Etiket: önlem

  • HDP’li Koçyiğit: Bilim Kurulu ‘Ben Bilirim’ Kuruluna takılıyor

    HDP’li Koçyiğit: Bilim Kurulu ‘Ben Bilirim’ Kuruluna takılıyor

    PİRHA – Halkların Demokratik Partisi Muş Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Türkiye’de yayılan ve 812 kişinin hayatını kaybettiği koronavirüs salgınına karşın alınması gereken önlemler hakkında değerlendirmelerde bulundu. Koçyiğit iktidarın yeterli ve kurtarıcı önlemler almadığını belirterek “Koronavirüsün insanlık tarihinde telafisi imkansız zararlar verdiğini görüyoruz” dedi.

    HDP Muş Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, TBMM’de gerçekleştirdiği açıklamada koronavirüs salgını karşısında hükümetin aldığı önlemleri eleştirdi. Ayrıca ölüm orucunun 288. günü ölümsüzleşen Grup Yorum Üyesi Helin Bölek’i anarak konuşmasına başlayan Koçyiğit, “Yaşamdan yana tavır almaya davet ediyorum” diyerek hükümete seslendi.

    “ULUS DEVLET YAPISI ÇÖKMÜŞTÜR”

    Dünyanın ve Türkiye’nin koronavirüs karşısında yaşadığı değişimi değerlendiren Koçyiğit, “İnsanlık tarihinde telafisi imkansız zararlar verdiğini görüyoruz. Bu bir yönüyle bizleri, yaşadığımız sistemle yüzleştirirken kapitalizmin çarpıklığını gözler önüne seçiyor” dedi. Koçyiğit konuşmasına “Bir yandan da içinde bulunduğumuz ulu devlet yapısının böylesi salgınlarda nasıl yetersiz kaldığını ve küresel saldırının karşısında her devletin kendi kaderine terk edilmesinin, her devlette yaşayan halkların kendi kaderine terk edilmesinin de insanlık utancı olduğunu bir kez daha görüyoruz” dedi.

    “BİLİM KURULU BEN BİLİRİME TAKILDI”

    Bilim Kurulu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan habersiz karar açıklamadığı ve alınan kararları Cumhurbaşkanına onaylattığı iddiaları üzerine HDP’li Koçyiğit “Bir bilim kurulu oluşturuldu, bu çok doğru ve yerinde bir karardı. Fakat bilim kurulunun her tavsiyesi ne yazık ki ben bilirim kuruluna takılıyor ve ben bilirim kurulu da ne yazık ki aslında alınması gereken önlemleri almıyor. Niye bu önlemleri almıyorlar? Çünkü sürekli artsın istiyorlar. Çünkü kriz koşullarında da ekonomik çarkları dönsün istiyorlar, çünkü patronlar kazansın işçilerin canı önemli değil diyorlar. Bu aslında şu anda sağlık çalışanları açısında da geçerlidir” dedi.

    “ACİL BİR ŞEKİLDE BU KARARLARI UYGULAYIN”

    HDP Muş Milletvekili Gülistan Koçyiğit, “Birkaç şeyin çok hızlı bir şekilde yapılması gerekiyor” diyerek;

    1. Sağlık çalışanları, belediye çalışanları ve zorunlu hizmet kolunda çalışanlara test yapılmalı çok yaygın test yapılmalı, bu testlerin sonuçları açıklanmalı.
    2. Testleri yapan laboratuvar sayıları artırılmalı, koruyucu ekipman sorunu çok hızlı bir şekilde çözülmeli, Sağlık Bakanlığı kendi ifadesiyle 6 bin sağlık çalışanına hasta dedi. Biz biliyoruz ki bu sayıların çok üzerinde. Sağlık emekçisi aslında şu anda hasta olmasına rağmen COVİT’li olmasına rağmen çalışıyor.
    3. Çalışma saatlerinin düşürülmesi gerekiyor. 24 saatlik bir çalışma süresi böylesi bir salgında insanları kasten öldürmedir, bu kabul edilemez. 6 saatlik dilimler halinde vardiya usluyla çalışma olmalı ve bu çalışma aralarında mutlaka dinlenme koşullarında sağlık çalışanlarına sağlanmalıdır. Herkes için ek ödeme, ayrımsız bir şekilde yani hekime ödenen, hemşireye ödenen, ek ödemenin yardımcı sağlık hizmetinde çalışan ambülans şoförüne ödenmemesi, oradaki çöpleri toplayan arkadaşa ödenmemesi kabul edilemez. Bunu hemen hızlı bir şekilde önüne geçmek gerekiyor. Bunun dışında ne yapmak gerekiyor. Bunun dışında çok hızlı bir şekilde bilim kurulunun önerilerine kulak vermek gerekiyor. Yani ücretli izini hızlı bir şekilde yaşama geçirmek gerekiyor.

