Etiket: onur kaya

  • ‘Seçimi demokrasi güçleri ve halkların kardeşliği kazandı’-VİDEO

    ‘Seçimi demokrasi güçleri ve halkların kardeşliği kazandı’-VİDEO

    PİRHA- İmamoğlu’nun Büyükşehir Belediye başkanlığına yeniden seçilmesi tüm toplumsal kesimler tarafından olduğu gibi Aleviler tarafından da konuşuluyor. ABF Başkan Yardımcısı Metin ve PSAKD Genel Eğitim Sekreteri Kaya seçim sonuçlarını PİRHA’ya değerlendirdi.

    Geçtiğimiz 31 Mart’ta yapılan yerel seçimlerde Millet ittifakının adayı Ekrem İmamoğlu ve Cumhur ittifakının adayı Binali Yıldırım arasındaki oy farkı 13 bin 729’du.

    23 Haziran’da yenilenen seçimde ise İmamoğlu 4 milyon 698 bin 782, Yıldırım ise 3 milyon 921 bin 201 seçmenin oyunu aldı. İmamoğlu’nun oy oranı yüzde 54,03, Yıldırım’ın oy oranı yüzde 45,09 olarak gerçekleşti. Açılan sandık verilerine göre iki aday arasındaki oy farkı 777 bin 581 oldu.

    “SEÇİMLERİ DEMOKRASİ GÜÇLERİ VE HALKLARIN KARDEŞLİĞİ KAZANDI”

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkan Yardımcısı Müslüm Metin ve PSAKD Genel Eğitim Sekreteri Onur Kaya seçim sonuçlarını PİRHA‘ya değerlendirdi.

    Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Müslüm Metin, “İstanbul’da yenilenen seçimi demokrasi güçleri kazandı, halkların kardeşliği kazandı, toplum kazandı. Aslında toplumsal barış kazandı” dedi.

    İstanbul seçiminin kadınıyla, gençleriyle, ezilen bütün halklar ve demokrasi güçleriyle birlikte zafere ulaştığını belirten Metin, sözlerine şöyle devam etti:

    “Biz Alevi toplumu olarak her zaman eşit yurttaşlıktan, paylaşımdan yanayız. Yerel yönetimler halkın birlikte yönetim şeklini oluşturması gerektiği bir yerdir. Hakça paylaşım olması gerekir. Liyakata göre çalışma yapılması gerekir. Bu zamana kadar rant cephelerinin uzaklaştırılması gerekir. Burada seçimde ötekileştirilen toplumlar biraraya geldi, söylem çok önemliydi. İktidar partisi söylemleriyle insanları kutuplaştırdı ve bu kutuplaştırmanın sonucunda kendisi sandıkta gördü.”

    “İNSANLARI KUTUPLAŞTIRMA SİYASETİ  BOŞA ÇIKARILDI”

    Metin konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Bana göre bu bir rüzgârdır. Türkiye’de artık demokrasi güçleri, halkların kardeşliği yönünde daha ufku açacak, daha iyi günler görecek şekilde çalışmalar yapacak ve aydınlık geleceğe yönelik çok güzel şeyler olacağına inanıyorum.

    Biz Alevi toplumu devletten ve bütün yerel yönetimlerden tek isteğimiz var. ‘Bize ayrıcalık verin’ demiyoruz. Eşit yönetim, eşit yurttaş olarak bizi görün. Aleviler bu toplumun en aydınlık yüzüdür. Bu yüzlerden sizler yararlanın, özellikle donanımlı gençlerimizi yönetimlere ortak edin, Türkiye’nin hatta dünyanın demokrasinin kazanacağına inancımız tamdır.

    Bu vesileyle İstanbul seçiminin Türkiye’ye hayırlı olmasını dileriz, Ekrem İmamoğlu’na başarılar dileriz. Biz de toplumsal olarak bundan sonraki süreçte her konuda yanlarında olduğumuzu bildiririz. Ayrıca HDD’nin seçim süresince gösterdiği duyarlılığı var. Buradan Alevi toplumu ve şahsım adına teşekkür ediyorum. Hayırlı olsun, güzel günler göreceğiz.”

    “31 MART SEÇİMLERİNDE OYLARIN KİMDEN ÇALINDIĞI ORTAYA ÇIKTI”

    PSAKD Genel Eğitim Sekreteri Onur Kaya ise İstanbul seçimine ilişkin şunları söyledi:

    “31 Mart seçimleri ve sonrasındaki gelişmeler gösterdi ki daha önceki yapılan seçimlerde mutlaka bir şey olduğu ve bu seçim sonuçlarıyla karşılaştırdığımızda daha önceki seçimlerin şaibesinin ortaya çıktığı görülmektedir. Bu açık ve nettir. Evet, bir çalma olayı var, ama bu çalma olayının daha önceki seçimlerde de olduğu ve daha önceki seçimlerin mutlaka tartışılması gerektiği kanaati oluştu. Burada Ekrem İmamoğlu’nun hakkını yememek lazım, gerçekten bir liderlik özelliği gösterdi, oylarına sahip çıktı, oylarına sahip çıkmanın sonucunda da yeniden 23 Haziran seçimleriyle beraber farkın 800 bine kadar dayandığı ve çalınan oyların da 800 bin civarında olduğu kesinleşti. Evet, kimden çalındığı da kesinleşti.

