Etiket: onar köyü

  • ‘Tarihi cemevimizin bulunduğu yerin RES alanı olarak belirlenmesini kabul etmiyoruz’-VİDEO

    ‘Tarihi cemevimizin bulunduğu yerin RES alanı olarak belirlenmesini kabul etmiyoruz’-VİDEO

    PİRHA-800 yıllık geçmişiyle bilinen tarihi Onar Cemevi, RES tehdidi altında. RES’lerin cemevine yakın bir alanda kurulması köylüler tarafından tepkiyle karşılandı. Köy Muhtarı Ahmet Toraman, “Bizim cemevimiz sadece köye ait değil; bütün Türkiye’ye ait. Bizim için mazisi olan bir yer. Senede 8-10 bin insan ziyarete geliyor. Cemevine zarar verebileceklerini düşünmek istemiyorum” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla Resmi Gazetede yer alan kararla birlikte, Malatya’nın Arapgir ilçesine bağlı Onar Mahallesi’nde bulunan 75 parsel, Rüzgar Enerji Sistemleri (RES) üretim tesisinin kapasite artışının sağlanması amacıyla acele kamulaştırılacak.

    Geniş bir araziye sahip olan Malatya’nın Arapgir ilçesine bağlı, Aleviler açısından önemli bir yere sahip olan tarihi 800 yıllık Onar Cemevi’ne yakın kurulması köylüleri tedirgin ediyor. Şu ana kadar 10’a yakın rüzgar tribünü inşa edilirken ilerleyen tarihlerde bu sayının artacağı söyleniyor.

    Türkiye’de bilinen en eski cemevi özelliğine sahip olan Onar Cemevi her sene birçok insanın ziyaret ettiği yerlerden bir tanesi. Alevi toplumunun hafızasını yansıtan cemevi ilerleyen süreçlerde tahrip olmayla karşı karşıya.

    Onar Köyü muhtarı Ahmet Toraman, köylerinin özellikle RES alanı seçilmesine karşı çıkarak, çevrede başka alanlar olduğu halde Onar Köyü’nün RES alanı olarak belirlenmesi insanı düşündürdüğünü söyledi. Toraman, “Acaba bu rüzgar santrallerinin alanını genişletip bizim köye kadar getirip köyümüzden etmek istemesinler” diyerek şüphesini dile getirdi.

    “ONAR CEMEVİ SADECE KÖYE DEĞİL BÜTÜN TÜRKİYE’YE AİT”

    Toraman, kendinden önceki muhtar zamanında Valilik, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, belediye başkanının da olduğu bir heyetin geldiğini, köylülerle konuşulduğunu ancak köylülerin santrali stemediğini belirterek, “Biz enerji üretilmesine karşı değiliz. Atalarımızın çocuklarının geçimini sağladığı bu arazilere rüzgar tribünleri kurulmasına ister istemez üzülüyoruz” diye konuştu.

    Onar Köyü Muhtarı Toraman, rüzgar enerji santrallerinin daha ileri gidebileceğinden endişe duyduklarının ifade ederek şunları söyledi:

    “Bazen düşünmüyor değilim. Bizim cemevimiz sadece köye ait değil; bütün Türkiye’ye ait. Bizim için mazisi olan bir yer. Senede 8-10 bin insan ziyarete geliyor. Cemevine zarar verebileceklerini düşünmek istemiyorum.

    Yetkililerle özellikle Onar Köyü’ne yapılmasının bir nedeni var mı diye sorduk. Çevrede diğer köylerin de proje alanı içinde olmasına rağmen ısrarla buraya yapılmasını anlamış değilim, art niyetli düşünmek istemiyorum fakat insanı düşündürmüyor da değil. Biz enerjiye karşı değiliz ama topraklarımızda böyle bir şeyin yapılmasını istemiyoruz.

    “ONCA KÖY VAR SADECE BİZİM KÖYDE YAPILIYOR”

    Köyde yaşayan Aziz Turan ise köylerinde yapılacak olan RES’lere karşı olduğunu ifade ederek, “Köyümüzün çevresinde onlarca köy var ama sadece bizim köyde yapılıyor bu proje. Bekleyip göreceğiz acaba başka yerlere de yapılacak mı diye. Tarım arazileri dışında hazine toprakları var oraya yapsınlar” şeklinde konuştu.

