüklü bir yargılama henüz gerçekleşmemiştir.