    Çünkü Türkiye’de demokrasi güçleri özellikle bu süreçte çok güzel bir sınav verdiler, iyi bir örgütlülük gösterdiler. Özellikle Kürt oylarının bu konuda belirleyici olduğunu herkes söylüyor. Ben Kürtlerin ve HDP’nin bu konudaki stratejik davranışlarını gerçekten alkışlıyorum, takdir ediyorum. Ve o stratejik davranış sonucunda da işte bizlere bugün bir umut oldu ve bundan sonraki umudumuzu güçlenmesine sebep oldu.”

    “DEMOKRASİ GÜÇLERİ ÇOK GÜZEL BİR SINAV VERDİLER”

    Onur Kaya Aleviler cephesinden de seçimleri şöyle yorumladı:

    “Alevilere yönelik çok açıklayıcı ve Alevilerin sorunlarının çözücü herhangi bir şey olmadığını biliyorum. Ama belki zamanın ruhu buna uygun olmamıştır ama bundan sonraki süreçte Alevilerin kendi örgütlülüğünü daha da artırarak bu umut içerisinde yer alıp kendi sorunlarını çözmesi ve çözülmesi için de çalışmaya başlamaları gerektiğini düşünüyorum. Seçim sürecine ilişkin her şey güzel oldu, ama Alevilerin sorunlarına ilişkin daha çarpıcı, daha duyarlı bir seçim ortamının bundan sonra yaşanmasını diliyorum.

    “HDP’NİN STRATEJİK YAKLAŞIMI UMUTLARIMIZIN ARTMASINA SEBEP OLDU”

    Kaya, önümüzdeki sürece ilişkin olarak da şu tespitlerde bulundu:

    “Bundan sonraki süreçte de yeniden oluşacak siyasette hem CHP’ye, hem de HDP’ye büyük görevler düşüyor. Bunun da bu iki siyasi parti genel merkezlerinde yeniden değerlendirileceğini ve seçimlerde ittifakın farklılaşması gerektiği konusunda kafamızda yeni sürece ilişkin değerlendirmeler olduğunu düşünüyorum Aleviler de burada yer almalıdır ve her şey güzel oldu.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • ABF başkanlığına Hüseyin Güzelgül seçildi

    ABF başkanlığına Hüseyin Güzelgül seçildi

    PİRHA – Alevi Bektaşi Federasyonu’nun Ankara’da yapılan 9. Olağan Genel Kuruluna tek liste ile katılan Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Başkanı Hüseyin Güzelgül kazandı. 

    ABF’nin 9. Olağan Genel Kurulu Ankara HBVAKV genel merkezinde gerçekleşti.  Onur Kaya ve ekibinin genel kurulun usulsüz olduğu gerekçesiyle terk etmesi üzerine tek liste olarak katılan Hüseyin Güzelgül ABF başkanlığına seçildi.

    Onur Kaya ekibi ve kimi bağımsız kurumların kongrenin demokratik olmadığına dair itirazının divan tarafından kabul edilmemesi tartışmalara yol açtı. Bir çok delegenin kongrenin yarın da devam edeceği ve yarın gelip seçim sürecine dahil olacağı mevcut uygulamayla delegelerin iradesinin seçime yansımadığı itirazları dile getirildi.

    Tüm itirazlara rağmen genel kurul devam etti. ABF tarafından alınan karar gereği iki gün sürmesi gereken genel kurul bugün tamamlanarak yeni ABF yönetimi seçildi. (HABER MERKEZİ)

  • ABF Başkan Adayı Kaya: Delegeler, dayatmaları yıkmak için bana oy vermeliler-VİDEO

    ABF Başkan Adayı Kaya: Delegeler, dayatmaları yıkmak için bana oy vermeliler-VİDEO

    PİRHA – 26-27 Mayıs 2018 tarihinde yapılacak olan ABF Genel Kurulu’nda Genel Başkanlığa aday olacağını açıklayan PSAKD Eğitim Genel Sekreteri Onur Kaya neden ABF’ye aday olduğunu ve niçin delegelerin kendisine oy vermeleri gerektiğini Pir Haber Ajansı’na açıkladı. 

    PSAKD Eğitim Genel Sekreteri Onur Kaya, 26-27 Mayıs tarihinde ABF Genel Kurulu’nda genel  başkanlığa aday olduğunu açıklamıştı. Kaya, neden aday olduğunu ve niçin delegelerin kendisine oy vermeleri gerektiğini PİRHA’ya açıkladı.

    -Nasıl bir ABF hedefliyorsunuz?

    “Alevi örgütlerinin ve üst çatı örgütü olan ABF’nin bugüne kadar geldiği süreçte çok yükseldiği dönemler olmuş, geriye düştüğü dönemler olmuş, ancak şu son AKP iktidarıyla beraber sallantılı bir döneme gelmiş, eski gücünü kaybetmiş ve kendi iç çatışmaları içerisinde ve örgüt bileşenlerinin çatışmaları içerisinde kaybolan bir yapıya bürünmüştür.

    Biz bir önceki GYK olarak önemli işler yaptığımızı düşünüyoruz, tüzüğümüzü yaptık, Alevileri biraraya getirmeye çalıştık ama en önemli işimiz İnanç Kurulumuz. İnanç kurulu bizim için çok önemli idi. İnanç kurulumuzla beraber biz önemini oluşturmaya çalışırken çok önemli olduğunu, inanç kurulumuza yapılan etkilerden öğrendik. 8 bölgede toplantı yaptık. 300 dedemizin katıldığı ile inanç kurulumuzu oluşturduk.