    Kamber YILDIZ/MALATYA

  • Tarihi Onar köyünde 3 cemevi var ancak Dede/Pir yok!-VİDEO

    Tarihi Onar köyünde 3 cemevi var ancak Dede/Pir yok!-VİDEO

    PİRHA – Tarihi Onar köyünde üç cemevi olmasına karşın Yol hizmeti yürütecek bir Dede ya da Ana bulunmuyor. Onar Köyü Derneği Başkanı Mehmet Ali Tanrıvermiş, köylerinin bir ocak merkezi olduğunu belirterek, “Burada ateş devamlı yanardı. Biz de şu an bu ateşi söndürmemenin mücadelesini veriyoruz” dedi. Tanrıverdi, dernek olarak “Aleviliği yaşatmayı misyon edindiklerini” de sözlerine ekledi.

    Malatya’nın Arapgir İlçesi’ne bağlı Onar köyü, Alevi coğrafyasında tarihi zenginlikleri sebebiyle anılan gözde mekanlardan biri. Birçok medeniyete ev sahipliği yapan Onar köyü, tarih içerisinde Alevi toplumu için de önemli bir ocak merkezi haline geldi.

    Arapgir Onar Köyü Kalkındırma Tabiat Varlıklarını ve Tarihi Eserlerini Koruma Derneği de bu önemli köydeki kültürü canlı tutmak adına hizmet yürütüyor. Derneğin başkanı Mehmet Ali Tanrıvermiş, yaklaşık 20 yıldır yönetimde görev alarak Onar köyü için çalıştığını belirtiyor.

    “Amacımız Onar köyünü kalkındırmak, güzelliklerini, tarihi eserlerini, Büyük Ocak Cemevi’ni toplumumuza duyurmak” diyen Mehmet Ali Tanrıvermiş’ten Onar’ın dünü ve bugününü dinledik.

    ALEVİLER NEZDİNDE ÖNEMLİ BİR İNANÇ MERKEZİ!

    Mehmet Ali Tanrıvermiş, Onar köyünün Alevi toplumu nezdinde önemine vurgu yaparak sözlerine başladı. Tanrıvermiş, köye dair eksik olan hizmetlere de değinerek şu bilgileri paylaştı:

    “Onar köyü, 1224 yılında Selçuklu hükümdarı Alaaddin Keykubat tarafından verilen bir vakıf senedi ile kurulmuş. Bu senedin kopyası da elimizde var. 800 yıllık bir köy. Köyümüzde aynı zamanda 800 yıllık bir cemevi var. Alevi-Bektaşilerin ibadethanesi olan cemevi, bütün ihtişamı, canlılığı ve içinde hala cem yapılmasıyla hala varlığını sürdürüyor. Bizim camiamız için burası çok önemli bir inanç merkezi.

    Uzun yıllardır bizlerin Onar köyüne yapmış olduğumuz hizmetler kendi olanaklarımız ile oldu. Derneğin, muhtarlığın ve köy halkının öncülüğünde yardımlarla yapılmış hizmetler bunlar. Bir tek son dönemde Arapgir Belediyesi kimi katkılarda bulundu. Tarihi ve turistik bir köy olduğu için şu anda ufak tefek destek almaya başladık diyebiliriz.

    “ARTIK DEDE YETİŞMİYOR, KÖYÜMÜZÜN EN BÜYÜK SORUNU YOL YÜRÜTÜCÜSÜNÜN OLMAMASI”

    Onar köyünün tarihçesi bir hayli zengin ancak günümüzde yeteri kadar değer görmüyor. İnanç merkezi olan Onar’da geçmişe nazaran Yol hizmetleri tam anlamıyla yürümüyor.
    Köyde hizmet yürütecek dedenin olmadığını söyleyen Mehmet Ali Tanrıvermiş, şöyle devam etti:

    “Biz inancımızı 800 yıl önce Şeyh Hasan Onar nasıl yaşıyorsa aynı şekilde yaşıyoruz. Ancak son dönemlerde eksik olarak dede yetişmediğini söyleyebilirim. Çünkü en son 94 yaşındaki Halil Kaygusuz dedemiz vefat ettikten sonra yerine çocuklarından dedelik yapacak kimseyi bırakamadı. Bu konuda bir eksiğimiz var. Diğer yandan yozlaşma anlamında en ufak bir bozulma söz konusu değil. Yani atalarımızdan gördüğümüz gibi Aleviliği, inancımızı yaşamaya devam ediyoruz. Şu an köyümüzün en büyük sorunu olarak bir Yol yürütücüsünün olmaması diyebiliriz.