     

     

     

  • Malatya’da siyasi parti ve STK’lerden hükümete ‘acil önlem alın’ çağrısı

    Malatya’da siyasi parti ve STK’lerden hükümete ‘acil önlem alın’ çağrısı

    PİRHA- Malatya’da faaliyet yürüten bazı siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları, dernekler ve inanç grupları ortak bir açıklama yaparak, iktidar ve devletin acil olarak sokağa çıkma yasağı da dahil olmak üzere etkili önlemler alması gerektiğini talep ettiler.

    Aralarında HDP, CHP, EMEP, ESP, İHD, TMMOB, PSAK,BELEDİYE İŞ, BTS, BES, ÇGD, EĞİTİM SEN, EĞİTİM İŞ, ADD, EŞİT YURTTAŞLIK DER, SES, SOL PATİ ve ZEYNEL ABİDİN VAKFI’nın da bulunduğu kurumlar, “Sosyal izolasyon istiyoruz!“ başlığı altında bildiri yayınladılar.

    “SAĞLIKÇILARA ÖZEL SERVİS SAĞLANMALI”

    Bildiride, “Tüm dünya ile birlikte ülkemiz de alışık olmadığımız zor zamanlardan geçmektedir. Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve neredeyse tüm dünya devletlerinde görülen (Covid-19) koronavirüsün Türkiye’de de görülmesi ile birlikte tedbirler üst seviyeye çıkarılmalıydı, ancak görünen o ki geç kalınmış. En kötüsüde salgın hızla yayılmaktadır. Salgının yayılmasını önlemek, hem bireysel, hem de toplumsal sorumluluğumuzdur. Toplumun bir kesimini izole edip, bir kesimini de iş yaşamına devam ettirmenin çözüm olmadığı artık anlaşılmıştır.
    İçlerinde yaşlılar, engelli bireyler, azınlıklar, yerli halklar, mülteciler, sığınmacılar, göçmenler, evsizler ve yoksulların da bulunduğu Covid-19 virüsüne karşı özellikle savunmasız olanlara ayrıca özen gösterilmesi acil ve ivedi talebimizdir. En kısa zamanda sağlıkçılara özel servis sağlanılmalı, sağlıkçıların hepsine test uygulanması en kısa zamanda yapılmalıdır“ denildi.

    Bildiride, gündemdeki yargı paketinin de bir an evvel, demokratik usuller göz önünde bulundurularak yasallaşması ve cezaevlerinin doluluk oranı gibi önemli risk faktörlerinin azaltılması gerektiğine vurgu yaparak, iktidarı ve yönetenleri göreve çağıran imzacı kurumlar, acil olarak yapılması gerekenleri sekiz maddelik bir açıklamayla kamuoyuna duyurdular:

    Maddeler şöyle:

    1-27 Mart 2020 tarihinde açıklanan 7 maddelik yeni önlemler paketinin tek başına yeterli olmadığı anlaşılmıştır. Bu gün geldiğimiz noktada geniş, yaygın ve etkin bir sokağa çıkma yasağı ve karantina hemen uygulanmalıdır. Artık sorun “Evde kal” aşamasından “Evde tut” aşamasına gelmiştir. İktidarı bir an önce bu önlemleri almaya çağırıyoruz!

    2- Zaruri ihtiyaçlar dışındaki üretim faaliyetleri durdurulmalı, toplum hareketliliği asgari düzeye indirilmelidir. Kamu emekçilerine, işçilere ücretli izin verilmelidir. Serbest meslek sahipleri ve esnafın gelir kayıpları telafi edilmeli, geliri olmayan yoksul ailelere mutlaka sosyal ve nakdi yardımlar yapılıp, toplumsal izolasyon sağlanmalıdır.