    İnanç Kurulumuzu oluşturur oluşturmaz birileri bundan rahatsız oldular. Bu birileri kimdi? Aleviler arasında Cem Vakfı hemen bölge toplantıları yapmaya başladılar, dediler ki; bunlar inanç kurulunu oluşturuyor, bizim de bir şey yapmamız lazım. Devlette bu arada inanç kuruluyla beraber harekete geçti. Oda kendi inanç kurulunu oluşturmak için bazı dedeleri satın aldı. O dedelerimizle birlikte inanç kurulunu oluşturmaya başladı. Demek ki bizim en önemli yaptığımız iş İnanç Kurulu’nu oluşturmak. Ve bu kurulumuz kendi içerisinde özellikle bütünleşmeye ve birleşmeye çabalarlarken bir yanılma yaşadı. Bu yanılmanın da aşılması gerekiyordu. Bu da tarihsel süreçten gelen kendi içerimizde ocakçı, dergâhçı çatışmaları içinde inanç kurulundaki gücümüzü de kaybettik.

    Alevi örgütleri şu anda kendi içerisinde içe dönük çatışma olgusunu yaşıyor. İçe dönük çatışmalar içerisinde boğuşurken dışarıyı unuttuk.

    Ve siyasi yapıların geldiği bugünkü noktada gördük ki özellikle bu seçim sürecine ilişkin adayların oluşumunda mevcut adaylarımızı, mevcut milletvekillerimizi koruyamaz hale geldik. Onlar da siyasi partiler tarafından itildiler. Ve biz sahip çıkamadık. Bırakın gelişmeyi var olanı bile koruyamaz durumdayken şimdi ABF’nin seçim süreci geldi. Biz İnanç Kurulumuzu kurduğumuzda, inanç kurulumuzu her şeyin üstünde tutmalıydık. Biz inanç örgütüyüz, evet değişik siyasi yapılardan geliyor olabiliriz, gruplardan geliyor olabiliriz ama nihayetinde biz inanç örgütüyüz. Örgütlenmemizde kendi inancımızın örgütlenmesi doğrultusunda oluşturmak zorundayız. Bugüne kadar ki ABF süreci içerisinde bu oluşmadı. Bunu oluşturacak tek kurum inanç kurulu idi. İnanç Kurulumuz bugün kendi içerisinde eğer bir dalgalanma yaşıyor ise bizim bundan sonraki örgütlenmemizde dalgalanma yaşayacağımızı görüyoruz.

    “ABF’NİN YENİDEN YAPILANMASI GEREKİYOR”

    -Nedir bu?

    Genel örgütlenme olarak yatay – dikey örgütlenmeyi tartışabiliriz. Yatay örgütlenmenin daha iyi olduğunu savunabiliriz. Hâlbuki bizim bunlara ihtiyacımız yok. Ben yöneticiyim ben yatay ve dikey örgütlenmeyi bilirim. Yatay dikey örgütlenme yerine bizim dedelerimiz İnanç kurullarımız, inancımızın önderleri ne yapmış ona bakmak lazım. Bugüne kadar olaya bakmamışız ve bakmama nedenimizde kendi getirdiğimiz kültürleri buraya egemen kılmaya çalışmışız. Hâlbuki örgütlenmemizi bu 25 yıldır sürdürdüğümüz ve oraya dayadığımız inancımızı nasıl örgütlendiğimizin modeli olarak alsaydık çok daha başarılı bir örgütlenmeye doğru gidecektik. Bunun da kaynağı ve modeli kurulu idi.

    Geldiğimiz noktada kurumun yeniden yapılanması gerekiyor. ABF olarak inanç kurulumuza gereken önemi, saygıyı bütün alevi kurumlarına hatırlatarak ve inanç kurulumuz üzerinde örgütlenmemizi şekillendirmeliyiz.

    “SORUN ÇİZGİ SORUNU”

    Bugün Alevi kurumları üzerindeki en önemli sorun çizgi sorunu. Alevi örgütleri kendi çizgilerini oluşturmak zorundadır. Alevi örgütleri sağa kayamaz, sağa çarpık bir dağılım gösteremez. Alevi örgütlerinim geçmişte olduğu gibi üzerinde oynandığını görüyoruz, onun için çizgimizi oluşturmak zorundayız.

    Alevi örgütlerinin ilkeleri olmalı ve bu ilkeler Alevi inancından kaynaklanmalı.

    Bugün gelinen noktada Alevi örgütleri cemevlerini camilere benzetmeye çalıştılar, aynı camiler gibi cemevlerimizin altı alış veriş merkezleri oldu.

    “ALEVİLER 1500 YILIN EN ÖNEMLİ ASİMİLASYONUNU YAŞAMAKTA”

    Bugün Aleviler 1500 yılın en önemli asimilasyonunu yaşamaktadırlar. Varlık yokluk meselesi. Alevilerin şu andaki en önemli sorunu can güvenliği sorunu, aş, ekmek iş sorunu. Bunu biz bir tarafa ittik, yine kendi iç çatışmalarımıza yöneldik.

    Ben ABF genel başkanı olduğumda buna ilişkin iç çatışmalardan dışa dönük çalışmalara yönelmek zorundayım.

    Alevilerin iş adamları, bilim adamları, KHK ile işten atılan çalışanları bunlara dahi sahip çıkamadık. Onlar da bizlerden uzaklaştılar. Genel kurul yaşarken bir sıramızı bu bilim adamlarımıza ayırdığımız ve onların da ‘bu ABF önemlidir bizim de buraya gitmemiz gerekir’ bilincine vardırmamız lazım.

