Etiket: ölüye saygı

  • Yazar Murad Mıhçı: Barış için ilk adım atıldı; içinin doldurması tüm demokrasi yanlılarının çabasıyla olacaktır-VİDEO

    Yazar Murad Mıhçı: Barış için ilk adım atıldı; içinin doldurması tüm demokrasi yanlılarının çabasıyla olacaktır-VİDEO

    PİRHA – Ermeni Siyasetçi Murad Mıhçı, ‘Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dair “Görüyoruz ki ilk adım atıldı. Bunun içinin doldurması da tüm demokrasi yanlısı insanların çabalarıyla olacaktır” dedi. Mıhçı, Ermeni toplumunun da, eşit yurttaşlık talebinin olduğunu vurguladı.

    Ölüye Saygı İnisiyatifi, toplumsal barış arayışı konusunda 26 Temmuz’da İstanbul’da önemli bir çalışmaya imza attı. “Öncelikle hakikatle yüzleşme olmalı” vurgusunun öne çıktığı panelde, ‘Barış inşasında ölüye saygı ve adalet talebi’ başlığı birçok yönüyle değerlendirildi.

    Panelin konuşmacılarından birisi de DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu Üyesi, Göçmen ve Mülteciler Komisyonu Eş Sözcüsü Murad Mıhçı’ydı.

    Ajansımıza konuşan Murad Mıhçı, ölüye yapılan işkenceler, mezarlıkların bombalanması, faili meçhuller gibi konuların yeni süreçte aydınlatılması gerektiğinin altını çizen Ermeni Siyasetçi Mıhçı, “hakikatle yüzleşme” vurgusu yaptı.

    ARAFTA KALAN RUHLARIN AYDINLANMASI İÇİN…”

    “Hakikat, çok büyük bir talep değil ya da jest değil” diyen Murad Mıhçı, yeni sürece dair şunları söyledi:

    “Bahsedilen hakikat, insan haklarının, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nde var olan hakları talep etme, arzulama ve bunu istemek… Taleplerimiz bu yönde. Yani biliyoruz ki bu coğrafyada insan haklarına uymayan birçok konu var. Birçok acılar yaşandı ve bunların telafisi olmadı. Ve bu telafinin olmadığı sürece de tekrarının olma ihtimali kuvvetle muhtemeldir. Bunu geçmişten bu yana görüyoruz. Bu anlamda bunun son bulması için, arafta kalan ruhların aydınlanması için inatla bu mücadele veriyoruz.”

    ‘ÖTEKİNİN’ MEZARINA YAPILAN AYRIMCILIK!

    Murad Mıhçı, Türkiye’de “Ötekinin ölüsü” olma halinin büyük bir hak gaspı olduğunun da altını çizdi. Müslüman olmayan ölülere, standardın altında mezar yeri verildiğini söyleyen Mıhçı, “Özellikle İstanbul’da defin hizmetleri sırasında 6. maddede şöyle yazıyor; ‘Müslüman mezarlıklarının en az 2.67 metre ölçülerinde açılması; ‘ekaliyet’ yani az bırakılan halkların, azınlıkların ise 2 metre olması yönünde bir madde var ki bu açıkçası egemen bakışın yansıması olarak da görebiliyoruz” diye belirtti.

    OKUL KAYDI ESNASINDA MÜSLÜMAN OLMAYANLARA KOD UYGULANIYOR!

    Yazar Murad Mıhçı, bir Ermeni yurttaş olarak Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dair görüşlerini de paylaştı. Mıhçı, yeni anayasa hazırlığına da değinerek şunları söyledi:

    “Bir ülkenin demokrasisinin en önemli belirgin özelliği, en azın, sesinin duyulması halidir. Bu çok çok değerli. En azın sesi duyulacak olursa zaten çoğunlukların sesleri bir şekliyle toplumlar içerisinde yer alabilir. Bizim toplum olarak barıştan talebimiz; bir kere eşit yurttaşlık. Bunu şuradan kurabiliriz; bugün Ermeni vakıf okullarına öğrenci kaydetme sırasında kod uygulaması yapılıyor. Çünkü geçmişte bir devletin elindeki bir hafıza var. Kod uygulamasına göre Rumlar kod 1, Ermeniler kod 2, Yahudiler kod 3 ve kod 4 olarak da Süryaniler yer alıyor. Bu bir fişleme anlamına geliyor ve bu uygulama dahi açıkçası çok tehlikeli ve çok sıkıntılı. Bu tarz yaklaşımların kalkması, Ermeniliğin tarifi sadece Hristiyanlık üzerinden yapılmaması; yani bugün bu coğrafyada Müslümanlaştırılmış veya Müslüman olan, dinsiz ya da farklı tercihleri olan insanlar var ve bunlar da aslında Ermeniler. Bu haklar sadece Ermeni toplumu için değil, bu coğrafyadaki tüm haklar ve inançlar için çok önemli. Halen daha vakıf seçimlerimizin yapılamayışı; büyük bir hastane vakfımızın seçimin yapılamaması, kendi din adamımızın, partimizin seçimi noktasında devletin izinlerine tabi olmaması gibi birçok konu var. Umuyorum bu süreç bunların bir başlangıcı olacak.