    3- Salgın boyunca elektrik, su, doğalgaz ve internete erişim ücretsiz olmalıdır. Elektirik ve doğalgaz dağıtım hizmetleri kamulaşmalıdır.
    Belediye hizmetlerinin aksamaması için belediyelere merkezi bütçeden kaynak aktarılmalıdır.

    4- İşten çıkarma salgın süresince yasaklanmalıdır. Çalışanlar ücretli izinli sayılmalıdır. Bu izinler “mücbir sebep” sayılmalı ve yıllık ücretli izinde mahsup edilmemelidir.
    Kapanan işletmelerin çalışanlarınının ücretleri tam veya tama yakın bir şekilde ödenmelidir.

    5- Sağlık hizmetleri kamu ve özel ayrımı olmadan, tamamen ücretsiz olmalı, sağlık kurumlarına kaynak aktarılmalı, gerekiyorsa tüm sağlık kurumları kamulaşmalıdır.
    Sağlık emekçilerinin sağlığı için tüm gerekli önlemler alınmalıdır. Sağlık çalışanlarının çalışma koşullarını iyileştirmek için kaynaklar seferber edilmelidir.
    KHK (Kanun Hükmünde Kararname) ile işine son verilmiş sağlık emekçileri derhal işlerine iade edilmelidir.

    6- Tarımsal üretimin sürdürülmesi sağlanmalıdır. Bunun için çiftçilerin kooperatif ve bankalara olan borçları ertelenip, faizleri silinmelidir. Üretimi sürdürecek başta mazot desteği olmak üzere çiftçilere ekonomik destek verilmelidir.

    7- Covid-19 testleri yaygınlaştırılmalı, bütün sağlık kuruluşları test yapar hale getirilmeli, salgının yaygın olduğu yerleşim yerleri kamuoyuna duyurulmalı, bu yerleşim yerlerine özel izolasyon uygulanmalıdır.

    8- Cezaevleri, askeri kışlalar virüsün yayılması durumunda en riskli alanlardır. Özellikle cezaevlerinde virüsün yayılma hızı dikkate alınarak kitlesel ölümlerin olması kaçınılmazdır.

    Abidin ÇETİN/MALATYA

  • PSAKD: Bilime, sağlığa bütçe yok ama Kanal İstanbul’a var!

    PSAKD: Bilime, sağlığa bütçe yok ama Kanal İstanbul’a var!

    PİRHA – Pir Sultan Abdal Kültür Derneği tarafından yapılan açıklamada Dünya’yı ve Türkiye’yi kuşatan koronavirüs salgınıyla mücadele konusunda AKP iktidarının yetersiz olduğu ve halka adeta ‘başınızın çaresine bakın’ denildiği belirtildi. Açıklamada, Diyanete ve ranta aktarılan devasa bütçeler, sağlık ve eğitime doğru kullanıldığı taktirde bu virüs salgını ile daha kolay baş edebileceği kaydedildi. 

    Türkiye’de 11 Mart’tan bu yana koronavirüs nedeniyle 92 kişi yaşamını yitirirken, koronavirüs vaka sayısı 5 bin 698 oldu.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, koronavrüs salgınının Dünya’yı ve Türkiye’yi kuşattığı belirtilen açıklamada salgın ile başa çıkmak için çağdaş insanların çabalarken AKP iktidarının ise rant peşinde koştuğuna dikkat çekildi.

    Emekçilerin vergisi ile var olan ülke bütçesinin dindar ve kindar nesiller yetiştirmek adına Diyanete, tarikatlara ve bir avuç yandaşa aktarıldığı belirtilen açıklamada, Kızılay’ın günlerdir ortada olmadığına dikkat çekilerek, hükümetin çözüm üretmek yerine, halkı din ile yönetme sevdasından vazgeçmediği kaydedildi.

    “BİLİME, SAĞLIĞA BÜTÇE YOK AMA KANAL İSTANBUL’A VAR!”

    Dünyada demokrasi olan tüm ülkelerde ücretli izin, sağlık taraması, zorunlu ihtiyaçların karşılanması gibi önlemlerin alındığı belirtilen açıklamada, “Türkiye’de ise önlem olarak, emlak vergisinde ve uçak biletlerinde indirim ve dua edin deniliyor”denildi. 