    Biz ABF bütün bileşenlerin temsiline yer vermeliyiz. Ama bu şu olmamalı: 3 ondan, 2 şundan, 5 ondan yerine, evet onların da yer aldığı çalışabilecek bir yapısının olması lazım. Bütün bileşenlerimizin gereği gibi temsil edildiği, birarada işbirliği içerisinde çalıştığı bir kurum olmak zorundayız.

    ABF bir koordinasyon kuruludur. Bileşenlerini bir araya getiren, keşişim noktalarını oluşturan ortak hareket eden bir kurum olmak zorundadır. Biz bunu oluşturmak için aday olduk.

    “DELEGELERİN VİCDANINA KALDIK”

    -Delegeler niçin size oy versin?

    Zaten delegelerin vicdanına kaldık. Ben delegelerin vicdanlı olduğunu düşünen bir insanım. Bu seçim sürecinde öyle bir şey yaşıyoruz ki sanki tarih tekerrür ediyor. 2 sene önceki seçimde önümüze dayatılan bir süreç vardı.

    Ve bir dedemizle yola çıktık. Sonra dedemiz çeşitli sorunlarla kurumdan ayrıştı. Ve kurum o hale geldi ki bir bileşenimiz çekildi ve biz bu yaşananları farklı değerlendirdik. ABF’nin yaşaması gerektiği konusunda karar verdik. Özellikle Pir sultan örgütlülüğü ve Pir Sultan GYK aldığı kararla ABF’ye bir operasyon yapılmamasını, yaptırmamamızı istedi. Biz de Pir Sultan olarak aldığımız bu kararı bugüne kadar yerine getirmeye çalıştık. Bu görevi yaptığım için bana oy vermeliler.

    “PEKİ DEDE HATA YAPARSA KİMİN DARINA DURACAK?”

    Değerli canlar bugün aynı süreci yaşıyoruz. Tarih tekerrür müdür onu bilmiyorum ama yine bir dedemiz karşımızda aday. Üstelik bu dedemiz bizim en değer verdiğimiz İnanç Kurulumuzun başkanı. Yine bu dedemiz yarın biz hata yaptığımızda, bir ABF yöneticisi hata yaptığında kendi hukukumuz içerisinde darına duracağımız dede. Bugün bizim görevlerimize sahip çıkıyor. Bir dede bunu niçin ister bunu bilmekte benim hakkım.

    Ben hata yapabilirim, ben eksik yapabilirim, dedemin darına dururum ve hesabımı veririm. Peki dede hata yaparsa kimin darına duracak.

    “DAYATMA İLE ABF ŞEKİLLENEMEZ”

    Bire önceki seçimin tekerrürü gibi gözüken bu yapı içerisinden 2 büyük genel başkan, iki büyük kurum sanki ortak karar almış gibi bir aday üzerinde anlaşmış gibi değerlendirme yapıyor. Biz anlaşmadığını biliyoruz. Delegasyona bunun sorulmadığını biliyoruz. Dayatma ile de ABF’nin şekillenemeyeceğini biliyoruz.

    Kişilerin seçme ve seçilme hakkına kimsenin müdahale etmemesi gerekiyor. Taraf olmaması gerekiyor. Bazı içimizdeki yapılar taraf durumuna gelmiş.

    O nedenle delege bu dayatmayı yıkmak için bana oy vermelidir.

    “ALEVİLERİN KADERİ İKİ BÜYÜK BİLEŞENİN DUDAĞI ARASINDA OLMAMALI”  

    Alevilerin kaderi iki büyük bileşenin dudağı arasında olmamalıdır. Hatta iki genel başkan, delegasyonu rahat bırakarak, delegasyonun vicdanından hareket ederek, delegasyonunu ‘evet arkadaşlar adaylar var, dinleyin ve siz karar verin’ demesi gerekirken; bir dayatma ve açıklamayla, olmayan kararlarla oluyormuş gibi hava yaratıyorlar. Onun için delegasyon bana oy verir.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanlığı için Onur Kaya’dan adaylık açıklaması

    Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanlığı için Onur Kaya’dan adaylık açıklaması

    PİRHA – ABF Genel Saymanı Onur Kaya, Alevi Bektaşi Federasyonu’nun  26-27 Mayıs’ta yapılacak 9. Olağan Genel Kurulu’nda  genel başkanlığa aday olduğunu açıkladı.  

    Alevi Bektaşi Federsyonu’nun 26-27 Mayıs’ta  genel kurulu yapılacak. Ankara’da yapılacak 9. Olağan Genel Kurul’da ABF Genel Saymanı Onur Kaya başkanlığa adaylığını açıkladı.

    Kaya, ABF’nin çatı örgütü olduğunu belirterek, “Ne var ki zaman içerisinde ilk başlardaki enerjisini kaybetmiş rehavete kapılmış büyüyemediği gibi hatta küçülmeye başlamıştır. Alevilerin taleplerini karşılayamaz hale gelmiş Aleviliğe ve Alevilere sahip çıkamaz duruma düşmüştür. Son siyasal gelişmelerin de gösterdiği gibi yeni kazanımlar elde edemediği gibi mevcut kazanımlarını da kaybetmiştir” dedi.

    Alevi Bektaşi Federasyonu’nun Alevilerin en üst temsil makamı olmasına karşın kısır çekişmelerin esiri olduğunu ve görev yapamaz hale geldiğini söyledi.

