Etiket: ömer tunca

  • Tüm Emekliler Sendikası’ndan iktidara çağrı: Tüm hak kayıplarımız giderilsin -VİDEO

    Tüm Emekliler Sendikası’ndan iktidara çağrı: Tüm hak kayıplarımız giderilsin -VİDEO

    PİRHA- Tüm Emekliler Sendikası üyeleri, yeni yılla birlikte yapılan zamlara ilişkin açıklama yaptı. Emekliler, “Açlık sınırının bile altına düşürüldüğü bu sistemde yapılması gereken göstermelik, yüzdelik artışlar ile doğru ve inandırıcı olmayan enflasyon rakamlarının eklenmesi değil, en önce hak kayıplarımızın giderilmesidir” dedi.

    Tüm Emekliler Sendikası üyeleri, Ankara’da bulunan genel merkez binaları önünde bir araya gelerek yeni yılla birlikte yapılan zamlara ilişkin basın açıklaması yaptı. Emeklilerin açlığa ve sefalete mahkum edildiği belirtilen açıklamada emekliler hükümete seslenerek taleplerini sıraladı.

    Yapılan eylemde sık sık, ‘Emekliler açlığa ve sefalete mahkum edilemez’, ‘Yüzdelik ve göstermelik artışlara hayır’, ‘Yaşasın emeklilerin hak mücadelesi’ sloganları atılırken basına yapılan açıklamayı Tüm Emekli Sen Ankara Şubesi adına Ömer Tunca okudu.

    “TÜM HAK KAYIPLARIMIZ GİDERİLSİN”

    Tunca, her yıl yinelenen yüzdelik zam oyununun, 2022’de tekrar emeklilerin önüne getirildiğini söyleyerek verilecek olan %5’lik zam ve üstüne eklenecek olan enflasyon farkının kandırmaca olduğunu dile getirdi.

    Başta temel ihtiyaç ürünleri olmak üzere bütün mal ve hizmetlere yapılan fahiş zamların, emeklilere yapılacak olan Ocak ayı zammını daha Ocak ayı gelmeden tükettiğini aktaran Tunca sözlerine şu şekilde devam etti:

    “Yabancı paralar karşısında Türk Lirası’nın değer kaybı bu zamların üstüne tuz biber olmuşken, yeni yılın ilk günü başta şehir içi ulaşıma, elektrik ve doğalgaza insafsızca yapılan zamlar, bırakın yapılacak olan maaş artışlarını, mevcut maaşlarımızı eritmiş yok etmiştir. Maaşlarımızı ister dolar ya da avro ile, ister ekmek, et, elektrik, ulaşım, doğalgaz gibi temel ihtiyaçlar üzerinden değerlendirelim, emeklilerin gerçek aylıklarının artık açlık sınırının bile altına indiği açıkça görülmektedir. Aylık bağlama oranlarını sürekli düşürerek aylıklarımızın açlık sınırının bile altına düşürüldüğü bu sistemde yapılması gereken göstermelik, yüzdelik artışlar ile doğru ve inandırıcı olmayan enflasyon rakamlarının eklenmesi değil, en önce hak kayıplarımızın giderilmesidir.”

    EMEKLİLER TALEPLERİNİ SIRALADI

    Hükümete seslenerek emeklilerin taleplerini dile getiren Tunca şunları kaydetti:

    “-Aylık bağlama oranları yükseltilmelidir: Aylık bağlama oranlarında 2000 ve 2008 yıllarında emekliler aleyhine önemli değişiklik yapılarak aylık bağlama oranları kademeli olarak %20’ye kadar düşmüştür. Aylık bağlama oranları tekrar 2000 yılı öncesine çekilmelidir.

    -En düşük emekli aylığı 5.200 TL olmalıdır: Açlık sınırının 3100 TL olduğu bir ülkede, 8 milyon emekli 2000 TL ve 2000 TL’nin altında emekli aylığı almaktadır. Bu nedenle ortalama emekli aylığı yoksulluk sınırının altında olmamalıdır.

