PİRHA-İstanbul Beyoğlu’nda bulunan Karaağaç Dergahı’nda, aşure lokması pay edildi. Burada konuşan Karaağaç Alevi Bektaşi Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı Hüsniye Takmaz, “Dünyanın güzelliklere ihtiyacı var. Dünyada yaşananları görünce diyoruz ki; insanlık keşke aşure çorbası gibi bir kazanda kaynayabilse” ifadelerini kullandı.
Muharrem (Yası Kerbela) bitiminin ardından İstanbul Beyoğlu’nda bulunan Karaağaç Dergahı’nda da aşure lokması pay edildi.
Beyoğlu Sütlüce’deki Karaağaç Dergahı 600 yıllık bir tarihe sahip. 2002 yılında kurulan Karaağaç Alevi Bektaşi Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı Hüsniye Takmaz, lokma paylaşımı öncesi konuşurken, “Dünyanın güzelliklere ihtiyacı var. Dünyada yaşananları görünce diyoruz ki; insanlık keşke aşure çorbası gibi bir kazanda kaynayabilse. Buna dünyanın, Türkiye’nin ve özellikle Karaağaç Dergahı’nın da ihtiyacı var” dedi.
Yazar Ali Adil Atalay’ın duasının ardından aşure ve lokmalar pay edildi.
PİRHA-Tahtacı Aleviler ve 12 İmam oruçlarına dair konuşan Gazeteci Zeynel Gül, “Tahtacı Aleviler Muharrem ayına ‘Aşır ayı’ der. Aynı zamanda aşır ayında oruç sözcüğü yerine yas sözcüğünü kullanırlar. Aşureye de aşır çorbası denir. Tahtacı Alevilerde Masum-u Pak ve Ana Fatma oruçları bilinmiyor” dedi.
Gazeteci Zeynel Gül, Tahtacı Aleviler ve 12 İmam oruçlarına ilişkin PİRHA‘ya açıklamalarda bulundu.
Tahtacı Alevilerin, Muharrem ayı yerine Aşır ayı tanımını kullanıldığını söyleyen Gül, “Tahtacı Aleviler muharrem ayına ‘Aşır ayı’ der. Aşureye de aşır çorbası denir. Aşurenin piştiği güne de ‘Aşır Bayramı’ denir. Diğer Alevi toplumları gibi 12 gün boyunca bir şey yemezler, yas tutarlar. Bu nedenle hem yas hem aşır ayı birlikte anılır” dedi.
“TAHTACI ALEVİLER AŞIR AYINDA ORUÇ SÖZCÜĞÜ YERİNE YAS SÖZCÜĞÜNÜ KULLANIRLAR“
Tahtacılar açısından aşır ayı oruç tutma olmadığının altını çizen Gül, Oruç kutsal kitapların emri değil ve karşılığında bir mükafat olan hem inançsal hem davranışsal inanıştır. Öldükten sonraki yaşamı güzelleştirmek için oruç tutularak cennete gitmeyi veya günahlardan sıyrılmayı vaat eden böyle bir karşılığı olan inançtır. Yas ise; bitmek bilmeyen bir acıyı hiçbir karşılık beklemeden tutulan vicdan ve akılda hissedilen bedensel bir davranıştır. Bu nedenle Tahtacı Aleviler aşır ayında oruç sözcüğü yerine yas sözcüğünü kullanırlar. Belki en doğru olanı da budur. Tahtacı Alevilerde Masum-u Pak ve Ana Fatma oruçları bilinmiyor” ifadelerini kullandı.
“TAHTACI ALEVİLERDE AŞIR ÇORBASI KUTSAL SAYILIR”
Aşır ayı süresince yapılan ritüellere de değinen Gül, şunları söyledi:
“Tahtacı Aleviler yası 12 gün süre bir akşamdan bir akşama tutarlar. Akşam gün batarken önce ağızlarına tuz alırlar sonra yemeklerini yerler. Bu yemeklerin içinde et yoktur, süt yoktur, besleyici değildir. O görkemli sofraların hiçbiri yoktur. Afaki sofralarında yemeklerini yerler. Eğlence yapmazlar; gülmek, oynamak yoktur. 8 gün tıraş olunmaz. 9 gün çok yıkanmazlar. 10 gün hiçbir yere gitmezler.