    Aleviliğin yüzlerce yıllık kuşatma altında olduğunu ve her geçen gün biraz daha asimile etme ve kuşatma çabası ile yok sayıldığını ve ötekileştirildiğini kaydetti.

    “BİLEŞENLERİMİZİN ARASINDAKİ İLETİŞİMİ GÜÇLENDİRECEĞİZ”

    Kaya, adaylık açıklaması için şunları belirtti:

    “Son yıllarda daha sistematik bir halde uygulanan bu kuşatmaya karşılık, bizler bunu yapanların heveslerini kursaklarında bırakmak için, kültürel ve ekonomik yönden kuşatmaya alınmış olan Aleviliğin özünden koparılmasına karşı yürütülen mücadeleyi somut kazanımlarla donatmak için ABF yönetimine adayım. Çünkü muhtaç olduğumuz her şey özümüzde zaten var. Onur Kaya olarak derdi Alevilik olan, üst çatımızın gerekli misyonuna uygun yapılanmasına katkı sunacak, bileşenlerimiz arasındaki iletişimi güçlendirerek yol birliğini pekiştirecek, bileşenlerimizin önerileri doğrultusunda birlikte yol yürümek adına sizlerin ve genel kurulun rızalığını alarak önümüzdeki süreci beraber yürütmek istiyorum.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Onur Kaya’dan gözaltı tepkisi: Alevi örgütlülüğüne yapılan baskıları püskürteceğiz-VİDEO

    Onur Kaya’dan gözaltı tepkisi: Alevi örgütlülüğüne yapılan baskıları püskürteceğiz-VİDEO

    PİRHA – PSAKD Genel Merkez Mali Sekreteri Onur Kaya, son dönemlerde Alevi kurumlarına yönelik baskılar ve yöneticilerle üyelerin gözaltına alınmasına ilişkin PİRHA’ya konuştu. Kaya, “Pir Sultan örgütlülüğü, Alevi dinamizminin Alevi hareketin motorudur, lokomotifidir. Bu anlamda yapılan bu denemelerin hepsi boşa çıkartılacaktır” dedi.

    Son dönem Alevi kurum temsilcilerine yönelik gözaltı operasyonuna ilişkin PİRHA’ya konuşan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkez Mali Sekreteri Onur Kaya, “Bugün bu saldırıların tamamı bütün muhalifleredir. Muhalif kesimlerin tamamına bir saldırı OHAL döneminde devam etmektedir. Diğer demokratik kitle örgütlerine saldırılar bir şekliyle yapıldı, yapılıyor. Kim muhalifse ona bir saldırıyla deneme yapıyorlar. Şu anda ise gündemde Alevi örgütleri var” ifadelerini kullandı.

    “ALEVİLERE DÖNÜK BASKILAR PÜSKÜRTÜLECEKTİR”

    “PSAKD’nin Eski Genel Başkanı Kemal Bülbül’le başlayan süreç daha sonra Elazığ, Adana ve İstanbul’da saldırılar ve gözaltılarla devam etti. Şimdi de Erzincan’daki saldırının da bir anlamı, bir önemi var. MYK üyemiz Genel Başkan yardımcımız Erol Yeter ve 10 arkadaş bir gözaltı süreci yaşıyorlar. Alevi, örgütlerinde muhalif kesimlere olan bir saldırıdır bu. Muhalifliğin başını da Pir Sultan Abdal örgütü çekmektedir” diye konuşan Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Dolayısıyla Pir Sultan örgütü şu anda İktidarın temel hedefi haline gelmiştir. Bu bir denemedir. Ancak Pir Sultan örgütlülüğü diğer örgütlere benzemez. Pir Sultan örgütlülüğü Alevi dinamizminin Alevi hareketin motorudur, lokomotifidir. Bu anlamda yapılan bu denemelerin hepsi boşa çıkartılacaktır. Herkes ayağını denk almalıdır.

    Aleviler bugün örgütlü bir kesimdir. Alevilik aslında sadece Anadolu’ya özgü de değil, dünyanın her yerine yayılmış durumdayız diasporamız da güçlüdür. Bu anlamda Alevilere yönelik yapılan bu baskıların püskürtüleceği inancındayım. Bizim Genel Başkan, Genel Başkan Yardımcımızın simgesinde yapılan bu saldırının doğrudan Pir Sultanın Genel Merkezi’ne Pir sultanın 84 Şubesine yapılmış bir saldırı olarak algılıyoruz.”

    “SOKAKLARI KULLANACAĞIMIZIN BİLİNCİNDE OLMALILAR”

    “Arkadaşımızın hemen gözaltı sürecinin sona erdirilmesi ve arkadaşımızın aramıza dönmesini bekliyoruz. Herkes haddini bilmeli ve herkeste bundan sonraki süreçte nereden ve neyle oynayacağının bilincinde olmalıdır. Bu tür denemeleri ve dokunmaları kaldıracak bir örgüt değiliz Pir Sultan ve Alevi toplumu buna gereken yanıtı da vereceği inancındayım” diye konuşan Kaya, “Eğer arkadaşımızı alamazsak sokakları da kullanacağımızın bilincinde olmalarını istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • Eğitimci Kaya: Eğitim kalitesizleşti, artık derslerin önemli bir kısmı camilerde yapılacak-VİDEO

    Eğitimci Kaya: Eğitim kalitesizleşti, artık derslerin önemli bir kısmı camilerde yapılacak-VİDEO

    PİRHA-“TEOG’un yerine gelecek sistem konusunda da söyleyeceğimiz sözümüz olmalı” diyen Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Mali Sekreteri, eğitimci  Onur Kaya, yeni sistemin irdelenmesi gerektiğini kaydetti. Kaya, tüm nitelikli okulların imam hatip liselerine çevrilmeye çalışıldığına dikkat çekerek, “Eğitimi kalitesiz getiriyorlar. Eğitimin ruhuna Fatiha mı okuyorlar artık ne okuyorlar bilemem” dedi. 