    -Yılda 4 sefer aylık tutarında ikramiye verilmelidir: Bu gün için yılda iki sefer dini bayramlar öncesinde verilen sözde ikramiyeler bayram harçlığına dönüşmüş durumdadır. Harçlık niteliğinden çıkarılarak emeklilerin refah düzeyine katkıda bulunacak şekilde düzenlenerek yılda 4 sefer aylık tutarında verilmelidir.

    -Doğalgaz, elektrik ve şehir içi ulaşıma yapılan son zamlar geri alınmalıdır: Doğalgaz, elektrik ve şehir içi ulaşım bedellerinin emekli aylıkları içindeki payı dünya ortalamasının çok üstündedir. Bu durumda bile insafsız ve akıl dışı oranda yapılan son zamlardan sonra bu ihtiyaçlarımızı karşılamak nerdeyse hayal olmaktadır. Bir an önce bu zamlar geri alınmalıdır.

    -Doğalgaz, elektrik, su, ulaşım, ekmek, gibi temel ihtiyaç maddeleri emekliler için %50 indirimli olmalı ve aradaki fark devlet tarafından sübvanse edilmelidir: Bu fiyatlara temel ihtiyaç maddelerini sağlıklı şekilde tüketebilmek emekliler için adeta hayaldir. Bu nedenle temel ihtiyaç maddeleri için devlet emeklileri sübvanse etmelidir.

    -Sağlık hizmetlerinden alınan katkı payları kaldırılmalıdır: Özellikle pandemi le beraber emeklilerin sağlık sorunları daha da artmış, zaten yetersiz ve kalitesiz olan sağlık hizmetlerine ulaşmaları daha da zorlaşmıştır. Üstelik hijyen ve maske gibi giderlerde sağlık giderlerini artırmıştır. Bu nedenle sağlık hizmetlerinde uygulanan katkı payı alınmasından vaz geçilmelidir.

    -Emeklilerin örgütlenme hakları önündeki engel ve yasaklar kaldırılmalıdır: Hak ve talepleri için sendikal örgütlenme her kesim için hem bir insan hakkı hem de anayasal bir haktır. Sendikal örgütlenme için önümüze konan engel ve yasaklardan bir an önce geri dönülmelidir.

    Emekliler bu talep ve hakları için bu güne kadar sürdürdükleri mücadeleyi bundan sonra da sürdürmeye kararlıdırlar.”

    PİRHA/ANKARA

  • Tüm Emekliler Sendikası: 2020 yılı bütçesi, adaletsizliğin bütçesidir-VİDEO

    Tüm Emekliler Sendikası: 2020 yılı bütçesi, adaletsizliğin bütçesidir-VİDEO

    PİRHA – 2020 Bütçesi ile ilgili görüş ve önerilerini paylaşmak için Tüm Emekliler Sendikası Genel Merkezi tarafından basın açıklaması gerçekleştirildi. Açıklamada, “Barışcıl, kardeşçe ve insanca bir yaşam hepimizin hakkıdır. Hele ömrünün büyük kısmını bu ülkenin birikimine harcamış olan emekliler için bu en temel haktır” ifadeleri kullanıldı.

    Tüm Emekliler Sendikası, 2020 yılı bütçesine ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi.

    Mülkiyeliler Birliği’nde açıklamalarda bulunan Tüm Emekliler Sendikası yetkilileri, 2020 yılı  bütçesine ilişkin aktarımlarda bulundu.

    Tüm Emekliler Sendikası Genel Başkanı Salman Hürkardeş, yaptığı açıklamada, “Bu bütçenin bir başka özelliği ise savaşa ve güvenliğe ayrılan paydır. 2020 bütçesinde iç ve dış güvenlik için ayrılan pay ise 145 milyardır. TSKGV (Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı) ve SSDF (Savunma Sanayi Destekleme Fonu) yi de hesaba kattığımızda bu pay 250 milyar tl ye çıkmaktadır. Ne işe yarayacağını bilmediğimiz silahlar, neyi savunacağını bilmediğimiz savunma sistemleri devletler arası siyasi dengenin bir faaliyeti olarak bizim cebimizden çıkan paralarla, bizim ürettiklerimizle ödeniyor” dedi.

    Sendika yönetimi ve üyeleri, sonrasında Kızılay Sakarya Caddesinde bir araya gelerek basın açıklaması gerçekleştirdi.