    Burası bir ocak merkezi. Zaten cemevinin ismi de Büyük Ocak Cemevi. Burada ateş devamlı yanardı. Biz de şu an bu ateşi söndürmemenin mücadelesini veriyoruz. Burada tabii ki dedelerimize de kabahat bulmuyorum. Özellikle 1980’li yıllardan sonra büyük şehirlerin vermiş olduğu yaşam şartları nedeniyle onlar da kendilerini idame ettirmek için başka yollara yöneldiler. Böyle olunca bir açık doğdu. Şimdi bu açığın acısını bizler çekiyoruz. Bizim talip köylerimiz var, Halil Dede öldükten sonra o köylerden ‘bir dede gelsin en azından posta otursun’ dediler, ancak şu anda o posta oturacak dedemizi bile bulmakta zorluk çekiyoruz. Bu durum bizim açımızdan büyük bir sıkıntı.”

    “MİSYONUMUZ, ALEVİLİĞİ YAŞATMAK!”

    Mehmet Ali Tanrıvermiş, Alevi inancını yaşatmayı dernek olarak kendilerine misyon edindiklerini de belirtti. Tanrıvermiş, “Aleviliği ve Bektaşiliği özellikle Anadolu coğrafyasında nasıl yaşatabilir, gelecek kuşaklara içi dolu olarak nasıl teslim edebiliriz anlayışı ile hareket ediyoruz. Bu anlamda ocak olduğumuz için mutlaka içimizden bir dedenin yetiştirilmesi gerekiyor. Şu anda bir arkadaşımız bu hizmeti yapıyor fakat onun da kendini geliştirmesi, atadan, dededen gördüğü şekilde bu dedeliği yapması gerekiyor. Bu açığı en kısa zamanda gidermenin çabası içindeyiz” dedi.

    ONAR, TARİHİ ÖNEME SAHİP BİR KÖY

    Onar Köyü Kalkındırma Derneği’nin 1965 yılında İstanbul’da kurulduğunu aktaran Mehmet Ali Tanrıvermiş, “Esasında bizler İstanbul için bir şey yapmıyoruz. Yaptıklarımızın hepsi 1200 kilometre ötedeki Onar köyü için” diye vurguladı. Tanrıvermiş, köylerinin SİT alanına dönüştürüldüğünü söyleyerek şöyle devam etti:

    “Onar köyü şu anda turistik anlamda belli bir yere geldi. Daha iyi yerlere gelmesi için de çalışmalarımız devam ediyor. Köy şu anda SİT alanı olarak ilan edilmiş durumda. 24 evimiz 2. derece tarihi eser statüsünde. Büyük Ocak Cemevimiz ise 1. derece korunması gereken tarihi eser olarak kaydedilmiş durumda. Onar köyü, tarihsel açıdan da büyük bir öneme sahip. Doğu Roma’nın sınırlarını koruyanlar, Onar köyünde konuşlanmış ve orada 300 sene hüküm sürmüş. Köyde 21 adet de kaya mezarı var.”

    “RUHANİ HAVAYI ANCAK ORADA YAŞAYABİLİYORUZ”

    Büyük Ocak Cemevi’nin yanı sıra köyde bir de Şeyh Onar’ın oğlu tarafından yaptırılan Şeyh Bahşiş Cemevi de mevcut. Mehmet Ali Tanrıvermiş, tarihi 800 yıllık 2 adet cemevinin yanı sıra bir de kendilerinin yapmış olduğu bir cemevinin olduğunu aktardı. Tanrıvermiş, “Bu sene ‘Şeyh Hasan Onar 800. Yıl Anma Etkinlikleri’ni yaptık. Büyük Ocak Cemevi’nde de cem yaptık. Normalde burada tarihi eser olma sebebiyle cem yapmıyoruz. Cem yapmanın mekanı yok ama o havayı; ruhani, kutsi havayı ancak orada yaşayabiliyoruz. Betonların içerisinde ayrı ama 800 yıllık o cemevinin içinde çok daha farklı bir anlam ifade ediyor” diye konuştu.

    PİR SULTAN’IN SAKLANDIĞI KÖY!

    Onar köyünün Alevi toplumunda bir simge olduğunu ifade eden Mehmet Ali Tanrıvermiş, Pir Sultan Abdal’ın da Onar köyüne gittiğini anlattı. Tanrıvermiş, “Osmanlı’nın, Alevilere baskısından dolayı Pir Sultan Abdal, Onar’a gitmiş ve bir süre Onar’da saklanmış. O zamanlarda Onar köyü için bir de şiir yazmış” diye belirtti.

    Eren GÜVEN/İSTANBUL

    Fotoğraflar-Mehmet Özer

  • Eğitimci-Yazar İsmail Kaygusuz, Hakk’a yürüdü!-VİDEO

    Eğitimci-Yazar İsmail Kaygusuz, Hakk’a yürüdü!-VİDEO

    PİRHA-Alevi tarihi üzerine çok sayıda çalışmaya imza atan Eğitimci-Yazar İsmail Kaygusuz, Hakk’a yürüdü. Kaygusuz, bir süredir kanser tedavisi görüyordu.

    Video TV10 arşiv

    https://www.youtube.com/watch?v=ZEUmvqRKuQw

    Alevilik üzerine çok sayıda çalışmaya imza atan Eğitimci-Yazar İsmail Kaygusuz, İstanbul’da Hakk’a yürüdü. Uzun yıllardır İngiltere’de yaşamını sürdüren Kaygusuz, yaklaşık bir yıl önce İstanbul’a gelerek tedavi görmeye başlamıştı.

    3 Şubat’ta Hakk’a yürüyen İsmail Kaygusuz, bugün (3 Şubat) Malatya’nın Arapkir ilçesine götürülecek. Pandemi nedeniyle İstanbul’da bir uğurlama yapılmayacağını duyuran Kaygusuz’un yakınları, hava ve yol durumuna göre 4 ya da 5 Şubat’ta Malatya’da Onar köyünde Hakk’a uğurlama erkanının yapılacağını duyurdu.

    İSMAİL KAYGUSUZ KİMDİR?

    12 yıl öğretmenlik yapan İsmail Kaygusuz, Eskiçağ Tarihi ve Klasik Arkeoloji sertifikalarına da sahipti. İstanbul Üniversitesi’nde Klasik Arkeoloji ve Klasik Filoloji dersleri verdi. Birçok arkeolojik kazılara katıldı, aynı zamanda Alevilik üzerine önemli çalışmalara imza attı.

    1985 yılında yurtdışına çıktıktan sonra yaşamını yurtdışında sürdürdü. Uzun süre Paris’te kalan Kaygusuz, daha sonra Londra’ya yerleşti. Birçok dergilerde makaleleri yayımlandı.

    Önemli bir arkeolog ve filolog olan Kaygusuz, yapmış olduğu araştırmalarla Aleviliğin tarihini yazdı ve bu konuda şu önemli eserleri okuyucularla buluşturdu:

    -Aleviliğin Doğuşu

    -Öteki Gerçekler

    -Musahiblik (1991),

    -Alevilik’te Dar ve Pirleri (1993),

    -Alevilik İnanç Kültür ve Siyaset Tarihi ve Uluları I (1995),

    -Görmediğim Tanrıya Tapmam (1996),

    -Hünkâr Hacı Bektaş Veli / ‘Bilim Bütün Değerlerin Üzerindedir’ (1998),

    -Alevilik, Diyanet, Siyaset (2004),

    -Hasan Sabah ve Alamut (2004), Aleviliğin Doğuşu:

    -İslam İmparatorlukları Tarihinde İktidar Mücadeleleri (2005),

    -Anadolu Bilgeleri: Anadolu’yu Aydınlatan Düşün ve Eylem Adamları (2005)

    -Bir Doğu Anadolu Köyünün Kültürel Geçmişi Üzerinde Araştırma Onar Dede Mezarlığı ve Adı Bilinmeyen Bir Türk Kolonizatör’ü Şeyh Hasan Onar (1983),

    İsmail Kaygusuz’un ‘Roman’ ve ‘Tiyatro’ türünde kaleme aldığı eserleri:

    – Son Görgü Cemi I (1991), Kentin Kızı Plankia Magna (1997)

    -Silvanlı Kadınlar (1999), Satılık (Evlilik Oyunu, 1999), Kısır (1999), Pascal ile Stephanie (1999), Plankia Manga (1999), Oğlan Şeyh Maşuki Duruşması (1999), Baba Erenler (1999), Baba Resul (2001).

    (HABER MERKEZİ)