    Haberin Videosu

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Mali Sekreteri, Eğitimci, Eski İl Milli Eğitim Müdürü Onur Kaya, TEOG’un kaldırılmasını ve yerine gelecek sistemi PİRHA’ya değerlendirdi.

    İktidarın planlarını sinsice yaptığını söyleyen Onur Kaya, yeni çıkarılan yönetmelik ile nüfusu 10 bin olan ilçelerin tamamında imam hatip lisesi açılmasının doğru olmadığını söyledi.

    Kaya, “Yönetmelik şöyle diyor; nüfusu 10 binin üzerinde olan yerlerde Anadolu Lisesi açılır. 50 binden daha yukarı yerlerde fen lisesi ve güzel sanatlar lisesi açılır. Bu yönetmelikte ilk çıkışta 5 bin ve üstü olan yerlerde, 10 bin olan yerlerde imam hatip lisesi açılır. Şimdi bu 5 bini de kaldırdılar. Demek ki nüfusu 10 bine kadar olan ilçelerimizin tamamında imam hatip lisesi açılır.”

    “OKULLAR İMAM HATİP LİSELERİNE DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR”

    Yönetmeliğin önümüzdeki Eğitim-Öğretim yılında yürürlüğe geçeceğine dikkat çeken Kaya sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Coğrafyamıza bakıyoruz. Şimdi Alevi nüfusunun yoğun olduğu yerlerden bir tanesi İmranlı nüfusu 2.300, biri Serçeşme’nin olduğu yer Hacı Bektaş nüfusu 5.300. Dersim’in bütün ilçelerinin tamamı 10 binin altında. Diyecekler ki sizin nüfusunuz 10 binin altında mevcut liseler, Anadolu statüsündeki liseler imam hatip lisesi olacak. Yönetmeliğin hakim hükmü gereği diyecekler ve hızla okullarımızı imam hatip lisesine dönüştürecekler. Bu durumda bizim Muş’tan bir çocuğumuz TEOG birincisi olabiliyordu, Dersim’den bir çocuğumuz 1. olabiliyordu. Bu çocuklarımıza daha nitelikli daha kaliteli eğitimin yapıldığı okullara kayıt olabiliyordu.”

    “EĞİTİMİN RUHUNA FATİHA MI OKUYORLAR?”

    81 ilde nitelikli eğitim yaptığı düşünülen okullara ilişkin yeni bir proje başlatıldığını dile getiren Kaya, “Projenin uygulanabilmesi için de ilk şart okuldaki bütün öğretmenler alındı. Örneğin Kadıköy Anadolu Lisesi’nde 75 öğretmen alındı. Yani alt yapısı boşaltıldı. Okullardaki nitelik düşürüldü. İmam hatipler yerlerde sürünüyor. Peki bunu daha yukarı çıkarmanın yolu ne? TEOG’u kaldıracaksın, okulları imam hatibe çevireceksiniz ve imam hatip olan okullarda öğrencilerden kendine yakınlarını nitelikli kaliteli gördüğün okullara yerleştireceksin. Oraları da kalitesiz hale getireceksin. Eğitimin ruhuna Fatiha mı okuyorlar artık ne okuyorlar bilemem’’ dedi.

    “ARTIK DERSLERİN CAMİLERDE YAPILACAĞI UNUTULMAMALI”

    15 yıllık süreçte okulların hızla kadrolarının değiştirildiği, kendilerine yakın müdürlerin, müdür yardımcılarının hatta hizmetlilerin atandığı ve bütün çalışmaların bunların tekelinde olduğunu söyleyen Kaya, ayrıca eğitimin vakıflara ve diğer inançsal yapılara devredildiğinin unutulmaması gerektiğini kaydetti.

    Kaya sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Okullarda artık derslerin önemli bir kısmının camilerde yapılacağı unutulmamalı ve bu Ensar türü vakıflara çocuklarımızın götürüleceği unutulmamalı. Bütün bunlara karşı çıkarak önümüze yeniden hedefler programlar koymalıyız ve TEOG’un yerine gelecek sistemi iyice irdelememiz gerekiyor.”

    Cebrail ARSLAN/ ANKARA

     

     

  • HBVAKV Çorum Şubesi’nden çocuklara verilen hizmetin ardından etkinlik-VİDEO

    HBVAKV Çorum Şubesi’nden çocuklara verilen hizmetin ardından etkinlik-VİDEO

    PİRHA- Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Çorum Şubesi’nin yaz döneminde çocuklara verilen kursun tamamlanmasının ardından etkinlik düzenlendi. Dertli Divani’nin deyişleri seslendirdiği etkinlikte HBVAKV Çorum Şube Başkanı Nurettin Aksoy Dede, ABF adına Onur Kaya ve HBAVKV Genel Başkanı Tuncer Baş birer konuşma yaptılar. Konuşmacılar ülkedeki gerici eğitim sistemine dikkat çekerek 17 Eylül mitingine katılım çağrısı yaptılar. 