    Açıklamayı okuyan Tüm Emekliler Sendikası Ankara Etimesgut Temsilcisi Ömer Tunca, “2020 yılı bütçesi TBMM’de görüşülmektedir. Bütçe metinleri sıradan, basit, rakamların alt alta geldiği yasa metinleri değildir. Önümüzdeki gelecek yılın tahminlerinin bilimsel olarak yapıldığı ve oluşan toplam milli gelirin nasıl pay edileceği, kimlere hangi sınıf ve katmanlara nasıl ve ne kadar dağıtılacağının bilgisini içeren metinlerdir. Biliyoruz ki, hiçbir zaman gerçek anlamda emekçileri, emeklileri gözeten, çalışanları, yoksulları kayıran bir bütçe olmamıştır. Kimi yıllarda emekçilerin, çalışanların, köylülerin milli gelirden aldıkları pay artmış gibi gözükse de bu esasen örgütlü mücadele ile alınmış bir hak olarak görülmelidir” dedi.

    “BU BÜTÇE; SAVAŞIN, ADALETSİZLİĞİN, EŞİTSİZLİĞİN BÜTÇESİDİR”

    “Özellikle son 15-16 yıldır, krizin, dış borçlanmanın, yolsuzlukların, israfın, savaşın ve güvenlik konseptli yönelimin faturası bizlere ödetilmeye çalışılmaktadır. Bunda bizlerin örgütsüz olmamızın, dağınık olmamızın, yeterli demokratik muhalefeti oluşturamadığımızın payı büyüktür” diye konuşan Tunca, şunları kaydetti:

    “Bu nedenle diyoruz ki: Bu bütçe de barış kardeşlik yoktur, bu bütçe de insanca yaşam yoktur, bu bütçe de emeklinin sağlık hakkı yoktur, bu bütçe de demokratik bir ülke yoktur. Bu bütçede 13 milyona yakın emekli yok… Bu bütçe de baskı vardır, yoksulluk vardır, işsizlik vardır, yolsuzluk ve israf vardır. Ve en önemlisi Emeklilerin, çalışanların, yoksulların, köylülerin yaşamlarını kolaylaştıran hiçbir tasarruf yoktur. İşte bu nedenlerden ötürü 13 Aralık 2019 Cuma günü yani bugün emekliler olarak Tüm Emekli-Sen olarak alanlarda olacağız. Ülkemizin her yerinde taleplerimizi haykıracağız, siyasi iktidara sesimizi duyurmaya çalışacağız. Bu Bütçe Yoksulluğun Savaşın Adaletsizliğin Eşitsizliğin Bütçesidir! Yaşam koşulları için özellikle emekliler için her geçen gün daha zorlaşmakta, dayanılmaz hal almaktadır.”

    “İNSANCA BİR YAŞAM; HEPİMİZİN HAKKIDIR”

    Açıklama şöyle devam etti:

    “Bu bütçenin bir başka özelliği ise savaşa ve güvenliğe ayrılan paydır. 2020 bütçesinde iç ve dış güvenlik için ayrılan pay ise 145 milyardır. TSKGV (Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı) ve SSDF (Savunma Sanayi Destekleme Fonu) yi de hesaba kattığımızda bu pay 250 milyar tl ye çıkmaktadır. Ne işe yarayacağını bilmediğimiz silahlar, neyi savunacağını bilmediğimiz savunma sistemleri devletler arası siyasi dengenin bir faaliyeti olarak bizim cebimizden çıkan paralarla, bizim ürettiklerimizle ödeniyor.

    Barışçıl, kardeşçe ve insanca bir yaşam hepimizin hakkıdır. Hele ömrünün büyük kısmını bu ülkenin birikimine harcamış olan emekliler için bu en temel haktır.

    Bu hak siyasi iktidarların üzerinde tasarruf edebileceği bir hak değildir. Bu hak emekliler için vazgeçilmez haktır.

    Bu hakkın kendisine ve kullanılmasına yönelik her türlü girişim bizi Tüm Emekli- Sen’i karşısında bulacaktır.”

    PİRHA/ANKARA