Tahtacı Alevilerin büyük çoğunluğunun musahibi vardır. Musahibi olup da12 gün oruç tutan Aleviler kurban keserler. Çoğunluk olarak horoz keserler. Buna Cebrail Kurbanı derler.
TAHTACI ALEVİLER MUHARREM AYININ SON GÜNÜNE ‘AŞIR BAYRAMI‘ DERLER
Aşure yemeğinin Nuh Tufan’ından kaldığı söylenir. Onun için Tahtacı Alevilerin deyimiyle aşır çorbası kutsal sayılır. Aşure çorbası pişirildikten sonra ilk önce dede olan köye gidilir ve orada dede evinde aşure çorbası içilir. Ondan sonra insanlar gelir ve çorbalarını içer ve dağıtırlar. Eğer bir köyde dede yoksa herkes kendi aşiretiyle en yakın büyüğünün evinde toplanır, büyüklerin çorbası içilir. Sonra kendi çorbalarını dağıtırlar. Çorbaları dağıtan genellikle yeni yetişen kızlar ve erkeklerdir. Genç kızlar başka evlere giderek çorbalarını götürür ve ellerini öperler. Büyüklerde onlara seveceği başka şeyler verir. Bu nedenle Tahtacı Aleviler Muharrem ayının son gününe ‘Aşır Bayramı’ derler.”
PİRHA – Alevilerin matem ayı olarak bilinen Muharrem ayı bu yıl 17-18-19 Ağustos’ta Masum-u Pak orucuyla başlıyor. 20- 31 Ağustos tarihleri arasında tutulacak 12 gün oruç sonrası 1 Eylül’de ise aşure paylaştırılacak.
Alevilerin matem ayı olarak bilinen Muharrem ayı bütün Aleviler için yas ayıdır. Kurban Bayramı’ndan 20 gün sonra başlayan Muharrem orucu, 680’de Kerbela’da Yezit tarafından katledilen İmam Hüseyin ve 71 can için tutulan oruç aslında bir yas ibadetidir ve İmam Hüseyin şahsında bütün mazlumlara adanır.
Aleviler, Muharrem ayında kimi yörelerde 10, kimi yörelerde de 12 gün oruç tutarlar. Bu yıl 17-18-19 Ağustos’ta Masum-u Pak orucuyla başlıyor. Muharrem Orucu öncesi Masum -u Paklar Orucu olarak 3 gün yapılan ibadetin bir günü yöreden yöreye farklılık göstermekle birlikte Ana Fatma Orucu olarak tutulmaktadır.
20-31 Ağustos tarihleri arasında Muharrem orucu tutulacak. 1 Eylül’de ise Aşure pişirilerek paylaştırılacak. Cemevleri yaptıkları açıklamalarda bu yıl pandemi koşulları gözetilerek cemevlerinde lokma ve Muharrem sohbetinin olacağını duyurdu.
SAHUR YAPILMAZ, ORUÇ GÜNEŞE GÖRE AYARLANIR
Alevilerde sahur olmadığı gibi oruç açarken belirlenmiş bir saat de yoktur. Ne yenirse gece yarısından önce yenir. Aleviler güneş batınca oruçlarını açarlar. Görkemli sofralar kurulmaz, lüksten uzak durulur.
Oruç süresince de (12 gün boyunca) düğün, nişan, sünnet ve benzer törenler/etkinlikler yapılmaz, kurban kesilmez, et yenilmez. Kerbela şehitlerinin çektikleri susuzluğu hissetmek için saf su içilmez ancak vücudun su ihtiyacı yenilen yemeklerden, çay, kahve, meşrubat, meyve suyu, ayran gibi sıvı içeceklerden karşılanır. (HABER MERKEZİ)