    Haberin Videosu

    Çorum cemevinin yaz döneminde çocuklara verdiği kursların ardından bir etkinlik düzenlendi.

    Nurettin Aksoy Dede’nin gübangı ile başlayan etkinlikte Dertli Divani türküler söyledi. Kursiyer öğrenciler bir  konser verdi. Canlar semah döndü.

    Etkinlikte bir konuşma yapan ABF inançtan sorumlu genel başkan yardımcısı, HBVAKV Çorum Şube Başkanı Nurettin Aksoy Dede, “Dünyamızda da ilimizde de gerici, ırkçı, cihatçı bir eğitimin milli eğitim döneminde okul dönemimde yetmezmiş gibi çocuklarımızı yaz döneminde de kendi kontrolleri altında bulundurmak amacıyla belediyeler, sivil toplum kuruluşları, vakıflar ve Diyanetle, müftülükle birlikte büyük bir çalışma içerisindeler” dedi.

    Nurettin Aksoy Dede gerici faaliyetlere karşı yaptıkları çalışmaları şöyle anlattı:

    “Biz de ilimizde buna karşılık vakıf bünyemizde 250’ye yakın çocuğumuzu, çeşitli eğitimler adı altında eksik eğitimleri tamamlama adına bilgisayar, İngilizce, yabancı dil, matematik dersleri, saz kursu, semah kursu, folklor, resim, müzik gibi çalışmalar gerçekleştirdik iki ay boyunca. Bu çalışmalar neticesinde de bu bölgede ve Hacıbektaş Serçeşme’de kutsal mekanlarımızı ziyaret ettirdik. Şimdi bugün de bu çalışmanın semeresini ve çocuklarımızı onurlandırmak için yol önderliği yapan, yolumuzu sürdüren, deyişlerini, duaz imamlarını söyleyen dertli babayla birlikte de akşam cem olduk. Hizmetlerini de çocuklarımız gerçekleştirdi.”

    Nurettin Aksoy Dede, velilerle ve çocuklarla birlikte deyiş, duaz imam söylediklerini belirterek, “Irkçı, gerici, yobaz bir eğitime karşı biz de kendi aydınlık yüzümüzü burada sergilemiş olacağız” dedi.

    “HÜKÜMET EĞİTİMİ KULLANIYOR”

    ABF adına Onur Kaya bir konuşma yaptı. Konuşmasında Milli Eğitim Bakanlığı diye bir bakanlığın kalmadığını, vakıflar bakanlığı haline geldiğini belirtti. Milli Eğitim Bakanlığı’nın Turgev, ensar vakfı gibi vakıflarla protokol imzaladığını kaydeden Kaya, hükümetin eğitimi kullandığını belirtti. Kaya, bütün derslerin içeriğinin değiştiğini söyleyerek, 17 Eylül mitingine katılım çağrısı yaptı.

    HBVAKV GENEL BAŞKANI TUNCER BAŞ’TAN MİTİNGE KATILIM ÇAĞRISI

    HBAVKV Genel Başkanı Tuncer Baş da kısa bir konuşma yaparak, eğitimdeki gericileşmeye dikkat çekti. Baş, 17 Eylül’de Kartal Meydanı’nda saat 13.00’te yapılacak mitinge katılım çağrısı yaptı.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Alevi kurum başkanları 17 Eylül mitingi öncesi Kılıçdaroğlu ve Kemalbay’la görüştü-VİDEO

    Alevi kurum başkanları 17 Eylül mitingi öncesi Kılıçdaroğlu ve Kemalbay’la görüştü-VİDEO

    PİRHA – ABF  bileşenleri, 17 Eylül’de İstanbul/Kartal’da yapılacak miting için CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay ile görüştü. Her iki genel başkan da gerici eğitim sistemine karşı yürütülen mücadeleye destek sözü verdi. 

    Haberin Videosu

     Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) ve Eğitim-Sen’in öncülüğünü yaptığı 17 Eylül Kartal Mitingi için hazırlıklar sürüyor.

    Laik, bilimsel, kamusal, parasız ve anadilinde eğitim istemiyle 17 Eylül’de düzenlenecek miting sonrasında 18 Eylül’de ise Milli Eğitim Bakanlığı ve tüm illerde ve ilçelerde Milli Eğitim müdürlükleri önünde basın açıklamaları gerçekleştirilecek.

    Alevi kurumları miting için CHP ve HDP ile görüşmeler gerçekleştirdiler. Görüşmeye, ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız, ABF Genel Sekreteri Müslüm Metin, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Gani Kaplan, PSAKD Genel Mali Sekreteri Onur Kaya, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Tuncer Baş ve Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Doğan Demir katıldı.

    İlk olarak CHP ile görüşen kurum temsilcileri, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu mitinge davet ettiler. Kılıçdaroğlu, toplantıda laik, demokratik eğitim için yapılacak olan mitinge tüm belediyeleriyle her türlü katkıyı sunacağını belirtti.

    Alevi kurum başkanları CHP ziyaretinin ardından HDP ile de görüşerek destek sözü aldı.