    Evet görüyoruz ki ilk adım atıldı. Bu bir başlangıç. Bunun içinin doldurması da tüm demokrasi yanlısı insanların çabalarıyla olacağına inanıyorum.”

    Eren GÜVEN, Rozerin TEK/İSTANBUL

  • İstanbul’da ‘Barış İnşasında Ölüye Saygı ve Adalet Talebi’ başlıklı panel düzenlenecek!

    İstanbul’da ‘Barış İnşasında Ölüye Saygı ve Adalet Talebi’ başlıklı panel düzenlenecek!

    PİRHA – Ölüye Saygı ve Adalet İnisiyatifi, 26 Temmuz’da ‘Barış İnşasında Ölüye Saygı ve Adalet Talebi’ başlıklı panel düzenleyecek.

    Ölüye Saygı ve Adalet İnisiyatifi, Türkiye’de barış arayışlarının sürdüğü yeni süreçte önemli bir panelin hazırlığını yapıyor.

    ‘Barış İnşasında Ölüye Saygı ve Adalet Talebi’ başlıklı panelde, yas hakkının sistematik olarak inkâr edildiğine ve ötekinin ölüsü’ olma kavramları üzerinde durulacak.

    İnisiyatif olarak, 26 Temmuz saat 10:00’da Kadıköy Moda Sahnesi’nde yapılacak panelde, tarihsel ve güncel ihlallere karşı bir kez daha adalet çağrısında bulunulacak.

    Panelin açılış konuşması İHD Eş Genel Başkanı Eren Keskin tarafından yapılacak.

    İki oturum şeklinde yapılacak panelde Murad Mıhçı, Erdoğan Alayumat, Aydın Deniz, Besna Tosun, Zozan Vargün, Elif Bulut, Şebnem Korur Fincancı, Burcu Çelik ve Hakan Tahmaz gibi isimler, sunum yapacak.

    Panelde ‘Yaşanan çatışmalarda ölülere ne oldu?’. ‘Çatışma zeminlerinde farklı kesimlerin ölüleri neden ve nasıl hedef haline geldi?’ ‘Kayıplar ve bitmeyen yas.’ ‘Barış inşasında yas hakkı.’ ‘Ölüye saygı ve adalet nedir ve nasıl mümkün olabilir?’ ‘Ölüye saygı ve barışın toplumsallaşması neden ortaklaşmalı?’ başlıkları değerlendirilecek.

    PİRHA/İSTANBUL

  • 44 örgüt, hükümeti sorumlu olmaya çağırdı: Cenazelere saygıyla yaklaşmak gerekir

    44 örgüt, hükümeti sorumlu olmaya çağırdı: Cenazelere saygıyla yaklaşmak gerekir

    PİRHA – 6 Şubat’ta yaşanan deprem sonrası halen enkaz altında olan ve usule aykırı toprağa verilenler için açıklama yapan sivil toplum örgütleri “Ölülerin layıkıyla defnedilmemesi; ne hukuki ne de insanidir” açıklamasını yaptı.

    Maraş merkezli depremlerin ardından ölülerin maruz kaldığı duruma dikkat çeken 44 sivil toplum örgütü, “Yaşanan bu krizde ölüler de ne yazık ki farklı biçimlerde şiddete maruz kalıyor. Yaşamını yitirenlerin layıkıyla defnedilmesi ve yakınlarının maruz kaldığı eziyetin son bulması son derece önemlidir” uyarısında bulundu.

    Yazılı yapılan açıklamada cenazelerin uygun biçimde defnedilmesi gerektiğinin altı çizilirken, hükümetin de bu konuda sorumlu davranarak gereğini yapması istendi.

    ÖLÜLERE SAYGI YAŞAYANLARA SAYGININ GÖSTERGESİDİR”

    Maraş Pazarcık merkezli 7,7 ve 7,6 şiddetindeki iki depremin ardından on binlerce yurttaşın yaşamını yitirdiği, binlerce insanın ise yıkılmış binaların altında çıkarılmayı beklediği ifade edilerek “Ölülere saygı yaşayanlara saygının göstergesidir” denildi.

    Yazılı açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:

    “Bu felakette üst üste binen şiddet sarmalında ne yazık ki ölüler de çeşitli biçimlerde eziyetlere maruz kalmaktadır. Yaşamını kaybedenlerin yakınları cenazelerini kendi imkânlarıyla savcılığa götürerek onay almak zorunda kalabilmektedir. İnsan haysiyetini zedeleyecek şekilde usulüne uygun teslim prosedürleri gözetilmeden cenazeler yerde kalabilmektedir. Alelacele enkazın kaldırılmaya başlanması cenazelerin vücut bütünlüğünün bozulmasına neden olabilmektedir. Enkazdan çıkarılan, yaşamını yitirmiş depremzedeler kimi zaman doğrudan battaniyelere sarılarak kimi zaman toplu biçimde defnedilebilmektedir. Göçmen ve mülteciler ile LGBTİ+ gibi çeşitli topluluklar yeterince yardımlara erişememekte ve cenazelerine ulaşmakta da sıkıntılar çekmektedir.

    Yıkılmış binaların altında yaşamını kaybetmiş binlerce insanın varlığına rağmen usulüne uygun kurtarma çalışmaları yapılamamaktadır. Arama kurtarma çalışmalarının devam ettiği bölgelerde enkazlar kaldırılmaya başlanmıştır. Bu durum acılı aileler başta olmak üzere kamuoyunda ciddi bir infiale neden olmuştur. Uluslararası arama kurtarma ekiplerinin bazıları buna tepki göstererek arama kurtarma çalışmalarından çekilmiştir.

    “VÜCUT BÜTÜNLÜĞÜNÜN BOZULMASINA NEDEN OLUYOR”

    Enkazın alelacele kaldırılması yıkılmış binaların altında hayatta olma ihtimali olan kişilerin yaşamını yitirmesine ve cenazelerin vücut bütünlüğünün bozulmasına neden olabilecektir. Enkazın hızlı biçimde kaldırılarak imha edilmesi buradaki binlerce cenazenin uygun biçimde çıkarılmamasına, kayıtların tutulmamasına, yakınlarına teslim edilmemesine ve nihayetinde layıkıyla defnedilmemesine yol açacaktır. Ayrıca bu cenazelerin kaybolma ihtimali vardır. Bu süreç suç delillerinin de yok edilmesine de sebebiyet verebilir.

    “NE HUKUKİ NE İNSANİ”

    Ölülerin layıkıyla defnedilmemesi; ne hukuki ne de insanidir. Cenazelerin usulüne uygun biçimde defnedilmesi amacıyla gerekli imkânların yaratılması, cenazelerin uygun biçimde çıkarılması ve yakınlarına teslim edilmesi yalnızca ölüye saygının temel ilkesi değil; aynı zamanda yaşayanlara saygı göstermenin de gereğidir. Ayrıca ölülerin layıkıyla defnedilmesi adaletin sağlanmasında da önemli bir adım olacaktır.

    Yaşamını yitirenlerin cenazelerine saygıyla yaklaşmak gerekir. Bu felakette oldukça çetin kış şartlarında enkaz başında yakınlarının cansız bedenlerini bekleyen herkese cenazeleri usulüne uygun bir şekilde teslim edilmelidir. Herkesi bu en insani talebimize destek olmaya; hükümeti de bu konuda sorumlu davranarak gereğini yapmaya çağırıyoruz!”

    Çağrı metninde imzası olan kurumlar:

    Ölüye Saygı ve Adalet İnisiyatifi (ÖSAİ)

    İnsan Hakları Derneği (İHD)

    Diyarbakır Tabip Odası

    Toplum ve Hukuk Araştırmaları Vakfı (TOHAV)

    Hafıza ve Adalet Merkezi

    Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybedenlerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (MEBYA-DER)

    Anadolu Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (ANYAKAY-DER)

    Toplumsal Dayanışma İçin Psikologlar Derneği (TODAP)

    Özgürlükçü Demokrat Avukatlar (ÖDAV)

    Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD)

    Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD)

    Adil Yargılama Haklarına Erişim Derneği  (AYHED)

    Basın ve Hukukta Hakikatleri Araştırma Derneği

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD)

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF)

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK)

    Alevi Dernekler Federasyonu ( ADFE)

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD)

    Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri (PSA)

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı

    Federasyona Demokratika Elewi (FEDA)

    Almanya Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK)

    Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF)

    Maraş Demokratik Dernekler Federasyonu (MARDEF)

    Almanya Tilkililer Sosyal Dayanışma Derneği (Maraş)

    Maraş Yaşamı Yerinde ve Yeniden İnşa Hareketi

    Kadının İnsan Hakları (KİH) – Yeni Çözümler Derneği

    Kadın Zamanı Derneği

    Kaos-GL

    Ankara Gökkuşağı Aileleri Derneği (GALADER)

    Diyarbakır Barosu LGBTİ+ Hakları Komisyonu

    Pembe Hayat LGBTİ+ Dayanışma Derneği

    Birlikte Yaşamak İstiyoruz İnisiyatifi

    Suriye Evi Derneği

    Suriye Toplum Derneği

    Halkların Köprüsü

    Demokrasi İçin Birlik (DİB)

    İnsan Hakları ve Sosyal Güvenlik Forumu

    Doğu-Güneydoğu Dernekleri (DGD)

    78’liler Girişimi

    17 Mayıs Derneği

    KAYY-DER

    Bingöl, Yayladere, Güneşlik Köyü Yardımlaşma Derneği

    Der –Mez (Însiyatîfa Derûnnasên Mezopotamyayê)

    Gün-Der

    PİRHA/ANKARA