    Halka adeta ‘başınızın çaresine bakın’ denildiği kaydedilen açıklamaya şöyle devam edildi:

    “İşçilere, memurlara, işsizlere evden çıkmayın derken, kira, fatura ve zorunlu ihtiyaçları nasıl karşılanacak belli değil. Siyasal İslam tam olarak budur. Bilime, sağlığa bütçe yok ama kanal İstanbul’a var! Ülkede milyonlarca insan işsizken, milyonlarca insan açlık, sefalet ve borç batağında yaşarken, devlet bütçesini özel mülkiyeti gibi kullanmak hiç kimsenin hakkı değildir, olamaz.

    Diyanete ve ranta aktarılan devasa bütçeler, sağlık ve eğitime doğru ve dürüst kullanıldığı taktirde bu virüs salgını ile daha kolay baş edebiliriz. Devleti din ile yönetenler halkın yalnızca bu gününü değil geleceğini de çalıyor. Salgın karşısında kendileri her türlü bilimsel destekten faydalanırken yıllardır yoksulluğa mahkum ettikleri halka “dine sarılın” diyorlar. Virüs ile mücadelede küresel ve bilimsel bir ortak akıla ihtiyaç vardır.” 

    “TÜM ÇALIŞANLAR ÜCRETLİ İZNE AYRILMALI”

    PSAKD, koronavirüs salgınına karşı alınması gereken önlemleri ise şöyle sıraladı:

    • Ülkedeki tüm çalışanlar ücretli izine ayrılsın.
    • Her türlü borçların faizleri silinip bir yıl ertelensin.
    • Evsiz insanlar mutlaka sağlıklı mekanlara yerleştirilsin.
    • İşyerleri ve ev kiralarını bir yıllığına devlet ödesin.
    • Ücretsiz sağlık taraması yapılsın.
    • Diyanete ayrılan bütçe ve diyanete ait olan tüm tesisler virüs ile mücadeleye devredilsin.
    • Başta Kanal İstanbul olmak üzerine tüm ihaleler iptal edilip ayrılan bütçeler sağlığa harcansın.
    • Yaşlılara yönelik, hakaret ve ötekileştirici söylemlerde bulunanlar cezalandırılsın.    PİRHA/İSTANBUL

     

  • Alevi örgütlerinden koronavirüse karşı yeni önlem

    Alevi örgütlerinden koronavirüse karşı yeni önlem

    PİRHA – Alevi örgütleri tarafından Dünyayı ve Türkiye’yi etkisi altına alan koronavirüs salgınına ilişkin yeni bir önlem olarak, yapılacak Hakk’a yürüme erkanlarına sadece aile fertlerinin katılması çağrısı yapıldı. 

    Alevi Bektaşi Federasyonu, Alevi Dernekleri Federasyonu, Alevi Vakıflar Federasyonu, Hacı Bektaşi Veli Anadolu Kültür Vakfı, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Alevi Kültür Dernekleri, Dünyada ve Türkiye’de hızla yayılan koronavirüse ilişkin yeni önlemler aldığını duyurdu.

    Alevi kurumları, bu yeni önlemler dahilinde özellikle Hakk’a yürüme erkanlarına sadece aile fertlerinin katılmasının önemine dikkat çeken açıklamada şunlara değindi:

    “Bilindiği gibi hepimiz, ülkemizi ve dünyayı saran Corona virüsü (Covıd-19) ile mücadele etmekteyiz. Toplumda oluşan duyarlılık ve hassasiyet ise taktir edilir seviyelere ulaşmış durumda. Biz Aleviler yaşamı savunan, yaşayanı yücelten bir inancın sahipleri olarak, cemevlerimizi cenaze hizmetleri dışındaki tüm etkinliklere kapalı tutarak bu sürece destek olmuştuk.

    Cenaze hizmetleri dışında kapalı tutulan cemevlerimizde, hizmet veren canlarımızın korunması için, cemevi yönetimlerinin derhal gerekli hijyen malzemelerini alması (tulum,  eldiven, maske, saf alkol vb), cenaze erkanlarının ise 65 yaşını geçmemiş canlarımız ile cenaze yakınlarıyla yürütülmesi artık bu mücadelenin önemli bir parçasıdır.

    Bunun birinci nedeni, cenaze hizmeti veren cemevi emekçilerinin yeterli korunma ekipmanlarının olmayışı ve cenazenin Hakk’a yürüme nedeninin tam olarak bilinememesidir. Başından beri gerekli duyarlılık ve hassasiyeti gösteren Alevilerin bu konuda da duyarlı davranacağına olan inancımız ile. Hepimiz çok değerliyiz, lütfen virüse karşı hayatın her alanındaki duyarlılığımızı sürdürelim.”            PİRHA/İSTANBUL

     

     

  • HDP’li Koçyiğit’ten ekonomi paketine tepki: AKP, yüzde birlik bir azınlığın safında

    HDP’li Koçyiğit’ten ekonomi paketine tepki: AKP, yüzde birlik bir azınlığın safında

    PİRHA – AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın koronavirüse karşı açıkladığı ekonomi paketini değerlendiren HDP’li Koçyiğit, açıklanan paketin toplumun beklentilerinden çok uzak olduğunu söyledi. Bu hastalıktan en çok zarar gören 65 yaş üstü yoksullar, işçiler ve sağlık emekçileri için düzenlemelerin olmadığı söyleyen Koçyiğit, cezaevlerinde bulunan tutukluların da biran önce tahliye edilmesi çağrısında bulundu. 

    Dünyada ve Türkiye’de yayılma hızı katlanarak artan koronavirüs (Covid-19) salgını hakkında bir dizi önlem alınıyor. AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından önceki açıklanan “Ekonomik İstikrar Kalkanı” paketini değerlendiren Halkların Demokratik Partisi(HDP) Muş Milletvekili ve eski sağlık çalışanı Gülistan Kılıç Koçyiğit, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı paketin toplumun beklentilerinden çok uzak bir paket olduğunu söyledi.

    “İŞÇİLERE, YOKSULLARA VE YAŞLILARA İLİŞKİN BİR DÜZENLEME ÇIKMADI”

    Paketin içerisinde büyük sermaye sahiplerinin karlarının nasıl korunacağını, nasıl zarar ettirmeyeceklerine dair daha çok teşvikin olduğunun altını çizen Koçyiğit, “Bu hastalıktan en fazla zarar gören 65 yaş üstü olanlar, yoksullar, çalışmak zorunda olan işçiler ve sağlık emekçileri. Sağlık emekçilerine ilişkin hiçbir düzenleme yer almadı. Sadece 60 yaş üstü olanlar için kolonya ve maskelerin ücretsiz dağıtılacağı ifade edildi. Aslında trajik bir durum yani bugün yoksulları en fazla hastalığa açık hale getiren ısınma sorunu, barınma sorunu, beslenme sorunu bütün bunları görmeden bütün bunlara dönük hiçbir çözüm geliştirmeden sadece meseleyi getirip bir kolonyaya ve maskeye indirgemenin bu toplumla dalga geçmek olduğunu da ifade edebiliriz” dedi.

    “ÇALIŞAN HERKES ÜCRETLİ İZİNE ÇIKARILABİLİRDİ”

    Koçyiğit, açıklanan “Ekonomik İstikrar Kalkanı” paketinden kamuoyunun beklentilerini ise şöyle sıraladı:

    • Şu anda çalışmak zorunda kalan bütün işçilerin işe gitmelerini engelleyecek şekilde bir ücretli izinin ifade edilmesiydi.
    • Bu dönemde işten çıkarmalar yasaklanabilirdi, çünkü birçok insanın bu dönemde işsiz kalacağını çok iyi biliyoruz.
    • Dar gelirliler için 2 milyon gibi bir rakam ifade edildi, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı üzerinden. Çok hızı bir şekilde şu anda yerel yönetimler üzerinden bütün belediyelere ayrımsız olarak bu kaynak aktarılabilir ve yerel yönetimlerin yapacakları tespitler sonucunda da ihtiyaç sahibi ailelere çok hızlı bir şekilde ulaştırıldı. Kaldı ki bunun aynı yardım olmasına da gerek yok çok hızlı bir şekilde ihtiyaç sahiplerine, hesaplarına belirli bir miktarda nakit para yatırılabilir.

    AKP’nin böyle bir durumda bir kez daha kimin safında olduğunu gösterdiğini belirten Koçyiğit, “Bir salgın durumunda bütün bir toplum risk altındayken sadece yüzde birlik bir azınlığı koruduğunu ve onun hükümeti olduğunu aslında bir kez daha açık ve net bir şekilde ortaya koydu” dedi.

    Koronavirüs vakalarının her geçen gün arttığına dikkat çeken HDP’li Koçyiğit, sağlık çalışanları açısından da büyük risklerin olduğunu belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Birçok hastaneler yani daha önceden çalıştığımız arkadaşlarımız ve başka yerlerden üzerinden edindiğimiz bilgi, hastanelerde sağlık emekçilerinin bu virüsten koruyacak koruyucu ekipmanların olmadığı ya da çok yetersiz olduğu yönünde. Maske bulmakta, eldiven bulmakta zorluk çekiyorlar, bir defa kullanıp atmaları gereken eldivenleri daha uzun süre kullanmaları yönünde telkinler aldıklarını, el dezenfektanlarını az kullanmaları yönünde telkinler aldıklarını ifade ediyorlar ki bunlar hem sağlık çalışanlarının sağlığını riske atıyor, hem de hizmet verdikleri hasta olmayan halkın sağlığını riske atıyor. Çünkü siz sonuçta aynı zamanda eğer hijyen koşullarına malzemede kısıtlamaya giderseniz bir hastadan bir başka hastaya enfeksiyonu yayma riskini de beraberinde getirseniz o anlamda çok hızlı bir şekilde sağlık çalışanlarının taleplerinin karşılanması gerekiyor.”

    “SAĞLIK ÇALIŞANLARININ TALEPLERİ GİDERİLMELİ”

    Sağlık Bakanlığı’nın sağlık meslek örgütleriyle sağlık alanında örgütlü sendikalarla işbirliğine gitmesi gerektiğinin altını çizen Koçyiğit, sağlık meslek örgütlerinin taleplerinin giderilmesi çağrısı yaparak talepleri şöyle sıraladı:

    “Sağlık emekçilerinin talepleri koruyucu ekipmanların hızlı bir şekilde arttırılması, sağlık çalışan sayısının arttırılması ve bu anlamda mesai saatlerinin kısaltılması, vardiyaların kısaltılması, mola sürelerinin artırılması, dinlenebilecekleri sürelerin arttırılması yani kendini iyi hissetmeleri hastalıktan korunmaları için moral değerleri çok önemli. Şu anda mevcut personel eksiğini gidermek için henüz ataması yapılmayan binlerce yüz binlerce kişi var mezun olmuşlar ama atamaları yapılmamış çok hızlı bir şekilde bunların atamaları yapılabilir. Sağlık emekçilerinin işe gidip gelirken toplu taşımaları kullanmalarının önüne geçmek için servis temin etmesi gerekiyor. 60 yaş üstündeki kronik hastalığı olan sağlık çalışanlarının da idari izinli olmalarının sağlanması gerekiyor” dedi.

    “CEZAEVLERİNDE BULUNAN TUTUKLULAR SERBEST BIRAKILMALI”

    Adalet Bakanlığı’ndan da açıklanan paket içinde beklentilerin olduğunu belirten Koçyiğit, cezaevlerinde bulunan dört beş kişilik odalarda 15 kişi 20 kişi kaldığını hatırlatarak, “İnsanlara sürekli televizyonlardan sosyal teması kesin, sosyal mesafenizi diye telkinlerde bulunuluyor şimdi. 4 kişilik bir hücrede 10-15 kişi nasıl sosyal mesafelerini yaşayacak. Bu insanlar temiz beslenme temiz temiz gıdaya erişim konusunda en güzel dezavantajlı gruplar temiz havaya çıkma koşulları bile çoğu zaman bulamıyorlar. Şimdi bu insanların herhangi birinin hastalanması yada cezaevindeki olası bir salgının yayılması önüne geçilemeyecek bir felaketi tetikleyecektir. Bu anlamda cezaevleri yetiştirme yurtları,  huzur evleri gerçekten bütün bunlar en büyük risk grubunda ve bunların her biri de duruma göre önlem almak gerekiyor” dedi.

    Koçyiğit, bütün tutuklular için adli kontrol yöntemlerinin uygulanması ve bu insanların çok hızlı bir şekilde cezaevlerinden çıkarılması gerektiğinin altını çizdi.

    SOSYAL DEVLET VURGUSU

    Anayasaya’da yer alan sosyal devlet vurgusunu da hatırlatan Koçyiğit, yaşam hakının en temel hak olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

    “Anayasada Türkiye Cumhuriyeti devleti ve sosyal devlet deniliyor. O zaman bu sosyal devletin gereği açıklamada yapılmalıydı. Bizlerin de muhalefetin de bütün bir toplumda ‘hak verilmez alınır’ ilkesi gereğince bu konuda örgütlenmesi, sesini duyurması ne olursa olsun işçiye verilmeyen yoksula verilmeyen dar gelirliye verilmeyen ama patronlara hızlı bir şekilde açıklanan paketin terse çevirilmesi gerekiyor. Yani patronlara verilenlerin işçilerin emekçilerin hakkı olduğunu bilmemiz ve buna göre hareket etmemiz örgütlenmemiz gerekiyor.”

    PİRHA/İZMİR

  • Dünya Sağlık Örgütü: Tüm ülkeleri daha dikkatli olmaya çağırıyoruz

    Dünya Sağlık Örgütü: Tüm ülkeleri daha dikkatli olmaya çağırıyoruz

    PİRHA – Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Başkanı Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus “Tüm ülkeleri daha dikkatli olmaya çağırıyoruz. 97 ülkenin sağlık bakanları ile iletişimdeyiz. Daha dikkatli, daha sağlıklı ve daha derin önlemler alınması ile ilgili bilgi paylaşımları gerçekleştiriyoruz”dedi.

    Dünya Sağlık Örgütü Başkanı Dr. Adhanom, dünya genelini etkileyen ve önlem alınmadığı için birçok insanın yaşamını kaybetmesine neden olan yeni koronavirüs hakkında değerlendirme toplantısı düzenlendi. Toplantıda dikkat çekecek detaylardan biri de WHO Başkanı’nın ilk defa dijital ortamda basın toplantısı düzenlemesi idi.

    “İKİNCİ SINIF ÜLKELER DAHA DİKKATLİ OLMALI”

    WHO olarak dünyanın tüm sağlık bakanlıkları ile bilgi alışverişinde olduklarını belirten Başkan Dr. Adhanom, “Şu an teknolojik donanım bakımından çok daha ileride olan ülkeler dahi önlem alma konusunda tıkanıklık yaşıyor. İkinci sınıf ülkelerin bu konuda daha dikkatli ve daha hassas olmasını bekliyoruz” dedi. Dr. Adhanom, “Amerika, Rusya, İngiltere ve Fransa hükümet yetkililerinin korona ile karşı karşıya kaldıkları iddialarının asılsız olduğunu belirtmek istiyorum. İngiliz parlamenterlerden birinin sadece önlem amaçlı karantinaya alındığını belirtmek istiyorum” dedi.

    “ALMAN YETKİLİLER İLE SÜREKLİ BİLGİ ALIŞVERİŞİ İÇERİSİNDEYİZ”

    Alman Başbakanı Angelina Merkel ile telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini açıklayan Dr. Adhanom, “Sayın Başbakanın belirttiği rakamlar korkutucu ancak önlem alındığında herhangi bir iz bırakmayacak bir şey. Alman Sağlık Bakanlığı ile bilgi alışverişlerimiz sürekli devam ediyor. Vakaların arttığı bilgisi elimizde ancak tam sayının Alman makamlarınca açıklanmasını bekliyoruz” dedi.

    “TÜRKİYE’DE ALINAN ÖNLEMLER DAHA UZUN VADELİ OLMALI”

    Türkiye Sağlık Bakanı ile görüşmesini anlatan WHO Başkanı Dr. Tedros Adhanom, “Türkiye konumu olarak daha dikkatli olmak durumundadır. Sınır güvenliğin kırmızı seviyeye çıkarmalıdır. Alınan önlemler daha uzun vadeli ve daha geniş yelpazeli olmalı” dedi. İstanbul’da gerçekleşecek olan Uluslararası İklim Değişikliği Toplantısı’nın altıncı oturumunun virüs endişesi ile iptal edildiğini belirten Dr. Adhanom, “Türkiye’nin yüzeysel önlemleri derinleştirilmelidir. Türk yetkililer halkın sağlığını korumak adına daha dikkatli olmalıdır. Toplu ibadetler geçici bir süre engellenebilir” dedi. HABER MERKEZİ