    Görüşmede HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay, HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Fatma Kurtalan, milletvekilleri Müslüm Doğan ve Besime Konca katıldı. Toplantıda HDP’nin tüm parti teşkilatlarıyla eğitim müfredatına karşı Alevilerin yanında olduğu, mücadelelerine destek vermeye devam edecekleri belirtildi.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

    Fotoğraf: Ziya KÖSEOĞLU/CHP Genel Merkezi

     

  • PSAKD Mali Sekreteri: İktidar muhalefetin sesini kısarak bir yere varamaz-VİDEO

    PSAKD Mali Sekreteri: İktidar muhalefetin sesini kısarak bir yere varamaz-VİDEO

    PİRHA – Meclis İçtüzüğü’nde yapılan değişikliklere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Mali Sekreteri Onur Kaya iç tüzükte yapılan değişikliklerin tarihsel olarak ele alınması gerektiğini vurguladı. Kaya, “Muhalefetin sesini kısarak herhangi bir yere varamazsınız. Bu topraklarda muhalefet bir şekliyle Seyit Rıza olur, bir şekliyle Deniz olur, bir şekliyle Mahir olur, bir şekliyle Cizre olur, bir şekliyle Sur olur. Ama mutlaka size sözünü söyler” dedi.

    Haberin Videosu

    PSAKD Genel Mali Sekreteri Onur Kaya Meclis , İçtüzüğü’nde yapılan değişikliklere ilişkin PİRHA’ya değerlendirmelerde bulundu. Kaya, İçtüzük değişikliğini tarihsel olarak ele almak gerektiğini belirterek şunları söyledi:

    “DÜNÜN ŞAH İSMAİL’İ BUGÜN MUHALEFETİ TEMSİL ETMEKTEDİR”

    “Tarihe baktığımızda beylikler döneminde Alevilerin ve Bektaşilerin hakim olduğu beylikler var ve bu beyliklerin Osmanlı ile çatışmaları var. Osmanlı bir şekilde bu beylikleri Sünnileştirerek, Hanifileştirerek elde etmeye çalışmış ve o dönem içerisinde Anadolu topraklarında yaşayan halkları birbirine kırdırmıştır. Dünün Şah İsmail’i bugün muhalefeti temsil etmektedir. Nasıl ki Anadolu halkları Şah İsmail’e dönmüş ise Osmanlı’nın baskı ve zulmünden kaçmaya çalışmışsa bugünün iktidarları da Yavuz Sultan Selim’i temsil etmektedir. O nedenle bugünki iktidarlar, köprüleri Yavuz Sultan Selim adına açmaktalar. Çeşitli eksiklikleri ve kuruluştaki sakatlığına rağmen Cumhuriyetle birlikte, şeriatçı anlayıştan demokrasi ve çağdaşlığı temsil eden, Anadolu topraklarını Araplaşmaktan ayrıştıran bir topluluk yaratılmaya çalışıldı.”

    Bugün gelinen noktada inancın ön plana çıkmasıyla birlikte Sünni islamın birinci plana alındığını ifade eden Kaya, Ortadoğu’nun yeniden şekillenmeye başladığı bir dönemde Türkiye’nin halkların birbirleriyle kardeşçe yaşamaları yerine yeniden soykırımlar, çatışmalar ve savaşların olabileceği bir sürece götürülmeye çalışıldığını vurguladı.

    “2019’DA YENİ BİR İÇTÜZÜK HAZIRLANACAK”

    Kaya, “Halkların doğru bilgilenmesini engellemek için muhalefetin sesini kısmak gerekiyor. Muhalefeti hiç konuşturmamak gerekiyor. Muhalefet doğruları halka götürdüğü zaman bunların gerçek yüzünün de ortaya çıkacağının bilincindeler. O nedenle iç tüzük değişikliği yaptılar” diyen Kaya, bu i tüzüğün 2019’a kadar devam edeceğini, 2019’dan sonra ise yeni bir içtüzüğün hazırlanacağını belirtti.

    Kaya “Yani 2019’a kadar mecliste 1-2 dakika da olsa muhalefet konuşabilecek ama 2019’dan sonra muhalefetin hiç biri mecliste temsil edilmeyecek demektir. Bundan dolayı sürecin önünü açmaya çalışıyorlar” dedi.

    “MUHALEFETİN SESİNİ KISARAK BİR YERE VARAMAZSINIZ”

    Bu topraklarda halkın söylemesi gerekenin her dönemde bir şekilde söylediğine vurgu yapan PSAKD Genel Mali Sekreteri Onur Kaya şunları dile getirdi:

    “Nasıl dün Adalet Yürüyüşü ile 2 milyonun üzerinde insanı sokaklara döküp muhalefetini yapabilmiş ise bundan sonraki süreçte de eğer mecliste muhalefetin sesini kısarsanız, halkın isteklerini bir tarafa bırakırsanız yine aynı şekilde bu sefer sokağın sesi olarak tekrar döneceğiz. Yani sizin kısıtladığınız haklarımızı kullanmayacağımız anlamına gelmez. Biz Yavuz’la da mücadele ettik, ondan sonraki süreçteki padişahlarınızla da mücadele ettik. Sizler kırdınız ama bizler yok olmadık. Hala Alevi toplumu olarak varız. Ve Alevi toplumu olarak bugün dimdik ayaktayız. Sizin içtüzük tartışmalarınız bizim muhalefetimizi engelleyemeyecektir. O nedenle sağduyulu olmak zorundasınız. Muhalefetin sesini kısarak herhangi bir yere varamazsınız. Bu topraklarda muhalefet bir şekliyle Seyit Rıza olur, bir şekliyle Deniz olur, bir şekliyle Mahir olur, bir şekliyle Cizre olur, bir şekliyle Sur olur. Ama mutlaka size sözünü söyler.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA